23 Şubat 2017 Perşembe

Limak Sürdürülebilirlik Raporu ABD’den Ödül Aldı


via Aeroportist I Güncel Havacılık Haberleri http://ift.tt/2lzkFLI

BOĞAZİÇİ ÜNİVERSİTESİ’NİN EN ‘AKILLI’ DERSİ: ‘NESNELERİN İNTERNETİ’ Cihazların birbiriyle haberleşmesini sağlayan ve 2020’de 4 milyar insanın hayatına dokunacak olan ‘Nesnelerin İnterneti’ Boğaziçi Üniversitesi’nde ders oldu Düşünen, karar veren ve birbirleriyle haberleşen nesnelerin dünyası Boğaziçi Üniversitesi’nde ders oldu. Boğaziçi Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği öğretim üyesi Prof. Dr. Arda Yurdakul’un Bahar döneminde vermeye başladığı ders, pek çok alanda çarpıcı uygulamalara hayatımıza dokunan ‘Nesnelerin İnterneti’ kavramını konu ediniyor. Günlük hayatta kullandığımız cihazların internet üzerinden birbiriyle, bizlerle ve diğer canlılarla iletişim kurabildiği bir dünyayı anlatan ‘Nesnelerin İnterneti’ kavramı Boğaziçi Üniversitesi’nde ders oldu. Bilgisayar Mühendisliği öğretim üyesi Prof. Dr. Arda Yurdakul’un 2017 Bahar döneminde vermeye başladığı dersin konusu pek çok alanda çarpıcı uygulamalara yaşamımıza dahil olan düşünen, karar veren ve birbirleriyle haberleşen nesnelerin oluşturmaya başladığı yeni dünya… Derste gömülü sistemler, kablosuz iletişim, sensör teknolojileri ve büyük veri analizleri gibi başlıkların yanı sıra endüstriden uzmanlar tarafından anlatılan somut uygulamalar da yer alıyor. Kurucusu olduğu Bilgisayar Mimarileri ve Sistemleri Araştırma Laboratuvarı bünyesinde gelecek nesil Nesnelerin İnterneti konusunda araştırmalar yapan Prof. Dr. Yurdakul ile Boğaziçi Üniversitesi mezunu olan ve Nesnelerin İnterneti konusunda araştırma, tasarım ve standardizasyon çalışmaları yürüten Alper Yeğin’in ortak tasarladıkları ders kapsamında, Nesnelerin İnterneti’nin hayatımızı nasıl değiştireceği çarpıcı örneklerle sunuluyor. Airties, Arçelik, Microsoft, IBM gibi önemli markaların uzmanları ile yenilikçi çözüm ve ürünleriyle hızla gelişmekte olan pazarda kendilerine yer edinen başarılı girişimlerin yöneticileri derslere konuk oluyor. Dersin en ilginç yanı ise öğrencilerin endüstrideki atölyelere katılarak tasarım deneyimi kazanabilmeleri… Türkiye’de kişi başına düşen internet bağlantılı cihaz sayısı 2 iken Japonya’da 6 Arda Yurdakul, sadece birkaç sene içinde, 2020’de dünyada 4 milyar insanın birbirine ‘Nesnelerin Interneti’ ile bağlı olacağını, 25 milyondan fazla uygulama, akıllı sistem ve 50 trilyondan fazla gömülü sistemle birlikte toplam 4 trilyon dolarlık bir ekonomi oluşacağını belirtiyor. Ders kapsamında hızla büyüyen bu ekonominin 2020 yılı için bir vizyon ortaya koymayı amaçladıklarını belirten Yurdakul, ‘’Üniversitemizde Gömülü Sistemler, Telsiz Ağlar, Sensör Teknolojisi, Yapay Zeka gibi çok farklı altyapıları kapsayan derslerimiz zaten mevcut. Biz ise bu derste tüm bu alanların bir arada konuştuğu büyük resmi göstermek istiyoruz” diye konuştu. Gelişen teknolojilerin bazı meslek alanlarına yönelik yeni bakış açıları yarattığını ve hatta sağlık, ulaşım, kent yönetimi gibi belli başlı alanlarda toplam etki anlamında önemli sonuçlara yol açtığını vurgulayan Yurdakul ‘’Hali hazırda Türkiye’de Internet ile bağlantılı olarak kullandığımız cihaz sayısı, birey başına ortalama 2 adet civarında. Japonya’da ise bir birey günlük hayatında birbiriyle bağlantılı 6 cihaz kullanabiliyor. Dolayısıyla bu, aslında bir yaşam kültürü olarak tanımlayabileceğimiz kavramlardan biri. Türkiye’de de özellikle gençlerin Internet bağlantılı cihaz kullanımı giderek artıyor. Ancak bu alanda bir vizyon ve ekonomik getiriye dönük bir bakış açısı geliştirerek teknolojiyi üretiyor olmak, her zamankinden daha fazla önemli. Çünkü ticari ve ekonomik hacim çok büyük” dedi. Teknolojiyi satın almak zorunda kalmamak için üretmek zorundayız Türkiye’nin yeni teknolojiler alanında önemli fırsatlara sahip olduğunun altını çizen Prof. Dr. Yurdakul, ‘’Türkiye, belli markalarıyla bir kaç sene öncesine kadar tüketici elektroniğinde AB lideriydi. Dolayısıyla ülkemizde bir teknoloji altyapısı var. Ancak vizyon anlamında bu tür teknolojilerin birbiriyle daha fazla bağlantılı olarak üretilmesi, şirketler ve sektörler arasında tam bir teknoloji ve üretim zincirinin tanımlanması gerekiyor. Bu büyük ekosistemi kurmak için birbirimize güven duymamız, altyapı geliştirmemiz, pazarın ihtiyaçlarına göre üretim yapmamız gerekiyor. Aksi halde bugün bu hamleleri yapmaz ve teknolojiyi üretmez isek ileride bunu satın almak zorunda kalırız’’ dedi. Akıllı çatal ile sağlık sigortanızda daha düşük prim mümkün olabilir Nesnelerin İnterneti kavramının artık hayatımızın her alanında olduğuna dikkat çeken ve Akıllı şehirlerin bu uygulamanın önde gelen örneklerinden biri olduğunu ifade eden Yurdakul, “2016 senesinin Akıllı Şehri seçilen Singapur’da insansız araçlar ile 2017 başında gerçek şehir ulaşımı denemeleri başlıyor. Belediye hizmetleri daha az maliyetle ve etkin biçimde sunulabiliyor, toplu taşıma sistemleri geliştiği için trafik sorunları azalıyor. Bu da şehirde yaşayan insanların daha güvenli ve daha mutlu yaşamalarını sağlayabiliyor’’ Akıllı nesnelerin yarattığı sektörler arası faydaya en iyi örneğin ise akıllı çatallar olduğunu belirten Yurdakul “Yemek hızımızı düzenleyen, hazım problemleri, gastrit veya reflü gibi günümüzde hızlı yaşam ve stres nedeniyle daha sık rastlanan mide sorunlarına çözüm bulmak ve aynı zamanda kilo kontrolü sağlamak amacıyla geliştirilen özel bir çatal kullanılmaya başlandı. Bu çatal, hızlı yediğiniz zaman titreyerek sizi uyarıyor. Bu sayede, yeme hızınızı düşürüp yeme zamanınızı ideale yaklaştırarak sağlık sorunlarınızı azaltabiliyorsunuz. Ayrıca, akıllı bileklikler ve ayakkabılarla günlük egzersizlerinizi monitör etme şansına da sahipsiniz. Tüm bu akıllı cihazlar, sağlıklı bir birey olarak beslenmenize ve fiziksel aktivitelerinize dikkat etmeniz durumunda, sizin bireysel sağlık sigortanızın uzun vadede daha düşük olmasına sebep olabiliyor” dedi. Nesnelerin İnterneti alanındaki gelişmelere çok sayıda örnek bulmak olduğunu belirten Yurdakul, “Bunların bir kısmı henüz araştırma ve geliştirme safhasında. En ilgi çekici olanlarından biri Otonom Kavşak Yönetimi (Autonomous Intersection Management). Bu sistem tamamlandığında, sürücüsüz araçlar, insanlar ve bisikletliler trafik ışığı olmadan kavşak geçişlerini tamamlayabilecekler. Bunun için Google Glass veya benzeri akıllı giyilebilir teknolojileri kullanan insanlar, diğer taşıtlarla ve/veya Otonom Kavşak Yöneticisiyle haberleşerek hızlarını ayarlayabilecek. Ayrıca, on yıl öncesine kadar insanlar o anki teknolojiyle geliştirilen ürünlere uymaya çalışıyordu. Ancak bugünkü teknolojinin geldiği noktada insana uyumlu ürünler ve servisler sunmak çok kolaylaştı. Bu da aslında bakış açımızı ters yüz ediyor. Bir diğer deyişle, artık teknoloji uygulamaları geliştiren şirketlerin, insan ve toplum için yararlılık ve kolay ulaşılabilirlik kriterlerini düşünmeleri gerekiyor’’ diyen Yurdakul, Nesnelerin İnterneti ile yaşam biçimlerimizin önemli ölçüde değiştiğini ve bundan sonra da hızla değişeceğini söyledi. Linkler: Akıllı çatal uygulamasını izlemek isteyenler ziyaret edebilir: https://www.youtube.com/watch?v=Lt403H_ry0w Otonom Kavşak Yönetimi uygulamasına bir örnek:https://www.youtube.com/watch?v=4SmJP8TdWTU

Cihazların birbiriyle haberleşmesini sağlayan ve 2020’de 4 milyar insanın hayatına dokunacak olan ‘Nesnelerin İnterneti’ Boğaziçi Üniversitesi’nde ders oldu

Düşünen, karar veren ve birbirleriyle haberleşen nesnelerin dünyası Boğaziçi Üniversitesi’nde ders oldu. Boğaziçi Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği öğretim üyesi Prof. Dr. Arda Yurdakul’un Bahar döneminde vermeye başladığı ders, pek çok alanda çarpıcı uygulamalara hayatımıza dokunan ‘Nesnelerin İnterneti’ kavramını konu ediniyor.

Günlük hayatta kullandığımız cihazların internet üzerinden birbiriyle, bizlerle ve diğer canlılarla iletişim kurabildiği bir dünyayı anlatan ‘Nesnelerin İnterneti’ kavramı Boğaziçi Üniversitesi’nde ders oldu. Bilgisayar Mühendisliği öğretim üyesi Prof. Dr. Arda Yurdakul’un 2017 Bahar döneminde vermeye başladığı dersin konusu pek çok alanda çarpıcı uygulamalara yaşamımıza dahil olan düşünen, karar veren ve birbirleriyle haberleşen nesnelerin oluşturmaya başladığı yeni dünya… Derste gömülü sistemler, kablosuz iletişim, sensör teknolojileri ve büyük veri analizleri gibi başlıkların yanı sıra endüstriden uzmanlar tarafından anlatılan somut uygulamalar da yer alıyor.

Kurucusu olduğu Bilgisayar Mimarileri ve Sistemleri Araştırma Laboratuvarı bünyesinde gelecek nesil Nesnelerin İnterneti konusunda araştırmalar yapan Prof. Dr. Yurdakul ile Boğaziçi Üniversitesi mezunu olan ve Nesnelerin İnterneti konusunda araştırma, tasarım ve standardizasyon çalışmaları yürüten Alper Yeğin’in ortak tasarladıkları ders kapsamında, Nesnelerin İnterneti’nin hayatımızı nasıl değiştireceği çarpıcı örneklerle sunuluyor. Airties, Arçelik, Microsoft, IBM gibi önemli markaların uzmanları ile yenilikçi çözüm ve ürünleriyle hızla gelişmekte olan pazarda kendilerine yer edinen başarılı girişimlerin yöneticileri derslere konuk oluyor. Dersin en ilginç yanı ise öğrencilerin endüstrideki atölyelere katılarak tasarım deneyimi kazanabilmeleri…

Türkiye’de kişi başına düşen internet bağlantılı cihaz sayısı 2 iken Japonya’da 6

Arda Yurdakul, sadece birkaç sene içinde, 2020’de dünyada 4 milyar insanın birbirine ‘Nesnelerin Interneti’ ile bağlı olacağını, 25 milyondan fazla uygulama, akıllı sistem ve 50 trilyondan fazla gömülü sistemle birlikte toplam 4 trilyon dolarlık bir ekonomi oluşacağını belirtiyor. Ders kapsamında hızla büyüyen bu ekonominin 2020 yılı için bir vizyon ortaya koymayı amaçladıklarını belirten Yurdakul, ‘’Üniversitemizde Gömülü Sistemler, Telsiz Ağlar, Sensör Teknolojisi, Yapay Zeka gibi çok farklı altyapıları kapsayan derslerimiz zaten mevcut. Biz ise bu derste tüm bu alanların bir arada konuştuğu büyük resmi göstermek istiyoruz” diye konuştu.

Gelişen teknolojilerin bazı meslek alanlarına yönelik yeni bakış açıları yarattığını ve hatta sağlık, ulaşım, kent yönetimi gibi belli başlı alanlarda toplam etki anlamında önemli sonuçlara yol açtığını vurgulayan Yurdakul ‘’Hali hazırda Türkiye’de Internet ile bağlantılı olarak kullandığımız cihaz sayısı, birey başına ortalama 2 adet civarında. Japonya’da ise bir birey günlük hayatında birbiriyle bağlantılı 6 cihaz kullanabiliyor. Dolayısıyla bu, aslında bir yaşam kültürü olarak tanımlayabileceğimiz kavramlardan biri. Türkiye’de de özellikle gençlerin Internet bağlantılı cihaz kullanımı giderek artıyor. Ancak bu alanda bir vizyon ve ekonomik getiriye dönük bir bakış açısı geliştirerek teknolojiyi üretiyor olmak, her zamankinden daha fazla önemli. Çünkü ticari ve ekonomik hacim çok büyük” dedi.

Teknolojiyi satın almak zorunda kalmamak için üretmek zorundayız

Türkiye’nin yeni teknolojiler alanında önemli fırsatlara sahip olduğunun altını çizen Prof. Dr. Yurdakul, ‘’Türkiye, belli markalarıyla bir kaç sene öncesine kadar tüketici elektroniğinde AB lideriydi. Dolayısıyla ülkemizde bir teknoloji altyapısı var. Ancak vizyon anlamında bu tür teknolojilerin birbiriyle daha fazla bağlantılı olarak üretilmesi, şirketler ve sektörler arasında tam bir teknoloji ve üretim zincirinin tanımlanması gerekiyor. Bu büyük ekosistemi kurmak için birbirimize güven duymamız, altyapı geliştirmemiz, pazarın ihtiyaçlarına göre üretim yapmamız gerekiyor. Aksi halde bugün bu hamleleri yapmaz ve teknolojiyi üretmez isek ileride bunu satın almak zorunda kalırız’’ dedi.

Akıllı çatal ile sağlık sigortanızda daha düşük prim mümkün olabilir

Nesnelerin İnterneti kavramının artık hayatımızın her alanında olduğuna dikkat çeken ve Akıllı şehirlerin bu uygulamanın önde gelen örneklerinden biri olduğunu ifade eden Yurdakul, “2016 senesinin Akıllı Şehri seçilen Singapur’da insansız araçlar ile 2017 başında gerçek şehir ulaşımı denemeleri başlıyor. Belediye hizmetleri daha az maliyetle ve etkin biçimde sunulabiliyor, toplu taşıma sistemleri geliştiği için trafik sorunları azalıyor. Bu da şehirde yaşayan insanların daha güvenli ve daha mutlu yaşamalarını sağlayabiliyor’’

Akıllı nesnelerin yarattığı sektörler arası faydaya en iyi örneğin ise akıllı çatallar olduğunu belirten Yurdakul “Yemek hızımızı düzenleyen, hazım problemleri, gastrit veya reflü gibi günümüzde hızlı yaşam ve stres nedeniyle daha sık rastlanan mide sorunlarına çözüm bulmak ve aynı zamanda kilo kontrolü sağlamak amacıyla geliştirilen özel bir çatal kullanılmaya başlandı. Bu çatal, hızlı yediğiniz zaman titreyerek sizi uyarıyor. Bu sayede, yeme hızınızı düşürüp yeme zamanınızı ideale yaklaştırarak sağlık sorunlarınızı azaltabiliyorsunuz. Ayrıca, akıllı bileklikler ve ayakkabılarla günlük egzersizlerinizi monitör etme şansına da sahipsiniz. Tüm bu akıllı cihazlar, sağlıklı bir birey olarak beslenmenize ve fiziksel aktivitelerinize dikkat etmeniz durumunda, sizin bireysel sağlık sigortanızın uzun vadede daha düşük olmasına sebep olabiliyor” dedi.

Nesnelerin İnterneti alanındaki gelişmelere çok sayıda örnek bulmak olduğunu belirten Yurdakul, “Bunların bir kısmı henüz araştırma ve geliştirme safhasında. En ilgi çekici olanlarından biri Otonom Kavşak Yönetimi (Autonomous Intersection Management). Bu sistem tamamlandığında, sürücüsüz araçlar, insanlar ve bisikletliler trafik ışığı olmadan kavşak geçişlerini tamamlayabilecekler. Bunun için Google Glass veya benzeri akıllı giyilebilir teknolojileri kullanan insanlar, diğer taşıtlarla ve/veya Otonom Kavşak Yöneticisiyle haberleşerek hızlarını ayarlayabilecek.

Ayrıca, on yıl öncesine kadar insanlar o anki teknolojiyle geliştirilen ürünlere uymaya çalışıyordu. Ancak bugünkü teknolojinin geldiği noktada insana uyumlu ürünler ve servisler sunmak çok kolaylaştı. Bu da aslında bakış açımızı ters yüz ediyor. Bir diğer deyişle, artık teknoloji uygulamaları geliştiren şirketlerin, insan ve toplum için yararlılık ve kolay ulaşılabilirlik kriterlerini düşünmeleri gerekiyor’’ diyen Yurdakul, Nesnelerin İnterneti ile yaşam biçimlerimizin önemli ölçüde değiştiğini ve bundan sonra da hızla değişeceğini söyledi.

Linkler:



from Aeroportist I Güncel Havacılık Haberleri http://ift.tt/2l3Lm9F
via IFTTT

BOĞAZİÇİ ÜNİVERSİTESİ’NİN EN ‘AKILLI’ DERSİ: ‘NESNELERİN İNTERNETİ’


via Aeroportist I Güncel Havacılık Haberleri http://ift.tt/2l3Lm9F

Aynı Gün Teslimatın Gelişimi E-Ticaret Sektörünü Dönüştürüyor


via Aeroportist I Güncel Havacılık Haberleri http://ift.tt/2mguUob

Kırkyama İstanbul


via Aeroportist I Güncel Havacılık Haberleri http://ift.tt/2moVg6P

Aynı Gün Teslimatın Gelişimi E-Ticaret Sektörünü Dönüştürüyor Aynı Gün Teslimat Hizmetinin gelişimi ile, mağazadan alışveriş yapmakla Online alışverişin farkı ortadan kalkıyor. Yeni Nesil Teslimat Sistemi Pit Start Kurucusu Deniz Cem Altaca anlatıyor: E-ticaret eşittir ucuz alışveriş yerine, e-ticaret eşittir verimli alışveriş demek artık. Özellikle milenyum kuşağının alışveriş alışkanlıkları çok farklı, bunu her gün gözlemliyoruz. Fiyat uygunluğu hala en büyük motivasyonlardan biri ve e-ticaret siteleri arasında rekabette fark, kullanıcıya verimli bir deneyim sunulduğunda ortaya çıkıyor. Aynı gün içerisinde teslimat da bu alanda yaratılan en büyük katma değerler arasında. Müşterilerin aldığı bir ürünü anında kullanmaya başlaması, offline mağaza deneyimini aratmayacak bir büyük adım olarak geliyor. Aynı gün teslimat ile birlikte yaratılan müşteri deneyiminin karşılığını, e-ticaret siteleri de gözle görülür bir şekilde almaya başladı. Türkiye gibi gelişmekte olan bir ülkenin potansiyeli bu alanda oldukça fazla. Bundan birkaç yıl öncesine kadar aynı gün teslimat hizmetine yatırım yapmak, e-ticaret siteleri için oldukça pahalıydı ve karlı bir iş değildi. Artık günümüzün şartlarında, var olan lojistik yatırımlarından bir by-pass ile bu hizmeti vermeyi göze alıyorlar ve müşteri tabanlarını genişletiyorlar. Ve bu hizmete karşılık verebilecek bir tüketici kitlesi de var. Milenyum kuşağı “anında memnun olma” motivasyonu ile bu hizmetin ulaştığı çok önemli bir hedef kitle. Aynı gün, 7/24, istenilen noktaya ve güvenilir teslimat, mobil alışverişi mağazaya gitmekten farksızlaştırmaya başladı. 2017 yılının sonunda yavaş yavaş drone teknolojileri bu sektörün en büyük fark yaratanları olmaya başlayacak. Dünyada e-ticaret firmaları ve posta şirketleri tarafından benimsenmeye başlanan yeni teknolojiler hem hız, hem de çalışan giderleri konusunda şirketlere büyük avantajlar sağlayacak. Pit Start Hakkında Pit Start bir Postacı İletişim ve Lojistik Hizmetleri Anonim Şirketi İştirakidir… 1999-2016 yılından bu yana sektörde 16 yıldır faaliyet gösteren Postacı deneyimi ile kurulan yeni nesil teslimat uygulaması Pit Start, sektörün ihtiyaçlarına cevap olarak kuruldu. Finans sektöründe uzmanlaşan ve kurumsal firmalarla çalışan Pit Start, İstanbul ağırlıklı olmak üzere Türkiye’nin her bir noktasına müşterinin istediği zaman dilimi içinde ve güvenle teslimat hizmeti sunuyor.. Tüm teslimatlarını, internet ortamında kendi adına yazdırdığı “Postacı Online” yazılımı ile kayıt altına alan ve her an rapor verebilen Pit Start’ın Google Play Store’da uygulaması bulunuyor., Teslimatlarını, kuryelerine verdiği android işletim sistemli akıllı telefonlar üzerinden takip eden ve teslimatları telefon ekranına imza alarak gerçekleştiren Pit Start, araçlarının tamamını online olarak araç takip sistemleri ile takip ediyor.. Pit Start 200’den fazla çalışanı ile hızla büyüyen esnek ve dinamik bir hizmet şirkedir.

Aynı Gün Teslimat Hizmetinin gelişimi ile, mağazadan alışveriş yapmakla Online alışverişin farkı ortadan kalkıyor. Yeni Nesil Teslimat Sistemi Pit Start Kurucusu Deniz Cem Altaca anlatıyor:

E-ticaret eşittir ucuz alışveriş yerine, e-ticaret eşittir verimli alışveriş demek artık. Özellikle milenyum kuşağının alışveriş alışkanlıkları çok farklı, bunu her gün gözlemliyoruz. Fiyat uygunluğu hala en büyük motivasyonlardan biri ve e-ticaret siteleri arasında rekabette fark, kullanıcıya verimli bir deneyim sunulduğunda ortaya çıkıyor. Aynı gün içerisinde teslimat da bu alanda yaratılan en büyük katma değerler arasında.

Müşterilerin aldığı bir ürünü anında kullanmaya başlaması, offline mağaza deneyimini aratmayacak bir büyük adım olarak geliyor. Aynı gün teslimat ile birlikte yaratılan müşteri deneyiminin karşılığını, e-ticaret siteleri de gözle görülür bir şekilde almaya başladı. Türkiye gibi gelişmekte olan bir ülkenin potansiyeli bu alanda oldukça fazla. Bundan birkaç yıl öncesine kadar aynı gün teslimat hizmetine yatırım yapmak, e-ticaret siteleri için oldukça pahalıydı ve karlı bir iş değildi. Artık günümüzün şartlarında, var olan lojistik yatırımlarından bir by-pass ile bu hizmeti vermeyi göze alıyorlar ve müşteri tabanlarını genişletiyorlar. Ve bu hizmete karşılık verebilecek bir tüketici kitlesi de var. Milenyum kuşağı “anında memnun olma” motivasyonu ile bu hizmetin ulaştığı çok önemli bir hedef kitle. Aynı gün, 7/24, istenilen noktaya ve güvenilir teslimat, mobil alışverişi mağazaya gitmekten farksızlaştırmaya başladı.

2017 yılının sonunda yavaş yavaş drone teknolojileri bu sektörün en büyük fark yaratanları olmaya başlayacak. Dünyada e-ticaret firmaları ve posta şirketleri tarafından benimsenmeye başlanan yeni teknolojiler hem hız, hem de çalışan giderleri konusunda şirketlere büyük avantajlar sağlayacak.

Pit Start Hakkında

Pit Start bir Postacı İletişim ve Lojistik Hizmetleri Anonim Şirketi İştirakidir… 1999-2016 yılından bu yana sektörde 16 yıldır faaliyet gösteren Postacı deneyimi ile kurulan yeni nesil teslimat uygulaması Pit Start, sektörün ihtiyaçlarına cevap olarak kuruldu. Finans sektöründe uzmanlaşan ve kurumsal firmalarla çalışan Pit Start, İstanbul ağırlıklı olmak üzere Türkiye’nin her bir noktasına müşterinin istediği zaman dilimi içinde ve güvenle teslimat hizmeti sunuyor..

Tüm teslimatlarını, internet ortamında kendi adına yazdırdığı “Postacı Online” yazılımı ile kayıt altına alan ve her an rapor verebilen Pit Start’ın Google Play Store’da uygulaması bulunuyor., Teslimatlarını, kuryelerine verdiği android işletim sistemli akıllı telefonlar üzerinden takip eden ve teslimatları telefon ekranına imza alarak gerçekleştiren Pit Start, araçlarının tamamını online olarak araç takip sistemleri ile takip ediyor.. Pit Start 200’den fazla çalışanı ile hızla büyüyen esnek ve dinamik bir hizmet şirkedir.



from Aeroportist I Güncel Havacılık Haberleri http://ift.tt/2mguUob
via IFTTT

Kırkyama İstanbul Kırkyama İstanbul (Patchwork İstanbul) Kumaşların dili bu sefer İstanbul’u anlatacak Kırkpare, yamalı bohça, parça bohça veya hanım dilendi bey beğendi ya da İngilizce’deki adıyla patchwork… Kumaşların dili bu sefer medeniyetler şehri İstanbul’u anlatacak. Geleneksel Sanatlar Derneği, Beykoz Belediyesi ve Fatih Sultan Mehmet Üniversitesi işbirliğiyle ödüllü “Kırkyama Yarışması” açıldı. Kırkyama sanatı ile ilgilenenler bu kez rengarenk kumaş ve desenlerle meraklılarına İstanbul’u sunacak. Serbest ve geleneksel olarak iki dalda yapılacak yarışma için başvurular 01 Nisan – 30 Nisan 2017 tarihleri arasında alınacak. İSKİT KABİLE REİSİ’NİN MEZARINDAN ÇIKTI Yaygın adıyla kırkyama, bir kırlent, bir minder ya da belki bir çanta olarak hayatınızda var olmuştur. Yahut büyüklerinizin küçülen kıyafetlerinizin sağlam yerlerinden veya sizin için dikilen bir kıyafetin artan parçalarından oluşturduğu kırkyama bir minderin üzerine oturup pek çok anıyla birlikte sizi çocukluk günlerinize dalıp gitmişliğiniz vardır. Tasarruf amacıyla eskiden hanımların küçük kumaş parçalarını birleştirip dikerek ortaya çıkardıkları bu uygulama, zamanla sadece tasarruf amacından çıkıp işin içine renkler, desenler, motifler ve tabii ki tasarım katılarak bir el sanatına dönüştürüldü. Bugünkü şekliyle kırkyama sanatının, 1600’lerin başında ticari yollarla Hindistan’dan Avrupa’ya getirilen ve çok pahalı olduğu için en ufak bir parçasının dahi ziyan olmaması için artık parçalarının kırkyama yöntemiyle değerlendirilerek doğduğu ve üretilmiş en eski kırkyama örtünün 1708’de Kuzey İngiltere’de yapıldığı söylenir. Ancak kırkyamaya ait ilk izlere bir İskit Kabile Reisi’nin mezarında rastlanmıştır ve üzerinde hayvan motifleri bulunan bu örneğin M.Ö. 100 ilâ M.S. 100 yılları arasına ait olduğu sanılıyor. İpek Yolu ile Avrupa’ya, buradan da göç eden insanlar aracılığıyla Amerika’ya kadar uzanan bu sanatın Anadolu kültüründeki kökleri ise Selçuklular dönemine kadar dayanır. O dönemde çeşitli kumaş parçalarının yan yana getirilerek dikilmesi suretiyle teknik açıdan tipik ahşap işine benzerlik gösteren bir takım motifler oluşturulmuştur. Selçuklu’da geçme işi olarak adlandırılan ve aslında birer kırkyama örneği olan bu çalışmalar daha sonraları Osmanlı toprakları içerisinde yer alan Bosna bölgesinde gelişim göstermiştir. BARALUKA Osmanlı döneminde, Bosna’nın başkenti Banja Luka’da; güneş, yıldız, çiçek vb. merkezi kompozisyonlu kırk pare örnekleri ünlüydü ve yapıldığı yere atfen ‘baraluka’ adıyla tanınıyordu. Bu adı taşıyan el işi elbiselerin yapımı, uzunca bir süre sanat olarak icra edilmiş olup bugün hala Trakya ve özellikle Balkanlar’da bu adla bilinir. Yine aynı dönemlerde devrin sanat akımları doğrultusunda aplike desenlerle süslenen çadırlar; saray ve köşklerin dış mekâna taşınmış örnekleri olduğundan epeyce detaylıdırlar. Bugün tüm dünyada “patchwork” adıyla anılan bu sanat için Anadolu’da ise “yamalı bohça”, “kırkyama” ve “kırkpare” gibi adlar kullanılmıştır. Kırk pare, Anadolu’da bugün de yapılan bir halk sanatı ürünüdür. Giysi kesiminden artan parçalar geometrik biçimlerde kesilir ve geometrik bir düzenlemeyle bir araya getirilip birleştirilerek arkası tek parça bir kumaşla astarlanır. Kırkpare daha çok bohça yapımında kullanıldığından halk arasında “yamalı bohça” şeklinde de adlandırılır. AMERİKALI KIZLARIN ÇEYİZİ Her ülke değişik tasarımlarla kendi geleneklerine ve yaşam tarzlarına uygun yorumluyor kırkyamayı. Farklılıklar genellikle seçilen konular, kullanılan motifler ve süslemelerde kendini gösteriyor. Bu sanat dalı, doğasındaki tasarruf anlayışı, sabır ve el emeği nedeniyle uygulandığı her yerde barışın ve dayanışmanın sembolü oluyor. Hindistan ve Pakistan’da minik aynalar, Afrika’da ise sade ve geometrik şekiller öne çıkıyor. Kırkyamanın ticari boyutta en üst seviyede olduğu Amerika’da ise genç kızların çeyizleri çift alyans modeli ile zenginleşirken Baltimore’da ise albüm aplikeleri, yoyolar, ipek ve kadifeli örnekleriyle karşımız çıkıyor kırkyamalar. Yarışmaya katılmak isteyenler ayrıntılı bilgiye www.kirkyama.ist sayfasından ulaşabilirler. ÖDÜLLER 1-Geleneksel Tasarım Dalında 2- Serbest Tasarım Dalında Birincilik: 4.000 TL Birincilik: 4.000 TL İkincilik: 2.000 TL İkincilik: 2.000 TL Üçüncülük:1.000TL Üçüncülük:1.000TL Jüri özel ödülü: 750 TL Jüri özel ödülü: 750 TL 2 kişiye Sergileme ödülü 500 TL 2 kişiye Sergileme ödülü 500 TL

Kırkyama İstanbul (Patchwork İstanbul) Kumaşların dili bu sefer İstanbul’u anlatacak

Kırkpare, yamalı bohça, parça bohça veya hanım dilendi bey beğendi ya da İngilizce’deki adıyla patchwork

Kumaşların dili bu sefer medeniyetler şehri İstanbul’u anlatacak. Geleneksel Sanatlar Derneği, Beykoz Belediyesi ve Fatih Sultan Mehmet Üniversitesi işbirliğiyle ödüllü “Kırkyama Yarışması” açıldı.

Kırkyama sanatı ile ilgilenenler bu kez rengarenk kumaş ve desenlerle meraklılarına İstanbul’u sunacak. Serbest ve geleneksel olarak iki dalda yapılacak yarışma için başvurular 01 Nisan – 30 Nisan 2017 tarihleri arasında alınacak.

İSKİT KABİLE REİSİ’NİN MEZARINDAN ÇIKTI

Yaygın adıyla kırkyama, bir kırlent, bir minder ya da belki bir çanta olarak hayatınızda var olmuştur. Yahut büyüklerinizin küçülen kıyafetlerinizin sağlam yerlerinden veya sizin için dikilen bir kıyafetin artan parçalarından oluşturduğu kırkyama bir minderin üzerine oturup pek çok anıyla birlikte sizi çocukluk günlerinize dalıp gitmişliğiniz vardır.

Tasarruf amacıyla eskiden hanımların küçük kumaş parçalarını birleştirip dikerek ortaya çıkardıkları bu uygulama, zamanla sadece tasarruf amacından çıkıp işin içine renkler, desenler, motifler ve tabii ki tasarım katılarak bir el sanatına dönüştürüldü.

Bugünkü şekliyle kırkyama sanatının, 1600’lerin başında ticari yollarla Hindistan’dan Avrupa’ya getirilen ve çok pahalı olduğu için en ufak bir parçasının dahi ziyan olmaması için artık parçalarının kırkyama yöntemiyle değerlendirilerek doğduğu ve üretilmiş en eski kırkyama örtünün 1708’de Kuzey İngiltere’de yapıldığı söylenir. Ancak kırkyamaya ait ilk izlere bir İskit Kabile Reisi’nin mezarında rastlanmıştır ve üzerinde hayvan motifleri bulunan bu örneğin M.Ö. 100 ilâ M.S. 100 yılları arasına ait olduğu sanılıyor.

İpek Yolu ile Avrupa’ya, buradan da göç eden insanlar aracılığıyla Amerika’ya kadar uzanan bu sanatın Anadolu kültüründeki kökleri ise Selçuklular dönemine kadar dayanır. O dönemde çeşitli kumaş parçalarının yan yana getirilerek dikilmesi suretiyle teknik açıdan tipik ahşap işine benzerlik gösteren bir takım motifler oluşturulmuştur. Selçuklu’da geçme işi olarak adlandırılan ve aslında birer kırkyama örneği olan bu çalışmalar daha sonraları Osmanlı toprakları içerisinde yer alan Bosna bölgesinde gelişim göstermiştir.

BARALUKA

Osmanlı döneminde, Bosna’nın başkenti Banja Luka’da; güneş, yıldız, çiçek vb. merkezi kompozisyonlu kırk pare örnekleri ünlüydü ve yapıldığı yere atfen ‘baraluka’ adıyla tanınıyordu. Bu adı taşıyan el işi elbiselerin yapımı, uzunca bir süre sanat olarak icra edilmiş olup bugün hala Trakya ve özellikle Balkanlar’da bu adla bilinir. Yine aynı dönemlerde devrin sanat akımları doğrultusunda aplike desenlerle süslenen çadırlar; saray ve köşklerin dış mekâna taşınmış örnekleri olduğundan epeyce detaylıdırlar. Bugün tüm dünyada “patchwork” adıyla anılan bu sanat için Anadolu’da ise “yamalı bohça”, “kırkyama” ve “kırkpare” gibi adlar kullanılmıştır. Kırk pare, Anadolu’da bugün de yapılan bir halk sanatı ürünüdür. Giysi kesiminden artan parçalar geometrik biçimlerde kesilir ve geometrik bir düzenlemeyle bir araya getirilip birleştirilerek arkası tek parça bir kumaşla astarlanır. Kırkpare daha çok bohça yapımında kullanıldığından halk arasında “yamalı bohça” şeklinde de adlandırılır.

AMERİKALI KIZLARIN ÇEYİZİ

Her ülke değişik tasarımlarla kendi geleneklerine ve yaşam tarzlarına uygun yorumluyor kırkyamayı. Farklılıklar genellikle seçilen konular, kullanılan motifler ve süslemelerde kendini gösteriyor. Bu sanat dalı, doğasındaki tasarruf anlayışı, sabır ve el emeği nedeniyle uygulandığı her yerde barışın ve dayanışmanın sembolü oluyor. Hindistan ve Pakistan’da minik aynalar, Afrika’da ise sade ve geometrik şekiller öne çıkıyor. Kırkyamanın ticari boyutta en üst seviyede olduğu Amerika’da ise genç kızların çeyizleri çift alyans modeli ile zenginleşirken Baltimore’da ise albüm aplikeleri, yoyolar, ipek ve kadifeli örnekleriyle karşımız çıkıyor kırkyamalar.

Yarışmaya katılmak isteyenler ayrıntılı bilgiye www.kirkyama.ist sayfasından ulaşabilirler.

ÖDÜLLER

1-Geleneksel Tasarım Dalında 2- Serbest Tasarım Dalında

Birincilik: 4.000 TL Birincilik: 4.000 TL

İkincilik: 2.000 TL İkincilik: 2.000 TL

Üçüncülük:1.000TL Üçüncülük:1.000TL

Jüri özel ödülü: 750 TL Jüri özel ödülü: 750 TL

2 kişiye Sergileme ödülü 500 TL 2 kişiye Sergileme ödülü 500 TL



from Aeroportist I Güncel Havacılık Haberleri http://ift.tt/2moVg6P
via IFTTT