
havacılık haberleri, havayolu şirketleri ve sivil havacılık ile ilgili meraklarınızı gidermeye, bilgilerinizi güncellemeye davet ediyoruz.
9 Şubat 2017 Perşembe
Albay Tatan: Uçağın rotasını değiştiren Terzi bir saat kazandı

Albay Tatan: Uçağın rotasını değiştiren Terzi bir saat kazandı Darbe girişimi sırasında derdest edilerek Akıncı Üssü’ne götürülen Alay Komutanı Albay Tatan, “Diyarbakır’dan kalkan uçağın rotasını değiştiren Semih Terzi böylelikle bir saat kazanmış oldu.” dedi. Fetullahçı Terör Örgütü’nün (FETÖ) 15 Temmuz’daki darbe girişimi sırasında Etimesgut’daki Özel Hava Alay Komutanlığında yaşanan olaylara ilişkin Ankara 13. Ağır Ceza Mahkemesince görülen 27 sanıklı davanın dördüncü duruşması, Sincan Ceza ve İnfaz Kurumu yerleşkesindeki duruşma salonunda yapılıyor. Duruşmaya tutuklu ve tutuksuz sanıklar ile sanık avukatları katılıyor. Duruşmada, darbe girişimi sırasında derdest edilerek, Akıncı Üssü’ne götürülen, “şikayetçi” Özel Hava Alay Komutanı Albay Ümit Tatan, ifadesinin ardından avukatların ve sanıkların sorularını yanıtladı. Sanık avukatlarının soruları üzerine, darbe gecesi yaptığı telefon görüşmelerini anlatan Tatan, o gece 19.35-23.30 saatlerinde telefonunda 50 cevaplı-cevapsız çağrı bulunduğunu, saat 19.35’te Casa nakliye uçağının pilotu Cemal Yılmaz tarafından aranarak, tüm uçuşların iptal edildiği bilgisinin paylaşıldığını söyledi. Yılmaz’a beklemede kalmasını söylediğini, ardından Özel Kuvvetleri Komutanlığı Hava Harekat Merkezinden aranarak, aynı bilginin paylaşıldığını anlatan Tatan, gerekçeyi sorduğunu ancak yanıt alamadığını belirtti. Nakliye uçağı pilotu Yılmaz’ı tekrar arayarak, bir saat kadar beklemesini söylediğini aktaran Tatan, saat 19.52’de sanıklardan eski nöbetçi amiri Hüseyin Çakıroğlu’nun aradığını, aynı bilgiyi verdiğini ifade etti. Tatan, Çakıroğlu’na bu bilginin saat 19.19’da geldiğini ancak derhal kendisini araması gerekirken, 33 dakika geçtikten sonra bilgiyi kendisiyle paylaştığını öğrendiğini dile getirdi. Bir soru üzerine Tatan, Özel Kuvvetler Komutanı Tümgeneral Zekai Aksakallı ile o gece hiç görüşmediğini belirtti. Casa uçağının kalkış emrini neden verdiğinin sorulmasına karşılık Albay Tatan, saat 20.10’da Özel Kuvvetler Komutanlığı Harekat Merkezince, saat 20.14’te de nöbetçi amir Çakıroğlu tarafından arandığını, uçuşların nakliye uçakları için açıldığı bilgisinin verildiğini anlattı. Ümit Tatan, Casa uçağının uçuş rotasının, darbe girişiminden bir hafta önce rutin personel değişimi için planlandığını, uçuş planlamasına göre, ilk önce Diyarbakır, oradan Cizre, Cizre’den Ankara’ya dönüş yapılacak şekilde planlanma yapıldığını aktardı. Tatan, Silopi ekibinin de karayoluyla Cizre’ye geçeceğini, burada buluşan ekibin Ankara’ya dönmesinin planlandığını belirtti. “Semih Terzi beni aradı” Uçağın kaldırılması hazırlıkları sırasında Semih Terzi‘nin saat 20.40’ta kendisini aradığını anlatan Tatan, “Uçuşların neden kesilmiş olabileceğini sordu. Bilmediğimi ancak 11 Eylül saldırısı gibi bir saldırı beklenmiş olabileceğini tahmin ettiğimi söyledim. Uçağın ne zaman kalkacağını sordu, çok gecikmeyeceğini, hazır olunca kalkacağını ilettim. Terzi, 20.48’de tekrar aradı. Azarlar gibi bir sesle konuşuyordu. ‘Pilotlar karayolu intikali için araç ayarlanıp ayarlanmadığını soruyor, onlara ne?’ diye söylendi. Ben de ‘Silopi’den karayoluyla gelecek ekip için emri ben verdim.’ dedim.” şeklinde konuştu. Darbeci general Terzi’nin helikopterle geldiği Diyarbakır’da bindiği uçağın rotasına müdahale ederek, Cizre’ye uğramadan doğrudan Ankara’ya gitmesini sağladığını kaydeden Tatan, “Uçağın rotasını değiştiren Terzi böylelikle bir saat kazanmış oldu.” dedi. “Pilot 3 kez aramış ama ulaşamamış” Bir başka soruya karşılık Ümit Tatan, uçağın rotasının değiştirilmesi üzerine pilotun bunu bildirmek için kendisini üç kez aradığını ancak derdest edilip telefonu alındığı için ulaşamadığını anlattı. Ümit Tatan, personeliyle ilgili herhangi bir şüphesi olmadığını, alayındakilerin böyle bir işin içinde olacaklarına ihtimal vermediğini dile getirdi. Helikoptere götürülürken, Halit Kabil’in kendisine, “Komutanım, şu an darbe yapılıyor. Birinci Başkanımızdan emir aldık. Seni Akıncı Üssü’ne götüreceğiz.” demesinin ardından, iki personeline, yüksek sesle “Sen de mi darbecisin?” dediğini aktaran Tatan, “Bu sözleri özellikle söyledim. Olayın farkında değillerse benim bu sözlerim üzerine özellikle farkına varsınlar diye bilinçli söyledim ama tepki vermediler.” ifadelerini kullandı. Akıncı Üssü’nden döndükten sonra alayda personelin elleri, ayakları ve gözleri bağlı bekletildiğini gördüğünü dile getiren Tatan, “Bu, bana garip gelmedi çünkü ben de Akıncı’da aynı şekilde bekletildim. Demek ki usul buymuş diye düşündüm.” görüşünü paylaştı. “Bana böyle bir emir gelse İkinci Başkan’a sorarım” Askerlikte emre itaatin esas olduğunu ancak komutanın alıkonulması emrinin öyle sıradan bir emir olmadığını anlatan Tatan, şöyle konuştu: “Rutine yönelik faaliyetlerle enterne etme arasında fark var. ‘Gidin, bir yaralıyı getirin.’ deseler tamam ama ‘Komutanı enterne et.’ emri farklı. Bu tür emirlerde tereddüt edersiniz. Böyle bir emrin teyit edilmesi gerekiyor. Bana böyle bir emir gelse İkinci Başkan’a sorarım. Sanıkların da sorması gerekiyordu. Tek başına Ümit Bak tarafından yapılan teyit yetersiz. Özel Kuvvetler Komutanı‘nı arayıp sorması lazım. Ulaşamamış olmaları mazeret değil. Ulaşamamışlarsa emri yerine getirmemeleri gerekirdi. Aldığınız emrin niteliği önemli, bir yaralı tahliye etme emri gelirse sorgulamazsınız ama ‘Alay Komutanı’nı enterne edin.’ diyorlarsa Özel Kuvvetler Komutanı’nın aranıp sorulması gerekirdi.” Kaynak:AA
Darbe girişimi sırasında derdest edilerek Akıncı Üssü’ne götürülen Alay Komutanı Albay Tatan, “Diyarbakır’dan kalkan uçağın rotasını değiştiren Semih Terzi böylelikle bir saat kazanmış oldu.” dedi.
Fetullahçı Terör Örgütü’nün (FETÖ) 15 Temmuz’daki darbe girişimi sırasında Etimesgut’daki Özel Hava Alay Komutanlığında yaşanan olaylara ilişkin Ankara 13. Ağır Ceza Mahkemesince görülen 27 sanıklı davanın dördüncü duruşması, Sincan Ceza ve İnfaz Kurumu yerleşkesindeki duruşma salonunda yapılıyor. Duruşmaya tutuklu ve tutuksuz sanıklar ile sanık avukatları katılıyor.
Duruşmada, darbe girişimi sırasında derdest edilerek, Akıncı Üssü’ne götürülen, “şikayetçi” Özel Hava Alay Komutanı Albay Ümit Tatan, ifadesinin ardından avukatların ve sanıkların sorularını yanıtladı.
Sanık avukatlarının soruları üzerine, darbe gecesi yaptığı telefon görüşmelerini anlatan Tatan, o gece 19.35-23.30 saatlerinde telefonunda 50 cevaplı-cevapsız çağrı bulunduğunu, saat 19.35’te Casa nakliye uçağının pilotu Cemal Yılmaz tarafından aranarak, tüm uçuşların iptal edildiği bilgisinin paylaşıldığını söyledi.
Yılmaz’a beklemede kalmasını söylediğini, ardından Özel Kuvvetleri Komutanlığı Hava Harekat Merkezinden aranarak, aynı bilginin paylaşıldığını anlatan Tatan, gerekçeyi sorduğunu ancak yanıt alamadığını belirtti.
Nakliye uçağı pilotu Yılmaz’ı tekrar arayarak, bir saat kadar beklemesini söylediğini aktaran Tatan, saat 19.52’de sanıklardan eski nöbetçi amiri Hüseyin Çakıroğlu’nun aradığını, aynı bilgiyi verdiğini ifade etti.
Tatan, Çakıroğlu’na bu bilginin saat 19.19’da geldiğini ancak derhal kendisini araması gerekirken, 33 dakika geçtikten sonra bilgiyi kendisiyle paylaştığını öğrendiğini dile getirdi.
Bir soru üzerine Tatan, Özel Kuvvetler Komutanı Tümgeneral Zekai Aksakallı ile o gece hiç görüşmediğini belirtti.
Casa uçağının kalkış emrini neden verdiğinin sorulmasına karşılık Albay Tatan, saat 20.10’da Özel Kuvvetler Komutanlığı Harekat Merkezince, saat 20.14’te de nöbetçi amir Çakıroğlu tarafından arandığını, uçuşların nakliye uçakları için açıldığı bilgisinin verildiğini anlattı.
Ümit Tatan, Casa uçağının uçuş rotasının, darbe girişiminden bir hafta önce rutin personel değişimi için planlandığını, uçuş planlamasına göre, ilk önce Diyarbakır, oradan Cizre, Cizre’den Ankara’ya dönüş yapılacak şekilde planlanma yapıldığını aktardı.
Tatan, Silopi ekibinin de karayoluyla Cizre’ye geçeceğini, burada buluşan ekibin Ankara’ya dönmesinin planlandığını belirtti.
“Semih Terzi beni aradı”
Uçağın kaldırılması hazırlıkları sırasında Semih Terzi‘nin saat 20.40’ta kendisini aradığını anlatan Tatan, “Uçuşların neden kesilmiş olabileceğini sordu. Bilmediğimi ancak 11 Eylül saldırısı gibi bir saldırı beklenmiş olabileceğini tahmin ettiğimi söyledim. Uçağın ne zaman kalkacağını sordu, çok gecikmeyeceğini, hazır olunca kalkacağını ilettim. Terzi, 20.48’de tekrar aradı. Azarlar gibi bir sesle konuşuyordu. ‘Pilotlar karayolu intikali için araç ayarlanıp ayarlanmadığını soruyor, onlara ne?’ diye söylendi. Ben de ‘Silopi’den karayoluyla gelecek ekip için emri ben verdim.’ dedim.” şeklinde konuştu.
Darbeci general Terzi’nin helikopterle geldiği Diyarbakır’da bindiği uçağın rotasına müdahale ederek, Cizre’ye uğramadan doğrudan Ankara’ya gitmesini sağladığını kaydeden Tatan, “Uçağın rotasını değiştiren Terzi böylelikle bir saat kazanmış oldu.” dedi.
“Pilot 3 kez aramış ama ulaşamamış”
Bir başka soruya karşılık Ümit Tatan, uçağın rotasının değiştirilmesi üzerine pilotun bunu bildirmek için kendisini üç kez aradığını ancak derdest edilip telefonu alındığı için ulaşamadığını anlattı.
Ümit Tatan, personeliyle ilgili herhangi bir şüphesi olmadığını, alayındakilerin böyle bir işin içinde olacaklarına ihtimal vermediğini dile getirdi.
Helikoptere götürülürken, Halit Kabil’in kendisine, “Komutanım, şu an darbe yapılıyor. Birinci Başkanımızdan emir aldık. Seni Akıncı Üssü’ne götüreceğiz.” demesinin ardından, iki personeline, yüksek sesle “Sen de mi darbecisin?” dediğini aktaran Tatan, “Bu sözleri özellikle söyledim. Olayın farkında değillerse benim bu sözlerim üzerine özellikle farkına varsınlar diye bilinçli söyledim ama tepki vermediler.” ifadelerini kullandı.
Akıncı Üssü’nden döndükten sonra alayda personelin elleri, ayakları ve gözleri bağlı bekletildiğini gördüğünü dile getiren Tatan, “Bu, bana garip gelmedi çünkü ben de Akıncı’da aynı şekilde bekletildim. Demek ki usul buymuş diye düşündüm.” görüşünü paylaştı.
“Bana böyle bir emir gelse İkinci Başkan’a sorarım”
Askerlikte emre itaatin esas olduğunu ancak komutanın alıkonulması emrinin öyle sıradan bir emir olmadığını anlatan Tatan, şöyle konuştu:
“Rutine yönelik faaliyetlerle enterne etme arasında fark var. ‘Gidin, bir yaralıyı getirin.’ deseler tamam ama ‘Komutanı enterne et.’ emri farklı. Bu tür emirlerde tereddüt edersiniz. Böyle bir emrin teyit edilmesi gerekiyor. Bana böyle bir emir gelse İkinci Başkan’a sorarım. Sanıkların da sorması gerekiyordu. Tek başına Ümit Bak tarafından yapılan teyit yetersiz. Özel Kuvvetler Komutanı‘nı arayıp sorması lazım. Ulaşamamış olmaları mazeret değil. Ulaşamamışlarsa emri yerine getirmemeleri gerekirdi. Aldığınız emrin niteliği önemli, bir yaralı tahliye etme emri gelirse sorgulamazsınız ama ‘Alay Komutanı’nı enterne edin.’ diyorlarsa Özel Kuvvetler Komutanı’nın aranıp sorulması gerekirdi.”
Kaynak:AA
from Aeroportist I Güncel Havacılık Haberleri http://ift.tt/2kLJkMN
via IFTTT
Limak, Kuveyt Havalimanı yeni terminal inşaatını dört yılda tamamlamayı hedefliyor.

Limak, Kuveyt Havalimanı yeni terminal inşaatını dört yılda tamamlamayı hedefliyor. Limak, Kuveyt Havalimanı yeni terminal inşaatının süresini iki yıl kısaltarak dört yılda tamamlamayı hedefliyor. Finans Gündem’de yer alan habere göre, Limak Holding Yönetim Kurulu Başkanı Nihat Özdemir Kuveyt Emiri Sheikh Sabah Al–Ahmad Al-Jaber Al-Sabah’ı ziyareti sırasında toplam 4.6 milyar dolarlık değeri ile Türk müteahhitlerinin yurtdışında aldığı en büyük iş olan Kuveyt Havalimanı yeni terminalini, sözleşme süresi olan 6 yıl yerine 4 yılda tamamlamayı hedeflediklerini söyledi. Kuveyt Emiri H.e. Sheikh Sabah Al–Ahmad Al-Jaber Al-Sabah ve H.e. Veliaht Prens Sheikh Nawaf Al–Ahmad Al-Jaber Al-Sabah’ı ziyaret eden Limak Holding Yönetim Kurulu Başkanı Nihat Özdemir, görüşme sırasında “Bu havalimanının tüm Kuveytlilerin hayali olduğunun farkındayız. Yapım süresi olan 6 yıl çok uzun bir süre, bunu 3,5-4 yıla mutlaka indirmemiz gerektiğine inanıyoruz” dedi. Kuveyt’e sadece bu proje için gelmediklerini belirten Özdemir, “Buraya yatırım için geldik. Bütün çalışmalarımızı ve organizasyonlarımızı buna göre planlıyoruz. Böylesi bir projenin yapılması iki ülke arasındaki ilişkileri daha da güçlendirecek” diye konuştu. “Umarım projenin temelini birlikte atarız” Türkiye Cumhuriyeti Kuveyt Büyükelçisi Murat Tamer’in de bulunduğu görüşmede Kuveyt Emiri H.e. Sheikh Sabah Al–Ahmad Al-Jaber Al-Sabah ise Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a iyi temennilerini ileterek, “Umarım bu projenin temelini birlikte atarız” dedi. Projenin hızlanabilmesi için Kuveyt tarafına düşen görevler olduğunu belirten Al-Sabah, “Biz de üzerimize düşeni yapacağız” diye konuştu. Büyükelçi Murat Tamer, Nihat Özdemir ve beraberindeki heyet daha sonra Başbakan Sheikh Jaber Al-Mubarak Al-Hamad Al-Sabah tarafından da kabul edildi. 12 bin kişiye istihdam Kuveyt Havalimanı yeni terminal binası inşaatı ile ilgili kontrat geçtiğimiz yıl Mayıs ayında Limak İnşaat tarafından imzalanmıştı. Yaklaşık 4.6 milyar dolar değerindeki kontrat Türk müteahhitlerinin yurtdışında tek başlarına aldıkları en büyük kontrat olma özelliğini taşıyor. İnşaat süresince ortalama 7,500 kişiye istihdam sağlayacak olan projede çalışan sayısının 12,000’e kadar çıkması bekleniyor. İkonik ve çevreci bir dizayna sahip olan yeni terminal binası, 25 milyon yolcu kapasiteli olacak ve tavanındaki güneş panelleri sayesinde kendi elektriğinin bir bölümünü de üretebilecek.
Limak, Kuveyt Havalimanı yeni terminal inşaatının süresini iki yıl kısaltarak dört yılda tamamlamayı hedefliyor.
Finans Gündem’de yer alan habere göre, Limak Holding Yönetim Kurulu Başkanı Nihat Özdemir Kuveyt Emiri Sheikh Sabah Al–Ahmad Al-Jaber Al-Sabah’ı ziyareti sırasında toplam 4.6 milyar dolarlık değeri ile Türk müteahhitlerinin yurtdışında aldığı en büyük iş olan Kuveyt Havalimanı yeni terminalini, sözleşme süresi olan 6 yıl yerine 4 yılda tamamlamayı hedeflediklerini söyledi.
Kuveyt Emiri H.e. Sheikh Sabah Al–Ahmad Al-Jaber Al-Sabah ve H.e. Veliaht Prens Sheikh Nawaf Al–Ahmad Al-Jaber Al-Sabah’ı ziyaret eden Limak Holding Yönetim Kurulu Başkanı Nihat Özdemir, görüşme sırasında “Bu havalimanının tüm Kuveytlilerin hayali olduğunun farkındayız. Yapım süresi olan 6 yıl çok uzun bir süre, bunu 3,5-4 yıla mutlaka indirmemiz gerektiğine inanıyoruz” dedi.
Kuveyt’e sadece bu proje için gelmediklerini belirten Özdemir, “Buraya yatırım için geldik. Bütün çalışmalarımızı ve organizasyonlarımızı buna göre planlıyoruz. Böylesi bir projenin yapılması iki ülke arasındaki ilişkileri daha da güçlendirecek” diye konuştu.
“Umarım projenin temelini birlikte atarız”
Türkiye Cumhuriyeti Kuveyt Büyükelçisi Murat Tamer’in de bulunduğu görüşmede Kuveyt Emiri H.e. Sheikh Sabah Al–Ahmad Al-Jaber Al-Sabah ise Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a iyi temennilerini ileterek, “Umarım bu projenin temelini birlikte atarız” dedi.
Projenin hızlanabilmesi için Kuveyt tarafına düşen görevler olduğunu belirten Al-Sabah, “Biz de üzerimize düşeni yapacağız” diye konuştu.
Büyükelçi Murat Tamer, Nihat Özdemir ve beraberindeki heyet daha sonra Başbakan Sheikh Jaber Al-Mubarak Al-Hamad Al-Sabah tarafından da kabul edildi.
12 bin kişiye istihdam
Kuveyt Havalimanı yeni terminal binası inşaatı ile ilgili kontrat geçtiğimiz yıl Mayıs ayında Limak İnşaat tarafından imzalanmıştı. Yaklaşık 4.6 milyar dolar değerindeki kontrat Türk müteahhitlerinin yurtdışında tek başlarına aldıkları en büyük kontrat olma özelliğini taşıyor.
İnşaat süresince ortalama 7,500 kişiye istihdam sağlayacak olan projede çalışan sayısının 12,000’e kadar çıkması bekleniyor.
İkonik ve çevreci bir dizayna sahip olan yeni terminal binası, 25 milyon yolcu kapasiteli olacak ve tavanındaki güneş panelleri sayesinde kendi elektriğinin bir bölümünü de üretebilecek.
from Aeroportist I Güncel Havacılık Haberleri http://ift.tt/2k7smXd
via IFTTT
Trabzonspor Mehmet Ali Yılmaz Tesisleri’ni DHMİ’ye Devrediyor Trabzonspor’un Mehmet Ali Yılmaz Tesisleri’nin DHMİ’ye devredilmesiyle birlikte 300 milyon lira gelir elde edeceği açıklandı. Bordo mavililerin yeni sezonda tamamen Şenol Güneş Spor Kompleksi’nde bulunan yeni tesislere taşınmasının ardından Mehmet Ali Yılmaz tesislerinin resmen Devlet Hava Meydanları’na devredilmesi planlandığını duyurdu. Kamu Aydınlatma Platformu’na yapılan açıklamada Trabzonspor’un bu yıl için ödemesi gereken 145 milyon TL net kısa vadeli ticari borçların Mehmet Ali Yılmaz Tesisleri’nin 300 milyon lira karşılığında Devlet Hava Meydanları’na devredilmesiyle yapacağını açıkladı. Açıklamada şu ifadelere yer verildi: ‘Ana ortalıktan nakit tahsilatı ile toplam 300 milyon lira gelir beklenmektedir. Şirket ana ortağı sahibi olduğu Mehmet Ali Yılmaz Tesislerinin yer aldığı alanı Devlet Hava Meydanları İşletmesine devretmeyi planlamakta ve Şirket’e ödeyeceği nakdin bu devirden kaynaklanacağı planlanmaktadır. Ayrıca İstanbul Kartal tesisleri projesi kapsamında 100 milyon USD’lik bir gelir beklenmektedir’ DHMİ’den konuya ilişkin henüz bir açıklama yapılmadı.
Trabzonspor’un Mehmet Ali Yılmaz Tesisleri’nin DHMİ’ye devredilmesiyle birlikte 300 milyon lira gelir elde edeceği açıklandı.
Bordo mavililerin yeni sezonda tamamen Şenol Güneş Spor Kompleksi’nde bulunan yeni tesislere taşınmasının ardından Mehmet Ali Yılmaz tesislerinin resmen Devlet Hava Meydanları’na devredilmesi planlandığını duyurdu.
Kamu Aydınlatma Platformu’na yapılan açıklamada Trabzonspor’un bu yıl için ödemesi gereken 145 milyon TL net kısa vadeli ticari borçların Mehmet Ali Yılmaz Tesisleri’nin 300 milyon lira karşılığında Devlet Hava Meydanları’na devredilmesiyle yapacağını açıkladı.
Açıklamada şu ifadelere yer verildi:
‘Ana ortalıktan nakit tahsilatı ile toplam 300 milyon lira gelir beklenmektedir. Şirket ana ortağı sahibi olduğu Mehmet Ali Yılmaz Tesislerinin yer aldığı alanı Devlet Hava Meydanları İşletmesine devretmeyi planlamakta ve Şirket’e ödeyeceği nakdin bu devirden kaynaklanacağı planlanmaktadır. Ayrıca İstanbul Kartal tesisleri projesi kapsamında 100 milyon USD’lik bir gelir beklenmektedir’
DHMİ’den konuya ilişkin henüz bir açıklama yapılmadı.
from Aeroportist I Güncel Havacılık Haberleri http://ift.tt/2kSu7Mb
via IFTTT
Trabzonspor Mehmet Ali Yılmaz Tesisleri’ni DHMİ’ye Devrediyor

Yunan adalarına ‘kapıda vize’ sona eriyor
