
havacılık haberleri, havayolu şirketleri ve sivil havacılık ile ilgili meraklarınızı gidermeye, bilgilerinizi güncellemeye davet ediyoruz.
21 Şubat 2018 Çarşamba
Free Shop’a satılan yerli ürün ihracat sayılacak

20 Şubat 2018 Salı
Turkish Cargo , Amerika Kıtasındaki Uçuş Ağını Genişletiyor

Turkish Cargo , Amerika Kıtasındaki Uçuş Ağını Genişletiyor TURKISH CARGO EKVATOR’A UÇTU Turkish Cargo, Ekvator’un başkenti Quito’ya ilk seferini gerçekleştirdi. Turkish Cargo, TC-LJM tescilli Boeing 777-F tipi kargo uçağı Hollanda’da Maastricht ve ABD’de Miami’ye yaptığı uçuşun ardından Quito’daki Mariscal Sucre Uluslararası Havaalanı’na yaptığı ilk seferini gerçekleştirdi. Turkish Cargo indiği Mariscal Sucre Uluslararası Havaalanı’nda geleneksel su takı ile karşılandı.
TURKISH CARGO EKVATOR’A UÇTU
Turkish Cargo, Ekvator’un başkenti Quito’ya ilk seferini gerçekleştirdi.
Turkish Cargo, TC-LJM tescilli Boeing 777-F tipi kargo uçağı Hollanda’da Maastricht ve ABD’de Miami’ye yaptığı uçuşun ardından Quito’daki Mariscal Sucre Uluslararası Havaalanı’na yaptığı ilk seferini gerçekleştirdi.
Turkish Cargo indiği Mariscal Sucre Uluslararası Havaalanı’nda geleneksel su takı ile karşılandı.
from Aeroportist I Güncel Havacılık Haberleri http://ift.tt/2BDA6g2
via IFTTT
Asya ve Uzakdoğu Ülkeleri İle Çok Daha Büyük İş Birlikleri Gerçekleştirilecek Türkiye Cumhuriyeti sınırlarının büyük çoğunluğunun yer aldığı Anadolu coğrafyası, binlerce yıllık dünya ticaretinde önemli bir rol oynamıştır. Paranın icat edildiği bu topraklar, geçmişte de başta Çin olmak üzere Uzakdoğu ve Orta Asya ülkeleri tarafından ipek gibi kıymetli ürünlerin Avrupa’ya ulaştırılmasında tercih edilen bir rota olmuştur. UTİKAD tarafından geçtiğimiz aylarda yayınlanan Anadolu Lojistik Tarihi kitabında ayrıntılı olarak anlatılanTarihi İpek Yolu’nun kilit noktası olan Anadolu’da hizmet veren kervansaraylar hem tüccarları ağırlamış hem de ticaretin kolaylaşmasına olanak sağlamıştır. Aradan geçen yüzlerce yıla rağmen Anadolu, kıtalararası ‘köprü’ konumunu sürdürmektedir. Bunun yanı sıra Türkiye ile Uzakdoğu arasındaki sosyo-ekonomik ilişkiler yüzyıllar öncesine dayanmaktadır. Ülkemizin önümüzdeki dönemlerde hedeflenen dış ticaret ve ihracat rakamlarını yakalaması açısından da Uzakdoğu ülkeleri ile ticaretin geliştirilmesi gerekmektedir. Geçtiğimiz aylarda gerçekleşen Davos Zirvesi’nde konu olduğu üzere uluslararası ticaret yön değiştirmekte ve Doğu her geçen yıl önem kazanmaktadır. Uzakdoğu ülkeleri ile halihazırda yürütülen ilişkilere lojistik özelinde bakıldığında gelişen teknoloji ve altyapı yatırımları sayesinde günümüzde Türkiye ve bu coğrafyada yer alan ülkeler arasında ulaşım ve taşımacılık için farklı taşıma modları kurgulanabilmektedir. Çin’in demiryolu yatırımları ile bölge devletleri bu konuda motive etmesinin yanı sıra karayolu için yapılan ülkeler arası anlaşmalar da taşımacılıkta ve lojistik faaliyetlerde alternatifler ortaya çıkarmaktadır. Aynı şekilde başta Çin olmak üzere Uzakdoğu ile Türkiye arasında denizyoluyla yapılan taşımalar ülkemiz sınırları içindeki limanlardan Avrupa ve dünya pazarlarına erişim imkanı sağlamaktadır. Türkiye artık hava, deniz, kara ve demiryolu ile Avrupa ve Asya arasında köprü olma rolünü üstlenmiştir. Uzakdoğu ve ülkemiz arasındaki taşımacılık faaliyetlerini gözlemlediğimizde öncelikli olarak denizyolu ve havayolu gelmektedir. Uzakdoğu ile yapılan dış ticaretin çok önemli bir kısmı denizyolu ve konteyner ile taşınmaktadır. Burada en önemli etken maliyetlerin çok daha uygun olmasıdır. Ancak 2016’nın son çeyreğinde dünyanın yedinci büyük konteyner hat operatörü Hanjin Shipping’in iflası konteyner piyasasında dalgalanmaya neden oldu. Özellikle orta ve küçük hat operatörleri için pazarın sürdürülebilirliği tehlikeli bir hal aldı. Bu gelişmelerin ardından armatörlerin birleşmesi ise gemi arzının azalmasına dolayısıyla denizyolunun tercih edilmesinin sebebi olan düşük maliyetlerin tırmanmasına neden oldu. Yükselen konteyner ithalat navlunları Uzakdoğu’dan yapılan taşımalarda hem ithalatçılarımızın hem de yarı mamul ithalata dayalı üretim yapan ihracatçılarımızın maliyetlerini yükseltmeyi de sürdürdü. Tüm bu olumsuzluklara karşın son yıllarda e-ticaret alanındaki hızlı büyüme başta Çin olmak üzere Uzakdoğu pazarının önemini arttırdı. Orta Asya’daki altyapı yatırımlarında Türk firmalarının aktif olarak yer alması da bir diğer önemli etken olarak karşımıza çıktı. Bu durumun doğal sonucu olarak Türk lojistik sektörü bu modlarla ilgili maliyet sıkıntısına çözüm bulmak için önemli girişimlerde bulundu. UTİKAD üyelerinin de aralarında yer aldığı firmalar Uzakdoğulu partnerler ile iş birlikleri kurarken, network ağlarında yer alarak özellikle Çin’in ana limanlarından Türkiye ve Avrupa’ya taşınan yüklerdeki ağırlığını sürdürdü. Önümüzdeki yıllarda Çin’in yanı sıra Asya, Uzakdoğu ve Güneydoğu Asya ülkeleriyle aramızdaki dış ticarete paralel olarak lojistik faaliyetlerimizin de artacağını öngörüyoruz. Özellikle Endüstri 4.0 ve Çin’in Bir Kuşak Bir Yol projesinin etkileriyle önümüzdeki yıllarda Asya ve Uzakdoğu ülkeleriyle çok daha büyük iş birliklerinin gerçekleştirileceğini söyleyebiliriz. Emre ELDENER UTA Dergisi Şubat 2018
Bunun yanı sıra Türkiye ile Uzakdoğu arasındaki sosyo-ekonomik ilişkiler yüzyıllar öncesine dayanmaktadır. Ülkemizin önümüzdeki dönemlerde hedeflenen dış ticaret ve ihracat rakamlarını yakalaması açısından da Uzakdoğu ülkeleri ile ticaretin geliştirilmesi gerekmektedir. Geçtiğimiz aylarda gerçekleşen Davos Zirvesi’nde konu olduğu üzere uluslararası ticaret yön değiştirmekte ve Doğu her geçen yıl önem kazanmaktadır.
Uzakdoğu ülkeleri ile halihazırda yürütülen ilişkilere lojistik özelinde bakıldığında gelişen teknoloji ve altyapı yatırımları sayesinde günümüzde Türkiye ve bu coğrafyada yer alan ülkeler arasında ulaşım ve taşımacılık için farklı taşıma modları kurgulanabilmektedir. Çin’in demiryolu yatırımları ile bölge devletleri bu konuda motive etmesinin yanı sıra karayolu için yapılan ülkeler arası anlaşmalar da taşımacılıkta ve lojistik faaliyetlerde alternatifler ortaya çıkarmaktadır. Aynı şekilde başta Çin olmak üzere Uzakdoğu ile Türkiye arasında denizyoluyla yapılan taşımalar ülkemiz sınırları içindeki limanlardan Avrupa ve dünya pazarlarına erişim imkanı sağlamaktadır. Türkiye artık hava, deniz, kara ve demiryolu ile Avrupa ve Asya arasında köprü olma rolünü üstlenmiştir.
Uzakdoğu ve ülkemiz arasındaki taşımacılık faaliyetlerini gözlemlediğimizde öncelikli olarak denizyolu ve havayolu gelmektedir. Uzakdoğu ile yapılan dış ticaretin çok önemli bir kısmı denizyolu ve konteyner ile taşınmaktadır. Burada en önemli etken maliyetlerin çok daha uygun olmasıdır. Ancak 2016’nın son çeyreğinde dünyanın yedinci büyük konteyner hat operatörü Hanjin Shipping’in iflası konteyner piyasasında dalgalanmaya neden oldu. Özellikle orta ve küçük hat operatörleri için pazarın sürdürülebilirliği tehlikeli bir hal aldı. Bu gelişmelerin ardından armatörlerin birleşmesi ise gemi arzının azalmasına dolayısıyla denizyolunun tercih edilmesinin sebebi olan düşük maliyetlerin tırmanmasına neden oldu. Yükselen konteyner ithalat navlunları Uzakdoğu’dan yapılan taşımalarda hem ithalatçılarımızın hem de yarı mamul ithalata dayalı üretim yapan ihracatçılarımızın maliyetlerini yükseltmeyi de sürdürdü.
Tüm bu olumsuzluklara karşın son yıllarda e-ticaret alanındaki hızlı büyüme başta Çin olmak üzere Uzakdoğu pazarının önemini arttırdı. Orta Asya’daki altyapı yatırımlarında Türk firmalarının aktif olarak yer alması da bir diğer önemli etken olarak karşımıza çıktı.
Bu durumun doğal sonucu olarak Türk lojistik sektörü bu modlarla ilgili maliyet sıkıntısına çözüm bulmak için önemli girişimlerde bulundu. UTİKAD üyelerinin de aralarında yer aldığı firmalar Uzakdoğulu partnerler ile iş birlikleri kurarken, network ağlarında yer alarak özellikle Çin’in ana limanlarından Türkiye ve Avrupa’ya taşınan yüklerdeki ağırlığını sürdürdü.
Önümüzdeki yıllarda Çin’in yanı sıra Asya, Uzakdoğu ve Güneydoğu Asya ülkeleriyle aramızdaki dış ticarete paralel olarak lojistik faaliyetlerimizin de artacağını öngörüyoruz. Özellikle Endüstri 4.0 ve Çin’in Bir Kuşak Bir Yol projesinin etkileriyle önümüzdeki yıllarda Asya ve Uzakdoğu ülkeleriyle çok daha büyük iş birliklerinin gerçekleştirileceğini söyleyebiliriz.
Emre ELDENER
UTA Dergisi Şubat 2018

from Aeroportist I Güncel Havacılık Haberleri http://ift.tt/2BHeqQg
via IFTTT
Asya ve Uzakdoğu Ülkeleri İle Çok Daha Büyük İş Birlikleri Gerçekleştirilecek

Yaz 2018 analizi; Ryanair, THY ve American Airlines sıralamada köşe başlarını tutuyor Yaz 2018 ağ analizi; Ryanair, THY ve American Airlines sıralamada köşe başlarını tutuyor 2018 yaz sezonu hızla yaklaşıyor ve bunu göz önünde bulunduran anna.aero, havayolu ağlarının Temmuz ayındaki durumlarına bakıyor. Sonuçlar, Ryanair’in 1.600’den fazla güzergah önerdiğini, Türk Hava Yolları’nın en fazla ülkeye hizmet edeceğini ve American Airlines’ın en fazla havaalanı alternatifi sunduğunu gösteriyor. Üç taşıyıcı da, 2017’nin eşdeğer dönemde lider oldukları kategorilerdeki en üst noktaları koruyorlar. Ryanair, rota sıralamasının lideri Ryanair, rota sıralamasında birinci sırada yer alıyor ve analiz yapılan hafta sırasında American Airlines’dan yaklaşık 600 git-gel fazla sunuyor. İrlandalı düşük bütçeli havayolu 2017’deki eşdeğer haftaya göre havaalanı git-gel sayısını % 11 artırıyor. Anna.aero’nun yeni rotalar veritabanı, Ryanair‘in 2018 yazında başlatacağı 88 yeni hizmeti zaten açıkladığını gösteriyor. Bu tablodaki ilk beş taşıyıcı 2017 yazında işgal ettiği pozisyonlarda kalmaya devam ediyor. Türk Hava Yolları hala en çok ülke bağlantısı sunan havayolu Türk Hava Yolları, 2018 yazında da ülke bağlantısı sıralamasında birinci sırayı alıyor ve ikinci sıradaki Air France’dan 28 daha fazla ülkeye bağlantı sunuyor. 2018 yazında Türk bayrak taşıyıcı, Comoros ve Sierra Leone’nin ağına eklenmesiyle geçen yıla kıyasla iki yeni ülke pazarına daha hizmet edecek. En üstte bulunan dört ülke, 2017’deki gibi değişmeden kalmakta. En fazla ülke pazarına hizmet veren havayolu şirketinin arasında beş Avrupa bayrak taşıyıcısı (mavi renkle vurgulanmıştır), Orta Doğu’nun üç büyüğü (turuncu renkte vurgulanmaktadır) ve ABD’nin büyük üçlüsü (açık yeşil gösterilmiştir). Afrika, Kanada ve Rusya’dan ise birer taşıyıcı var. ABD’nin büyük üçlüsü en fazla havalimanı servisinde ilk üçte 2018 yazında hangi havayollarının en fazla havalimanına servis verdiği konusunda tarih yine tekerrür ediyor, ABD’nin üç büyüğü (AA, UA, DL ) bu tabloda, her taşıyıcı geçen yılki ile aynı yerde olacak şekilde, en üstteki üç noktayı (açık yeşil renkle vurgulanmış olarak) koruyor. ABD’nin en büyükleri tarafından hizmet verilen havaalanlarının önemli bir kısmı içhat , bunlardan bazılarına ABD’nin büyük üçlüsünün bölgesel yan kuruluşları veya bağlı kuruluşları tarafından alt markalar altında hizmet sunuluyor. Türk Hava Yolları, en yakın rakibinden 51 daha fazla havaalanına verdiği hizmet ile dördüncü sırada bulunuyor. Hizmet verilen havalimanları için diğer ilk 15 taşıyıcıdan beşi Avrupalı (mavi renkle vurgulanmış), üçü Çinli (kırmızı renkle vurgulanmış) ve Kanada, Katar ve Rusya’dan da birer havayolu var. İçerik: http://www.anna.aero/
Yaz 2018 ağ analizi; Ryanair, THY ve American Airlines sıralamada köşe başlarını tutuyor
2018 yaz sezonu hızla yaklaşıyor ve bunu göz önünde bulunduran anna.aero, havayolu ağlarının Temmuz ayındaki durumlarına bakıyor. Sonuçlar, Ryanair’in 1.600’den fazla güzergah önerdiğini, Türk Hava Yolları’nın en fazla ülkeye hizmet edeceğini ve American Airlines’ın en fazla havaalanı alternatifi sunduğunu gösteriyor. Üç taşıyıcı da, 2017’nin eşdeğer dönemde lider oldukları kategorilerdeki en üst noktaları koruyorlar.
Ryanair, rota sıralamasının lideri
Ryanair, rota sıralamasında birinci sırada yer alıyor ve analiz yapılan hafta sırasında American Airlines’dan yaklaşık 600 git-gel fazla sunuyor. İrlandalı düşük bütçeli havayolu 2017’deki eşdeğer haftaya göre havaalanı git-gel sayısını % 11 artırıyor. Anna.aero’nun yeni rotalar veritabanı, Ryanair‘in 2018 yazında başlatacağı 88 yeni hizmeti zaten açıkladığını gösteriyor. Bu tablodaki ilk beş taşıyıcı 2017 yazında işgal ettiği pozisyonlarda kalmaya devam ediyor.

Türk Hava Yolları hala en çok ülke bağlantısı sunan havayolu
Türk Hava Yolları, 2018 yazında da ülke bağlantısı sıralamasında birinci sırayı alıyor ve ikinci sıradaki Air France’dan 28 daha fazla ülkeye bağlantı sunuyor. 2018 yazında Türk bayrak taşıyıcı, Comoros ve Sierra Leone’nin ağına eklenmesiyle geçen yıla kıyasla iki yeni ülke pazarına daha hizmet edecek. En üstte bulunan dört ülke, 2017’deki gibi değişmeden kalmakta. En fazla ülke pazarına hizmet veren havayolu şirketinin arasında beş Avrupa bayrak taşıyıcısı (mavi renkle vurgulanmıştır), Orta Doğu’nun üç büyüğü (turuncu renkte vurgulanmaktadır) ve ABD’nin büyük üçlüsü (açık yeşil gösterilmiştir). Afrika, Kanada ve Rusya’dan ise birer taşıyıcı var.

ABD’nin büyük üçlüsü en fazla havalimanı servisinde ilk üçte
2018 yazında hangi havayollarının en fazla havalimanına servis verdiği konusunda tarih yine tekerrür ediyor, ABD’nin üç büyüğü (AA, UA, DL ) bu tabloda, her taşıyıcı geçen yılki ile aynı yerde olacak şekilde, en üstteki üç noktayı (açık yeşil renkle vurgulanmış olarak) koruyor.
ABD’nin en büyükleri tarafından hizmet verilen havaalanlarının önemli bir kısmı içhat , bunlardan bazılarına ABD’nin büyük üçlüsünün bölgesel yan kuruluşları veya bağlı kuruluşları tarafından alt markalar altında hizmet sunuluyor. Türk Hava Yolları, en yakın rakibinden 51 daha fazla havaalanına verdiği hizmet ile dördüncü sırada bulunuyor. Hizmet verilen havalimanları için diğer ilk 15 taşıyıcıdan beşi Avrupalı (mavi renkle vurgulanmış), üçü Çinli (kırmızı renkle vurgulanmış) ve Kanada, Katar ve Rusya’dan da birer havayolu var.

İçerik: http://www.anna.aero/

from Aeroportist I Güncel Havacılık Haberleri http://ift.tt/2EITryU
via IFTTT
Yaz 2018 analizi; Ryanair, THY ve American Airlines sıralamada köşe başlarını tutuyor
