7 Şubat 2018 Çarşamba

Neden Gümrük 4.0’a ihtiyaç var? 2017 yılı verileri resmi olarak açıklandı. İhracat bir önceki yıla göre %10,2 oranında artarak 157 milyar dolar, ithalat ise %17,9 oranındaki artarak 234 milyar dolar olarak gerçekleşti ve dış ticaret hacmimiz 391 milyar dolara ulaştı. Son yazımızda bu rakamların alt detayını konuşmuş ve geleceğe yönelik olumlu bir tablo göremeyeceğimize, yani ithalata olan bağımlılığımızdan dolayı ithalat artışının ihracat artışından daha fazla olmasının muhtemel olacağına işaret etmeye çalışmıştık. Gümrük ve Ticaret Bakanlığı tarafından 2018 yılı Ocak ayına ilişkin dış ticaret rakamları açıklandı ve ilk ayın sonuçları beklediğimiz gibi gerçekleşti. İhracat geçen yılın aynı ayına göre % 10,79 artarak 12 milyar 464 milyon dolar, ithalat ise % 38,01 artarak 21 milyar 518 milyon dolar oldu. Dış ticaret hacmi geçen yılın aynı ayına göre % 26,60 artarak 33 milyar 982 milyon dolar oldu ama bu artışın ana nedeni maalesef ithalattaki artış oldu. Dolayısıyla dış ticaret açısından yeni yılın çok da iç açıcı başladığını söyleyemeyiz. Bugünkü yazımızda 2017 yılını dış ticaret rakamlarına gümrük idaresindeki kullanılan beyanname ve işlem sayıları açısından bakmaya çalışacağız. Çünkü ihracat, ithalat ve dış ticaret verilerini konuşurken bu verilerin oluşmasında Gümrük ve Ticaret Bakanlığı nezdinde gerçekleşen işlemleri de dikkate almak gerekiyor. Gümrük beyanname sayısında da artış var Gümrük ve Ticaret Bakanlığı 5 Ocak 2018 tarihinde 2017 yılına ilişkin ithalat ve ihracat (antrepo ve transit beyannameleri hariç) beyanname sayılarını açıkladı. 2017 yılında 2.535.873 adet ithalat ve 3.653.391 adet ihracat olmak üzere toplam 6.189.264 adet beyanname gümrükte işlem gördü. Bir önceki yıl toplam gümrükte işlem gören beyanname sayısı 5.763.977 adet iken, bu yıla göre toplam beyanname sayısındaki artış yaklaşık %7 olarak görünüyor. Dış ticaretteki değerlerdeki artışa paralel olarak gümrükte işlem gören beyanname sayısında da bir artışın olduğunu görüyoruz. Tabloya bakarak 2017 yılı için aşağıdaki sonuçlara ulaşabiliyoruz: – 157 milyar dolarlık ihracatın karşılığında 3.653.391 adet ihracat beyannamesi düzenlenmiş, – 234 milyar dolarlık ithalat karşılığında ise 2.535.873 adet ithalat beyannamesi tanzim edilmiş, – Son 12 yılda gümrük idaresinde işlem gören gümrük beyanname sayısı yaklaşık 2 kat artmış, – İthalattaki beyanname başına düşen eşya kıymeti ihracattakine göre daha fazla gerçekleşmiş Yaklaşık 13.000 personel ile bu işlemler yerine getirilmiş 2017 yılı Ekim ayı itibarıyla Gümrük ve Ticaret Bakanlığının merkez ve taşra teşkilatında (Ticaret tarafı hariç) toplam personel sayısı 13.832’dir. 2017 yılında 391 milyar dolar tutarındaki diş ticarete tekabül eden toplam 6.189.264 adet gümrük beyannamesi bu personel ile yerine getirilmiş. Özellikle gümrük idaresi tarafından yapılan beyanın kontrolünü gerçekleştiren ve gümrük işleminde tahakkuk rolünü üstelenen muayene memuru sayısının ise yaklaşık olarak 1.750 ile 1.800 arasında olduğu tahmin ediliyor. Gümrük işlemlerinin sonlandırılma yani işlem hızı veri olarak Bakanlık tarafından yayınlanıyor. Bu süreler aynı zamanda Dünya Bankasınca hazırlanan “İş Yapma Kolaylığı Endeksi” (Doing Business) raporunda da önemli bir kriter olarak yer alıyor. Süreler kısa ise yatırım ortamı için öne çıkan ülkeler arasında yer alınılıyor. Bu nedenle de Gümrük ve Ticaret Bakanlığı açısından bu süreler önemli oluyor ve düzenli olarak takip ediliyor. Geçen yıl ihracat işlemleri açısından gümrük işlem sürecinin başladığı andan itibaren işlem gören ihracat beyannamelerinin, %54’ünün işlemleri ilk yarım saatte, %85’inin işlemleri ise ilk dört saatte sonuçlandırılarak ülkeyi terk edebilir duruma getirildiği görülüyor. İthalat açısından ise gümrük beyannamelerinin; %48’inin işlemleri ilk sekiz saatte, %70’inin işlemleri ise ilk 24 saat içinde tamamlanarak eşyanın teslim edilebilir hale getirilmiş olduğu görülüyor. Sürdürülebilir durmuyor Dış ticaret işlemlerine ilişkin büyüme rakamlarının gümrük idaresine olan yansımalarına da bakmak gerekiyor. Aşağıda 2017 yılı verileri dikkate alarak hem Orta Vadeli Program hem de 2023 yılı hedeflerine göre bir tahmin yapmaya çalıştık. 2018-2020 yıllarını içeren Orta Vadeli Programa baktığımızda ihracat 195 milyar dolar; ithalat ise 272 milyar dolar olarak öngörülüyor. Genel olarak dış ticaretteki büyüme oranları yüzde 21. Son dönemde fazla konuşulmayan ama bir dönem çok fazla dile getirilen 2023 yılında ihracatta 500 milyar dolara ulaşma hedefi var. İhracatta bu hedefe ulaşınca ithalattaki öngörü de 625 milyar dolar öngörülüyor. Bu hedefler çerçevesinde 2017 yılını veri aldığımızda oluşacak gümrük beyanname sayısı aşağıdaki tabloda yer alıyor. Orta vadeli programı esas aldığımızda dış ticarete ilişkin büyüme planına paralel oluşan gümrük beyanname sayısı toplam yaklaşık 7,5 milyon oluyor. 2023 hedefi tutması durumunda ise dış ticarete konu olacak gümrük beyanname sayısı yaklaşık 18 milyon oluyor. Bu işlemleri 2017 yılındaki sürelerde tamamlamak için gümrük idaresindeki personel sayısının en az 2020 için % 20; 2023 için ise hedeflerin tutması halinde gümrük idaresinin hem personel hem de fiziki alt yapısını iki kat artırması gerektiği anlaşılıyor. Ne yapılmalı? Dış ticaretteki artış ile belge sayısındaki artışın bire bir karşılıklı olmasını beklemek doğru bir yaklaşım olmayabilir. Ancak aralarında bir doğru orantı olduğu tartışmasızdır. Bu artışı gümrük işlemlerinin tamamlanması ve eşyaların taşınması gibi gümrükleme alt yapısı ile eş anlı olarak değerlendirmek gerekiyor. Bunun için de aynı lojistikte olduğu gibi gümrük işlemlerine ilişkin de gümrük 4.0 projelerine yönelik bir master plan hazırlanması gerekiyor. Gümrük işlemlerini yerine getirirken sadece gümrük beyannamesinden söz etmek doğru bir yaklaşım olmaz. Her gümrük beyannamesinin ekinde en az bir fatura ve eşyanın özelliklerine göre başka bir kurumca sağlanan bir belge yer alıyor. Bu açıdan bakıldığında beyanname sayısını en az 3 ile çarpmak gerekiyor. Çok yoğun bir belge trafiği oluyor. Sadece Tek Pencere Sistemi’ne (TPS) tanımlanan kurum sayısı 21, belge sayısı ise 118. 2017 yılındaki toplam beyanname sayısı ile bu belge çeşitliliği dikkate alındığında TPS uygulamasının ne kadar önemli bir uygulama olduğu ortaya çıkıyor. Ancak bu uygulama yeterli görülmeyip evraksız gümrük işlemi yani kayıt yolu ile gümrük işlemlerini tamamlayacak uygulamaya geçilmesi gerekiyor. Ayrıca, dış ticaretteki büyüme tahminleri ve gerçekleşmeleri dikkate alındığında gümrük işlemlerinin tamamını gümrük idaresi ile yerine getirmek çok sürdürülebilir veya yapılabilir gözükmüyor. Güvenilir olarak tanımlanan Yetkilendirilmiş Yükümlü Sertifikası (YYS) sahibi şirket sayısının da artırılması ve gümrük idaresinin iş yükünün güvenilir şirketlere aktarılması gerekiyor. İşlem sayısı arttıkça bu sertifika sayesinde gümrük idaresi daha çok kontrol eden, izleyen ve denetleyen pozisyonuna geçiyor olacaktır. Kaynak:www.dunya.com / Sercan BAHADIR s

Neden Gümrük 4.0’a ihtiyaç var?


via Aeroportist I Güncel Havacılık Haberleri http://ift.tt/2nIfzyT

SunExpress, başarılı öğrencileri Frankfurt’a uçuruyor SunExpress, öğrencilerin ufuklarını açmak, genç zihinlere ilham vermek ve onları motive etmek amacı ile Antalya Aksu Uçak Bakım Teknolojileri Meslek ve Teknik Lisesi’nin en başarılı 8 öğrencisini Frankfurt’taki merkezine götürüyor. Bu gezi ile öğrencilere farklı kültürleri tanıtmayı, uçma deneyimini yaşatmayı ve onların eğitimlerine katkı sağlamayı amaçlayan SunExpress, öğrencileri Frankfurt Havalimanı’ndaki teknik binasını gezdirerek onların burada meslekleri ile ilgili bilgi almalarını sağlayacak. SunExpress’in sosyal sorumluluk projelerine ve gençlerin eğitimine büyük önem verdiğini belirten Genel Müdür Yardımcısı Ahmet Çalışkan,  “Önceki yıllarda Somalı çocuklarla Frankfurt’u gezdik ve onlara orada unutamayacakları bir deneyim yaşatmak istedik. Bu yıl da Aksu Uçak Bakım Teknolojileri Meslek ve Teknik Lisesi’nden 8 başarılı çocuğumuzu Frankfurt’a götürerek, hem eğitim aldıkları alanla ilgili daha fazla bilgi sahibi olmalarını hem de kültürel açıdan farklı bir deneyim yaşamalarını amaçlıyoruz. Avrupa’nın en büyük havalimanlarından biri olan Frankfurt Havalimanı’nı gezerek ve SunExpress’in Frankfurt’taki merkezi ile SunExpress Teknik’i ziyaret ederek burada birinci elden bilgi alma şansı elde edecekler. Sosyal sorumluluk bilinciyle çocuklarımıza destek olmaya devam edecegiz” dedi. SunExpress Hakkında: Türk Hava Yolları ve Lufthansa’nın eşit ortaklığında 1989 yılında Antalya’da kurulan SunExpress, havacılık sektöründeki 28 yıllık tecrübesi ve tatil havayolu uzmanlığı ile Türkiye ile Avrupa arasında ve popüler tatil destinasyonları olan Kanarya Adaları, Kızıl Deniz ve Kuzey Afrika’da, 80’den fazla uçuş noktasına haftada 1300’den fazla tarifeli uçuş gerçekleştirmektedir. Avrupa’nın en genç filolarından birine sahip olan SunExpress, merkezleri Antalya, baseleri Frankfurt, İzmir, Ankara ve İstanbul’da bulunan 3.900’dan fazla çalışanı ve 68 uçaklık filosuyla her yıl 8 milyondan fazla yolu taşımaktadır. SunExpress ile ilgili detaylı bilgiye ve uygun fiyatlı kaliteli uçuşlara www.SunExpress.com’dan ulaşabilirsiniz.    

SunExpress, öğrencilerin ufuklarını açmak, genç zihinlere ilham vermek ve onları motive etmek amacı ile Antalya Aksu Uçak Bakım Teknolojileri Meslek ve Teknik Lisesi’nin en başarılı 8 öğrencisini Frankfurt’taki merkezine götürüyor.

Bu gezi ile öğrencilere farklı kültürleri tanıtmayı, uçma deneyimini yaşatmayı ve onların eğitimlerine katkı sağlamayı amaçlayan SunExpress, öğrencileri Frankfurt Havalimanı’ndaki teknik binasını gezdirerek onların burada meslekleri ile ilgili bilgi almalarını sağlayacak.

SunExpress’in sosyal sorumluluk projelerine ve gençlerin eğitimine büyük önem verdiğini belirten Genel Müdür Yardımcısı Ahmet Çalışkan,  “Önceki yıllarda Somalı çocuklarla Frankfurt’u gezdik ve onlara orada unutamayacakları bir deneyim yaşatmak istedik. Bu yıl da Aksu Uçak Bakım Teknolojileri Meslek ve Teknik Lisesi’nden 8 başarılı çocuğumuzu Frankfurt’a götürerek, hem eğitim aldıkları alanla ilgili daha fazla bilgi sahibi olmalarını hem de kültürel açıdan farklı bir deneyim yaşamalarını amaçlıyoruz. Avrupa’nın en büyük havalimanlarından biri olan Frankfurt Havalimanı’nı gezerek ve SunExpress’in Frankfurt’taki merkezi ile SunExpress Teknik’i ziyaret ederek burada birinci elden bilgi alma şansı elde edecekler. Sosyal sorumluluk bilinciyle çocuklarımıza destek olmaya devam edecegiz” dedi.

SunExpress Hakkında:

Türk Hava Yolları ve Lufthansa’nın eşit ortaklığında 1989 yılında Antalya’da kurulan SunExpress, havacılık sektöründeki 28 yıllık tecrübesi ve tatil havayolu uzmanlığı ile Türkiye ile Avrupa arasında ve popüler tatil destinasyonları olan Kanarya Adaları, Kızıl Deniz ve Kuzey Afrika’da, 80’den fazla uçuş noktasına haftada 1300’den fazla tarifeli uçuş gerçekleştirmektedir. Avrupa’nın en genç filolarından birine sahip olan SunExpress, merkezleri Antalya, baseleri Frankfurt, İzmir, Ankara ve İstanbul’da bulunan 3.900’dan fazla çalışanı ve 68 uçaklık filosuyla her yıl 8 milyondan fazla yolu taşımaktadır. SunExpress ile ilgili detaylı bilgiye ve uygun fiyatlı kaliteli uçuşlara www.SunExpress.com’dan ulaşabilirsiniz.

 

 



from Aeroportist I Güncel Havacılık Haberleri http://ift.tt/2Bdssc2
via IFTTT

SunExpress, başarılı öğrencileri Frankfurt’a uçuruyor


via Aeroportist I Güncel Havacılık Haberleri http://ift.tt/2Bdssc2

6 Şubat 2018 Salı

2018’de Avrupa’nın ilk 5 havalimanı tablosu değiştirecek 2017 yıllında Avrupa havalimanlarındaki yolcu sayısı  son 13 yılın en hızlı arttışını gördü, ancak petrol fiyatlarının artması, havayolu konsolidasyonu ve İngiltere’nin Avrupa Birliği’nden çıkışı gibi zorluklar sebebiyle bu yıl yavaşlama eğilimi görünüyor. ACI Europe başkanı Olivier Jankovec, Avrupa ekonomileri için görünümün iyi olmasına rağmen, artan petrol fiyatlarının havayolu şirketleri üzerinde baskı oluşturması ve havayolu şirketlerinin sayısını azaltarak konsolide edilmesi bu yıl havaalanı operatörleri üzerinde baskı oluşturduğunu belirtti. 2017 yılında Avrupa’nın en işlek havaalanları : 1: Londra Heathrow – 78 milyon yolcu, %3 2: Paris Charles de Gaulle – 69.5 milyon, %5.4 3: Amsterdam Schiphol – 68.5 milyon, %7.7 4: Frankfurt – 64.5 milyon, %6.1 5: İstanbul-Atatürk – 63.9 milyon yolcu, %5.9 ACI Europe, Amsterdam-Schiphol’un kapasite limitlerine ulaşması ve İstanbul-Atatürk’teki büyümenin hızlanması nedeniyle, bu sıralamanın 2018’de değişeceğini belirtti. Atatürk Havalimanı Aralık ayında gösterdiği % 15.9 trafik artışı ile Avrupa’nın en çok büyüyen havalimanı olurken, 10-25 milyon yolcu kapasiteli havalimanları arasında Ankara Esenboğa % 28 ile birinci, Izmir Adnan Menderes Havalimanı ise % 17.7 büyüme ile 3. oldu.   Atatürk Havalimanı 2017 yılının ikinci yarısında yolcu sayısını yüzde 12,5 artırarak Avrupa’da ikinci sıraya yerleşti. 10-20 milyon yolcu kapasiteli havaalanları içinde ise Antalya Havalimanı % 43.5 artışla birinci, Esenboğa Havalimanı % 30.9 artışla ikinci sırada yer aldı. ACI yıl sonu raporuna göre Antalya Havalimanı % 38’lik büyüme ile kendi kategorisinde Avrupa’nın hızlı büyüyen havalimanı oldu. Esenboğa Havalimanı da %20.6 büyüme ile 3. sırda yer aldı.     Atatürk Havalimanı 2017 yılında % 5,9’luk artış ile 63,9 milyona ulaşan yolcu sayısıyla Avrupa’nın en fazla yolcuya sahip 5. havalimanı oldu. Sabiha Gökçen Havalimanı ise yolcunu % 105.2 artırarak 25 milyon üzeri yolcu havalimanları arasına girdi    

2017 yıllında Avrupa havalimanlarındaki yolcu sayısı  son 13 yılın en hızlı arttışını gördü, ancak petrol fiyatlarının artması, havayolu konsolidasyonu ve İngiltere’nin Avrupa Birliği’nden çıkışı gibi zorluklar sebebiyle bu yıl yavaşlama eğilimi görünüyor.

ACI Europe başkanı Olivier Jankovec, Avrupa ekonomileri için görünümün iyi olmasına rağmen, artan petrol fiyatlarının havayolu şirketleri üzerinde baskı oluşturması ve havayolu şirketlerinin sayısını azaltarak konsolide edilmesi bu yıl havaalanı operatörleri üzerinde baskı oluşturduğunu belirtti.

2017 yılında Avrupa’nın en işlek havaalanları :

1: Londra Heathrow – 78 milyon yolcu, %3

2: Paris Charles de Gaulle – 69.5 milyon, %5.4

3: Amsterdam Schiphol – 68.5 milyon, %7.7

4: Frankfurt – 64.5 milyon, %6.1

5: İstanbul-Atatürk – 63.9 milyon yolcu, %5.9

ACI Europe, Amsterdam-Schiphol’un kapasite limitlerine ulaşması ve İstanbul-Atatürk’teki büyümenin hızlanması nedeniyle, bu sıralamanın 2018’de değişeceğini belirtti.

Atatürk Havalimanı Aralık ayında gösterdiği % 15.9 trafik artışı ile Avrupa’nın en çok büyüyen havalimanı olurken, 10-25 milyon yolcu kapasiteli havalimanları arasında Ankara Esenboğa % 28 ile birinci, Izmir Adnan Menderes Havalimanı ise % 17.7 büyüme ile 3. oldu.

 

Atatürk Havalimanı 2017 yılının ikinci yarısında yolcu sayısını yüzde 12,5 artırarak Avrupa’da ikinci sıraya yerleşti. 10-20 milyon yolcu kapasiteli havaalanları içinde ise Antalya Havalimanı % 43.5 artışla birinci, Esenboğa Havalimanı % 30.9 artışla ikinci sırada yer aldı.

ACI yıl sonu raporuna göre Antalya Havalimanı % 38’lik büyüme ile kendi kategorisinde Avrupa’nın hızlı büyüyen havalimanı oldu. Esenboğa Havalimanı da %20.6 büyüme ile 3. sırda yer aldı.

 

 

Atatürk Havalimanı 2017 yılında % 5,9’luk artış ile 63,9 milyona ulaşan yolcu sayısıyla Avrupa’nın en fazla yolcuya sahip 5. havalimanı oldu. Sabiha Gökçen Havalimanı ise yolcunu % 105.2 artırarak 25 milyon üzeri yolcu havalimanları arasına girdi

 

 



from Aeroportist I Güncel Havacılık Haberleri http://ift.tt/2BFW6YB
via IFTTT

2018’de Avrupa’nın ilk 5 havalimanı tablosu değiştirecek


via Aeroportist I Güncel Havacılık Haberleri http://ift.tt/2BFW6YB

RUSYA, ARTIK KURUYÜK GEMİSİ VE TANKER ALMAYACAK Domatesten peynire, otomotivden ağır sanayiye: Rusya’da “yerli malı” hamlesi yaygınlaşıyor: Deniz yoluyla yük taşıyan Rus şirketler bundan sonra kuru yük gemisi ve tanker alımını sadece ülke içinden yapmak zorunda olacak. Rus hükümeti Ticari Seyrüsefer Kodeksi’ni değiştirerek ithal gemi ve tanker alımına 1 Ocak 2019’dan itibaren yasak getirme kararı aldı. Rusya bugüne dek kuru yük gemisi ve tanker ihtiyacını Güney Kore, Çin ve Finlandiya gibi ülkelerden karşılıyordu. 2012-2017 arasında alınan gemi ve tanker sayısı 1116. Düzenlemeyle birlikte daha önce alınmış ithal gemilerin ikinci el satışı da yasaklanıyor. Son 5 yılda Rusya tersanelerinde üretilen kuru yük gemisi ve tanker sayısı 659. Uzmanlar kuru yük gemisi ve tanker üretiminin Rusya’da daha pahalı olduğuna, bunun da temel sebebinin Rus tersanelerin kapasite altı çalışması olduğuna dikkat çekiyor. Bu arada Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Batı ülkelerinin yaptırımlarına karşı alınan yanıt tedbirlerinin, Rus tarım sektöründe bir dizi olumlu sonuçlar verdiğini belirtti. Sputnik’in haberine göre, Rostov Tarım Araçları Fabrikası Rostselmaş‘ın çalışanlarıyla görüşen Putin, Rusya’ya yaptırım uygulayan ülkelerin tarım ürünlerine getirilen yasağın ilk aşamada iyi olmayan sonuçlar doğurduğuna dikkat çekerek, “Tarım ürünlerinde fiyatlar yükselmişti, maalesef bu kaçınılmazdı. Ama diğer yandan da Rus tarım üreticisi hızla gelişmeye başladı. Sonra ne oldu? Tüm bu zincir büyümeye başladı, buna tarım araçları üretimi de dahil” dedi. Yaptırımlar öncesinde, Rostselmaş ürünlerine olan talebin yabancı tarım araçlarına olan talebin çok altında olduğunu hatırlatan Putin, “Şimdi ürünlerinizi 37 ülkeye satıyorsunuz. İş böyle devam ederse, ki buraya gelirken bilgileri inceledim, 5-7 yıl sonra ürünlerinizi alan ülke sayısı 60-65’e çıkacak. Bu, işletmenizin iyi anlamda agresif politikasının sonucu” ifadelerini kullandı. 2008-2009 döneminde, Batı’daki mali kriz yüzünden Rostselmaş’ın da kapanma eşiğine geldiğini hatırlatan Putin, kapanmasını engellemek için aldıkları tedbirlerin çok eleştirildiğini belirterek, “Çünkü sektöre doğrudan destek sağlama kararı liberal olmaktan çok uzaktı. Ama Dünya Ticaret Örgütü de dahil hiçbir uluslararası yükümlülüğümüzü ihlal etmediğimizi düşünüyorum. Böyle şartlarda tüm ülkeler öncelikle kendi üreticilerini ve istihdamı düşünür, yurtdışında istihdamı sağlamayı düşünmez. Bu yüzden biz de bunu bilinçli bir şekilde yaptık” dedi. Rostselmaş’ın üretiminin son zamanlarda 3.3 kat arttığını ve yurtdışındaki üretimin de Rusya’ya taşındığını söyleyen Putin, “Yatırımcılar, burada üretimin yurtdışına göre daha elverişli olduğunu söylüyor. Bunu duymak beni çok sevindirdi. Çünkü aldığımız ve halen uygulanan tedbirlerin işe yaradığını gösteriyor. Bunu yapmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı. Kaynak:TÜRKRUS.COM

Domatesten peynire, otomotivden ağır sanayiye: Rusya’da “yerli malı” hamlesi yaygınlaşıyor: Deniz yoluyla yük taşıyan Rus şirketler bundan sonra kuru yük gemisi ve tanker alımını sadece ülke içinden yapmak zorunda olacak.

Rus hükümeti Ticari Seyrüsefer Kodeksi’ni değiştirerek ithal gemi ve tanker alımına 1 Ocak 2019’dan itibaren yasak getirme kararı aldı.

Rusya bugüne dek kuru yük gemisi ve tanker ihtiyacını Güney Kore, Çin ve Finlandiya gibi ülkelerden karşılıyordu. 2012-2017 arasında alınan gemi ve tanker sayısı 1116. Düzenlemeyle birlikte daha önce alınmış ithal gemilerin ikinci el satışı da yasaklanıyor. Son 5 yılda Rusya tersanelerinde üretilen kuru yük gemisi ve tanker sayısı 659.

Uzmanlar kuru yük gemisi ve tanker üretiminin Rusya’da daha pahalı olduğuna, bunun da temel sebebinin Rus tersanelerin kapasite altı çalışması olduğuna dikkat çekiyor.
Bu arada Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Batı ülkelerinin yaptırımlarına karşı alınan yanıt tedbirlerinin, Rus tarım sektöründe bir dizi olumlu sonuçlar verdiğini belirtti.

Sputnik’in haberine göre, Rostov Tarım Araçları Fabrikası Rostselmaş‘ın çalışanlarıyla görüşen Putin, Rusya’ya yaptırım uygulayan ülkelerin tarım ürünlerine getirilen yasağın ilk aşamada iyi olmayan sonuçlar doğurduğuna dikkat çekerek, “Tarım ürünlerinde fiyatlar yükselmişti, maalesef bu kaçınılmazdı. Ama diğer yandan da Rus tarım üreticisi hızla gelişmeye başladı. Sonra ne oldu? Tüm bu zincir büyümeye başladı, buna tarım araçları üretimi de dahil” dedi.
Yaptırımlar öncesinde, Rostselmaş ürünlerine olan talebin yabancı tarım araçlarına olan talebin çok altında olduğunu hatırlatan Putin, “Şimdi ürünlerinizi 37 ülkeye satıyorsunuz. İş böyle devam ederse, ki buraya gelirken bilgileri inceledim, 5-7 yıl sonra ürünlerinizi alan ülke sayısı 60-65’e çıkacak. Bu, işletmenizin iyi anlamda agresif politikasının sonucu” ifadelerini kullandı.

2008-2009 döneminde, Batı’daki mali kriz yüzünden Rostselmaş’ın da kapanma eşiğine geldiğini hatırlatan Putin, kapanmasını engellemek için aldıkları tedbirlerin çok eleştirildiğini belirterek, “Çünkü sektöre doğrudan destek sağlama kararı liberal olmaktan çok uzaktı. Ama Dünya Ticaret Örgütü de dahil hiçbir uluslararası yükümlülüğümüzü ihlal etmediğimizi düşünüyorum. Böyle şartlarda tüm ülkeler öncelikle kendi üreticilerini ve istihdamı düşünür, yurtdışında istihdamı sağlamayı düşünmez. Bu yüzden biz de bunu bilinçli bir şekilde yaptık” dedi.
Rostselmaş’ın üretiminin son zamanlarda 3.3 kat arttığını ve yurtdışındaki üretimin de Rusya’ya taşındığını söyleyen Putin, “Yatırımcılar, burada üretimin yurtdışına göre daha elverişli olduğunu söylüyor. Bunu duymak beni çok sevindirdi. Çünkü aldığımız ve halen uygulanan tedbirlerin işe yaradığını gösteriyor. Bunu yapmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

Kaynak:TÜRKRUS.COM



from Aeroportist I Güncel Havacılık Haberleri http://ift.tt/2EJicYE
via IFTTT