15 Ocak 2019 Salı

ULS Hava Yolları Kargo en emniyetli havayollarından bir tanesi oldu


via Aeroportist I Güncel Havacılık Haberleri http://bit.ly/2APIHuP

ULS Hava Yolları Kargo en emniyetli havayollarından bir tanesi oldu ULS Hava Yolları, Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü tarafından belirlenen ‘SAFA – Yabancı Uçak Emniyet Ramp Değerlendirmesi’nde Avrupa’ya uçan Türk şirketleri arasında emniyet kriterlerine göre en emniyetli havayollarından bir tanesi oldu. Uçuş emniyetinde, en iyi oranın ‘0.00’ kabul edildiği SAFA Veri Tabanı’nda ‘0.00 SAFA oranı’ elde eden havayollarından bir tanesi de ULS Hava Yolları oldu. 14 Ocak 2019 tarihinde Türk Sivil Havacilik Akademisinde en iyi SAFA ortalaması elde eden havayolları ödüllendirildi. Sivil Havacılık Genel Müdürü Bahri Kesici tarafından takdim edilen ödülü ULS Hava Yolları  adına  Genel Müdür Hakan Bayramiç aldı. ‘0.00’ SAFA oranı elde eden ULS Hava yolu uçuşlarının %80’ini SAFA bölgesine gerçekleştiriyor. Bu açıdan bakıldığında önemli bir başarı.  

ULS Hava Yolları, Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü tarafından belirlenen ‘SAFA – Yabancı Uçak Emniyet Ramp Değerlendirmesi’nde Avrupa’ya uçan Türk şirketleri arasında emniyet kriterlerine göre en emniyetli havayollarından bir tanesi oldu.

Uçuş emniyetinde, en iyi oranın ‘0.00’ kabul edildiği SAFA Veri Tabanı’nda ‘0.00 SAFA oranı’ elde eden havayollarından bir tanesi de ULS Hava Yolları oldu.

14 Ocak 2019 tarihinde Türk Sivil Havacilik Akademisinde en iyi SAFA ortalaması elde eden havayolları ödüllendirildi.

Sivil Havacılık Genel Müdürü Bahri Kesici tarafından takdim edilen ödülü ULS Hava Yolları  adına  Genel Müdür Hakan Bayramiç aldı.

‘0.00’ SAFA oranı elde eden ULS Hava yolu uçuşlarının %80’ini SAFA bölgesine gerçekleştiriyor. Bu açıdan bakıldığında önemli bir başarı.

 



from Aeroportist I Güncel Havacılık Haberleri http://bit.ly/2APIHuP
via IFTTT

Aç Kalmak Zayıflatmaz


via Aeroportist I Güncel Havacılık Haberleri http://bit.ly/2SV6kJn

Amadeus ve Gezinomi’den İş Birliği


via Aeroportist I Güncel Havacılık Haberleri http://bit.ly/2QTwb2M

Aç Kalmak Zayıflatmaz Aç Kalmak Zayıflatmaz   Fit ve sağlıklı bir vücuda sahip olmak herkesin hayallerini süslüyor. Günümüzde diyetisyene ve spor salonlarına gidenlerin sayısında önemli bir artış var. Zayıflamak için başvurulan yöntemlerden bir tanesi de yanlış ürün kullanımı. Son olarak Miss International 2013 Filipinler güzeli Bea Santiago, zayıf kalmak için çok spor yaptığını ve spor öncesi aldığı besin takviyelerinden protein tozunun böbrek yetmezliğine neden olduğunu açıkladı. Bilinçsiz kullanılan besin takviyelerinin sağlığımız için tehdit oluşturduğuna dikkat çeken Diyetisyen Başak İnsel, “Toplumumuzda yanlış beden algısı var. Ayrıca hızlı kilo vermek veya hızlı kas kazanmak inancı ile yanlış yöntemlere başvurarak sağlığımızı bozuyoruz. Bu süreçler mutlaka uzman eşliğinde yönetilmelidir.” dedi.   Sağlıklı beslenme hem zihnimiz hem de bedenimiz için büyük önem taşıyor. Kilo almanın temelinde sağlık sorunlarını bir kenara bırakırsak yanlış beslenme yatıyor. Aldığımız kiloları vermek için çeşitli yöntemlere başvuruyoruz. Bazen hızlı sonuçlar almak için bilinçsizce ve çok düşük kalorili diyetler yaparak; vücudun günlük fonksiyonlarını yerine getirmesi için ihtiyacı olan makro(karbonhidrat- yağ- prtotein) ve mikro(vitamin- mineral) besin ögelerinden fakir besleniliyor, bazen çevreden duyulan gelişi güzel beslenme önerileri veya internet üzerindeki popular diyet trendleri uygulamak, bazense bilinçsizce tüketilen zayıflama ilaçları sağlığımızı tehlikeye atan yollardan sadece birkaçı olarak gösteriliyor. Unutulmamalıdır ki diyet bireyseldir, nasıl ki parmak izlerimiz birbirimizden farklı ise metabolizmamız da birbirimizden farklıdır.   Akşam Yemeğini Geçe Bırakmayın Uzman eşliğinde vücut analizleri ile programlı şekilde, vücudun ihtiyacı olan besin ögelerinin bulunduğu ve kişinin yaşı, cinsiyeti, fiziksel aktivite, sosyo- kültürel vb. durumlarınında göz önüne alarak planlanan beslenme programları ile zayıflama sürecinde başarı oranının yüksek olduğunu vurgulayan Diyetisyen Başak İnsel”Gün içerisinde dengeli beslenme programınızla açlığınızı kontrol altında tutabilirsiniz. Akşam yemeklerinizi geç saatlare bırakmayın çünkü gece uzun vakit aç olup yağ yakmak için güzel bir süreç. Düzenli bir uyku alışkanlığı olmalı. Sporunda eksik edilmemesi gerekiyor. Çünkü kilo ile beraber kaslarımızda da kayıplar oluyor. Sporda harcanan enerjiyi doğru besin grupları ile doğru porsiyonlarda alarak spor sonrası kas yapılanması ve yağ yakımı desteklenmelidir” ifadelerinde bulundu.

Aç Kalmak Zayıflatmaz

 

Fit ve sağlıklı bir vücuda sahip olmak herkesin hayallerini süslüyor. Günümüzde diyetisyene ve spor salonlarına gidenlerin sayısında önemli bir artış var. Zayıflamak için başvurulan yöntemlerden bir tanesi de yanlış ürün kullanımı. Son olarak Miss International 2013 Filipinler güzeli Bea Santiago, zayıf kalmak için çok spor yaptığını ve spor öncesi aldığı besin takviyelerinden protein tozunun böbrek yetmezliğine neden olduğunu açıkladı. Bilinçsiz kullanılan besin takviyelerinin sağlığımız için tehdit oluşturduğuna dikkat çeken Diyetisyen Başak İnsel, “Toplumumuzda yanlış beden algısı var. Ayrıca hızlı kilo vermek veya hızlı kas kazanmak inancı ile yanlış yöntemlere başvurarak sağlığımızı bozuyoruz. Bu süreçler mutlaka uzman eşliğinde yönetilmelidir.” dedi.

 

Sağlıklı beslenme hem zihnimiz hem de bedenimiz için büyük önem taşıyor. Kilo almanın temelinde sağlık sorunlarını bir kenara bırakırsak yanlış beslenme yatıyor. Aldığımız kiloları vermek için çeşitli yöntemlere başvuruyoruz. Bazen hızlı sonuçlar almak için bilinçsizce ve çok düşük kalorili diyetler yaparak; vücudun günlük fonksiyonlarını yerine getirmesi için ihtiyacı olan makro(karbonhidrat- yağ- prtotein) ve mikro(vitamin- mineral) besin ögelerinden fakir besleniliyor, bazen çevreden duyulan gelişi güzel beslenme önerileri veya internet üzerindeki popular diyet trendleri uygulamak, bazense bilinçsizce tüketilen zayıflama ilaçları sağlığımızı tehlikeye atan yollardan sadece birkaçı olarak gösteriliyor. Unutulmamalıdır ki diyet bireyseldir, nasıl ki parmak izlerimiz birbirimizden farklı ise metabolizmamız da birbirimizden farklıdır.

 

Akşam Yemeğini Geçe Bırakmayın

Uzman eşliğinde vücut analizleri ile programlı şekilde, vücudun ihtiyacı olan besin ögelerinin bulunduğu ve kişinin yaşı, cinsiyeti, fiziksel aktivite, sosyo- kültürel vb. durumlarınında göz önüne alarak planlanan beslenme programları ile zayıflama sürecinde başarı oranının yüksek olduğunu vurgulayan Diyetisyen Başak İnsel”Gün içerisinde dengeli beslenme programınızla açlığınızı kontrol altında tutabilirsiniz. Akşam yemeklerinizi geç saatlare bırakmayın çünkü gece uzun vakit aç olup yağ yakmak için güzel bir süreç. Düzenli bir uyku alışkanlığı olmalı. Sporunda eksik edilmemesi gerekiyor. Çünkü kilo ile beraber kaslarımızda da kayıplar oluyor. Sporda harcanan enerjiyi doğru besin grupları ile doğru porsiyonlarda alarak spor sonrası kas yapılanması ve yağ yakımı desteklenmelidir” ifadelerinde bulundu.



from Aeroportist I Güncel Havacılık Haberleri http://bit.ly/2SV6kJn
via IFTTT

Amadeus ve Gezinomi’den İş Birliği Amadeus ve Gezinomi’den İş Birliği 190’dan fazla ülkede yılda 1,6 milyardan fazla kişinin yerel seyahat sağlayıcılarına bağlanmasına yardımcı olan Amadeus, Türkiye’deki iş birliklerine Gezinomi’yi de ekledi. Amadeus’un Türkiye Ülke Müdürü Mahir Yanık, bu iş birliği sayesinde Gezinomi’nin, Amadeus’un full content anlaşmalı olduğu havayolu yelpazesi ile tüm yurtdışı destinasyonlarına avantajlı fiyatlar sunabileceğini söyledi.  Küresel seyahat endüstrisi için 30 yılı aşkın bir süredir ileri teknoloji çözümleri sunan ve 190’dan fazla ülkede 17 binden fazla çalışanıyla faaliyet gösteren Amadeus, Gezinomi ile yeni bir iş ortaklığına imza attı.  İş ortaklarının iş hacimlerini artırmayı ve işlerini geliştirmelerine yardımcı olacak ileri teknoloji çözümler sunmayı hedeflediklerini ifade eden Amadeus’un Türkiye Ülke Müdürü Mahir Yanık, yaptıkları anlaşmaya ilişkin şunları söyledi: “Gezinomi bizden biletleme operasyonlarının otomatizasyonunu sağlamak için Amadeus Web Servisi aldı ve şu anda canlı ortamda kullanımda. İkinci planda ise outgoing için Amadeus çözümlerini kullanacaklar. Burada bizim sunduğumuz, işlerini geliştirmelerine ve gezginlere ulaşmalarını sağlayıp fark yaratacakları çözümlerimizi değerlendirecekler. Ayrıca yaptığımız iş birliği ile biletleme servislerini B2C erişimine açtılar ve B2B hizmeti verecekleri alt acenta sistemini kurdular.” 2019 yılında yurt içi, Kıbrıs otelleri, outgoing ve paket tur operasyonlarına uçak biletini de eklemeyi hedeflediklerini belirten Gezinomi Genel Müdürü Kazım Pehlivan ise sözlerine şöyle devam etti: “Amadeus ile yapmış olduğumuz bu iş birliği bağlamında 2019 yılında da B2B ve B2C sistemlerimizi, yeni arayüzleri ve Amadeus teknolojileri ile güncellemeyi planlıyoruz.  Yurt içi, Kıbrıs otelleri, outgoing ve paket tur sunma operasyonlarımıza ek olarak uçak bileti servisini de ekleyerek önümüzdeki sezonda en yüksek yolcu potansiyeline ulaşmayı planlıyoruz. Amadeus’un full content anlaşmalı olduğu geniş havayolu yelpazesi ile müşterilerimize tüm yurt dışı destinasyonlarına özel avantajlı fiyatlar ve müsaitlikler ile hizmet vermeyi hedefliyoruz. Content Inn sistemleri ile birlikte yurt dışı otel web servisleri tarafında da Amadeus ile yaptığımız iş birliğini devam ettirerek sektördeki payımızı artıracağımıza inanıyoruz.”

Amadeus ve Gezinomi’den İş Birliği

190’dan fazla ülkede yılda 1,6 milyardan fazla kişinin yerel seyahat sağlayıcılarına bağlanmasına yardımcı olan Amadeus, Türkiye’deki iş birliklerine Gezinomi’yi de ekledi. Amadeus’un Türkiye Ülke Müdürü Mahir Yanık, bu iş birliği sayesinde Gezinomi’nin, Amadeus’un full content anlaşmalı olduğu havayolu yelpazesi ile tüm yurtdışı destinasyonlarına avantajlı fiyatlar sunabileceğini söyledi. 

Küresel seyahat endüstrisi için 30 yılı aşkın bir süredir ileri teknoloji çözümleri sunan ve 190’dan fazla ülkede 17 binden fazla çalışanıyla faaliyet gösteren Amadeus, Gezinomi ile yeni bir iş ortaklığına imza attı. 

İş ortaklarının iş hacimlerini artırmayı ve işlerini geliştirmelerine yardımcı olacak ileri teknoloji çözümler sunmayı hedeflediklerini ifade eden Amadeus’un Türkiye Ülke Müdürü Mahir Yanık, yaptıkları anlaşmaya ilişkin şunları söyledi: “Gezinomi bizden biletleme operasyonlarının otomatizasyonunu sağlamak için Amadeus Web Servisi aldı ve şu anda canlı ortamda kullanımda. İkinci planda ise outgoing için Amadeus çözümlerini kullanacaklar. Burada bizim sunduğumuz, işlerini geliştirmelerine ve gezginlere ulaşmalarını sağlayıp fark yaratacakları çözümlerimizi değerlendirecekler. Ayrıca yaptığımız iş birliği ile biletleme servislerini B2C erişimine açtılar ve B2B hizmeti verecekleri alt acenta sistemini kurdular.”

2019 yılında yurt içi, Kıbrıs otelleri, outgoing ve paket tur operasyonlarına uçak biletini de eklemeyi hedeflediklerini belirten Gezinomi Genel Müdürü Kazım Pehlivan ise sözlerine şöyle devam etti: “Amadeus ile yapmış olduğumuz bu iş birliği bağlamında 2019 yılında da B2B ve B2C sistemlerimizi, yeni arayüzleri ve Amadeus teknolojileri ile güncellemeyi planlıyoruz. 

Yurt içi, Kıbrıs otelleri, outgoing ve paket tur sunma operasyonlarımıza ek olarak uçak bileti servisini de ekleyerek önümüzdeki sezonda en yüksek yolcu potansiyeline ulaşmayı planlıyoruz. Amadeus’un full content anlaşmalı olduğu geniş havayolu yelpazesi ile müşterilerimize tüm yurt dışı destinasyonlarına özel avantajlı fiyatlar ve müsaitlikler ile hizmet vermeyi hedefliyoruz. Content Inn sistemleri ile birlikte yurt dışı otel web servisleri tarafında da Amadeus ile yaptığımız iş birliğini devam ettirerek sektördeki payımızı artıracağımıza inanıyoruz.”



from Aeroportist I Güncel Havacılık Haberleri http://bit.ly/2QTwb2M
via IFTTT

İstanbul Havalimanı Duty Free Alanı’nın 5 Mağazalık 2. Faz’ı Açıldı! İstanbul Havalimanı Duty Free Alanı’nın5 Mağazalık 2. Faz’ı Açıldı! İstanbul Havalimanı’nın 53 bin m²’lik kısmına yayılan Duty Free alanında Faz 2 açılışı 15 Ocak 2019 tarihinde yapıldı.Havalimanındaki tüm Duty Free alanlarının işletmesini 25 yıllığına üstlenen Unifree Dutyfree, 1.000’den fazla yerli ve yabancı lüks markayı tek çatı altında toplayarak Türkiye’nin ve dünyanın en büyük seyahat perakende alanlarından birini İstanbul Havalimanı’nda hayata geçiriyor. Türkiye seyahat perakendeciliğindeki 35 yıllık tecrübesi ve ortağı Gebr. Heinemann’nın 135 yıllık uluslararası deneyimi ile Unifree Dutyfree İşletmeciliği Anonim Şirketi, İstanbul Havalimanı’ndaki Duty Free mağazalarının Faz 2 açılışını yaptı. İlk mağazanın 29 Ekim’de Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan tarafından açılmasının ardından dünyanın en büyük ticari mahallerinden birini de içinde barındıran 8 bin m²’lik 5 yeni mağaza daha devreye alındı. Yarısı öz sermaye ile karşılanmak üzere toplamda 1.2 milyar TL’lik yatırımla hayata geçen ve yaklaşık 3 bin kişiye istihdam yaratan Duty Free, 100.000 m²’lik kiralanabilir alana sahip havalimanında 53 bin m²’lik bir alanda yer alıyor. Unifree Dutyfree sorumluluğundaki mağazaların büyük kısmı Unifree Dutyfree İşletmeciliği A.Ş. tarafından, kalan kısmı ise kiralama yapılan alt işletme firmaları tarafından işletiliyor. 4.200 m2 ile 28 m2 ile arası farklı konseptlerde mağazalardan oluşan Duty Free alanında, en büyük alana sahip amiral gemisi 2 mağazadan biri, 15 Ocak 2019 tarihinde 2. faz kapsamında hizmete açıldı. Bu mağazalar; ziyaret eden herkesin kendinden bir şeyler bulabileceği, her yolcu grubuna hitap eden geniş ürün yelpazesi, İstanbul Havalimanı için özel üretilen ürünleri ve mimari tasarımıyla baş döndürüyor. Tasarımında İstanbul Boğazı’ndan esinlenilen Duty Free alanı, yan yana 9 futbol sahası büyüklüğünde, “Moda Bahçesi”, “Aile Sarayı”, “Lüks Tepesi: Moda”, “Lüks Tepesi: Mücevher ve Saat”, “Lüks Tepesi: Moda ve Aksesuar”, “Stil Sahili” ve “İkon Körfezi” gibi 7 farklı bölüme ayrılıyor. Her bölümde o konseptle uyumlu yerli ve yabancı markalar, zengin ve farklı ürün seçenekleri ile yolcularını karşılıyor. Ayrıca yerli ve milli markaların bu projede ayrı bir yeri ve önemi bulunuyor. Dünyaca ünlü markalar sadece İstanbul Havalimanı için üretecek… Dış hatlar pasaport kontrolünden geçer geçmez yolcuları dünyada lüksün sembolü olmuş Bottega Veneta, Bulgari, Celine, Christian Dior, Emporio Armani, Fendi, Ferragamo, Gucci, Hermes, Loro Piana, Louis Vuitton, Prada ve Saint Laurent Paris markaları karşılayacak. Aynı zamanda Türkiye’nin gururu olmuş D&R, Desa, Vakko, Mavi, Atasay, Ze Pırlanta, Yargıcı, Saat&Saat, Rue, Damat&Tween, D’s Damat, Luzdemia, Tamer Tanca ve TNC Butik, Emnana, Guard Leather, İpekyol, Machka, US Polo, Pierre Cardin, Cacharel, Dogo, Lambend, Brandy’s ve Penti markaları da bu büyük projede yerlerini alacak. Dünyaca ünlü markaların sadece İstanbul Havalimanı’na özel olarak üreteceği ürünlerin yanı sıra, teknoloji alanında da birçok ilk yaşanacak. Klasik Duty Free anlayışının sınırlarını zorlayan Unifree, İstanbul Havalimanı geliş katında 4 farklı teknoloji mağazasında sergileyeceği inovatif ürünlerle, yolculara teknolojideki en son yenilikleri herkesten önce deneyimleme fırsatı sunarken, tasarım ürünlere de ulaşma imkanı sağlayacak. Teknoloji alanında dünyanın en önde gelen ve trendleri yaratan markalarının ürünleri, özel tasarlanan konsept mağazalarda sergilenirken yolcular, bu ürünleri en uygun fiyat avantajıyla satın alma olanağına sahip olacak. Unifree, Duty Free alışverişi tanımını yeniden yazacak… Kısa bir süre içerisinde devreye alınacak ön sipariş sistemi ile yolcuların seyahat öncesi internet üzerinden vereceği sipariş, İstanbul Havalimanı’ndaki mağazaya geldiğinde hazır olacak. Ayrıca bazı lounge alanlarına yerleştirilecek tabletler ile yolcuların ön-sipariş sistemi üzerinden siparişlerini vermeleri ve kişisel VİP satış danışmanlarına ulaşma imkanı da sırasıyla hayata geçirilecek. Mağaza içindeki dijital uygulamaların sunulacağı interaktif alanda yolcuların makyaj ve kozmetik ürünlerini, hem fiziksel hem de farklı AR (artırılmış gerçeklik) uygulamaları ile deneyimleyip, stüdyo fotoğraf kalitesi ve estetiğinde özçekim yababilecekleri ve sosyal ağlarında paylaşabilecekleri özel bir selfie noktası, ayna ekranlar gibi farklı uygulamalar havalimanındaki alışverişi farklılaştıracak. Geleneksel Duty Free mağazası anlayışından uzak, müşterilerine unutulmaz ve sıra dışı bir alışveriş ortamı sunan Unifree Dutyfree, açılışta olduğu gibi dünyada da ilk olacak özel lansmanları mağazalarında gerçekleştirecek. İstanbul Havalimanı’ndan seyahat edecek yolcular, Unifree Dutyfree mağazalarından üzerine isimleri yazılı parfüm ve içecekler ile dünyaca ünlü çikolata markalarının kişiye özel isim yazılı versiyonlarına kolayca ulaşırken hologram anlatımlar, dijital asistanlar ile yeni nesil bir alışverişin de adresi olacak. Yerli üretici Unifree Dutyfree ile dünyaya açılıyor 100’den fazla yerli ve milli üreticinin ürünleri ile yer aldığı, 3.000 m² büyüklüğünde olan, dünyanın en büyük Bazaar mağazası da İstanbul Havalimanı’nda yer alacak. Bazaar alanları, ATU Duty Free tarafından işletilecek olup, günde 1 kamyon lokum ve Türkiye’nin yıllık baklava ihracatının %60’ına denk gelen 365 ton’luk baklava satışıyla yerli ürünleri dünyayla buluşturacak ve ihracata katkı sağlayacak. Unifree CEO’su Ali Şenher açılışta yaptığı konuşmada şunları söyledi: “29 Ekim 2018 tarihinde havalimanı ile birlikte yapılan ilk açılışın ardından bugün Duty Free alanlarının FAZ 2 açılışını gerçekleştirmekten dolayı büyük bir mutluluk duyuyoruz. Alanın büyüklüğü, yurt içi ve yurtdışından bir çok önemli marka ve geliştirdiğimiz konseptler ile dünya çapında ses getirecek bir projeye imza attık ve gurur duyduğumuz İstanbul Havalimanı’na yakışan bir Duty Free alanı yarattık. Zengin ürün çeşidinin yanı sıra, hizmet bizim ana değerlerimizden biri. Dünyanın dört bir yanından gelen yolcularımızda unutulmaz anılar bırakmak için güler yüzlü ve yolcu ihtiyaçlarına göre kişiselleştirilmiş uzman satış ekibimiz 7/24 hizmet verecek.” Açılışta konuşan İGA Havalimanı İşletmesi İcra Kurulu Başkanı Kadri Samsunlu ise şunları söyledi: “İstanbul’u dünyanın havacılık merkezi yapma hedefiyle çıktığımız bu yolda çok önemli bir adımı daha hayata geçirmekten büyük mutluluk duyuyoruz. İstanbul Havalimanı’nın ruhu olarak tanımladığımız Duty Free alanının 2. etabı bugün devreye alınıyor. Amacımız İstanbul Havalimanı’nı kullanan yolcularımıza sıra dışı ve son derece keyifli bir seyahat deneyimi sunmak… Bunun ilk adımını da Unifree ile gerçekleştirmekten dolayı çok mutluyuz. Biz İstanbul Havalimanı’nda sadece hizmet vermeyecek aynı zamanda ülkemizi ve en önemlisi İstanbul’u tanıtacağız. Dünyadan ve ülkemizden çıkan güçlü markaları, ticari alanlarımızda dünya insanları ile buluşturmaktan mutluluk duyuyoruz.”

İstanbul Havalimanı Duty Free Alanı’nın5 Mağazalık 2. Faz’ı Açıldı!

İstanbul Havalimanı’nın 53 bin m²’lik kısmına yayılan Duty Free alanında Faz 2 açılışı 15 Ocak 2019 tarihinde yapıldı.Havalimanındaki tüm Duty Free alanlarının işletmesini 25 yıllığına üstlenen Unifree Dutyfree, 1.000’den fazla yerli ve yabancı lüks markayı tek çatı altında toplayarak Türkiye’nin ve dünyanın en büyük seyahat perakende alanlarından birini İstanbul Havalimanı’nda hayata geçiriyor.

Türkiye seyahat perakendeciliğindeki 35 yıllık tecrübesi ve ortağı Gebr. Heinemann’nın 135 yıllık uluslararası deneyimi ile Unifree Dutyfree İşletmeciliği Anonim Şirketi, İstanbul Havalimanı’ndaki Duty Free mağazalarının Faz 2 açılışını yaptı. İlk mağazanın 29 Ekim’de Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan tarafından açılmasının ardından dünyanın en büyük ticari mahallerinden birini de içinde barındıran 8 bin m²’lik 5 yeni mağaza daha devreye alındı.

Yarısı öz sermaye ile karşılanmak üzere toplamda 1.2 milyar TL’lik yatırımla hayata geçen ve yaklaşık 3 bin kişiye istihdam yaratan Duty Free, 100.000 m²’lik kiralanabilir alana sahip havalimanında 53 bin m²’lik bir alanda yer alıyor. Unifree Dutyfree sorumluluğundaki mağazaların büyük kısmı Unifree Dutyfree İşletmeciliği A.Ş. tarafından, kalan kısmı ise kiralama yapılan alt işletme firmaları tarafından işletiliyor. 4.200 m2 ile 28 m2 ile arası farklı konseptlerde mağazalardan oluşan Duty Free alanında, en büyük alana sahip amiral gemisi 2 mağazadan biri, 15 Ocak 2019 tarihinde 2. faz kapsamında hizmete açıldı. Bu mağazalar; ziyaret eden herkesin kendinden bir şeyler bulabileceği, her yolcu grubuna hitap eden geniş ürün yelpazesi, İstanbul Havalimanı için özel üretilen ürünleri ve mimari tasarımıyla baş döndürüyor.

Tasarımında İstanbul Boğazı’ndan esinlenilen Duty Free alanı, yan yana 9 futbol sahası büyüklüğünde, “Moda Bahçesi”, “Aile Sarayı”, “Lüks Tepesi: Moda”, “Lüks Tepesi: Mücevher ve Saat”, “Lüks Tepesi: Moda ve Aksesuar”, “Stil Sahili” ve “İkon Körfezi” gibi 7 farklı bölüme ayrılıyor. Her bölümde o konseptle uyumlu yerli ve yabancı markalar, zengin ve farklı ürün seçenekleri ile yolcularını karşılıyor. Ayrıca yerli ve milli markaların bu projede ayrı bir yeri ve önemi bulunuyor.

Dünyaca ünlü markalar sadece İstanbul Havalimanı için üretecek…

Dış hatlar pasaport kontrolünden geçer geçmez yolcuları dünyada lüksün sembolü olmuş Bottega Veneta, Bulgari, Celine, Christian Dior, Emporio Armani, Fendi, Ferragamo, Gucci, Hermes, Loro Piana, Louis Vuitton, Prada ve Saint Laurent Paris markaları karşılayacak.

Aynı zamanda Türkiye’nin gururu olmuş D&R, Desa, Vakko, Mavi, Atasay, Ze Pırlanta, Yargıcı, Saat&Saat, Rue, Damat&Tween, D’s Damat, Luzdemia, Tamer Tanca ve TNC Butik, Emnana, Guard Leather, İpekyol, Machka, US Polo, Pierre Cardin, Cacharel, Dogo, Lambend, Brandy’s ve Penti markaları da bu büyük projede yerlerini alacak.

Dünyaca ünlü markaların sadece İstanbul Havalimanı’na özel olarak üreteceği ürünlerin yanı sıra, teknoloji alanında da birçok ilk yaşanacak. Klasik Duty Free anlayışının sınırlarını zorlayan Unifree, İstanbul Havalimanı geliş katında 4 farklı teknoloji mağazasında sergileyeceği inovatif ürünlerle, yolculara teknolojideki en son yenilikleri herkesten önce deneyimleme fırsatı sunarken, tasarım ürünlere de ulaşma imkanı sağlayacak. Teknoloji alanında dünyanın en önde gelen ve trendleri yaratan markalarının ürünleri, özel tasarlanan konsept mağazalarda sergilenirken yolcular, bu ürünleri en uygun fiyat avantajıyla satın alma olanağına sahip olacak.

Unifree, Duty Free alışverişi tanımını yeniden yazacak…

Kısa bir süre içerisinde devreye alınacak ön sipariş sistemi ile yolcuların seyahat öncesi internet üzerinden vereceği sipariş, İstanbul Havalimanı’ndaki mağazaya geldiğinde hazır olacak. Ayrıca bazı lounge alanlarına yerleştirilecek tabletler ile yolcuların ön-sipariş sistemi üzerinden siparişlerini vermeleri ve kişisel VİP satış danışmanlarına ulaşma imkanı da sırasıyla hayata geçirilecek. Mağaza içindeki dijital uygulamaların sunulacağı interaktif alanda yolcuların makyaj ve kozmetik ürünlerini, hem fiziksel hem de farklı AR (artırılmış gerçeklik) uygulamaları ile deneyimleyip, stüdyo fotoğraf kalitesi ve estetiğinde özçekim yababilecekleri ve sosyal ağlarında paylaşabilecekleri özel bir selfie noktası, ayna ekranlar gibi farklı uygulamalar havalimanındaki alışverişi farklılaştıracak. Geleneksel Duty Free mağazası anlayışından uzak, müşterilerine unutulmaz ve sıra dışı bir alışveriş ortamı sunan Unifree Dutyfree, açılışta olduğu gibi dünyada da ilk olacak özel lansmanları mağazalarında gerçekleştirecek.

İstanbul Havalimanı’ndan seyahat edecek yolcular, Unifree Dutyfree mağazalarından üzerine isimleri yazılı parfüm ve içecekler ile dünyaca ünlü çikolata markalarının kişiye özel isim yazılı versiyonlarına kolayca ulaşırken hologram anlatımlar, dijital asistanlar ile yeni nesil bir alışverişin de adresi olacak.

Yerli üretici Unifree Dutyfree ile dünyaya açılıyor

100’den fazla yerli ve milli üreticinin ürünleri ile yer aldığı, 3.000 m² büyüklüğünde olan, dünyanın en büyük Bazaar mağazası da İstanbul Havalimanı’nda yer alacak. Bazaar alanları, ATU Duty Free tarafından işletilecek olup, günde 1 kamyon lokum ve Türkiye’nin yıllık baklava ihracatının %60’ına denk gelen 365 ton’luk baklava satışıyla yerli ürünleri dünyayla buluşturacak ve ihracata katkı sağlayacak.

Unifree CEO’su Ali Şenher açılışta yaptığı konuşmada şunları söyledi: “29 Ekim 2018 tarihinde havalimanı ile birlikte yapılan ilk açılışın ardından bugün Duty Free alanlarının FAZ 2 açılışını gerçekleştirmekten dolayı büyük bir mutluluk duyuyoruz. Alanın büyüklüğü, yurt içi ve yurtdışından bir çok önemli marka ve geliştirdiğimiz konseptler ile dünya çapında ses getirecek bir projeye imza attık ve gurur duyduğumuz İstanbul Havalimanı’na yakışan bir Duty Free alanı yarattık. Zengin ürün çeşidinin yanı sıra, hizmet bizim ana değerlerimizden biri. Dünyanın dört bir yanından gelen yolcularımızda unutulmaz anılar bırakmak için güler yüzlü ve yolcu ihtiyaçlarına göre kişiselleştirilmiş uzman satış ekibimiz 7/24 hizmet verecek.”

Açılışta konuşan İGA Havalimanı İşletmesi İcra Kurulu Başkanı Kadri Samsunlu ise şunları söyledi: “İstanbul’u dünyanın havacılık merkezi yapma hedefiyle çıktığımız bu yolda çok önemli bir adımı daha hayata geçirmekten büyük mutluluk duyuyoruz. İstanbul Havalimanı’nın ruhu olarak tanımladığımız Duty Free alanının 2. etabı bugün devreye alınıyor. Amacımız İstanbul Havalimanı’nı kullanan yolcularımıza sıra dışı ve son derece keyifli bir seyahat deneyimi sunmak… Bunun ilk adımını da Unifree ile gerçekleştirmekten dolayı çok mutluyuz. Biz İstanbul Havalimanı’nda sadece hizmet vermeyecek aynı zamanda ülkemizi ve en önemlisi İstanbul’u tanıtacağız. Dünyadan ve ülkemizden çıkan güçlü markaları, ticari alanlarımızda dünya insanları ile buluşturmaktan mutluluk duyuyoruz.”



from Aeroportist I Güncel Havacılık Haberleri http://bit.ly/2suALuw
via IFTTT

İstanbul Havalimanı Duty Free Alanı’nın 5 Mağazalık 2. Faz’ı Açıldı!


via Aeroportist I Güncel Havacılık Haberleri http://bit.ly/2suALuw

Tüketiciler havayolu şirketlerinden ne kadar memnun?


via Aeroportist I Güncel Havacılık Haberleri http://bit.ly/2HgfVcn

Türk Hava Yolları, Amerika Kıtası’nın önemli şehirleri Mexico City ve Cancun’u uçuş ağına ekliyor.


via Aeroportist I Güncel Havacılık Haberleri http://bit.ly/2RyuJIk

Tüketiciler havayolu şirketlerinden ne kadar memnun? Global CX Araştırması 2018: Tüketiciler havayolu şirketlerinden ne kadar memnun? Teleperformance CX Lab tarafından gerçekleştirilen 2018 Global CX Araştırması, havacılık sektöründeki dönüşümü ve değişen müşteri algısının güncel bir resmini çiziyor. Teleperformance’ın Müşteri Deneyimi Araştırma Merkezi (CX Lab), 14 ülkeyi ve 18 sektörü kapsayan, yaklaşık 200 bin görüşle oluşturulan araştırmasının sonuçlarını açıkladı. Hazırlanan kapsamlı rapor, müşteri algısının bütünsel bir görünümünü oluşturmak için iki farklı perspektiften konuya yaklaşıyor. Bu bağlamda sunulan ürünler/hizmetler, çeşitlilik, kalite, fiyatlar ve iletişim gibi belirleyici kriterler üzerinden müşteri memnuniyeti, elçiliği ve sadakati ile marka performansı analiz edilirken; Müşteri Hizmet Deneyimi başlığı altında etkileşim nedenleri, müşterilerin kullandığı ve tercih ettiği iletişim kanalları ve son kurulan temas sonrası çözüm, memnuniyet ve çaba değerlendirildi. Havacılık sektörü özelinde hazırlanan özel çalışmada ise bu 14 ülkede, son 12 ayda şahsen uçak bileti almış ve uçmuş yaklaşık 11 bin müşteriyle birebir kendi dillerinde online görüşmeler yapıldı. Araştırma kapsamındaki ülkeler ise ABD, Almanya, Avustralya, Birleşik Arap Emirlikleri, Brezilya, Çin, Fransa, Hollanda, İngiltere, İtalya, Japonya, Kolombiya, Meksika ve Rusya olarak sıralandı. Yolcuların yaş dağılımlarına bakıldığında 1981 – 1999 arasını temsil eden milenyum kuşağı yüzde 44’le ilk sırayı alırken, 1965 – 1980 arası doğmuş X Kuşağı temsilcileri ise yüzde 33’lük oranla temsil edildi. Müşterilerin %49’u kullandıkları havayolu şirketini ve markasını tavsiye ediyor Araştırmaya katılan müşterilerin neredeyse yarısı kullandıkları havayolu şirketini ailelerine ve arkadaşlarına tavsiye ederken, yüzde 16’sı kesinlikle tavsiye etmiyor. Tavsiye edenlerden etmeyenlerin oranını çıkardığımızda havacılık sektörünün müdafaa skoru %33 olarak belirlendi. Bu skorun yükselebilmesi için havayolu şirketlerinin müşteri deneyiminin hangi yönlerinin tavsiye etme skorunu etkilediğini anlamaları gerekiyor. Marka savunuculuğu ve sadakati konusunda müşteri hizmetlerinin etkisi CX Lab, kullandığı özel bir modelleme aracılığıyla müşteri hizmetlerinin marka savunuculuğu ve sadakat yaratma üzerindeki etkisini belirliyor. Havacılık sektörü sonuçlarını belirleyen ana değerlendirme kriterlerinin yaklaşık %40’ı müşteri hizmetlerinden geliyor. Bu modelleme yöntemi ile hangi özelliklerin sonuçlar üzerinde daha fazla olumlu ya da olumsuz etkiler yarattığını belirlemek mümkün. Örneğin, marka savunuculuğu oluşturulmasında müşteri hizmetlerinin hızlı çözüm sunması %10 ağırlığa sahip.   Havayollarının rekabetçi fiyat politikaları, düşük müşteri sadakatinin en önemli nedeni Teleperformance CX araştırmasının sonuçlarına göre, katılımcıların %14’ü aynı havayolu şirketlerini tercih etmekte çekingen kalırken, sebepler incelendiğinde önceliğin rekabetçi teklifler olduğu ortaya çıktı. Bu kesimin yüzde 35’i, diğer havayolu şirketlerinin daha uygun fiyatlar sunması sebebiyle tekrar aynı şirketten bilet alma isteklerinin düşük olduğunu belirtti. Bunu, %29 ile sunulan hizmet ve ürünün düşük kalitesi; %26 ile ihtiyaç ve beklentilerin karşılanamaması; %23 ile düşük kalitede müşteri hizmetleri takip etti. Sosyal medyada müşteri hizmetleri deneyimi Araştırmaya göre müşteriler kullandıkları markaların müşteri hizmetleri ile ilgili sosyal medyada paylaşım yapıyor. Elde edilen sonuçlara göre her 10 müşteriden 3’ü müşteri hizmetlerinden aldığı deneyime dair yorumlarını paylaşmaktan çekinmiyor. Paylaşımda bulunanların %69’u yorumlarını kişisel hesap ve sayfalarından yaparken, %34’ü markaların sosyal medya sayfalarını kullanıyor. Forumlar, blog ya da haber sayfaları gibi farklı sosyal medya kanallarında paylaşım yapanların oranı ise %13’e ulaşıyor. En fazla yorum yapanların oranı %57 ile Çinli müşteriler olurken bu ülkeyi %47 ile Meksika ve %44 ile ABD izliyor. En az yorum yapanlar ise %11 ile Japon müşteriler, %18 ile Almanlar ve %19 ile Hollandalılar ve Avustralyalılar. Müşteriler tercih ettikleri havayolu şirketlerinin mobil uygulamalarından habersiz Rapor, havacılık sektöründeki markaların mobil uygulamalarının tanıtımı konusunda daha fazla çaba sarf etmeleri gerektiğini de ortaya koyuyor. Katılımcıların %47’si, tercih ettikleri şirketin bir mobil uygulaması olduğundan haberleri olmadığını ifade ederken, %20’lik bir kesim ise haberdar olmakla birlikte kullanmadığını belirtiyor. İlgili markanın mobil uygulamasını kullandığını açıklayanların oranı ise %28’de kalıyor. Bu da gösteriyor ki, sektörde mobil uygulamaları duyurmak havayolları şirketleri için bir fırsat. Markalar kişisel bilgi hırsızlığına karşı önlem almalı CX Lab Araştırması, aynı zamanda sektörde sahtekarlık ve kişisel bilgi hırsızlığının sıklığını ve etkisini sorguluyor. Buna göre katılımcıların yüzde 67’si, kullandıkları şirketlerle ilgili bu konularda bir haber görürse o markadan vazgeçeceğini belirtiyor. Bununla birlikte son 12 ayda bu tür bir olay yaşadığını ifade edenlerin oranı ise %7 seviyesinde bulunuyor. ABD, %21 ile böyle bir olay yaşadığını en fazla dile getiren katılımcıların olduğu ülke olarak dikkat çekiyor. Japonya’da bu oran yalnızca %2 iken diğer ülkelerde de %10 barajının altında değerlere ulaşılıyor. Her 10 yolcudan 6’dan fazlası müşteri hizmetleriyle iletişim kuruyor Araştırma, havayolu şirketlerinde müşteri hizmetleri departmanının önemini ortaya koyan veriler sunuyor. Katılımcıların %63’ü son 12 ayda müşteri hizmetleriyle iletişim kurduğunu ifade ediyor. Sesli görüşme ve e-posta/web sayfası formu kanallarını kullananların oranı (çoklu cevap) eşit: %46. Canlı destek hatlarını kullananlar %15, mobil uygulamayı kullananlar %13, sosyal medyadan bağlantı kuranlar ise %9 ile bu iki kanalı takip ediyor. Yüz yüze iletişim kuranların oranı ise sadece %1 seviyesinde bulunuyor. İletişim kurma sıklığı da raporda kendine yer buluyor. Buna göre katılımcıların %57’si son bir yılda sadece bir kez iletişime geçtiğini aktarırken, 4’ten fazla görüşme yapma durumunda kalanların oranı ise %5 seviyesinde. Genç müşteriler sanal asistanları eski nesillere nazaran daha çok tercih ediyor CX Labs Araştırması, müşteri hizmetleri alanında yükselen bir trend olan sanal asistanların havacılık sektöründeki konumunu da ortaya koyuyor. Buna göre 2000 sonrası doğumlular sanal bir asistan ile iletişim kurmayı gerçek müşteri temsilcisine, önceki kuşaklara göre daha fazla tercih ediyor. Bu oran milenyum kuşağı üyelerinde %9, Z kuşağında ise %13 seviyesinde. Sanal asistanların tercih edilmesinde ise iki temel faktör öne çıkıyor: Daha hızlı bir şekilde iletişime geçilebilmesi ve her zaman çevrimiçi olması sayesinde 7/24 hizmet alınabilmesi. Bununla birlikte gerçek bir müşteri temsilcisiyle iletişim kurmayı tercih etme sebepleri incelendiğinde sanal asistanların ‘kişiliksiz’ bulunması, alınan yanıtların yetersiz olduğunun düşünülmesi ve sorulacak sorunun karmaşık olması öne çıkıyor. Müşteri hizmetleri en çok bilet alımı ve rezervasyonda devreye giriyor Katılımcıların %44’ü, en son iletişim kurma nedenlerini bilet alımı ya da rezervasyon olarak açıklıyor. Genel bilgi alımı ise %32 ile bu seçeneği takip ederken, kişisel hesapları ile ilgili müşteri hizmetlerine ulaşanların oranı %7, bagaj ya da rötar sebebiyle iletişim kuranların oranı ise %6 seviyesinde bulunuyor. Müşteri hizmetleri marka sadakatini yükseltiyor Teleperformance CX Lab Araştırması, marka sadakatiyle müşteri hizmetleri deneyimi arasındaki güçlü bağlantıyı da ortaya koyuyor. Buna göre son 12 ay içinde markaların müşteri hizmetleriyle iletişim kurmayan müşterilerin ortalama sadakat puanı 8,05 seviyesinde. Etkileşim kurup da olumlu bir deneyimle iletişimi sonlandıranlarda bu puan %16’lık bir artışlar 9,31’e yükseliyor. Yine etkileşim kurup memnun kalmayanlar ise 5,90 puanla hiç etkileşime girmeyenlerle karşılaştırıldığında %27 daha düşük bir değerlendirme yapıyor. Global CX Araştırması hakkında daha fazla bilgi için info@tr.teleperformance.com üzerinden Teleperformance ekibiyle iletişime geçebilirsiniz.   TELEPERFORMANCE GRUBU HAKKINDA Dünyanın lider dış kaynak CRM ve çağrı merkezi hizmeti servis sağlayıcısı Teleperformance; müşteri kazanımı, müşteri memnuniyeti, teknik destek ve borç yönetimi programları ile dünyanın dört bir yanındaki uluslararası şirketlere hizmet veriyor. 2017 yılında şirket, konsolide cirosunu 4,18 milyar Euro olarak bildirdi. Teleperformance Grup, 40 yıllık deneyimi, 171.000 iş istasyonu ve 300 bin çalışanı ile 80’e yakın ülkeden 160’ın üzerinde pazara hizmet sağlıyor. Şirket, 350 çağrı merkeziyle dünyanın önde gelen uluslararası firmalarının birbirinden çok farklı olan müşteri kitlelerine 265 dil ve lehçede hizmet sunan programlar yürütüyor.  

Global CX Araştırması 2018: Tüketiciler havayolu şirketlerinden ne kadar memnun?

Teleperformance CX Lab tarafından gerçekleştirilen 2018 Global CX Araştırması, havacılık sektöründeki dönüşümü ve değişen müşteri algısının güncel bir resmini çiziyor.

Teleperformance’ın Müşteri Deneyimi Araştırma Merkezi (CX Lab), 14 ülkeyi ve 18 sektörü kapsayan, yaklaşık 200 bin görüşle oluşturulan araştırmasının sonuçlarını açıkladı. Hazırlanan kapsamlı rapor, müşteri algısının bütünsel bir görünümünü oluşturmak için iki farklı perspektiften konuya yaklaşıyor. Bu bağlamda sunulan ürünler/hizmetler, çeşitlilik, kalite, fiyatlar ve iletişim gibi belirleyici kriterler üzerinden müşteri memnuniyeti, elçiliği ve sadakati ile marka performansı analiz edilirken; Müşteri Hizmet Deneyimi başlığı altında etkileşim nedenleri, müşterilerin kullandığı ve tercih ettiği iletişim kanalları ve son kurulan temas sonrası çözüm, memnuniyet ve çaba değerlendirildi.

Havacılık sektörü özelinde hazırlanan özel çalışmada ise bu 14 ülkede, son 12 ayda şahsen uçak bileti almış ve uçmuş yaklaşık 11 bin müşteriyle birebir kendi dillerinde online görüşmeler yapıldı. Araştırma kapsamındaki ülkeler ise ABD, Almanya, Avustralya, Birleşik Arap Emirlikleri, Brezilya, Çin, Fransa, Hollanda, İngiltere, İtalya, Japonya, Kolombiya, Meksika ve Rusya olarak sıralandı. Yolcuların yaş dağılımlarına bakıldığında 1981 – 1999 arasını temsil eden milenyum kuşağı yüzde 44’le ilk sırayı alırken, 1965 – 1980 arası doğmuş X Kuşağı temsilcileri ise yüzde 33’lük oranla temsil edildi.

Müşterilerin %49’u kullandıkları havayolu şirketini ve markasını tavsiye ediyor

Araştırmaya katılan müşterilerin neredeyse yarısı kullandıkları havayolu şirketini ailelerine ve arkadaşlarına tavsiye ederken, yüzde 16’sı kesinlikle tavsiye etmiyor. Tavsiye edenlerden etmeyenlerin oranını çıkardığımızda havacılık sektörünün müdafaa skoru %33 olarak belirlendi. Bu skorun yükselebilmesi için havayolu şirketlerinin müşteri deneyiminin hangi yönlerinin tavsiye etme skorunu etkilediğini anlamaları gerekiyor.

Marka savunuculuğu ve sadakati konusunda müşteri hizmetlerinin etkisi

CX Lab, kullandığı özel bir modelleme aracılığıyla müşteri hizmetlerinin marka savunuculuğu ve sadakat yaratma üzerindeki etkisini belirliyor. Havacılık sektörü sonuçlarını belirleyen ana değerlendirme kriterlerinin yaklaşık %40’ı müşteri hizmetlerinden geliyor. Bu modelleme yöntemi ile hangi özelliklerin sonuçlar üzerinde daha fazla olumlu ya da olumsuz etkiler yarattığını belirlemek mümkün. Örneğin, marka savunuculuğu oluşturulmasında müşteri hizmetlerinin hızlı çözüm sunması %10 ağırlığa sahip.

 

Havayollarının rekabetçi fiyat politikaları, düşük müşteri sadakatinin en önemli nedeni

Teleperformance CX araştırmasının sonuçlarına göre, katılımcıların %14’ü aynı havayolu şirketlerini tercih etmekte çekingen kalırken, sebepler incelendiğinde önceliğin rekabetçi teklifler olduğu ortaya çıktı. Bu kesimin yüzde 35’i, diğer havayolu şirketlerinin daha uygun fiyatlar sunması sebebiyle tekrar aynı şirketten bilet alma isteklerinin düşük olduğunu belirtti. Bunu, %29 ile sunulan hizmet ve ürünün düşük kalitesi; %26 ile ihtiyaç ve beklentilerin karşılanamaması; %23 ile düşük kalitede müşteri hizmetleri takip etti.

Sosyal medyada müşteri hizmetleri deneyimi

Araştırmaya göre müşteriler kullandıkları markaların müşteri hizmetleri ile ilgili sosyal medyada paylaşım yapıyor. Elde edilen sonuçlara göre her 10 müşteriden 3’ü müşteri hizmetlerinden aldığı deneyime dair yorumlarını paylaşmaktan çekinmiyor. Paylaşımda bulunanların %69’u yorumlarını kişisel hesap ve sayfalarından yaparken, %34’ü markaların sosyal medya sayfalarını kullanıyor. Forumlar, blog ya da haber sayfaları gibi farklı sosyal medya kanallarında paylaşım yapanların oranı ise %13’e ulaşıyor.

En fazla yorum yapanların oranı %57 ile Çinli müşteriler olurken bu ülkeyi %47 ile Meksika ve %44 ile ABD izliyor. En az yorum yapanlar ise %11 ile Japon müşteriler, %18 ile Almanlar ve %19 ile Hollandalılar ve Avustralyalılar.

Müşteriler tercih ettikleri havayolu şirketlerinin mobil uygulamalarından habersiz

Rapor, havacılık sektöründeki markaların mobil uygulamalarının tanıtımı konusunda daha fazla çaba sarf etmeleri gerektiğini de ortaya koyuyor. Katılımcıların %47’si, tercih ettikleri şirketin bir mobil uygulaması olduğundan haberleri olmadığını ifade ederken, %20’lik bir kesim ise haberdar olmakla birlikte kullanmadığını belirtiyor. İlgili markanın mobil uygulamasını kullandığını açıklayanların oranı ise %28’de kalıyor. Bu da gösteriyor ki, sektörde mobil uygulamaları duyurmak havayolları şirketleri için bir fırsat.

Markalar kişisel bilgi hırsızlığına karşı önlem almalı

CX Lab Araştırması, aynı zamanda sektörde sahtekarlık ve kişisel bilgi hırsızlığının sıklığını ve etkisini sorguluyor. Buna göre katılımcıların yüzde 67’si, kullandıkları şirketlerle ilgili bu konularda bir haber görürse o markadan vazgeçeceğini belirtiyor. Bununla birlikte son 12 ayda bu tür bir olay yaşadığını ifade edenlerin oranı ise %7 seviyesinde bulunuyor. ABD, %21 ile böyle bir olay yaşadığını en fazla dile getiren katılımcıların olduğu ülke olarak dikkat çekiyor. Japonya’da bu oran yalnızca %2 iken diğer ülkelerde de %10 barajının altında değerlere ulaşılıyor.

Her 10 yolcudan 6’dan fazlası müşteri hizmetleriyle iletişim kuruyor

Araştırma, havayolu şirketlerinde müşteri hizmetleri departmanının önemini ortaya koyan veriler sunuyor. Katılımcıların %63’ü son 12 ayda müşteri hizmetleriyle iletişim kurduğunu ifade ediyor. Sesli görüşme ve e-posta/web sayfası formu kanallarını kullananların oranı (çoklu cevap) eşit: %46. Canlı destek hatlarını kullananlar %15, mobil uygulamayı kullananlar %13, sosyal medyadan bağlantı kuranlar ise %9 ile bu iki kanalı takip ediyor. Yüz yüze iletişim kuranların oranı ise sadece %1 seviyesinde bulunuyor. İletişim kurma sıklığı da raporda kendine yer buluyor. Buna göre katılımcıların %57’si son bir yılda sadece bir kez iletişime geçtiğini aktarırken, 4’ten fazla görüşme yapma durumunda kalanların oranı ise %5 seviyesinde.

Genç müşteriler sanal asistanları eski nesillere nazaran daha çok tercih ediyor

CX Labs Araştırması, müşteri hizmetleri alanında yükselen bir trend olan sanal asistanların havacılık sektöründeki konumunu da ortaya koyuyor. Buna göre 2000 sonrası doğumlular sanal bir asistan ile iletişim kurmayı gerçek müşteri temsilcisine, önceki kuşaklara göre daha fazla tercih ediyor. Bu oran milenyum kuşağı üyelerinde %9, Z kuşağında ise %13 seviyesinde.

Sanal asistanların tercih edilmesinde ise iki temel faktör öne çıkıyor: Daha hızlı bir şekilde iletişime geçilebilmesi ve her zaman çevrimiçi olması sayesinde 7/24 hizmet alınabilmesi. Bununla birlikte gerçek bir müşteri temsilcisiyle iletişim kurmayı tercih etme sebepleri incelendiğinde sanal asistanların ‘kişiliksiz’ bulunması, alınan yanıtların yetersiz olduğunun düşünülmesi ve sorulacak sorunun karmaşık olması öne çıkıyor.

Müşteri hizmetleri en çok bilet alımı ve rezervasyonda devreye giriyor

Katılımcıların %44’ü, en son iletişim kurma nedenlerini bilet alımı ya da rezervasyon olarak açıklıyor. Genel bilgi alımı ise %32 ile bu seçeneği takip ederken, kişisel hesapları ile ilgili müşteri hizmetlerine ulaşanların oranı %7, bagaj ya da rötar sebebiyle iletişim kuranların oranı ise %6 seviyesinde bulunuyor.

Müşteri hizmetleri marka sadakatini yükseltiyor

Teleperformance CX Lab Araştırması, marka sadakatiyle müşteri hizmetleri deneyimi arasındaki güçlü bağlantıyı da ortaya koyuyor. Buna göre son 12 ay içinde markaların müşteri hizmetleriyle iletişim kurmayan müşterilerin ortalama sadakat puanı 8,05 seviyesinde. Etkileşim kurup da olumlu bir deneyimle iletişimi sonlandıranlarda bu puan %16’lık bir artışlar 9,31’e yükseliyor. Yine etkileşim kurup memnun kalmayanlar ise 5,90 puanla hiç etkileşime girmeyenlerle karşılaştırıldığında %27 daha düşük bir değerlendirme yapıyor.

Global CX Araştırması hakkında daha fazla bilgi için info@tr.teleperformance.com üzerinden Teleperformance ekibiyle iletişime geçebilirsiniz.

 

TELEPERFORMANCE GRUBU HAKKINDA

Dünyanın lider dış kaynak CRM ve çağrı merkezi hizmeti servis sağlayıcısı Teleperformance; müşteri kazanımı, müşteri memnuniyeti, teknik destek ve borç yönetimi programları ile dünyanın dört bir yanındaki uluslararası şirketlere hizmet veriyor. 2017 yılında şirket, konsolide cirosunu 4,18 milyar Euro olarak bildirdi. Teleperformance Grup, 40 yıllık deneyimi, 171.000 iş istasyonu ve 300 bin çalışanı ile 80’e yakın ülkeden 160’ın üzerinde pazara hizmet sağlıyor. Şirket, 350 çağrı merkeziyle dünyanın önde gelen uluslararası firmalarının birbirinden çok farklı olan müşteri kitlelerine 265 dil ve lehçede hizmet sunan programlar yürütüyor.

 



from Aeroportist I Güncel Havacılık Haberleri http://bit.ly/2HgfVcn
via IFTTT

Türk Hava Yolları, Amerika Kıtası’nın önemli şehirleri Mexico City ve Cancun’u uçuş ağına ekliyor. Türk Hava Yolları, Amerika Kıtası’nın önemli şehirleri Mexico City ve Cancun’u uçuş ağına ekliyor.   Dünyanın en çok ülkesine uçan havayolu Türk Hava Yolları uçuş ağını genişletmeye devam ediyor. Bayrak taşıyıcı, Latin Amerika’nın ikinci büyük şehri ve Meksika’nın başkenti Mexico City ile Orta Amerika’nın en çok tercih edilen turizm merkezlerinden Cancun’a tarifeli sefer başlatıyor. Türk Hava Yolları’nın Amerika Kıtası’ndaki 18. ve 19. uçuş noktaları Mexico City ve Cancun’a düzenleyeceği seferler, 21 Ağustos 2019 tarihi itibarıyla başlayarak İstanbul-Mexico City-Cancun-İstanbul parkurunda, haftada 3 gün icra edilecek. Yeni açılacak hatlar ile birlikte Türk Hava Yolları Orta Amerika’nın en büyük ülkesi Meksika’yı uçuş ağına ekleyerek İstanbul Havalimanı’ndan daha geniş bir coğrafyaya bağlantı imkânı sunacak. Uçuşların Türkiye ve Meksika arasındaki ilişkileri her alanda daha da güçlendirmesi bekleniyor. Türk Hava Yolları yolcuları Mexico City ve Cancun’a tüm vergiler dâhil gidiş-dönüş 999 USD’den başlayan açılışa özel fiyatlarla seyahat edebilecek. Bayrak taşıyıcının özel yolcu programı Miles&Smiles üyeleri ise bu iki noktaya ilk 6 ay boyunca %25 mil indirimli ödül biletle seyahat edebilecek ve uçuş sınıflarını yükseltebilecek.     Tarifeli uçuş saatleri; Uçuş No. Başlangıç; Günler Kalkış Varış TK181 21.08.2019 Çarşamba, Cuma, Pazar IST 20:55 MEX 04:10 (+1) TK181 22.08.2019 Pazartesi, Perşembe, Cumartesi MEX 05:30 CUN 07:50 TK181 22.08.2019 Pazartesi, Perşembe, Cumartesi CUN 09:20 IST 05:25 (+1) *Tüm saatler lokaldir   Tarihin ve ticaretin buluşma noktası, Mexico City;   Amerika Kıtası’nda kurulan ilk medeniyetler Maya ve Aztekler’in anavatanı olan ve ilk yerleşimin izleri M.Ö. 2000’li yıllara uzanan Mexico City sahip olduğu tarihi mirasın yanında Amerika Kıtası’nın önemli ticaret merkezlerinden biri olmasıyla da öne çıkıyor. Paris’ten sonra 150’den fazla müze ile dünyada en çok müzeye ev sahipliği yapan şehir olan Mexico City’nin kültürel varlıkları dünyanın farklı ülkelerinden turistlerin ilgisini çekiyor. Mexico City’nin yakınlarında bulunan Teotihuacan Antik Şehri ve piramitleri görülmeye değer diğer turistik noktaları oluşturuyor. Şehir; kolonyal dönem mimarisi, lezzetli Meksika mutfağı, güzel meydanları ve birçok eğlenceli aktivitesiyle de beklentileri tam anlamıyla karşılıyor.   Her yıl 4 milyon turist Cancun’u tercih ediyor   Mayalar’ın yaşadığı dönemde balıkçılık ve tarımın temel geçim kaynağı olduğu aynı zamanda astroloji, fizik ve matematik alanlarında önemli gelişmelerin yaşandığı Cancun şehri ise bugün Orta Amerika’nın en önemli turizm merkezlerinden biri konumunda. Meksika için önemli bir turizm geliri sağlayan şehir, 150’yi aşkın oteliyle yılda yaklaşık 4 milyon turisti ağırlıyor. Cancun; yüzme, dalış ve eğlence aktivitelerinin yanında tarihi, yemekleri ve “Su altı heykel müzesi” ile unutulmaz bir tatil geçirmek isteyenlerin tercihi oluyor.   Türk Hava Yolları ve uçuş tarifesi ile ilgili daha ayrıntılı bilgilere www.turkishairlines.com web sitesinden, 444 0 849 numaralı Çağrı Merkezi’nden veya satış ofislerinden ulaşılabilir.    Türk Hava Yolları Hakkında: 1933 yılında 5 uçaktan oluşan mütevazı bir filo ile kurulan Star İttifakı üyesi Türk Hava Yolları, bugün 332 (yolcu ve kargo) uçaklık filosu ile 49 yurtiçi, 257 uluslararası olmak üzere dünyanın 124 ülkesindeki 306 noktaya uçan havayolu şirketidir. Türk Hava Yolları ile ilgili daha geniş bilgiye www.turkishairlines.com web adresinden veya Facebook, Twitter, YouTube, Linkedİn ve Instagram hesapları üzerinden ulaşılabilir.   Star İttifakı Hakkında: Türk Hava Yolları, ilk küresel havayolu ittifakı olarak 1997 yılında kurulan ve uluslararası ölçekte seyahat edenler için dünya genelinde ulaşım, tanınırlık ve benzersiz hizmet sunan Star İttifakı (Star Alliance)’na üye havayolu şirketidir. Air Transport World tarafından “Market Leadership Award” ve Business Traveller Magazine ile Skytrax tarafından “Best Airline Alliance“ ödülleri gibi çok sayıda ödüle lâyık görülen Star İttifakı’na üye havayolu şirketleri; Adria Airways, Aegean Airlines, Air Canada, Air China, Air India, Air New Zealand, ANA, Asiana Airlines, Austrian, Avianca, Avianca Brasil, Brussels Airlines, Copa Airlines, Croatia Airlines, EGYPTAIR, Ethiopian Airlines, EVA Air, LOT Polish Airlines, Lufthansa, Scandinavian Airlines, Shenzhen Airlines, Singapore Airlines, South African Airways, SWISS, TAP Air Portugal, THAI, Turkish Airlines ve United’dır. Star İttifakı hâlihazırda, 193 ülkedeki 1.317 havalimanına 18.800’den fazla günlük uçuş sağlamaktadır. Bununla birlikte, Star Alliance Bağlantı Ortağı (Connecting Partner) Juneyao Airlines tarafından da yine bu kapsamda bağlantılı uçuşlar sunulmaktadır.

Türk Hava Yolları, Amerika Kıtası’nın önemli şehirleri Mexico City ve Cancun’u uçuş ağına ekliyor.

 

Dünyanın en çok ülkesine uçan havayolu Türk Hava Yolları uçuş ağını genişletmeye devam ediyor. Bayrak taşıyıcı, Latin Amerika’nın ikinci büyük şehri ve Meksika’nın başkenti Mexico City ile Orta Amerika’nın en çok tercih edilen turizm merkezlerinden Cancun’a tarifeli sefer başlatıyor.

Türk Hava Yolları’nın Amerika Kıtası’ndaki 18. ve 19. uçuş noktaları Mexico City ve Cancun’a düzenleyeceği seferler, 21 Ağustos 2019 tarihi itibarıyla başlayarak İstanbul-Mexico City-Cancun-İstanbul parkurunda, haftada 3 gün icra edilecek. Yeni açılacak hatlar ile birlikte Türk Hava Yolları Orta Amerika’nın en büyük ülkesi Meksika’yı uçuş ağına ekleyerek İstanbul Havalimanı’ndan daha geniş bir coğrafyaya bağlantı imkânı sunacak. Uçuşların Türkiye ve Meksika arasındaki ilişkileri her alanda daha da güçlendirmesi bekleniyor.

Türk Hava Yolları yolcuları Mexico City ve Cancun’a tüm vergiler dâhil gidiş-dönüş 999 USD’den başlayan açılışa özel fiyatlarla seyahat edebilecek. Bayrak taşıyıcının özel yolcu programı Miles&Smiles üyeleri ise bu iki noktaya ilk 6 ay boyunca %25 mil indirimli ödül biletle seyahat edebilecek ve uçuş sınıflarını yükseltebilecek.

 

 

Tarifeli uçuş saatleri;

Uçuş No. Başlangıç; Günler Kalkış Varış
TK181 21.08.2019 Çarşamba, Cuma, Pazar IST 20:55 MEX 04:10 (+1)
TK181 22.08.2019 Pazartesi, Perşembe, Cumartesi MEX 05:30 CUN 07:50
TK181 22.08.2019 Pazartesi, Perşembe, Cumartesi CUN 09:20 IST 05:25 (+1)

*Tüm saatler lokaldir

 

Tarihin ve ticaretin buluşma noktası, Mexico City;

 

Amerika Kıtası’nda kurulan ilk medeniyetler Maya ve Aztekler’in anavatanı olan ve ilk yerleşimin izleri M.Ö. 2000’li yıllara uzanan Mexico City sahip olduğu tarihi mirasın yanında Amerika Kıtası’nın önemli ticaret merkezlerinden biri olmasıyla da öne çıkıyor. Paris’ten sonra 150’den fazla müze ile dünyada en çok müzeye ev sahipliği yapan şehir olan Mexico City’nin kültürel varlıkları dünyanın farklı ülkelerinden turistlerin ilgisini çekiyor. Mexico City’nin yakınlarında bulunan Teotihuacan Antik Şehri ve piramitleri görülmeye değer diğer turistik noktaları oluşturuyor. Şehir; kolonyal dönem mimarisi, lezzetli Meksika mutfağı, güzel meydanları ve birçok eğlenceli aktivitesiyle de beklentileri tam anlamıyla karşılıyor.

 

Her yıl 4 milyon turist Cancun’u tercih ediyor

 

Mayalar’ın yaşadığı dönemde balıkçılık ve tarımın temel geçim kaynağı olduğu aynı zamanda astroloji, fizik ve matematik alanlarında önemli gelişmelerin yaşandığı Cancun şehri ise bugün Orta Amerika’nın en önemli turizm merkezlerinden biri konumunda. Meksika için önemli bir turizm geliri sağlayan şehir, 150’yi aşkın oteliyle yılda yaklaşık 4 milyon turisti ağırlıyor. Cancun; yüzme, dalış ve eğlence aktivitelerinin yanında tarihi, yemekleri ve “Su altı heykel müzesi” ile unutulmaz bir tatil geçirmek isteyenlerin tercihi oluyor.

 

Türk Hava Yolları ve uçuş tarifesi ile ilgili daha ayrıntılı bilgilere www.turkishairlines.com web sitesinden, 444 0 849 numaralı Çağrı Merkezi’nden veya satış ofislerinden ulaşılabilir.

  

Türk Hava Yolları Hakkında:

1933 yılında 5 uçaktan oluşan mütevazı bir filo ile kurulan Star İttifakı üyesi Türk Hava Yolları, bugün 332 (yolcu ve kargo) uçaklık filosu ile 49 yurtiçi, 257 uluslararası olmak üzere dünyanın 124 ülkesindeki 306 noktaya uçan havayolu şirketidir. Türk Hava Yolları ile ilgili daha geniş bilgiye www.turkishairlines.com web adresinden veya Facebook, Twitter, YouTube, Linkedİn ve Instagram hesapları üzerinden ulaşılabilir.

 

Star İttifakı Hakkında:

Türk Hava Yolları, ilk küresel havayolu ittifakı olarak 1997 yılında kurulan ve uluslararası ölçekte seyahat edenler için dünya genelinde ulaşım, tanınırlık ve benzersiz hizmet sunan Star İttifakı (Star Alliance)’na üye havayolu şirketidir. Air Transport World tarafından “Market Leadership Award” ve Business Traveller Magazine ile Skytrax tarafından “Best Airline Alliance“ ödülleri gibi çok sayıda ödüle lâyık görülen Star İttifakı’na üye havayolu şirketleri; Adria Airways, Aegean Airlines, Air Canada, Air China, Air India, Air New Zealand, ANA, Asiana Airlines, Austrian, Avianca, Avianca Brasil, Brussels Airlines, Copa Airlines, Croatia Airlines, EGYPTAIR, Ethiopian Airlines, EVA Air, LOT Polish Airlines, Lufthansa, Scandinavian Airlines, Shenzhen Airlines, Singapore Airlines, South African Airways, SWISS, TAP Air Portugal, THAI, Turkish Airlines ve United’dır. Star İttifakı hâlihazırda, 193 ülkedeki 1.317 havalimanına 18.800’den fazla günlük uçuş sağlamaktadır. Bununla birlikte, Star Alliance Bağlantı Ortağı (Connecting Partner) Juneyao Airlines tarafından da yine bu kapsamda bağlantılı uçuşlar sunulmaktadır.



from Aeroportist I Güncel Havacılık Haberleri http://bit.ly/2RyuJIk
via IFTTT

SunExpress, bu yıl da Türkiye’nin en emniyetli hava yolu oldu SunExpress, bu yıl da Türkiye’nin en emniyetli hava yolu oldu Türk Hava Yolları ile Lufthansa’nın ortak kuruluşu SunExpress, Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü tarafından belirlenen ‘SAFA – Yabancı Uçak Emniyet Ramp Değerlendirmesi’nde Avrupa’ya uçan Türk şirketleri arasında emniyet kriterlerine göre en emniyetli hava yolu seçildi. Uçuş emniyetini her zaman önceliği olarak benimseyen SunExpress, en iyi oranın ‘0.00’ kabul edildiği SAFA Veri Tabanı’nda ‘0.00 SAFA oranı’ ile yolcu taşımacılığında en iyi hava yolu olarak da ödüllendirildi. 2017 yılında da aynı kategoride ödüllendirilen SunExpress, bununla beraber ikinci kez Türkiye’nin en emniyetli hava yolu seçilmiş oldu. Sivil Havacılık Genel Müdürü Bahri Kesici tarafından takdim edilen ödülü SunExpress adına alan SunExpress Genel Müdür Yardımcısı Ahmet Çalışkan, “Kuruluşundan bu yana emniyet, her zaman SunExpress’in önceliği olmuştur ve böyle olmaya da devam edecektir. Emniyet konusundaki bu yaklaşımımız, ana ortaklarımız Türk Hava Yolları ve Lufthansa’nın know-how’ı ile inşa ettiğimiz kurumsal kültürümüzün bir parçasıdır” dedi. Değerlendirme hakkında bilgi veren Çalışkan, “SAFA Ramp değerlendirmeleri, kokpit, kabin, uçak dışı ve kargo başlıkları altında 4 ana kategoride sürekli yapılan bir değerlendirmedir. SunExpress, bütün yıl boyunca yapılan bu değerlendirmede, ‘0.00’ SAFA oranı ile Türkiye’nin en emniyetli hava yolu seçildi. Bu çerçevede, SunExpress operasyonlarında görev alan ekip arkadaşlarımız başta olmak üzere bütün SunExpress ailesine teşekkür ediyorum.”

SunExpress, bu yıl da Türkiye’nin en emniyetli hava yolu oldu

Türk Hava Yolları ile Lufthansa’nın ortak kuruluşu SunExpress, Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü tarafından belirlenen ‘SAFA – Yabancı Uçak Emniyet Ramp Değerlendirmesi’nde Avrupa’ya uçan Türk şirketleri arasında emniyet kriterlerine göre en emniyetli hava yolu seçildi.

Uçuş emniyetini her zaman önceliği olarak benimseyen SunExpress, en iyi oranın ‘0.00’ kabul edildiği SAFA Veri Tabanı’nda ‘0.00 SAFA oranı’ ile yolcu taşımacılığında en iyi hava yolu olarak da ödüllendirildi. 2017 yılında da aynı kategoride ödüllendirilen SunExpress, bununla beraber ikinci kez Türkiye’nin en emniyetli hava yolu seçilmiş oldu.

Sivil Havacılık Genel Müdürü Bahri Kesici tarafından takdim edilen ödülü SunExpress adına alan SunExpress Genel Müdür Yardımcısı Ahmet Çalışkan, “Kuruluşundan bu yana emniyet, her zaman SunExpress’in önceliği olmuştur ve böyle olmaya da devam edecektir. Emniyet konusundaki bu yaklaşımımız, ana ortaklarımız Türk Hava Yolları ve Lufthansa’nın know-how’ı ile inşa ettiğimiz kurumsal kültürümüzün bir parçasıdır” dedi.

Değerlendirme hakkında bilgi veren Çalışkan, “SAFA Ramp değerlendirmeleri, kokpit, kabin, uçak dışı ve kargo başlıkları altında 4 ana kategoride sürekli yapılan bir değerlendirmedir. SunExpress, bütün yıl boyunca yapılan bu değerlendirmede, ‘0.00’ SAFA oranı ile Türkiye’nin en emniyetli hava yolu seçildi. Bu çerçevede, SunExpress operasyonlarında görev alan ekip arkadaşlarımız başta olmak üzere bütün SunExpress ailesine teşekkür ediyorum.”



from Aeroportist I Güncel Havacılık Haberleri http://bit.ly/2FtaJ3d
via IFTTT

SunExpress, bu yıl da Türkiye’nin en emniyetli hava yolu oldu


via Aeroportist I Güncel Havacılık Haberleri http://bit.ly/2FtaJ3d

14 Ocak 2019 Pazartesi

İHA pilotu sayısı rekor büyüme ile 35 bini geçti


via Aeroportist I Güncel Havacılık Haberleri http://bit.ly/2RMCVDU

İHA pilotu sayısı rekor büyüme ile 35 bini geçti İnsansız Hava Aracı(İHA) pilot sayısı 2018 yılsonu itibariyle 35 bine, İHA sayısı ise 27 bine yükseldi. Bir yıl içinde Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü(SHGM) kayıtlarına 7 bin İHA daha eklenirken, İHA pilotu sayısı ise 13 bin artarak rekor bir büyüme gösterdi. SHGM verilerine göre 2016 yılında 11 bin 839 olan İHA pilotu sayısı 2017 yılsonunda 22 bin 195’e, 2018 yılsonu itibariyle de 35 bin 660’a yükseldi.  2016 yılında 8 bin 349 olan İHA sayısı ise 2017 yılsonunda 20 bin 813’e, 2018 sonunda ise 27 bin 560’a ulaştı. SHGM tarafından İHA eğitimleri vermek üzere yetki alan eğitim kuruluşlarının sayısı 2018 yılında gereklilikleri yerine getiren 15 kuruma verilen izinle yılsonu itibariyle 29’a ulaştı. İHA Eğitimleri vermek üzere yetkilendirilen Ankara’da 11 ve İstanbul’da 5 kuruluşun yanı sıra, Eskişehir, Nevşehir, Samsun, Kayseri, Konya, Burdur, Elazığ, Kocaeli, Tokat ve Antalya’da da eğitim veren kuruluşlar bulunuyor. 2018 yılında ayrıca SHGM İHA Koordinatörlüğü tarafından üniversiteler ve yetkili kuruluşlarla işbirliği içinde 10’un üzerinde seminer ve panel düzenlendi. D-8, Teknofest, Euroasia, ODTU, Tokat, Samsun UZAYTEM, Yıldız Teknik Üniversiteleri bünyelerinde düzenlenen panel ve seminerlerin yanı sıra Uluslararası Sivil Havacılık Teşkilatı(ICAO) ve Avrupa Sivil Havacılık Emniyeti Ajansı(EASA) tarafından düzenlenen İHA ile ilgili paneller de de SHGM İHA mevzuatı ve uygulamalarını içeren sunumlar gerçekleştirildi. Askerlik, güvenlik, istihbarat, gümrük ve orman yangınları ile mücadele hizmetlerinde kullanılan TSK, Emniyet Müdürlükleri, Orman Genel Müdürlüğü, İstihbarat Birimleri, Gümrük Muhafaza Genel Müdürlüğü gibi kurumların sahip olduğu devlet insansız hava araçları hariç azami kalkış ağırlığı 500 gr. ve üzeri tüm insansız hava aracı sahiplerinin İHA’larını kayıt ettirmeleri gerekiyor. Ayrıca 500 gr ve üzeri İHA uçurmak isteyen pilotların da SHGM sistemine kayıt olmaları ve İHA uçuşları öncesinde uçuş izni almaları gerekiyor. Geçtiğimiz yıl izinsiz veya kayıtsız, tescil olmadan uçuş yapan şahıslara ve İHA pilotlarına 6 bin 868 TL, uçuş izni almadan yapılan İHA uçuşlarına 11 bin 447 TL olarak kesilen cezalarının, 2019 yılı idari para cezaları kapsamında yapılacak yeniden değerlenme ile artması bekleniyor. Gündelik hayatta sağladığı kolaylıklar nedeniyle dünya genelinde hızla yaygınlaşan İHA’ların emniyet ve güvenlik riskleri ile ilgili olarak uluslararası havacılık kuruluşları tarafından standartların düzenlenmesine yönelik çalışmalar devam ediyor. SHGM ise bu riskleri en aza indirmek amacıyla İHA Sistemi’nde risk değerlendirme uygulamasını hayata geçirdi. Pilotların planladıkları uçuşların kabul edilebilir emniyet seviyesinde olup olmadığını belirlemek üzere risk analizi yapmaları gerekiyor.  Risk değerlendirme modülü ile, pilotların emniyet olaylarını ve emniyet bariyerlerini içeren bazı sorulara cevap vererek planlanan ilgili uçuşa ait riski değerlendirmeleri sağlanıyor. İlgili uçuşa ait riskin boyutu “kabul edilemez” çıkması halinde, sistem tarafından uçuş izin talebi kabul edilmiyor. İHA ile ilgili düzenlemelere ve mevzuat çalışmasına dünyadaki pek çok ülkeden daha önce başlayarak bu alanda önemli bir yol kat eden SHGM, bir sonraki mevzuat güncellemesiyle beraber İHA yetkili kuruluşlarının diğer sivil havacılık işletmelerinde olduğu gibi İHA Operatörleri olarak faaliyetlerini sürdürmesini hedefliyor. Kaynak:SHGM

İnsansız Hava Aracı(İHA) pilot sayısı 2018 yılsonu itibariyle 35 bine, İHA sayısı ise 27 bine yükseldi. Bir yıl içinde Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü(SHGM) kayıtlarına 7 bin İHA daha eklenirken, İHA pilotu sayısı ise 13 bin artarak rekor bir büyüme gösterdi.
SHGM verilerine göre 2016 yılında 11 bin 839 olan İHA pilotu sayısı 2017 yılsonunda 22 bin 195’e, 2018 yılsonu itibariyle de 35 bin 660’a yükseldi.  2016 yılında 8 bin 349 olan İHA sayısı ise 2017 yılsonunda 20 bin 813’e, 2018 sonunda ise 27 bin 560’a ulaştı.
SHGM tarafından İHA eğitimleri vermek üzere yetki alan eğitim kuruluşlarının sayısı 2018 yılında gereklilikleri yerine getiren 15 kuruma verilen izinle yılsonu itibariyle 29’a ulaştı. İHA Eğitimleri vermek üzere yetkilendirilen Ankara’da 11 ve İstanbul’da 5 kuruluşun yanı sıra, Eskişehir, Nevşehir, Samsun, Kayseri, Konya, Burdur, Elazığ, Kocaeli, Tokat ve Antalya’da da eğitim veren kuruluşlar bulunuyor.
2018 yılında ayrıca SHGM İHA Koordinatörlüğü tarafından üniversiteler ve yetkili kuruluşlarla işbirliği içinde 10’un üzerinde seminer ve panel düzenlendi. D-8, Teknofest, Euroasia, ODTU, Tokat, Samsun UZAYTEM, Yıldız Teknik Üniversiteleri bünyelerinde düzenlenen panel ve seminerlerin yanı sıra Uluslararası Sivil Havacılık Teşkilatı(ICAO) ve Avrupa Sivil Havacılık Emniyeti Ajansı(EASA) tarafından düzenlenen İHA ile ilgili paneller de de SHGM İHA mevzuatı ve uygulamalarını içeren sunumlar gerçekleştirildi.
Askerlik, güvenlik, istihbarat, gümrük ve orman yangınları ile mücadele hizmetlerinde kullanılan TSK, Emniyet Müdürlükleri, Orman Genel Müdürlüğü, İstihbarat Birimleri, Gümrük Muhafaza Genel Müdürlüğü gibi kurumların sahip olduğu devlet insansız hava araçları hariç azami kalkış ağırlığı 500 gr. ve üzeri tüm insansız hava aracı sahiplerinin İHA’larını kayıt ettirmeleri gerekiyor. Ayrıca 500 gr ve üzeri İHA uçurmak isteyen pilotların da SHGM sistemine kayıt olmaları ve İHA uçuşları öncesinde uçuş izni almaları gerekiyor. Geçtiğimiz yıl izinsiz veya kayıtsız, tescil olmadan uçuş yapan şahıslara ve İHA pilotlarına 6 bin 868 TL, uçuş izni almadan yapılan İHA uçuşlarına 11 bin 447 TL olarak kesilen cezalarının, 2019 yılı idari para cezaları kapsamında yapılacak yeniden değerlenme ile artması bekleniyor.
Gündelik hayatta sağladığı kolaylıklar nedeniyle dünya genelinde hızla yaygınlaşan İHA’ların emniyet ve güvenlik riskleri ile ilgili olarak uluslararası havacılık kuruluşları tarafından standartların düzenlenmesine yönelik çalışmalar devam ediyor. SHGM ise bu riskleri en aza indirmek amacıyla İHA Sistemi’nde risk değerlendirme uygulamasını hayata geçirdi. Pilotların planladıkları uçuşların kabul edilebilir emniyet seviyesinde olup olmadığını belirlemek üzere risk analizi yapmaları gerekiyor.  Risk değerlendirme modülü ile, pilotların emniyet olaylarını ve emniyet bariyerlerini içeren bazı sorulara cevap vererek planlanan ilgili uçuşa ait riski değerlendirmeleri sağlanıyor. İlgili uçuşa ait riskin boyutu “kabul edilemez” çıkması halinde, sistem tarafından uçuş izin talebi kabul edilmiyor.
İHA ile ilgili düzenlemelere ve mevzuat çalışmasına dünyadaki pek çok ülkeden daha önce başlayarak bu alanda önemli bir yol kat eden SHGM, bir sonraki mevzuat güncellemesiyle beraber İHA yetkili kuruluşlarının diğer sivil havacılık işletmelerinde olduğu gibi İHA Operatörleri olarak faaliyetlerini sürdürmesini hedefliyor.
Kaynak:SHGM


from Aeroportist I Güncel Havacılık Haberleri http://bit.ly/2RMCVDU
via IFTTT

SHGM yeni düzenleme kapsamında Alkol Tarama Testlerine başladı


via Aeroportist I Güncel Havacılık Haberleri http://bit.ly/2M7h9FP

SHGM yeni düzenleme kapsamında Alkol Tarama Testlerine başladı Havacılık Personeli Alkol ve Psikoaktif Madde Kontrollerine İlişkin 2018 yılı sonunda yayımlanan SHGM iç prosedürü kapsamında, ilk test Atatürk Havalimanı’nda gerçekleştirildi. Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü (SHGM) denetçileri tarafından 9 Ocak tarihinde ilk olarak Atatürk Havalimanı’nda yapılan Alkol Tarama Testleri, bundan sonraki süreçte tüm havalimanlarında yapılmaya başlanacak.    2018 yılı sonunda yayımlanan Havacılık Personeli Alkol ve Psikoaktif Madde Kontrollerine İlişkin Prosedür ile sadece pilotlara değil aynı zamanda diğer uçucu ekip üyeleri ve teknisyenlere de uygulanabilecek. Bu prosedür kapsamında 2 Ocak 2019 tarihinde yayımlanan Alkol Tarama Testi Prosedürü çerçevesinde de ilk tarama testleri SHGM SAFA Ramp Denetçileri tarafından Atatürk Havalimanı’nda gerçekleştirdi. Alkol Tarama Testleri,  ticari hava taşımacılığı yapmak üzere ruhsatlandırılmış işletmelerde görev yapan uçuş ve kabin ekiplerinin alkol taramasının yapılmasını içeriyor. Denetimler uçuş görev süresi öncesi, uçuş görev süresince veya uçuş görev süresi sonundan itibaren en geç bir saat içinde yapılacak. Uluslararası ve ulusal mevzuata göre ticari taşıma işletmelerinde görev yapan personelin kandaki alkol düzeyi 0,20 promil ile kısıtlanmış olup, bu limitin üzerinde test sonucu tespit edilen uçucu personelin görevine devam etmesi durdurularak, lisansına bağlı hakların kullanımı askıya alınıyor. Mevzuata göre, pozitif test sonuçları ile ilgili belirlenen sürede kan numunesinin verilerek doğrulanması ve yolcu mağduriyeti oluşmaması için en kısa sürede ekip değişimi işlemlerinin gerçekleştirilmesi gerekiyor. Kaynak:SHGM

Havacılık Personeli Alkol ve Psikoaktif Madde Kontrollerine İlişkin 2018 yılı sonunda yayımlanan SHGM iç prosedürü kapsamında, ilk test Atatürk Havalimanı’nda gerçekleştirildi. Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü (SHGM) denetçileri tarafından 9 Ocak tarihinde ilk olarak Atatürk Havalimanı’nda yapılan Alkol Tarama Testleri, bundan sonraki süreçte tüm havalimanlarında yapılmaya başlanacak. 
 
2018 yılı sonunda yayımlanan Havacılık Personeli Alkol ve Psikoaktif Madde Kontrollerine İlişkin Prosedür ile sadece pilotlara değil aynı zamanda diğer uçucu ekip üyeleri ve teknisyenlere de uygulanabilecek. Bu prosedür kapsamında 2 Ocak 2019 tarihinde yayımlanan Alkol Tarama Testi Prosedürü çerçevesinde de ilk tarama testleri SHGM SAFA Ramp Denetçileri tarafından Atatürk Havalimanı’nda gerçekleştirdi.

Alkol Tarama Testleri,  ticari hava taşımacılığı yapmak üzere ruhsatlandırılmış işletmelerde görev yapan uçuş ve kabin ekiplerinin alkol taramasının yapılmasını içeriyor. Denetimler uçuş görev süresi öncesi, uçuş görev süresince veya uçuş görev süresi sonundan itibaren en geç bir saat içinde yapılacak. Uluslararası ve ulusal mevzuata göre ticari taşıma işletmelerinde görev yapan personelin kandaki alkol düzeyi 0,20 promil ile kısıtlanmış olup, bu limitin üzerinde test sonucu tespit edilen uçucu personelin görevine devam etmesi durdurularak, lisansına bağlı hakların kullanımı askıya alınıyor.

Mevzuata göre, pozitif test sonuçları ile ilgili belirlenen sürede kan numunesinin verilerek doğrulanması ve yolcu mağduriyeti oluşmaması için en kısa sürede ekip değişimi işlemlerinin gerçekleştirilmesi gerekiyor.
Kaynak:SHGM


from Aeroportist I Güncel Havacılık Haberleri http://bit.ly/2M7h9FP
via IFTTT

THY 2019 yılı hedef ve beklentilerini KAP’ta açıkladı


via Aeroportist I Güncel Havacılık Haberleri http://bit.ly/2Da8XSd

THY 2019 yılı hedef ve beklentilerini KAP’ta açıkladı Ortaklığımız Yönetim Kurulunca kabul edilen 2019 yılı bütçesi çerçevesinde Ortaklığımızın 2019 yılı hedef ve beklentileri aşağıdaki gibidir: Trafik Gelişimi 2019 yılında iç hatlarda 33 milyon, dış hatlarda 47 milyon olmak üzere toplam 80 milyon yolcu taşınması hedeflenmektedir. Türkiye’de %3, Orta Doğu’da %11, Avrupa’da %6, Asya-Uzak Doğu’da %8, Amerika’da %7, Afrika’da %15 kapasite artışı gerçekleştirerek toplamda %7-%8 artışla yaklaşık 195 Milyar AKK seviyelerine ulaşılması planlanırken, yolcu doluluk oranının %81-%82 aralığında olması beklenmektedir. 2019 yılında %3 – %4 artış ile yaklaşık 1,45 milyon ton kargo taşınması hedeflenmektedir. Finansal Gelişim (Konsolide) 2019 yılında toplam akaryakıt tüketiminde %8 – %9 artış öngörülmektedir. 2019 yılı hedge dahil ortalama jet yakıtı maliyetinin ton başına 715 USD civarında olması beklenmektedir. Yaklaşık 14,1 Milyar USD tutarında satış geliri elde edilmesi hedeflenmektedir. Yakıt hariç birim giderlerde %3-%5 arasında artış beklenmektedir. Konsolide EBITDAR marjının %22 – %24 arasında olması hedeflenmektedir. Kaynak:kap.org.tr

Ortaklığımız Yönetim Kurulunca kabul edilen 2019 yılı bütçesi çerçevesinde Ortaklığımızın 2019 yılı hedef ve beklentileri aşağıdaki gibidir:

Trafik Gelişimi

  • 2019 yılında iç hatlarda 33 milyon, dış hatlarda 47 milyon olmak üzere toplam 80 milyon yolcu taşınması hedeflenmektedir.
  • Türkiye’de %3, Orta Doğu’da %11, Avrupa’da %6, Asya-Uzak Doğu’da %8, Amerika’da %7, Afrika’da %15 kapasite artışı gerçekleştirerek toplamda %7-%8 artışla yaklaşık 195 Milyar AKK seviyelerine ulaşılması planlanırken, yolcu doluluk oranının %81-%82 aralığında olması beklenmektedir.
  • 2019 yılında %3 – %4 artış ile yaklaşık 1,45 milyon ton kargo taşınması hedeflenmektedir.

Finansal Gelişim (Konsolide)

  • 2019 yılında toplam akaryakıt tüketiminde %8 – %9 artış öngörülmektedir.
  • 2019 yılı hedge dahil ortalama jet yakıtı maliyetinin ton başına 715 USD civarında olması beklenmektedir.
  • Yaklaşık 14,1 Milyar USD tutarında satış geliri elde edilmesi hedeflenmektedir.
  • Yakıt hariç birim giderlerde %3-%5 arasında artış beklenmektedir.
  • Konsolide EBITDAR marjının %22 – %24 arasında olması hedeflenmektedir.

Kaynak:kap.org.tr



from Aeroportist I Güncel Havacılık Haberleri http://bit.ly/2Da8XSd
via IFTTT

11 Ocak 2019 Cuma

FUNDA OCAK: “DHMİ CİDDİ BİR MARKA HALİNE GELDİ”


via Aeroportist I Güncel Havacılık Haberleri http://bit.ly/2M4XbLN

FUNDA OCAK: “DHMİ CİDDİ BİR MARKA HALİNE GELDİ” DHMİ 2019 yılı koordinasyon toplantısı, Esenboğa Havalimanı DHMİ Kongre Merkezinde başladı. Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel müdür Funda Ocak‘ın açılış konuşmasıyla başlayan toplantıya, Genel Müdür Yardımcıları, Daire Başkanları ve Havalimanı Başmüdürleri ile Havalimanları Müdürleri katılıyor. Devam eden ve planlanan projelerin ele alındığı toplantının açılış konuşmasında DHMİ’nin ciddi bir marka haline geldiğini belirten Ocak : “2018 ciddi bir performans yılı oldu, bu başarı için tüm çalışma arkadaşlarıma teşekkür ediyorum.” dedi. ​ Genel Müdür Ocak’ın konuşmasından satır başları şu şekilde: Hatırlarsanız 2018 yılının başında yine bir araya gelmiştik. Ve o toplantıda ben bir değerlendirmede bulunmuş, 2018 yılı kuruluşumuz yönünden performans yılı olacak demiştim. Nitekim böyle oldu arkadaşlar. Bunu trafikler, gerçekleşen sayılar net olarak ortaya koyuyor. 2016 yılında Türkiye genelinde gerçekleşen yolcu trafiğimiz 174 milyonken 2017 yılında bu sayı 181 milyona çıktı. 2018’de ulaştığımız toplam yolcu sayısı 210 milyon. Bu tabii ki çok ciddi bir artış. Çok memnuniyet verici bir artış. Uçak trafiğine gelince üstgeçişlerle birlikte iki milyonu aştı. Bunların neticesinde finansman yapımız ciddi ölçüde güçlendi. Bu müthiş bir başarı. “BU BAŞARI HEPİMİZİN BAŞARISI” 2018 yılı ciddi bir performans yılı oldu. Güzel trafikler yakaladık. En önemlisi kazasız belasız yılı geride bıraktık, Allah’a şükürler olsun. Gerçekten rakamlarıyla, finansman yapısıyla çok iyi bir yıl yakaladık. Bu başarı arkadaşlarım, hepimizin başarısı. Çünkü burada iki milyon trafiği kazasız belasız emniyetle idare eden hava trafik kontrolörlerimiz, AIM memurlarımız, yerde 210 milyon yolcuya konforlu, kusursuz bir hizmet veren Başmüdürlük/Müdürlük personelimiz, işletme, itfaiye, güvenlik personelimiz, teknisyenimiz, mühendisimiz, elektrik, elektronik personelimiz, memurumuz, hizmetlimiz, hizmet alım personelimiz herkesin bu başarıda payı var. Bu başarı için hepinize gerçekten teşekkür ediyorum. Yine 2015-2016 yılları hesaplarımızın görüşülüp ibra edildiği TBMM Kit Komisyonu toplantısında tüm komisyon üyelerinin teşekkür ve takdirini kazanmamız artık ekonomi zirvelerinde de kurumumuzun ne kadar değerli olduğunun göstergesidir. “DHMİ EKOMİYE, İSTİHDAMA ÇOK CİDDİ KATKI SAĞLAYAN BİR KURUM” Başarılarımız bununla da sınırlı kalmıyor. 2018 yılında 1 milyar liralık yatırım yaptık. 17 bin kişiye direkt ya da dolaylı istihdam sağladık. Biz artık ekonomiye çok ciddi katkı sağlayan, havacılık sektöründe marka haline gelmiş olan, binlerce kişiye aileleriyle birlikte istihdam imkanı sağlayan ve artık Türkiye’de gıpta ile bakılan, her üniversite mezunu gencin hayallerini süsleyen bir kurum haline geldik. Bu gerçekten bu kurumda görev yapan her kademedeki arkadaşımın özverisiyle olmuştur. Artık DHMİ ciddi bir marka haline geldi. “2018 YILINDA 39 PROJEYİ BAŞARIYLA YÖNETTİK” Değerli arkadaşlarım 1 milyar 256 milyon liralık 2018 yılı bir yatırım tabanımız vardı. Bunun içinde havacılık sektörüne yönelik 39 projeyi, bunun altında da 100’ün üzerinde alt kalemleri yönettik. Bu işlerin ihale süreçleri, öncesindeki hazırlıkları, ihale sonrasındaki yer teslimleri, kabuller bunların her biri çok büyük emekler. Tüm arkadaşlarıma teşekkür ediyorum.

DHMİ 2019 yılı koordinasyon toplantısı, Esenboğa Havalimanı DHMİ Kongre Merkezinde başladı.

Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel müdür Funda Ocak‘ın açılış konuşmasıyla başlayan toplantıya, Genel Müdür Yardımcıları, Daire Başkanları ve Havalimanı Başmüdürleri ile Havalimanları Müdürleri katılıyor.

Devam eden ve planlanan projelerin ele alındığı toplantının açılış konuşmasında DHMİ’nin ciddi bir marka haline geldiğini belirten Ocak : “2018 ciddi bir performans yılı oldu, bu başarı için tüm çalışma arkadaşlarıma teşekkür ediyorum.” dedi. ​

Genel Müdür Ocak’ın konuşmasından satır başları şu şekilde:
Hatırlarsanız 2018 yılının başında yine bir araya gelmiştik. Ve o toplantıda ben bir değerlendirmede bulunmuş, 2018 yılı kuruluşumuz yönünden performans yılı olacak demiştim. Nitekim böyle oldu arkadaşlar. Bunu trafikler, gerçekleşen sayılar net olarak ortaya koyuyor. 2016 yılında Türkiye genelinde gerçekleşen yolcu trafiğimiz 174 milyonken 2017 yılında bu sayı 181 milyona çıktı. 2018’de ulaştığımız toplam yolcu sayısı 210 milyon. Bu tabii ki çok ciddi bir artış. Çok memnuniyet verici bir artış. Uçak trafiğine gelince üstgeçişlerle birlikte iki milyonu aştı. Bunların neticesinde finansman yapımız ciddi ölçüde güçlendi. Bu müthiş bir başarı.
“BU BAŞARI HEPİMİZİN BAŞARISI”
2018 yılı ciddi bir performans yılı oldu. Güzel trafikler yakaladık. En önemlisi kazasız belasız yılı geride bıraktık, Allah’a şükürler olsun. Gerçekten rakamlarıyla, finansman yapısıyla çok iyi bir yıl yakaladık. Bu başarı arkadaşlarım, hepimizin başarısı. Çünkü burada iki milyon trafiği kazasız belasız emniyetle idare eden hava trafik kontrolörlerimiz, AIM memurlarımız, yerde 210 milyon yolcuya konforlu, kusursuz bir hizmet veren Başmüdürlük/Müdürlük personelimiz, işletme, itfaiye, güvenlik personelimiz, teknisyenimiz, mühendisimiz, elektrik, elektronik personelimiz, memurumuz, hizmetlimiz, hizmet alım personelimiz herkesin bu başarıda payı var. Bu başarı için hepinize gerçekten teşekkür ediyorum.
Yine 2015-2016 yılları hesaplarımızın görüşülüp ibra edildiği TBMM Kit Komisyonu toplantısında tüm komisyon üyelerinin teşekkür ve takdirini kazanmamız artık ekonomi zirvelerinde de kurumumuzun ne kadar değerli olduğunun göstergesidir.
“DHMİ EKOMİYE, İSTİHDAMA ÇOK CİDDİ KATKI SAĞLAYAN BİR KURUM
Başarılarımız bununla da sınırlı kalmıyor. 2018 yılında 1 milyar liralık yatırım yaptık. 17 bin kişiye direkt ya da dolaylı istihdam sağladık. Biz artık ekonomiye çok ciddi katkı sağlayan, havacılık sektöründe marka haline gelmiş olan, binlerce kişiye aileleriyle birlikte istihdam imkanı sağlayan ve artık Türkiye’de gıpta ile bakılan, her üniversite mezunu gencin hayallerini süsleyen bir kurum haline geldik. Bu gerçekten bu kurumda görev yapan her kademedeki arkadaşımın özverisiyle olmuştur. Artık DHMİ ciddi bir marka haline geldi.
“2018 YILINDA 39 PROJEYİ BAŞARIYLA YÖNETTİK”
Değerli arkadaşlarım 1 milyar 256 milyon liralık 2018 yılı bir yatırım tabanımız vardı. Bunun içinde havacılık sektörüne yönelik 39 projeyi, bunun altında da 100’ün üzerinde alt kalemleri yönettik. Bu işlerin ihale süreçleri, öncesindeki hazırlıkları, ihale sonrasındaki yer teslimleri, kabuller bunların her biri çok büyük emekler. Tüm arkadaşlarıma teşekkür ediyorum.


from Aeroportist I Güncel Havacılık Haberleri http://bit.ly/2M4XbLN
via IFTTT

Air France Türkiye’ye geri dönüyor


via Aeroportist I Güncel Havacılık Haberleri http://bit.ly/2D4Uh6Z

Air France Türkiye’ye geri dönüyor Air France Türkiye’ye geri dönüyor   2018 yılında aralarında İstanbul da olan birçok Avrupa başkentinden Joon markası ile uçuşlar gerçekleştirmeye başlayan Air France, bundan sonra uçuşlarına yeniden Air France markası ile devam etme kararı aldığını duyurdu. Air France; çalışanları, müşterileri ve sendikalarla yaptığı görüşmeler neticesinde Joon markasının geleceği ve çalışanlarla birlikte uçakların Air France’a entegrasyonu için bir proje başlatma kararı aldığını duyurdu. Joon’un birçok olumlu etkisine ve özellikle Joon ekiplerinin tutku ve özveriyle firmaya yaptığı katkılara rağmen, yeni bir markanın müşteriler, çalışanlar, pazar ve yatırımcılar gözünde doğru anlaşılması zordu. Sektörde birçok markanın bulunması ne yazık ki karışıklık yarattı ve neticesinde Air France markasının zayıflamasına neden oldu. Joon’un entegrasyonu sayesinde Air France; filo, marka gücü ve ürün uyumu açısından birçok fayda görecektir. Operasyonlar ortak bir uçak filosu tarafından başarı ile yönetilecektir. Air France ayrıca hali hazırda siparişi verilen Airbus A350’nin kendi filosuna daha ekonomik bir kabin konfigürasyonuyla sorunsuz bir şekilde geçmesini sağlayacaktır. Şu ana kadar biletleri satılan veya satılmakta olan İstanbul dahil tüm Joon uçuşları, proje tamamlanana kadar Joon tarafından gerçekleştirilecek ardından Air France tarafından devralınarak devam ettirilecektir. Marka portföyünün sadeleştirilmesi, Air France markasına yatırım yaparken, çalışanlarımız, müşterilerimiz ve tüm hisse sahipleri için yadsınamaz önemde bir varlıktır. Air France-KLM Grubu’nun verimliliği etkilenmeden, Air France bu entegrasyonun tamamlanmasını sağlayacaktır.

Air France Türkiye’ye geri dönüyor

 

2018 yılında aralarında İstanbul da olan birçok Avrupa başkentinden Joon markası ile uçuşlar gerçekleştirmeye başlayan Air France, bundan sonra uçuşlarına yeniden Air France markası ile devam etme kararı aldığını duyurdu.

Air France; çalışanları, müşterileri ve sendikalarla yaptığı görüşmeler neticesinde Joon markasının geleceği ve çalışanlarla birlikte uçakların Air France’a entegrasyonu için bir proje başlatma kararı aldığını duyurdu.

Joon’un birçok olumlu etkisine ve özellikle Joon ekiplerinin tutku ve özveriyle firmaya yaptığı katkılara rağmen, yeni bir markanın müşteriler, çalışanlar, pazar ve yatırımcılar gözünde doğru anlaşılması zordu.

Sektörde birçok markanın bulunması ne yazık ki karışıklık yarattı ve neticesinde Air France markasının zayıflamasına neden oldu.

Joon’un entegrasyonu sayesinde Air France; filo, marka gücü ve ürün uyumu açısından birçok fayda görecektir. Operasyonlar ortak bir uçak filosu tarafından başarı ile yönetilecektir. Air France ayrıca hali hazırda siparişi verilen Airbus A350’nin kendi filosuna daha ekonomik bir kabin konfigürasyonuyla sorunsuz bir şekilde geçmesini sağlayacaktır.

Şu ana kadar biletleri satılan veya satılmakta olan İstanbul dahil tüm Joon uçuşları, proje tamamlanana kadar Joon tarafından gerçekleştirilecek ardından Air France tarafından devralınarak devam ettirilecektir.

Marka portföyünün sadeleştirilmesi, Air France markasına yatırım yaparken, çalışanlarımız, müşterilerimiz ve tüm hisse sahipleri için yadsınamaz önemde bir varlıktır. Air France-KLM Grubu’nun verimliliği etkilenmeden, Air France bu entegrasyonun tamamlanmasını sağlayacaktır.



from Aeroportist I Güncel Havacılık Haberleri http://bit.ly/2D4Uh6Z
via IFTTT

10 Ocak 2019 Perşembe

Savunma ve Havacılık Sanayi Sektöründe Endüstri 4.0 Dönemi Başlıyor TEZMAKSAN TÜM SANAYİCİLERİ SAVUNMA VE HAVACILIK SANAYİ SEKTÖRÜNÜN GELECEĞİNİ KONUŞMAYA DAVET EDİYOR Yeni sanayi devrimi Endüstri 4.0 “Yapay zeka, nesnelerin interneti, dijital dönüşüm” konularıyla çağımıza damga vuruyor. Tezmaksan, ülkelerin kaderini belirleyen Savunma ve Havacılık sanayi sektörünün Endüstri 4.0 ile yaşayacağı değişimini konuşmak üzere tüm sanayicileri “Savunma ve Havacılık Sanayisinde, İleri Teknolojilerin Kullanımı ve Endüstri 4.0 Çözümleri” paneline davet ediyor. Panel, 24 Ocak 2019 Salı günü, saat 09:30-13:30 arasında OSSA’da gerçekleşecek. Dünyanın konuştuğu 4. Sanayi Devrimi ‘Endüstri 4.0’, üretime yeni bir yön verirken üretim biçimlerini kökten değiştirmeye hazırlanıyor. Sanayiciler ise ‘Endüstri 4.0’ı yakından takip ederek, üretimlerine entegre etmeyi sürdürüyor. Tezmaksan, Endüstri 4.0 ile boyut değiştirecek sektörlerin başında gelen Savunma ve Havacılık sanayisinin geleceğini konuşmak için tüm sanayicileri “Savunma ve Havacılık Sanayisinde İleri Teknolojilerin Kullanımı ve Endüstri 4.0 Çözümleri” panelinde biraraya getiriyor.

TEZMAKSAN TÜM SANAYİCİLERİ SAVUNMA VE HAVACILIK SANAYİ SEKTÖRÜNÜN GELECEĞİNİ KONUŞMAYA DAVET EDİYOR

Yeni sanayi devrimi Endüstri 4.0 “Yapay zeka, nesnelerin interneti, dijital dönüşüm” konularıyla çağımıza damga vuruyor. Tezmaksan, ülkelerin kaderini belirleyen Savunma ve Havacılık sanayi sektörünün Endüstri 4.0 ile yaşayacağı değişimini konuşmak üzere tüm sanayicileri “Savunma ve Havacılık Sanayisinde, İleri Teknolojilerin Kullanımı ve Endüstri 4.0 Çözümleri” paneline davet ediyor. Panel, 24 Ocak 2019 Salı günü, saat 09:30-13:30 arasında OSSA’da gerçekleşecek.

Dünyanın konuştuğu 4. Sanayi Devrimi ‘Endüstri 4.0’, üretime yeni bir yön verirken üretim biçimlerini kökten değiştirmeye hazırlanıyor. Sanayiciler ise ‘Endüstri 4.0’ı yakından takip ederek, üretimlerine entegre etmeyi sürdürüyor. Tezmaksan, Endüstri 4.0 ile boyut değiştirecek sektörlerin başında gelen Savunma ve Havacılık sanayisinin geleceğini konuşmak için tüm sanayicileri “Savunma ve Havacılık Sanayisinde İleri Teknolojilerin Kullanımı ve Endüstri 4.0 Çözümleri” panelinde biraraya getiriyor.



from Aeroportist I Güncel Havacılık Haberleri http://bit.ly/2AEwgly
via IFTTT

Savunma ve Havacılık Sanayi Sektöründe Endüstri 4.0 Dönemi Başlıyor


via Aeroportist I Güncel Havacılık Haberleri http://bit.ly/2AEwgly

Türk Hava Yolları, geçtiğimiz Aralık ayında %80,2 doluluk oranına ulaştı Türk Hava Yolları, geçtiğimiz Aralık ayında %80,2 doluluk oranına ulaştı.   2018 Aralık ayı yolcu ve kargo trafik sonuçlarını açıklayan Türk Hava Yolları, bu ayda %80,2’lik doluluk oranına ulaştı. Yolcu sayısı, ücretli yolcu kilometre ve doluluklardaki artış, Türkiye’ye ve Türk Hava Yolları’na olan talep artışının yıl sonunda da devam ettiğinin önemli bir göstergesi oldu. Aralık 2018 Trafik Sonuçları Değerlendirmesine Göre;   *  Taşınan yolcu sayısı geçen yılın aynı ayına göre yaklaşık %1’lik artış göstererek 5,5 milyona, toplam doluluk oranı ise %80,2’ye ulaştı. *  Aralık ayında, toplam doluluk geçen yılın aynı dönemine göre 0,5 puan arttı. Dış Hat doluluk 0,5 puanlık artışla %80 olarak gerçekleşirken, İç Hat uçuşlarda ise %84 doluluk oranına ulaşıldı. *  Dıştan dışa transfer yolcu sayısında yaklaşık %3’lük bir artış yaşandı. Dıştan dışa transfer yolcu hariç yurt dışı yolcu sayısında ise %8’lik bir artış yaşandı. *  Kargo ve Posta hacmi, geçtiğimiz aylardaki çift haneli büyüme trendine devam ederek, geçen yılın aynı dönemine göre %20 arttı. Kargodaki bu büyümeye %33 ile K. Amerika, %33 ile Afrika, %17 ile Uzak Doğu ve %17 ile Avrupa katkı sağladı. *  Aralık ayında geçen yılın aynı dönemine göre yolcu doluluk oranında Afrika’da yaklaşık 2,5 puan, K. Amerika, Uzak Doğu ve Orta Doğu’da ise 1’er puanlık artış gerçekleşti. Ocak-Aralık 2018 Trafik Sonuçları Değerlendirmesine Göre ise; *  2018 yılında 2017’ye göre talepte ve yolcu sayısında yaklaşık %10 artış sağlandı ve yolcu sayısı 75,2 milyona ulaştı. *  Toplam yolcu doluluk oranı, Ocak-Aralık döneminde 3 puanlık artış ile %82 olarak gerçekleşti. Yurt dışı yolcu doluluğu 3 puan artarak %81 seviyesine ulaşırken, yurt içi yolcu doluluğu ise yaklaşık 1 puan artarak %85 seviyesine ulaştı. *  Dıştan dışa transfer yolcu (transit yolcu) hariç tutulduğunda yurt dışı yolcu sayısında yaklaşık %12’lik önemli bir artış yaşandı. *  2018 yılında toplam taşınan Kargo ve Posta, geçen seneye göre %25 artarak 1,4 milyon tona ulaştı.   Türk Hava Yolları Hakkında: 1933 yılında 5 uçaktan oluşan mütevazı bir filo ile kurulan Star İttifakı üyesi Türk Hava Yolları, bugün 332 (yolcu ve kargo) uçaklık filosu ile 49 yurtiçi, 257 uluslararası olmak üzere dünyanın 124 ülkesindeki 306 noktaya uçan havayolu şirketidir. Türk Hava Yolları ile ilgili daha geniş bilgiye www.turkishairlines.com web adresinden veya Facebook,Twitter, YouTube, Linkedİn ve Instagram hesapları üzerinden ulaşılabilir.   Star İttifakı Hakkında: Türk Hava Yolları, ilk küresel havayolu ittifakı olarak 1997 yılında kurulan ve uluslararası ölçekte seyahat edenler için dünya genelinde ulaşım, tanınırlık ve benzersiz hizmet sunan Star İttifakı (Star Alliance)’na üye havayolu şirketidir. Air Transport World tarafından “Market Leadership Award” ve Business Traveller Magazine ile Skytrax tarafından “Best Airline Alliance“ ödülleri gibi çok sayıda ödüle lâyık görülen Star İttifakı’na üye havayolu şirketleri; Adria Airways, Aegean Airlines, Air Canada, Air China, Air India, Air New Zealand, ANA, Asiana Airlines, Austrian, Avianca, Avianca Brasil, Brussels Airlines, Copa Airlines, Croatia Airlines, EGYPTAIR, Ethiopian Airlines, EVA Air, LOT Polish Airlines, Lufthansa, Scandinavian Airlines, Shenzhen Airlines, Singapore Airlines, South African Airways, SWISS, TAP Air Portugal, THAI, Turkish Airlines ve United’dır. Star İttifakı hâlihazırda, 193 ülkedeki 1.317 havalimanına 18.800’den fazla günlük uçuş sağlamaktadır. Bununla birlikte, Star Alliance Bağlantı Ortağı (Connecting Partner) Juneyao Airlines tarafından da yine bu kapsamda bağlantılı uçuşlar sunulmaktadır.

Türk Hava Yolları, geçtiğimiz Aralık ayında %80,2 doluluk oranına ulaştı.

 

2018 Aralık ayı yolcu ve kargo trafik sonuçlarını açıklayan Türk Hava Yolları, bu ayda %80,2’lik doluluk oranına ulaştı. Yolcu sayısı, ücretli yolcu kilometre ve doluluklardaki artış, Türkiye’ye ve Türk Hava Yolları’na olan talep artışının yıl sonunda da devam ettiğinin önemli bir göstergesi oldu.

Aralık 2018 Trafik Sonuçları Değerlendirmesine Göre;

 

*  Taşınan yolcu sayısı geçen yılın aynı ayına göre yaklaşık %1’lik artış göstererek 5,5 milyona, toplam doluluk oranı ise %80,2’ye ulaştı.

*  Aralık ayında, toplam doluluk geçen yılın aynı dönemine göre 0,5 puan arttı. Dış Hat doluluk 0,5 puanlık artışla %80 olarak gerçekleşirken, İç Hat uçuşlarda ise %84 doluluk oranına ulaşıldı.

*  Dıştan dışa transfer yolcu sayısında yaklaşık %3’lük bir artış yaşandı. Dıştan dışa transfer yolcu hariç yurt dışı yolcu sayısında ise %8’lik bir artış yaşandı.

*  Kargo ve Posta hacmi, geçtiğimiz aylardaki çift haneli büyüme trendine devam ederek, geçen yılın aynı dönemine göre %20 arttı. Kargodaki bu büyümeye %33 ile K. Amerika, %33 ile Afrika, %17 ile Uzak Doğu ve %17 ile Avrupa katkı sağladı.

*  Aralık ayında geçen yılın aynı dönemine göre yolcu doluluk oranında Afrika’da yaklaşık 2,5 puan, K. Amerika, Uzak Doğu ve Orta Doğu’da ise 1’er puanlık artış gerçekleşti.

Ocak-Aralık 2018 Trafik Sonuçları Değerlendirmesine Göre ise;

*  2018 yılında 2017’ye göre talepte ve yolcu sayısında yaklaşık %10 artış sağlandı ve yolcu sayısı 75,2 milyona ulaştı.

*  Toplam yolcu doluluk oranı, Ocak-Aralık döneminde 3 puanlık artış ile %82 olarak gerçekleşti. Yurt dışı yolcu doluluğu 3 puan artarak %81 seviyesine ulaşırken, yurt içi yolcu doluluğu ise yaklaşık 1 puan artarak %85 seviyesine ulaştı.

*  Dıştan dışa transfer yolcu (transit yolcu) hariç tutulduğunda yurt dışı yolcu sayısında yaklaşık %12’lik önemli bir artış yaşandı.

*  2018 yılında toplam taşınan Kargo ve Posta, geçen seneye göre %25 artarak 1,4 milyon tona ulaştı.

 

Türk Hava Yolları Hakkında:

1933 yılında 5 uçaktan oluşan mütevazı bir filo ile kurulan Star İttifakı üyesi Türk Hava Yolları, bugün 332 (yolcu ve kargo) uçaklık filosu ile 49 yurtiçi, 257 uluslararası olmak üzere dünyanın 124 ülkesindeki 306 noktaya uçan havayolu şirketidir. Türk Hava Yolları ile ilgili daha geniş bilgiye www.turkishairlines.com web adresinden veya Facebook,TwitterYouTubeLinkedİn ve Instagram hesapları üzerinden ulaşılabilir.

 

Star İttifakı Hakkında:

Türk Hava Yolları, ilk küresel havayolu ittifakı olarak 1997 yılında kurulan ve uluslararası ölçekte seyahat edenler için dünya genelinde ulaşım, tanınırlık ve benzersiz hizmet sunan Star İttifakı (Star Alliance)’na üye havayolu şirketidir. Air Transport World tarafından “Market Leadership Award” ve Business Traveller Magazine ile Skytrax tarafından “Best Airline Alliance“ ödülleri gibi çok sayıda ödüle lâyık görülen Star İttifakı’na üye havayolu şirketleri; Adria Airways, Aegean Airlines, Air Canada, Air China, Air India, Air New Zealand, ANA, Asiana Airlines, Austrian, Avianca, Avianca Brasil, Brussels Airlines, Copa Airlines, Croatia Airlines, EGYPTAIR, Ethiopian Airlines, EVA Air, LOT Polish Airlines, Lufthansa, Scandinavian Airlines, Shenzhen Airlines, Singapore Airlines, South African Airways, SWISS, TAP Air Portugal, THAI, Turkish Airlines ve United’dır. Star İttifakı hâlihazırda, 193 ülkedeki 1.317 havalimanına 18.800’den fazla günlük uçuş sağlamaktadır. Bununla birlikte, Star Alliance Bağlantı Ortağı (Connecting Partner) Juneyao Airlines tarafından da yine bu kapsamda bağlantılı uçuşlar sunulmaktadır.



from Aeroportist I Güncel Havacılık Haberleri http://bit.ly/2TFrNWy
via IFTTT

Türk Hava Yolları, geçtiğimiz Aralık ayında %80,2 doluluk oranına ulaştı


via Aeroportist I Güncel Havacılık Haberleri http://bit.ly/2TFrNWy

Türk Hava Yolları İstanbul Havalimanı’ndan sefer yaptığı nokta sayısını 18’e yükseltiyor Türk Hava Yolları İstanbul Havalimanı’ndan sefer yaptığı nokta sayısını 18’e yükseltiyor.   Türk Hava Yolları, İstanbul Havalimanı’ndan yurt dışında Paris, Frankfurt, Münih, Tiflis, Aşkabat, Moskova ve Kuveyt’e, yurt içinde ise Diyarbakır, Hatay ve Kayseri noktalarına uçuş başlatıyor. İstanbul Havalimanı’ndan hali hazırda Ankara, Gaziantep, Adana, İzmir, Trabzon, Antalya, Ercan ve Bakü olmak üzere 8 noktaya sefer icra eden Türk Hava Yolları, 10 Ocak tarihi itibariyle 2’si iç (Diyarbakır, Hatay), 5’i dış (Paris, Frankfurt, Münih, Tiflis, Aşkabat)  hat toplam 7 noktaya sefer başlatıyor. 11 Ocak’ta ise 2 yurt dışı (Moskova, Kuveyt), 1 yurt içi (Kayseri) hattı uçuş ağına ekleyerek İstanbul Havalimanı’ndan uçtuğu nokta sayısını 18’e yükseltecek.   İstanbul Havalimanı çıkışlı bugün başlayan seferlere ait detaylı bilgiler şöyledir; İstanbul Havalimanı-Paris seferleri haftada 7 frekans karşılıklı olarak gerçekleştirilecek olup İstanbul’dan Paris’e tüm vergiler dâhil gidiş-dönüş 129 USD’den başlayan açılışa özel fiyatlarla seyahat edilebilir. İstanbul Havalimanı-Frankfurt seferleri haftada 7 frekans karşılıklı olarak gerçekleştirilecek olup İstanbul’dan Frankfurt’a tüm vergiler dâhil gidiş-dönüş 129 USD’den başlayan açılışa özel fiyatlarla seyahat gerçekleştirilebilir. İstanbul Havalimanı-Münih seferleri haftada 5 frekans (Salı, Perşembe, Cuma, Cumartesi, Pazar) karşılıklı olarak gerçekleştirilecek olup İstanbul’dan Münih’e tüm vergiler dâhil gidiş-dönüş 129 USD’den başlayan açılışa özel fiyatlarla gidilebilir. İstanbul Havalimanı-Tiflis seferleri haftada 7 frekans karşılıklı olarak gerçekleştirilecek olup İstanbul’dan Tiflis’e tüm vergiler dâhil gidiş-dönüş 109 USD’den başlayan açılışa özel fiyatlarla seyahat edilebilir. İstanbul Havalimanı-Aşkabat seferleri haftada 4 frekans (Salı, Perşembe, Cumartesi, Pazar) karşılıklı olarak gerçekleştirilecek olup İstanbul’dan Aşkabat’a tüm vergiler dâhil gidiş-dönüş 209 USD’den başlayan açılışa özel fiyatlarla seyahat gerçekleştirilebilir. Yurt içinde ise; İstanbul Havalimanı-Diyarbakır seferleri haftada 3 frekans (Salı, Perşembe, Pazar) karşılıklı olarak gerçekleştirilecek olup İstanbul’dan Diyarbakır’a tüm vergiler dâhil gidiş-dönüş 59 TL’den başlayan açılışa özel fiyatlarla seyahat edilebilir. İstanbul Havalimanı-Hatay seferleri haftada 3 frekans (Salı, Perşembe, Pazar) karşılıklı olarak gerçekleştirilecek olup İstanbul’dan Hatay’a tüm vergiler dâhil gidiş-dönüş 59 TL’den başlayan açılışa özel fiyatlarla seyahat gerçekleştirilebilir. Ayrıca günde 1 kez icra edilen İstanbul Havalimanı-Ankara seferleri 10 Ocak itibariyle günde 2’ye yükseliyor. İstanbul Havalimanı’ndan 11 Ocak tarihi itibariyle Moskova, Kuveyt ve Kayseri noktalarına uçuş başlatılacak olup, seferlere ait bilgiler şu şekildedir; İstanbul Havalimanı-Moskova seferleri haftada 5 frekans (Pazartesi, Çarşamba, Cuma, Cumartesi, Pazar) karşılıklı olarak gerçekleştirilecek olup İstanbul’dan Moskova’ya tüm vergiler dâhil gidiş-dönüş 129 USD’den başlayan açılışa özel fiyatlarla seyahat edilebilir. İstanbul Havalimanı-Kuveyt seferleri haftada 4 frekans (Pazartesi, Çarşamba, Cuma, Pazar) karşılıklı olarak gerçekleştirilecek olup İstanbul’dan Kuveyt’e tüm vergiler dâhil gidiş-dönüş 344 USD’den başlayan açılışa özel fiyatlarla gidilebilir. İstanbul Havalimanı-Kayseri seferleri haftada 4 frekans (Pazartesi, Çarşamba, Cuma, Cumartesi) karşılıklı olarak gerçekleştirilecek olup İstanbul’dan Kayseri’ye tüm vergiler dâhil gidiş-dönüş 59 TL’den başlayan açılışa özel fiyatlarla seyahat gerçekleştirilebilir. Türk Hava Yolları uçuşları ile ilgili ayrıntılı bilgilere www.turkishairlines.com web adresinden, 444 0 849 numaralı Çağrı Merkezi’nden veya satış ofislerinden ulaşılabilir.   Türk Hava Yolları Hakkında: 1933 yılında 5 uçaktan oluşan mütevazı bir filo ile kurulan Star İttifakı üyesi Türk Hava Yolları, bugün 332 (yolcu ve kargo) uçaklık filosu ile 49 yurtiçi, 256 uluslararası olmak üzere dünyanın 123 ülkesindeki 305 noktaya uçan havayolu şirketidir. Türk Hava Yolları ile ilgili daha geniş bilgiye www.turkishairlines.com web adresinden veya Facebook, Twitter, YouTube, Linkedİn ve Instagramhesapları üzerinden ulaşılabilir.   Star İttifakı Hakkında: Türk Hava Yolları, ilk küresel havayolu ittifakı olarak 1997 yılında kurulan ve uluslararası ölçekte seyahat edenler için dünya genelinde ulaşım, tanınırlık ve benzersiz hizmet sunan Star İttifakı (Star Alliance)’na üye havayolu şirketidir. Air Transport World tarafından “Market Leadership Award” ve Business Traveller Magazine ile Skytrax tarafından “Best Airline Alliance“ ödülleri gibi çok sayıda ödüle lâyık görülen Star İttifakı’na üye havayolu şirketleri; Adria Airways, Aegean Airlines, Air Canada, Air China, Air India, Air New Zealand, ANA, Asiana Airlines, Austrian, Avianca, Avianca Brasil, Brussels Airlines, Copa Airlines, Croatia Airlines, EGYPTAIR, Ethiopian Airlines, EVA Air, LOT Polish Airlines, Lufthansa, Scandinavian Airlines, Shenzhen Airlines, Singapore Airlines, South African Airways, SWISS, TAP Air Portugal, THAI, Turkish Airlines ve United’dır. Star İttifakı hâlihazırda, 193 ülkedeki 1.317 havalimanına 18.800’den fazla günlük uçuş sağlamaktadır. Bununla birlikte, Star Alliance Bağlantı Ortağı (Connecting Partner) Juneyao Airlines tarafından da yine bu kapsamda bağlantılı uçuşlar sunulmaktadır.

Türk Hava Yolları İstanbul Havalimanı’ndan sefer yaptığı nokta sayısını 18’e yükseltiyor.

 

Türk Hava Yolları, İstanbul Havalimanı’ndan yurt dışında Paris, Frankfurt, Münih, Tiflis, Aşkabat, Moskova ve Kuveyt’e, yurt içinde ise Diyarbakır, Hatay ve Kayseri noktalarına uçuş başlatıyor.

İstanbul Havalimanı’ndan hali hazırda Ankara, Gaziantep, Adana, İzmir, Trabzon, Antalya, Ercan ve Bakü olmak üzere 8 noktaya sefer icra eden Türk Hava Yolları, 10 Ocak tarihi itibariyle 2’si iç (Diyarbakır, Hatay), 5’i dış (Paris, Frankfurt, Münih, Tiflis, Aşkabat)  hat toplam 7 noktaya sefer başlatıyor.

11 Ocak’ta ise 2 yurt dışı (Moskova, Kuveyt), 1 yurt içi (Kayseri) hattı uçuş ağına ekleyerek İstanbul Havalimanı’ndan uçtuğu nokta sayısını 18’e yükseltecek.

 

İstanbul Havalimanı çıkışlı bugün başlayan seferlere ait detaylı bilgiler şöyledir;

  • İstanbul Havalimanı-Paris seferleri haftada 7 frekans karşılıklı olarak gerçekleştirilecek olup İstanbul’dan Paris’e tüm vergiler dâhil gidiş-dönüş 129 USD’den başlayan açılışa özel fiyatlarla seyahat edilebilir.

  • İstanbul Havalimanı-Frankfurt seferleri haftada 7 frekans karşılıklı olarak gerçekleştirilecek olup İstanbul’dan Frankfurt’a tüm vergiler dâhil gidiş-dönüş 129 USD’den başlayan açılışa özel fiyatlarla seyahat gerçekleştirilebilir.

  • İstanbul Havalimanı-Münih seferleri haftada 5 frekans (Salı, Perşembe, Cuma, Cumartesi, Pazar) karşılıklı olarak gerçekleştirilecek olup İstanbul’dan Münih’e tüm vergiler dâhil gidiş-dönüş 129 USD’den başlayan açılışa özel fiyatlarla gidilebilir.

  • İstanbul Havalimanı-Tiflis seferleri haftada 7 frekans karşılıklı olarak gerçekleştirilecek olup İstanbul’dan Tiflis’e tüm vergiler dâhil gidiş-dönüş 109 USD’den başlayan açılışa özel fiyatlarla seyahat edilebilir.

  • İstanbul Havalimanı-Aşkabat seferleri haftada 4 frekans (Salı, Perşembe, Cumartesi, Pazar) karşılıklı olarak gerçekleştirilecek olup İstanbul’dan Aşkabat’a tüm vergiler dâhil gidiş-dönüş 209 USD’den başlayan açılışa özel fiyatlarla seyahat gerçekleştirilebilir.

Yurt içinde ise;

  • İstanbul Havalimanı-Diyarbakır seferleri haftada 3 frekans (Salı, Perşembe, Pazar) karşılıklı olarak gerçekleştirilecek olup İstanbul’dan Diyarbakır’a tüm vergiler dâhil gidiş-dönüş 59 TL’den başlayan açılışa özel fiyatlarla seyahat edilebilir.

  • İstanbul Havalimanı-Hatay seferleri haftada 3 frekans (Salı, Perşembe, Pazar) karşılıklı olarak gerçekleştirilecek olup İstanbul’dan Hatay’a tüm vergiler dâhil gidiş-dönüş 59 TL’den başlayan açılışa özel fiyatlarla seyahat gerçekleştirilebilir.

Ayrıca günde 1 kez icra edilen İstanbul Havalimanı-Ankara seferleri 10 Ocak itibariyle günde 2’ye yükseliyor.

İstanbul Havalimanı’ndan 11 Ocak tarihi itibariyle Moskova, Kuveyt ve Kayseri noktalarına uçuş başlatılacak olup, seferlere ait bilgiler şu şekildedir;

  • İstanbul Havalimanı-Moskova seferleri haftada 5 frekans (Pazartesi, Çarşamba, Cuma, Cumartesi, Pazar) karşılıklı olarak gerçekleştirilecek olup İstanbul’dan Moskova’ya tüm vergiler dâhil gidiş-dönüş 129 USD’den başlayan açılışa özel fiyatlarla seyahat edilebilir.

  • İstanbul Havalimanı-Kuveyt seferleri haftada 4 frekans (Pazartesi, Çarşamba, Cuma, Pazar) karşılıklı olarak gerçekleştirilecek olup İstanbul’dan Kuveyt’e tüm vergiler dâhil gidiş-dönüş 344 USD’den başlayan açılışa özel fiyatlarla gidilebilir.

  • İstanbul Havalimanı-Kayseri seferleri haftada 4 frekans (Pazartesi, Çarşamba, Cuma, Cumartesi) karşılıklı olarak gerçekleştirilecek olup İstanbul’dan Kayseri’ye tüm vergiler dâhil gidiş-dönüş 59 TL’den başlayan açılışa özel fiyatlarla seyahat gerçekleştirilebilir.

Türk Hava Yolları uçuşları ile ilgili ayrıntılı bilgilere www.turkishairlines.com web adresinden, 444 0 849 numaralı Çağrı Merkezi’nden veya satış ofislerinden ulaşılabilir.

 

Türk Hava Yolları Hakkında:

1933 yılında 5 uçaktan oluşan mütevazı bir filo ile kurulan Star İttifakı üyesi Türk Hava Yolları, bugün 332 (yolcu ve kargo) uçaklık filosu ile 49 yurtiçi, 256 uluslararası olmak üzere dünyanın 123 ülkesindeki 305 noktaya uçan havayolu şirketidir. Türk Hava Yolları ile ilgili daha geniş bilgiye www.turkishairlines.com web adresinden veya FacebookTwitterYouTubeLinkedİn ve Instagramhesapları üzerinden ulaşılabilir.

 

Star İttifakı Hakkında:

Türk Hava Yolları, ilk küresel havayolu ittifakı olarak 1997 yılında kurulan ve uluslararası ölçekte seyahat edenler için dünya genelinde ulaşım, tanınırlık ve benzersiz hizmet sunan Star İttifakı (Star Alliance)’na üye havayolu şirketidir. Air Transport World tarafından “Market Leadership Award” ve Business Traveller Magazine ile Skytrax tarafından “Best Airline Alliance“ ödülleri gibi çok sayıda ödüle lâyık görülen Star İttifakı’na üye havayolu şirketleri; Adria Airways, Aegean Airlines, Air Canada, Air China, Air India, Air New Zealand, ANA, Asiana Airlines, Austrian, Avianca, Avianca Brasil, Brussels Airlines, Copa Airlines, Croatia Airlines, EGYPTAIR, Ethiopian Airlines, EVA Air, LOT Polish Airlines, Lufthansa, Scandinavian Airlines, Shenzhen Airlines, Singapore Airlines, South African Airways, SWISS, TAP Air Portugal, THAI, Turkish Airlines ve United’dır. Star İttifakı hâlihazırda, 193 ülkedeki 1.317 havalimanına 18.800’den fazla günlük uçuş sağlamaktadır. Bununla birlikte, Star Alliance Bağlantı Ortağı (Connecting Partner) Juneyao Airlines tarafından da yine bu kapsamda bağlantılı uçuşlar sunulmaktadır.



from Aeroportist I Güncel Havacılık Haberleri http://bit.ly/2D24xwH
via IFTTT

Türk Hava Yolları İstanbul Havalimanı’ndan sefer yaptığı nokta sayısını 18’e yükseltiyor


via Aeroportist I Güncel Havacılık Haberleri http://bit.ly/2D24xwH

İRAN AMBARGOSU LOJİSTİK SEKTÖRÜNÜ NASIL ETKİLEYECEK?


via Aeroportist I Güncel Havacılık Haberleri http://bit.ly/2Fiak3y

Malta’da İkamet İzni ve Vatandaşlık


via Aeroportist I Güncel Havacılık Haberleri http://bit.ly/2QBqlCM

İRAN AMBARGOSU LOJİSTİK SEKTÖRÜNÜ NASIL ETKİLEYECEK? İRAN AMBARGOSU LOJİSTİK SEKTÖRÜNÜ NASIL ETKİLEYECEK? Küresel gündemin son aylardaki öncelikli konularından biri ABD’nin İran’a ambargo uygulama kararı oldu. Her ne kadar İran’ın Birleşmiş Milletler Uluslararası Adalet Mahkemesine ABD aleyhine yaptığı başvuru neticesinde bu karar askıya alınmış olsa da önümüzdeki günlerde ABD tarafından bu kararın uygulanması olasılığı güncelliğini koruyor. Öncellikle belirtmek gerekir ki; komşumuz olan bir ülkeye ABD tarafından uygulanması uygun görünen bu yaptırımların Türkiye’de ticaret yapan firmalar açısından birtakım problemler ve iş kaybına neden olacağını düşünüyoruz.  Uluslararası siyaset ve diplomasi dilinde ‘yaptırım’ veya ‘ambargo’ kavramları, bir devlet, devletler grubu ya da örgüt aracılığıyla diğer bir devletin istenen çizgiye getirilmesi olarak açıklanıyor. Dünyanın farklı coğrafyalarında ülkeler arasında uygulanagelen bu yaptırımlarla ilgili sebep-sonuç ilişkisinin doğru kurulması ve hesaplanması gerekiyor. Bilindiği üzere geçtiğimiz yıllarda Birleşmiş Milletler uluslararası anlaşmalar ve güvenlik ihlallerini neden göstererek İran’a neredeyse 35 yıl süren ambargo uygulamıştı. Her ne kadar yaptırım kavramının hedefinde genelde bir ya da birden fazla devlet yer alıyor olsa da yaptırımların etkisi yalnızca hedef alınan merci ile sınırlı kalmıyor. Aracı kurumlar, buna bağlı alt sektörler ve devletin durumu, ekonomik, askeri ve siyasi gücü uyarınca küresel etkilere de neden olabiliyor. İran gibi petrol zengini bir devlete enerji alanında kısıtlamalar getirildiğinde tedarikçiler, aracı kurumlar, taşımacılık sektörü ve küresel petrol piyasası da bu kısıtlamalardan etkileniyor. Yaptırımları Türk lojistik sektörü açısından incelersek; ortaya iki farklı sonuç çıktığını söylemek mümkün. Öncelikle lojistik sektörünün dış ticaret ile paralel bir ivmeye sahip olduğunu belirtmek gerekiyor. Türkiye ve doğu komşumuz İran arasındaki ticaret hacmi, 2017 yılında 10,7 milyar dolar civarında gerçekleşti. Türkiye, İran’dan büyük çoğunluğu petrol-doğal gaz alımı olmak üzere 7,5 milyar dolar civarında ithalat yaparken, altın, çelik profil, lif levha ve otomotiv yan sanayi ürünleri ağırlıklı olmak üzere 3 milyar dolardan fazla ihracat gerçekleştirdi. 2017-2018 yıllarında iki devlerin üst düzey temsilcileri arasında yapılan görüşmeler ile 30 milyar dolarlık bir ticaret hacminin gerçekleşmesi hedefi kondu. Ülke ekonomimizin temel taşlarından birinin ihracat ve tabii ki hizmet ihracatı olduğu düşünüldüğünde İran’a uygulanması söz konusu olan yaptırımların çok ciddi sonuçları olacağını söylemek mümkün. Çünkü ülkemizin imalat, tekstil, inşaat, makine, sağlık ve turizm konusunda ciddi yetişmiş insan gücü ve bilgi birikimi var. İran’ın pazarını açma konusunda daha istekli davranması halinde hem ticaret hacmi artar hem de açığımız azalabilir. Bunun tam tersi gerçekleştiğinde yani uluslararası piyasanın İran’a tekrar ambargo uygulaması durumunda elbette başta İran ekonomisi zarar görecektir ama ticaret ortaklarına da zarar verecektir. Büyük resim İran’a uygulanacak ambargodan zarar görebileceğimizi bize söylüyor. Lojistik sektörü açısından özellikle güneyde atıl kalacak TIR filoları gündeme gelecek. Bunların yanı sıra İran’a uygulanan ambargonun son bulmasının ardından buraya yatırım yapan birçok UTİKAD üyesi olduğunu da biliyoruz. İran sınırları içinde faaliyet gösteren Türk lojistik firmalarının akıbeti de bizi endişelendiriyor. Ancak tüm bu endişeleri yaşarken duruma farklı bir açıdan yaklaşmak da mümkün tabii ki. Türk lojistik sektörü olarak en büyük hedefimiz uluslararası bir hub yani aktarma merkezi olabilmek. Hem devletin hem de özel sektörün tüm çalışmaları bu hedef çerçevesinde gerçekleşiyor. Bu noktada İran belki de en güçlü rakibimiz olarak karşımıza çıkıyor.  “Özellikle Çin pazarından Kafkas ülkelerine yapılacak pazarda Türkiye ve İran bu ticaretin tam göbeğinde kalıyor. İran’ın taşımacılık alanındaki imkânlarını düşündüğümüzde Çin’den Azerbaycan’a, Türkmenistan’a İran üzerinden gitmek daha avantajlı kalıyor. Aynı zamanda Bander Abbas Limanı da verimli bir aktarma merkezi olarak Mersin Limanı’yla rekabet halinde bulunuyor. İran’ın oyun dışı kalması Türkiye’nin lojistik sektörü anlamında güçlenmesini bir deyişle tercih edilme oranını arttıracaktır. Ancak tüm bu olası gelişmelerin karşısında enerji sektöründe yaşanacak dar boğazı da gözden kaçırmamak gerekiyor. Petrol ve doğalgaz ithalatımızın yüzde 17’sini İran’dan sağladığımız düşünüldüğünde ambargonun yarardan çok zarara yol açması söz konusu olabilir. Emre ELDENER UTİKAD Yönetim Kurulu Başkanı Kaynak:UTİKAD

İRAN AMBARGOSU LOJİSTİK SEKTÖRÜNÜ NASIL ETKİLEYECEK?

Küresel gündemin son aylardaki öncelikli konularından biri ABD’nin İran’a ambargo uygulama kararı oldu. Her ne kadar İran’ın Birleşmiş Milletler Uluslararası Adalet Mahkemesine ABD aleyhine yaptığı başvuru neticesinde bu karar askıya alınmış olsa da önümüzdeki günlerde ABD tarafından bu kararın uygulanması olasılığı güncelliğini koruyor. Öncellikle belirtmek gerekir ki; komşumuz olan bir ülkeye ABD tarafından uygulanması uygun görünen bu yaptırımların Türkiye’de ticaret yapan firmalar açısından birtakım problemler ve iş kaybına neden olacağını düşünüyoruz.  Uluslararası siyaset ve diplomasi dilinde ‘yaptırım’ veya ‘ambargo’ kavramları, bir devlet, devletler grubu ya da örgüt aracılığıyla diğer bir devletin istenen çizgiye getirilmesi olarak açıklanıyor. Dünyanın farklı coğrafyalarında ülkeler arasında uygulanagelen bu yaptırımlarla ilgili sebep-sonuç ilişkisinin doğru kurulması ve hesaplanması gerekiyor. Bilindiği üzere geçtiğimiz yıllarda Birleşmiş Milletler uluslararası anlaşmalar ve güvenlik ihlallerini neden göstererek İran’a neredeyse 35 yıl süren ambargo uygulamıştı. Her ne kadar yaptırım kavramının hedefinde genelde bir ya da birden fazla devlet yer alıyor olsa da yaptırımların etkisi yalnızca hedef alınan merci ile sınırlı kalmıyor. Aracı kurumlar, buna bağlı alt sektörler ve devletin durumu, ekonomik, askeri ve siyasi gücü uyarınca küresel etkilere de neden olabiliyor. İran gibi petrol zengini bir devlete enerji alanında kısıtlamalar getirildiğinde tedarikçiler, aracı kurumlar, taşımacılık sektörü ve küresel petrol piyasası da bu kısıtlamalardan etkileniyor.

Yaptırımları Türk lojistik sektörü açısından incelersek; ortaya iki farklı sonuç çıktığını söylemek mümkün. Öncelikle lojistik sektörünün dış ticaret ile paralel bir ivmeye sahip olduğunu belirtmek gerekiyor. Türkiye ve doğu komşumuz İran arasındaki ticaret hacmi, 2017 yılında 10,7 milyar dolar civarında gerçekleşti. Türkiye, İran’dan büyük çoğunluğu petrol-doğal gaz alımı olmak üzere 7,5 milyar dolar civarında ithalat yaparken, altın, çelik profil, lif levha ve otomotiv yan sanayi ürünleri ağırlıklı olmak üzere 3 milyar dolardan fazla ihracat gerçekleştirdi. 2017-2018 yıllarında iki devlerin üst düzey temsilcileri arasında yapılan görüşmeler ile 30 milyar dolarlık bir ticaret hacminin gerçekleşmesi hedefi kondu.

Ülke ekonomimizin temel taşlarından birinin ihracat ve tabii ki hizmet ihracatı olduğu düşünüldüğünde İran’a uygulanması söz konusu olan yaptırımların çok ciddi sonuçları olacağını söylemek mümkün. Çünkü ülkemizin imalat, tekstil, inşaat, makine, sağlık ve turizm konusunda ciddi yetişmiş insan gücü ve bilgi birikimi var. İran’ın pazarını açma konusunda daha istekli davranması halinde hem ticaret hacmi artar hem de açığımız azalabilir. Bunun tam tersi gerçekleştiğinde yani uluslararası piyasanın İran’a tekrar ambargo uygulaması durumunda elbette başta İran ekonomisi zarar görecektir ama ticaret ortaklarına da zarar verecektir.

Büyük resim İran’a uygulanacak ambargodan zarar görebileceğimizi bize söylüyor. Lojistik sektörü açısından özellikle güneyde atıl kalacak TIR filoları gündeme gelecek. Bunların yanı sıra İran’a uygulanan ambargonun son bulmasının ardından buraya yatırım yapan birçok UTİKAD üyesi olduğunu da biliyoruz. İran sınırları içinde faaliyet gösteren Türk lojistik firmalarının akıbeti de bizi endişelendiriyor.

Ancak tüm bu endişeleri yaşarken duruma farklı bir açıdan yaklaşmak da mümkün tabii ki. Türk lojistik sektörü olarak en büyük hedefimiz uluslararası bir hub yani aktarma merkezi olabilmek. Hem devletin hem de özel sektörün tüm çalışmaları bu hedef çerçevesinde gerçekleşiyor. Bu noktada İran belki de en güçlü rakibimiz olarak karşımıza çıkıyor.  “Özellikle Çin pazarından Kafkas ülkelerine yapılacak pazarda Türkiye ve İran bu ticaretin tam göbeğinde kalıyor. İran’ın taşımacılık alanındaki imkânlarını düşündüğümüzde Çin’den Azerbaycan’a, Türkmenistan’a İran üzerinden gitmek daha avantajlı kalıyor. Aynı zamanda Bander Abbas Limanı da verimli bir aktarma merkezi olarak Mersin Limanı’yla rekabet halinde bulunuyor. İran’ın oyun dışı kalması Türkiye’nin lojistik sektörü anlamında güçlenmesini bir deyişle tercih edilme oranını arttıracaktır.

Ancak tüm bu olası gelişmelerin karşısında enerji sektöründe yaşanacak dar boğazı da gözden kaçırmamak gerekiyor. Petrol ve doğalgaz ithalatımızın yüzde 17’sini İran’dan sağladığımız düşünüldüğünde ambargonun yarardan çok zarara yol açması söz konusu olabilir.

Emre ELDENER

UTİKAD Yönetim Kurulu Başkanı

Kaynak:UTİKAD


from Aeroportist I Güncel Havacılık Haberleri http://bit.ly/2Fiak3y
via IFTTT

Malta’da İkamet İzni ve Vatandaşlık Malta’da İkamet İzni ve Vatandaşlık   Yatırımcılar şu dönemde yurtdışında oturum izni ve vatandaşlık almaya yönelmiş durumlar. Aslında oturum izni ve vatandaşlık bazı ülkeler için büyük bir gelir kaynağı. Yunanistan, Portekiz gibi birçok ülke özellikle oturum izni konusunda büyük hamleler yapsa da Malta aralarından sıyrılıyor ve yatırımcılar büyük ilgisini çekiyor.   Türkiye ve Avrupa’da yerli ve yabancı müvekkillerine hukuki danışmanlık hizmetleri sunan Av. Oğuz Kara’nın yazısı;   1) Malta Oturum İzni Biliyorsunuz Malta bir Avrupa Birliği devlet ve Malta oturum izninin aynı zamanda Schengen bölgesinde dolaşım hakkı verdiğini söylemeye gerek yok. Bu hak sadece oturum iznine sahip olan kişiye değil aynı zamanda bu kişinin aile fertlerine de veriliyor.   Malta oturum izni için gerekli kriterler ve özellikle maddi kıstas nedir diye soracak olursak… Malta hükümetine 30.000 Eur başvuru ödemesi yapılması gerekiyor. Bu ödeme yapıldıktan sonra asgari 320.000 Eur bedel üzerinden gayrimenkul satın alınması veya yıllık kira bedeli en az 12.000 Eur olacak şekilde 5 (beş) yıllık kira sözleşmesi yapılması lazım.   Bu iki aşama tamamlandıktan sonra 250.000 Eur tutarında devlet tahvili alınması gerekiyor. Bu devlet tahvili alımı esasında bir yatırım olup, 5 yıl sonra elde edilecek faiziyle birlikte oturum izni sahibi kişiye iade ediliyor.   Tabi tüm bunların yanında başvuru için sağlık sigortası, gelir durum belgesi gibi bir takım belgelerin de sunulması gerekiyor.   2) Malta Vatandaşlığı Malta vatandaşlık programı, Malta hükümeti tarafından çıkarılmış limitli kontenjana sahip bir program. Bu programa 18 yaşını doldurmuş herkes başvurabiliyor.   Malta vatandaşının ayrıcalıkları neler? Schengen bölgelerinde yaşayabiliyor, içinde ABD’nin de olduğu 160 ülkeye vizesiz seyahat edebiliyorsunuz ve Malta vatandaşı olarak tüm vatandaşlık haklarından yararlanabiliyorsunuz.   Bu programa başvuru için 650.000 Eur başvuru ücreti ödenmesi gerekiyor. Program aile üyeleri için de düzenleme getiriyor. Başvurucunun eşi ve 18 yaşından küçük çocuklarının her biri 25.000 Eur; 18-26 yaş arası çocukları ve 55 ve üstü ebeveynleri 50.000 Eur ek ücret ödüyor.   Başvuru üzerine, başvurucular hakkında araştırma yapılıyor ve bu araştırma için başvurucudan 7.500 Eur; eş, yetişkin çocuk ve ebeveynlerden 5.000 Eur; 13-18 yaş arası çocuklar için 3.000 Eur ödeme alınıyor.   Vatandaşlık için de en az 320.000 Eur bedel üzerinden gayrimenkul satın alınması veya yıllık kira bedeli minimum 16.000 Eur bedel üzerinden 5 (beş) yıllık kira sözleşmesi yapılması gerekiyor. Pasaport ve banka ücretleri için kişi başı ayrıca 700 Eur ücret ödeniyor.

Malta’da İkamet İzni ve Vatandaşlık

 

Yatırımcılar şu dönemde yurtdışında oturum izni ve vatandaşlık almaya yönelmiş durumlar.

Aslında oturum izni ve vatandaşlık bazı ülkeler için büyük bir gelir kaynağı. Yunanistan, Portekiz gibi birçok ülke özellikle oturum izni konusunda büyük hamleler yapsa da Malta aralarından sıyrılıyor ve yatırımcılar büyük ilgisini çekiyor.

 

Türkiye ve Avrupa’da yerli ve yabancı müvekkillerine hukuki danışmanlık hizmetleri sunan Av. Oğuz Kara’nın yazısı;

 

1) Malta Oturum İzni

Biliyorsunuz Malta bir Avrupa Birliği devlet ve Malta oturum izninin aynı zamanda Schengen bölgesinde dolaşım hakkı verdiğini söylemeye gerek yok. Bu hak sadece oturum iznine sahip olan kişiye değil aynı zamanda bu kişinin aile fertlerine de veriliyor.

 

Malta oturum izni için gerekli kriterler ve özellikle maddi kıstas nedir diye soracak olursak…

Malta hükümetine 30.000 Eur başvuru ödemesi yapılması gerekiyor. Bu ödeme yapıldıktan sonra asgari 320.000 Eur bedel üzerinden gayrimenkul satın alınması veya yıllık kira bedeli en az 12.000 Eur olacak şekilde 5 (beş) yıllık kira sözleşmesi yapılması lazım.

 

Bu iki aşama tamamlandıktan sonra 250.000 Eur tutarında devlet tahvili alınması gerekiyor. Bu devlet tahvili alımı esasında bir yatırım olup, 5 yıl sonra elde edilecek faiziyle birlikte oturum izni sahibi kişiye iade ediliyor.

 

Tabi tüm bunların yanında başvuru için sağlık sigortası, gelir durum belgesi gibi bir takım belgelerin de sunulması gerekiyor.

 

2) Malta Vatandaşlığı

Malta vatandaşlık programı, Malta hükümeti tarafından çıkarılmış limitli kontenjana sahip bir program. Bu programa 18 yaşını doldurmuş herkes başvurabiliyor.

 

Malta vatandaşının ayrıcalıkları neler? Schengen bölgelerinde yaşayabiliyor, içinde ABD’nin de olduğu 160 ülkeye vizesiz seyahat edebiliyorsunuz ve Malta vatandaşı olarak tüm vatandaşlık haklarından yararlanabiliyorsunuz.

 

Bu programa başvuru için 650.000 Eur başvuru ücreti ödenmesi gerekiyor. Program aile üyeleri için de düzenleme getiriyor. Başvurucunun eşi ve 18 yaşından küçük çocuklarının her biri 25.000 Eur; 18-26 yaş arası çocukları ve 55 ve üstü ebeveynleri 50.000 Eur ek ücret ödüyor.

 

Başvuru üzerine, başvurucular hakkında araştırma yapılıyor ve bu araştırma için başvurucudan 7.500 Eur; eş, yetişkin çocuk ve ebeveynlerden 5.000 Eur; 13-18 yaş arası çocuklar için 3.000 Eur ödeme alınıyor.

 

Vatandaşlık için de en az 320.000 Eur bedel üzerinden gayrimenkul satın alınması veya yıllık kira bedeli minimum 16.000 Eur bedel üzerinden 5 (beş) yıllık kira sözleşmesi yapılması gerekiyor.

Pasaport ve banka ücretleri için kişi başı ayrıca 700 Eur ücret ödeniyor.



from Aeroportist I Güncel Havacılık Haberleri http://bit.ly/2QBqlCM
via IFTTT

ROLLS-ROYCE DÜNYANIN EN HIZLI UÇAĞINI ÜRETECEK


via Aeroportist I Güncel Havacılık Haberleri http://bit.ly/2QzShaf

Hitit 2018’de de dünyayı uçurdu


via Aeroportist I Güncel Havacılık Haberleri http://bit.ly/2VHGOJt

ROLLS-ROYCE DÜNYANIN EN HIZLI UÇAĞINI ÜRETECEK ROLLS-ROYCE DÜNYANIN EN HIZLI UÇAĞINI ÜRETECEK Rolls-Royce, dünyanın en hızlı ve tamamen elektrikle çalışan uçağını üretmek amacıyla zorlu bir yarış için kolları sıvadı. Bu sıfır emisyonlu uçağın, saatte 480 km’nin üzerinde hız hedefiyle birlikte rekorlar kitabına girmesi bekleniyor. İngiltere’nin güneybatısında bulunan Gloucestershire’ın dış kesimlerinde bir hangarın içerisinde Rolls-Royce’tan ve başka birçok yerden görevlendirilmiş arı gibi çalışan İngiliz mühendisler, tasarımcılar ve veri uzmanlarından oluşan bir ekip, tarih yazmaya hazırlanıyor. Bu ekip, daha önce eşi benzeri görülmemiş, yüksek performanslı bir elektrikli uçak üzerinde çalışıyor. 2020 yılında İngiltere semalarında uçması planlanan uçağın saatte 480 km hıza ulaşmasıve dünyanın en hızlı elektrikli uçağı olarak tarihe geçmesi bekleniyor. Bu rekor kırma girişim Rolls-Royce’un elektrifikasyonda lider olma stratejisini destekleyici üçüncü bir havacılık dalgasının öncüsü olma amacıyla oluşturulmuş Uçuşun Elektrifikasyonunu Hızlandırma (ACCEL) isimli girişiminin bir parçası. Elektrikli motor ve kumanda üreticisi YASA ile havacılık start-up’ı Electroflight dahil olmak üzere birçok ortağın bir araya geldiği ACCEL, kısmen İngiliz hükümeti tarafından finanse ediliyor. Ekipte, elektrikli uçağın tasarlanması için Formula E yarışı dünyasının en iyi isimleri bir araya geliyor. Havacılık Tarihinde Devrim Yaratacak Bir Adım Rolls-Royce, ACCEL projesini Farnborough Air Show’da duyurdu. “ACCEL, havacılık tarihinde devrim yaratacak bir adım,” diyen Rolls-Royce ACCEL proje yöneticisi Matheu Parr sözlerini şöyle sürdürüyor: “Teknoloji harikası bir elektrik sistemiyle çalışacak olan bu uçak, uçuş için şimdiye kadar üretilmiş en güçlü bataryaya sahip olacak. Önümüzdeki yıl, Galler sahil şeridindeki bir iniş pistinde altın madalya için uçmadan önce uçağın kabiliyetlerini, birçok zorlu test ortamında ortaya koyacağız.” İnovasyon ve ilklerle dolu tarihiyle Rolls-Royce, böyle iddialı işlere oldukça alışık. Şirket, 1931 yılında İngiltere’nin prestijli Schneider Kupasını almasına yardımcı olarak Rolls-Royce’u havacılıkta lider konuma getiren bir zafer kazanmasını sağladı. İngiltere’nin rekor kıran yarışçı deniz uçağının ismi Supermarine S.6B. Rolls-Royce’un “R” motoruyla birlikte o gün, saatte 343 mil yaptı. Kıyaslamak gerekirse, 2017 yılında Siemens tarafından tamamen elektrikli bir uçakla kırılan mevcut rekor saatte 210 mil. Parr ve ekibi, modern e-uçuş sınırlarını aşmaya ve hatta Supermarine’in rekorunu kırmaya çalışıyor. Bunu yapmak için bir dizi eşsiz zorlukların üstesinden gelmeleri gerekecek. Birçok hız ve performans rekorunu kıracak kadar güçlü, uçacak kadar hafif ve aşırı ısınmayacak kadar stabil, büyük bir batarya üretmek zorundalar. Parr, “Saniyede 20.000’den fazla veri göstergesini izliyor, pervanelere güç sağlamak ve itiş kuvveti oluşturmakla görevli aktarma organlarının batarya voltajını, sıcaklığını ve genel sağlığını ölçüyoruz. Şimdiden, benzersiz tasarım ve entegrasyon zorluklarından birçok ders çıkardık, ayrıca sadece elektrikli ve sıfır emisyonlu uçak alanında bir öncü olmamızı değil, bu alanın liderliğini de yapmamızı sağlayacak know-how’ı elde ediyoruz. Bu noktada kendimize olan güvenimiz sınırsız.” şeklinde konuştu. Rolls-Royce Holdings plc hakkında Rolls-Royce, gezegenimizin temel enerji ihtiyaçlarını karşılamak üzere en temiz, en emniyetli ve en rekabetçi çözümleri beraberinde getiren gelişmiş teknolojilerin öncü üreticisidir. Rolls-Royce’un 150’den fazla ülkede müşterileri bulunmaktadır. Bu müşteriler arasında 400’ün üzerinde havayolu ve leasing müşterisi, 160 silahlı kuvvetler, 70 donanma dahil olmak üzere 4.000 denizcilik müşterisi ve 5.000’in üzerinde enerji ve nükleer müşterisi yer almaktadır. 2017 yılı ekonomik kârı 15 milyar sterlindir. Bu tutarın yaklaşık yarısı, satış sonrası hizmetlerden elde edilmiştir. Aralık 2017 sonu itibarıyla firmanın aldığı ve ilan ettiği brüt sipariş tutarı 78,5 milyar sterlindir. Rolls-Royce 2017’de AR-GE çalışmalarına 1,4 milyar sterlin yatırım yapmıştır. Ayrıca Rolls-Royce mühendislerini bilimsel araştırmanın öncüsü kılan 31 farklı Üniversite Teknoloji Merkezinden oluşan küresel bir ağı desteklemektedir. Rolls-Royce’un 50 ülkede 55.000 çalışanı bulunmaktadır. Bunların yaklaşık 19.400’ü mühendistir. Grup, stajyer ve yeni mezun istihdamı ilkesine ve çalışanların becerilerinin geliştirilmesi hususuna kuvvetle bağlıdır. 2017’de dünya çapındaki eğitim programları aracılığıyla 313 yeni mezun ve 339 stajyer istihdam edilmiştir.

ROLLS-ROYCE DÜNYANIN EN HIZLI UÇAĞINI ÜRETECEK

Rolls-Royce, dünyanın en hızlı ve tamamen elektrikle çalışan uçağını üretmek amacıyla zorlu bir yarış için kolları sıvadı. Bu sıfır emisyonlu uçağın, saatte 480 km’nin üzerinde hız hedefiyle birlikte rekorlar kitabına girmesi bekleniyor.

İngiltere’nin güneybatısında bulunan Gloucestershire’ın dış kesimlerinde bir hangarın içerisinde Rolls-Royce’tan ve başka birçok yerden görevlendirilmiş arı gibi çalışan İngiliz mühendisler, tasarımcılar ve veri uzmanlarından oluşan bir ekip, tarih yazmaya hazırlanıyor. Bu ekip, daha önce eşi benzeri görülmemiş, yüksek performanslı bir elektrikli uçak üzerinde çalışıyor. 2020 yılında İngiltere semalarında uçması planlanan uçağın saatte 480 km hıza ulaşmasıve dünyanın en hızlı elektrikli uçağı olarak tarihe geçmesi bekleniyor.

Bu rekor kırma girişim Rolls-Royce’un elektrifikasyonda lider olma stratejisini destekleyici üçüncü bir havacılık dalgasının öncüsü olma amacıyla oluşturulmuş Uçuşun Elektrifikasyonunu Hızlandırma (ACCEL) isimli girişiminin bir parçası. Elektrikli motor ve kumanda üreticisi YASA ile havacılık start-up’ı Electroflight dahil olmak üzere birçok ortağın bir araya geldiği ACCEL, kısmen İngiliz hükümeti tarafından finanse ediliyor. Ekipte, elektrikli uçağın tasarlanması için Formula E yarışı dünyasının en iyi isimleri bir araya geliyor.

Havacılık Tarihinde Devrim Yaratacak Bir Adım

Rolls-Royce, ACCEL projesini Farnborough Air Show’da duyurdu. “ACCEL, havacılık tarihinde devrim yaratacak bir adım,” diyen Rolls-Royce ACCEL proje yöneticisi Matheu Parr sözlerini şöyle sürdürüyor: “Teknoloji harikası bir elektrik sistemiyle çalışacak olan bu uçak, uçuş için şimdiye kadar üretilmiş en güçlü bataryaya sahip olacak. Önümüzdeki yıl, Galler sahil şeridindeki bir iniş pistinde altın madalya için uçmadan önce uçağın kabiliyetlerini, birçok zorlu test ortamında ortaya koyacağız.”

İnovasyon ve ilklerle dolu tarihiyle Rolls-Royce, böyle iddialı işlere oldukça alışık. Şirket, 1931 yılında İngiltere’nin prestijli Schneider Kupasını almasına yardımcı olarak Rolls-Royce’u havacılıkta lider konuma getiren bir zafer kazanmasını sağladı. İngiltere’nin rekor kıran yarışçı deniz uçağının ismi Supermarine S.6B. Rolls-Royce’un “R” motoruyla birlikte o gün, saatte 343 mil yaptı. Kıyaslamak gerekirse, 2017 yılında Siemens tarafından tamamen elektrikli bir uçakla kırılan mevcut rekor saatte 210 mil.

Parr ve ekibi, modern e-uçuş sınırlarını aşmaya ve hatta Supermarine’in rekorunu kırmaya çalışıyor. Bunu yapmak için bir dizi eşsiz zorlukların üstesinden gelmeleri gerekecek. Birçok hız ve performans rekorunu kıracak kadar güçlü, uçacak kadar hafif ve aşırı ısınmayacak kadar stabil, büyük bir batarya üretmek zorundalar. Parr, “Saniyede 20.000’den fazla veri göstergesini izliyor, pervanelere güç sağlamak ve itiş kuvveti oluşturmakla görevli aktarma organlarının batarya voltajını, sıcaklığını ve genel sağlığını ölçüyoruz. Şimdiden, benzersiz tasarım ve entegrasyon zorluklarından birçok ders çıkardık, ayrıca sadece elektrikli ve sıfır emisyonlu uçak alanında bir öncü olmamızı değil, bu alanın liderliğini de yapmamızı sağlayacak know-how’ı elde ediyoruz. Bu noktada kendimize olan güvenimiz sınırsız.” şeklinde konuştu.

Rolls-Royce Holdings plc hakkında

  • Rolls-Royce, gezegenimizin temel enerji ihtiyaçlarını karşılamak üzere en temiz, en emniyetli ve en rekabetçi çözümleri beraberinde getiren gelişmiş teknolojilerin öncü üreticisidir.
  • Rolls-Royce’un 150’den fazla ülkede müşterileri bulunmaktadır. Bu müşteriler arasında 400’ün üzerinde havayolu ve leasing müşterisi, 160 silahlı kuvvetler, 70 donanma dahil olmak üzere 4.000 denizcilik müşterisi ve 5.000’in üzerinde enerji ve nükleer müşterisi yer almaktadır.
  • 2017 yılı ekonomik kârı 15 milyar sterlindir. Bu tutarın yaklaşık yarısı, satış sonrası hizmetlerden elde edilmiştir. Aralık 2017 sonu itibarıyla firmanın aldığı ve ilan ettiği brüt sipariş tutarı 78,5 milyar sterlindir.
  • Rolls-Royce 2017’de AR-GE çalışmalarına 1,4 milyar sterlin yatırım yapmıştır. Ayrıca Rolls-Royce mühendislerini bilimsel araştırmanın öncüsü kılan 31 farklı Üniversite Teknoloji Merkezinden oluşan küresel bir ağı desteklemektedir.
  • Rolls-Royce’un 50 ülkede 55.000 çalışanı bulunmaktadır. Bunların yaklaşık 19.400’ü mühendistir.
  • Grup, stajyer ve yeni mezun istihdamı ilkesine ve çalışanların becerilerinin geliştirilmesi hususuna kuvvetle bağlıdır. 2017’de dünya çapındaki eğitim programları aracılığıyla 313 yeni mezun ve 339 stajyer istihdam edilmiştir.



from Aeroportist I Güncel Havacılık Haberleri http://bit.ly/2QzShaf
via IFTTT

Hitit 2018’de de dünyayı uçurdu Hitit tamamı yerli çözümleriyle global havayolu yazılımına yön vermeyi sürdürüyor Hitit 2018’de de dünyayı uçurdu   Havacılık yazılımları alanında Türkiye’nin ilk, dünyanın ise beşinci teknoloji firması olma özelliğini taşıyan Hitit; tamamı yerli ve yenilikçi yazılımları ile dünyada havayolu yazılım sektöründe bir Türk markası olarak yükselmeye devam ediyor. 2018 yılında da büyüme ivmesini devam ettiren Hitit Avrupa, Asya, Ortadoğu ve Afrika’da 16 ülkeden 23 havayolu firmasına sunduğu yazılım çözümleri ile 160 havayolunda 65 milyonun üzerinde yolcunun seyahat etmesini sağladı.    1994 yılında iki kadın girişimci Nur Gökman ve Dilek Ovacık tarafından kurulan Hitit; yeni nesil, tamamı yerli havayolu yazılım ürünleri ile aralarındaAfganistan, Almanya, Angola, Gana, Fransa, Kırgızistan, Mısır, Namibya, Nijerya, Suudi Arabistan, Pakistan, Ürdün, Tanzanya, Tunus, Türkmenistan olduğu 16 farklı ülkeden 23 havayolu firmasının teknolojik altyapısını sağlıyor. Bir Türk markası olarak havayolu firmalarının; rezervasyon, biletleme, check-in, yolcu kalkış kontrolü, ekip planlama, sadakat yönetimi, tarife ve ekip planlama, charter yönetim ihtiyaçları ve hatta gelir-gider muhasebesi alanlarındaki tüm ihtiyaçlarını tamamı yerli yazılımları ile karşılıyor. Asya-Pasifik’in En Büyüklerinden PIA’nın tercihi Hitit oldu Her yıl havayolu iş ortaklarının sayısını arttıran Hitit, 2018 yılında dünyanın çeşitli kesimlerinden önemli iş ortaklıklarına imza attı. Afganistan’dan Kam Air, Gana’dan Passion Air ile çalışmaya başlayan Hitit, Pakistan’ın en büyük havayolu firması olan Pakistan Uluslararası Havayolları’nı (PIA) bünyesine dahil etti. Türkiye’nin adını dünyaya taşımaya devam ediyor 25 yılda yenilikçi çözümleri ve hizmet kalitesi ile havacılık yazılımı alanında adını hızla duyurmaya devam eden Hitit, 2018 yılında üç farklı ödüle layık görüldü. “Avrupa’nın Lider PSS (Yolcu Servis Sistemleri) Sağlayıcısı” ve `En İyi Online Havayolu Yolcu Rezervasyon Sistemi” ödüllerini kazanan Hitit’in teknoloji alanında “Yılın Kadın CEO”su seçilen Genel Müdürü Nur Gökman firmanın 2018 performansı hakkında şunları söyledi: “Üretiminin yarısından fazlasını ihraç eden bir firma olarak katma değerli bir yıl geçirdik. İş ortaklarımızı, kazanımlarımızı ve AR-GE yatırımlarımızı büyüttüğümüz, rakiplerimizi de geride bıraktığımız bir yıldı 2018. Yerli yazılımımızla, yabancı coğrafyalarda milyonlarca insanın seyahat etmesini sağladık. En son teknolojiyle donanmış yazılım çözümlerimiz ve müşteri memnuniyetini azami seviyeye çıkartan hizmet anlayışımızla beş kıtaya yayıldık. TİM 500 Büyük Hizmet İhracatçısı sıralamasında ülke genelinde 194., sektörümüzde de sekizinci olduk. 2019 yılında 25. yılımızı geride bırakırken, iki kadın girişimci olarak bugün geldiğimiz nokta bizi çok mutlu ediyor. Dünya pazarında var olmakla kalmayıp, aynı zamanda trendleri belirleyen bir pazar oyuncusu haline gelen Hitit, bundan sonra da ülkemizin ismini yurt dışında layıkıyla duyurmaya devam edecek.” Havacılık sektörü küresel çapta destekleniyor Havayolu yazılımları alanında, bir Türk markası olarak yakaladığı küresel başarıyla büyümeye devam eden Hitit; sektörün devamlılığı ve geleceği için de üzerine düşeni yapmaya devam etti. Yıl boyu düzenlenen pek çok fuar, konferans ve sempozyuma sponsor olan Hitit, aynı zamanda Türkiye’yi de havacılık sektörünün önemli buluşma noktalarından biri haline getiren Partner’s Event’e ev sahipliği yaptı. Katıldığı ve düzenlediği etkinliklerde birikim, uzmanlık ve donanımını paylaşan Hitit havacılık yazılımı sektöründe Türkiye’nin ismini duyurmayı sürdürdü. Topluma katkı öncelikli   Topluma katkıyı kurum kültürünün önemli bir parçası olarak gören Hitit; Uçan Raketler adını verdiği sosyal sorumluluk projesini de başlattı. Türkiye Masa Tenisi Federasyonu ile birlikte geliştirilen “Uçan Raketler” projesiyle; çocukların küçük yaşlardan itibaren masa tenisi sporu ile buluşturulması, masa tenisi sayesinde sağlıklı yaşam ve düzenli spor yapma alışkanlığı kazanmaları amaçlanıyor. Pilot uygulaması Çorum’da yapılacak olan Uçan Raketler kapsamında; 55 okula masa tenisi masası ve malzemesi sağlandı. İlk yıl 185 öğretmene antrenörlük  kursu sağlanan proje ile 11 bin çocuğa ulaşıldı. 2019 yılında yeni illerle genişletilecek olan projenin, iş ortağı havayolları ile birlikte yurt dışında da hayata geçirilmesi hedefleniyor.

Hitit tamamı yerli çözümleriyle global havayolu yazılımına yön vermeyi sürdürüyor

Hitit 2018’de de dünyayı uçurdu

 

Havacılık yazılımları alanında Türkiye’nin ilk, dünyanın ise beşinci teknoloji firması olma özelliğini taşıyan Hitit; tamamı yerli ve yenilikçi yazılımları ile dünyada havayolu yazılım sektöründe bir Türk markası olarak yükselmeye devam ediyor. 2018 yılında da büyüme ivmesini devam ettiren Hitit Avrupa, Asya, Ortadoğu ve Afrika’da 16 ülkeden 23 havayolu firmasına sunduğu yazılım çözümleri ile 160 havayolunda 65 milyonun üzerinde yolcunun seyahat etmesini sağladı.

  

1994 yılında iki kadın girişimci Nur Gökman ve Dilek Ovacık tarafından kurulan Hitit; yeni nesil, tamamı yerli havayolu yazılım ürünleri ile aralarındaAfganistan, Almanya, Angola, Gana, Fransa, Kırgızistan, Mısır, Namibya, Nijerya, Suudi Arabistan, Pakistan, Ürdün, Tanzanya, Tunus, Türkmenistan olduğu 16 farklı ülkeden 23 havayolu firmasının teknolojik altyapısını sağlıyor. Bir Türk markası olarak havayolu firmalarının; rezervasyon, biletleme, check-in, yolcu kalkış kontrolü, ekip planlama, sadakat yönetimi, tarife ve ekip planlama, charter yönetim ihtiyaçları ve hatta gelir-gider muhasebesi alanlarındaki tüm ihtiyaçlarını tamamı yerli yazılımları ile karşılıyor.

Asya-Pasifik’in En Büyüklerinden PIA’nın tercihi Hitit oldu

Her yıl havayolu iş ortaklarının sayısını arttıran Hitit, 2018 yılında dünyanın çeşitli kesimlerinden önemli iş ortaklıklarına imza attı. Afganistan’dan Kam Air, Gana’dan Passion Air ile çalışmaya başlayan Hitit, Pakistan’ın en büyük havayolu firması olan Pakistan Uluslararası Havayolları’nı (PIA) bünyesine dahil etti.

Türkiye’nin adını dünyaya taşımaya devam ediyor

25 yılda yenilikçi çözümleri ve hizmet kalitesi ile havacılık yazılımı alanında adını hızla duyurmaya devam eden Hitit, 2018 yılında üç farklı ödüle layık görüldü. “Avrupa’nın Lider PSS (Yolcu Servis Sistemleri) Sağlayıcısı” ve `En İyi Online Havayolu Yolcu Rezervasyon Sistemi” ödüllerini kazanan Hitit’in teknoloji alanında “Yılın Kadın CEO”su seçilen Genel Müdürü Nur Gökman firmanın 2018 performansı hakkında şunları söyledi: “Üretiminin yarısından fazlasını ihraç eden bir firma olarak katma değerli bir yıl geçirdik. İş ortaklarımızı, kazanımlarımızı ve AR-GE yatırımlarımızı büyüttüğümüz, rakiplerimizi de geride bıraktığımız bir yıldı 2018. Yerli yazılımımızla, yabancı coğrafyalarda milyonlarca insanın seyahat etmesini sağladık. En son teknolojiyle donanmış yazılım çözümlerimiz ve müşteri memnuniyetini azami seviyeye çıkartan hizmet anlayışımızla beş kıtaya yayıldık. TİM 500 Büyük Hizmet İhracatçısı sıralamasında ülke genelinde 194., sektörümüzde de sekizinci olduk. 2019 yılında 25. yılımızı geride bırakırken, iki kadın girişimci olarak bugün geldiğimiz nokta bizi çok mutlu ediyor. Dünya pazarında var olmakla kalmayıp, aynı zamanda trendleri belirleyen bir pazar oyuncusu haline gelen Hitit, bundan sonra da ülkemizin ismini yurt dışında layıkıyla duyurmaya devam edecek.”

Havacılık sektörü küresel çapta destekleniyor

Havayolu yazılımları alanında, bir Türk markası olarak yakaladığı küresel başarıyla büyümeye devam eden Hitit; sektörün devamlılığı ve geleceği için de üzerine düşeni yapmaya devam etti. Yıl boyu düzenlenen pek çok fuar, konferans ve sempozyuma sponsor olan Hitit, aynı zamanda Türkiye’yi de havacılık sektörünün önemli buluşma noktalarından biri haline getiren Partner’s Event’e ev sahipliği yaptı. Katıldığı ve düzenlediği etkinliklerde birikim, uzmanlık ve donanımını paylaşan Hitit havacılık yazılımı sektöründe Türkiye’nin ismini duyurmayı sürdürdü.

Topluma katkı öncelikli  

Topluma katkıyı kurum kültürünün önemli bir parçası olarak gören Hitit; Uçan Raketler adını verdiği sosyal sorumluluk projesini de başlattı. Türkiye Masa Tenisi Federasyonu ile birlikte geliştirilen “Uçan Raketler” projesiyle; çocukların küçük yaşlardan itibaren masa tenisi sporu ile buluşturulması, masa tenisi sayesinde sağlıklı yaşam ve düzenli spor yapma alışkanlığı kazanmaları amaçlanıyor. Pilot uygulaması Çorum’da yapılacak olan Uçan Raketler kapsamında; 55 okula masa tenisi masası ve malzemesi sağlandı. İlk yıl 185 öğretmene antrenörlük  kursu sağlanan proje ile 11 bin çocuğa ulaşıldı. 2019 yılında yeni illerle genişletilecek olan projenin, iş ortağı havayolları ile birlikte yurt dışında da hayata geçirilmesi hedefleniyor.



from Aeroportist I Güncel Havacılık Haberleri http://bit.ly/2VHGOJt
via IFTTT

DÜNYANIN EN BÜYÜK GEÇİCİ YAPISI “BOAT SHOW TUZLA” İÇİN KURULUYOR Denizcilik sektörünün kalbinin atacağı, 16 Şubat’ta başlayacak Boat Show Tuzla Kara Fuarı için, Viaport Marina’ya dünyanın en büyük geçici mega yapısı kuruluyor! Bu yıl ikincisi düzenlenecek olan Boat Show Tuzla, hem karada hem denizde 16 – 25 Şubat tarihleri arasında ziyaretçisiyle buluşmaya hazırlanıyor. 150’den fazla firmanın katılım sağlayacağı fuara, 75 bin’e yakın ziyaretçinin gelmesi bekleniyor. Kendi evinde, kendi fuarını düzenleyen Via Fuarcılık, Boat Show Tuzla ile sektörün lider tekne, marin ekipman ve aksesuar firmalarını bir araya getiriyor. Dünyanın en büyük geçici mega yapısının kurulduğu Viaport Marina’da, inşaat alanında da bir rekor gerçekleştiriliyor. 35 bin metrekarelik geçici mega yapının kurulumu 20 gün gibi bir sürede tamamlanıyor. Mega Yapı kurulumunda 100 kişi görev yapıyor! Dünyanın en önemli fuarları arasında gösterilen Boat Show Tuzla Kara Fuarı için 100 kişilik bir inşaat ekibi gece gündüz demeden çalışıyor. Hazırlıkların büyük ölçüde tamamlandığı fuar alanında Şubat ayının başından itibaren tekneler getirilmeye başlayacak. Kapalı alanı 4 Hall’den oluşacak olan fuarda, 20m den büyük tekneler deniz alanında sergilenebilecek. Tüm katılımcıların aynı salonda birbirine paralel şekilde daha görünür ve ulaşılabilir şekilde konumlanmasına olanak sağlayan “Mega Yapı”, teknolojik olarak da önemli altyapıya sahip. Ziyaretçilerin fuarı rahatça gezebilmeleri adına birbiriyle bağlantılı 4 ayrı salondan oluşan Boat Show Tuzla Mega Yapısı, sergilenecek teknelerin de sıkıştırılmadan daha rahat sergilenmesine olanak tanıyor. Ölçüleriyle Türkiye’de ki en geniş konstrüksiyon sistemi olan yapı, ısıtma-soğutma sistemi altyapısı ile her türlü hava koşuluna da hazırlıklı olarak tüm katılımcı ve ziyaretçileri ağırlayacak. Türkiye’nin en çok katılımcısı olan Boat Show’u başlıyor! Ülkemizde son yıllarda özellikle savunma sanayii alanında gelişme kaydeden denizcilik sektörü, özel sektörün de hareketlenmesine neden oldu. Özellikle yat üretimi konusunda dünyanın sayılı ülkeleri arasında yer alan Türkiye, bu başarısını denizcilik fuarlarıyla taçlandırıyor. Tuzla Viaport Marina’da kendi evinde düzenlenen Boat Show ve Yacht Show ile birlikte birçok firma, teknelerini deniz severlerle buluşturma şansı yakalıyor.Teknelerin denizde ve karada sergileneceği fuar için hummalı bir çalışma devam ediyor. 50 Bin TL’den 120 Milyon TL’ye Büyük Tekne Şovu, 16 Şubat’da Boat Show Tuzla Kara Fuarı’nda Dünyada ilk kez, Şubat fuarını hem kara alanında hem deniz alanında tekne tutkunları ile buluşturan Boat Show Tuzla Kara Fuarı’nın ikincisi, 16-25 Şubat tarihleri arasında Viaport Marina Tuzla’da gerçekleşecek. Via Fuarcılık; Boat Show Fuarlarını, Gemi ve Yat sektörünün üretim merkezi olan Tuzla’ya taşıyarak sektöre büyük kolaylıklar sağlayan ve ziyaretçilerin, beğendikleri tekneleri denizde test etme imkanını da ilk defa bir Şubat Kara Fuarı’nda sağlamış oldu. Boat Show Tuzla Kara Fuarı, 20 metre üstü tekneleri, Katamaranları ve guletleri denizde sergileyerek Türkiye Boat Show fuarını dünya üçüncülüğüne taşıdı. Sektörün lider markalarının, en önemli yerli üreticileri ile dünya devi yabancı markaların katıldığı Boat Show Tuzla Kara Fuarı’nda bu yıl fiyatları 50 Bin TL ile 120 Milyon TL arasında değişen 200’den fazla tekne sergilenecek.

Denizcilik sektörünün kalbinin atacağı, 16 Şubat’ta başlayacak Boat Show Tuzla Kara Fuarı için, Viaport Marina’ya dünyanın en büyük geçici mega yapısı kuruluyor!

Bu yıl ikincisi düzenlenecek olan Boat Show Tuzla, hem karada hem denizde 16 – 25 Şubat tarihleri arasında ziyaretçisiyle buluşmaya hazırlanıyor. 150’den fazla firmanın katılım sağlayacağı fuara, 75 bin’e yakın ziyaretçinin gelmesi bekleniyor. Kendi evinde, kendi fuarını düzenleyen Via Fuarcılık, Boat Show Tuzla ile sektörün lider tekne, marin ekipman ve aksesuar firmalarını bir araya getiriyor. Dünyanın en büyük geçici mega yapısının kurulduğu Viaport Marina’da, inşaat alanında da bir rekor gerçekleştiriliyor. 35 bin metrekarelik geçici mega yapının kurulumu 20 gün gibi bir sürede tamamlanıyor.

Mega Yapı kurulumunda 100 kişi görev yapıyor!

Dünyanın en önemli fuarları arasında gösterilen Boat Show Tuzla Kara Fuarı için 100 kişilik bir inşaat ekibi gece gündüz demeden çalışıyor. Hazırlıkların büyük ölçüde tamamlandığı fuar alanında Şubat ayının başından itibaren tekneler getirilmeye başlayacak.

Kapalı alanı 4 Hall’den oluşacak olan fuarda, 20m den büyük tekneler deniz alanında sergilenebilecek. Tüm katılımcıların aynı salonda birbirine paralel şekilde daha görünür ve ulaşılabilir şekilde konumlanmasına olanak sağlayan “Mega Yapı”, teknolojik olarak da önemli altyapıya sahip. Ziyaretçilerin fuarı rahatça gezebilmeleri adına birbiriyle bağlantılı 4 ayrı salondan oluşan Boat Show Tuzla Mega Yapısı, sergilenecek teknelerin de sıkıştırılmadan daha rahat sergilenmesine olanak tanıyor. Ölçüleriyle Türkiye’de ki en geniş konstrüksiyon sistemi olan yapı, ısıtma-soğutma sistemi altyapısı ile her türlü hava koşuluna da hazırlıklı olarak tüm katılımcı ve ziyaretçileri ağırlayacak.

Türkiye’nin en çok katılımcısı olan Boat Show’u başlıyor!

Ülkemizde son yıllarda özellikle savunma sanayii alanında gelişme kaydeden denizcilik sektörü, özel sektörün de hareketlenmesine neden oldu. Özellikle yat üretimi konusunda dünyanın sayılı ülkeleri arasında yer alan Türkiye, bu başarısını denizcilik fuarlarıyla taçlandırıyor. Tuzla Viaport Marina’da kendi evinde düzenlenen Boat Show ve Yacht Show ile birlikte birçok firma, teknelerini deniz severlerle buluşturma şansı yakalıyor.Teknelerin denizde ve karada sergileneceği fuar için hummalı bir çalışma devam ediyor.

50 Bin TL’den 120 Milyon TL’ye Büyük Tekne Şovu, 16 Şubat’da Boat Show Tuzla Kara Fuarı’nda

Dünyada ilk kez, Şubat fuarını hem kara alanında hem deniz alanında tekne tutkunları ile buluşturan Boat Show Tuzla Kara Fuarı’nın ikincisi, 16-25 Şubat tarihleri arasında Viaport Marina Tuzla’da gerçekleşecek. Via Fuarcılık; Boat Show Fuarlarını, Gemi ve Yat sektörünün üretim merkezi olan Tuzla’ya taşıyarak sektöre büyük kolaylıklar sağlayan ve ziyaretçilerin, beğendikleri tekneleri denizde test etme imkanını da ilk defa bir Şubat Kara Fuarı’nda sağlamış oldu. Boat Show Tuzla Kara Fuarı, 20 metre üstü tekneleri, Katamaranları ve guletleri denizde sergileyerek Türkiye Boat Show fuarını dünya üçüncülüğüne taşıdı. Sektörün lider markalarının, en önemli yerli üreticileri ile dünya devi yabancı markaların katıldığı Boat Show Tuzla Kara Fuarı’nda bu yıl fiyatları 50 Bin TL ile 120 Milyon TL arasında değişen 200’den fazla tekne sergilenecek.



from Aeroportist I Güncel Havacılık Haberleri http://bit.ly/2FmfmvU
via IFTTT

Yüksek lisans yapmak iş gücüne katılmayı arttırıyor Yüksek lisans yapmak iş gücüne katılmayı arttırıyor Yüksek lisans yapmanın iş gücüne katılmayı kolaylaştırdığı günümüzde Beykoz Üniversitesi lisansüstü eğitimlerine ağırlık veriyor. Üniversite bünyesinde açılan İşletme, Uluslararası Ticaret ve Lojistik, İletişim Tasarımı ve Göstergebilim ile İş ve Örgüt Psikolojisi Yüksek Lisans Programları’na Bahar Dönemi başvuruları başladı. Sınırlı kontenjan ile öğrenci alacak bu programlara başvuru için son gün 11 Ocak 2019 Günümüz iş dünyasında lisans eğitimini iyi bir yüksek lisans programıyla devam ettiren bireyler rakiplerine karşı birkaç adım birden öne geçebiliyor, kariyer basamaklarını çok daha hızlı ve sağlam adımlarla tırmanabiliyor. Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü’nün (OECD) göstergelerine göre eğitim düzeyinin iş gücüne katılma ve yükselmedeki etkisi tahminlerin çok daha üzerinde. Lisans diploması olanların iş gücüne katılım ortalaması OECD 2018 raporuna göre yüzde 84, AB22’de yüzde 83 iken Türkiye’de yüzde 77. Yüksek lisans diploması olanların iş gücüne katılım ortalaması OECD’de yüzde 88, AB22’de yüzde 87, Türkiye’de ise yüzde 85. Yüksek lisans iş gücüne katılımı kolaylaştırıyor Bu rakamlara baktığımızda açıkça görülüyor ki Türkiye’de lisans diploması olanların iş gücüne katılma oranı OECD ve AB22 ortalamalarının altındayken, yüksek lisans da ise neredeyse aynı seviyede ilerliyor. Yüksek lisans yapmak iş gücüne katılabilme yüzdesini OECD’de ve AB22’de 4 puan arttırırken Türkiye’de 8 puan arttırıyor. Kısacası Türkiye’de yüksek lisans yapmak iş gücüne katılmakta OECD ve AB22’ye göre 2 kat daha fazla fırsat yaratıyor. Tüm bunların farkında olan ve öğrencilerine de aktaran, önlisans ve lisans eğitimindeki kalitesini kanıtlayan Beykoz Üniversitesi, lisansüstü eğitimlerine de ağırlık veriyor. Lisansüstü Programlar Enstitüsü’nde Bahar Dönemi kayıtlarını başlatan Beykoz Üniversitesi; İşletme (Tezsiz), Uluslararası Ticaret ve Lojistik (Tezli/Tezsiz), İletişim Tasarımı ve Göstergebilim (Tezli/Tezsiz) ile İş ve Örgüt Psikolojisi (Tezsiz) Yüksek Lisans Programı’na öğrenci alacak. Son gün 11 Ocak 2019 11 Ocak 2019’a kadar sürecek başvuru sürecinde adaylardan öncelikle en az 4 yıllık bir yükseköğretim programından mezun olduklarını gösteren lisans diploması veya mezuniyet belgesi istenecek. Tezsiz yüksek lisans programları için Akademik Personel ve Lisansüstü Eğitim Giriş Sınavı (ALES) puanı ya da yabancı dil şartı aranmayacak. Tezli yüksek lisans programlarında ise adayların ALES Eşit Ağırlık (EA) türünde en az 55 standart puanı almış olması gerekecek. Adaylar, başvurdukları programlara kabul için gerekli diğer sınav ve mülakatlara da katılmak zorunda olacak. Tüm değerlendirmeler sonunda ilan edilen sonuca göre kesin kayıt hakkı kazanan adayların kayıt tarihlerinde belge teslimi yapmaları gerekecek. Kayıt sırasında tüm işlemler belgelerin asılları ile yapılacak. Beykoz Üniversitesi Hakkında:  İstanbul Kavacık’ta 2016 yılında kurulan Beykoz Üniversitesi’nin temeli, 2008’de Beykoz Lojistik Meslek Yüksekokulu’nun kurulması ile atıldı. Rektör Prof. Dr. Mehmet Durman’ın yönetimindeki Beykoz Üniversitesi’nde; ‘İşletme ve Yönetim Bilimleri Fakültesi’, ‘Sanat ve Tasarım Fakültesi’, ‘Sosyal Bilimler Fakültesi’, ‘Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi’ olmak üzere dört fakülte, ‘Yabancı Diller Yüksekokulu’, ‘Sivil Havacılık Yüksekokulu’ olmak üzere iki yüksekokul, Meslek Yüksekokulu, Beykoz Lojistik Meslek Yüksekokulu olmak üzere iki meslek yüksekokulu ve yüksek lisans ve doktora programlarının sunulduğu bir Lisansüstü Programlar Enstitüsü yer almaktadır. 60688197 – career advice concept and business success support symbol as a group of businessmen and businesswomen climbing limited ladders but one individual that is helped by a pencil extending opportunity with 3d illustration elements.

DÜNYANIN EN BÜYÜK GEÇİCİ YAPISI “BOAT SHOW TUZLA” İÇİN KURULUYOR


via Aeroportist I Güncel Havacılık Haberleri http://bit.ly/2FmfmvU

Yüksek lisans yapmak iş gücüne katılmayı arttırıyor


via Aeroportist I Güncel Havacılık Haberleri http://bit.ly/2Fhxbw1

Pegasus’un Yarınlara Uçuyoruz Projesi’nde 2. başvuru dönemi başladı


via Aeroportist I Güncel Havacılık Haberleri http://bit.ly/2FkFiYS

Kolin İnşaat’tan Basın Açıklaması


via Aeroportist I Güncel Havacılık Haberleri http://bit.ly/2FokBdR

Pegasus’un Yarınlara Uçuyoruz Projesi’nde 2. başvuru dönemi başladı Pegasus’un Yarınlara Uçuyoruz Projesi’nde 2. başvuru dönemi başladı Pegasus Hava Yolları’nın, Sivil Toplum için Destek Vakfı koordinasyonunda ve Toplum Gönüllüleri Vakfı (TOG) yürütücülüğünde başlatılan Yarınlara Uçuyoruz Projesi kapsamında 2. başvuru dönemi başladı. Pegasus Hava Yolları’nın, Sivil Toplum için Destek Vakfı koordinasyonunda ve Toplum Gönüllüleri Vakfı (TOG) yürütücülüğünde başlatılan Yarınlara Uçuyoruz Projesi’nin 2. başvuru dönemi başladı. 18-29 yaş aralığındaki gençlerin Türkiye içindeki toplumsal fayda ve dayanışma temelli fikirlerini desteklemek amacıyla geliştirilen proje kapsamında başvurular, www.yarinlaraucuyoruz.com internet sitesi üzerinden yapılabiliyor. 9 Şubat 2019 tarihine kadar yapılacak başvuruların teknik değerlendirmesi yapıldıktan sonra, desteklenecek 10 proje fikri Yarınlara Uçuyoruz Projesi Değerlendirme Kurulu tarafından belirlenecek. Yarınlara Uçuyoruz Projesi’nin ilk başvuru dönemi sonucunda desteklenmek üzere seçilen 10 proje fikri hayata geçirilmeye başlandı. Yarınlara Uçuyoruz kapsamında; toplumsal fayda ve dayanışma temelli fikirleri için 45 genç Mardin, Gaziantep, Hatay, İzmir, Ordu, Artvin, Erzurum, Bingöl, Ardahan ve Muğla’ya seyahat ederek projelerini gerçekleştiriyor. Şubat ayının sonuna kadar tümü tamamlanacak olan projeler kapsamında şimdiye kadar 700’den fazlası çocuk olmak üzere 1000’e yakın kişiye ulaşıldı. Pegasus Hava Yolları Hakkında: 1990 yılında charter uçuşlarla havacılık sektörüne giriş yapan Pegasus, 2005 yılında ESAS Holding tarafından satın alınarak düşük maliyetli iş modelini benimsemiştir. Pegasus, uygun ücretle ulaşım imkânı sunan, Türkiye’nin lider düşük maliyetli havayoludur. Hava yolu ile yolculuğun herkesin hakkı olduğuna inanan Pegasus, uyguladığı “low cost (düşük maliyetli hava yolu)” modeli ile misafirlerine uygun fiyatlı, zamanında kalkan ve genç uçaklarla seyahat etme imkânı sağlamaktadır. Pegasus, misafirlerini 36’sı yurt içinde, 70’i yurt dışında olmak üzere toplam 41 ülkede 106 noktaya ulaştırmakta ve İstanbul Sabiha Gökçen üzerinden Türkiye ile Avrupa, Kuzey Afrika, Ortadoğu, Rusya, Orta Asya arasında bağlantılı uçuşlar gerçekleştirmektedir. Sivil Toplum için Destek Vakfı Hakkında: Sivil Toplum için Destek Vakfı sivil toplum ile bağışçılar arasında köprü görevi görmesi için kuruldu. Uyguladığı hibe programlarıyla sivil toplumun gelişimini desteklerken bağışçıların şeffaf, güvenilir, sosyal etkisi yüksek faaliyetleri destekleme ihtiyacını karşılamakta böylece bağışçılarla sivil toplum arasında uzun soluklu ilişkilerin kurulup yürütülmesiyle ilgili kolaylaştırıcı bir misyon üstlenmektedir. Hibe programlarını yürütme tecrübesi kapsamında Yarınlara Uçuyoruz Projesi’nin genel koordinasyon görevini üstlenmiştir. TOG Hakkında: TOG, gençliğin enerjisini toplumsal faydaya dönüştürmeyi amaçlayan bir değişim ve dönüşüm projesidir. Aralık 2002’de kurulan vakıf, gençlerin öncülüğünde ve yetişkinlerin rehberliğinde toplumsal barış, dayanışma ve değişimi amaçlıyor. Toplum Gönüllüsü gençler, üniversitelerinde kulüp, topluluk veya grup olarak örgütlenerek, belirledikleri ihtiyaçlara göre sürdürülebilir sosyal sorumluluk projelerini hayata geçiriyor. Bu projeler, sadece topluma katkı sağlamakla kalmıyor ayrıca gençlerin sorumluluk sahibi aktif bireyler olmalarına yardımcı olarak kişisel gelişimlerini destekliyor.

Pegasus’un Yarınlara Uçuyoruz Projesi’nde 2. başvuru dönemi başladı

Pegasus Hava Yolları’nın, Sivil Toplum için Destek Vakfı koordinasyonunda ve Toplum Gönüllüleri Vakfı (TOG) yürütücülüğünde başlatılan Yarınlara Uçuyoruz Projesi kapsamında 2. başvuru dönemi başladı.

Pegasus Hava Yolları’nın, Sivil Toplum için Destek Vakfı koordinasyonunda ve Toplum Gönüllüleri Vakfı (TOG) yürütücülüğünde başlatılan Yarınlara Uçuyoruz Projesi’nin 2. başvuru dönemi başladı. 18-29 yaş aralığındaki gençlerin Türkiye içindeki toplumsal fayda ve dayanışma temelli fikirlerini desteklemek amacıyla geliştirilen proje kapsamında başvurular, www.yarinlaraucuyoruz.com internet sitesi üzerinden yapılabiliyor. 9 Şubat 2019 tarihine kadar yapılacak başvuruların teknik değerlendirmesi yapıldıktan sonra, desteklenecek 10 proje fikri Yarınlara Uçuyoruz Projesi Değerlendirme Kurulu tarafından belirlenecek.

Yarınlara Uçuyoruz Projesi’nin ilk başvuru dönemi sonucunda desteklenmek üzere seçilen 10 proje fikri hayata geçirilmeye başlandı. Yarınlara Uçuyoruz kapsamında; toplumsal fayda ve dayanışma temelli fikirleri için 45 genç Mardin, Gaziantep, Hatay, İzmir, Ordu, Artvin, Erzurum, Bingöl, Ardahan ve Muğla’ya seyahat ederek projelerini gerçekleştiriyor. Şubat ayının sonuna kadar tümü tamamlanacak olan projeler kapsamında şimdiye kadar 700’den fazlası çocuk olmak üzere 1000’e yakın kişiye ulaşıldı.

Pegasus Hava Yolları Hakkında:

1990 yılında charter uçuşlarla havacılık sektörüne giriş yapan Pegasus, 2005 yılında ESAS Holding tarafından satın alınarak düşük maliyetli iş modelini benimsemiştir. Pegasus, uygun ücretle ulaşım imkânı sunan, Türkiye’nin lider düşük maliyetli havayoludur. Hava yolu ile yolculuğun herkesin hakkı olduğuna inanan Pegasus, uyguladığı “low cost (düşük maliyetli hava yolu)” modeli ile misafirlerine uygun fiyatlı, zamanında kalkan ve genç uçaklarla seyahat etme imkânı sağlamaktadır. Pegasus, misafirlerini 36’sı yurt içinde, 70’i yurt dışında olmak üzere toplam 41 ülkede 106 noktaya ulaştırmakta ve İstanbul Sabiha Gökçen üzerinden Türkiye ile Avrupa, Kuzey Afrika, Ortadoğu, Rusya, Orta Asya arasında bağlantılı uçuşlar gerçekleştirmektedir.

Sivil Toplum için Destek Vakfı Hakkında:

Sivil Toplum için Destek Vakfı sivil toplum ile bağışçılar arasında köprü görevi görmesi için kuruldu. Uyguladığı hibe programlarıyla sivil toplumun gelişimini desteklerken bağışçıların şeffaf, güvenilir, sosyal etkisi yüksek faaliyetleri destekleme ihtiyacını karşılamakta böylece bağışçılarla sivil toplum arasında uzun soluklu ilişkilerin kurulup yürütülmesiyle ilgili kolaylaştırıcı bir misyon üstlenmektedir. Hibe programlarını yürütme tecrübesi kapsamında Yarınlara Uçuyoruz Projesi’nin genel koordinasyon görevini üstlenmiştir.

TOG Hakkında:

TOG, gençliğin enerjisini toplumsal faydaya dönüştürmeyi amaçlayan bir değişim ve dönüşüm projesidir. Aralık 2002’de kurulan vakıf, gençlerin öncülüğünde ve yetişkinlerin rehberliğinde toplumsal barış, dayanışma ve değişimi amaçlıyor. Toplum Gönüllüsü gençler, üniversitelerinde kulüp, topluluk veya grup olarak örgütlenerek, belirledikleri ihtiyaçlara göre sürdürülebilir sosyal sorumluluk projelerini hayata geçiriyor. Bu projeler, sadece topluma katkı sağlamakla kalmıyor ayrıca gençlerin sorumluluk sahibi aktif bireyler olmalarına yardımcı olarak kişisel gelişimlerini destekliyor.



from Aeroportist I Güncel Havacılık Haberleri http://bit.ly/2FkFiYS
via IFTTT