20 Kasım 2017 Pazartesi

Deniz uçağı bilet satışları durduruldu DENİZ UÇAĞI BİLET SATIŞLARI DURDURULDU Bursa Büyükşehir Belediyesi ulaşım şirketi Burulaş bünyesinde faaliyet gösteren Burulaş Havacılık’ın deniz uçağı bilet satışları ile Turizm Travel Seyahat Acente hizmeti 17 Kasım Cuma  günü itibariyle durduruldu. Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş’ın daha önce ifade ettiği Burulaş bünyesinde zarar eden faaliyet alanlarına yeni düzenleme getirildi. Burulaş Genel Müdürü Mehmet Kürşat Çapar’ın görevi devralmasının ardından da ilk somut adımlar atıldı. Burulaş’tan yapılan yazılı açıklamada Burulaş Havacılık bünyesinde yapılan Deniz Uçağı düzenli seferleriyle ilgileri bilet satışlarının 17 Kasım 2017  itibariyle durdurulduğu, özel uçuş hizmetinin ise devam ettiği belirtildi. Bunun yanında Burulaş bünyesinde yer alan Turizm Travel Seyahat Acente hizmetinin de aynı gün itibariyle durdurulduğu açıklandı. BURSA BÜYÜKŞEHIR BELEDIYESI BASIN VE HALKLA İLIŞKILER ŞUBE MÜDÜRLÜĞÜ

DENİZ UÇAĞI BİLET SATIŞLARI DURDURULDU

Bursa Büyükşehir Belediyesi ulaşım şirketi Burulaş bünyesinde faaliyet gösteren Burulaş Havacılık’ın deniz uçağı bilet satışları ile Turizm Travel Seyahat Acente hizmeti 17 Kasım Cuma  günü itibariyle durduruldu.

Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş’ın daha önce ifade ettiği Burulaş bünyesinde zarar eden faaliyet alanlarına yeni düzenleme getirildi. Burulaş Genel Müdürü Mehmet Kürşat Çapar’ın görevi devralmasının ardından da ilk somut adımlar atıldı. Burulaş’tan yapılan yazılı açıklamada Burulaş Havacılık bünyesinde yapılan Deniz Uçağı düzenli seferleriyle ilgileri bilet satışlarının 17 Kasım 2017  itibariyle durdurulduğu, özel uçuş hizmetinin ise devam ettiği belirtildi.
Bunun yanında Burulaş bünyesinde yer alan Turizm Travel Seyahat Acente hizmetinin de aynı gün itibariyle durdurulduğu açıklandı.

BURSA BÜYÜKŞEHIR BELEDIYESI
BASIN VE HALKLA İLIŞKILER ŞUBE MÜDÜRLÜĞÜ



from Aeroportist I Güncel Havacılık Haberleri http://ift.tt/2jHd1lJ
via IFTTT

Sertrans Logistics’e yeni Ar-Ge ve Bilgi Teknolojileri Müdürü


via Aeroportist I Güncel Havacılık Haberleri http://ift.tt/2hFqo1g

Sertrans Logistics’e yeni Ar-Ge ve Bilgi Teknolojileri Müdürü Sertrans Logistics’e yeni Ar-Ge ve Bilgi Teknolojileri Müdürü   Ulusal ve uluslararası müşterilerine tedarik zinciri yönetiminde katma değerli lojistik hizmetler veren Sertrans Logistics’in yeni Ar-Ge ve Bilgi Teknolojileri Müdürü Gürkan Demircan oldu. Sertrans Logistics Ar-Ge ve Bilgi Teknolojileri Müdürlüğü görevine Gürkan Demircan getirildi. Yıldız Teknik Üniversitesi Bilgisayar Programcılığı ve Anadolu Üniversitesi İşletme bölümlerinden mezun olan Demircan, halen Yıldız Teknik Üniversitesi’nde Bilgi Teknolojileri alanında yüksek lisans eğitimine devam ediyor. Profesyonel hayatına 2001 yılında Gonca Grubu Yazılım’da Bilgisayar Programcısı olarak başladı. 16 yıllık iş hayatı boyunca çeşitli firmalarda Bilgisayar Programcılığı ve Yazılım Uzmanlığı yapan Demircan, kariyerine Eylül 2008 itibariyle CEVA Lojistik’te devam etti. Sırasıyla Yazılım Uzmanı, IT Proje Sorumlusu, IT Proje Şefi, IT Müdür Yardımcısı ve IT Müdürü olarak görev alan Demircan, CEVA Lojistik’teki 9 yıllık deneyiminin ardından Kasım 2017’de Sertrans Logistics ekibine Ar-Ge ve Bilgi Teknolojileri Müdürü olarak katıldı. Sertrans Logistics Hakkında   Sertrans Logistics, uluslararası parsiyel ve multimodal taşımacılık hizmetlerinin yanında, Tedarik Zinciri Yönetimi’nde verdiği katma değerli lojistik hizmetleriyle 28 yıldır ulusal ve uluslararası müşterilerinin güvenilir çözüm ortağıdır. Sertrans Logistics, sektöründe sağladığı yüksek müşteri memnuniyetini; tedarik zincirinin her aşamasında uyguladığı doğru, hızlı, hatasız, sürekli ve şeffaf iş yapma prensibiyle oluşturmuştur. Sahip olduğu deneyimli ve uzman kadrosu, güçlü araç filosu ve ekipman donanımı, ileri IS teknolojileri, yaratıcı Ar-Ge grubu, yurtiçi ve yurtdışına yayılmış ofisleri ve sahip olduğu yüksek kapasiteli depo ve antrepoları ile Sertrans Logistics, müşterilerinin dünya çapındaki lojistik ihtiyaçlarına küresel ölçekte çözüm getiren güçlü ve deneyimli bir yönetim uzmanıdır. 2013 yılı sonunda Avrupa’ya yönelik hayata geçirdiği inovatif ürünü “IQ+ SHUTTLE: Uçak Hızında Karayolu Taşımacılığı” hizmeti ile ithalatçı ve ihracatçı firmalara hız ve maliyet avantajı sunarak, Avrupa pazarında daha da rekabetçi olmalarına destek vermektedir. Avrupa’daki direkt hatlarıyla 19 ülkeye ve 80’den fazla noktaya direkt parsiyel taşımacılık hizmeti veren Sertrans Logistics, uluslararası kara-hava-deniz yolu ve multimodal taşımacılık hizmetleriyle dünyanın 200’e yakın ülkesine, 1.800’den fazla noktaya hizmet vermektedir. Ulusal ve uluslararası pek çok üyelikleri bulunan Sertrans Logistics, Avrupa’nın en büyük grupaj network sistemi “SystemAlliance Europe” üyesi olan ilk ve tek Türk şirketi olma özelliğini ise halen korumaktadır. Sektörde ilklere imza atmaya devam eden Sertrans Logistics’in 50 bin metrekare arazi üzerine kurulu Hadımköy tesisleri ve genel merkezi ise Amerikan Yeşil Binalar Konseyi tarafından verilen “GOLD LEED” sertifikasına sahip Türk lojistik sektöründeki ilk ve tek tesistir. Bu başarısına 2016 yılında Gümrük ve Ticaret Bakanlığı tarafından verilen Yetkilendirilmiş Yükümlü(AEO) belgesini ekledi.

Sertrans Logistics’e yeni Ar-Ge ve Bilgi Teknolojileri Müdürü  

Ulusal ve uluslararası müşterilerine tedarik zinciri yönetiminde katma değerli lojistik hizmetler veren Sertrans Logistics’in yeni Ar-Ge ve Bilgi Teknolojileri Müdürü Gürkan Demircan oldu.

Sertrans Logistics Ar-Ge ve Bilgi Teknolojileri Müdürlüğü görevine Gürkan Demircan getirildi. Yıldız Teknik Üniversitesi Bilgisayar Programcılığı ve Anadolu Üniversitesi İşletme bölümlerinden mezun olan Demircan, halen Yıldız Teknik Üniversitesi’nde Bilgi Teknolojileri alanında yüksek lisans eğitimine devam ediyor. Profesyonel hayatına 2001 yılında Gonca Grubu Yazılım’da Bilgisayar Programcısı olarak başladı. 16 yıllık iş hayatı boyunca çeşitli firmalarda Bilgisayar Programcılığı ve Yazılım Uzmanlığı yapan Demircan, kariyerine Eylül 2008 itibariyle CEVA Lojistik’te devam etti. Sırasıyla Yazılım Uzmanı, IT Proje Sorumlusu, IT Proje Şefi, IT Müdür Yardımcısı ve IT Müdürü olarak görev alan Demircan, CEVA Lojistik’teki 9 yıllık deneyiminin ardından Kasım 2017’de Sertrans Logistics ekibine Ar-Ge ve Bilgi Teknolojileri Müdürü olarak katıldı.

Sertrans Logistics Hakkında

 

Sertrans Logistics, uluslararası parsiyel ve multimodal taşımacılık hizmetlerinin yanında, Tedarik Zinciri Yönetimi’nde verdiği katma değerli lojistik hizmetleriyle 28 yıldır ulusal ve uluslararası müşterilerinin güvenilir çözüm ortağıdır. Sertrans Logistics, sektöründe sağladığı yüksek müşteri memnuniyetini; tedarik zincirinin her aşamasında uyguladığı doğru, hızlı, hatasız, sürekli ve şeffaf iş yapma prensibiyle oluşturmuştur. Sahip olduğu deneyimli ve uzman kadrosu, güçlü araç filosu ve ekipman donanımı, ileri IS teknolojileri, yaratıcı Ar-Ge grubu, yurtiçi ve yurtdışına yayılmış ofisleri ve sahip olduğu yüksek kapasiteli depo ve antrepoları ile Sertrans Logistics, müşterilerinin dünya çapındaki lojistik ihtiyaçlarına küresel ölçekte çözüm getiren güçlü ve deneyimli bir yönetim uzmanıdır. 2013 yılı sonunda Avrupa’ya yönelik hayata geçirdiği inovatif ürünü “IQ+ SHUTTLE: Uçak Hızında Karayolu Taşımacılığı” hizmeti ile ithalatçı ve ihracatçı firmalara hız ve maliyet avantajı sunarak, Avrupa pazarında daha da rekabetçi olmalarına destek vermektedir. Avrupa’daki direkt hatlarıyla 19 ülkeye ve 80’den fazla noktaya direkt parsiyel taşımacılık hizmeti veren Sertrans Logistics, uluslararası kara-hava-deniz yolu ve multimodal taşımacılık hizmetleriyle dünyanın 200’e yakın ülkesine, 1.800’den fazla noktaya hizmet vermektedir.

Ulusal ve uluslararası pek çok üyelikleri bulunan Sertrans Logistics, Avrupa’nın en büyük grupaj network sistemi “SystemAlliance Europe” üyesi olan ilk ve tek Türk şirketi olma özelliğini ise halen korumaktadır. Sektörde ilklere imza atmaya devam eden Sertrans Logistics’in 50 bin metrekare arazi üzerine kurulu Hadımköy tesisleri ve genel merkezi ise Amerikan Yeşil Binalar Konseyi tarafından verilen “GOLD LEED” sertifikasına sahip Türk lojistik sektöründeki ilk ve tek tesistir. Bu başarısına 2016 yılında Gümrük ve Ticaret Bakanlığı tarafından verilen Yetkilendirilmiş Yükümlü(AEO) belgesini ekledi.



from Aeroportist I Güncel Havacılık Haberleri http://ift.tt/2hFqo1g
via IFTTT

UTİKAD Yük Teslim Süreci ve Ordino Belgesi ile İlgili Bilgilendiriyor ULUSLARARASI YÜK TESLİM SÜRECİ VE ORDİNO   ÖZET: Ordino sadece ithalatta geçerli olan ve damga vergisine tabi olan yasal bir belgedir. Ordino veya yükün doğru alıcıya teslim edilmesini sağlayan belge, uluslararası ve ulusal mevzuat ve uygulamalar çerçevesinde tüm dünyada düzenlenen ıslak imzalı veya e-imzalı bir belgedir. Yükün alıcıya fiziki olarak teslimi sırasında bu belgenin mutlaka ibraz edilmesi ve aranması gerektiğini karara bağlamış Yargıtay onaylı pek çok mahkeme kararı vardır. Türk Ticaret Kanunu’nun 870. maddesi taşıyanın, taşıma ücreti dışında, taşınan eşyaya verilen hizmetlere ilişkin gerekli giderleri isteyebileceğini hükme bağlamıştır. TİM tarafından beyan edilen yıllık 700 milyon TL’lik ordino ücreti rakamının nasıl hesaplandığı ve rakamın kaynağı TİM tarafından henüz açıklanmamıştır.     Son dönemde basında yer alan bazı demeçlerde ve haberlerde, uluslararası taşımacılık işinin bir parçası olan yük teslim süreci ve ordino belgesi ile ilgili bazı ifadelerin yanlış anlaşılmalara, dolayısıyla yanlış uygulamalara ve uluslararası platformda olumsuz sonuçlara yol açabileceği endişesiyle konuyla ilgili olarak bilgilendirme yapılması ihtiyacı duyulmaktadır.   Gerek fiziki taşıma araçlarına sahip fiziki taşıyıcılar, gerekse bunların acenteleri ve uluslararası taşımacılık ve lojistik hizmetleri veren taşıma işleri organizatörleri, taşıma işleri komisyoncuları ve lojistik firmaları ulusal mevzuatımızda tanımlanmış çerçevede faaliyetlerini sürdürmenin yanı sıra uluslararası kurallara tabi olarak yapılan ticaretin taşınmasında, yine uluslararası anlaşmalar ve konvansiyonlarla belirlenen çerçevede hareket etmektedir. Ulusal mevzuatımızda bu firmalar “taşıyan” veya “taşıyıcı” tanımlarıyla ifade edilmektedir.   Uluslararası taşımacılık işiyle ilgili uluslararası ve ulusal mevzuattaki düzenlemeler göz önüne alındığında, ithal edilerek ülkemize getirilen ve taşıma araçlarından tahliye edilerek, taşıyan veya onun adına acentesi ya da temsilcisi tarafından ilgili varış yeri terminallerine, geçici depolama yerlerine veya antrepolara geçici olarak teslim edilmiş olan uluslararası ticarete konu yükün alıcıya teslimi için mutlaka iki koşulun yerine getirilmiş olması gerekmektedir.   Bu koşullardan birincisi yüke ilişkin gümrük vergi, resim ve harçlarının ödenmiş olmasıdır. İkincisi ise uluslararası ticarete konu malın doğru alıcıya tesliminin sağlanması ve taşımadan doğan navlun ve ilgilisi diğer masrafların taşıyana veya temsilcisine/acentesine ödenmiş olmasıyla alacak verecek ilişkisinin tamamlanmış olmasıdır.   Birinci koşulun gerçekleştirildiği gümrük ithalat beyannamesinin verilmesi sonucu ilgili gümrük vergilerinin ödendiğini gösteren gümrük belgesi ile ispatlanmış olur.   İkinci koşul ise malın vardığı yerdeki yükü teslim alacak hak sahibinin kim olduğunu gösteren, malın doğru hak sahibine devrinin gerçekleştirilmesini sağlayacak ve malı satanla alanın ticari ilişkisinin sonlanmış olması nedeniyle halihazırda alıcıya teslim edilmiş olan konişmento veya taşıma senedinin alıcı tarafından taşıyana ibraz edilmesiyle yerine getirilir. Taşıyan malı teslim alma hakkına sahip olup olmadığını ve satıcıyla alıcı arasındaki ticari ilişkinin sonlanıp sonlanmadığını konişmento veya taşıma senedi üzerinden tespit eder. Taşıyan bu tespiti takiben, yükü teslim alma hakkına sahip olan kişi adına, yükün bu alıcıya teslim edilebileceğini belirten bir belge düzenler ve ancak bu belgenin alıcı tarafından ilgili depo veya antrepoya ibrazıyla yük fiziki olarak teslim alınabilir.   Taşıyan tarafından alıcıya verilen bu belgenin adı, antrepo işletmelerinin devletin (Gümrük ve Ticaret Bakanlığı birimlerinin veya ilgili limanı işleten TCDD işletmesinin) sorumluluğunda olduğu önceki yıllarda “ordino” idi. Ordino belgesi taşıyanlar tarafından gümrük idarelerinden temin edilerek ilgili bilgilerle doldurulur ve konşimento veya taşıma senedinin ibrazı karşılığı alıcıya teslim edilirdi. Alıcı da öncelikle yükün gümrük işlemlerini tamamladıktan sonra, yükün taşınmasından kaynaklanan taşıyanla alıcı arasındaki alacak-borç ilişkisinin sonlandığını ispatlayan bu belgeyi devlet kontrolünde olan antrepo veya liman işletmelerine ibraz ederek yükünü fiziken depodan teslim alabilirdi. O dönemde de ordino olmaksızın yükün teslimi mümkün değildi.   Ancak gümrük idarelerinin ve devletin, 4458 sayılı Gümrük Kanunu ile antrepo işletmeciliğinden çekilmesi ve bu fonksiyonu özel işletmelere bırakmasını takiben ordino evrakının muhatabı değişmiş ve daha Türkçe bir ifadeyle, belgenin işlevini daha iyi anlatan isimlerle kullanılmaya başlanmıştır. Yükün doğru alıcısına teslim edilebileceğini belirten ve farklı formatlarda kullanılmaya devam edilen bu belgeye “yük teslim talimat formu” veya “yük teslim belgesi” veya orijinal konişmentonun kopyasının üzerine yüke ilişkin bilgileri ve taşıyanın yükün alıcıya teslim edilebileceğini belirttiği bir ibareyi içeren etiket yapıştırılmasıyla oluşturulan “etiketli konşimento” gibi isimler verilmektedir. Ancak bu durum, belgenin satıcıyla alıcı arasındaki malın bedelinin ödendiğini gösteren konişmento veya taşıma senedinin taşıyana veya temsilcisine teslim edilmesini takiben düzenlenmesi ve aynı zamanda taşıyanla alıcı arasındaki alacak borç ilişkisinin tamamlandığını gösterme fonksiyonunu değiştirmemiştir.   Uluslararası ticarete konu olan mal ticareti ve taşımalarda bu koşullar yerine getirilmediği takdirde, tarafların (hem yurt dışındaki mal satıcısının/göndericisinin hem de uluslararası taşımayı gerçekleştiren taşıyanın) uluslararası anlaşmalarla belirlenmiş hukuki haklarının ve alacaklarının kaybına neden olunur ki, bu tür bir uygulamanın hukuki sonuçları ülkemizi uluslararası alanda zor durumda bırakacaktır.   Nitekim uluslararası anlaşmalar ve konvansiyonlarca belirlenmiş bu ilkeler ulusal mevzuatımıza da aktarılmıştır: Türk Ticaret Kanunun Madde 1228: Konişmento Konişmento, bir taşıma sözleşmesinin yapıldığını ispatlayan, eşyanın taşıyan tarafından teslim alındığını veya gemiye yüklendiğini gösteren ve taşıyanın eşyayı, ancak onun ibrazı karşılığında teslimle yükümlü olduğu senettir.     Türk Ticaret Kanunu Madde 1236: Konişmentonun geri verilmesi karşılığında eşyanın teslimi Eşya, ancak konişmento nüshasının, eşyanın teslim alındığına ilişkin şerh düşülerek geri verilmesi karşılığında teslim edilir.   Taşıma hukukunda, varış yerine ulaşan malın taşıyan tarafından gönderilene teslimi iki taraflı bir hukuki işlemdir. Bunun için taşıyanın kendi rızasıyla mal üzerindeki zilyetliğini (fiili hakimiyetini) sonlandırarak, alıcıyı zilyet kılması gerekmektedir. Bu teslim işlemine taşıyanın katılmaması, en azından teslimin onun onayı veya talimatıyla gerçekleşmemesi malın taşıyanın zilyetliğinden onun rızası dışında alınmış olması, zilyetliğinin gasp edilmesi demektir. Bu ise ulusal ve uluslararası hukuka tamamen aykırıdır. Bu nedenle taşıyanın imzalayarak yükün teslimine rıza gösterdiğini ifade ettiği ve “yük teslim talimat formu” veya “yük teslim belgesi” veya “etiketli konşimento” veya “ordino” gibi farklı isimler verilen bu belge hukuk dışı bir belge olmayıp, ulusal ve uluslararası ticaret ve taşımacılıkta yükün teslimi için geçerli ve gerekli bir belgedir. Bu belgenin hukuksuz olduğunun veya hukukta yerinin olmadığının ifade edilmesi taraf olduğumuz uluslararası anlaşmalara ve hukuk hükümlerine, ayrıca ulusal mevzuatımıza uygun düşmemektedir. Denizyoluyla yapılan taşımacılıkta yük teslim süreciyle ilgili olarak, taşıyanın onayı olmaksızın yani yük teslim formu olmaksızın alıcıya teslim edilmemesi gerektiğiyle ilgili T.C. Başbakanlık Denizcilik Müsteşarlığı Deniz Ticareti Genel Müdürlüğü’nce yayınlanan 17 Mayıs 2011 tarih ve 14765 sayılı, “Denizyolu ile İthal Edilen Malların Teslimi” konulu EK-A idari işlem yazısının, Danıştay 10. Dairesinin 27.10.2015 tarih ve 2011/9380 E. ve 2015/4632 K. sayılı kararı ile hukuka uygunluğu tespit ve tescil edilmiştir. Bu kararda özetle liman idarelerinin deniz yolu ile ithal edilen yükleri ancak taşıyanların bu husustaki talimatı ile yani yük teslim talimat formu belgesinin ibrazı ile alıcılarına teslim edebileceği düzenlenmiştir.   Ayrıca yine denizyolu taşımacılığına örnek olarak Yargıtay denetiminden geçen, Denizcilik İhtisas Mahkemesi sıfatı ile İzmir (kapatılan) 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 30.05.2013 tarih, 2012/165 E. ve 2013/195 K. ve 22.04.2013 tarih, 2012/168 E. ve 2013/145 K. sayılı kararlarında, Denizcilik İhtisas Mahkemesi sıfatı ile İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’ nin 16.04.2015 tarih, 2015/228 E. ve 2015/302 K. ve 15.10.2015 tarih, 2015/878 E. ve 2015/807 K. sayılı kararlarında ve bunların dışında Yargıtay denetiminden geçerek onanmış pek çok emsal kararda özetle “liman idarelerinin taşıyanların talimatı olmadan (yük teslim talimat formu ibraz edilmeksizin) yük alıcılarına yük teslim edemeyecekleri, bu keyfiyete aykırı davranan liman idarelerinin taşıyanların uğramış oldukları tüm zararları gidermekle yükümlü oldukları, ayrıca taşıyanların yüklerin teslimi hususunda talimatları olmadan yük teslim eden liman idarelerinin hukuki sorumluluklarının yanı sıra cezai sorumlulukları da olacağı”  hüküm altına alınmıştır.   Uluslararası ticaret ve taşıma sürecinin bir parçası olan yük teslim işlemi tüm taşıma modlarında aynı temel ilkeler, haklar ve yükümlülükler çerçevesinde yerine getirilmektedir. Bu belgenin hukukta yerinin olmadığı değerlendirmesi, daha çok bu sürecin gümrük kanunu ve mevzuatıyla ilişkilendirilmesine dayanmaktadır. Gümrük mevzuatında ordino veya benzeri bir teslim belgesinin tanımlanmamış olması böyle bir belgenin hukuksuz olduğunu göstermez. Çünkü gümrük kanunu, mevzuatı ve gümrük idareleri uluslararası taşımaya konu yükün alıcısına fiziki teslimi sürecinde yetkili ve sorumlu bir taraf değildir.   Ulusal ve uluslararası ticaret ve taşımacılık hukukuna tamamen uygun olan bu yük teslim sürecinin takip edilmesi; söz konusu ticari ilişkinin tarafları olan satıcı, alıcı ve ticarete aracılık etmişse bankaların haklarını ve çıkarlarını korumaya ve yükü doğru alıcıya teslim etmeye yönelik bu işlemin ve gerekli kontrollerin taşıyan tarafından deruhte edilmesi hizmetinin bir bedelinin olması gerektiği kaçınılmazdır. Ayrıca şu nokta da unutulmamalıdır ki, bu işlemin eksik ya da yanlış yapılması durumunda taşıyanlar mal bedelinin tamamından sorumlu tutulabilmektedirler. Nitekim 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun Taşıma İşleri başlıklı 4’üncü kitabının 870. maddesi taşıyanın taşıma ücretinden başka gerekli olan giderleri isteyebileceğini hükme bağlamıştır:   XV – Taşıma ücretinin hesaplanması ve ödenmesi MADDE 870- (1) Taşıma ücreti, eşyanın tesliminde ödenir. Taşıyıcı, taşıma ücretinden başka, eşya için yapılan, duruma ve şartlara göre gerekli olan giderleri de isteyebilir.   Sadece ithalat taşımalarında yükün öncelikle doğru alıcısına teslim edilmesini sağlayan yük teslim formu, ordino ve benzeri isimlerle anılan bu belge, taşıma sürecinin sonunda gerçekleşen yükün teslimine ilişkin muamelelerin ve taşıyanın bu sürece ilişkin verdiği diğer hizmetlerin karşılığı olarak tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de taşımanın tipine, içeriğine ve verilen hizmetlere göre belirlenen bir ücrete tabidir. Ayrıca hiçbir ulusal mevzuatımızda böyle bir ücretin olmaması gerektiğine dair bir hüküm bulunmamaktadır, tam tersi yukarıdaki TTK maddesinde belirtildiği üzere taşıyanın eşya için yaptığı, duruma ve şartlara göre gerekli olan giderleri isteyebileceği belirtilmektedir.   Basında yayınlanan demeçlerde, kanunda yeri olmadığı halde ordino bedeli olarak yıllık toplamda 700 milyon TL ödendiği belirtilmektedir. Ancak bu rakamın miktarı konusunda ülkemizde herhangi bir veri bulunmamaktadır. Bu rakam TİM tarafından beyan edilmiş olup, bu rakamın nasıl hesaplandığı ve kaynağı TİM tarafından henüz açıklanmamıştır.   Ayrıca 488 sayılı Damga Vergisi Kanunu çerçevesinde “ordino” da damga vergisi alınacak kağıtlar arasında sayılmaktadır. Dolayısıyla damga vergisine tabi bir kağıdın tamamen hukuki bir belge olduğu da aşikardır.

ULUSLARARASI YÜK TESLİM SÜRECİ VE ORDİNO

 

ÖZET:

  • Ordino sadece ithalatta geçerli olan ve damga vergisine tabi olan yasal bir belgedir.
  • Ordino veya yükün doğru alıcıya teslim edilmesini sağlayan belge, uluslararası ve ulusal mevzuat ve uygulamalar çerçevesinde tüm dünyada düzenlenen ıslak imzalı veya e-imzalı bir belgedir.
  • Yükün alıcıya fiziki olarak teslimi sırasında bu belgenin mutlaka ibraz edilmesi ve aranması gerektiğini karara bağlamış Yargıtay onaylı pek çok mahkeme kararı vardır.
  • Türk Ticaret Kanunu’nun 870. maddesi taşıyanın, taşıma ücreti dışında, taşınan eşyaya verilen hizmetlere ilişkin gerekli giderleri isteyebileceğini hükme bağlamıştır.
  • TİM tarafından beyan edilen yıllık 700 milyon TL’lik ordino ücreti rakamının nasıl hesaplandığı ve rakamın kaynağı TİM tarafından henüz açıklanmamıştır.

 

 

Son dönemde basında yer alan bazı demeçlerde ve haberlerde, uluslararası taşımacılık işinin bir parçası olan yük teslim süreci ve ordino belgesi ile ilgili bazı ifadelerin yanlış anlaşılmalara, dolayısıyla yanlış uygulamalara ve uluslararası platformda olumsuz sonuçlara yol açabileceği endişesiyle konuyla ilgili olarak bilgilendirme yapılması ihtiyacı duyulmaktadır.

 

Gerek fiziki taşıma araçlarına sahip fiziki taşıyıcılar, gerekse bunların acenteleri ve uluslararası taşımacılık ve lojistik hizmetleri veren taşıma işleri organizatörleri, taşıma işleri komisyoncuları ve lojistik firmaları ulusal mevzuatımızda tanımlanmış çerçevede faaliyetlerini sürdürmenin yanı sıra uluslararası kurallara tabi olarak yapılan ticaretin taşınmasında, yine uluslararası anlaşmalar ve konvansiyonlarla belirlenen çerçevede hareket etmektedir. Ulusal mevzuatımızda bu firmalar “taşıyan” veya “taşıyıcı” tanımlarıyla ifade edilmektedir.

 

Uluslararası taşımacılık işiyle ilgili uluslararası ve ulusal mevzuattaki düzenlemeler göz önüne alındığında, ithal edilerek ülkemize getirilen ve taşıma araçlarından tahliye edilerek, taşıyan veya onun adına acentesi ya da temsilcisi tarafından ilgili varış yeri terminallerine, geçici depolama yerlerine veya antrepolara geçici olarak teslim edilmiş olan uluslararası ticarete konu yükün alıcıya teslimi için mutlaka iki koşulun yerine getirilmiş olması gerekmektedir.

 

Bu koşullardan birincisi yüke ilişkin gümrük vergi, resim ve harçlarının ödenmiş olmasıdır. İkincisi ise uluslararası ticarete konu malın doğru alıcıya tesliminin sağlanması ve taşımadan doğan navlun ve ilgilisi diğer masrafların taşıyana veya temsilcisine/acentesine ödenmiş olmasıyla alacak verecek ilişkisinin tamamlanmış olmasıdır.

 

Birinci koşulun gerçekleştirildiği gümrük ithalat beyannamesinin verilmesi sonucu ilgili gümrük vergilerinin ödendiğini gösteren gümrük belgesi ile ispatlanmış olur.

 

İkinci koşul ise malın vardığı yerdeki yükü teslim alacak hak sahibinin kim olduğunu gösteren, malın doğru hak sahibine devrinin gerçekleştirilmesini sağlayacak ve malı satanla alanın ticari ilişkisinin sonlanmış olması nedeniyle halihazırda alıcıya teslim edilmiş olan konişmento veya taşıma senedinin alıcı tarafından taşıyana ibraz edilmesiyle yerine getirilir. Taşıyan malı teslim alma hakkına sahip olup olmadığını ve satıcıyla alıcı arasındaki ticari ilişkinin sonlanıp sonlanmadığını konişmento veya taşıma senedi üzerinden tespit eder. Taşıyan bu tespiti takiben, yükü teslim alma hakkına sahip olan kişi adına, yükün bu alıcıya teslim edilebileceğini belirten bir belge düzenler ve ancak bu belgenin alıcı tarafından ilgili depo veya antrepoya ibrazıyla yük fiziki olarak teslim alınabilir.

 

Taşıyan tarafından alıcıya verilen bu belgenin adı, antrepo işletmelerinin devletin (Gümrük ve Ticaret Bakanlığı birimlerinin veya ilgili limanı işleten TCDD işletmesinin) sorumluluğunda olduğu önceki yıllarda “ordino” idi. Ordino belgesi taşıyanlar tarafından gümrük idarelerinden temin edilerek ilgili bilgilerle doldurulur ve konşimento veya taşıma senedinin ibrazı karşılığı alıcıya teslim edilirdi. Alıcı da öncelikle yükün gümrük işlemlerini tamamladıktan sonra, yükün taşınmasından kaynaklanan taşıyanla alıcı arasındaki alacak-borç ilişkisinin sonlandığını ispatlayan bu belgeyi devlet kontrolünde olan antrepo veya liman işletmelerine ibraz ederek yükünü fiziken depodan teslim alabilirdi. O dönemde de ordino olmaksızın yükün teslimi mümkün değildi.

 

Ancak gümrük idarelerinin ve devletin, 4458 sayılı Gümrük Kanunu ile antrepo işletmeciliğinden çekilmesi ve bu fonksiyonu özel işletmelere bırakmasını takiben ordino evrakının muhatabı değişmiş ve daha Türkçe bir ifadeyle, belgenin işlevini daha iyi anlatan isimlerle kullanılmaya başlanmıştır. Yükün doğru alıcısına teslim edilebileceğini belirten ve farklı formatlarda kullanılmaya devam edilen bu belgeye “yük teslim talimat formu” veya “yük teslim belgesi” veya orijinal konişmentonun kopyasının üzerine yüke ilişkin bilgileri ve taşıyanın yükün alıcıya teslim edilebileceğini belirttiği bir ibareyi içeren etiket yapıştırılmasıyla oluşturulan “etiketli konşimento” gibi isimler verilmektedir. Ancak bu durum, belgenin satıcıyla alıcı arasındaki malın bedelinin ödendiğini gösteren konişmento veya taşıma senedinin taşıyana veya temsilcisine teslim edilmesini takiben düzenlenmesi ve aynı zamanda taşıyanla alıcı arasındaki alacak borç ilişkisinin tamamlandığını gösterme fonksiyonunu değiştirmemiştir.

 

Uluslararası ticarete konu olan mal ticareti ve taşımalarda bu koşullar yerine getirilmediği takdirde, tarafların (hem yurt dışındaki mal satıcısının/göndericisinin hem de uluslararası taşımayı gerçekleştiren taşıyanın) uluslararası anlaşmalarla belirlenmiş hukuki haklarının ve alacaklarının kaybına neden olunur ki, bu tür bir uygulamanın hukuki sonuçları ülkemizi uluslararası alanda zor durumda bırakacaktır.

 

Nitekim uluslararası anlaşmalar ve konvansiyonlarca belirlenmiş bu ilkeler ulusal mevzuatımıza da aktarılmıştır:

  1. Türk Ticaret Kanunun Madde 1228: Konişmento

Konişmento, bir taşıma sözleşmesinin yapıldığını ispatlayan, eşyanın taşıyan tarafından teslim alındığını veya gemiye yüklendiğini gösteren ve taşıyanın eşyayı, ancak onun ibrazı karşılığında teslimle yükümlü olduğu senettir.

 

 

  1. Türk Ticaret Kanunu Madde 1236: Konişmentonun geri verilmesi karşılığında eşyanın teslimi

Eşya, ancak konişmento nüshasının, eşyanın teslim alındığına ilişkin şerh düşülerek geri verilmesi karşılığında teslim edilir.

 

Taşıma hukukunda, varış yerine ulaşan malın taşıyan tarafından gönderilene teslimi iki taraflı bir hukuki işlemdir. Bunun için taşıyanın kendi rızasıyla mal üzerindeki zilyetliğini (fiili hakimiyetini) sonlandırarak, alıcıyı zilyet kılması gerekmektedir. Bu teslim işlemine taşıyanın katılmaması, en azından teslimin onun onayı veya talimatıyla gerçekleşmemesi malın taşıyanın zilyetliğinden onun rızası dışında alınmış olması, zilyetliğinin gasp edilmesi demektir. Bu ise ulusal ve uluslararası hukuka tamamen aykırıdır. Bu nedenle taşıyanın imzalayarak yükün teslimine rıza gösterdiğini ifade ettiği ve “yük teslim talimat formu” veya “yük teslim belgesi” veya “etiketli konşimento” veya “ordino” gibi farklı isimler verilen bu belge hukuk dışı bir belge olmayıp, ulusal ve uluslararası ticaret ve taşımacılıkta yükün teslimi için geçerli ve gerekli bir belgedir. Bu belgenin hukuksuz olduğunun veya hukukta yerinin olmadığının ifade edilmesi taraf olduğumuz uluslararası anlaşmalara ve hukuk hükümlerine, ayrıca ulusal mevzuatımıza uygun düşmemektedir.

Denizyoluyla yapılan taşımacılıkta yük teslim süreciyle ilgili olarak, taşıyanın onayı olmaksızın yani yük teslim formu olmaksızın alıcıya teslim edilmemesi gerektiğiyle ilgili T.C. Başbakanlık Denizcilik Müsteşarlığı Deniz Ticareti Genel Müdürlüğü’nce yayınlanan 17 Mayıs 2011 tarih ve 14765 sayılı, “Denizyolu ile İthal Edilen Malların Teslimi” konulu EK-A idari işlem yazısının, Danıştay 10. Dairesinin 27.10.2015 tarih ve 2011/9380 E. ve 2015/4632 K. sayılı kararı ile hukuka uygunluğu tespit ve tescil edilmiştir. Bu kararda özetle liman idarelerinin deniz yolu ile ithal edilen yükleri ancak taşıyanların bu husustaki talimatı ile yani yük teslim talimat formu belgesinin ibrazı ile alıcılarına teslim edebileceği düzenlenmiştir.

 

Ayrıca yine denizyolu taşımacılığına örnek olarak Yargıtay denetiminden geçen, Denizcilik İhtisas Mahkemesi sıfatı ile İzmir (kapatılan) 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 30.05.2013 tarih, 2012/165 E. ve 2013/195 K. ve 22.04.2013 tarih, 2012/168 E. ve 2013/145 K. sayılı kararlarında, Denizcilik İhtisas Mahkemesi sıfatı ile İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’ nin 16.04.2015 tarih, 2015/228 E. ve 2015/302 K. ve 15.10.2015 tarih, 2015/878 E. ve 2015/807 K. sayılı kararlarında ve bunların dışında Yargıtay denetiminden geçerek onanmış pek çok emsal kararda özetle “liman idarelerinin taşıyanların talimatı olmadan (yük teslim talimat formu ibraz edilmeksizin) yük alıcılarına yük teslim edemeyecekleri, bu keyfiyete aykırı davranan liman idarelerinin taşıyanların uğramış oldukları tüm zararları gidermekle yükümlü oldukları, ayrıca taşıyanların yüklerin teslimi hususunda talimatları olmadan yük teslim eden liman idarelerinin hukuki sorumluluklarının yanı sıra cezai sorumlulukları da olacağı”  hüküm altına alınmıştır.

 

Uluslararası ticaret ve taşıma sürecinin bir parçası olan yük teslim işlemi tüm taşıma modlarında aynı temel ilkeler, haklar ve yükümlülükler çerçevesinde yerine getirilmektedir. Bu belgenin hukukta yerinin olmadığı değerlendirmesi, daha çok bu sürecin gümrük kanunu ve mevzuatıyla ilişkilendirilmesine dayanmaktadır. Gümrük mevzuatında ordino veya benzeri bir teslim belgesinin tanımlanmamış olması böyle bir belgenin hukuksuz olduğunu göstermez. Çünkü gümrük kanunu, mevzuatı ve gümrük idareleri uluslararası taşımaya konu yükün alıcısına fiziki teslimi sürecinde yetkili ve sorumlu bir taraf değildir.

 

Ulusal ve uluslararası ticaret ve taşımacılık hukukuna tamamen uygun olan bu yük teslim sürecinin takip edilmesi; söz konusu ticari ilişkinin tarafları olan satıcı, alıcı ve ticarete aracılık etmişse bankaların haklarını ve çıkarlarını korumaya ve yükü doğru alıcıya teslim etmeye yönelik bu işlemin ve gerekli kontrollerin taşıyan tarafından deruhte edilmesi hizmetinin bir bedelinin olması gerektiği kaçınılmazdır. Ayrıca şu nokta da unutulmamalıdır ki, bu işlemin eksik ya da yanlış yapılması durumunda taşıyanlar mal bedelinin tamamından sorumlu tutulabilmektedirler.

Nitekim 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun Taşıma İşleri başlıklı 4’üncü kitabının 870. maddesi taşıyanın taşıma ücretinden başka gerekli olan giderleri isteyebileceğini hükme bağlamıştır:

 

XV – Taşıma ücretinin hesaplanması ve ödenmesi

MADDE 870- (1) Taşıma ücreti, eşyanın tesliminde ödenir. Taşıyıcı, taşıma ücretinden başka, eşya için yapılan, duruma ve şartlara göre gerekli olan giderleri de isteyebilir.

 

Sadece ithalat taşımalarında yükün öncelikle doğru alıcısına teslim edilmesini sağlayan yük teslim formu, ordino ve benzeri isimlerle anılan bu belge, taşıma sürecinin sonunda gerçekleşen yükün teslimine ilişkin muamelelerin ve taşıyanın bu sürece ilişkin verdiği diğer hizmetlerin karşılığı olarak tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de taşımanın tipine, içeriğine ve verilen hizmetlere göre belirlenen bir ücrete tabidir. Ayrıca hiçbir ulusal mevzuatımızda böyle bir ücretin olmaması gerektiğine dair bir hüküm bulunmamaktadır, tam tersi yukarıdaki TTK maddesinde belirtildiği üzere taşıyanın eşya için yaptığı, duruma ve şartlara göre gerekli olan giderleri isteyebileceği belirtilmektedir.

 

Basında yayınlanan demeçlerde, kanunda yeri olmadığı halde ordino bedeli olarak yıllık toplamda 700 milyon TL ödendiği belirtilmektedir. Ancak bu rakamın miktarı konusunda ülkemizde herhangi bir veri bulunmamaktadır. Bu rakam TİM tarafından beyan edilmiş olup, bu rakamın nasıl hesaplandığı ve kaynağı TİM tarafından henüz açıklanmamıştır.

 

Ayrıca 488 sayılı Damga Vergisi Kanunu çerçevesinde “ordino” da damga vergisi alınacak kağıtlar arasında sayılmaktadır. Dolayısıyla damga vergisine tabi bir kağıdın tamamen hukuki bir belge olduğu da aşikardır.



from Aeroportist I Güncel Havacılık Haberleri http://ift.tt/2hGagNe
via IFTTT

UTİKAD Yük Teslim Süreci ve Ordino Belgesi ile İlgili Bilgilendiriyor


via Aeroportist I Güncel Havacılık Haberleri http://ift.tt/2hGagNe

Air Canada 80. Yılını Kutluyor


via Aeroportist I Güncel Havacılık Haberleri http://ift.tt/2mIJPvz

Air Canada 80. Yılını Kutluyor 80. YILINI KUTLARKEN DAHA DA YÜKSEĞE UÇAN AIR CANADA BİR DİZİ YENİLİĞİ HAYAT GEÇİRİYOR   Uzakrota Travel Summit’te 80. yılını kutlayan Air Canada’nın Türkiye, Yunanistan, Kıbrıs Genel Müdürü Nedime Konuksever, şirketin kurulduğu günden bugüne kat ettiği mesafeyi ve elde ettiği başarıları vurgularken, yakın zamanda hayata geçirilecek bir dizi yeniliği de müjdeledi.   Kuzey Amerika’nın önde gelen havayolu şirketlerinden Air Canada’nın Türkiye Yunanistan, Kıbrıs Genel Müdürü Nedime Konuksever, 17 Kasım’da düzenlenen Uzakrota Travel Summit’te şirketin 80. yılı şerefine bir konuşma yaptı.   Türkiye’nin en etkili seyahat zirvelerinden biri olan Uzakrota Travel Summit’te katılımcılara Air Canada ve Kanada’yı tanıtmayı amaçladıklarını anlatan Nedime Konuksever: “1 Eylül 1937’de Vancouver-Seattle arasında gerçekleştirdiğimiz ilk uçuşu tamamlamamızın üzerinden 80 yılı aşkın bir süreyi geride bıraktık. O yıl toplamda 2,086 yolcuya hizmet veren Air Canada, geçen sene bu rakamı 45 milyon yolcuya çıkarmış ve büyüme atakları yaparak günümüzün 20 büyük havayolu arasında kendisine bir yer edinmiştir. Bugüne kadar güvenlik için en önemli konulardan olan “İlk buzlanma önleyici sistemi”ni kuran, Kuzey Amerika – Avrupa arasındaki uçuşlarda genel yasak öncesinde sigara içilmesini engelleyen ve bilgisayarlı rezervasyon sistemini ilk uygulayan havayolu olarak ün yaptık. Bu yıl Paris Uluslararası Havacılık Fuarı’nda, son 8 yılda üst üste 6. defa Kuzey Amerika’nın En İyisi olarak Skytrax Dünya Havayolları Ödülü’nü elde ettik. Filo yenileme programımız Air Canada’yı gökyüzünün en modern ve geniş ticari jet filosu sahibi konumuna getirdi. Boeing 787 Dreamliner’lara ek olarak dar gövdeli Boeing 737 MAX ve Kanada üretimi Bombardier C Serisi uçakları da içeren filomuzu yenileme çalışmaları hızla devam ederken, ileri düzey eğitimlere ve yeni Maple Leaf Lounge’ları hizmete almak üzere yatırımlarına öncelik veriyoruz. Ayrıca mobil ve on-line hizmetlerimize yatırım yaparak müşteri deneyimini kolaylaştırmak ve yapay zeka, yeni teknoloji ürün geliştirme gibi sıra dışı alanlara da yatırım yaparak geleceğin yolculuk deneyimini müşterilerimize en iyi şekilde yaşatmak üzere çalışıyoruz” dedi.   Kanada’nın 150. yılı kutlamaları kapsamında yeni bir logo ve üniforma kullanmaya başladıklarını belirten Konuksever, AirlineRatings.com tarafından da 2018 yılı için Amerika’nın en iyi uzak rota havayolu ve üst üste 5. keredir Kanada’nın en iyi 100 İşvereninden biri olarak seçildiklerini ve şirketin bugünlere gelişinde en büyük katkıyı Air Canada’nın 30.000 çalışanının yaptığını ayrıca söyledi. 80 yıldır koşulsuz müşteri mutluluğu, konforu, güvenlik, inovasyon konusunda girişimlerin Air Canada’yı bugünlere getirdiği ve bu temel değerler doğrultusunda şirketi uluslararası pazarlarda daha ileriye ve yukarılara taşımaya hedeflediklerini belirtti.   Air Canada Hakkında: Kanada’nın en büyük iç hat ve dış hat uçuş yapan havayolu şirketi Air Canada, 6 kıtada 200’den fazla havalanında hizmet vermektedir. Kanada bayrağı taşıyan şirket dünyanın en büyük 20 havayolu arasında olup, 2016 yılında yaklaşık 45 milyon yolcu taşımıştır. Air Canada’nın Kanada’da 64, ABD’de 57, Avrupa’da 98 noktaya ve Ortadoğu, Afrika, Asya, Avustralya, Karayipler, Meksika, Orta Amerika ile Güney Amerika’ya tarifeli seferleri bulunmaktadır. Air Canada 191 ülkede 1.300 havaalanına hizmet veren dünyanın önde gelen havacılık ağı Star Alliance’in kurucu üyeleri arasında yer almaktadır. Air Canada, İngiltere merkezli araştırma kuruluşu Skytrax tarafından “Dört Yıldız”la onurlandırılan tek Kuzey Amerikalı uluslararası havayolu şirketi olup, aynı zamanda 2017 yılında En İyi Kuzey Amerika Havayolu seçilmiştir.

80. YILINI KUTLARKEN DAHA DA YÜKSEĞE UÇAN AIR CANADA BİR DİZİ YENİLİĞİ HAYAT GEÇİRİYOR

 

Uzakrota Travel Summit’te 80. yılını kutlayan Air Canada’nın Türkiye, Yunanistan, Kıbrıs Genel Müdürü Nedime Konuksever, şirketin kurulduğu günden bugüne kat ettiği mesafeyi ve elde ettiği başarıları vurgularken, yakın zamanda hayata geçirilecek bir dizi yeniliği de müjdeledi.

 

Kuzey Amerika’nın önde gelen havayolu şirketlerinden Air Canada’nın Türkiye Yunanistan, Kıbrıs Genel Müdürü Nedime Konuksever, 17 Kasım’da düzenlenen Uzakrota Travel Summit’te şirketin 80. yılı şerefine bir konuşma yaptı.

 

Türkiye’nin en etkili seyahat zirvelerinden biri olan Uzakrota Travel Summit’te katılımcılara Air Canada ve Kanada’yı tanıtmayı amaçladıklarını anlatan Nedime Konuksever: “1 Eylül 1937’de Vancouver-Seattle arasında gerçekleştirdiğimiz ilk uçuşu tamamlamamızın üzerinden 80 yılı aşkın bir süreyi geride bıraktık. O yıl toplamda 2,086 yolcuya hizmet veren Air Canada, geçen sene bu rakamı 45 milyon yolcuya çıkarmış ve büyüme atakları yaparak günümüzün 20 büyük havayolu arasında kendisine bir yer edinmiştir. Bugüne kadar güvenlik için en önemli konulardan olan “İlk buzlanma önleyici sistemi”ni kuran, Kuzey Amerika – Avrupa arasındaki uçuşlarda genel yasak öncesinde sigara içilmesini engelleyen ve bilgisayarlı rezervasyon sistemini ilk uygulayan havayolu olarak ün yaptık. Bu yıl Paris Uluslararası Havacılık Fuarı’nda, son 8 yılda üst üste 6. defa Kuzey Amerika’nın En İyisi olarak Skytrax Dünya Havayolları Ödülü’nü elde ettik. Filo yenileme programımız Air Canada’yı gökyüzünün en modern ve geniş ticari jet filosu sahibi konumuna getirdi. Boeing 787 Dreamliner’lara ek olarak dar gövdeli Boeing 737 MAX ve Kanada üretimi Bombardier C Serisi uçakları da içeren filomuzu yenileme çalışmaları hızla devam ederken, ileri düzey eğitimlere ve yeni Maple Leaf Lounge’ları hizmete almak üzere yatırımlarına öncelik veriyoruz. Ayrıca mobil ve on-line hizmetlerimize yatırım yaparak müşteri deneyimini kolaylaştırmak ve yapay zeka, yeni teknoloji ürün geliştirme gibi sıra dışı alanlara da yatırım yaparak geleceğin yolculuk deneyimini müşterilerimize en iyi şekilde yaşatmak üzere çalışıyoruz” dedi.

 

Kanada’nın 150. yılı kutlamaları kapsamında yeni bir logo ve üniforma kullanmaya başladıklarını belirten Konuksever, AirlineRatings.com tarafından da 2018 yılı için Amerika’nın en iyi uzak rota havayolu ve üst üste 5. keredir Kanada’nın en iyi 100 İşvereninden biri olarak seçildiklerini ve şirketin bugünlere gelişinde en büyük katkıyı Air Canada’nın 30.000 çalışanının yaptığını ayrıca söyledi. 80 yıldır koşulsuz müşteri mutluluğu, konforu, güvenlik, inovasyon konusunda girişimlerin Air Canada’yı bugünlere getirdiği ve bu temel değerler doğrultusunda şirketi uluslararası pazarlarda daha ileriye ve yukarılara taşımaya hedeflediklerini belirtti.

 

Air Canada Hakkında:

Kanada’nın en büyük iç hat ve dış hat uçuş yapan havayolu şirketi Air Canada, 6 kıtada 200’den fazla havalanında hizmet vermektedir. Kanada bayrağı taşıyan şirket dünyanın en büyük 20 havayolu arasında olup, 2016 yılında yaklaşık 45 milyon yolcu taşımıştır. Air Canada’nın Kanada’da 64, ABD’de 57, Avrupa’da 98 noktaya ve Ortadoğu, Afrika, Asya, Avustralya, Karayipler, Meksika, Orta Amerika ile Güney Amerika’ya tarifeli seferleri bulunmaktadır. Air Canada 191 ülkede 1.300 havaalanına hizmet veren dünyanın önde gelen havacılık ağı Star Alliance’in kurucu üyeleri arasında yer almaktadır. Air Canada, İngiltere merkezli araştırma kuruluşu Skytrax tarafından “Dört Yıldız”la onurlandırılan tek Kuzey Amerikalı uluslararası havayolu şirketi olup, aynı zamanda 2017 yılında En İyi Kuzey Amerika Havayolu seçilmiştir.



from Aeroportist I Güncel Havacılık Haberleri http://ift.tt/2mIJPvz
via IFTTT