22 Şubat 2017 Çarşamba

“3. Havalimanı projesinde tüm işler planlandığı şekilde” Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Arslan “3. Havalimanı projesinin ilk fazını 2018’in ilk çeyreğinde devreye sokmayı hedefliyoruz. Dünyanın prestij projesi olan 3. Havalimanı projesinde yer almak adına herkesin yarıştığı bir ortamda, kimsenin çekilmesi söz konusu değil” dedi. Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan, İstanbul 3. Havalimanı projesinin ilk fazını 2018’in ilk çeyreğinde devreye sokmayı hedeflediklerini belirterek, “Dünyanın prestij projesi olan 3. Havalimanı projesinde yer almak adına herkesin yarıştığı bir ortamda, kimsenin çekilmesi söz konusu değil.” dedi. Arslan, Türk Kızılayı’nın “Kan ver, hayat ver” kampanyası kapsamında kan bağışında bulunduktan sonra basın mensuplarının sorularını yanıtladı. İstanbul 3. Havalimanı projesinden, Hollandalı bir firmanın desteğini çektiği yönündeki iddianın sorulması üzerine Arslan, bahsi geçen firma dahil tüm firmaların işine devam ettiğini ve 2018’in ilk çeyreğinde projenin birinci fazını devreye sokmayı hedeflediklerini söyledi. Projede tüm işlerin planlandığı şekilde yürüdüğünü vurgulayan Arslan, şunları kaydetti: “İçinde bulunduğumuz konjonktürde ekonomik olarak ülkemizi güçsüz göstermeye çalışan tüm Oyun kuruculara ülke olarak en iyi cevabı 1915 Çanakkale Köprüsü ihalesini çok başarılı şekilde gerçekleştirerek verdik. Burada 7 yerli 8 yabancı olmak üzere 4 ülkeden teklif geldi. 13 finans kuruluşu da projeyi finanse etmek için iyi niyet mektuplarını verdiler ki bu sistemde bu mektuplar çok önemlidir. Ülkemiz bu kadar güven ve istikrarla yol alırken ve ülkemizin yaptığı projelere bu kadar büyük teklifler gelirken İstanbul 3. Havalimanı’ndan herhangi bir firmanın çekilmesi söz konusu değil.” Arslan, 3. Havalimanı’ndaki tüm konveyör sistemini dünyanın en önemli firmalarından birinin çok başarılı şekilde yapmaya devam ettiğine dikkati çekerek, “3. Havalimanı’ndaki bütün projelerimizde yerli ve yabancı firmaların ilgisi olağanüstü şekilde devam ediyor. Sadece ticari kazanç için değil, dünyanın prestij projesi olan 3. Havalimanı projesinde yer almak adına herkesin yarıştığı bir ortamda kimsenin çekilmesi söz konusu değil.” değerlendirmesinde bulundu. Limanlarda tartım ücretlerine yeni düzenleme Limanlarda tartım ücretlerine yönelik yeni düzenlemeye ilişkin bilgi veren Arslan, Denizde Can Emniyeti Uluslararası Sözleşmesi (SOLAS) kuralları gereği 1 Temmuz 2016 itibarıyla gemilere yüklenecek dolu konteynerlerin darasının ölçülüp teyit edilmesi gerektiğini ancak bu konuda birçok firmanın farklı fiyat uygulamaları bulunduğunu söyledi. Uygulamanın ihracatçılar için de ciddi maliyet getirdiğine dikkati çeken Arslan, “50 dolardan başlayıp 150 dolara kadar farklı uygulamalar sektörün sıkıntısıydı. Ekonomik olan ihracat ekonomik olmaktan çıkıyordu. Bunun yerine bir genelge yayınladık. Limanlarda ve fabrikalarda boş tartımda 60 liranın üstüne kimse çıkamayacak. Ancak bu tutarın altında bir uygulama yapabilecekler. Bu da ihracatçılarımıza yıllık yaklaşık 70 milyon lira destek anlamına geliyor.” diye konuştu. “Bu işlemin herhangi bir parasal karşılığı yok” Arslan, ayrıca, uluslararası bir sektör olan denizcilikle ilgili işlemlerin acentalar marifetiyle yapıldığına işaret ederek, Türk sahipli yabancı bayraklı teknelerin Türk bayrağına geçişini kolaylaştırmak adına yasal düzenlemeler yaptıklarını ifade etti. Bu konuda ikincil mevzuatları düzenlediklerini belirten Arslan, “Beklentimiz 6 bin civarında teknenin Türk bayrağına geçmesi, marinalarımızda Türk bayrağının dalgalanmış olması.” dedi. Türk bayrağına geçiş işlemleri için acentelerin 6 bin dolardan başlayan ücretler talep ettiğini dile getiren Arslan, şunları kaydetti: “Yapılacak tek işlem var: İşin sahibi veya vekalet verdiği kişinin Liman Başkanlıklarına veya Genel Müdürlüğe dilekçe vermesi. Tüm liman Başkanlıklarımıza, Bölge Müdürlüklerimize ve ilgili birimlerimize yaptığımız genelgeyle denizcilikle ilgili birçok işlemi kolaylaştırdık, süreyi kısalttık. Özellikle bu konuda hassasiyet göstermeleri ve dilekçe dışında hiçbir işlem yapmamaları uyarısında bulunduk. İnsanımız bu işlemi acenta aracılığıyla yapmak istiyorsa bu bizim tercih ettiğimiz, istediğimiz bir yol değil, onların taktirlerindedir. Hiçbir ücret alınmadan bir dilekçe ile bu işlem yürütülüyor. Bu işlemin herhangi bir parasal karşılığı yok. Bunu teşvik ederken bir çok vergiden, harçlardan muafiyetler sağladık. ÖTV muafiyeti sağladık. KDV’yi yüzde 1’e düşürdük. Bu durumda birilerinin kalkıp 6 bin dolar gibi bir fiyat alıp bu işi engellenmesine kesinlikle izin vermeyeceğiz.” Kaynak:milliyet

Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Arslan “3. Havalimanı projesinin ilk fazını 2018’in ilk çeyreğinde devreye sokmayı hedefliyoruz. Dünyanın prestij projesi olan 3. Havalimanı projesinde yer almak adına herkesin yarıştığı bir ortamda, kimsenin çekilmesi söz konusu değil” dedi.

Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan, İstanbul 3. Havalimanı projesinin ilk fazını 2018’in ilk çeyreğinde devreye sokmayı hedeflediklerini belirterek, “Dünyanın prestij projesi olan 3. Havalimanı projesinde yer almak adına herkesin yarıştığı bir ortamda, kimsenin çekilmesi söz konusu değil.” dedi.

Arslan, Türk Kızılayı’nın “Kan ver, hayat ver” kampanyası kapsamında kan bağışında bulunduktan sonra basın mensuplarının sorularını yanıtladı.

İstanbul 3. Havalimanı projesinden, Hollandalı bir firmanın desteğini çektiği yönündeki iddianın sorulması üzerine Arslan, bahsi geçen firma dahil tüm firmaların işine devam ettiğini ve 2018’in ilk çeyreğinde projenin birinci fazını devreye sokmayı hedeflediklerini söyledi.

Projede tüm işlerin planlandığı şekilde yürüdüğünü vurgulayan Arslan, şunları kaydetti:

“İçinde bulunduğumuz konjonktürde ekonomik olarak ülkemizi güçsüz göstermeye çalışan tüm Oyun kuruculara ülke olarak en iyi cevabı 1915 Çanakkale Köprüsü ihalesini çok başarılı şekilde gerçekleştirerek verdik. Burada 7 yerli 8 yabancı olmak üzere 4 ülkeden teklif geldi. 13 finans kuruluşu da projeyi finanse etmek için iyi niyet mektuplarını verdiler ki bu sistemde bu mektuplar çok önemlidir. Ülkemiz bu kadar güven ve istikrarla yol alırken ve ülkemizin yaptığı projelere bu kadar büyük teklifler gelirken İstanbul 3. Havalimanı’ndan herhangi bir firmanın çekilmesi söz konusu değil.”

Arslan, 3. Havalimanı’ndaki tüm konveyör sistemini dünyanın en önemli firmalarından birinin çok başarılı şekilde yapmaya devam ettiğine dikkati çekerek, “3. Havalimanı’ndaki bütün projelerimizde yerli ve yabancı firmaların ilgisi olağanüstü şekilde devam ediyor. Sadece ticari kazanç için değil, dünyanın prestij projesi olan 3. Havalimanı projesinde yer almak adına herkesin yarıştığı bir ortamda kimsenin çekilmesi söz konusu değil.” değerlendirmesinde bulundu.

Limanlarda tartım ücretlerine yeni düzenleme

Limanlarda tartım ücretlerine yönelik yeni düzenlemeye ilişkin bilgi veren Arslan, Denizde Can Emniyeti Uluslararası Sözleşmesi (SOLAS) kuralları gereği 1 Temmuz 2016 itibarıyla gemilere yüklenecek dolu konteynerlerin darasının ölçülüp teyit edilmesi gerektiğini ancak bu konuda birçok firmanın farklı fiyat uygulamaları bulunduğunu söyledi.

Uygulamanın ihracatçılar için de ciddi maliyet getirdiğine dikkati çeken Arslan, “50 dolardan başlayıp 150 dolara kadar farklı uygulamalar sektörün sıkıntısıydı. Ekonomik olan ihracat ekonomik olmaktan çıkıyordu. Bunun yerine bir genelge yayınladık. Limanlarda ve fabrikalarda boş tartımda 60 liranın üstüne kimse çıkamayacak. Ancak bu tutarın altında bir uygulama yapabilecekler. Bu da ihracatçılarımıza yıllık yaklaşık 70 milyon lira destek anlamına geliyor.” diye konuştu.

“Bu işlemin herhangi bir parasal karşılığı yok”

Arslan, ayrıca, uluslararası bir sektör olan denizcilikle ilgili işlemlerin acentalar marifetiyle yapıldığına işaret ederek, Türk sahipli yabancı bayraklı teknelerin Türk bayrağına geçişini kolaylaştırmak adına yasal düzenlemeler yaptıklarını ifade etti.

Bu konuda ikincil mevzuatları düzenlediklerini belirten Arslan, “Beklentimiz 6 bin civarında teknenin Türk bayrağına geçmesi, marinalarımızda Türk bayrağının dalgalanmış olması.” dedi.

Türk bayrağına geçiş işlemleri için acentelerin 6 bin dolardan başlayan ücretler talep ettiğini dile getiren Arslan, şunları kaydetti:

“Yapılacak tek işlem var: İşin sahibi veya vekalet verdiği kişinin Liman Başkanlıklarına veya Genel Müdürlüğe dilekçe vermesi. Tüm liman Başkanlıklarımıza, Bölge Müdürlüklerimize ve ilgili birimlerimize yaptığımız genelgeyle denizcilikle ilgili birçok işlemi kolaylaştırdık, süreyi kısalttık. Özellikle bu konuda hassasiyet göstermeleri ve dilekçe dışında hiçbir işlem yapmamaları uyarısında bulunduk. İnsanımız bu işlemi acenta aracılığıyla yapmak istiyorsa bu bizim tercih ettiğimiz, istediğimiz bir yol değil, onların taktirlerindedir. Hiçbir ücret alınmadan bir dilekçe ile bu işlem yürütülüyor. Bu işlemin herhangi bir parasal karşılığı yok. Bunu teşvik ederken bir çok vergiden, harçlardan muafiyetler sağladık. ÖTV muafiyeti sağladık. KDV’yi yüzde 1’e düşürdük. Bu durumda birilerinin kalkıp 6 bin dolar gibi bir fiyat alıp bu işi engellenmesine kesinlikle izin vermeyeceğiz.”

Kaynak:milliyet



from Aeroportist I Güncel Havacılık Haberleri http://ift.tt/2lw3ASM
via IFTTT

“3. Havalimanı projesinde tüm işler planlandığı şekilde”


via Aeroportist I Güncel Havacılık Haberleri http://ift.tt/2lw3ASM

Atlasglobal Ortak Uçuşlarla Avrupa’da Hız Kesmeden Büyüyor!


via Aeroportist I Güncel Havacılık Haberleri http://ift.tt/2mcH0P4

Atlasglobal Ortak Uçuşlarla Avrupa’da Hız Kesmeden Büyüyor! Atlasglobal’den Avrupa’da Ortak Uçuş Atağı Atlasglobal Ortak Uçuşlarla Avrupa’da Hız Kesmeden Büyüyor! Atlasglobal, Air France ortak uçuş anlaşmasından sonra Air Serbia ile de işbirliğine giderek yeni bir ortak uçuş anlaşmasına imza attı. Anlaşma kapsamında, Atlasglobal yolcuları Belgrad’a her gün uçuş imkanı bulurken, Air Serbia yolcuları ise İstanbul ve ötesine Atlasglobal ayrıcalıklarıyla seyahat edecek. Atlasglobal’in İstanbul – Belgrad Uçuşları 15 Mart’ta Başlıyor… Atlasglobal Avrupa’da büyüme stratejisini Air Serbia ile imzaladığı ortak uçuş anlaşması ile sürdürüyor. Günlük karşılıklı olarak gerçekleşecek İstanbul-Belgrad uçuşları 15 Mart 2017 tarihinden itibaren başlayacak. Uçuş No. Kalkış Varış Uçuş Günleri KK (JU) İstanbul (IST) – 09:30 Belgrad (BEG) – 11:10 Pazartesi, Cuma, Cumartesi KK (JU) Belgrad (BEG) – 12:40 İstanbul (IST) – 14:20 Pazartesi, Cuma, Cumartesi KK (JU) İstanbul (IST) – 15:40 Belgrad (BEG) – 17:20 Salı, Çarşamba, Perşembe, Pazar KK (JU) Belgrad (BEG) – 18:20 İstanbul (IST)- 20:00 Salı, Çarşamba, Perşembe, Pazar Anlaşmaya ilişkin konuşan Atlasglobal Genel Müdür Yardımcısı Semra Erener Özalçın, “Atlasglobal olarak yurtdışında büyüme ve Türkiye’nin doğusuyla batısı arasında köprü oluşturma vizyonumuz çerçevesinde 35 ülkede 50’den fazla noktaya uçuş gerçekleştiren bir havayolu olduk. Yurtdışındaki büyümemize özellikle Rusya ve BDT bölgesinde hız kesmeden devam ediyoruz. Avrupa’daki büyümemiz ise ortak uçuş anlaşmalarıyla istikrarlı bir şekilde devam edecek. Air Serbia ile yaptığımız ortak uçuş anlaşması ile uçuş ağımıza Belgrad’ı ekledik. Haftanın her günü karşılıklı olarak Belgrad’a uçuşlarımızı gerçekleştireceğiz. 2017 yılında Atlasglobal’in bir yandan organik büyümesini sektör ortalamasının üzerinde devam ettirmeye, diğer yandan da işbirlikleri ile destinasyon sayımızı global anlamda genişletmeye odaklanacağız. Atlasglobal ile yaptıkları ortak uçuş anlaşmasından duydukları memnuniyeti dile getiren Air Serbia CEO’su Dane Kondic ise “Türkiye ile olan bağlantımızı Atlasglobal ile sürdüreceğiz. Atlasglobal ortak uçuş anlaşmamız bulunan partnerlerimiz arasında önemli bir yere sahip olacak. Air Serbia olarak 127 uçuş noktamızla yolcularımıza yeni destinasyonlar eklemeye devam edeceğiz” dedi.

Atlasglobal’den Avrupa’da Ortak Uçuş Atağı

Atlasglobal Ortak Uçuşlarla Avrupa’da Hız Kesmeden Büyüyor!

Atlasglobal, Air France ortak uçuş anlaşmasından sonra Air Serbia ile de işbirliğine giderek yeni bir ortak uçuş anlaşmasına imza attı.

Anlaşma kapsamında, Atlasglobal yolcuları Belgrad’a her gün uçuş imkanı bulurken, Air Serbia yolcuları ise İstanbul ve ötesine Atlasglobal ayrıcalıklarıyla seyahat edecek.

Atlasglobal’in İstanbul – Belgrad Uçuşları 15 Mart’ta Başlıyor…

Atlasglobal Avrupa’da büyüme stratejisini Air Serbia ile imzaladığı ortak uçuş anlaşması ile sürdürüyor. Günlük karşılıklı olarak gerçekleşecek İstanbul-Belgrad uçuşları 15 Mart 2017 tarihinden itibaren başlayacak.

Uçuş No. Kalkış Varış Uçuş Günleri
KK (JU) İstanbul (IST) – 09:30 Belgrad (BEG) – 11:10 Pazartesi, Cuma, Cumartesi
KK (JU) Belgrad (BEG) – 12:40 İstanbul (IST) – 14:20 Pazartesi, Cuma, Cumartesi
KK (JU) İstanbul (IST) – 15:40 Belgrad (BEG) – 17:20 Salı, Çarşamba, Perşembe, Pazar
KK (JU) Belgrad (BEG) – 18:20 İstanbul (IST)- 20:00 Salı, Çarşamba, Perşembe, Pazar

Anlaşmaya ilişkin konuşan Atlasglobal Genel Müdür Yardımcısı Semra Erener Özalçın, “Atlasglobal olarak yurtdışında büyüme ve Türkiye’nin doğusuyla batısı arasında köprü oluşturma vizyonumuz çerçevesinde 35 ülkede 50’den fazla noktaya uçuş gerçekleştiren bir havayolu olduk. Yurtdışındaki büyümemize özellikle Rusya ve BDT bölgesinde hız kesmeden devam ediyoruz. Avrupa’daki büyümemiz ise ortak uçuş anlaşmalarıyla istikrarlı bir şekilde devam edecek.

Air Serbia ile yaptığımız ortak uçuş anlaşması ile uçuş ağımıza Belgrad’ı ekledik. Haftanın her günü karşılıklı olarak Belgrad’a uçuşlarımızı gerçekleştireceğiz. 2017 yılında Atlasglobal’in bir yandan organik büyümesini sektör ortalamasının üzerinde devam ettirmeye, diğer yandan da işbirlikleri ile destinasyon sayımızı global anlamda genişletmeye odaklanacağız.

Atlasglobal ile yaptıkları ortak uçuş anlaşmasından duydukları memnuniyeti dile getiren Air Serbia CEO’su Dane Kondic ise “Türkiye ile olan bağlantımızı Atlasglobal ile sürdüreceğiz. Atlasglobal ortak uçuş anlaşmamız bulunan partnerlerimiz arasında önemli bir yere sahip olacak. Air Serbia olarak 127 uçuş noktamızla yolcularımıza yeni destinasyonlar eklemeye devam edeceğiz” dedi.



from Aeroportist I Güncel Havacılık Haberleri http://ift.tt/2mcH0P4
via IFTTT

UPS DRONE İLE EVE TESLİMAT UYGULAMASINI TEST EDİYOR UPS, TESLİMAT ARACININ ÜZERİNDEN HAVALANABİLEN DRONE İLE EVE TESLİMAT UYGULAMASINI TEST EDİYOR UPS, son testte paket aracından havalanabilen drone üreticisi Workhorse Group ile -çalışıyor Bu test, drone’ların kırsal teslimat güzergahlarında sağlayacağı potansiyel verimliliği göstermekte Önceki drone testlerinin aksine, UPS/Workhorse testinde drone teslimatı gündelik teslimat operasyonlarına dahil edilmektedir UPS  bugün UPS® teslimat aracından havalanıp bir eve paket teslim ettikten sonra aracın sürücüsü ayrı bir teslimat yapmak için aracı sürmeye devam ederken araca geri dönen drone testinin başarılı bir biçimde gerçekleştirdiğini açıkladı. UPS bu testi, Ohio merkezli batarya elektrikli araç ve drone geliştiricisi Workhorse Group  ile Tampa, Florida’da gerçekleştirdi. Testte, Workhorse tarafından üretilen drone ve UPS’in teslimat aracı kullanıldı. Konuyla ilgili olarak, UPS küresel mühendislik ve sürdürülebilirlik başkan yardımcısı Mark Wallace şunları söyledi: “Bu test, şimdiye kadar yaptıklarımızdan çok farklı. Özellikle teslimat araçlarımızın tek bir teslimat yapmak için sık sık kilometrelerce mesafeyi kat etmesi gerektiği kırsal bölgelerde gelecekteki teslimatlarımız açısından büyük öneme sahip. “Durulacak noktaların kara yoluyla birbirinden kilometrelerce uzak olduğu bir teslimat güzergahı düşünün. Bu teslimatlardan sadece birini gerçekleştirmek için paket arabasından bir drone göndermek, teslimat aracıyla yapılan teslimatlarda ortaya çıkacak maliyeti azaltabilir. Bu da, ağımızda verimliliği artırmak ve aynı zamanda emisyon miktarımızı azaltmaya yönelik büyük bir adım olacaktır.” ORION, UPS’in Entegre Yol Optimizasyon ve Navigasyon Yazılımı, bir yıl boyunca sürücü başına günde sadece 1,6 km daha az mesafe kat edilmesi UPS’in 50 milyon ABD dolarına kadar tasarruf etmesini sağlayabilir. UPS’in her gün yollarda çalışan 102.000 teslimat kuryesi var. Her bir teslimatı tamamlamak için gereken süre ve araç masrafları düşünüldüğünde kırsal teslimat güzergahları en maliyetli güzergahları oluşturur. Bu testte, sürücü bir teslimat için yoluna devam ederken, drone başka bir teslimat yapmaktadır. Bu, UPS’in gelecekte drone’lar için öngördüğü olası bir görevdir. Wallace, “Kuryeler şirketimizin yüzünü oluşturur ve bu değişmeyecek,” dedi. “Heyecan verici olan ise, drone’ların güzergahları boyunca çeşitli noktalarda kuryelere yardımcı olma, onlara zaman kazandırma ve e-ticaretin büyümesiyle birlikte giderek artan müşteri hizmetleri ihtiyaçlarına yanıt verme potansiyelidir.” Pazartesi günü yapılan testte kullanılan drone, HorseFly™ UAV Teslimat sistemiydi. Bu ürün, Workhorse’un elektrikli/hibrid teslimat arabalarıyla tamamen entegre ve yüksek verimliliğe sahip bir oktokopter teslimat drone’udur. Drone, teslimat aracının üstüne yerleşir. Drone’un altına takılmış bir kafes, teslimat aracının tepesinde bulunan bir kapaktan aracın içine uzanır. Aracın içindeki UPS kuryesi, kafesin içine paketi bırakır ve dokunmatik ekrandan bir düğmeye basarak drone’u önceden belirlenmiş bağımsız bir güzergah üzerinden adrese gönderir. Batarya ile çalışan HorseFly, teslimat aracının üstüne yerleştiğinde şarj olur. 30 dakika uçuş süresine sahiptir ve 4 kg ağırlığa kadar olan paketleri taşıyabilir. Konuyla ilgili olarak, Workhorse şirketinin kurucusu ve CEO’su Stephen Burns şunları söyledi: “Bu teknolojinin böylesine pratik bir şekilde uygulandığını görmek muhteşem. “Bu drone tamamen kendi kendine çalışıyor. Bir pilota ihtiyaç duymuyor. Böylece drone uzaktayken teslimat sürücüsü diğer teslimatları yapmakta serbest oluyor.” UPS, drone’lar dahil olmak üzere otomasyon ve robot teknolojilerini yıllardır test ediyor. Geçtiğimiz Eylül ayında UPS, Beverly, Massachussetts’ten Atlantik kıyısının yaklaşık 5 km açığında acil ihtiyaç duyulan bir ilaç için deneme amaçlı bir teslimat gerçekleştirdi. UPS ayrıca, hayat kurtaran kan ve aşıları, Ruanda’nın ulaşılması güç kesimlerine ulaştırmak için üçüncü parti kuruluşlarla işbirliği yaptığı insani yardım çalışmalarında da drone’lardan önemli ölçüde faydalanmaktadır. UPS ayrıca, depolarında bulunan yüksek raflarda envanter kontrolü yapmak için de drone’ları kullanmakta. Önceki tüm testlerin aksine, son yapılan UPS drone testi drone’ların gündelik operasyonların bir parçası olarak acil olmayan eve teslimatların yapılmasına nasıl yardımcı olabileceğini göstermektedir. Geçtiğimiz yıl, ABD Federal Havacılık Dairesi (FAA), drone’ların belirli ticari amaçlarla kullanılmasına olanak tanıyan insansız küçük hava aracı sistemi kurallarını yayınlayarak gelecekte uygulamaların kapsamının genişletilmesinin önünü açmıştır. UPS, FAA’in drone danışma kurulunda görev yapmak üzere kilit paydaşların arasından seçilmiş 35 şirketten biridir. Kurul, Ulusal Hava Sahası Sistemi içerisinde emniyetli ve güvenli kullanıma olanak tanıyacak kilit öneme sahip drone entegrasyon sorunları konusunda FAA’e öneriler sunacak. UPS hakkında UPS (NYSE:UPS), paket ve kargo taşımacılığı da dahil olmak üzere, uluslararası ticaretin kolaylaştırılması, ileri teknolojinin yaygınlaştırılması ile birlikte dünya ticaretinin daha etkin yönetilmesi için sunduğu çeşitli çözümleriyle lojistik sektöründe global bir liderdir. Merkezi Atlanta, ABD’de bulunan UPS, dünya genelinde 220’den fazla ülke ve bölgeye hizmet vermektedir.

UPS, TESLİMAT ARACININ ÜZERİNDEN HAVALANABİLEN DRONE İLE EVE TESLİMAT UYGULAMASINI TEST EDİYOR

  • UPS, son testte paket aracından havalanabilen drone üreticisi Workhorse Group ile -çalışıyor
  • Bu test, drone’ların kırsal teslimat güzergahlarında sağlayacağı potansiyel verimliliği göstermekte
  • Önceki drone testlerinin aksine, UPS/Workhorse testinde drone teslimatı gündelik teslimat operasyonlarına dahil edilmektedir

UPS  bugün UPS® teslimat aracından havalanıp bir eve paket teslim ettikten sonra aracın sürücüsü ayrı bir teslimat yapmak için aracı sürmeye devam ederken araca geri dönen drone testinin başarılı bir biçimde gerçekleştirdiğini açıkladı.

UPS bu testi, Ohio merkezli batarya elektrikli araç ve drone geliştiricisi Workhorse Group  ile Tampa, Florida’da gerçekleştirdi. Testte, Workhorse tarafından üretilen drone ve UPS’in teslimat aracı kullanıldı.

Konuyla ilgili olarak, UPS küresel mühendislik ve sürdürülebilirlik başkan yardımcısı Mark Wallace şunları söyledi: “Bu test, şimdiye kadar yaptıklarımızdan çok farklı. Özellikle teslimat araçlarımızın tek bir teslimat yapmak için sık sık kilometrelerce mesafeyi kat etmesi gerektiği kırsal bölgelerde gelecekteki teslimatlarımız açısından büyük öneme sahip. “Durulacak noktaların kara yoluyla birbirinden kilometrelerce uzak olduğu bir teslimat güzergahı düşünün. Bu teslimatlardan sadece birini gerçekleştirmek için paket arabasından bir drone göndermek, teslimat aracıyla yapılan teslimatlarda ortaya çıkacak maliyeti azaltabilir. Bu da, ağımızda verimliliği artırmak ve aynı zamanda emisyon miktarımızı azaltmaya yönelik büyük bir adım olacaktır.”

ORION, UPS’in Entegre Yol Optimizasyon ve Navigasyon Yazılımı, bir yıl boyunca sürücü başına günde sadece 1,6 km daha az mesafe kat edilmesi UPS’in 50 milyon ABD dolarına kadar tasarruf etmesini sağlayabilir. UPS’in her gün yollarda çalışan 102.000 teslimat kuryesi var. Her bir teslimatı tamamlamak için gereken süre ve araç masrafları düşünüldüğünde kırsal teslimat güzergahları en maliyetli güzergahları oluşturur. Bu testte, sürücü bir teslimat için yoluna devam ederken, drone başka bir teslimat yapmaktadır. Bu, UPS’in gelecekte drone’lar için öngördüğü olası bir görevdir.

Wallace, “Kuryeler şirketimizin yüzünü oluşturur ve bu değişmeyecek,” dedi. “Heyecan verici olan ise, drone’ların güzergahları boyunca çeşitli noktalarda kuryelere yardımcı olma, onlara zaman kazandırma ve e-ticaretin büyümesiyle birlikte giderek artan müşteri hizmetleri ihtiyaçlarına yanıt verme potansiyelidir.”

Pazartesi günü yapılan testte kullanılan drone, HorseFly™ UAV Teslimat sistemiydi. Bu ürün, Workhorse’un elektrikli/hibrid teslimat arabalarıyla tamamen entegre ve yüksek verimliliğe sahip bir oktokopter teslimat drone’udur. Drone, teslimat aracının üstüne yerleşir. Drone’un altına takılmış bir kafes, teslimat aracının tepesinde bulunan bir kapaktan aracın içine uzanır. Aracın içindeki UPS kuryesi, kafesin içine paketi bırakır ve dokunmatik ekrandan bir düğmeye basarak drone’u önceden belirlenmiş bağımsız bir güzergah üzerinden adrese gönderir. Batarya ile çalışan HorseFly, teslimat aracının üstüne yerleştiğinde şarj olur. 30 dakika uçuş süresine sahiptir ve 4 kg ağırlığa kadar olan paketleri taşıyabilir.

Konuyla ilgili olarak, Workhorse şirketinin kurucusu ve CEO’su Stephen Burns şunları söyledi: “Bu teknolojinin böylesine pratik bir şekilde uygulandığını görmek muhteşem. “Bu drone tamamen kendi kendine çalışıyor. Bir pilota ihtiyaç duymuyor. Böylece drone uzaktayken teslimat sürücüsü diğer teslimatları yapmakta serbest oluyor.”

UPS, drone’lar dahil olmak üzere otomasyon ve robot teknolojilerini yıllardır test ediyor. Geçtiğimiz Eylül ayında UPS, Beverly, Massachussetts’ten Atlantik kıyısının yaklaşık 5 km açığında acil ihtiyaç duyulan bir ilaç için deneme amaçlı bir teslimat gerçekleştirdi. UPS ayrıca, hayat kurtaran kan ve aşıları, Ruanda’nın ulaşılması güç kesimlerine ulaştırmak için üçüncü parti kuruluşlarla işbirliği yaptığı insani yardım çalışmalarında da drone’lardan önemli ölçüde faydalanmaktadır. UPS ayrıca, depolarında bulunan yüksek raflarda envanter kontrolü yapmak için de drone’ları kullanmakta.

Önceki tüm testlerin aksine, son yapılan UPS drone testi drone’ların gündelik operasyonların bir parçası olarak acil olmayan eve teslimatların yapılmasına nasıl yardımcı olabileceğini göstermektedir.

Geçtiğimiz yıl, ABD Federal Havacılık Dairesi (FAA), drone’ların belirli ticari amaçlarla kullanılmasına olanak tanıyan insansız küçük hava aracı sistemi kurallarını yayınlayarak gelecekte uygulamaların kapsamının genişletilmesinin önünü açmıştır. UPS, FAA’in drone danışma kurulunda görev yapmak üzere kilit paydaşların arasından seçilmiş 35 şirketten biridir. Kurul, Ulusal Hava Sahası Sistemi içerisinde emniyetli ve güvenli kullanıma olanak tanıyacak kilit öneme sahip drone entegrasyon sorunları konusunda FAA’e öneriler sunacak.

UPS hakkında

UPS (NYSE:UPS), paket ve kargo taşımacılığı da dahil olmak üzere, uluslararası ticaretin kolaylaştırılması, ileri teknolojinin yaygınlaştırılması ile birlikte dünya ticaretinin daha etkin yönetilmesi için sunduğu çeşitli çözümleriyle lojistik sektöründe global bir liderdir. Merkezi Atlanta, ABD’de bulunan UPS, dünya genelinde 220’den fazla ülke ve bölgeye hizmet vermektedir.



from Aeroportist I Güncel Havacılık Haberleri http://ift.tt/2m8uL9C
via IFTTT

UPS DRONE İLE EVE TESLİMAT UYGULAMASINI TEST EDİYOR


via Aeroportist I Güncel Havacılık Haberleri http://ift.tt/2m8uL9C

VİDEO HABER – İSTANBUL YENİ HAVALİMANI ÇALIŞMALARINDA AKSAMA YOK İSTANBUL YENİ HAVALİMANI ÇALIŞMALARINDA AKSAMA YOK  

İSTANBUL YENİ HAVALİMANI ÇALIŞMALARINDA AKSAMA YOK

 



from Aeroportist I Güncel Havacılık Haberleri http://ift.tt/2lLTgZn
via IFTTT