14 Kasım 2017 Salı

Safiport Derince çalışmalarını Dell EMC ile güçlendiriyor Türkiye’nin en büyük uluslararası limanı olmaya hazırlanan Safiport Derince çalışmalarını Dell EMC ile güçlendiriyor Türkiye’nin en büyük uluslararası limanı olmaya hazırlanan Safiport Derince, sistem sürekliliğini ve yüksek performanslı iş gücünü Dell EMC VxRail yapısı ile sağlıyor Uluslararası deniz taşımacılığında önemli bir rol oynayan Safiport Derince, geniş kapsamlı olanakları sayesinde her türlü yük çeşidine hizmet veriyor. Türkiye’nin ticaret hacmini artırma konusunda da önemli bir yere sahip olan şirket, Körfez Bölgesi’nde tüm liman hizmetlerini aynı anda sağlayabilen tek liman olma özelliği de taşıyor. Bilgi teknolojileri ile yönetilen uluslararası liman sektöründe, sistem sürekliliğinin de en üst düzeyde olması oldukça önem taşıyor. Bununla birlikte bilişim teknolojileri dünyasında gittikçe karmaşıklaşan sistem altyapısının kolay ve sade şekilde yönetiminin sağlanması da şirketlerin hayatlarını kolaylaştırıyor. Daha önce var olan sistemlerinin kolay yönetilebilir yapıda olmadığını belirten Safiport Derince Bilgi Teknolojileri Müdürü Tanzer Genç, “Limancılık sektöründe bilgi teknolojilerinden faydalanmayan limanlar hızla değişen denizyolu taşımacılığında rekabet etmekte zorlanabiliyor. Safiport Derince olarak sistemlerimizin sürekli çalışır durumda ve ihtiyacımız doğrultusunda esnek büyüme özelliklerine sahip olması, işleyişimizin devamı açısından son derece önemli. Dell EMC VxRail’i tercih ettiğimiz günden bu yana sistem sürekliliğimizi en üst seviyede tutarak aynı zamanda düşük maliyetli bir hizmete kavuştuk” dedi. Kolay Kullanılabilirlik ve Esnek Yönetim Sistem yönetimlerini ve verimliliğini daha kolay şekilde sağlayan şirket, istediği sonuca VxRail yapısı ile ulaşıyor. Cihaz bununla birlikte, birden fazla bilgi işlem, bellek ve depolama seçeneği ile her türlü kullanım durumuna uygun yapılandırma sunuyor. Uzun süredir EMC ürünleri kullandıklarını ifade eden Tanzer Genç, cihazı tercih etme sebeplerini ise 4 özelliğiyle açıklıyor: Bilgi işlem ve depolamayı birleştiren verimli bir altyapı Maliyetten tasarruf ettiren hizmet Daha kolay yönetilebilir ve esnek yapı Depolama verimliliğinin ve veri güvenliğinin sağlanması Dell EMC VxRail yapısıyla birlikte VxRail, Recovery Point, Avamar ve Data Domain ürünlerinin sunduğu hizmetlerden de yararlandıklarını söyleyen Tanzer Genç sözlerini şu şekilde tamamladı: “Sistem yönetim ihtiyaçlarımız gözle görülür şekilde düştü. Karışık mimari yapıyı yönetmek zorunda kalmadan istediğimiz sonuçlara ulaştık. Sistemlerin bakım süreçleri de yeni yapı ile oldukça kolaylaştı. Gerek projelendirme, gerek satın alma sonrasındaki kurulum işlemleri olsun tüm süreçlerde Dell EMC’yi tavsiye ediyoruz.”          

Türkiye’nin en büyük uluslararası limanı olmaya hazırlanan Safiport Derince çalışmalarını Dell EMC ile güçlendiriyor

Türkiye’nin en büyük uluslararası limanı olmaya hazırlanan Safiport Derince, sistem sürekliliğini ve yüksek performanslı iş gücünü Dell EMC VxRail yapısı ile sağlıyor

Uluslararası deniz taşımacılığında önemli bir rol oynayan Safiport Derince, geniş kapsamlı olanakları sayesinde her türlü yük çeşidine hizmet veriyor. Türkiye’nin ticaret hacmini artırma konusunda da önemli bir yere sahip olan şirket, Körfez Bölgesi’nde tüm liman hizmetlerini aynı anda sağlayabilen tek liman olma özelliği de taşıyor.

Bilgi teknolojileri ile yönetilen uluslararası liman sektöründe, sistem sürekliliğinin de en üst düzeyde olması oldukça önem taşıyor. Bununla birlikte bilişim teknolojileri dünyasında gittikçe karmaşıklaşan sistem altyapısının kolay ve sade şekilde yönetiminin sağlanması da şirketlerin hayatlarını kolaylaştırıyor.

Daha önce var olan sistemlerinin kolay yönetilebilir yapıda olmadığını belirten Safiport Derince Bilgi Teknolojileri Müdürü Tanzer Genç, “Limancılık sektöründe bilgi teknolojilerinden faydalanmayan limanlar hızla değişen denizyolu taşımacılığında rekabet etmekte zorlanabiliyor. Safiport Derince olarak sistemlerimizin sürekli çalışır durumda ve ihtiyacımız doğrultusunda esnek büyüme özelliklerine sahip olması, işleyişimizin devamı açısından son derece önemli. Dell EMC VxRail’i tercih ettiğimiz günden bu yana sistem sürekliliğimizi en üst seviyede tutarak aynı zamanda düşük maliyetli bir hizmete kavuştuk” dedi.

Kolay Kullanılabilirlik ve Esnek Yönetim

Sistem yönetimlerini ve verimliliğini daha kolay şekilde sağlayan şirket, istediği sonuca VxRail yapısı ile ulaşıyor. Cihaz bununla birlikte, birden fazla bilgi işlem, bellek ve depolama seçeneği ile her türlü kullanım durumuna uygun yapılandırma sunuyor.

Uzun süredir EMC ürünleri kullandıklarını ifade eden Tanzer Genç, cihazı tercih etme sebeplerini ise 4 özelliğiyle açıklıyor:

  • Bilgi işlem ve depolamayı birleştiren verimli bir altyapı
  • Maliyetten tasarruf ettiren hizmet
  • Daha kolay yönetilebilir ve esnek yapı
  • Depolama verimliliğinin ve veri güvenliğinin sağlanması

Dell EMC VxRail yapısıyla birlikte VxRail, Recovery Point, Avamar ve Data Domain ürünlerinin sunduğu hizmetlerden de yararlandıklarını söyleyen Tanzer Genç sözlerini şu şekilde tamamladı: “Sistem yönetim ihtiyaçlarımız gözle görülür şekilde düştü. Karışık mimari yapıyı yönetmek zorunda kalmadan istediğimiz sonuçlara ulaştık. Sistemlerin bakım süreçleri de yeni yapı ile oldukça kolaylaştı. Gerek projelendirme, gerek satın alma sonrasındaki kurulum işlemleri olsun tüm süreçlerde Dell EMC’yi tavsiye ediyoruz.”

 

 

 

 

 



from Aeroportist I Güncel Havacılık Haberleri http://ift.tt/2hqjEV0
via IFTTT

Safiport Derince çalışmalarını Dell EMC ile güçlendiriyor


via Aeroportist I Güncel Havacılık Haberleri http://ift.tt/2hqjEV0

Bu şirketlerde çalışan kadınların yüzde 95’i şirketlerine güveniyor En iyi işverenler, kadınlar için daha adil bir çalışma deneyimi sunuyor Kadın çalışanların hissiyatları diğer çalışanları da etkiliyor Great Place to Work 400 binin üzerinde çalışanın katıldığı “Best Workplaces for Women” araştırmasının sonuçlarını açıkladı. Araştırmada; liderlik, saygı, hakkaniyet, gelişim olanakları ve kişisel destek gibi faktörler değerlendirildi. Araştırma sonuçlarına göre, en iyi işveren şirketlerindeki kadın çalışanların yüzde 95’i şirketlerine güven duyuyor.   Kurum kültürü gelişimi alanında sektör ve ölçek bağımsız tüm şirketlere mükemmel iş yerleri inşa etmeleri konusunda destek veren araştırma ve danışmanlık kurumu Great Place To Work Enstitüsü, yaptığı araştırmalarla iş hayatına ilişkin yeni bulguları paylaşıyor. 400 binin üzerinde çalışanın dahil edildiği “Best Workplaces for Women” araştırmasının sonuçlarını açıklayan Great Place To Work Enstitüsü, kadınların iş hayatındaki rolüne ilişkin verileri analiz etti. Liderlik, saygı, hakkaniyet, gelişim olanakları ve kişisel destek gibi faktörlerin değerlendirildiği ve en az elli kadın çalışanın istihdam edildiği şirketlerin yer aldığı araştırmaya göre, en iyi işveren şirketlerdeki kadın çalışanların yüzde 95’i şirketlerine güven duyuyor. Eşitlik varsa kadın çalışanlar kariyer planını uzun vadeli yapıyor Kadın çalışanlar özelinde gerçekleştirilen araştırmanın sonuçlarına göre, kendilerini şirketin bir parçası olarak gören kadın çalışanlar, kurumlarında uzun vadeli gelecek planı yapmaya beş kat daha yatkın. Ayrıca kadınlar tarafından mükemmel bir iş yeri olarak tanımlanan iş yerlerinde, çalışma ortamındaki insani ilişkiler de olumlu yönde gelişiyor. Çalışanların yüzde 95’ine göre çalışma ortamı daha “içten” Araştırma çıktılarına göre, iş yerinde eşit ve adil bir ortamda çalışabildiğini hisseden çalışanlar, iş yapma konusunda daha istekli hissettiklerini belirtiyor. Kadınlar için en iyi iş yeri unvanına sahip şirketlerde, çalışanların yüzde 95’i iş yerinde “içten” ve “dostça” bir ortamda çalıştıklarını ifade ediyor. Yüzde 93’ü ise müşterilerine sundukları hizmeti “mükemmel” değerlendirmesiyle tanımlıyor. Eşitliği esas alan şirketler daha hızlı gelir artışı elde ediyor Yapılan araştırmada ortaya çıkan diğer bir bulgu ise adil ve eşit bir çalışma ortamında çalıştığını söyleyen kadın çalışanların olduğu iş yerlerinde; yarı zamanlı, Y kuşağı veya farklı seviyedeki maaş alanlar gibi işgücünün değişik kesimlerinin de benzer düşünceleri paylaşması. Araştırma ayrıca eşitlik ve çalışan güvenine önem veren şirketlerin rakiplerine oranla daha hızlı bir gelir artışı sağladığını gösteriyor. İş yerindeki eşitlik bağlılığı teşvik ediyor Eşitliğin motivasyonu ve verimliliği artırdığına dikkat çeken Great Place to Work Genel Müdürü Eyüp Toprak araştırmaya ilişkin, “Yüksek güven kültürü ve herkes için mükemmel bir iş yeri oluşturulması, şirketleri geleceğe taşıyor. Çalışanlarına ayrım yapmadan davranan şirketler, çalışan verimliliğini artırırken, ekonomik performanslarını yükseltiyor ve rekabette öne geçiyor. Görevleri ne olursa olsun, kendilerini takımın gerçek bir üyesi olarak gören kadın çalışanlar, o iş yerinde uzun vadeli bir gelecek planlıyor. Yaptığımız araştırmada dikkat çeken diğer bir husus, şirketlerinde fark yarattığını değerlendiren kadın çalışanların, şirketlerini çalışmak için ‘mükemmel’ olarak tanımlama olasılığının 27 kat daha fazla olması.” dedi. Hakkaniyet başarıya giden yolu kısaltıyor Kadınlar için mükemmel bir iş yeri inşa edilmesi, tüm çalışanlar için mükemmel bir iş yeri yaratılmasına yardımcı oluyor. Kadın çalışanların iş yerlerine karşı duygularının olumlu olması, diğer çalışanlar üzerinde de pozitif bir etki yaratıyor. Hakkaniyetin olumlu etkileri, firmaların hedeflerine giden yolda alacakları mesafeyi kısaltıp, başarıyı yakalamalarını kolaylaştırıyor.

En iyi işverenler, kadınlar için daha adil bir çalışma deneyimi sunuyor

Kadın çalışanların hissiyatları diğer çalışanları da etkiliyor

Great Place to Work 400 binin üzerinde çalışanın katıldığı “Best Workplaces for Women” araştırmasının sonuçlarını açıkladı. Araştırmada; liderlik, saygı, hakkaniyet, gelişim olanakları ve kişisel destek gibi faktörler değerlendirildi. Araştırma sonuçlarına göre, en iyi işveren şirketlerindeki kadın çalışanların yüzde 95’i şirketlerine güven duyuyor.

 

Kurum kültürü gelişimi alanında sektör ve ölçek bağımsız tüm şirketlere mükemmel iş yerleri inşa etmeleri konusunda destek veren araştırma ve danışmanlık kurumu Great Place To Work Enstitüsü, yaptığı araştırmalarla iş hayatına ilişkin yeni bulguları paylaşıyor. 400 binin üzerinde çalışanın dahil edildiği “Best Workplaces for Women” araştırmasının sonuçlarını açıklayan Great Place To Work Enstitüsü, kadınların iş hayatındaki rolüne ilişkin verileri analiz etti. Liderlik, saygı, hakkaniyet, gelişim olanakları ve kişisel destek gibi faktörlerin değerlendirildiği ve en az elli kadın çalışanın istihdam edildiği şirketlerin yer aldığı araştırmaya göre, en iyi işveren şirketlerdeki kadın çalışanların yüzde 95’i şirketlerine güven duyuyor.

Eşitlik varsa kadın çalışanlar kariyer planını uzun vadeli yapıyor

Kadın çalışanlar özelinde gerçekleştirilen araştırmanın sonuçlarına göre, kendilerini şirketin bir parçası olarak gören kadın çalışanlar, kurumlarında uzun vadeli gelecek planı yapmaya beş kat daha yatkın. Ayrıca kadınlar tarafından mükemmel bir iş yeri olarak tanımlanan iş yerlerinde, çalışma ortamındaki insani ilişkiler de olumlu yönde gelişiyor.

Çalışanların yüzde 95’ine göre çalışma ortamı daha “içten”

Araştırma çıktılarına göre, iş yerinde eşit ve adil bir ortamda çalışabildiğini hisseden çalışanlar, iş yapma konusunda daha istekli hissettiklerini belirtiyor. Kadınlar için en iyi iş yeri unvanına sahip şirketlerde, çalışanların yüzde 95’i iş yerinde “içten” ve “dostça” bir ortamda çalıştıklarını ifade ediyor. Yüzde 93’ü ise müşterilerine sundukları hizmeti “mükemmel” değerlendirmesiyle tanımlıyor.

Eşitliği esas alan şirketler daha hızlı gelir artışı elde ediyor

Yapılan araştırmada ortaya çıkan diğer bir bulgu ise adil ve eşit bir çalışma ortamında çalıştığını söyleyen kadın çalışanların olduğu iş yerlerinde; yarı zamanlı, Y kuşağı veya farklı seviyedeki maaş alanlar gibi işgücünün değişik kesimlerinin de benzer düşünceleri paylaşması. Araştırma ayrıca eşitlik ve çalışan güvenine önem veren şirketlerin rakiplerine oranla daha hızlı bir gelir artışı sağladığını gösteriyor.

İş yerindeki eşitlik bağlılığı teşvik ediyor

Eşitliğin motivasyonu ve verimliliği artırdığına dikkat çeken Great Place to Work Genel Müdürü Eyüp Toprak araştırmaya ilişkin, “Yüksek güven kültürü ve herkes için mükemmel bir iş yeri oluşturulması, şirketleri geleceğe taşıyor. Çalışanlarına ayrım yapmadan davranan şirketler, çalışan verimliliğini artırırken, ekonomik performanslarını yükseltiyor ve rekabette öne geçiyor. Görevleri ne olursa olsun, kendilerini takımın gerçek bir üyesi olarak gören kadın çalışanlar, o iş yerinde uzun vadeli bir gelecek planlıyor. Yaptığımız araştırmada dikkat çeken diğer bir husus, şirketlerinde fark yarattığını değerlendiren kadın çalışanların, şirketlerini çalışmak için ‘mükemmel’ olarak tanımlama olasılığının 27 kat daha fazla olması.” dedi.

Hakkaniyet başarıya giden yolu kısaltıyor

Kadınlar için mükemmel bir iş yeri inşa edilmesi, tüm çalışanlar için mükemmel bir iş yeri yaratılmasına yardımcı oluyor. Kadın çalışanların iş yerlerine karşı duygularının olumlu olması, diğer çalışanlar üzerinde de pozitif bir etki yaratıyor. Hakkaniyetin olumlu etkileri, firmaların hedeflerine giden yolda alacakları mesafeyi kısaltıp, başarıyı yakalamalarını kolaylaştırıyor.



from Aeroportist I Güncel Havacılık Haberleri http://ift.tt/2AEckNi
via IFTTT

Bu şirketlerde çalışan kadınların yüzde 95’i şirketlerine güveniyor


via Aeroportist I Güncel Havacılık Haberleri http://ift.tt/2AEckNi

Boeing ve ODTÜ Dikey İnsansız Hava Aracı Yarışması için İş Birliği Yaptı Boeing ve ODTÜ Dikey İnsansız Hava Aracı Yarışması için İş Birliği Yaptı   Havacılık ve uzay sektörünün lideri Boeing ve Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ), üniversite öğrencilerinin İHA ve otonom sistemlere ilgilerini artırmak ve bu teknolojinin Türkiye’de gelişimini desteklemek amacıyla Dikey İniş-Kalkış Yapan İnsansız Hava Aracı (DİK -İHA) Yarışması gerçekleştirdi.   Üniversitelerin havacılık, uçak, uzay mühendisliği başta olmak üzere, mekatronik, elektrik, makine, bilgisayar mühendisliği öğrencilerinin katıldığı yarışmaya toplam 11 başvuru oldu. Değerlendirme sürecinde öncelikle takımların gönderdikleri proje tekliflerinin ön elemeden geçmesini takiben yarışmaya hak kazanan 9 sayıda takım projeleri ile 11-12 Kasım’da uçuşlarını gerçekleştirmek üzere ODTÜ Stadyumu’nda buluştu.   Arama kurtarma odaklı olan yarışma senaryosuna göre yarışmacılardan, tasarladıkları otonom insansız hava aracını kullanarak ormanda kaybolan iki öğrenciyi bulmaları ve ihtiyaçları olan bir şişe suyu ulaştırmaları istendi. Bu görevi yerine getiren yarışmacılar, öğretim görevlilerinden oluşan hakem heyeti tarafından teknik kriterler doğrultusunda puanlandırıldılar. Bu değerlendirmeye göre, birinci takım ODTÜ Kuzey Kıbrıs Kampüsü’nden METU NCC Aerospace Society, ikinci takım Necmettin Erbakan Üniversitesi’nden Radikal Tasarım, üçüncü takım On Dokuz Mayıs Üniversitesi’nden Atmaca oldu. Dereceye giren takımlar, yarışma için gerçekleştirdiği İHA çalışmalarını 2018 yılında Amerika’da yapılacak uluslararası bir kongrede sunmak için Boeing desteğine hak kazandı.   “Boeing olarak, havacılık alanında en yeni teknolojilerin öncüsüyüz ve bu gücümüzü Türkiye’de bu teknolojilerin gelişimine destek olmak için kullanıyoruz.” diye belirten Boeing Türkiye Genel Müdürü Ayşem Sargın, projeye ilişkin olarak, “ODTÜ ile yaptığımız bu iş birliği ile Boeing’in teknolojideki öncülüğünü ODTÜ’nün teknik kabiliyeti ile birleştirmek suretiyle gelecek nesillere havacılık tutkusunu aşılamayı ve Türkiye’nin bu alandaki yetkinliğini temelden güçlendirmeyi hedefliyoruz. Bu tür projelerle hem gençlerin hayatına dokunuyor ve gelecek için ışık tutuyoruz, hem de Türkiye’de havacılık sanayiinin geleceği için bugünden tohumlar atıyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.   ODTÜ Uzay ve Havacılık Mühendisliği Bölümü Bölüm Başkanı Prof. Dr. Ozan Tekinalp ise bölümümüz kurulduğu günden beri havacılık ve uzay alanında gerçekleşen tüm öncü projelerde kilit rol oynamıştır. Gerçekleştirdiğimiz, dikine kalkan insansız hava araçları yarışması ile öğrencilerimizle birlikte diğer üniversite öğrencilerinin de robotik uçan sistemler alanında yetişmesini amaçlıyoruz. Boeing firmasının desteği ile ülkemizde ilk defa gerçekleşen bu yarışmayı önümüzdeki yıllarda da tekrarlayacağız.  Yarışmanın giderek artan bir ilgi odağı olacağına ve ihtiyaç duyulan üstün yetenekli mühendislerin yetişmesine önemli katkılar yapacağına inanıyoruz.” dedi.     Boeing Hakkında Boeing, Türkiye ile 1940’lardan bu yana devam eden köklü ilişkiler sürdürmektedir ve bu kapsamda teknoloji, eğitim, sanat, kültür ve sağlık alanında yüzlerce projeye imza atmıştır. Boeing, Türkiye’ye uçak tedarik etmenin yanı sıra, Türkiye’deki havacılık paydaşlarının, üniversitelerin ve sanayinin güvenilir bir teknoloji ortağıdır. Boeing, Türkiye’de 21. yüzyıl kabiliyetlerinin gelişimine katkı sağlamak amacıyla okul öncesi eğitimden ilköğretime, meslek liselerine ve üniversitelere kadar uzanan çok geniş bir yelpazede eğitim, teknoloji, girişimcilik ve FeTeMM (fen bilimleri, teknoloji, mühendislik ve matematik) programlarını desteklemektedir.

Boeing ve ODTÜ Dikey İnsansız Hava Aracı Yarışması için İş Birliği Yaptı

 

Havacılık ve uzay sektörünün lideri Boeing ve Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ), üniversite öğrencilerinin İHA ve otonom sistemlere ilgilerini artırmak ve bu teknolojinin Türkiye’de gelişimini desteklemek amacıyla Dikey İniş-Kalkış Yapan İnsansız Hava Aracı (DİK -İHA) Yarışması gerçekleştirdi.

 

Üniversitelerin havacılık, uçak, uzay mühendisliği başta olmak üzere, mekatronik, elektrik, makine, bilgisayar mühendisliği öğrencilerinin katıldığı yarışmaya toplam 11 başvuru oldu. Değerlendirme sürecinde öncelikle takımların gönderdikleri proje tekliflerinin ön elemeden geçmesini takiben yarışmaya hak kazanan 9 sayıda takım projeleri ile 11-12 Kasım’da uçuşlarını gerçekleştirmek üzere ODTÜ Stadyumu’nda buluştu.

 

Arama kurtarma odaklı olan yarışma senaryosuna göre yarışmacılardan, tasarladıkları otonom insansız hava aracını kullanarak ormanda kaybolan iki öğrenciyi bulmaları ve ihtiyaçları olan bir şişe suyu ulaştırmaları istendi. Bu görevi yerine getiren yarışmacılar, öğretim görevlilerinden oluşan hakem heyeti tarafından teknik kriterler doğrultusunda puanlandırıldılar. Bu değerlendirmeye göre, birinci takım ODTÜ Kuzey Kıbrıs Kampüsü’nden METU NCC Aerospace Society, ikinci takım Necmettin Erbakan Üniversitesi’nden Radikal Tasarım, üçüncü takım On Dokuz Mayıs Üniversitesi’nden Atmaca oldu. Dereceye giren takımlar, yarışma için gerçekleştirdiği İHA çalışmalarını 2018 yılında Amerika’da yapılacak uluslararası bir kongrede sunmak için Boeing desteğine hak kazandı.

 

“Boeing olarak, havacılık alanında en yeni teknolojilerin öncüsüyüz ve bu gücümüzü Türkiye’de bu teknolojilerin gelişimine destek olmak için kullanıyoruz.” diye belirten Boeing Türkiye Genel Müdürü Ayşem Sargın, projeye ilişkin olarak, “ODTÜ ile yaptığımız bu iş birliği ile Boeing’in teknolojideki öncülüğünü ODTÜ’nün teknik kabiliyeti ile birleştirmek suretiyle gelecek nesillere havacılık tutkusunu aşılamayı ve Türkiye’nin bu alandaki yetkinliğini temelden güçlendirmeyi hedefliyoruz. Bu tür projelerle hem gençlerin hayatına dokunuyor ve gelecek için ışık tutuyoruz, hem de Türkiye’de havacılık sanayiinin geleceği için bugünden tohumlar atıyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.

 

ODTÜ Uzay ve Havacılık Mühendisliği Bölümü Bölüm Başkanı Prof. Dr. Ozan Tekinalp ise bölümümüz kurulduğu günden beri havacılık ve uzay alanında gerçekleşen tüm öncü projelerde kilit rol oynamıştır. Gerçekleştirdiğimiz, dikine kalkan insansız hava araçları yarışması ile öğrencilerimizle birlikte diğer üniversite öğrencilerinin de robotik uçan sistemler alanında yetişmesini amaçlıyoruz. Boeing firmasının desteği ile ülkemizde ilk defa gerçekleşen bu yarışmayı önümüzdeki yıllarda da tekrarlayacağız.  Yarışmanın giderek artan bir ilgi odağı olacağına ve ihtiyaç duyulan üstün yetenekli mühendislerin yetişmesine önemli katkılar yapacağına inanıyoruz.” dedi.

 

 

Boeing Hakkında

Boeing, Türkiye ile 1940’lardan bu yana devam eden köklü ilişkiler sürdürmektedir ve bu kapsamda teknoloji, eğitim, sanat, kültür ve sağlık alanında yüzlerce projeye imza atmıştır. Boeing, Türkiye’ye uçak tedarik etmenin yanı sıra, Türkiye’deki havacılık paydaşlarının, üniversitelerin ve sanayinin güvenilir bir teknoloji ortağıdır. Boeing, Türkiye’de 21. yüzyıl kabiliyetlerinin gelişimine katkı sağlamak amacıyla okul öncesi eğitimden ilköğretime, meslek liselerine ve üniversitelere kadar uzanan çok geniş bir yelpazede eğitim, teknoloji, girişimcilik ve FeTeMM (fen bilimleri, teknoloji, mühendislik ve matematik) programlarını desteklemektedir.



from Aeroportist I Güncel Havacılık Haberleri http://ift.tt/2ig997N
via IFTTT

Boeing ve ODTÜ Dikey İnsansız Hava Aracı Yarışması için İş Birliği Yaptı


via Aeroportist I Güncel Havacılık Haberleri http://ift.tt/2ig997N

MOBİLDE 1 SANİYELİK HIZ ARTIŞI CİROYU YÜZDE 5 ETKİLİYOR Mobilden alışveriş web’i geçti Mobil ticaretin son yıllardaki yükselişine dikkat çeken Positive Kurucu Ortağı Eren Dedeoğlu, mobil cihazlardan yapılan alışverişin bilgisayar gibi masaüstü cihazları geride bıraktığını söyledi. Mobil üzerinden gerçekleşen satışlarını artırmak isteyenlere önerilerde de bulunan Dedeoğlu, mobil sitelerde hızın önemini vurgulayarak, mobilde 1 saniyelik hız artışının ciro üzerinde yüzde 5 oranında etkisi olduğunu belirtti. TÜİK verilerine göre, Türkiye’de mobil abone sayısı 76 milyonu aşmışken, hanelerde mobil telefon bulunma oranı da yüzde 97’ye yaklaşmış durumda. Dünya genelinde de internet kullanımında mobil cihazların bilgisayar gibi masaüstü cihazları geride bırakması, bugün yaşanan dijital dönüşümde mobilin ne denli büyük bir rolü olduğunu gösteriyor. Markaların dijitalleşme süreçlerini en üst seviyeye çıkaran teknolojik ve inovatif çözümler sunan Positive’in Kurucu Ortağı Eren Dedeoğlu, mobil cihaz ve mobil internet kullanımındaki artışın etkilerinin online alışverişler üzerinde de açıkça görüldüğüne dikkat çekti. 2016 yılında, perakende şirketlerinin internet sitelerine akıllı telefon kullanılarak gerçekleşen ziyaretlerin bir önceki yıla göre yüzde 54 arttığını söyleyen Dedeoğlu, “Mobil cihazlardan yapılan alışveriş, web’i geride bırakmış durumda. 2017’de gerçekleşen internet alışverişlerinin yüzde 50’den fazlasının akıllı telefonlar aracılığıyla yapılacağı öngörülüyor” diyerek sözlerini şöyle sürdürdü: Türkiye’de mobilin trafiği yüzde 50’nin üstünde “Mobil cihazlardan yapılan trafik oranları birçok sitede %50’lerin üzerine çıktı. TÜSİAD 2017 e-ticaret raporuna bakıldığında 2016 yılı itibariyle, ülkemizde e-ticaret işlemlerinin yaklaşık %19’u akıllı telefon ve tabletler üzerinden gerçekleşmiştir. 2021 yılı için de bu oranın %49 seviyesine ulaşacağı tahmin edilmektedir. Halihazırda dünyada bu oranın %44 seviyesinde olduğu düşünüldüğünde, yüksek akıllı telefon penetrasyonu ve genç nüfusun da etkisi ile Türkiye’de mobil ticaretin hızla artacağı düşünülmektedir. Online alışverişlerde arama oranları mobilde yüzde 70’lere kadar çıktı. Mobil üzerinden yapılan ürün aramalarının yüzde 70’inin bir saat içerisinde satın almaya dönüştüğü düşünüldüğünde, mobilden kolay ulaşılabilirliğin önemi de net bir biçimde ortaya çıkıyor. Bununla birlikte, Positive’in altyapısını geliştirdiği bazı dikey e-ticaret sitelerinde mobil alışverişin cirosu da yüzde 50’nin üzerine çıktı. Tüm bunlar m-ticaretin giderek artan popülerliğine ışık tutan veriler. Bugün KPMG 2017 raporuna göre ABD’de gerçekleşen her üç online perakende alışverişinden birinin m-ticaret satışı olduğu gerçeği de bu verileri daha anlamlı kılıyor. Mobil cihazlardan kullanıma uygun sitelerin ve m-ticarete yönelik uygulamaların artmasının yanında, gelişen ödeme metotları da akıllı telefonlarla başarılı alışveriş deneyimi yaşamayı daha da kolaylaştıran etkenler.” Eren Dedeoğlu, mobil aracılığıyla gerçekleşen satışlarını artırmak isteyen perakende markalarına ve e-ticaret sitelerine Positive’in önerilerini şöyle sıraladı: Kanallarınızı mobil deneyime göre hazırlayın Dijitalleşme adımında tüm kanalların mobile hazırlanması gerekiyor. Responsive veya mobil uygulama gibi bir ayrıma gitmek yerine hangi sıra ile yayına çıkacağına karar vermelisiniz. Kullanıcıya her yerden aynı bilgi ile ulaşmak markalar için olmazsa olmazdır. Birinden birini seçmek değil aynı anda hayata geçirmek veya peşi sıra hem responsive hem de mobil uygulamayı hayata geçirmek gerekir. Mobil sitenize hız kazandırın Mobil kullanıcılar masaüstü kullanıcılarına göre bir siteyi üç kat daha hızlı terk ediyor. Mobilde bir işlemi tamamlamak için bir süre beklemeleri gerekiyorsa mutlaka kullanıcılarınızı sistem durumu ile ilgili bilgilendirin. Mobilde 1 saniyelik hız artışının ciro üzerinde yüzde 5 oranında etkisi olduğunu unutmayın. Kullanıcı deneyimine odaklanın Mobil kullanıcı arayüzlerinizi hazırlarken görsellik kadar kullanılabilirliğe de öncelik verin. Kullanıcıyı en kısa adımda sonuca yönlendirin. Tasarımın her aşamasında küçük ekran faktörünü göz önüne alarak, büyük parmak ve dokunmatik ekran sorunlarına dikkat edin. Arama sonuçlarında üst sıralarda olun Mobil kullanıcılarının yüzde 48’i başlangıç noktası olarak arama motorlarını kullanıyor. Mobil sitenizin içerik ve kodlamasının “mobil dostu” olarak yapılması mobil aramalarda daha etkin sonuç almanızı sağlayacaktır. Sitenizin SEO skorunu ölçün ve yüksek tutmaya çalışın. Kanallarınız arasında etkileşimi güçlendirin Mobil stratejinizi belirlerken kanallarınız arası etkileşimi artırın, içeriklerinizi güncelleyin. Kullanıcılar bugün bir mağaza adresi öğrenmek için veya mağazada bir ürün stokta var mı diye bakmak için gelip alışveriş yapmayabilir ancak yarın da alışveriş yapmak için geleceklerdir. Bu yüzden mobilde de kullanıcının aradığı tüm ihtiyaçları karşılayacak içeriklerinizi çeşitlendirip, geliştirin. Aynı zamanda omni-channel bir altyapı kullandığınızda web sitenizde gezinen kullanıcı mağazanıza geldiğinde onu tanıyıp mobil aracılığı ile ona özel fırsatlar sunabilirsiniz. Lokasyon servislerini kullanın Tüketicilerin yüzde 31’ i mağazaların yerini mobil telefonları aracılığı ile buluyor. Onları en yakın mağazaya yönlendirmeniz hatta aradığı ürünün o mağazada bulunup bulunmadığını bildirmeniz, kullanıcının mobil siteniz ile yaşadığı deneyime büyük katkı sağlayacaktır. Lokasyon servislerini kullanarak kullanıcılarınızın nerede olduğunu bilip onların ihtiyaçlarına özel iletişimler kurabilirsiniz. Mobil ödeme seçenekleri sunun Mobil ödeme seçeneklerinizi artırın. Ayrıca kart kaydetme seçeneği de sunarak tek tıklama ile ödeme kolaylığı sağlayıp kullanıcılarınızın alışverişlerini hızlandırın. Güvenilir bir altyapı ile kart saklama sistemi ile kullanıcılar %30’dan fazla tekrarlayan satın alma yapmaktadır. Alternatif teslimat seçenekleri sunun Teslimatlarda kullanıcı beklenti ve taleplerine önem verin. Kargo, kurye ve mağazadan teslimat gibi farklı seçenekleri sunun. Mobilden alıp aynı gün mağazadan teslim alma gibi omni-channel özelliklerinizi geliştirin. Mobil ödeme sayfalarınızı sürekli analiz edin ve optimize edin Sepetten sonraki ödeme sayfalarınızda kullanıcıya sadece ihtiyacı kadar bilgiyi gösterin ve ihtiyacınız kadar bilgiyi alın. Mobil deneyimde en önemli konunun akıcı şekilde bilgileri doldurup kullanıcıyı hedefe ulaştırmayı yani satın almayı sonuçlandırması olduğunu unutmayın. O yüzden her türlü kullanıcı kitlesi ile testler yapın, analizler yapın ve sonuçlarını önemseyip ona göre geliştirmeler yapın. Kullanıcının alışkanlıkları değiştikçe sizin de ona göre geliştirme yapmanız gerekir. Positive hakkında: Positive, markaların dijitalleşme süreçlerini en üst seviyeye çıkartan özelleştirilmiş kullanıcı deneyimi odaklı teknolojik ve inovatif çözümler geliştirmek amacıyla 2005 yılında kuruldu. Dostlukları üniversite yıllarına dek uzanan Caner Istı ve Eren Dedeoğlu tarafından kurulan Positive, tamamı sektör profesyonelleri, kullanıcı deneyimi uzmanları ve mühendislerden oluşan ekibi ile geride bıraktığı 12 yılda, aralarında Altın Örümcek, WebAwards, W3 Awards ve Davey Awards gibi prestijli ödüllerin de bulunduğu 50’yi aşkın UI/UX ödülüne layık görüldü. Positive, başta perakende olmak üzere, hizmet verdiği farklı sektörlerdeki uzmanlığı ile merkezinde kullanıcı deneyimi ve çoklu kanal yaklaşımının bulunduğu çözümler sunarak markaların dijital ekonomiden en verimli şekilde yararlanmasını sağlıyor. Dijitalleşme sürecinde markaların karşılaşacağı en zor problemler için bile, uzman danışmanları ile süreçleri tasarlıyor, E-ticaret ve omni-channel platformları ve özelleştirilmiş mobil & responsive & web uygulamaları geliştiriyor. Kurulduğundan bu yana mükemmel kullanıcı deneyimini sağlama tutkusuyla, veriye ve araştırmaya dayalı tasarım yeteneğiyle fark yaratan Positive, online ve offline dünyalar için uygulanabilir arayüzler yaratıyor. Positive ayrıca, 2011 yılından bu yana uzman mühendislerden oluşan ekibi ile faaliyetlerini sürdüren AR-GE merkezinde, inovatif projelerinin omni-channel süreçlerinin altyapı kodlamalarını, testlerini ve gerekli geliştirmelerini gerçekleştiriyor. Tüm dünyada yaşanan dijital dönüşüm ve e-iş çözümlerindeki gelişmeleri yakında takip eden Positive, iş teknolojileri ve inovatif çözümler uzmanı olarak markalara değer katan projeler geliştirmeye devam edecek. Bir sonraki dijital dalgada da iş zekası ve istatiksel davranış çözümlerine odaklanacak.

Mobilden alışveriş web’i geçti

Mobil ticaretin son yıllardaki yükselişine dikkat çeken Positive Kurucu Ortağı Eren Dedeoğlu, mobil cihazlardan yapılan alışverişin bilgisayar gibi masaüstü cihazları geride bıraktığını söyledi. Mobil üzerinden gerçekleşen satışlarını artırmak isteyenlere önerilerde de bulunan Dedeoğlu, mobil sitelerde hızın önemini vurgulayarak, mobilde 1 saniyelik hız artışının ciro üzerinde yüzde 5 oranında etkisi olduğunu belirtti.

TÜİK verilerine göre, Türkiye’de mobil abone sayısı 76 milyonu aşmışken, hanelerde mobil telefon bulunma oranı da yüzde 97’ye yaklaşmış durumda. Dünya genelinde de internet kullanımında mobil cihazların bilgisayar gibi masaüstü cihazları geride bırakması, bugün yaşanan dijital dönüşümde mobilin ne denli büyük bir rolü olduğunu gösteriyor.

Markaların dijitalleşme süreçlerini en üst seviyeye çıkaran teknolojik ve inovatif çözümler sunan Positive’in Kurucu Ortağı Eren Dedeoğlu, mobil cihaz ve mobil internet kullanımındaki artışın etkilerinin online alışverişler üzerinde de açıkça görüldüğüne dikkat çekti. 2016 yılında, perakende şirketlerinin internet sitelerine akıllı telefon kullanılarak gerçekleşen ziyaretlerin bir önceki yıla göre yüzde 54 arttığını söyleyen Dedeoğlu, “Mobil cihazlardan yapılan alışveriş, web’i geride bırakmış durumda. 2017’de gerçekleşen internet alışverişlerinin yüzde 50’den fazlasının akıllı telefonlar aracılığıyla yapılacağı öngörülüyor” diyerek sözlerini şöyle sürdürdü:

Türkiye’de mobilin trafiği yüzde 50’nin üstünde

“Mobil cihazlardan yapılan trafik oranları birçok sitede %50’lerin üzerine çıktı. TÜSİAD 2017 e-ticaret raporuna bakıldığında 2016 yılı itibariyle, ülkemizde e-ticaret işlemlerinin yaklaşık %19’u akıllı telefon ve tabletler üzerinden gerçekleşmiştir. 2021 yılı için de bu oranın %49 seviyesine ulaşacağı tahmin edilmektedir. Halihazırda dünyada bu oranın %44 seviyesinde olduğu düşünüldüğünde, yüksek akıllı telefon penetrasyonu ve genç nüfusun da etkisi ile Türkiye’de mobil ticaretin hızla artacağı düşünülmektedir.

Online alışverişlerde arama oranları mobilde yüzde 70’lere kadar çıktı. Mobil üzerinden yapılan ürün aramalarının yüzde 70’inin bir saat içerisinde satın almaya dönüştüğü düşünüldüğünde, mobilden kolay ulaşılabilirliğin önemi de net bir biçimde ortaya çıkıyor. Bununla birlikte, Positive’in altyapısını geliştirdiği bazı dikey e-ticaret sitelerinde mobil alışverişin cirosu da yüzde 50’nin üzerine çıktı. Tüm bunlar m-ticaretin giderek artan popülerliğine ışık tutan veriler. Bugün KPMG 2017 raporuna göre ABD’de gerçekleşen her üç online perakende alışverişinden birinin m-ticaret satışı olduğu gerçeği de bu verileri daha anlamlı kılıyor. Mobil cihazlardan kullanıma uygun sitelerin ve m-ticarete yönelik uygulamaların artmasının yanında, gelişen ödeme metotları da akıllı telefonlarla başarılı alışveriş deneyimi yaşamayı daha da kolaylaştıran etkenler.”

Eren Dedeoğlu, mobil aracılığıyla gerçekleşen satışlarını artırmak isteyen perakende markalarına ve e-ticaret sitelerine Positive’in önerilerini şöyle sıraladı:

Kanallarınızı mobil deneyime göre hazırlayın

Dijitalleşme adımında tüm kanalların mobile hazırlanması gerekiyor. Responsive veya mobil uygulama gibi bir ayrıma gitmek yerine hangi sıra ile yayına çıkacağına karar vermelisiniz. Kullanıcıya her yerden aynı bilgi ile ulaşmak markalar için olmazsa olmazdır. Birinden birini seçmek değil aynı anda hayata geçirmek veya peşi sıra hem responsive hem de mobil uygulamayı hayata geçirmek gerekir.

Mobil sitenize hız kazandırın

Mobil kullanıcılar masaüstü kullanıcılarına göre bir siteyi üç kat daha hızlı terk ediyor. Mobilde bir işlemi tamamlamak için bir süre beklemeleri gerekiyorsa mutlaka kullanıcılarınızı sistem durumu ile ilgili bilgilendirin. Mobilde 1 saniyelik hız artışının ciro üzerinde yüzde 5 oranında etkisi olduğunu unutmayın.

Kullanıcı deneyimine odaklanın

Mobil kullanıcı arayüzlerinizi hazırlarken görsellik kadar kullanılabilirliğe de öncelik verin. Kullanıcıyı en kısa adımda sonuca yönlendirin. Tasarımın her aşamasında küçük ekran faktörünü göz önüne alarak, büyük parmak ve dokunmatik ekran sorunlarına dikkat edin.

Arama sonuçlarında üst sıralarda olun

Mobil kullanıcılarının yüzde 48’i başlangıç noktası olarak arama motorlarını kullanıyor. Mobil sitenizin içerik ve kodlamasının “mobil dostu” olarak yapılması mobil aramalarda daha etkin sonuç almanızı sağlayacaktır. Sitenizin SEO skorunu ölçün ve yüksek tutmaya çalışın.

Kanallarınız arasında etkileşimi güçlendirin

Mobil stratejinizi belirlerken kanallarınız arası etkileşimi artırın, içeriklerinizi güncelleyin. Kullanıcılar bugün bir mağaza adresi öğrenmek için veya mağazada bir ürün stokta var mı diye bakmak için gelip alışveriş yapmayabilir ancak yarın da alışveriş yapmak için geleceklerdir. Bu yüzden mobilde de kullanıcının aradığı tüm ihtiyaçları karşılayacak içeriklerinizi çeşitlendirip, geliştirin. Aynı zamanda omni-channel bir altyapı kullandığınızda web sitenizde gezinen kullanıcı mağazanıza geldiğinde onu tanıyıp mobil aracılığı ile ona özel fırsatlar sunabilirsiniz.

Lokasyon servislerini kullanın

Tüketicilerin yüzde 31’ i mağazaların yerini mobil telefonları aracılığı ile buluyor. Onları en yakın mağazaya yönlendirmeniz hatta aradığı ürünün o mağazada bulunup bulunmadığını bildirmeniz, kullanıcının mobil siteniz ile yaşadığı deneyime büyük katkı sağlayacaktır. Lokasyon servislerini kullanarak kullanıcılarınızın nerede olduğunu bilip onların ihtiyaçlarına özel iletişimler kurabilirsiniz.

Mobil ödeme seçenekleri sunun

Mobil ödeme seçeneklerinizi artırın. Ayrıca kart kaydetme seçeneği de sunarak tek tıklama ile ödeme kolaylığı sağlayıp kullanıcılarınızın alışverişlerini hızlandırın. Güvenilir bir altyapı ile kart saklama sistemi ile kullanıcılar %30’dan fazla tekrarlayan satın alma yapmaktadır.

Alternatif teslimat seçenekleri sunun

Teslimatlarda kullanıcı beklenti ve taleplerine önem verin. Kargo, kurye ve mağazadan teslimat gibi farklı seçenekleri sunun. Mobilden alıp aynı gün mağazadan teslim alma gibi omni-channel özelliklerinizi geliştirin.

Mobil ödeme sayfalarınızı sürekli analiz edin ve optimize edin

Sepetten sonraki ödeme sayfalarınızda kullanıcıya sadece ihtiyacı kadar bilgiyi gösterin ve ihtiyacınız kadar bilgiyi alın. Mobil deneyimde en önemli konunun akıcı şekilde bilgileri doldurup kullanıcıyı hedefe ulaştırmayı yani satın almayı sonuçlandırması olduğunu unutmayın. O yüzden her türlü kullanıcı kitlesi ile testler yapın, analizler yapın ve sonuçlarını önemseyip ona göre geliştirmeler yapın. Kullanıcının alışkanlıkları değiştikçe sizin de ona göre geliştirme yapmanız gerekir.

Positive hakkında:

Positive, markaların dijitalleşme süreçlerini en üst seviyeye çıkartan özelleştirilmiş kullanıcı deneyimi odaklı teknolojik ve inovatif çözümler geliştirmek amacıyla 2005 yılında kuruldu. Dostlukları üniversite yıllarına dek uzanan Caner Istı ve Eren Dedeoğlu tarafından kurulan Positive, tamamı sektör profesyonelleri, kullanıcı deneyimi uzmanları ve mühendislerden oluşan ekibi ile geride bıraktığı 12 yılda, aralarında Altın Örümcek, WebAwards, W3 Awards ve Davey Awards gibi prestijli ödüllerin de bulunduğu 50’yi aşkın UI/UX ödülüne layık görüldü.

Positive, başta perakende olmak üzere, hizmet verdiği farklı sektörlerdeki uzmanlığı ile merkezinde kullanıcı deneyimi ve çoklu kanal yaklaşımının bulunduğu çözümler sunarak markaların dijital ekonomiden en verimli şekilde yararlanmasını sağlıyor. Dijitalleşme sürecinde markaların karşılaşacağı en zor problemler için bile, uzman danışmanları ile süreçleri tasarlıyor, E-ticaret ve omni-channel platformları ve özelleştirilmiş mobil & responsive & web uygulamaları geliştiriyor. Kurulduğundan bu yana mükemmel kullanıcı deneyimini sağlama tutkusuyla, veriye ve araştırmaya dayalı tasarım yeteneğiyle fark yaratan Positive, online ve offline dünyalar için uygulanabilir arayüzler yaratıyor. Positive ayrıca, 2011 yılından bu yana uzman mühendislerden oluşan ekibi ile faaliyetlerini sürdüren AR-GE merkezinde, inovatif projelerinin omni-channel süreçlerinin altyapı kodlamalarını, testlerini ve gerekli geliştirmelerini gerçekleştiriyor.

Tüm dünyada yaşanan dijital dönüşüm ve e-iş çözümlerindeki gelişmeleri yakında takip eden Positive, iş teknolojileri ve inovatif çözümler uzmanı olarak markalara değer katan projeler geliştirmeye devam edecek. Bir sonraki dijital dalgada da iş zekası ve istatiksel davranış çözümlerine odaklanacak.



from Aeroportist I Güncel Havacılık Haberleri http://ift.tt/2hwkgMq
via IFTTT