21 Ekim 2018 Pazar

BAE Kargo dünyanın üçüncüsü


via Uçak Kargo | Hava Kargo | Kargo Taşımacılığı | Hava Kargo Türkiye https://ift.tt/2PKpz6P

BAE Kargo dünyanın üçüncüsü


via Uçak Kargo | Hava Kargo | Kargo Taşımacılığı | Hava Kargo Türkiye https://ift.tt/2PKpz6P

SMS – KAZALAR ve BUNLARDAN NASIL KAÇINILIR? 34


via Aeroportist I Güncel Havacılık Haberleri https://ift.tt/2NVCelM

SMS – KAZALAR ve BUNLARDAN NASIL KAÇINILIR? 34 SMS-   KAZALAR ve BUNLARDAN NASIL  KAÇINILIR?   34   Maliyet Fayda ya Karşı Bir havacılık işletmesini karlı ve emniyetli-güvenli yürütmek için üretim hedefleri ve emniyet hedeflerini yerine getirerek kalıcı bir denge sağlanır. Havacılıkta çalışma alanları tamamen ortadan kaldırılamayacak olan potansiyel güvensiz şartlarla doludur; yine de operasyonlar devam etmek zorundadır. Kimi şirketler “sıfır kaza” hedefini benimsemekte ve “emniyetin onların bir numaralı önceliği” olduğunu beyan etmekteler. Gerçek şu ki, tüm ticari havacılık organizasyonları hayatta kalabilmek için kar etmek zorundadır. Kar veya zarar şirketin üretim hedeflerine ulaşıp ulaşmaması konusu da doğrudan bir göstergedir. Bununla birlikte emniyet sürdürülebilirliği için tehlikeleri ortadan kaldırdığında muhtemelen gerçekleştirmiş olacağı bir önkoşuldur. Çoğu şirket için emniyet ölçütü kazalara dayalı kayıpların olmayışıdır. Fakat sırf geçmişte istenmeyen olayların gerçekleşmemiş olması ve bunların gelecekte de oluşmasını engellemez. Düzensiz emniyet kayıtları yürüten şirketlerde kazaların görülmeyişi bunların emniyetli faaliyet gösterdikleri anlamında değildir.   Bir şirket önemli bir kazayı veya kaybı takip etme ile ilgili kar ve zarar beyannamesi üzerinde olumsuz etkisi olabileceğinden dolayı, emniyet-güvenlik sorunu yaşayabilir. Bununla birlikte pek çok şirket yıllardır çok sayıda potansiyel güvensiz koşul altında faaliyetlerini yürütmekte ve bundan dolayı olumsuz sonuçlarla karşılaşmamaktadır. Bu güvensiz koşullar tanımlanmadığı ve ileriye yönelik emniyet yönetimi ile düzeltilmediği sürece şirket “kayıpların bulunmayışı” ile kanıtlandığı şekilde emniyet hedeflerini yerine getirdiğini düşünebilir. İşin gerçeği ise, yalnızca şansı yaver gitmiştir.   Emniyet ve kar karşılıklı olarak birbirlerini ortadan kaldıramazlar. Kaliteli havacılık organizasyonları emniyetsiz koşulların düzeltilmesi için yapılan harcamaların uzun vadeli karlılığa yatırım olduğunun farkındalar  ve  para risk  tedbirlerine harcadığı için kazalar veya olaylara dayalı mali kayıplar azaltılmış olur. Düz bir kar-zarar bakış açısından kimi kayıp düzeyleri kabul edilebilir olurken, az sayıda şirket büyük kazaların ekonomik neticelerinin üstesinden gelmeyi başarabilir. Bu nedenle SMS in riskleri ele alışında güçlü bir ekonomik gereklilik yatmaktadır.   Bir Havayolunda çalıştığınızı farz edin. Burada söz konusu olan yeni elemanları işe almak veya size niçin o uçuşu almamanıza ve yeni bir pazara girmemenize dair gerekçeler öne sürerek zaman  harcayan bir “emniyet bölümü” oluşturmak değildir. Organizasyonunuz içinde, uçuşun nasıl emniyetli kılınacağı veya yeni pazara girmenin en iyi yolu hakkında düşünce yürüten tüm kişilerdir. Söz konusu olan günlük bazda riskleri idare eden, maliyet ile fayda arasında denge kuran ve doğru kararlar alan herkestir.   Bir Kazanın Maliyeti Bir kaza veya olayla bağlantılı maliyetler doğrudan, dolaylı ve endüstriyel/sosyal maliyetleri kapsar. Doğrudan maliyetleri takdir etmek genellikle kolaydır. Bunlar uçaktaki hasarları, yaralanmalardan dolayı tazminatları ve mülkiyete verilen zararları kapsarlar ki genellikle sigorta tarafından karşılanırlar. Dolaylı maliyetleri takdir etmek daha zordur. Bunlar sıklıkla karşılanmaz veya sigorta tazminatları tarafından tamamen ödenmez ve etkisi çoğunlukla sonradan ortaya çıkar. Sigorta endüstrisinde genel olarak dolaylı maliyetlerin sigorta altına alınabilecek talebin 5 ila 6 katı olabileceği kabul edilmektedir. Bu maliyetler telafi edilemez ve şunları kapsar: İş ve imaj kaybı; Yasal harçlar ve zarar talepleri; İşçi tazminatları tarafından karşılanmayan tıbbi giderler; Ekipman kullanım kaybı (veya gelir oluşturucu yeterliliklerin kaybı); Yaralanan kişilerden dolayı zaman kaybı ve yedek işçi giderleri; Artan sigorta primleri; Uçak tamir ve temizliği ve Hukuki cezalar.     Mehmet Ali Ataman 1.Ekim.2018

SMS-   KAZALAR ve BUNLARDAN NASIL  KAÇINILIR?   34

 

Maliyet Fayda ya Karşı

Bir havacılık işletmesini karlı ve emniyetli-güvenli yürütmek için üretim hedefleri ve emniyet hedeflerini yerine getirerek kalıcı bir denge sağlanır. Havacılıkta çalışma alanları tamamen ortadan kaldırılamayacak olan potansiyel güvensiz şartlarla doludur; yine de operasyonlar devam etmek zorundadır.

Kimi şirketler “sıfır kaza” hedefini benimsemekte ve “emniyetin onların bir numaralı önceliği” olduğunu beyan etmekteler. Gerçek şu ki, tüm ticari havacılık organizasyonları hayatta kalabilmek için kar etmek zorundadır. Kar veya zarar şirketin üretim hedeflerine ulaşıp ulaşmaması konusu da doğrudan bir göstergedir. Bununla birlikte emniyet sürdürülebilirliği için tehlikeleri ortadan kaldırdığında muhtemelen gerçekleştirmiş olacağı bir önkoşuldur. Çoğu şirket için emniyet ölçütü kazalara dayalı kayıpların olmayışıdır. Fakat sırf geçmişte istenmeyen olayların gerçekleşmemiş olması ve bunların gelecekte de oluşmasını engellemez. Düzensiz emniyet kayıtları yürüten şirketlerde kazaların görülmeyişi bunların emniyetli faaliyet gösterdikleri anlamında değildir.

 

Bir şirket önemli bir kazayı veya kaybı takip etme ile ilgili kar ve zarar beyannamesi üzerinde olumsuz etkisi olabileceğinden dolayı, emniyet-güvenlik sorunu yaşayabilir. Bununla birlikte pek çok şirket yıllardır çok sayıda potansiyel güvensiz koşul altında faaliyetlerini yürütmekte ve bundan dolayı olumsuz sonuçlarla karşılaşmamaktadır. Bu güvensiz koşullar tanımlanmadığı

ve ileriye yönelik emniyet yönetimi ile düzeltilmediği sürece şirket “kayıpların bulunmayışı” ile kanıtlandığı şekilde emniyet hedeflerini yerine getirdiğini düşünebilir. İşin gerçeği ise, yalnızca şansı yaver gitmiştir.

 

Emniyet ve kar karşılıklı olarak birbirlerini ortadan kaldıramazlar. Kaliteli havacılık organizasyonları emniyetsiz koşulların düzeltilmesi için yapılan harcamaların uzun vadeli karlılığa yatırım olduğunun farkındalar  ve  para risk  tedbirlerine harcadığı için kazalar veya olaylara dayalı mali kayıplar azaltılmış olur. Düz bir kar-zarar bakış açısından kimi kayıp düzeyleri kabul edilebilir olurken, az sayıda şirket büyük kazaların ekonomik neticelerinin üstesinden gelmeyi başarabilir. Bu nedenle SMS in riskleri ele alışında güçlü bir ekonomik gereklilik yatmaktadır.

 

Bir Havayolunda çalıştığınızı farz edin. Burada söz konusu olan yeni elemanları işe almak veya size niçin o uçuşu almamanıza ve yeni bir pazara girmemenize dair gerekçeler öne sürerek zaman  harcayan bir “emniyet bölümü” oluşturmak değildir. Organizasyonunuz içinde, uçuşun nasıl emniyetli kılınacağı veya yeni pazara girmenin en iyi yolu hakkında düşünce yürüten tüm kişilerdir. Söz konusu olan günlük bazda riskleri idare eden, maliyet ile fayda arasında denge kuran ve doğru kararlar alan herkestir.

 

Bir Kazanın Maliyeti

Bir kaza veya olayla bağlantılı maliyetler doğrudan, dolaylı ve endüstriyel/sosyal maliyetleri kapsar. Doğrudan maliyetleri takdir etmek genellikle kolaydır. Bunlar uçaktaki hasarları, yaralanmalardan dolayı tazminatları ve mülkiyete verilen zararları kapsarlar ki genellikle sigorta tarafından karşılanırlar. Dolaylı maliyetleri takdir etmek daha zordur. Bunlar sıklıkla karşılanmaz veya sigorta tazminatları tarafından tamamen ödenmez ve etkisi çoğunlukla sonradan ortaya çıkar.

Sigorta endüstrisinde genel olarak dolaylı maliyetlerin sigorta altına alınabilecek talebin 5 ila 6 katı olabileceği kabul edilmektedir. Bu maliyetler telafi edilemez ve şunları kapsar:

  • İş ve imaj kaybı;
  • Yasal harçlar ve zarar talepleri;
  • İşçi tazminatları tarafından karşılanmayan tıbbi giderler;
  • Ekipman kullanım kaybı (veya gelir oluşturucu yeterliliklerin kaybı);
  • Yaralanan kişilerden dolayı zaman kaybı ve yedek işçi giderleri;
  • Artan sigorta primleri;
  • Uçak tamir ve temizliği ve
  • Hukuki cezalar.

 

 

Mehmet Ali Ataman

1.Ekim.2018



from Aeroportist I Güncel Havacılık Haberleri https://ift.tt/2NVCelM
via IFTTT

BAE dünyanın üçüncü büyük hava kargo pazarına sahip olacak


via Aeroportist I Güncel Havacılık Haberleri https://ift.tt/2OBADGX

BAE dünyanın üçüncü büyük hava kargo pazarına sahip olacak Uluslararası Hava Taşımacılığı Birliği (IATA) tarafından hazırlanan yeni bir rapora göre, BAE 2018 yılında dünyanın en büyük üçüncü hava kargo pazarına sahip olacak. IATA’nın Havayolu Sektörü Tahminlerine göre , BAE’nin 2018’de, sadece ABD’nin (10,054.000 ton) ve Çin’in (5,639,000 ton ) gerisinde kalacağı , yaklaşık 5 milyon ton kargo taşınacağı tahmin ediliyor. Almanya (4.763.000 ton), Hong Kong (4,648,000 ton), Kore (3,487,000 ton), Japonya (3,480,000 ton), Birleşik Krallık (2.808.000 ton), Çin Taipei (2,350,000 ton) ve Hindistan (2,223,000 ton) IATA , havayolu sanayi tahmine göre Katar’ın dünyanın en hızlı büyüyen pazarlarından biri olacağını söylüyor. Raporda, kayda değer bir büyüme yüzde 5,7’lik bileşik yıllık büyüme oranı (CAGR) ile Katar olacak ve 1,484,000 tona ulaşacak. En hızlı büyüyen uluslararası rotalar, yılda yüzde 6,2 ile Orta Doğu ve Asya arasında olacak. Orta Doğu’da (yüzde 4,6),  Kuzey Amerika’dan Güney Amerika’ya (yüzde 3.9) ve Avrupa’dan Güney Afrika’ya (yüzde 3,8), güçlü bir şekilde büyüyecek. IATA Orta Doğu’nun tahminlere göre % 4.7’lik bir CAGR ile en hızlı büyüyen bölge olması bekleniyor. Hava kargo, küresel ekonomik sistemde her zamanki gibi hayati bir önem taşıyor. Bu yıl, toplam dünya ticaretinin yüzde 35’ine eşit olan, 6.8 trilyon dolardan fazla mal, dünya çapında hava yoluyla taşınacak. Hava taşımacılığı sektörünün son birkaç yılda gösterdiği büyüme olumlu bir görünüm sunsa da, ticaret savaşları hava kargo için yüksek risk oluşturmaktadır. Hava kargo bu tür ekonomi kısıtlamalar ve ticari korumacılık kısıtlamaları karşısında kırılgandır.

Uluslararası Hava Taşımacılığı Birliği (IATA) tarafından hazırlanan yeni bir rapora göre, BAE 2018 yılında dünyanın en büyük üçüncü hava kargo pazarına sahip olacak.

IATA’nın Havayolu Sektörü Tahminlerine göre , BAE’nin 2018’de, sadece ABD’nin (10,054.000 ton) ve Çin’in (5,639,000 ton ) gerisinde kalacağı , yaklaşık 5 milyon ton kargo taşınacağı tahmin ediliyor.

Almanya (4.763.000 ton), Hong Kong (4,648,000 ton), Kore (3,487,000 ton), Japonya (3,480,000 ton), Birleşik Krallık (2.808.000 ton), Çin Taipei (2,350,000 ton) ve Hindistan (2,223,000 ton)

IATA , havayolu sanayi tahmine göre Katar’ın dünyanın en hızlı büyüyen pazarlarından biri olacağını söylüyor.

Raporda, kayda değer bir büyüme yüzde 5,7’lik bileşik yıllık büyüme oranı (CAGR) ile Katar olacak ve 1,484,000 tona ulaşacak.

En hızlı büyüyen uluslararası rotalar, yılda yüzde 6,2 ile Orta Doğu ve Asya arasında olacak. Orta Doğu’da (yüzde 4,6),  Kuzey Amerika’dan Güney Amerika’ya (yüzde 3.9) ve Avrupa’dan Güney Afrika’ya (yüzde 3,8), güçlü bir şekilde büyüyecek.

IATA Orta Doğu’nun tahminlere göre % 4.7’lik bir CAGR ile en hızlı büyüyen bölge olması bekleniyor.

Hava kargo, küresel ekonomik sistemde her zamanki gibi hayati bir önem taşıyor.

Bu yıl, toplam dünya ticaretinin yüzde 35’ine eşit olan, 6.8 trilyon dolardan fazla mal, dünya çapında hava yoluyla taşınacak.

Hava taşımacılığı sektörünün son birkaç yılda gösterdiği büyüme olumlu bir görünüm sunsa da, ticaret savaşları hava kargo için yüksek risk oluşturmaktadır. Hava kargo bu tür ekonomi kısıtlamalar ve ticari korumacılık kısıtlamaları karşısında kırılgandır.



from Aeroportist I Güncel Havacılık Haberleri https://ift.tt/2OBADGX
via IFTTT

TİM İhracatta Engelleri Aşmak İçin 440 Delegesini İlk Kez İstanbul’da Topladı Türkiye İhracatçılar Meclisi’nin (TİM), 71 bin ihracatçısını temsil eden 440 delegesi ilk kez İstanbul’da bir araya getirdi. TİM Başkanı İsmail Gülle’nin ev sahipliğinde gerçekleştirilen TİM Delegeler Çalıştayı’na, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay ve Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan katıldı. Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Delegeler Çalıştayı, bu yıl ilk kez İstanbul’da düzenlendi. TİM Başkanı İsmail Gülle’nin ev sahipliğinde Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay ve Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan’ın katılımıyla gerçekleştirilen Çalıştay’a,TİM üyesi 71 bin ihracatçıyı temsilen 440 delege katıldı. Geniş bir katılımın olduğu Çalıştay’da ihracatçıların sorunları ve önerileri masaya yatırıldı. Çalıştay açışında konuşan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, “Üzerimizde oynanmaya çalışılan oyunları gördük, Yaşanan manipülatif dalgalanmaları bertaraf etmeye yönelik olarak gereken tedbirleri aldık ve yeni ekonomik reformları uygulamaya koyduk” diyerek yeni ekonomik ve ticari düzende Türkiye’nin önünü açacak kilit alanların Ar-Ge, yenilik, yüksek teknoloji, katma değer, tasarım, üretim ve markalaşma olduğuna işaret etti. Fuat Oktay şöyle devam etti: “Bu bağlamda, yatırım-üretim-istihdam-ihracat değer zincirini ön plana çıkaran, Ar-Ge, yenilik, tasarım ve markalaşma odaklı bir yaklaşımı öne çıkarıyoruz. Ve bu yaklaşımla yeni devlet destekleri kurguluyor, mevcut desteklerde iyileştirmelere gidiyoruz. Bunun yanı sıra, ihracatçılarımıza sağlanan hizmetlerde basitleştirmelere gidiyor, hizmetlere daha hızlı ulaşılmasına dönük çalışmalar sürdürüyoruz. Her ne pahasına olursa olsun orta gelir tuzağından kurtularak, yeni bir ruh ve atılımla yeni bir hikaye yazacağız. Bu çerçevede, üretim ve ihracata dayalı büyüme hedefimiz yüksek teknolojiye dayalı ve yüksek katma değerli ürünlerimizle hayata geçmelidir.” Fuat Oktay ayrıca “Ayda 20 milyar dolarlık ihracat rakamlarını ilk etapta bıraksak ve yeni hedeflere doğru çok daha hızlı gidebileceğimiz yol haritaları üzerinde dursak. Bunun çok kısa sürede gerçekleştireceğimize, hele hele yıllık 200 milyar dolar ihracat hedefini çok kısa sürede aşabileceğimize yürekten inanıyorum” dedi. Küresel konjonktürdeki tüm olumsuzluklara rağmen önemli başarılar sergileyebilen Türk ihracatçısının, önümüzdeki süreçte yeni başarılara imza atacak güce sahip olduğunu söyleyen Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan ise “Biz de Bakanlık olarak, ihracatımızı hem nicelik hem de nitelik açısından artırmak adına politikalarımızı kararlılıkla yürütecek, sizlerin yanında olmaya devam edeceğiz. Bu toplantıyı, ihracat ailemizin bir araya gelip fikir alışverişinde bulunabileceği, önümüzdeki zorlu ama ümit vadeden sürece yönelik istişareler yapılabilecek önemli bir buluşma olarak gördüğümü belirtmek istiyorum. Önümüzdeki süreçte güçlü bir Türkiye’nin varlığı için çok daha fazla çalışmamız, çok daha fazla akıl yormamız gerekmektedir. Bu yeni dönemde hepimize büyük iş düşüyor. İnanıyorum ki sizler de bu düşüncelerimi paylaşıyorsunuz ve bu dönemde de bizimle birlikte yürüyeceksiniz” dedi. “İhracat ailesi ülkemize kurulacak tuzakları bozacak en kritik yapılardan biridir” TİM Başkanı İsmail Gülle de konuşmasında ihracat ailesinin Türkiye’nin yerli gücü ve Türkiye’nin milli gücü olduğunu belirterek “Hiçbir tereddüttüm olmadan şunu ifade etmeliyim ki, ihracat ailesi ülkemize kurulacak tuzakları bozacak en kritik yapılardan biridir. Döviz kurları üzerinden ülkemize karşı oynanan oyunları, döviz kazandırıcı faaliyetleri genişleterek yine biz bozacağız. Bundan kimsenin şüphesi olmasın. Hedefimiz bellidir: Hedef dış ticaret fazlası veren Türkiye’dir” dedi. Eylül’de aylık bazda tüm zamanların en yüksek ihracatına ulaşıldığını hatırlatan Gülle, Ekim ayında da şimdiye kadar ki en yüksek aylık ihracat rakamlarından birini duyuracaklarını belirterek bu yıl 170 milyar doları aşarak yeni bir rekor kıracaklarını söyledi. “Güçlü Altyapı, Güçlü İnsan Kaynağı, Güçlü İhracat, Güçlü Ekonomi, Güçlü Türkiye” Devlet Yönetimindeki yenilik taleplerinin hayata geçtiği Genel Seçimlerin arkasından, İhracat ailesinin de değişim için irade göstermesinin bir rastlantı olmadığını söyleyen Gülle; “İhracat, Türkiye’nin değişim ve gelişim unsurlarından biridir, mütemmim cüzüdür. İhracat olmadan gelişim, değişim olmaz. Değişim ve gelişim yoksa ihracat olmaz” şeklinde konuştu. Gülle, 30 Haziran’da iş başına gelen TİM’in yeni yönetimin hedeflerini “Güçlü Altyapı, Güçlü İnsan Kaynağı, Güçlü İhracat, Güçlü Ekonomi ve Güçlü Türkiye” olmak üzere 5G ile özetleyebileceğini belirterek 100 günlük eylem planı çerçevesinde hayata geçirilen projelere ve çalışmalara değindi. Gülle, göreve geldiğinden bu yana TİM’in tarihinde ilk kez Kadın Konseyi oluşturduğunu, TİM İhracat Endeksi’nin kurulduğunu, Türkiye Tanıtım Grubu’na daha fazla işlerlik kazandırıldığını, TİM fonlarının Eximbank’a kullandırıldığını, bankalarla diyaloğun artırıldığını ve TL ile ticaretin teşvik edildiğini anlattı. “Biz ihracatçılar, ülkemizin en önemli ticaret elçileriyiz” diyen Gülle, sözlerini şöyle sürdürdü: “Sektörlerimizi, ürünlerimizi, tüm dünyaya tanıtma misyonunu, bizler üstleniyoruz. Bu misyonla, kısa sürede birçok faaliyet gerçekleştirdik. Ülke ülke gezerek ihracatımızı, sektörlerimizi anlattık. Ticaret heyetlerimizin vizyonunu değiştirdik. Rekor katılımla 76 ülkeden 106 diplomatik temsilciyi Kapadokya’da buluşarak ticaret diplomasisinde çıtayı yükselttik. Yeni bir Türkiye Ticaret Merkezi Modeli üzerinde çalışıyoruz. Aktif TTM sayımızı 35’e çıkarmayı hedefliyoruz.” “Gerçek ihracat rakamımıza ulaşmak istiyoruz” “Türk ihracatçıları olarak dünyadaki ve komşularımızdaki bu karmaşık ve olumsuz koşullara rağmen devletimize güvenle yola devam ediyoruz, edeceğiz” diyen Gülle, 2023 hedefleri doğrultusunda bundan sonra atacakları adımları şu sözleriyle sıraladı:“Katma değeri yüksek sektörlere öncelik verecek; ihracatımızı Ar-Ge, inovasyon, tasarım ve markalaşma temeline oturtarak girişimciliğe yoğunlaşacağız. Sektörlerimizin tek bir pazara bağlı kalmaması için pazar çeşitlendirmesi çalışmalarına ağırlık vereceğiz. İhracatın tüm ülkeye yayılması ve Anadolu illerimizi ihracata teşvik etmek için yeni ihracatçılar yaratacak bir mentörlük çalışması başlatacağız. Şu anda transit ticaret ve e-ihracat ile ilgili sağlıklı verilere ulaşamıyoruz. Biz bunların kayıt altına alınması için çalışmalar başlattık. Verileri Bakanlığımız öncülüğünde geliştirerek gerçek ihracat rakamımıza ulaşmak istiyoruz.” “Exim 10 milyar dolar daha destek versin, biz ihracatı 20 milyar dolar artıralım” “Cumhurbaşkanlığı politika kurullarından birisinin doğrudan ekonomiyle ilgili olması da son derece isabetli bir karar olmuştur. Bu kurulun görev alanı içinde ihracatçılarla görüş alışverişinde bulunulmasının yer alması, Türkiye’nin önümüzdeki dönemde çok daha büyük bir ihracat sıçraması için gerekli altyapıyı oluşturacaktır” diyen Gülle, ihracatçıların yaşadığı sorunlarla ilgili şunları söyledi: “KDV alacaklarının düzenli ödenmeye başlanacak olması, ihracatçılarımızı finansal olarak rahatlatacak ve rekabet güçlerini artıracaktır. KDV konusunda düzenlemeler yapılıncaya kadar firmaların KDV alacaklarının teminat olarak kullandırılması ve bu alacakların nemalandırılmasını talep ediyoruz. Ayrıca yeni yatırımlara ihtiyacımız var. Bunun önünün açılması için düşük faizli ve miktar sınırlaması olmadan kredi sağlanmasının, son derece faydalı olacağı kanaatindeyiz. Eximbank’a ihracatçılarımıza sağladığı olanaklar ve 2018’de 40 milyar dolara varacak olan destekleri için teşekkür ediyoruz. Bankanın verdiği desteklerin artmasını bekliyoruz ve burada sizlerin önünde şu sözü veriyoruz: Exim 10 milyar dolar daha destek versin, biz ihracatı 20 milyar dolar artıralım. Son olarak, Atatürk Havalimanı’nın taşınmasıyla boşalan arazinin mümkün olan en iyi şekilde değerlendirilmesi, önem arz etmektedir. Bu arazideki binaların olduğu bölümlere, İstanbul’umuza yakışır bir fuar alanı inşa edilmesinin, ülkemiz için önemli bir prestij unsuru olacağına inanıyoruz.”

Türkiye İhracatçılar Meclisi’nin (TİM), 71 bin ihracatçısını temsil eden 440 delegesi ilk kez İstanbul’da bir araya getirdi. TİM Başkanı İsmail Gülle’nin ev sahipliğinde gerçekleştirilen TİM Delegeler Çalıştayı’na, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay ve Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan katıldı.

Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Delegeler Çalıştayı, bu yıl ilk kez İstanbul’da düzenlendi. TİM Başkanı İsmail Gülle’nin ev sahipliğinde Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay ve Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan’ın katılımıyla gerçekleştirilen Çalıştay’a,TİM üyesi 71 bin ihracatçıyı temsilen 440 delege katıldı. Geniş bir katılımın olduğu Çalıştay’da ihracatçıların sorunları ve önerileri masaya yatırıldı.

Çalıştay açışında konuşan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, “Üzerimizde oynanmaya çalışılan oyunları gördük, Yaşanan manipülatif dalgalanmaları bertaraf etmeye yönelik olarak gereken tedbirleri aldık ve yeni ekonomik reformları uygulamaya koyduk” diyerek yeni ekonomik ve ticari düzende Türkiye’nin önünü açacak kilit alanların Ar-Ge, yenilik, yüksek teknoloji, katma değer, tasarım, üretim ve markalaşma olduğuna işaret etti. Fuat Oktay şöyle devam etti: “Bu bağlamda, yatırım-üretim-istihdam-ihracat değer zincirini ön plana çıkaran, Ar-Ge, yenilik, tasarım ve markalaşma odaklı bir yaklaşımı öne çıkarıyoruz. Ve bu yaklaşımla yeni devlet destekleri kurguluyor, mevcut desteklerde iyileştirmelere gidiyoruz. Bunun yanı sıra, ihracatçılarımıza sağlanan hizmetlerde basitleştirmelere gidiyor, hizmetlere daha hızlı ulaşılmasına dönük çalışmalar sürdürüyoruz. Her ne pahasına olursa olsun orta gelir tuzağından kurtularak, yeni bir ruh ve atılımla yeni bir hikaye yazacağız. Bu çerçevede, üretim ve ihracata dayalı büyüme hedefimiz yüksek teknolojiye dayalı ve yüksek katma değerli ürünlerimizle hayata geçmelidir.”

Fuat Oktay ayrıca “Ayda 20 milyar dolarlık ihracat rakamlarını ilk etapta bıraksak ve yeni hedeflere doğru çok daha hızlı gidebileceğimiz yol haritaları üzerinde dursak. Bunun çok kısa sürede gerçekleştireceğimize, hele hele yıllık 200 milyar dolar ihracat hedefini çok kısa sürede aşabileceğimize yürekten inanıyorum” dedi.

Küresel konjonktürdeki tüm olumsuzluklara rağmen önemli başarılar sergileyebilen Türk ihracatçısının, önümüzdeki süreçte yeni başarılara imza atacak güce sahip olduğunu söyleyen Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan ise “Biz de Bakanlık olarak, ihracatımızı hem nicelik hem de nitelik açısından artırmak adına politikalarımızı kararlılıkla yürütecek, sizlerin yanında olmaya devam edeceğiz. Bu toplantıyı, ihracat ailemizin bir araya gelip fikir alışverişinde bulunabileceği, önümüzdeki zorlu ama ümit vadeden sürece yönelik istişareler yapılabilecek önemli bir buluşma olarak gördüğümü belirtmek istiyorum. Önümüzdeki süreçte güçlü bir Türkiye’nin varlığı için çok daha fazla çalışmamız, çok daha fazla akıl yormamız gerekmektedir. Bu yeni dönemde hepimize büyük iş düşüyor. İnanıyorum ki sizler de bu düşüncelerimi paylaşıyorsunuz ve bu dönemde de bizimle birlikte yürüyeceksiniz” dedi.

“İhracat ailesi ülkemize kurulacak tuzakları bozacak en kritik yapılardan biridir”

TİM Başkanı İsmail Gülle de konuşmasında ihracat ailesinin Türkiye’nin yerli gücü ve Türkiye’nin milli gücü olduğunu belirterek “Hiçbir tereddüttüm olmadan şunu ifade etmeliyim ki, ihracat ailesi ülkemize kurulacak tuzakları bozacak en kritik yapılardan biridir. Döviz kurları üzerinden ülkemize karşı oynanan oyunları, döviz kazandırıcı faaliyetleri genişleterek yine biz bozacağız. Bundan kimsenin şüphesi olmasın. Hedefimiz bellidir: Hedef dış ticaret fazlası veren Türkiye’dir” dedi.

Eylül’de aylık bazda tüm zamanların en yüksek ihracatına ulaşıldığını hatırlatan Gülle, Ekim ayında da şimdiye kadar ki en yüksek aylık ihracat rakamlarından birini duyuracaklarını belirterek bu yıl 170 milyar doları aşarak yeni bir rekor kıracaklarını söyledi.

“Güçlü Altyapı, Güçlü İnsan Kaynağı, Güçlü İhracat, Güçlü Ekonomi, Güçlü Türkiye”

Devlet Yönetimindeki yenilik taleplerinin hayata geçtiği Genel Seçimlerin arkasından, İhracat ailesinin de değişim için irade göstermesinin bir rastlantı olmadığını söyleyen Gülle; “İhracat, Türkiye’nin değişim ve gelişim unsurlarından biridir, mütemmim cüzüdür. İhracat olmadan gelişim, değişim olmaz. Değişim ve gelişim yoksa ihracat olmaz” şeklinde konuştu.

Gülle, 30 Haziran’da iş başına gelen TİM’in yeni yönetimin hedeflerini “Güçlü Altyapı, Güçlü İnsan Kaynağı, Güçlü İhracat, Güçlü Ekonomi ve Güçlü Türkiye” olmak üzere 5G ile özetleyebileceğini belirterek 100 günlük eylem planı çerçevesinde hayata geçirilen projelere ve çalışmalara değindi. Gülle, göreve geldiğinden bu yana TİM’in tarihinde ilk kez Kadın Konseyi oluşturduğunu, TİM İhracat Endeksi’nin kurulduğunu, Türkiye Tanıtım Grubu’na daha fazla işlerlik kazandırıldığını, TİM fonlarının Eximbank’a kullandırıldığını, bankalarla diyaloğun artırıldığını ve TL ile ticaretin teşvik edildiğini anlattı. “Biz ihracatçılar, ülkemizin en önemli ticaret elçileriyiz” diyen Gülle, sözlerini şöyle sürdürdü: “Sektörlerimizi, ürünlerimizi, tüm dünyaya tanıtma misyonunu, bizler üstleniyoruz. Bu misyonla, kısa sürede birçok faaliyet gerçekleştirdik. Ülke ülke gezerek ihracatımızı, sektörlerimizi anlattık. Ticaret heyetlerimizin vizyonunu değiştirdik. Rekor katılımla 76 ülkeden 106 diplomatik temsilciyi Kapadokya’da buluşarak ticaret diplomasisinde çıtayı yükselttik. Yeni bir Türkiye Ticaret Merkezi Modeli üzerinde çalışıyoruz. Aktif TTM sayımızı 35’e çıkarmayı hedefliyoruz.”

“Gerçek ihracat rakamımıza ulaşmak istiyoruz”

“Türk ihracatçıları olarak dünyadaki ve komşularımızdaki bu karmaşık ve olumsuz koşullara rağmen devletimize güvenle yola devam ediyoruz, edeceğiz” diyen Gülle, 2023 hedefleri doğrultusunda bundan sonra atacakları adımları şu sözleriyle sıraladı:“Katma değeri yüksek sektörlere öncelik verecek; ihracatımızı Ar-Ge, inovasyon, tasarım ve markalaşma temeline oturtarak girişimciliğe yoğunlaşacağız. Sektörlerimizin tek bir pazara bağlı kalmaması için pazar çeşitlendirmesi çalışmalarına ağırlık vereceğiz. İhracatın tüm ülkeye yayılması ve Anadolu illerimizi ihracata teşvik etmek için yeni ihracatçılar yaratacak bir mentörlük çalışması başlatacağız. Şu anda transit ticaret ve e-ihracat ile ilgili sağlıklı verilere ulaşamıyoruz. Biz bunların kayıt altına alınması için çalışmalar başlattık. Verileri Bakanlığımız öncülüğünde geliştirerek gerçek ihracat rakamımıza ulaşmak istiyoruz.”

“Exim 10 milyar dolar daha destek versin, biz ihracatı 20 milyar dolar artıralım”

“Cumhurbaşkanlığı politika kurullarından birisinin doğrudan ekonomiyle ilgili olması da son derece isabetli bir karar olmuştur. Bu kurulun görev alanı içinde ihracatçılarla görüş alışverişinde bulunulmasının yer alması, Türkiye’nin önümüzdeki dönemde çok daha büyük bir ihracat sıçraması için gerekli altyapıyı oluşturacaktır” diyen Gülle, ihracatçıların yaşadığı sorunlarla ilgili şunları söyledi: “KDV alacaklarının düzenli ödenmeye başlanacak olması, ihracatçılarımızı finansal olarak rahatlatacak ve rekabet güçlerini artıracaktır. KDV konusunda düzenlemeler yapılıncaya kadar firmaların KDV alacaklarının teminat olarak kullandırılması ve bu alacakların nemalandırılmasını talep ediyoruz. Ayrıca yeni yatırımlara ihtiyacımız var. Bunun önünün açılması için düşük faizli ve miktar sınırlaması olmadan kredi sağlanmasının, son derece faydalı olacağı kanaatindeyiz. Eximbank’a ihracatçılarımıza sağladığı olanaklar ve 2018’de 40 milyar dolara varacak olan destekleri için teşekkür ediyoruz. Bankanın verdiği desteklerin artmasını bekliyoruz ve burada sizlerin önünde şu sözü veriyoruz: Exim 10 milyar dolar daha destek versin, biz ihracatı 20 milyar dolar artıralım. Son olarak, Atatürk Havalimanı’nın taşınmasıyla boşalan arazinin mümkün olan en iyi şekilde değerlendirilmesi, önem arz etmektedir. Bu arazideki binaların olduğu bölümlere, İstanbul’umuza yakışır bir fuar alanı inşa edilmesinin, ülkemiz için önemli bir prestij unsuru olacağına inanıyoruz.”



from Aeroportist I Güncel Havacılık Haberleri https://ift.tt/2yqEJrk
via IFTTT

TİM İhracatta Engelleri Aşmak İçin 440 Delegesini İlk Kez İstanbul’da Topladı


via Aeroportist I Güncel Havacılık Haberleri https://ift.tt/2yqEJrk

Su ürünlerinde ABD’ye 100 milyon dolarlık ihracat hedefi Türkiye Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller Sektör Kurulu Başkanı Sinan Kızıltan, ABD’ye kısa vadede 100 milyon doları aşkın ihracat gerçekleştirmeyi hedeflediklerini bildirdi. Kızıltan, açıklamasında “Turkish Cargo’nun ABD’ye sefer sayılarını artırması sonrası bu ülkeye hava kargo ile ihracatımız 9 yılda 115 kat arttığını söyledi Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliğinden yapılan açıklamaya göre, ” ABD Türk Su Ürünleri Günleri” isimli Türkiye Tanıtım Grubu Projesi kapsamında 21-23 Ekim’de New York’ta düzenlenecek 13. International StarChef Congress Etkinliği’nde tanıtım gerçekleştirilecek. Etkinlikte, ünlü Türk Şef Maksut Aşkar, Türk balıkları ile 45 dakikalık “Turkish Heritage and the Art of Taste – Türk Mirası ve Lezzet Sanatı” şovu yapacak. Türk Şef Özlem Oğuzcan Cranston da levrek ve çipurası ile hazırladığı menüleri katılımcılara ikram edecek. Açıklamada görüşlerine yer verilen Türkiye Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller Sektör Kurulu Başkanı Sinan Kızıltan, 10 yılı aşkın süredir Boston’da düzenlenen su ürünleri fuarına katıldıklarını ve tanıtım yaptıklarını, pazarda daha fazla yer edinmek adına farklı bir etkinlik olan StarChef Congress’e de katılma kararı aldıklarını kaydetti. Türkiye’den Amerika’ya su ürünleri ihracatının 2008 yılında 300 bin dolar seviyesinde olduğuna dikkati çeken Kızıltan, açıklamasında “Turkish Cargo’nun ABD’ye sefer sayılarını artırması sonrası bu ülkeye hava kargo ile ihracatımız 9 yılda 115 kat artarak 35 milyon dolar seviyesine çıktı. Kısa vadede 100 milyon doları aşmayı hedefliyoruz.” ifadelerine yer verdi. Kaynak:www.haberturk.com

Türkiye Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller Sektör Kurulu Başkanı Sinan Kızıltan, ABD’ye kısa vadede 100 milyon doları aşkın ihracat gerçekleştirmeyi hedeflediklerini bildirdi. Kızıltan, açıklamasında “Turkish Cargo’nun ABD’ye sefer sayılarını artırması sonrası bu ülkeye hava kargo ile ihracatımız 9 yılda 115 kat arttığını söyledi

Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliğinden yapılan açıklamaya göre, ” ABD Türk Su Ürünleri Günleri” isimli Türkiye Tanıtım Grubu Projesi kapsamında 21-23 Ekim’de New York’ta düzenlenecek 13. International StarChef Congress Etkinliği’nde tanıtım gerçekleştirilecek.

Etkinlikte, ünlü Türk Şef Maksut Aşkar, Türk balıkları ile 45 dakikalık “Turkish Heritage and the Art of Taste – Türk Mirası ve Lezzet Sanatı” şovu yapacak.

Türk Şef Özlem Oğuzcan Cranston da levrek ve çipurası ile hazırladığı menüleri katılımcılara ikram edecek.

Açıklamada görüşlerine yer verilen Türkiye Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller Sektör Kurulu Başkanı Sinan Kızıltan, 10 yılı aşkın süredir Boston’da düzenlenen su ürünleri fuarına katıldıklarını ve tanıtım yaptıklarını, pazarda daha fazla yer edinmek adına farklı bir etkinlik olan StarChef Congress’e de katılma kararı aldıklarını kaydetti.

Türkiye’den Amerika’ya su ürünleri ihracatının 2008 yılında 300 bin dolar seviyesinde olduğuna dikkati çeken Kızıltan, açıklamasında “Turkish Cargo’nun ABD’ye sefer sayılarını artırması sonrası bu ülkeye hava kargo ile ihracatımız 9 yılda 115 kat artarak 35 milyon dolar seviyesine çıktı. Kısa vadede 100 milyon doları aşmayı hedefliyoruz.” ifadelerine yer verdi.

Kaynak:www.haberturk.com



from Aeroportist I Güncel Havacılık Haberleri https://ift.tt/2Pb8QfT
via IFTTT

Su ürünlerinde ABD’ye 100 milyon dolarlık ihracat hedefi


via Aeroportist I Güncel Havacılık Haberleri https://ift.tt/2Pb8QfT

Kırgızistan’a Ankara’dan ve turistik şehirlerimizden havayolu köprüsü


via Aeroportist I Güncel Havacılık Haberleri https://ift.tt/2JbtS8E

Kırgızistan’a Ankara’dan ve turistik şehirlerimizden havayolu köprüsü Kırgızistan ile Türkiye arasında,  sivil havacılık sahasında bir çerçeve anlaşma ile haftalık uçuş sayısına 18 frekans ilave edilmesi, Ankara’dan Bişkek’e uçuşların başlatılması,  ülkemizin yedi turistik şehrinden Kırgızistan’a havayolu bağlantısı kurulmasını içeren anlaşma imzalandı. Kırgızistan ve Türkiye arasında 16-17 Ekim 2018 tarihlerinde İstanbul’da gerçekleştirilen ikili sivil havacılık müzakereleri kapsamında Bakanlıklar düzeyinde “İşbirliği Mutabakat Zaptı” ile Sivil Havacılık Otoriteleri düzeyinde mevcut uçuş haklarını revize eden yeni bir Mutabakat Zaptı imzalandı. Cumhurbaşkanımızın Eylül ayında gerçekleştirdiği Kırgızistan ziyareti kapsamında iki ülke arasında belirlenen işbirliği yol haritası ve Türkiye-Kırgızistan İşbirliği Konseyi’nin 4. Toplantısı’nda alınan kararlar doğrultusunda gerçekleştirilen görüşmelerde, hava ulaştırma ilişkileri, sivil havacılık alanındaki mevcut işbirliğinin güçlendirilmesi ve profesyonel havacılık personelleri için eğitim verilmesi konuları ele alındı. Müzakereler sonunda, Bakan Yardımcımız Sayın Dr. Ömer Fatih SAYAN ve Kırgızistan Ulaştırma ve Yollar Bakanlığı Bakan Yardımcısı Zhenishbek NOGOIBAEV tarafından iki ülke arasındaki hava ulaştırma ve sivil havacılık alanlarındaki mevcut örnek işbirliğinin güçlendirilmesi ve devamını sağlayacak bir çatı anlaşma niteliği taşıyan “İşbirliği Mutabakat Zaptı” imzalandı. Bakanlık düzeyinde imzalanan bu çerçeve anlaşmanın yanısıra Sivil Havacılık Genel Müdür Vekili Bahri KESİCİ ve Kırgız Sivil Havacılık Kurumu Başkan Yardımcısı Bakyt DZHUNUSHALIEV tarafından imzalanan anlaşma ile de, iki ülke arasındaki haftalık uçuş sayısına 18 frekans daha eklenerek 31’ten 49’a çıkarıldı. Ayrıca, Ankara ve Bişkek arasında uçuş gerçekleştirilmesi konusunda da mutabakat sağlanarak  kardeş iki ülkenin başkentlerinin havayolu bağlantısı kuruldu. Yeni mutabakat zaptı ile ayrıca ülkemizin turistik bölgelerinden Kırgızistan’a uçak seferlerinin yapılabilmesi karara bağlandı. Bu çerçevede, Antalya,  Alanya, Dalaman, Bodrum, Samsun, Kapadokya ve Gaziantep noktalarından Bişkek’e kısıtlama olmaksızın tarifeli seferler gerçekleştirilmesine imkân sağlandı. Kırgızistan heyeti ayrıca İstanbul Yeni Havalimanı’nı da ziyaret ederek, Türkiye’yi böylesine önemli bir projeyi hayata geçirdiği için tebrik etti.   Kaynak:SHGM  

Kırgızistan ile Türkiye arasında,  sivil havacılık sahasında bir çerçeve anlaşma ile haftalık uçuş sayısına 18 frekans ilave edilmesi, Ankara’dan Bişkek’e uçuşların başlatılması,  ülkemizin yedi turistik şehrinden Kırgızistan’a havayolu bağlantısı kurulmasını içeren anlaşma imzalandı.

Kırgızistan ve Türkiye arasında 16-17 Ekim 2018 tarihlerinde İstanbul’da gerçekleştirilen ikili sivil havacılık müzakereleri kapsamında Bakanlıklar düzeyinde “İşbirliği Mutabakat Zaptı” ile Sivil Havacılık Otoriteleri düzeyinde mevcut uçuş haklarını revize eden yeni bir Mutabakat Zaptı imzalandı.

Cumhurbaşkanımızın Eylül ayında gerçekleştirdiği Kırgızistan ziyareti kapsamında iki ülke arasında belirlenen işbirliği yol haritası ve Türkiye-Kırgızistan İşbirliği Konseyi’nin 4. Toplantısı’nda alınan kararlar doğrultusunda gerçekleştirilen görüşmelerde, hava ulaştırma ilişkileri, sivil havacılık alanındaki mevcut işbirliğinin güçlendirilmesi ve profesyonel havacılık personelleri için eğitim verilmesi konuları ele alındı.

Müzakereler sonunda, Bakan Yardımcımız Sayın Dr. Ömer Fatih SAYAN ve Kırgızistan Ulaştırma ve Yollar Bakanlığı Bakan Yardımcısı Zhenishbek NOGOIBAEV tarafından iki ülke arasındaki hava ulaştırma ve sivil havacılık alanlarındaki mevcut örnek işbirliğinin güçlendirilmesi ve devamını sağlayacak bir çatı anlaşma niteliği taşıyan “İşbirliği Mutabakat Zaptı” imzalandı.

Bakanlık düzeyinde imzalanan bu çerçeve anlaşmanın yanısıra Sivil Havacılık Genel Müdür Vekili Bahri KESİCİ ve Kırgız Sivil Havacılık Kurumu Başkan Yardımcısı Bakyt DZHUNUSHALIEV tarafından imzalanan anlaşma ile de, iki ülke arasındaki haftalık uçuş sayısına 18 frekans daha eklenerek 31’ten 49’a çıkarıldı. Ayrıca, Ankara ve Bişkek arasında uçuş gerçekleştirilmesi konusunda da mutabakat sağlanarak  kardeş iki ülkenin başkentlerinin havayolu bağlantısı kuruldu.

Yeni mutabakat zaptı ile ayrıca ülkemizin turistik bölgelerinden Kırgızistan’a uçak seferlerinin yapılabilmesi karara bağlandı. Bu çerçevede, Antalya,  Alanya, Dalaman, Bodrum, Samsun, Kapadokya ve Gaziantep noktalarından Bişkek’e kısıtlama olmaksızın tarifeli seferler gerçekleştirilmesine imkân sağlandı.

Kırgızistan heyeti ayrıca İstanbul Yeni Havalimanı’nı da ziyaret ederek, Türkiye’yi böylesine önemli bir projeyi hayata geçirdiği için tebrik etti.

 

Kaynak:SHGM

 



from Aeroportist I Güncel Havacılık Haberleri https://ift.tt/2JbtS8E
via IFTTT

Setur, insanlık tarihini yeniden yazan Göbeklitepe’ye Aret Vartanyan ile beraber tur düzenliyor Setur, insanlık tarihini yeniden yazan Göbeklitepe’ye Aret Vartanyan ile beraber tur düzenliyor Setur’un kişiye özel deneyim ve macera seyahatleri sunmak üzere hayata geçirdiği markası SeturSelect, 16-18 Kasım 2018’de gerçekleşecek çok özel bir kültür turuna imza atıyor. Ünlü yazar ve Yaşam Atölyesi Kurucusu Aret Vartanyan’ın katılımıyla, bir kişisel dönüşüm turu olarak planlanan seyahatte misafirler, insanlık tarihinin yeniden yazılmasına neden olan kadim Göbeklitepe’nin yanı sıra yine binlerce yıllık tarihin izlerini taşıyan Balıklıgöl, Harran ve Halfeti bölgelerini de gezecekler. Setur’un 50 yılı aşkın sektör tecrübesi ve üstün hizmet kalitesiyle, kişiye özel deneyim ve macera seyahatleri sunmak üzere hayata geçirdiği markası SeturSelect, deneyimli rehberlerinin yanında ünlü isimlerin de anlatımlarıyla renklendirdiği özel kültür turları düzenlemeye devam ediyor. SeturSelect, ilk yurt içi turunu, 16-18 Kasım 2018 tarihlerinde Yaşam Atölyesi kurucusu ve yazar Aret Vartanyan ile birlikte dünya çapında bilinen en eski anıtsal tapınak olan ve kısa bir süre önce UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne giren Göbeklitepe’ye bir seyahat düzenliyor. Aret Vartanyan ile “Maddeden Manaya Yolculuk” Semineri ve Göbeklitepe’yi gün ışığına çıkartan arkeolog Klaus Schmidt Anı Evinde Çiğdem Köksal-Schmidt’in konferansı gibi çok özel etkinlikleri de içeren tur sırasında misafirler, Elda Sasun’un gözünden sembollerin taşıdığı anlamlar eşliğinde Göbeklitepe’yi keşfetme fırsatı da bulacaklar. Bir süredir Türkiye’de gerçek anlamda kişisel dönüşüm turu yapmak istediğini belirten Aret Vartanyan, Elda Sasun’un Göbeklitepe fikri ve Setur’un bu fikri sahiplenmesiyle projenin hayata geçtiğini belirterek şöyle konuştu: “Göbeklitepe, ezoterizm, teoloji ve felsefe üçgeninin tam ortasında duran bir gizem ve benim için çok önemli bir mekân. Benim de başlangıcını ve sonunu çok merak ettiğim ve üzerinde araştırmalar yaptığım Göbeklitepe’yi böyle bir projede kişisel dönüşüm ile birleştirmek benzersiz bir durum diyebilirim.Tura katılanlar, Türkiye’de düzenlenen ilk kişisel dönüşüm turuna katılmış olacaklar. Hem Göbeklitepe gibi bir değeri bambaşka perspektiflerle keşfederken hem de katılımcıların günlük hayatlarındaki soru ve sorunlarına cevaplar üreteceğiz. Özel bir seminerin yanı sıra yürürken, kahve içerken, yemek sırasında birlikte sohbetler edeceğiz. Neredeyse her adımdaki sembollerin taşıdığı anlamları Elda Sasun’un anlatımıyla öğreneceğiz.Yaklaşımlarımızı paylaşırken, Göbeklitepe’nin büyülü atmosferinde hem yaşamlarımızı hem Göbeklitepe’yi farklı pencerelerden keşfedeceğiz.” Balıklıgöl, Harran ve Halfeti de ziyaret edilecek Turun ilk gününde İstanbul- Urfa uçuşunun ardından Hz. İbrahim’in makamı, doğduğu mağara ve ateşe düştüğü varsayılan Balıklıgöl ile Ayn-ı Zeliha gölü gezilecek. Urfa çarşılarında yapılacak bir gezintinin ardından misafirler otele yerleşecek ve gün Manici Otel’deki sıra gecesiyle sona erecek. 2. gün Göbeklitepe ve Harran Turu yapılacak. İnsanlık tarihini 12.000 yıl geriye götüren yeni arkeolojik kazı alanında taş devri insanlarının eserlerini, tapınağını, ses ve görsel şov olarak hazırlanmış sinevizyon gösterisini izledikten sonra Göbeklitepe kazı alanından çıkarılan eserlerin sergilendiği müze gezilecek. Öğle yemeğinin ardından Harran ilçesi Konik kubbeli evleri, Harran Kalesi ve ilk İslam Üniversitesi kalıntıları ziyaret edilecek. Gezinin 3. günü ise Fırat Nehri kenarında kurulmuş olan Halfeti ilçesine yapılacak ve 1,5 saat sürecek yolculukla başlayacak. Birecik baraj gölü suları altında kalan Halfeti’de tekneye binerek İncil’in kopyalarından birinin yazıldığı söylenen Rumkale ve sular altında kalarak kaderine terk edilen Savaşan Köyü ziyaret edilecek. Gezi, Şanlıurfa havaalanından İstanbul’a yapılacak uçuş ile sona erecek. SETUR HAKKINDA 1965 yılında Koç Holding şirketlerinden biri olarak kurulan Setur, turizm alanında yurt içi ve yurt dışına dönük tur operatörlüğü ile otel satışı, IATA uçak bileti satışı, vize hizmetleri, kongre ve seminer organizasyonları, outgoing ve yurt dışı eğitim başlıklarında hizmetler sunuyor. 2001 yılında Türkiye’nin en büyük online kurumsal seyahat portalı BookinTurkey.com’u bünyesine alan Setur, 2017 yılında bu platformu Seturbiz.com ismiyle yenileyerek dijital alanda da önemli bir atılım gerçekleştirdi. Setur’un 50 yılı aşkın sektör tecrübesi ve üstün hizmet kalitesiyle, kişiye özel deneyim ve macera seyahatleri sunmak üzere hayata geçirdiği markası SeturSelect, müşterilerine unutulmaz tatil deneyimleri sağlıyor. Duty Free işletmeciliğinde Türkiye’nin en köklü ve en yaygın markası olan Setur Duty Free, tüm yurda yayılan havalimanları, kara sınır kapıları ve deniz limanlarında yaklaşık 15 bin metrekarelik alanda, 20 bölge 49 mağazasıyla gümrüksüz satış mağazaları işletmeciliği yapmaya devam ediyor.1990 yılında kurulan Setair filosunda ise 14 yolcu kapasiteli 2 adet ultra uzun menzilli 2017 Model Falcon 8X ve 2015 Model Falcon 7X tipi jet, 9 yolcu kapasiteli 2 adet çift motorlu Leonardo (Agusta Westland) AW139 tipi helikopter ve 1 adet 8 yolcu kapasiteli Cessna Grand Caravan C208 tipi deniz uçağı bulunuyor.

Setur, insanlık tarihini yeniden yazan Göbeklitepe’ye Aret Vartanyan ile beraber tur düzenliyor

Setur’un kişiye özel deneyim ve macera seyahatleri sunmak üzere hayata geçirdiği markası SeturSelect, 16-18 Kasım 2018’de gerçekleşecek çok özel bir kültür turuna imza atıyor. Ünlü yazar ve Yaşam Atölyesi Kurucusu Aret Vartanyan’ın katılımıyla, bir kişisel dönüşüm turu olarak planlanan seyahatte misafirler, insanlık tarihinin yeniden yazılmasına neden olan kadim Göbeklitepe’nin yanı sıra yine binlerce yıllık tarihin izlerini taşıyan Balıklıgöl, Harran ve Halfeti bölgelerini de gezecekler.

Setur’un 50 yılı aşkın sektör tecrübesi ve üstün hizmet kalitesiyle, kişiye özel deneyim ve macera seyahatleri sunmak üzere hayata geçirdiği markası SeturSelect, deneyimli rehberlerinin yanında ünlü isimlerin de anlatımlarıyla renklendirdiği özel kültür turları düzenlemeye devam ediyor.

SeturSelect, ilk yurt içi turunu, 16-18 Kasım 2018 tarihlerinde Yaşam Atölyesi kurucusu ve yazar Aret Vartanyan ile birlikte dünya çapında bilinen en eski anıtsal tapınak olan ve kısa bir süre önce UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne giren Göbeklitepe’ye bir seyahat düzenliyor. Aret Vartanyan ile “Maddeden Manaya Yolculuk” Semineri ve Göbeklitepe’yi gün ışığına çıkartan arkeolog Klaus Schmidt Anı Evinde Çiğdem Köksal-Schmidt’in konferansı gibi çok özel etkinlikleri de içeren tur sırasında misafirler, Elda Sasun’un gözünden sembollerin taşıdığı anlamlar eşliğinde Göbeklitepe’yi keşfetme fırsatı da bulacaklar.

Bir süredir Türkiye’de gerçek anlamda kişisel dönüşüm turu yapmak istediğini belirten Aret Vartanyan, Elda Sasun’un Göbeklitepe fikri ve Setur’un bu fikri sahiplenmesiyle projenin hayata geçtiğini belirterek şöyle konuştu: “Göbeklitepe, ezoterizm, teoloji ve felsefe üçgeninin tam ortasında duran bir gizem ve benim için çok önemli bir mekân. Benim de başlangıcını ve sonunu çok merak ettiğim ve üzerinde araştırmalar yaptığım Göbeklitepe’yi böyle bir projede kişisel dönüşüm ile birleştirmek benzersiz bir durum diyebilirim.Tura katılanlar, Türkiye’de düzenlenen ilk kişisel dönüşüm turuna katılmış olacaklar. Hem Göbeklitepe gibi bir değeri bambaşka perspektiflerle keşfederken hem de katılımcıların günlük hayatlarındaki soru ve sorunlarına cevaplar üreteceğiz. Özel bir seminerin yanı sıra yürürken, kahve içerken, yemek sırasında birlikte sohbetler edeceğiz. Neredeyse her adımdaki sembollerin taşıdığı anlamları Elda Sasun’un anlatımıyla öğreneceğiz.Yaklaşımlarımızı paylaşırken, Göbeklitepe’nin büyülü atmosferinde hem yaşamlarımızı hem Göbeklitepe’yi farklı pencerelerden keşfedeceğiz.”

Balıklıgöl, Harran ve Halfeti de ziyaret edilecek

Turun ilk gününde İstanbul- Urfa uçuşunun ardından Hz. İbrahim’in makamı, doğduğu mağara ve ateşe düştüğü varsayılan Balıklıgöl ile Ayn-ı Zeliha gölü gezilecek. Urfa çarşılarında yapılacak bir gezintinin ardından misafirler otele yerleşecek ve gün Manici Otel’deki sıra gecesiyle sona erecek. 2. gün Göbeklitepe ve Harran Turu yapılacak. İnsanlık tarihini 12.000 yıl geriye götüren yeni arkeolojik kazı alanında taş devri insanlarının eserlerini, tapınağını, ses ve görsel şov olarak hazırlanmış sinevizyon gösterisini izledikten sonra Göbeklitepe kazı alanından çıkarılan eserlerin sergilendiği müze gezilecek. Öğle yemeğinin ardından Harran ilçesi Konik kubbeli evleri, Harran Kalesi ve ilk İslam Üniversitesi kalıntıları ziyaret edilecek.

Gezinin 3. günü ise Fırat Nehri kenarında kurulmuş olan Halfeti ilçesine yapılacak ve 1,5 saat sürecek yolculukla başlayacak. Birecik baraj gölü suları altında kalan Halfeti’de tekneye binerek İncil’in kopyalarından birinin yazıldığı söylenen Rumkale ve sular altında kalarak kaderine terk edilen Savaşan Köyü ziyaret edilecek. Gezi, Şanlıurfa havaalanından İstanbul’a yapılacak uçuş ile sona erecek.

SETUR HAKKINDA

1965 yılında Koç Holding şirketlerinden biri olarak kurulan Setur, turizm alanında yurt içi ve yurt dışına dönük tur operatörlüğü ile otel satışı, IATA uçak bileti satışı, vize hizmetleri, kongre ve seminer organizasyonları, outgoing ve yurt dışı eğitim başlıklarında hizmetler sunuyor. 2001 yılında Türkiye’nin en büyük online kurumsal seyahat portalı BookinTurkey.com’u bünyesine alan Setur, 2017 yılında bu platformu Seturbiz.com ismiyle yenileyerek dijital alanda da önemli bir atılım gerçekleştirdi. Setur’un 50 yılı aşkın sektör tecrübesi ve üstün hizmet kalitesiyle, kişiye özel deneyim ve macera seyahatleri sunmak üzere hayata geçirdiği markası SeturSelect, müşterilerine unutulmaz tatil deneyimleri sağlıyor.

Duty Free işletmeciliğinde Türkiye’nin en köklü ve en yaygın markası olan Setur Duty Free, tüm yurda yayılan havalimanları, kara sınır kapıları ve deniz limanlarında yaklaşık 15 bin metrekarelik alanda, 20 bölge 49 mağazasıyla gümrüksüz satış mağazaları işletmeciliği yapmaya devam ediyor.1990 yılında kurulan Setair filosunda ise 14 yolcu kapasiteli 2 adet ultra uzun menzilli 2017 Model Falcon 8X ve 2015 Model Falcon 7X tipi jet, 9 yolcu kapasiteli 2 adet çift motorlu Leonardo (Agusta Westland) AW139 tipi helikopter ve 1 adet 8 yolcu kapasiteli Cessna Grand Caravan C208 tipi deniz uçağı bulunuyor.



from Aeroportist I Güncel Havacılık Haberleri https://ift.tt/2PerW4T
via IFTTT

Setur, insanlık tarihini yeniden yazan Göbeklitepe’ye Aret Vartanyan ile beraber tur düzenliyor


via Aeroportist I Güncel Havacılık Haberleri https://ift.tt/2PerW4T

Kaan Air Orman Yangınlarıyla Mücadele sezonuna hazırlanıyor Kaan Air, 2018 model Kamov KA32 tipi helikopterler ile Orman Yangınlarıyla Mücadele sezonuna hazırlanıyor Rus helikopterleri Türkiye’de ilk kez Türk bayraklı ve Türk tescili ile uçacak Kaan Air distribütörü olduğu Russian Helikopters’in 3 adet Kamov KA32 modelini helikopter filosuna kattı. Türkiye’de ilk kez Türk tescili ile uçuş gerçekleştirecek olan helikopterler yangın söndürme, ağır yük taşıma gibi önemli operasyonlarda kullanılacak. Kamov’lar bu yıl içinde Kaan Air filosuna katılıyor. Dünyada ağır yük taşıma ve orman yangınlarıyla mücadele görevlerinde kullanılan Kamov KA32’ler güçlü performansları ile Türkiye’de de aynı amaçlarla kullanılacak. Kaan Air, dünyanın önde gelen helikopter üreticilerinden Russian Helicopters ve Leonardo Helicopters’in Türkiye münhasır distribütörü olup, aynı zamanda ABD’li iş jeti üreticisi Gulfstream’in de Türkiye Ticari Satışlar Temsilciğini yürütmektedir. Kamov KA32’ler ile ilgili Kaan Air Genel Müdürü Kemal Süler şunları söyledi: “Bugüne kadar yangın söndürme operasyonlarında kullanılan helikopterlerimiz yurtdışından kiralanarak tedarik ediliyordu. Kaan Air olarak filomuza kattığımız 3 adet 2018 model Kamov KA32 helikopteri ile birlikte KA32’ler Türkiye’de ilk kez Türk bayraklı ve Türk tescilli olarak uçuyor olacaklar. Ekim ayı sonunda gerçekleşecek olan ilk teslimatın ardından diğer helikopterlerin teslimanı en kısa zamanda tamamlanacak ve Orman Yangınlarıyla Mücadele operasyonlarında kullanılmaya başlanacak. Helikopterlerin Türkiye’ye gelişlerinin ardından halen birçok farklı tip helikoptere bakım hizmeti verme yetkisine sahip olan KAAN AIR çok yakın zamanda Kamov KA32’lerin bakımlarını da kendi bakım tesisinde yapabiliyor olacak. Şirketimizin bu girişimiminin ülkemiz havacılığına ve yangınla mücadelede sağlayacağı faydalardan ötürü büyük mutluluk duyuyoruz.” Yangınla mücadelede etkin rol oynayacaklar Ka-32A11BC tipi helikopterler, şehir şartlarında, ulaşması zor dağlık arazilerde ve ormanlarla kaplı alanlarda etkili bir şekilde faaliyet gösteriyor. Ayrıca bu helikopterler ile kara yolu olmayan ulaşılması zor noktalara iniş yapılabiliyor. Ka-32А11ВС tipi helikopterler, orman yangınları ve ağır yük taşıma amacıyla kullanımlarının yanı sıra şehir yangınlarıyla mücadelede de çok etkin olarak kullanılmaktadırlar. Helikopter, gökdelenlerin son katlarında, petrol ve doğalgaz sanayi tesislerinde çıkan yangınlara müdahale edebiliyor. Arama-kurtarma çalışmalarında kullanılan Ka-32А11ВС tipi helikopter her türlü hava şartlarında uçuş yapabiliyor. Ka-32А11ВС tipi helikopterlere modern yoğun bakım tıbbi modüller de yerleştirilebiliyor. Bu sayede yaralılar taşıma esnasında da yoğun bakıma alınabiliyor. Polis ve özel servislerin çalışmalarını desteklemek amacıyla Ka-32А11ВС tipi helikopterlere gözetleme ve takip sistemleri takılabilmekte. Kaan Air Hakkında 2000 Yılında Başarı Holding bünyesinde kurulan Kaan Havacılık Sanayi ve Ticaret A.Ş., Dünyanın en büyük helikopter üreticilerinden; İtalyan Leonardo Helicopters, ve Russians Helikopter/ Kamov’un Türkiye Distribütörlüklerini yürütmektedir. Leonardo Helicopters’in Türkiye’deki pazar payını hızla arttıran Kaan Air, 2017 yılında da ABD’li iş jeti imalatçısı Gulfstream’in Türkiye Ticari Satışlar Temsilcisi oldu. Kaan Air’in, İstanbul Ayazağa ‘da 22 dönümlük bir alan üzerine kurulmuş olan tesisi; yaklaşık 16 helikopter hangarlama kapasitesine sahip olup tesis aynı zamanda Türkiye’nin tescilli en büyük heliportu olma özelliğini taşımaktadır. Kaan Air aynı zamanda Leonardo Helicopters’in  -Bölgesel yetkilendirilmiş bakım ve onarım merkezidir. Kaan Air müşterilerine   helikopter satışının yanı sıra kiralama, VIP taşımacılık, hava taksi, helikopter turları, havadan fotoğraf ve film çekim faaliyetleri dışında, hangarlama, heliport, yedek parça desteği, uçuş planlama (dispatch) servisi, yakıt desteği gibi alanlarda da geniş bir hizmet yelpazesi sunmaktadır. Kaan Air, dünyanın önde gelen farklı kategorideki helikopter üreticilerinin “exclusive” distribütörlüğünün yanı sıra orman yangınları ile havadan mücadele, elektrik iletim hatlarının havadan takibi, offshore ve EMS gibi devlet ve özel sektöre gerçekleştirdiği önemli projelerle pazardaki varlığını her geçen gün büyütmeye devam etmektedir

Kaan Air, 2018 model Kamov KA32 tipi helikopterler ile Orman Yangınlarıyla Mücadele sezonuna hazırlanıyor

Rus helikopterleri Türkiye’de ilk kez Türk bayraklı ve Türk tescili ile uçacak

Kaan Air distribütörü olduğu Russian Helikopters’in 3 adet Kamov KA32 modelini helikopter filosuna kattı. Türkiye’de ilk kez Türk tescili ile uçuş gerçekleştirecek olan helikopterler yangın söndürme, ağır yük taşıma gibi önemli operasyonlarda kullanılacak.

Kamov’lar bu yıl içinde Kaan Air filosuna katılıyor. Dünyada ağır yük taşıma ve orman yangınlarıyla mücadele görevlerinde kullanılan Kamov KA32’ler güçlü performansları ile Türkiye’de de aynı amaçlarla kullanılacak.

Kaan Air, dünyanın önde gelen helikopter üreticilerinden Russian Helicopters ve Leonardo Helicopters’in Türkiye münhasır distribütörü olup, aynı zamanda ABD’li iş jeti üreticisi Gulfstream’in de Türkiye Ticari Satışlar Temsilciğini yürütmektedir.

Kamov KA32’ler ile ilgili Kaan Air Genel Müdürü Kemal Süler şunları söyledi: “Bugüne kadar yangın söndürme operasyonlarında kullanılan helikopterlerimiz yurtdışından kiralanarak tedarik ediliyordu. Kaan Air olarak filomuza kattığımız 3 adet 2018 model Kamov KA32 helikopteri ile birlikte KA32’ler Türkiye’de ilk kez Türk bayraklı ve Türk tescilli olarak uçuyor olacaklar. Ekim ayı sonunda gerçekleşecek olan ilk teslimatın ardından diğer helikopterlerin teslimanı en kısa zamanda tamamlanacak ve Orman Yangınlarıyla Mücadele operasyonlarında kullanılmaya başlanacak. Helikopterlerin Türkiye’ye gelişlerinin ardından halen birçok farklı tip helikoptere bakım hizmeti verme yetkisine sahip olan KAAN AIR çok yakın zamanda Kamov KA32’lerin bakımlarını da kendi bakım tesisinde yapabiliyor olacak. Şirketimizin bu girişimiminin ülkemiz havacılığına ve yangınla mücadelede sağlayacağı faydalardan ötürü büyük mutluluk duyuyoruz.”

Yangınla mücadelede etkin rol oynayacaklar

Ka-32A11BC tipi helikopterler, şehir şartlarında, ulaşması zor dağlık arazilerde ve ormanlarla kaplı alanlarda etkili bir şekilde faaliyet gösteriyor. Ayrıca bu helikopterler ile kara yolu olmayan ulaşılması zor noktalara iniş yapılabiliyor.

Ka-32А11ВС tipi helikopterler, orman yangınları ve ağır yük taşıma amacıyla kullanımlarının yanı sıra şehir yangınlarıyla mücadelede de çok etkin olarak kullanılmaktadırlar. Helikopter, gökdelenlerin son katlarında, petrol ve doğalgaz sanayi tesislerinde çıkan yangınlara müdahale edebiliyor.

Arama-kurtarma çalışmalarında kullanılan Ka-32А11ВС tipi helikopter her türlü hava şartlarında uçuş yapabiliyor. Ka-32А11ВС tipi helikopterlere modern yoğun bakım tıbbi modüller de yerleştirilebiliyor. Bu sayede yaralılar taşıma esnasında da yoğun bakıma alınabiliyor. Polis ve özel servislerin çalışmalarını desteklemek amacıyla Ka-32А11ВС tipi helikopterlere gözetleme ve takip sistemleri takılabilmekte.

Kaan Air Hakkında

2000 Yılında Başarı Holding bünyesinde kurulan Kaan Havacılık Sanayi ve Ticaret A.Ş., Dünyanın en büyük helikopter üreticilerinden; İtalyan Leonardo Helicopters, ve Russians Helikopter/ Kamov’un Türkiye Distribütörlüklerini yürütmektedir.

Leonardo Helicopters’in Türkiye’deki pazar payını hızla arttıran Kaan Air, 2017 yılında da ABD’li iş jeti imalatçısı Gulfstream’in Türkiye Ticari Satışlar Temsilcisi oldu.

Kaan Air’in, İstanbul Ayazağa ‘da 22 dönümlük bir alan üzerine kurulmuş olan tesisi; yaklaşık 16 helikopter hangarlama kapasitesine sahip olup tesis aynı zamanda Türkiye’nin tescilli en büyük heliportu olma özelliğini taşımaktadır. Kaan Air aynı zamanda Leonardo Helicopters’in  -Bölgesel yetkilendirilmiş bakım ve onarım merkezidir.

Kaan Air müşterilerine   helikopter satışının yanı sıra kiralama, VIP taşımacılık, hava taksi, helikopter turları, havadan fotoğraf ve film çekim faaliyetleri dışında, hangarlama, heliport, yedek parça desteği, uçuş planlama (dispatch) servisi, yakıt desteği gibi alanlarda da geniş bir hizmet yelpazesi sunmaktadır.

Kaan Air, dünyanın önde gelen farklı kategorideki helikopter üreticilerinin “exclusive” distribütörlüğünün yanı sıra orman yangınları ile havadan mücadele, elektrik iletim hatlarının havadan takibi, offshore ve EMS gibi devlet ve özel sektöre gerçekleştirdiği önemli projelerle pazardaki varlığını her geçen gün büyütmeye devam etmektedir



from Aeroportist I Güncel Havacılık Haberleri https://ift.tt/2ySaPvD
via IFTTT

Kaan Air Orman Yangınlarıyla Mücadele sezonuna hazırlanıyor


via Aeroportist I Güncel Havacılık Haberleri https://ift.tt/2ySaPvD

SMS-  KAZALAR ve BUNLARDAN NASIL KAÇINILIR?   34 SMS-  KAZALAR ve BUNLARDAN NASIL KAÇINILIR?   34   Maliyet Faydaya Karşı Bir havacılık işletmesini karlı ve emniyetli-güvenli yürütmek için üretim hedefleri ve emniyet hedeflerini yerine getirerek kalıcı bir denge sağlanır. Havacılıkta çalışma alanları tamamen ortadan kaldırılamayacak olan potansiyel güvensiz şartlarla doludur; yine de operasyonlar devam etmek zorundadır. Kimi şirketler “sıfır kaza” hedefini benimsemekte ve “emniyetin onların bir numaralı önceliği” olduğunu beyan etmekteler. Gerçek şu ki, tüm ticari havacılık organizasyonları hayatta kalabilmek için kar etmek zorundadır. Kar veya zarar şirketin üretim hedeflerine ulaşıp ulaşmaması konusu da doğrudan bir göstergedir. Bununla birlikte emniyet sürdürülebilirliği için tehlikeleri ortadan kaldırdığında muhtemelen gerçekleştirmiş olacağı bir önkoşuldur. Çoğu şirket için emniyet ölçütü kazalara dayalı kayıpların olmayışıdır. Fakat sırf geçmişte istenmeyen olayların gerçekleşmemiş olması ve bunların gelecekte de oluşmasını engellemez. Düzensiz emniyet kayıtları yürüten şirketlerde kazaların görülmeyişi bunların emniyetli faaliyet gösterdikleri anlamında değildir. Bir şirket önemli bir kazayı veya kaybı takip etme ile ilgili kar ve zarar beyannamesi üzerinde olumsuz etkisi olabileceğinden dolayı, emniyet-güvenlik sorunu yaşayabilir. Bununla birlikte pek çok şirket yıllardır çok sayıda potansiyel güvensiz koşul altında faaliyetlerini yürütmekte ve bundan dolayı olumsuz sonuçlarla karşılaşmamak-tadır. Bu güvensiz koşullar tanımlanmadığı ve ileriye yönelik emniyet yönetimi ile düzeltilmediği sürece şirket “kayıpların bulunmayışı” ile kanıtlandığı şekilde emniyet hedeflerini yerine getirdiğini düşünebilir. İşin gerçeği ise, yalnızca şansı yaver gitmiştir.   Emniyet ve kar karşılıklı olarak birbirlerini ortadan kaldıramazlar. Kaliteli havacılık organizasyonları emniyetsiz koşulların düzeltilmesi için yapılan harcamaların uzun vadeli karlılığa yatırım olduğunun farkındalar ve para risk tedbirlerine harcadığı için kazalar veya olaylara dayalı mali kayıplar azaltılmış olur. Düz bir kar-zarar bakış açısından kimi kayıp düzeyleri kabul edilebilir olurken, az sayıda şirket büyük kazaların ekonomik neticelerinin üstesinden gelmeyi başarabilir. Bu nedenle SMS in riskleri ele alışında güçlü bir ekonomik gereklilik yatmaktadır.   Bir Havayolunda çalıştığınızı farz edin. Burada söz konusu olan yeni elemanları işe almak veya size niçin o uçuşu almamanıza ve yeni bir pazara girmemenize dair gerekçeler öne sürerek zaman harcayan bir “emniyet bölümü” oluşturmak değildir. Organizasyonunuz içinde, uçuşun nasıl emniyetli kılınacağı veya yeni pazara girmenin en iyi yolu hakkında düşünce yürüten tüm kişilerdir. Söz konusu olan günlük bazda riskleri idare eden, maliyet ile fayda arasında denge kuran ve doğru kararlar alan herkestir.   Bir Kazanın Maliyeti Bir kaza veya olayla bağlantılı maliyetler doğrudan, dolaylı ve endüstriyel/sosyal maliyetleri kapsar. Doğrudan maliyetleri takdir etmek genellikle kolaydır. Bunlar uçaktaki hasarları, yaralanmalardan dolayı tazminatları ve mülkiyete verilen zararları kapsarlar ki genellikle sigorta tarafından karşılanırlar. Dolaylı maliyetleri takdir etmek daha zordur. Bunlar sıklıkla karşılanmaz veya sigorta tazminatları tarafından tamamen ödenmez ve etkisi çoğunlukla sonradan ortaya çıkar. Sigorta endüstrisinde genel olarak dolaylı maliyetlerin sigorta altına alınabilecek talebin 5 ila 6 katı olabileceği kabul edilmektedir. Bu maliyetler telafi edilemez ve şunları kapsar: İş ve imaj kaybı; Yasal harçlar ve zarar talepleri; İşçi tazminatları tarafından karşılanmayan tıbbi giderler; Ekipman kullanım kaybı (veya gelir oluşturucu yeterliliklerin kaybı); Yaralanan kişilerden dolayı zaman kaybı ve yedek işçi giderleri; Artan sigorta primleri; Uçak tamir ve temizliği ve Hukuki cezalar. Mehmet Ali Ataman 1.Ekim.2018  

SMS-  KAZALAR ve BUNLARDAN NASIL KAÇINILIR?   34

 

Maliyet Faydaya Karşı

Bir havacılık işletmesini karlı ve emniyetli-güvenli yürütmek için üretim hedefleri ve emniyet hedeflerini yerine getirerek kalıcı bir denge sağlanır. Havacılıkta çalışma alanları tamamen ortadan kaldırılamayacak olan potansiyel güvensiz şartlarla doludur; yine de operasyonlar devam etmek zorundadır.

Kimi şirketler “sıfır kaza” hedefini benimsemekte ve “emniyetin onların bir numaralı önceliği” olduğunu beyan etmekteler. Gerçek şu ki, tüm ticari havacılık organizasyonları hayatta kalabilmek için kar etmek zorundadır. Kar veya zarar şirketin üretim hedeflerine ulaşıp ulaşmaması konusu da doğrudan bir göstergedir. Bununla birlikte emniyet sürdürülebilirliği için tehlikeleri ortadan kaldırdığında muhtemelen gerçekleştirmiş olacağı bir önkoşuldur. Çoğu şirket için emniyet ölçütü kazalara dayalı kayıpların olmayışıdır. Fakat sırf geçmişte istenmeyen olayların gerçekleşmemiş olması ve bunların gelecekte de oluşmasını engellemez. Düzensiz emniyet kayıtları yürüten şirketlerde kazaların görülmeyişi bunların emniyetli faaliyet gösterdikleri anlamında değildir.

Bir şirket önemli bir kazayı veya kaybı takip etme ile ilgili kar ve zarar beyannamesi üzerinde olumsuz etkisi olabileceğinden dolayı, emniyet-güvenlik sorunu yaşayabilir. Bununla birlikte pek çok şirket yıllardır çok sayıda potansiyel güvensiz koşul altında faaliyetlerini yürütmekte ve bundan dolayı olumsuz sonuçlarla karşılaşmamak-tadır. Bu güvensiz koşullar tanımlanmadığı ve ileriye yönelik emniyet yönetimi ile düzeltilmediği sürece şirket “kayıpların bulunmayışı” ile kanıtlandığı şekilde emniyet hedeflerini yerine getirdiğini düşünebilir. İşin gerçeği ise, yalnızca şansı yaver gitmiştir.

 

Emniyet ve kar karşılıklı olarak birbirlerini ortadan kaldıramazlar. Kaliteli havacılık organizasyonları emniyetsiz koşulların düzeltilmesi için yapılan harcamaların uzun vadeli karlılığa yatırım olduğunun farkındalar ve para risk tedbirlerine harcadığı için kazalar veya olaylara dayalı mali kayıplar azaltılmış olur. Düz bir kar-zarar bakış açısından kimi kayıp düzeyleri kabul edilebilir olurken, az sayıda şirket büyük kazaların ekonomik neticelerinin üstesinden gelmeyi başarabilir. Bu nedenle SMS in riskleri ele alışında güçlü bir ekonomik gereklilik yatmaktadır.

 

Bir Havayolunda çalıştığınızı farz edin. Burada söz konusu olan yeni elemanları işe almak veya size niçin o uçuşu almamanıza ve yeni bir pazara girmemenize dair gerekçeler öne sürerek zaman harcayan bir “emniyet bölümü” oluşturmak değildir. Organizasyonunuz içinde, uçuşun nasıl emniyetli kılınacağı veya yeni pazara girmenin en iyi yolu hakkında düşünce yürüten tüm kişilerdir. Söz konusu olan günlük bazda riskleri idare eden, maliyet ile fayda arasında denge kuran ve doğru kararlar alan herkestir.

 

Bir Kazanın Maliyeti

Bir kaza veya olayla bağlantılı maliyetler doğrudan, dolaylı ve endüstriyel/sosyal maliyetleri kapsar. Doğrudan maliyetleri takdir etmek genellikle kolaydır. Bunlar uçaktaki hasarları, yaralanmalardan dolayı tazminatları ve mülkiyete verilen zararları kapsarlar ki genellikle sigorta tarafından karşılanırlar. Dolaylı maliyetleri takdir etmek daha zordur. Bunlar sıklıkla karşılanmaz veya sigorta tazminatları tarafından tamamen ödenmez ve etkisi çoğunlukla sonradan ortaya çıkar.

Sigorta endüstrisinde genel olarak dolaylı maliyetlerin sigorta altına alınabilecek talebin 5 ila 6 katı olabileceği kabul edilmektedir. Bu maliyetler telafi edilemez ve şunları kapsar:

  • İş ve imaj kaybı;
  • Yasal harçlar ve zarar talepleri;
  • İşçi tazminatları tarafından karşılanmayan tıbbi giderler;
  • Ekipman kullanım kaybı (veya gelir oluşturucu yeterliliklerin kaybı);
  • Yaralanan kişilerden dolayı zaman kaybı ve yedek işçi giderleri;
  • Artan sigorta primleri;
  • Uçak tamir ve temizliği ve
  • Hukuki cezalar.

Mehmet Ali Ataman

1.Ekim.2018

 



from Aeroportist I Güncel Havacılık Haberleri https://ift.tt/2S5otUT
via IFTTT

SMS-  KAZALAR ve BUNLARDAN NASIL KAÇINILIR?   34


via Aeroportist I Güncel Havacılık Haberleri https://ift.tt/2S5otUT

Hava kargo talebinin yirmi yılda iki katına çıkması bekleniyor


via Aeroportist I Güncel Havacılık Haberleri https://ift.tt/2q3mzYd

Hava kargo talebinin yirmi yılda iki katına çıkması bekleniyor Hava yolu ile ilgili küresel talebin önümüzdeki yirmi yılda iki katına çıkacağı bekleniyor. Bu talebi karşılamak için, hava kargo işletmecilerinin, şu an 2037’ye kadar 2.600’den fazla kargo uçağına ihtiyaç duyacağını ortaya koyuyor. Bu rakam, 980 yeni orta ve büyük ölçekli kargo uçağı ve 1.670 adet dönüştürülmüş kargo uçağı şeklinde hesaplanıyor. Hava kargo pazarı, ticari havacılığın büyüme hikayesinin önemli bir unsuru olmaya devam ediyor. Yeni tahminler, Avrupa, Kuzey Amerika ve Asya’da son birkaç yıldır görülen piyasa toparlanmasına denk gelen güçlü ve uzun vadeli hava kargo trendlerine işaret ediyor. Çin’deki ekspres piyasanın şaşırtıcı büyümesi ile birlikte global e-ticaret piyasası 5 trilyon dolarlık bir boyuta ulaştı. Global e-ticaret piyasasında her yıl %20 lik bir büyüme bekleniyor. Son yıllarda yolcu uçakları ile taşınan kargo talebinin arttığı gözlemlenmesine rağmen yolcu uçaklarının kapasiteleri tüm talebi karşılayamıyor. Muazzam avantajlar sunan kargo uçakları , dünya hava kargo talebinin yüzde 50’sinden fazlasını taşımaya devam edeceğini gösteriyor.

Hava yolu ile ilgili küresel talebin önümüzdeki yirmi yılda iki katına çıkacağı bekleniyor.

Bu talebi karşılamak için, hava kargo işletmecilerinin, şu an 2037’ye kadar 2.600’den fazla kargo uçağına ihtiyaç duyacağını ortaya koyuyor. Bu rakam, 980 yeni orta ve büyük ölçekli kargo uçağı ve 1.670 adet dönüştürülmüş kargo uçağı şeklinde hesaplanıyor.

Hava kargo pazarı, ticari havacılığın büyüme hikayesinin önemli bir unsuru olmaya devam ediyor. Yeni tahminler, Avrupa, Kuzey Amerika ve Asya’da son birkaç yıldır görülen piyasa toparlanmasına denk gelen güçlü ve uzun vadeli hava kargo trendlerine işaret ediyor.

Çin’deki ekspres piyasanın şaşırtıcı büyümesi ile birlikte global e-ticaret piyasası 5 trilyon dolarlık bir boyuta ulaştı. Global e-ticaret piyasasında her yıl %20 lik bir büyüme bekleniyor.

Son yıllarda yolcu uçakları ile taşınan kargo talebinin arttığı gözlemlenmesine rağmen yolcu uçaklarının kapasiteleri tüm talebi karşılayamıyor. Muazzam avantajlar sunan kargo uçakları , dünya hava kargo talebinin yüzde 50’sinden fazlasını taşımaya devam edeceğini gösteriyor.



from Aeroportist I Güncel Havacılık Haberleri https://ift.tt/2q3mzYd
via IFTTT

20 Ekim 2018 Cumartesi

Hava kargoda trend yukarı doğru ve önümüzdeki 20 yıl içinde% 4,2 büyüyecek Hava kargo önümüzdeki 20 yıl içinde% 4,2 büyüyecek Hava kargo trafiği, 2017’de yüzde 10,1 olmak üzere  uzun vadeli ortalama büyüme oranının iki katından fazla arttı. Önümüzdeki 20 yıl içinde hava kargo trafiğinin iki katından fazla artması bekleniyor ve dünya kargo filosu yüzde 75’ten fazla büyüyecek. E-ticaret, hava kargo talebini artırmaya devam edecek Küresel perakende e-ticaret satışları 2012’de 1.1 trilyon dolar iken, 2017 yılında 2.3 trilyon dolar  olarak iki katına çıktı. Yavaşlama belirtileri yaşanmazken, e-ticaret pazarının büyüklüğü 2021 yılına kadar iki katına çıkarak yaklaşık 4,9 trilyon dolar seviyesine ulaşacak. Asya gelecekteki büyümenin lokomotifi olacak Asya, hızlı büyüyen ekonomiler ile öncülük edecek ve ortalama yıllık hava kargo büyümesiyle dünyayı yönetmeye devam edecektir. Çin, Doğu Asya, Doğu Asya-Kuzey Amerika ve Avrupa-Doğu Asya pazarlarının dünya ortalama büyüme oranından daha hızlı büyümesi beklenmektedir. Bu da on yıl içerisinde Asya’daki pazarların, hizmetlerin ve Asya’ya bağlanmanın önümüzdeki dönemde büyümeye yol açacağını göstermektedir. Kargo uçakları dünya hava kargo talebinin yarısından fazlasını taşımaya devam edecek Yolcu uçağı kapasitesi artarken, kargo uçakları çeşitli nedenlerden dolayı pazar payı avantajını korumaktadırlar. Bunlar arasında yüksek kontrollü taşıma, doğrudan yönlendirme, güvenilirlik ve benzersiz kapasite hususları (hacim, ağırlık, tehlikeli materyaller ve boyutlar) bulunmaktadır. Bu faktörler, daha kargo uçağı operasyonlarını zorunlu hale getiriyor ve gelecek 20 yıl içinde, dünya hava kargolarının yarısından fazlasını kargo uçakları taşıyacak.

Hava kargo önümüzdeki 20 yıl içinde% 4,2 büyüyecek

Hava kargo trafiği, 2017’de yüzde 10,1 olmak üzere  uzun vadeli ortalama büyüme oranının iki katından fazla arttı. Önümüzdeki 20 yıl içinde hava kargo trafiğinin iki katından fazla artması bekleniyor ve dünya kargo filosu yüzde 75’ten fazla büyüyecek.

E-ticaret, hava kargo talebini artırmaya devam edecek

Küresel perakende e-ticaret satışları 2012’de 1.1 trilyon dolar iken, 2017 yılında 2.3 trilyon dolar  olarak iki katına çıktı. Yavaşlama belirtileri yaşanmazken, e-ticaret pazarının büyüklüğü 2021 yılına kadar iki katına çıkarak yaklaşık 4,9 trilyon dolar seviyesine ulaşacak.

Asya gelecekteki büyümenin lokomotifi olacak

Asya, hızlı büyüyen ekonomiler ile öncülük edecek ve ortalama yıllık hava kargo büyümesiyle dünyayı yönetmeye devam edecektir. Çin, Doğu Asya, Doğu Asya-Kuzey Amerika ve Avrupa-Doğu Asya pazarlarının dünya ortalama büyüme oranından daha hızlı büyümesi beklenmektedir. Bu da on yıl içerisinde Asya’daki pazarların, hizmetlerin ve Asya’ya bağlanmanın önümüzdeki dönemde büyümeye yol açacağını göstermektedir.

Kargo uçakları dünya hava kargo talebinin yarısından fazlasını taşımaya devam edecek

Yolcu uçağı kapasitesi artarken, kargo uçakları çeşitli nedenlerden dolayı pazar payı avantajını korumaktadırlar. Bunlar arasında yüksek kontrollü taşıma, doğrudan yönlendirme, güvenilirlik ve benzersiz kapasite hususları (hacim, ağırlık, tehlikeli materyaller ve boyutlar) bulunmaktadır. Bu faktörler, daha kargo uçağı operasyonlarını zorunlu hale getiriyor ve gelecek 20 yıl içinde, dünya hava kargolarının yarısından fazlasını kargo uçakları taşıyacak.



from Aeroportist I Güncel Havacılık Haberleri https://ift.tt/2PKpCQd
via IFTTT

Hava kargoda trend yukarı doğru ve önümüzdeki 20 yıl içinde% 4,2 büyüyecek


via Aeroportist I Güncel Havacılık Haberleri https://ift.tt/2PKpCQd

19 Ekim 2018 Cuma

20 Ekim Dünya Hava Trafik Kontrolörleri Günü Kutlu Olsun


via Aeroportist I Güncel Havacılık Haberleri https://ift.tt/2q0Bzpu

20 Ekim Dünya Hava Trafik Kontrolörleri Günü Kutlu Olsun Tüm dünyada 20 Ekim, Dünya Hava Trafik Kontrolörleri Günü olarak kutlanmaktadır. Hava trafik kontrol, havada ve havaalanında hareket halinde olan tüm hava araçlarının birbirleriyle ve engellerle çarpışmalarını önlemek; hava trafiğinin emniyetli, düzenli ve verimli bir şekilde akışını sağlamak amacıyla verilen bir hizmettir. Bu hizmet, hava alanlarında tesis edilmiş ünitelerde çalışan hava trafik kontrolörleri tarafından gerekli ünitelerde radar ekipmanlarının da kullanımıyla uçakların hareketleri izlenerek ve telsiz vasıtasıyla uçaklarla her an birebir iletişim kurularak gerçekleştirilir.   7/24 çalışan hava trafik kontrolörleri sürekli artan trafik, gelişen prosedürler, değişen teknik sistemler, sosyal ve çevresel kısıtlamalar içinde sisteme en çabuk adapte olması beklenen ögedir. Bu durumun verdiği sorumluluğun farkında olan hava trafik kontrolörleri her koşulda işlerin en iyi şekilde yapılması ve insanların gidecekleri yere güven içinde ve mümkün olduğunca hızlı ulaştırılması kültürüne ve etik anlayışına sahiptir. Tüm bu zorlu koşullarda görevlerini layıkıyla yerine getiren meslektaşlarımız gelecek kaygısı olmadan, yeterli özlük haklara sahip bir şekilde çalışmayı hak etmektedir.   Türkiye Hava Trafik Kontrolörleri Derneği (TATCA) olarak havacılık adına sadece Türkiye’de değil dünyadaki tüm gelişmeleri yakından takip etmekteyiz. Dünyadaki tüm hava trafik kontrolörleriyle iletişim halinde olmak ve ülkemizi yurtdışında da temsil etmek adına 1996 yılından beri IFATCA (International Federation of Air Traffic Controllers’ Associations)’ya üyeliğimiz bulunmaktadır.   İnsanları gidecekleri yerlere ulaştırmak için evrensel kurallara bağlı, aynı zamanda bireysel özverilerle işini yapmakta olan değerli meslektaşlarımızın 20 EKİM DÜNYA HAVA TRAFİK KONTROLÖRLERİ GÜNÜ KUTLU OLSUN.   Türkiye Hava Trafik Kontrolörleri Derneği

Tüm dünyada 20 Ekim, Dünya Hava Trafik Kontrolörleri Günü olarak kutlanmaktadır. Hava trafik kontrol, havada ve havaalanında hareket halinde olan tüm hava araçlarının birbirleriyle ve engellerle çarpışmalarını önlemek; hava trafiğinin emniyetli, düzenli ve verimli bir şekilde akışını sağlamak amacıyla verilen bir hizmettir. Bu hizmet, hava alanlarında tesis edilmiş ünitelerde çalışan hava trafik kontrolörleri tarafından gerekli ünitelerde radar ekipmanlarının da kullanımıyla uçakların hareketleri izlenerek ve telsiz vasıtasıyla uçaklarla her an birebir iletişim kurularak gerçekleştirilir.

 

7/24 çalışan hava trafik kontrolörleri sürekli artan trafik, gelişen prosedürler, değişen teknik sistemler, sosyal ve çevresel kısıtlamalar içinde sisteme en çabuk adapte olması beklenen ögedir. Bu durumun verdiği sorumluluğun farkında olan hava trafik kontrolörleri her koşulda işlerin en iyi şekilde yapılması ve insanların gidecekleri yere güven içinde ve mümkün olduğunca hızlı ulaştırılması kültürüne ve etik anlayışına sahiptir. Tüm bu zorlu koşullarda görevlerini layıkıyla yerine getiren meslektaşlarımız gelecek kaygısı olmadan, yeterli özlük haklara sahip bir şekilde çalışmayı hak etmektedir.

 

Türkiye Hava Trafik Kontrolörleri Derneği (TATCA) olarak havacılık adına sadece Türkiye’de değil dünyadaki tüm gelişmeleri yakından takip etmekteyiz. Dünyadaki tüm hava trafik kontrolörleriyle iletişim halinde olmak ve ülkemizi yurtdışında da temsil etmek adına 1996 yılından beri IFATCA (International Federation of Air Traffic Controllers’ Associations)’ya üyeliğimiz bulunmaktadır.

 

İnsanları gidecekleri yerlere ulaştırmak için evrensel kurallara bağlı, aynı zamanda bireysel özverilerle işini yapmakta olan değerli meslektaşlarımızın 20 EKİM DÜNYA HAVA TRAFİK KONTROLÖRLERİ GÜNÜ KUTLU OLSUN.

 

Türkiye Hava Trafik Kontrolörleri Derneği



from Aeroportist I Güncel Havacılık Haberleri https://ift.tt/2q0Bzpu
via IFTTT

Havacılık uzmanları sektörün geleceğini konuştu


via Aeroportist I Güncel Havacılık Haberleri https://ift.tt/2NNyC5h

Havacılık uzmanları sektörün geleceğini konuştu 12 farklı ülkeden Hitit’in konferansına katılan havacılık uzmanları sektörün geleceğini konuştu.   Hitit, havayolu teknolojisinin önde gelen temsilcilerini İstanbul’da bir araya getirdi  Havayolu teknolojisinde; tamamı yerli ve yenilikçi yazılım ürünleriyle dünyaya hizmet ihraç eden Hitit, sektörün önde gelen uzmanlarını ve iş ortaklarını, İstanbul’da düzenlediği konferansta bir araya getirdi. Havayolu teknolojisindeki son gelişmeler, sektörün geleceğine dair öngörüler, Hitit’in çözümleri ve yenilikçi uygulamalarının ele alındığı konferansa, Türkiye’den ve dünyadan sivil havacılık alanında önemli temsilciler katıldı. 24 yıldır tamamı yerli ve yenilikçi yazılım çözümleri ile dünyaya havacılık teknolojisi ihraç eden Hitit; Türkiye’nin yanı sıra aralarında Almanya, Fransa, Gana, Kırgızistan, Nijerya, Namibya, Pakistan, Tanzanya, Tunus, Türkmenistan’ın da bulunduğu 12 ülkeden iş ortağını ve sektörün küresel çaptaki uzmanlarını İstanbul’da düzenlediği konferansta bir araya getirdi. 18 Ekim 2018 tarihinde, Sultanahmet Four Season Hotel’de gerçekleşen ve havayolu teknolojisindeki son gelişmelerin paylaşıldığı konferansa Türkiye’den Pegasus ve Onur Air; yurt dışından Pakistan Uluslararası Havayolları, Türkmenistan Havayolları, ArikAir (Nijerya), Nouvelair (Tunus), Precision Air (Tanzanya), AirTanzania, AirNamibia, APG Havayolları (Fransa), Kam Air (Afganistan) Air Manas (Kırgızistan), PassionAir (Gana),  Global GSRM (Almanya-Yer Hizmetleri Firması) temsilcileri katıldı. Konferansın açılış konuşmasını gerçekleştiren Hitit Satış ve Pazarlamadan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Nevra Onursal Karaağaç; “Dünyanın dört bir yanından hizmet verdiğimiz iş ortaklarımızı İstanbul’da ağırlamaktan büyük bir mutluluk duyuyoruz. Yazılım çözümlerimizi kullanarak her yıl 65 milyondan fazla yolcu uçuran tüm iş ortaklarımızla bugün havayolu sektörünün geleceğine ışık tutmak ve Hitit’in sektörün problemlerine yönelik yeni çözümlerini anlatmak için buradayız. Hitit olarak bizler her bir iş ortağımızın ağır rekabet koşullarından kar elde ederek çıkmasını sağlayacak yüksek teknolojili çözümler üretiyor, Ar-Ge çalışmalarımızla yazılım ürünlerimizi en yeni trendlere göre güncelliyoruz. Büyük veri, kişiselleştirme ve mobilin önümüzdeki yıllarda havacılık sektöründeki yarışın kurallarını belirleyecek olan temel öğeler olduğu gerçeğinden hareketle, çözümlerimizi zamanın ruhuna göre sürekli yeniliyor ve yeni çözümler geliştiriyoruz.” Karaağaç sözlerine şu şekilde devam etti; “Bugün dünyanın sayılı havacılık teknolojileri üreten şirketlerinden biri olmamız ve dünya çapında bizi tercih eden havayollarının sayısının artmasının en büyük nedeni onlara tek bir kanaldan tüm operasyonlarını sürdürebilecekleri bir teknolojik altyapı sunmamızdan kaynaklanıyor.” Dijital dönüşüm havacılığı nasıl etkileyecek? Pegasus İş Uygulamaları Başkan Yardımcısı Erdinç Uğurlu, Pakistan Uluslararası Havayolları (PIA)’nın Sistemlerden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Kashif Rana, Mısır menşeili havayolu firması Nouvelair’den Ürün Direktörü Mohamed Achraf Badreddine yaptıkları sunumlarla havayolu şirketleri gözünden sektör değerlendirmesinde bulunurken; Further Network Kurucu Ortağı ve CTO’su Erdem Üney tarafından blockchain teknolojisinin havacılık sektörüne etkileri, airRM EMEA Bölgesi Satış ve Destek Direktörü Mark Lafferty tarafından yolcu hizmetleri sistemlerindeki yeniliklerin gelir yönetimine etkileri, IER France’ın Avrupa Bölgesi Satış Direktörü Philippe Dupuis tarafından ise havalimanlarındaki yeni teknolojiler konusunda sunumlar yapıldı. Konferansta ayrıca Hitit Ürün Stratejisinden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Semra Kandemir’in moderatörlüğünde yapılan panelde Pegasus Genel Müdür Yardımcısı Barış Fındık, PIA’den Kashif Ranave Hitit Danışmanı Hakan Ünlü tarafından dijital dönüşümün havacılığa Kashif Ranaele alındı. Kripto para ve kripto tekniklerinin havayollarının operasyonlarına etkileri, havayolu sektöründeki oyuncuların dijital dönüşüme adaptasyonlarında en çok zorlandıkları konular konuşuldu.

12 farklı ülkeden Hitit’in konferansına katılan havacılık uzmanları sektörün geleceğini konuştu.

 

Hitit, havayolu teknolojisinin önde gelen temsilcilerini İstanbul’da bir araya getirdi 

Havayolu teknolojisinde; tamamı yerli ve yenilikçi yazılım ürünleriyle dünyaya hizmet ihraç eden Hitit, sektörün önde gelen uzmanlarını ve iş ortaklarını, İstanbul’da düzenlediği konferansta bir araya getirdi. Havayolu teknolojisindeki son gelişmeler, sektörün geleceğine dair öngörüler, Hitit’in çözümleri ve yenilikçi uygulamalarının ele alındığı konferansa, Türkiye’den ve dünyadan sivil havacılık alanında önemli temsilciler katıldı.

24 yıldır tamamı yerli ve yenilikçi yazılım çözümleri ile dünyaya havacılık teknolojisi ihraç eden Hitit; Türkiye’nin yanı sıra aralarında Almanya, Fransa, Gana, Kırgızistan, Nijerya, Namibya, Pakistan, Tanzanya, Tunus, Türkmenistan’ın da bulunduğu 12 ülkeden iş ortağını ve sektörün küresel çaptaki uzmanlarını İstanbul’da düzenlediği konferansta bir araya getirdi.

18 Ekim 2018 tarihinde, Sultanahmet Four Season Hotel’de gerçekleşen ve havayolu teknolojisindeki son gelişmelerin paylaşıldığı konferansa Türkiye’den Pegasus ve Onur Air; yurt dışından Pakistan Uluslararası Havayolları, Türkmenistan Havayolları, ArikAir (Nijerya), Nouvelair (Tunus), Precision Air (Tanzanya), AirTanzania, AirNamibia, APG Havayolları (Fransa), Kam Air (Afganistan) Air Manas (Kırgızistan), PassionAir (Gana),  Global GSRM (Almanya-Yer Hizmetleri Firması) temsilcileri katıldı.

Konferansın açılış konuşmasını gerçekleştiren Hitit Satış ve Pazarlamadan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Nevra Onursal Karaağaç; “Dünyanın dört bir yanından hizmet verdiğimiz iş ortaklarımızı İstanbul’da ağırlamaktan büyük bir mutluluk duyuyoruz. Yazılım çözümlerimizi kullanarak her yıl 65 milyondan fazla yolcu uçuran tüm iş ortaklarımızla bugün havayolu sektörünün geleceğine ışık tutmak ve Hitit’in sektörün problemlerine yönelik yeni çözümlerini anlatmak için buradayız. Hitit olarak bizler her bir iş ortağımızın ağır rekabet koşullarından kar elde ederek çıkmasını sağlayacak yüksek teknolojili çözümler üretiyor, Ar-Ge çalışmalarımızla yazılım ürünlerimizi en yeni trendlere göre güncelliyoruz. Büyük veri, kişiselleştirme ve mobilin önümüzdeki yıllarda havacılık sektöründeki yarışın kurallarını belirleyecek olan temel öğeler olduğu gerçeğinden hareketle, çözümlerimizi zamanın ruhuna göre sürekli yeniliyor ve yeni çözümler geliştiriyoruz.”

Karaağaç sözlerine şu şekilde devam etti; “Bugün dünyanın sayılı havacılık teknolojileri üreten şirketlerinden biri olmamız ve dünya çapında bizi tercih eden havayollarının sayısının artmasının en büyük nedeni onlara tek bir kanaldan tüm operasyonlarını sürdürebilecekleri bir teknolojik altyapı sunmamızdan kaynaklanıyor.

Dijital dönüşüm havacılığı nasıl etkileyecek?

Pegasus İş Uygulamaları Başkan Yardımcısı Erdinç Uğurlu, Pakistan Uluslararası Havayolları (PIA)’nın Sistemlerden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Kashif Rana, Mısır menşeili havayolu firması Nouvelair’den Ürün Direktörü Mohamed Achraf Badreddine yaptıkları sunumlarla havayolu şirketleri gözünden sektör değerlendirmesinde bulunurken; Further Network Kurucu Ortağı ve CTO’su Erdem Üney tarafından blockchain teknolojisinin havacılık sektörüne etkileri, airRM EMEA Bölgesi Satış ve Destek Direktörü Mark Lafferty tarafından yolcu hizmetleri sistemlerindeki yeniliklerin gelir yönetimine etkileri, IER France’ın Avrupa Bölgesi Satış Direktörü Philippe Dupuis tarafından ise havalimanlarındaki yeni teknolojiler konusunda sunumlar yapıldı.

Konferansta ayrıca Hitit Ürün Stratejisinden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Semra Kandemir’in moderatörlüğünde yapılan panelde Pegasus Genel Müdür Yardımcısı Barış Fındık, PIA’den Kashif Ranave Hitit Danışmanı Hakan Ünlü tarafından dijital dönüşümün havacılığa Kashif Ranaele alındı. Kripto para ve kripto tekniklerinin havayollarının operasyonlarına etkileri, havayolu sektöründeki oyuncuların dijital dönüşüme adaptasyonlarında en çok zorlandıkları konular konuşuldu.



from Aeroportist I Güncel Havacılık Haberleri https://ift.tt/2NNyC5h
via IFTTT

Atlasglobal Havayolları, 2.999 Euro’ya 5 ay boyunca sınırsız uçuracak


via Aeroportist I Güncel Havacılık Haberleri https://ift.tt/2S0vExF

Atlasglobal Havayolları, 2.999 Euro’ya 5 ay boyunca sınırsız uçuracak Atlasglobal Havayolları, 2.999 Euro’ya 5 ay boyunca sınırsız uçuracak Atlasglobal Havayolları, geçtiğimiz yıl büyük ilgi gören “Unlimited Kampanyası”nı bu yıl da devam ettiriyor. Buna göre; 15 Ekim-15 Kasım 2018 tarihleri arasında “Atlasglobal Havayolları Unlimited Yurt Dışı” kampanyasına dahil olan tüm yolcular, 05 Kasım 2018- 31 Mart 2019 tarihleri arasında Atlasglobal Havayolları’nın tarifeli uçuşlarının bulunduğu yurt dışı destinasyonlarına Business Class konforuyla sınırsız seyahat edebilecek. Kampanyaya dahil olma ücreti ise 2.999 Euro. Atlasglobal Havayolları geçen yıl başlattığı ve büyük ilgi gören “Unlimited Kampanyası”na bu yıl da devam ediyor. Paketi “Atlasglobal Havayolları Unlimited Yurt Dışı” olarak güncelleyen Atlasglobal Havayolları, kampanya kapsamında yolcularına; 05 Kasım 2018-31 Mart 2019 tarihleri arasında 5 ay boyunca tarifeli sefer icra edilen tüm yurt dışı destinasyonlarda vergi ve harçlar hariç 2.999 Euro karşılığında istedikleri parkuru seçip istedikleri uçuşu, Business Class konforuyla yapma hakkı tanıyor. Kampanyaya katılmak isteyen yolcuların ise 15 Ekim – 15 Kasım 2018 tarihleri arasında paketi satın almış olmaları gerekiyor. ŞİRKETLER İÇİN BÜYÜK MALİYET AVANTAJI SAĞLIYOR Konuya ilişkin açıklamada bulunan Atlasglobal Havayolları Ticaret Operasyonlarından Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Nevzat Arşan, “Atlasglobal Havayolları Unlimited kampanyamız uçmayı daha kolay kılan ve herkesi uçmaya hatta Business Class uçmaya davet etmek üzere ortaya çıktı. Bu kapsamda geçen yıl başlattığımız kampanya büyük ilgi görünce devam etme kararı aldık. Kampanyadan faydalanan yolcular ciddi maliyet avantajı yakalıyor. Yolcularımız, bugünden itibaren katılabilecekleri kampanyayla ilgili detayları https://www.atlasglb.com/kampanya-ve-firsatlar/ adresinden öğrenebilirler” ifadelerini kullandı. BUSINESS CLASS’TA AYRICALIKLI HİZMETLER Atlasglobal Havayolları olarak Business Class’ta kalite olarak son derece yüksek standartlarda hizmet sunduklarını aktaran Nevzat Arşan, “Havaalanına gelen Business Class misafirlerimiz, ayrıcalıklı kontuarlarımızda işlemlerini gerçekleştiriyor. Ardından “fast track” hizmetiyle pasaport kontrolünden hızlı geçiş sağlayan misafirlerimiz lounge’muzda uçuş saatlerine kadar vakit geçiriyor. Uçuş saatleri gelen Business Class yolcularımız, VIP shuttle ile uçağa geçiyor. Uçağa geçen yolcularımız sabit Business konfigürasyonu sunan Business Class bölümümüzde 100 cm koltuk aralığı bulunan deri koltuklarında Flying Chef’lerimizin sunduğu eşsiz mönülerimiz eşliğinde yolculuklarını tamamlıyor” dedi.

Atlasglobal Havayolları, 2.999 Euro’ya 5 ay boyunca sınırsız uçuracak

Atlasglobal Havayolları, geçtiğimiz yıl büyük ilgi gören “Unlimited Kampanyası”nı bu yıl da devam ettiriyor. Buna göre; 15 Ekim-15 Kasım 2018 tarihleri arasında “Atlasglobal Havayolları Unlimited Yurt Dışı” kampanyasına dahil olan tüm yolcular, 05 Kasım 2018- 31 Mart 2019 tarihleri arasında Atlasglobal Havayolları’nın tarifeli uçuşlarının bulunduğu yurt dışı destinasyonlarına Business Class konforuyla sınırsız seyahat edebilecek. Kampanyaya dahil olma ücreti ise 2.999 Euro.

Atlasglobal Havayolları geçen yıl başlattığı ve büyük ilgi gören “Unlimited Kampanyası”na bu yıl da devam ediyor. Paketi “Atlasglobal Havayolları Unlimited Yurt Dışı” olarak güncelleyen Atlasglobal Havayolları, kampanya kapsamında yolcularına; 05 Kasım 2018-31 Mart 2019 tarihleri arasında 5 ay boyunca tarifeli sefer icra edilen tüm yurt dışı destinasyonlarda vergi ve harçlar hariç 2.999 Euro karşılığında istedikleri parkuru seçip istedikleri uçuşu, Business Class konforuyla yapma hakkı tanıyor. Kampanyaya katılmak isteyen yolcuların ise 15 Ekim – 15 Kasım 2018 tarihleri arasında paketi satın almış olmaları gerekiyor.

ŞİRKETLER İÇİN BÜYÜK MALİYET AVANTAJI SAĞLIYOR

Konuya ilişkin açıklamada bulunan Atlasglobal Havayolları Ticaret Operasyonlarından Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Nevzat Arşan, “Atlasglobal Havayolları Unlimited kampanyamız uçmayı daha kolay kılan ve herkesi uçmaya hatta Business Class uçmaya davet etmek üzere ortaya çıktı. Bu kapsamda geçen yıl başlattığımız kampanya büyük ilgi görünce devam etme kararı aldık. Kampanyadan faydalanan yolcular ciddi maliyet avantajı yakalıyor. Yolcularımız, bugünden itibaren katılabilecekleri kampanyayla ilgili detayları https://www.atlasglb.com/kampanya-ve-firsatlar/ adresinden öğrenebilirler” ifadelerini kullandı.

BUSINESS CLASS’TA AYRICALIKLI HİZMETLER

Atlasglobal Havayolları olarak Business Class’ta kalite olarak son derece yüksek standartlarda hizmet sunduklarını aktaran Nevzat Arşan, “Havaalanına gelen Business Class misafirlerimiz, ayrıcalıklı kontuarlarımızda işlemlerini gerçekleştiriyor. Ardından “fast track” hizmetiyle pasaport kontrolünden hızlı geçiş sağlayan misafirlerimiz lounge’muzda uçuş saatlerine kadar vakit geçiriyor. Uçuş saatleri gelen Business Class yolcularımız, VIP shuttle ile uçağa geçiyor. Uçağa geçen yolcularımız sabit Business konfigürasyonu sunan Business Class bölümümüzde 100 cm koltuk aralığı bulunan deri koltuklarında Flying Chef’lerimizin sunduğu eşsiz mönülerimiz eşliğinde yolculuklarını tamamlıyor” dedi.



from Aeroportist I Güncel Havacılık Haberleri https://ift.tt/2S0vExF
via IFTTT

18 Ekim 2018 Perşembe

Turkısh Cargo Yeni Evine Hazırlanıyor


via Aeroportist I Güncel Havacılık Haberleri https://ift.tt/2q1gOu4

Turkish Cargo, Kalite Yönetimi İçin IATA’nın Cargo IQ Girişimine Katıldı


via Aeroportist I Güncel Havacılık Haberleri https://ift.tt/2Ey4prH

Turkısh Cargo Yeni Evine Hazırlanıyor Türkiye’yi dünyanın lojistik merkezi konumuna getirecek olan Istanbul Yeni Havalimanı, 29 Ekim 2018 tarihinde gerçekleştirilecek göz alıcı bir törenle açılacak. Turkish Cargo olarak 31 Aralık 2018 tarihine kadar, tüm kargo operasyonlarımıza aynı kalite ve özenle Istanbul Atatürk Havalimanı’ndan devam ediyor olacağız. 31 Aralık 2018 itibarıyla yolcu seferleri üzerinden gerçekleştirilecek kargo taşımalarımız, Istanbul Yeni Havalimanı’ndan yapılmaya başlanacaktır. Kargo uçağı seferlerimiz ise Istanbul Atatürk Havalimanı’ndan icra edilmeye devam edecektir. Yeni havalimanının tamamlanması ile birlikte yeni Mega Hub’ımızda, 165.000 m² kullanım alanı ile müşterilerimize çok daha iyi hizmet vermek için faaliyetlerimizi sürdüreceğiz. Birinci faz inşaatın bitmesiyle yılda 2 milyon ton, ikinci faz inşaatın tamamlanmasıyla da yılda 4 milyon ton kapasiteli bir terminale sahip olacağız. Ürün grupları özelinde farklılaştırılmış hizmetler, çeşitlendirilmiş özel kargo alanları ile daha kaliteli ve yalın süreçler tasarlıyoruz. Mega Hub’ımız, kurulacak PCHS ve ASRS sistemleri ile yapay zekânın operasyonel sürece entegre olduğu ilk milli hava kargo terminali olacak. Yapılan yeni yatırımlar ve gelişen filomuzla hava kargo sektörünün en büyük beş markasından biri olma yolunda, hedeflerimize emin adımlarla yürüyoruz.

Türkiye’yi dünyanın lojistik merkezi konumuna getirecek olan Istanbul Yeni Havalimanı, 29 Ekim 2018 tarihinde gerçekleştirilecek göz alıcı bir törenle açılacak.

Turkish Cargo olarak 31 Aralık 2018 tarihine kadar, tüm kargo operasyonlarımıza aynı kalite ve özenle Istanbul Atatürk Havalimanı’ndan devam ediyor olacağız.

31 Aralık 2018 itibarıyla yolcu seferleri üzerinden gerçekleştirilecek kargo taşımalarımız, Istanbul Yeni Havalimanı’ndan yapılmaya başlanacaktır. Kargo uçağı seferlerimiz ise Istanbul Atatürk Havalimanı’ndan icra edilmeye devam edecektir.

Yeni havalimanının tamamlanması ile birlikte yeni Mega Hub’ımızda, 165.000 m² kullanım alanı ile müşterilerimize çok daha iyi hizmet vermek için faaliyetlerimizi sürdüreceğiz.

Birinci faz inşaatın bitmesiyle yılda 2 milyon ton, ikinci faz inşaatın tamamlanmasıyla da yılda 4 milyon ton kapasiteli bir terminale sahip olacağız.

Ürün grupları özelinde farklılaştırılmış hizmetler, çeşitlendirilmiş özel kargo alanları ile daha kaliteli ve yalın süreçler tasarlıyoruz.

Mega Hub’ımız, kurulacak PCHS ve ASRS sistemleri ile yapay zekânın operasyonel sürece entegre olduğu ilk milli hava kargo terminali olacak.

Yapılan yeni yatırımlar ve gelişen filomuzla hava kargo sektörünün en büyük beş markasından biri olma yolunda, hedeflerimize emin adımlarla yürüyoruz.



from Aeroportist I Güncel Havacılık Haberleri https://ift.tt/2q1gOu4
via IFTTT

Turkish Cargo, Kalite Yönetimi İçin IATA’nın Cargo IQ Girişimine Katıldı Dünyanın en hızlı büyüyen hava kargo markası Turkish Cargo, Traxon CDMP kalite yönetimi için, hava taşımacılığı topluluğuna entegre BT çözümlerinin önde gelen tedarikçilerinden biri olan CHAMP Cargosystems ile anlaşma imzaladı. CDMP kalite yönetimi çözümü, dünya çapında Cargo iQ havayolu sevkiyatlarının % 40’ından fazlasını ölçüyor. Güncel Cargo iQ spesifikasyonları ile geliştirilen çözüm, Turkish Cargo’nun yıllık 1 milyon adetten fazla kargo konşimentosunu yönetecek. Ayrıca, Traxon CDMP, yeni işlevler ve kullanıcı dostu özellikler ile geliştirildi ve Cargo iQ kapsamının ötesine geçen ilave kalite ölçüm ve izleme ihtiyaçlarına hizmet edecek şekilde genişletildi. Genel Müdür (Kargo) Yardımcısı Turhan Özen; “CHAMP’ın hizmet teklifi, herkes için iyi bir şeyler barındırıyor ve kalite yönetimi için Cargo iQ’yu kullanma yolculuğumuzda bize yol göstermesinden memnuniyet duyuyoruz. Kalite standartlarımızı geliştirerek, dünyanın en iyi beş hava kargo markasından biri olma hedefimize güçlü adımlarla ilerliyoruz” dedi. CHAMP Cargosystems’in Ticari ve Müşteri Katılımı Sorumlusu Nicholas Xenocostas, “Turkish Cargo’nun CHAMP çözümlerini geliştirmesinden çok memnunuz, Turkish Cargo’nun Cargo iQ’nun faydalarını göreceğinden ve daha verimli bir kalite yönetimine ulaşacağından emin” dedi. Gelişmiş filosuyla dünyanın 124 ülkesinde 300’den fazla destinasyona hizmet sağlayan Turkish Cargo, başarılı operasyonlarını ve hava kargo taşımacılığındaki kalite standartlarını geliştirmeye devam ediyor. @champ

THY Kabin Memuru Olarak Görev Yapacak Bay/Bayan Çalışma Arkadaşları Arıyor


via Aeroportist I Güncel Havacılık Haberleri https://ift.tt/2AhPoWD

THY Kabin Memuru Olarak Görev Yapacak Bay/Bayan Çalışma Arkadaşları Arıyor Türk Hava Yolları A.O.’da Kabin Memuru Olarak Görev Yapacak Bay/Bayan Çalışma Arkadaşları Arıyor Dünya’da en fazla ülkeye uçan havayolu olan, yaptığı uluslararası sponsorluklar ve kazandığı bir çok ödül ile ülkemizi bütün dünyada gururla temsil eden Ortaklığımızın büyüme sürecinde Kabin Memuru olarak yer almak isteyen, hizmet sektörünün gereklilikleri doğrultusunda iletişim becerisi yüksek, ekip çalışmasına yatkın, dinamik ve güler yüzlü bay ve bayan çalışma arkadaşları arıyor. Genel Koşullar T.C. vatandaşı olmak (Mavi kart sahibi olanlar başvuru yapabilir.) 01/01/1988 ile 31/12/1999 tarihleri arasında doğmuş olmak En az lise mezunu olmak İyi derecede İngilizce bilmek (İkinci yabancı dil tercih sebebidir.) Adli Sicil Kaydı ve Adli Sicil Arşiv Kaydı bulunmamak Erkek adaylar için askerlik görevini yapmış veya en az 1 yıl tecilli olmak (En az 31.12.2019 tarihine kadar tecilli olmak) Sağlık ve Fiziki Koşullar Bayanlar için 160-180 cm. arası, erkekler için 170-190 cm arası boya sahip olmak (Boy-kilo orantılı olmalıdır.)*, Sağlık durumu uçuşa elverişli olmak (Seçme süreçlerinde başarılı olan adaylarımızdan işe başlama aşamasında Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü’nce yetkilendirilmiş sağlık kurumlarından sağlık durumlarının uçuşa uygun olduğuna dair rapor almaları ve raporlarını THY A.O. Sağlık Müdürlüğü işyeri hekimlerine onaylatmaları gerekmektedir. THY A.O., SHGM yetkili hastaneden alınmış olumlu rapor olsa bile kendi iç prosedürleri çerçevesinde ek tetkikler isteyerek veya ek sağlık koşullarına bağlı olarak adayın işe başlatılıp başlatılmayacağına karar verme hakkına sahiptir.) THY A.O. Kabin Memuru üniforması giyildiğinde, vücudunun görünecek yerlerinde dövme, piercing, yanık ve yara izi vb. bulunmamak, Daha önce THY A.O. veya diğer havacılık kuruluşlarındaki uçuş görevlerinden disiplinsizlik veya sağlık nedeniyle ayrılmış olmamak. *Boy-kilo ölçümleri, THY A.O. veya THY A.O.’nun belirleyeceği kurum/kuruluş tarafından yapılacaktır. Başvuru Şekli ve İzlenecek Yol  Yukarıdaki şartları taşıyan adayların, ilana internet ortamında, THY A.O. resmi web sitesi www.thy.com üzerinden başvurmaları gerekmektedir. Yukarıdaki şartları taşımayanların ve internet başvurusu dışında herhangi bir şekilde başvuru yapanların başvurusu kabul edilmeyecektir. İlan kriterlerini sağlayan adaylar, online uygulama, test ve mülakat süreçlerine katılacaktır. Mülakat öncesinde adayların yukarıda belirtilen kriterlere uygunluğunu belgelemeleri istenecektir. Kriterlere uygun olmayan adaylar sürece devam edemeyecektir. Tüm süreç sonunda başarılı olan adaylara iş teklifi yapılacak olup, işe başlama belgeleri hazırlamaları istenecek ve adayın istenen belgeleri teslim etmesi, evrakının olumlu değerlendirilmesi, sağlık raporunun onaylanması sonrası eğitime yönlendirileceklerdir. Adaylarımızın Dikkatine!  THY A.O.’dan herhangi bir sebeple iş sözleşmesinin feshi yoluyla ilişiği kesilen, Daha önceki Kabin Memuru alım süreçlerimizde boy ölçümü aşamasında elenen, dövme kontrolü aşamasında vücudunda bulunan dövme ile ilgili doğru beyanda bulunmadığı tespit edilen, 27.07.2018-27.08.2018 tarihleri arasında yayınlanan Bayan Kabin Memuru İlanımıza başvuru yapıp aşamalardan herhangi birine (online test, evrak, boy-kilo ve diğer mülakat aşamaları) katılmış olan, adaylar ilanıa başvuru yapamayacaklardır Başvuru formu için lütfen tıklayınız.

Türk Hava Yolları A.O.’da Kabin Memuru Olarak Görev Yapacak Bay/Bayan Çalışma Arkadaşları Arıyor

Dünya’da en fazla ülkeye uçan havayolu olan, yaptığı uluslararası sponsorluklar ve kazandığı bir çok ödül ile ülkemizi bütün dünyada gururla temsil eden Ortaklığımızın büyüme sürecinde Kabin Memuru olarak yer almak isteyen, hizmet sektörünün gereklilikleri doğrultusunda iletişim becerisi yüksek, ekip çalışmasına yatkın, dinamik ve güler yüzlü bay ve bayan çalışma arkadaşları arıyor.

Genel Koşullar

  • T.C. vatandaşı olmak (Mavi kart sahibi olanlar başvuru yapabilir.)
  • 01/01/1988 ile 31/12/1999 tarihleri arasında doğmuş olmak
  • En az lise mezunu olmak
  • İyi derecede İngilizce bilmek (İkinci yabancı dil tercih sebebidir.)
  • Adli Sicil Kaydı ve Adli Sicil Arşiv Kaydı bulunmamak
  • Erkek adaylar için askerlik görevini yapmış veya en az 1 yıl tecilli olmak (En az 31.12.2019 tarihine kadar tecilli olmak)

Sağlık ve Fiziki Koşullar

  • Bayanlar için 160-180 cm. arası, erkekler için 170-190 cm arası boya sahip olmak (Boy-kilo orantılı olmalıdır.)*,
  • Sağlık durumu uçuşa elverişli olmak (Seçme süreçlerinde başarılı olan adaylarımızdan işe başlama aşamasında Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü’nce yetkilendirilmiş sağlık kurumlarından sağlık durumlarının uçuşa uygun olduğuna dair rapor almaları ve raporlarını THY A.O. Sağlık Müdürlüğü işyeri hekimlerine onaylatmaları gerekmektedir. THY A.O., SHGM yetkili hastaneden alınmış olumlu rapor olsa bile kendi iç prosedürleri çerçevesinde ek tetkikler isteyerek veya ek sağlık koşullarına bağlı olarak adayın işe başlatılıp başlatılmayacağına karar verme hakkına sahiptir.)
  • THY A.O. Kabin Memuru üniforması giyildiğinde, vücudunun görünecek yerlerinde dövme, piercing, yanık ve yara izi vb. bulunmamak,
  • Daha önce THY A.O. veya diğer havacılık kuruluşlarındaki uçuş görevlerinden disiplinsizlik veya sağlık nedeniyle ayrılmış olmamak.

*Boy-kilo ölçümleri, THY A.O. veya THY A.O.’nun belirleyeceği kurum/kuruluş tarafından yapılacaktır.

Başvuru Şekli ve İzlenecek Yol 

  • Yukarıdaki şartları taşıyan adayların, ilana internet ortamında, THY A.O. resmi web sitesi www.thy.com üzerinden başvurmaları gerekmektedir. Yukarıdaki şartları taşımayanların ve internet başvurusu dışında herhangi bir şekilde başvuru yapanların başvurusu kabul edilmeyecektir.
  • İlan kriterlerini sağlayan adaylar, online uygulama, test ve mülakat süreçlerine katılacaktır.
  • Mülakat öncesinde adayların yukarıda belirtilen kriterlere uygunluğunu belgelemeleri istenecektir. Kriterlere uygun olmayan adaylar sürece devam edemeyecektir.
  • Tüm süreç sonunda başarılı olan adaylara iş teklifi yapılacak olup, işe başlama belgeleri hazırlamaları istenecek ve adayın istenen belgeleri teslim etmesi, evrakının olumlu değerlendirilmesi, sağlık raporunun onaylanması sonrası eğitime yönlendirileceklerdir.

Adaylarımızın Dikkatine! 

  • THY A.O.’dan herhangi bir sebeple iş sözleşmesinin feshi yoluyla ilişiği kesilen,
  • Daha önceki Kabin Memuru alım süreçlerimizde boy ölçümü aşamasında elenen, dövme kontrolü aşamasında vücudunda bulunan dövme ile ilgili doğru beyanda bulunmadığı tespit edilen,
  • 27.07.2018-27.08.2018 tarihleri arasında yayınlanan Bayan Kabin Memuru İlanımıza başvuru yapıp aşamalardan herhangi birine (online test, evrak, boy-kilo ve diğer mülakat aşamaları) katılmış olan, adaylar ilanıa başvuru yapamayacaklardır

Başvuru formu için lütfen tıklayınız.



from Aeroportist I Güncel Havacılık Haberleri https://ift.tt/2AhPoWD
via IFTTT

Türk Hava Yolları 500 Pilot daha istihdam etti Türk Hava Yolları 500 Pilot daha istihdam etti. Türk Hava Yolları’nda göreve yeni başlayan 500 pilot “Ailemize Hoş Geldiniz” etkinliğinde bir araya geldi. Kaptan Pilot, II. Pilot ve Yetiştirilmek Üzere Pilot unvanlarıyla 2018 yılında göreve başlayan pilotlar için düzenlenen törene Türk Hava Yolları Genel Müdürü ve Yönetim Kurulu Başkan Vekili Bilal Ekşi ve şirket yöneticileri katıldı. Son 15 yılda gelişimini istikrarlı bir şekilde sürdüren Türk Hava Yolları, 2023 hedefleri doğrultusunda genişlettiği filosunu yeni pilot katılımlarıyla güçlendirmeye devam ediyor. “Ailemize Hoş Geldiniz” etkinliğindeki konuşmasına kurumun tarihine kısaca değinerek başlayan Türk Hava Yolları Genel Müdürü Bilal Ekşi, kazanılan başarıların yenilerine ilham olacağını vurguladı. Genel Müdür Bilal Ekşi konuşmasını “Türkiye’nin en değerli markası olarak yükselmeye sizlerle devam edeceğiz. Elimizden gelenin her zaman +1 fazlasına odaklanmalıyız. Hedeflerimize ailemizin gayretleriyle ulaşacağız. Bu tören ile 41 Kaptan Pilot, 286 II. Pilot ve kendi yetiştireceğimiz pilotlar ile toplam 500 pilotun ailemize katılımını gerçekleştiriyoruz. Yıl sonuna kadar Türk Hava Yolları’na katılan pilot sayısının 1100’e ulaşmasını bekliyoruz.” cümleleriyle sürdürdü. 2018 yılında bünyesine kattığı pilotların çoğunluğunun Türk oluşu, Türk Hava Yolları’nın ülkemiz sivil havacılığının gelişimine verdiği önemi gözler önüne seriyor. 2023 yılında filosundaki uçak sayısı 500’ü geçecek olan Türk Hava Yolları, yerli ve yabancı pilot transferleriyle de mesleğin küresel birikimini, yetiştirmek üzere istihdam ettiği adaylarla buluşturuyor. Yeni evi İstanbul Yeni Havalimanı ile büyümesini sürdürecek bayrak taşıyıcımız,  pilot istihdamından yeni hatlara, teknolojik gelişmelerden AR-GE çalışmalarına kadar çeşitli alanlarda yatırımlarına hız kesmeden devam ediyor.   Türk Hava Yolları Hakkında: 1933 yılında 5 uçaktan oluşan mütevazı bir filo ile kurulan Star İttifakı üyesi Türk Hava Yolları, bugün 330(yolcu ve kargo) uçaklık filosu ile 255 uluslararası, 49 yurtiçi olmak üzere dünyada 304 noktaya uçan havayolu şirketidir. Türk Hava Yolları ile ilgili daha geniş bilgiye www.turkishairlines.com web adresinden veya Facebook, Twitter, Youtube, Linkedin ve Instagram hesapları üzerinden ulaşılabilir. Star İttifakı Hakkında: Türk Hava Yolları, ilk küresel havayolu ittifakı olarak 1997 yılında kurulan ve uluslararası ölçekte seyahat edenler için dünya genelinde ulaşım, tanınırlık ve benzersiz hizmet sunan Star İttifakı (Star Alliance)’na üye havayolu şirketidir. Air Transport World tarafından “Market Leadership Award” ve Business Traveller Magazine ile Skytrax tarafından “Best Airline Alliance“ ödülleri gibi çok sayıda ödüle lâyık görülen Star İttifakı’na üye havayolu şirketleri; Adria Airways, Aegean Airlines, Air Canada, Air China, Air India, Air New Zealand, ANA, Asiana Airlines, Austrian, Avianca, Avianca Brasil, Brussels Airlines, Copa Airlines, Croatia Airlines, EGYPTAIR, Ethiopian Airlines, EVA Air, LOT Polish Airlines, Lufthansa, Scandinavian Airlines, Shenzhen Airlines, Singapore Airlines, South African Airways, SWISS, TAP Air Portugal, THAI, Turkish Airlines ve United’dır. Star İttifakı hâlihazırda, 193 ülkedeki 1.317 havalimanına 18.800’den fazla günlük uçuş sağlamaktadır. Bununla birlikte, Star Alliance Bağlantı Ortağı (Connecting Partner) Juneyao Airlines tarafından da yine bu kapsamda bağlantılı uçuşlar sunulmaktadır.  

Türk Hava Yolları 500 Pilot daha istihdam etti.

Türk Hava Yolları’nda göreve yeni başlayan 500 pilot “Ailemize Hoş Geldiniz” etkinliğinde bir araya geldi. Kaptan Pilot, II. Pilot ve Yetiştirilmek Üzere Pilot unvanlarıyla 2018 yılında göreve başlayan pilotlar için düzenlenen törene Türk Hava Yolları Genel Müdürü ve Yönetim Kurulu Başkan Vekili Bilal Ekşi ve şirket yöneticileri katıldı. Son 15 yılda gelişimini istikrarlı bir şekilde sürdüren Türk Hava Yolları, 2023 hedefleri doğrultusunda genişlettiği filosunu yeni pilot katılımlarıyla güçlendirmeye devam ediyor.

“Ailemize Hoş Geldiniz” etkinliğindeki konuşmasına kurumun tarihine kısaca değinerek başlayan Türk Hava Yolları Genel Müdürü Bilal Ekşi, kazanılan başarıların yenilerine ilham olacağını vurguladı. Genel Müdür Bilal Ekşi konuşmasını “Türkiye’nin en değerli markası olarak yükselmeye sizlerle devam edeceğiz. Elimizden gelenin her zaman +1 fazlasına odaklanmalıyız. Hedeflerimize ailemizin gayretleriyle ulaşacağız. Bu tören ile 41 Kaptan Pilot, 286 II. Pilot ve kendi yetiştireceğimiz pilotlar ile toplam 500 pilotun ailemize katılımını gerçekleştiriyoruz. Yıl sonuna kadar Türk Hava Yolları’na katılan pilot sayısının 1100’e ulaşmasını bekliyoruz.” cümleleriyle sürdürdü.

2018 yılında bünyesine kattığı pilotların çoğunluğunun Türk oluşu, Türk Hava Yolları’nın ülkemiz sivil havacılığının gelişimine verdiği önemi gözler önüne seriyor. 2023 yılında filosundaki uçak sayısı 500’ü geçecek olan Türk Hava Yolları, yerli ve yabancı pilot transferleriyle de mesleğin küresel birikimini, yetiştirmek üzere istihdam ettiği adaylarla buluşturuyor. Yeni evi İstanbul Yeni Havalimanı ile büyümesini sürdürecek bayrak taşıyıcımız,  pilot istihdamından yeni hatlara, teknolojik gelişmelerden AR-GE çalışmalarına kadar çeşitli alanlarda yatırımlarına hız kesmeden devam ediyor.

 

Türk Hava Yolları Hakkında:

1933 yılında 5 uçaktan oluşan mütevazı bir filo ile kurulan Star İttifakı üyesi Türk Hava Yolları, bugün 330(yolcu ve kargo) uçaklık filosu ile 255 uluslararası, 49 yurtiçi olmak üzere dünyada 304 noktaya uçan havayolu şirketidir. Türk Hava Yolları ile ilgili daha geniş bilgiye www.turkishairlines.com web adresinden veya FacebookTwitterYoutubeLinkedin ve Instagram hesapları üzerinden ulaşılabilir.

Star İttifakı Hakkında:

Türk Hava Yolları, ilk küresel havayolu ittifakı olarak 1997 yılında kurulan ve uluslararası ölçekte seyahat edenler için dünya genelinde ulaşım, tanınırlık ve benzersiz hizmet sunan Star İttifakı (Star Alliance)’na üye havayolu şirketidir. Air Transport World tarafından “Market Leadership Award” ve Business Traveller Magazine ile Skytrax tarafından “Best Airline Alliance“ ödülleri gibi çok sayıda ödüle lâyık görülen Star İttifakı’na üye havayolu şirketleri; Adria Airways, Aegean Airlines, Air Canada, Air China, Air India, Air New Zealand, ANA, Asiana Airlines, Austrian, Avianca, Avianca Brasil, Brussels Airlines, Copa Airlines, Croatia Airlines, EGYPTAIR, Ethiopian Airlines, EVA Air, LOT Polish Airlines, Lufthansa, Scandinavian Airlines, Shenzhen Airlines, Singapore Airlines, South African Airways, SWISS, TAP Air Portugal, THAI, Turkish Airlines ve United’dır. Star İttifakı hâlihazırda, 193 ülkedeki 1.317 havalimanına 18.800’den fazla günlük uçuş sağlamaktadır. Bununla birlikte, Star Alliance Bağlantı Ortağı (Connecting Partner) Juneyao Airlines tarafından da yine bu kapsamda bağlantılı uçuşlar sunulmaktadır.

 



from Aeroportist I Güncel Havacılık Haberleri https://ift.tt/2CqiUeg
via IFTTT

Türk Hava Yolları 500 Pilot daha istihdam etti


via Aeroportist I Güncel Havacılık Haberleri https://ift.tt/2CqiUeg

Setur Ar-Ge merkezi açıldı Setur Ar-Ge merkezi açıldı Setur’un turizm sektöründe global bir oyuncu olmasına destek sağlaması hedefiyle 24 Eylül’de onaylanarak çalışmalarına başlayan Setur Ar-Ge Merkezi’nde, 21 tam zamanlı ve 11 yarı zamanlı Ar-Ge uzmanı aynı anda pek çok projeyi bir arada yürütüyor Türkiye’nin önde gelen turizm şirketlerinden Setur, dijitalleşme ve inovasyona verdiği önemi bir adım öteye taşıyarak Ar-Ge merkezini hayata geçirdi. 2017 yılından bu yana hazırlık ve çalışmaları süren, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı komisyonu tarafından başvurusu 24 Eylül’de onaylanan Ar-Ge Merkezi, 21 tam zamanlı ve 11 yarı zamanlı Ar-Ge personeline istihdam sağlıyor. Setur Bilgi Teknolojileri ve Ar-Ge Müdürü Alphan Kimyonok, Ar-Ge merkezinin Setur’un turizm sektöründe global bir oyuncu olmasını sağlayacağını belirterek; “Uluslararası alanda geliştireceğimiz ortaklıklar sayesinde yeni proje işbirlikleri gerçekleştirerek, turizm ve duty free sektöründe yenilikler yaratmayı hedefliyoruz. Ar-Ge Merkezimizde halen, ‘Platform Bağımsız Dinamik Promosyon Oluşturma Sistemi’, ‘Satış Performans Yönetim Optimizasyon Sistemi’, ‘İş Gücü Optimizasyonu ile Verimli Vardiya Planlama Sistemi’, ‘Online Tedarikçi Yönetimi Sistemi’, ‘Analitik Uygulamalar için Büyük Veri Platformu’ ve ‘Derin Öğrenme ile Profil Çıkarma ve Analiz Platformu’ gibi başlıklarda çok sayıda proje yürütülüyor, bazıları ise tamamlandı” dedi. Rekabetin yoğun bir şekilde yaşandığı turizm sektöründe global çapta büyümeyi hedefleyen Setur, bu hedefe ulaşmanın Ar-Ge ve inovasyon ile mümkün olabileceğinin bilinciyle bir yandan nitelikli insan kaynağına yatırım yaparken bir yandan da üniversite ve sektör işbirliklerini de geliştiriyor. Bu çerçevede Setur, çeşitli üniversitelerin son sınıf öğrencilerinin bitirme projelerine destek sağlayacak ve sektöre özel projeleri birlikte geliştirecek. SETUR HAKKINDA 1965 yılında Koç Holding şirketlerinden biri olarak kurulan Setur, turizm alanında yurt içi ve yurt dışına dönük tur operatörlüğü ile otel satışı, IATA uçak bileti satışı, vize hizmetleri, kongre ve seminer organizasyonları, outgoing ve yurt dışı eğitim başlıklarında hizmetler sunuyor. 2001 yılında Türkiye’nin en büyük online kurumsal seyahat portalı BookinTurkey.com’u bünyesine alan Setur, 2017 yılında bu platformu Seturbiz.com ismiyle yenileyerek dijital alanda da önemli bir atılım gerçekleştirdi. Setur’un 50 yılı aşkın sektör tecrübesi ve üstün hizmet kalitesiyle, kişiye özel deneyim ve macera seyahatleri sunmak üzere hayata geçirdiği markası SeturSelect, müşterilerine unutulmaz tatil deneyimleri sağlıyor. Duty Free işletmeciliğinde Türkiye’nin en köklü ve en yaygın markası olan Setur Duty Free, tüm yurda yayılan havalimanları, kara sınır kapıları ve deniz limanlarında yaklaşık 15 bin metrekarelik alanda, 20 bölge 49 mağazasıyla gümrüksüz satış mağazaları işletmeciliği yapmaya devam ediyor.1990 yılında kurulan Setair filosunda ise 14 yolcu kapasiteli 2 adet ultra uzun menzilli 2017 Model Falcon 8X ve 2015 Model Falcon 7X tipi jet, 9 yolcu kapasiteli 2 adet çift motorlu Leonardo (Agusta Westland) AW139 tipi helikopter ve 1 adet 8 yolcu kapasiteli Cessna Grand Caravan C208 tipi deniz uçağı bulunuyor.

Setur Ar-Ge merkezi açıldı

Setur’un turizm sektöründe global bir oyuncu olmasına destek sağlaması hedefiyle 24 Eylül’de onaylanarak çalışmalarına başlayan Setur Ar-Ge Merkezi’nde, 21 tam zamanlı ve 11 yarı zamanlı Ar-Ge uzmanı aynı anda pek çok projeyi bir arada yürütüyor

Türkiye’nin önde gelen turizm şirketlerinden Setur, dijitalleşme ve inovasyona verdiği önemi bir adım öteye taşıyarak Ar-Ge merkezini hayata geçirdi. 2017 yılından bu yana hazırlık ve çalışmaları süren, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı komisyonu tarafından başvurusu 24 Eylül’de onaylanan Ar-Ge Merkezi, 21 tam zamanlı ve 11 yarı zamanlı Ar-Ge personeline istihdam sağlıyor.

Setur Bilgi Teknolojileri ve Ar-Ge Müdürü Alphan Kimyonok, Ar-Ge merkezinin Setur’un turizm sektöründe global bir oyuncu olmasını sağlayacağını belirterek; “Uluslararası alanda geliştireceğimiz ortaklıklar sayesinde yeni proje işbirlikleri gerçekleştirerek, turizm ve duty free sektöründe yenilikler yaratmayı hedefliyoruz. Ar-Ge Merkezimizde halen, ‘Platform Bağımsız Dinamik Promosyon Oluşturma Sistemi’, ‘Satış Performans Yönetim Optimizasyon Sistemi’, ‘İş Gücü Optimizasyonu ile Verimli Vardiya Planlama Sistemi’, ‘Online Tedarikçi Yönetimi Sistemi’, ‘Analitik Uygulamalar için Büyük Veri Platformu’ ve ‘Derin Öğrenme ile Profil Çıkarma ve Analiz Platformu’ gibi başlıklarda çok sayıda proje yürütülüyor, bazıları ise tamamlandı” dedi.

Rekabetin yoğun bir şekilde yaşandığı turizm sektöründe global çapta büyümeyi hedefleyen Setur, bu hedefe ulaşmanın Ar-Ge ve inovasyon ile mümkün olabileceğinin bilinciyle bir yandan nitelikli insan kaynağına yatırım yaparken bir yandan da üniversite ve sektör işbirliklerini de geliştiriyor. Bu çerçevede Setur, çeşitli üniversitelerin son sınıf öğrencilerinin bitirme projelerine destek sağlayacak ve sektöre özel projeleri birlikte geliştirecek.

SETUR HAKKINDA

1965 yılında Koç Holding şirketlerinden biri olarak kurulan Setur, turizm alanında yurt içi ve yurt dışına dönük tur operatörlüğü ile otel satışı, IATA uçak bileti satışı, vize hizmetleri, kongre ve seminer organizasyonları, outgoing ve yurt dışı eğitim başlıklarında hizmetler sunuyor. 2001 yılında Türkiye’nin en büyük online kurumsal seyahat portalı BookinTurkey.com’u bünyesine alan Setur, 2017 yılında bu platformu Seturbiz.com ismiyle yenileyerek dijital alanda da önemli bir atılım gerçekleştirdi. Setur’un 50 yılı aşkın sektör tecrübesi ve üstün hizmet kalitesiyle, kişiye özel deneyim ve macera seyahatleri sunmak üzere hayata geçirdiği markası SeturSelect, müşterilerine unutulmaz tatil deneyimleri sağlıyor.

Duty Free işletmeciliğinde Türkiye’nin en köklü ve en yaygın markası olan Setur Duty Free, tüm yurda yayılan havalimanları, kara sınır kapıları ve deniz limanlarında yaklaşık 15 bin metrekarelik alanda, 20 bölge 49 mağazasıyla gümrüksüz satış mağazaları işletmeciliği yapmaya devam ediyor.1990 yılında kurulan Setair filosunda ise 14 yolcu kapasiteli 2 adet ultra uzun menzilli 2017 Model Falcon 8X ve 2015 Model Falcon 7X tipi jet, 9 yolcu kapasiteli 2 adet çift motorlu Leonardo (Agusta Westland) AW139 tipi helikopter ve 1 adet 8 yolcu kapasiteli Cessna Grand Caravan C208 tipi deniz uçağı bulunuyor.



from Aeroportist I Güncel Havacılık Haberleri https://ift.tt/2OtKLS9
via IFTTT

Setur Ar-Ge merkezi açıldı


via Aeroportist I Güncel Havacılık Haberleri https://ift.tt/2OtKLS9

KASTAMONU HAVALİMANI’DA ILS (LLZ, GP) SİSTEMİ HİZMETE VERİLDİ DHMİ Genel Müdürü Funda Ocak’ın bugünkü twitter paylaşımından :   KASTAMONU HAVALİMANI’DA ILS (LLZ, GP) SİSTEMİ HİZMETE VERİLDİ * Hava trafiğinin kesintisiz ve emniyetli bir şekilde yönetimini sağlamak için havacılık elektroniğinin modernizasyonuna büyük önem veriyor;  tüm havalimanlarımızı en gelişmiş seyrüsefer yardımcı cihaz ve sistemleriyle donatmaya özen gösteriyoruz. * Hava koşulları nedeniyle ILS sistemine ihtiyaç duyulan Kastamonu Havalimanı’mızda program dâhilinde başlatılan çalışmalar tamamlandı. * Buraya kurulumu planlanan ILS (Localizer ve GP) istasyonunun daha önce tamamlanarak hizmete verilen lokalizer cihazına ilave olarak GP cihazı, Uçuş Kontrol Testleri de tamamlanarak, hizmete verildi. *           Aletli İniş Sistemi olarak tanımlanan ILS sistemi, özellikle bulut tavanının düşük, görüşün kısıtlı olduğu sisli, yağmurlu ve karlı havalarda güvenli; görüş mesafesinin yüksek olduğu durumlarda ise güvenliğin yanında konforlu bir yaklaşma ve iniş yapılmasına imkân sağlıyor. * Kötü hava koşulları nedeniyle meydana gelmesi muhtemel iptalleri asgariye indirecek olan sistemin, her türlü hizmetin en iyisine layık olan Kastamonululara hayırlı, uğurlu olmasını diliyorum.  

DHMİ Genel Müdürü Funda Ocak’ın bugünkü twitter paylaşımından :

 

KASTAMONU HAVALİMANI’DA ILS (LLZ, GP) SİSTEMİ HİZMETE VERİLDİ

*

Hava trafiğinin kesintisiz ve emniyetli bir şekilde yönetimini sağlamak için havacılık elektroniğinin modernizasyonuna büyük önem veriyor;  tüm havalimanlarımızı en gelişmiş seyrüsefer yardımcı cihaz ve sistemleriyle donatmaya özen gösteriyoruz.

*

Hava koşulları nedeniyle ILS sistemine ihtiyaç duyulan Kastamonu Havalimanı’mızda program dâhilinde başlatılan çalışmalar tamamlandı.

*

Buraya kurulumu planlanan ILS (Localizer ve GP) istasyonunun daha önce tamamlanarak hizmete verilen lokalizer cihazına ilave olarak GP cihazı, Uçuş Kontrol Testleri de tamamlanarak, hizmete verildi.

*          

Aletli İniş Sistemi olarak tanımlanan ILS sistemi, özellikle bulut tavanının düşük, görüşün kısıtlı olduğu sisli, yağmurlu ve karlı havalarda güvenli; görüş mesafesinin yüksek olduğu durumlarda ise güvenliğin yanında konforlu bir yaklaşma ve iniş yapılmasına imkân sağlıyor.

*

Kötü hava koşulları nedeniyle meydana gelmesi muhtemel iptalleri asgariye indirecek olan sistemin, her türlü hizmetin en iyisine layık olan Kastamonululara hayırlı, uğurlu olmasını diliyorum.

 



from Aeroportist I Güncel Havacılık Haberleri https://ift.tt/2QYqtNc
via IFTTT