7 Şubat 2017 Salı

Arjantin’de küçük uçak düştü: 5 ölü Arjantin‘de küçük bir uçağın düşmesi sonucu beş kişinin hayatını kaybettiği bildirildi. İtfaiye şefi Alejandro Ibarra, bir televizyon kanalına yaptığı açıklamada, başkent Buenos Aires’in 50 kilometre batısında yer alan Marco Paz kenti yakınlarında Cessna 201 tipi uçağın düştüğünü belirterek, uçakta bulunan beş kişinin yaşamını yitirdiğini kaydetti. Ibarra, kazayla ilgili soruşturmanın başlatıldığını söyledi. AA: Emel Öz Gözellik

Arjantin‘de küçük bir uçağın düşmesi sonucu beş kişinin hayatını kaybettiği bildirildi.

İtfaiye şefi Alejandro Ibarra, bir televizyon kanalına yaptığı açıklamada, başkent Buenos Aires’in 50 kilometre batısında yer alan Marco Paz kenti yakınlarında Cessna 201 tipi uçağın düştüğünü belirterek, uçakta bulunan beş kişinin yaşamını yitirdiğini kaydetti.

Ibarra, kazayla ilgili soruşturmanın başlatıldığını söyledi.

AA: Emel Öz Gözellik



from Aeroportist I Güncel Havacılık Haberleri http://ift.tt/2jZmj71
via IFTTT

Arjantin’de küçük uçak düştü: 5 ölü


via Aeroportist I Güncel Havacılık Haberleri http://ift.tt/2jZmj71

GÜMRÜKTE MAVİ HAT SARI MI OLACAK?


via Aeroportist I Güncel Havacılık Haberleri http://ift.tt/2jZgnj2

GÜMRÜKTE MAVİ HAT SARI MI OLACAK? Yeni Gümrük Kanunu Taslağı ve son dönemde Gümrük Yönetmeliğinde yapılan değişiklikler ışığında 15 Ağustos’tan itibaren ithalat işlemlerinde mavi hattı sadece AEO belgeli firmalar kullanabilecek. Hali hazırda sayıları bini aşan Onaylanmış Kişi Statü Belgesi olan firmalar 15 Ağustos 2017’den sonra AEO belgesi olmadan ithalatta mavi hattı kullanamayacak. AB gümrük işlemlerini kolaylaştırmak adına 1 Mayıs 2016 tarihinde gümrükte yeni kurallar getirdi. Türkiye’de bu kurallara uyum için 228 maddeden oluşan Yeni Gümrük Kanunu Taslağı hazırladı ve kamuoyuna sundu. Getirilmesi planlanan değişiklikleri Nazalı Gümrük ve Dış Ticaret Ortağı, Gümrük Müşaviri, Eski Gümrük Müfettişi Fatih Uzun değerlendirdi. AEO belgesinin tanıtımında ve uygulamaya geçilmesinde geç kalındı Kanundaki değişiklikleri genel olarak olumlu bulan Fatih Uzun, özellikle Yetkilendirilmiş Ekonomik Operatör” konusunda geç kalındığına dikkat çekti. ABD, Avrupa Birliği Ülkeleri, Çin, Japonya ve Kore gibi ülkelerde mevcut olan bu uygulamanın önceden beri var olduğunu belirten Uzun, Türkiye’nin bunu ilk olarak Gümrük Kanunu’na 2009 yılında “Yetkilendirilmiş Yükümlü” olarak aldığını ancak isminin yeni taslak ile beraber “Yetkilendirilmiş Ekonomik Operatör” şeklinde tanımlandığını söyledi. Gümrük mevzuatımızda 2009 yılında girmiş olmasına rağmen Türkiye’de şu ana kadar Yetkilendirilmiş Yükümlü Sertifikası (AEO-Authorized Economic Operator) alabilen sadece 47 firma bulunduğunu aktaran Uzun, hali hazırda geçerli olan ve ithalat ve ihracatçılara mavi hat uygulaması dahil olmak üzere pek çok gümrük kolaylıkları sağlayan onaylanmış kişi statü belgesi (OKSB) uygulamasının bir anlamda 15 Ağustos 2017 tarihine kadar geçerliliğini koruyacağını ve bu tarihten sonra Türkiye’de halen 1000’in üzerinde olan OKSB sahibi mavi hattı kullanabilen firmaların 15.08.2017 tarihinden itibaren ithalatta mavi hattı sadece AEO belgesi sahibi olmaları durumunda kullanabileceklerine ve AEO Belge alımının zorlu bir süreç olduğunu söyledi. Fatih Uzun, bu uygulamanın hayata geçirilmesi noktasında gerek kamu kesimi gerek ise özel sektördeki firmalarca biraz geç kalındığına dikkat çekti. Değişiklikler Genel Anlamda Olumlu Yeni Gümrük Kanunu Taslağı ile yükümlülerin gümrük idaresinin karar ve işlemlerine karşı itiraz etmeksizin doğrudan idari yargı mercilerinde dava açmasını mümkün kılınmasının yükümlü hakları bağlamında olumlu bir değişiklik olduğunu ifade eden Uzun, Gümrük Bakanlığı’nda belirli unvanlardaki bürokratlara gümrük müşavirliği karnesi verilmesi uygulamasına yeni taslakta yer verilmemesinin tekrar düşünülmesi gerektiğini belirtti. Nazalı Gümrük ve Dış Ticaret Ortağı Fatih Uzun, Yeni Gümrük Kanunu Taslağının getirdiği yenilik ve değişiklikleri ana hatlarıyla şöyle özetledi: -Bağlayıcı Tarife Bilgileri mevcut 4458 sayılı Gümrük Kanunu hükümlerine göre 6 yıl süre ile geçerli iken, yeni Gümrük Kanunu Taslağı Bağlayıcı Tarife Bilgilerinin geçerli olacağı süreyi 3 yıl olarak öngörüyor. -Gümrük ve Ticaret Bakanlığı’nın belirli emniyet, güvenlik şartlarını karşılayan ve yine ilgili mevzuat uyarınca mali yeterliliğe sahip olan firmalara gümrük işlemlerinde kolaylıklar içeren uygulamalar sahibi olmasına imkan veren “Yetkilendirilmiş Yükümlü” kavramı yeni Gümrük Kanunu Taslağında “Yetkilendirilmiş Ekonomik Operatör” olarak adlandırılıyor. -Mevcut 4458 sayılı Gümrük Kanunu hükümlerine göre; kişiler gümrük idaresinin karar ve işlemlerine karşı yargı yoluna başvurmak için öncelikle “idari itiraz” müessesesini kullanmak zorunda. Oysaki Yeni Gümrük Kanunu Taslağı, kişilerin gümrük idaresinin karar ve işlemlerine karşı idareye itiraz etmeksizin doğrudan idari yargı merciilerinde dava açabilmesini mümkün kılıyor. -Yeni Gümrük Kanunu Taslağı “Uygulamanın Askıya Alınması” gibi şu andaki mevcut Kanun metninde bulunmayan bir müessese ihdas ediyor. Buna göre artık gümrük idaresi, kararın gümrük mevzuatına aykırı olduğu hususunda esaslı bir neden olması ya da itiraz eden kişi açısından telafisi imkansız bir zararın ortaya çıkabileceği durumlarda, kararının uygulanmasını tamamen veya kısmen askıya alabilecek. -Gümrük rejimlerinin sayısı ve isimleri de Yeni Gümrük Kanunu Taslağı ile yeniden belirlenmekte ve halen yürürlükte olan 4458 sayılı Gümrük Kanunu’na göre 8 olan gümrük rejimi sayısı 9’a çıkartıyor. Nihai Kullanım ve Serbest Bölgeler ayrı birer gümrük rejimi olarak kabul edilmekte ve gümrük kontrolü altında işleme rejimi uygulamasına son veriliyor. Bu durumda Yeni Gümrük Kanunu Taslağında yer alan gümrük rejimleri şu şekilde oluşuyor. Gümrük rejimleri; 1-Serbest dolaşıma giriş rejimi 2-İhracat rejimi 3-Özel rejimler –A-Transit rejimi –B-Depolama rejimleri 1-Gümrük antrepo rejimi 2-Serbest Bölgeler rejimi –C-Özel Kullanım rejimleri 1-Geçici kabul rejimi 2-Nihai kullanım rejimi –D-İşleme rejimleri 1-Dahilde işleme rejimi 2-Hariçte işleme rejimi -Yeni Gümrük Kanunu Taslağının özellikle önem verdiği ve üzerinde durduğu konulardan biri de; fikri ve sınai mülkiyet haklarının korunması olup, Taslakta bu hakların korunması ile ilgili gümrük ve dış ticaret mevzuatı hükümleri uyarınca yapılacak işlemler ve uyulacak esaslar ayrı bir başlık altında ayrıca belirtiliyor. -Yeni Gümrük Kanunu Taslağı; gerekli teminatın sağlanmış olması şartıyla ve talep edilmesi halinde, yetkilendirilmiş ekonomik operatör statüsü tanınan kişinin tek bir beyanına ilişkin gümrük vergilerinin ödenmesini, tebliğ tarihini izleyen günden itibaren otuz güne kadar ertelenebilmesi imkanını tanıyor. Bununla birlikte Yetkilendirilmiş Ekonomik Operatör statüsü tanınan kişinin bir takvim ayı içerisinde işlem gören birden fazla beyanına ilişkin gümrük vergilerinin toplu olarak ödenebilmesi yönünde yeni bir düzenleme de Taslak’ta mevcut. -Yeni Gümrük Kanunu Taslağı Cezalar ile ilgili genel hükümlerde önemli bir değişiklik barındırmakta olup; yargı mercileri tarafından iptal edilen genel tebliğ ve genelgeler hariç olmak üzere, bir hükmün uygulanması hususunda gümrük idaresinin genel tebliğ veya genelgede değişiklik yapmak suretiyle görüş değiştirmesi veya gümrük idaresi tarafından yükümlüye yazılı olarak hatalı izahat verilmiş olması halinde gümrük idarelerinin para cezası ve faiz uygulayamayacağı yönünde bir hüküm de tesis ediyor. Bu durumu Maliye Bakanlığı nezdinde uygulanmakta olan mukteza (özelge) uygulamasının gümrüğe yansıması olarak değerlendirmek mümkün. – Yeni Gümrük Kanunu Taslağı yürürlükteki 4458 sayılı Kanunun 234. Maddesinde yer alan, tarife, kıymet, miktar farkları kaynaklı cezaları ayrı ayrı düzenlenmiyor, ithalat vergileri arasındaki fark yüzde 5’i aştığı takdirde ve satış birimine göre miktar itibarıyla yüzde 5’i geçmeyen bir fark ibarelerini kaldırılıyor ve bir anlamda üç kat vergi farkı cezası uygulamasını herhangi bir şarttan bağımsız kılıyor. -Yine Yeni Gümrük Kanunu Taslağı ile daha önce Bakanlıkta daha önce belirli unvan ve süre ile çalışmış olan kişilerin istifa veya emeklilik yolu ile ayrılmaları halinde kendilerine sınavsız olarak verilen Gümrük Müşavirliği karnesi uygulamasına son veriliyor. Bunun yerine Bakanlığın idari birimlerinde çalışıp bunun on yılını gümrük müdürü, gümrük ve ticaret bölge müdür yardımcısı, gümrük ve ticaret bölge müdürü, gümrük ve ticaret uzmanı, gümrük ve ticaret müfettişi, daire başkanı ve daha üst unvanlarda geçirenlerden, görevlerinden istifa eden veya emekliye ayrılan bundan böyle sadece doğrudan gümrük müşavirliği sınavına girebilecekler. -4458 sayılı mevcut Gümrük Kanunu’ndaki usulsüzlük cezası tutarı 89 TL olup, Yeni Gümrük Kanunu Taslağı ile bu tutarın 100 TL’ye yükseltilmesi öngörülüyor. – Ayrıca Taslakta, Gümrük müşavirliği ve gümrük müşavir yardımcılığı sınavlarına en fazla beşer defa girilebilir hükmünün yer aldığını ifade etmek gerekmekte. Zira yürürlükteki 4458 Sayılı Gümrük Kanuna göre bu sınavlara en fazla üçer defa girilebiliyor. -Yeni Gümrük Kanunu Taslağı ile daha önce hiç alınmadığı veya noksan alındığı tespit edilen vergilere ilişkin tebligat, 4458 sayılı Kanuna göre gümrük yükümlülüğünün doğduğu tarihten itibaren 3 yıl içinde yapılıyorken, taslakta bu süre, vergi yükümlülüğünün doğduğu tarihi takip eden yılbaşından itibaren 3 yıl olarak hükme bağlanmış durumda. – Yeni Gümrük Kanunu Taslağının, daha önce 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 234/3 maddesi ile bünyesine soktuğu “Pişmanlıkla Beyan” müessesesini bir adım daha öteye götürmeyi amaçladığı madde metninden anlaşılmaktadır. Yeni Taslağa göre 4458 sayılı Kanunun 235. Maddesinde düzenlenen, ithali yasak, lisansa, şarta, izne, kısıntıya veya belli kuruluşların vereceği uygunluk veya yeterlilik belgesine tabi eşyalarla ilgili ‘’aykırılıkların gümrük idaresince tespit edilmesinden önce beyan sahibince bildirilmesi durumunda bu fıkralara göre hesaplanan cezalar yüzde on beş oranında uygulanacak. -Yeni Gümrük Kanunu Taslağı, eşya ile ilgili beyannamede bulunması gerekli bilgilerden bazılarının bulunmadığı veya beyannameye eklenmesi gerekli bazı destekleyici belgelerden bazılarının istenmediği basitleştirilmiş beyanı “Basitleştirilmiş Beyanname” olarak tanımlamakta ve bu yeni kavramı Kanuna sokmaktadır. – Yeni Gümrük Kanunu Taslağının cezalar ile ilgili olarak getirdiği bir diğer değişiklik ise antrepoda beyan edilen eşyanın belirgin bir şekilde beyandan farklı cinste olması durumunda uygulanacak cezaya ilişkindir. Mevcut 4458 sayılı Gümrük Kanununa göre eşyanın antrepo beyannamesinde beyan edilenden belirgin bir şekilde farklı cinste eşya olduğunun tahlil, teknik inceleme ve araştırmaya gerek olmaksızın tespiti halinde 4458 sayılı kanuna göre gümrüklenmiş değerin iki katı idari para cezası verilmektedir. Taslakta ise bu duruma aşağıdaki belirtildiği şekilde 2 farklı ceza öngörülüyor. a) Farklı çıkan eşyanın gümrük vergileri toplamının beyan edilen eşyanın gümrük vergileri toplamından fazla olması durumunda farklı çıkan eşyaya ilişkin gümrük vergilerinin iki katı idari para cezası veriliyor. b) Farklı çıkan eşyanın beyan edilen eşyadan farklı şekilde, ithalinin lisansa, şarta, izne, kısıntıya veya belli kuruluşların vereceği uygunluk veya yeterlilik belgesine tabi olması durumunda eşyanın gümrüklenmiş değeri kadar para cezası veriliyor. Kaynak: transmedya.com

Yeni Gümrük Kanunu Taslağı ve son dönemde Gümrük Yönetmeliğinde yapılan değişiklikler ışığında 15 Ağustos’tan itibaren ithalat işlemlerinde mavi hattı sadece AEO belgeli firmalar kullanabilecek. Hali hazırda sayıları bini aşan Onaylanmış Kişi Statü Belgesi olan firmalar 15 Ağustos 2017’den sonra AEO belgesi olmadan ithalatta mavi hattı kullanamayacak.

AB gümrük işlemlerini kolaylaştırmak adına 1 Mayıs 2016 tarihinde gümrükte yeni kurallar getirdi. Türkiye’de bu kurallara uyum için 228 maddeden oluşan Yeni Gümrük Kanunu Taslağı hazırladı ve kamuoyuna sundu. Getirilmesi planlanan değişiklikleri Nazalı Gümrük ve Dış Ticaret Ortağı, Gümrük Müşaviri, Eski Gümrük Müfettişi Fatih Uzun değerlendirdi.

AEO belgesinin tanıtımında ve uygulamaya geçilmesinde geç kalındı Kanundaki değişiklikleri genel olarak olumlu bulan Fatih Uzun, özellikle Yetkilendirilmiş Ekonomik Operatör” konusunda geç kalındığına dikkat çekti. ABD, Avrupa Birliği Ülkeleri, Çin, Japonya ve Kore gibi ülkelerde mevcut olan bu uygulamanın önceden beri var olduğunu belirten Uzun, Türkiye’nin bunu ilk olarak Gümrük Kanunu’na 2009 yılında “Yetkilendirilmiş Yükümlü” olarak aldığını ancak isminin yeni taslak ile beraber “Yetkilendirilmiş Ekonomik Operatör” şeklinde tanımlandığını söyledi. Gümrük mevzuatımızda 2009 yılında girmiş olmasına rağmen Türkiye’de şu ana kadar Yetkilendirilmiş Yükümlü Sertifikası (AEO-Authorized Economic Operator) alabilen sadece 47 firma bulunduğunu aktaran Uzun, hali hazırda geçerli olan ve ithalat ve ihracatçılara mavi hat uygulaması dahil olmak üzere pek çok gümrük kolaylıkları sağlayan onaylanmış kişi statü belgesi (OKSB) uygulamasının bir anlamda 15 Ağustos 2017 tarihine kadar geçerliliğini koruyacağını ve bu tarihten sonra Türkiye’de halen 1000’in üzerinde olan OKSB sahibi mavi hattı kullanabilen firmaların 15.08.2017 tarihinden itibaren ithalatta mavi hattı sadece AEO belgesi sahibi olmaları durumunda kullanabileceklerine ve AEO Belge alımının zorlu bir süreç olduğunu söyledi. Fatih Uzun, bu uygulamanın hayata geçirilmesi noktasında gerek kamu kesimi gerek ise özel sektördeki firmalarca biraz geç kalındığına dikkat çekti.

Değişiklikler Genel Anlamda Olumlu

Yeni Gümrük Kanunu Taslağı ile yükümlülerin gümrük idaresinin karar ve işlemlerine karşı itiraz etmeksizin doğrudan idari yargı mercilerinde dava açmasını mümkün kılınmasının yükümlü hakları bağlamında olumlu bir değişiklik olduğunu ifade eden Uzun, Gümrük Bakanlığı’nda belirli unvanlardaki bürokratlara gümrük müşavirliği karnesi verilmesi uygulamasına yeni taslakta yer verilmemesinin tekrar düşünülmesi gerektiğini belirtti.

Nazalı Gümrük ve Dış Ticaret Ortağı Fatih Uzun, Yeni Gümrük Kanunu Taslağının getirdiği yenilik ve değişiklikleri ana hatlarıyla şöyle özetledi:

-Bağlayıcı Tarife Bilgileri mevcut 4458 sayılı Gümrük Kanunu hükümlerine göre 6 yıl süre ile geçerli iken, yeni Gümrük Kanunu Taslağı Bağlayıcı Tarife Bilgilerinin geçerli olacağı süreyi 3 yıl olarak öngörüyor.

-Gümrük ve Ticaret Bakanlığı’nın belirli emniyet, güvenlik şartlarını karşılayan ve yine ilgili mevzuat uyarınca mali yeterliliğe sahip olan firmalara gümrük işlemlerinde kolaylıklar içeren uygulamalar sahibi olmasına imkan veren “Yetkilendirilmiş Yükümlü” kavramı yeni Gümrük Kanunu Taslağında “Yetkilendirilmiş Ekonomik Operatör” olarak adlandırılıyor.

-Mevcut 4458 sayılı Gümrük Kanunu hükümlerine göre; kişiler gümrük idaresinin karar ve işlemlerine karşı yargı yoluna başvurmak için öncelikle “idari itiraz” müessesesini kullanmak zorunda. Oysaki Yeni Gümrük Kanunu Taslağı, kişilerin gümrük idaresinin karar ve işlemlerine karşı idareye itiraz etmeksizin doğrudan idari yargı merciilerinde dava açabilmesini mümkün kılıyor.

-Yeni Gümrük Kanunu Taslağı “Uygulamanın Askıya Alınması” gibi şu andaki mevcut Kanun metninde bulunmayan bir müessese ihdas ediyor. Buna göre artık gümrük idaresi, kararın gümrük mevzuatına aykırı olduğu hususunda esaslı bir neden olması ya da itiraz eden kişi açısından telafisi imkansız bir zararın ortaya çıkabileceği durumlarda, kararının uygulanmasını tamamen veya kısmen askıya alabilecek.

-Gümrük rejimlerinin sayısı ve isimleri de Yeni Gümrük Kanunu Taslağı ile yeniden belirlenmekte ve halen yürürlükte olan 4458 sayılı Gümrük Kanunu’na göre 8 olan gümrük rejimi sayısı 9’a çıkartıyor. Nihai Kullanım ve Serbest Bölgeler ayrı birer gümrük rejimi olarak kabul edilmekte ve gümrük kontrolü altında işleme rejimi uygulamasına son veriliyor. Bu durumda Yeni Gümrük Kanunu Taslağında yer alan gümrük rejimleri şu şekilde oluşuyor. Gümrük rejimleri;

1-Serbest dolaşıma giriş rejimi

2-İhracat rejimi

3-Özel rejimler

–A-Transit rejimi

–B-Depolama rejimleri

1-Gümrük antrepo rejimi

2-Serbest Bölgeler rejimi

–C-Özel Kullanım rejimleri

1-Geçici kabul rejimi

2-Nihai kullanım rejimi

–D-İşleme rejimleri

1-Dahilde işleme rejimi

2-Hariçte işleme rejimi

-Yeni Gümrük Kanunu Taslağının özellikle önem verdiği ve üzerinde durduğu konulardan biri de; fikri ve sınai mülkiyet haklarının korunması olup, Taslakta bu hakların korunması ile ilgili gümrük ve dış ticaret mevzuatı hükümleri uyarınca yapılacak işlemler ve uyulacak esaslar ayrı bir başlık altında ayrıca belirtiliyor.

-Yeni Gümrük Kanunu Taslağı; gerekli teminatın sağlanmış olması şartıyla ve talep edilmesi halinde, yetkilendirilmiş ekonomik operatör statüsü tanınan kişinin tek bir beyanına ilişkin gümrük vergilerinin ödenmesini, tebliğ tarihini izleyen günden itibaren otuz güne kadar ertelenebilmesi imkanını tanıyor. Bununla birlikte Yetkilendirilmiş Ekonomik Operatör statüsü tanınan kişinin bir takvim ayı içerisinde işlem gören birden fazla beyanına ilişkin gümrük vergilerinin toplu olarak ödenebilmesi yönünde yeni bir düzenleme de Taslak’ta mevcut.

-Yeni Gümrük Kanunu Taslağı Cezalar ile ilgili genel hükümlerde önemli bir değişiklik barındırmakta olup; yargı mercileri tarafından iptal edilen genel tebliğ ve genelgeler hariç olmak üzere, bir hükmün uygulanması hususunda gümrük idaresinin genel tebliğ veya genelgede değişiklik yapmak suretiyle görüş değiştirmesi veya gümrük idaresi tarafından yükümlüye yazılı olarak hatalı izahat verilmiş olması halinde gümrük idarelerinin para cezası ve faiz uygulayamayacağı yönünde bir hüküm de tesis ediyor. Bu durumu Maliye Bakanlığı nezdinde uygulanmakta olan mukteza (özelge) uygulamasının gümrüğe yansıması olarak değerlendirmek mümkün.

– Yeni Gümrük Kanunu Taslağı yürürlükteki 4458 sayılı Kanunun 234. Maddesinde yer alan, tarife, kıymet, miktar farkları kaynaklı cezaları ayrı ayrı düzenlenmiyor, ithalat vergileri arasındaki fark yüzde 5’i aştığı takdirde ve satış birimine göre miktar itibarıyla yüzde 5’i geçmeyen bir fark ibarelerini kaldırılıyor ve bir anlamda üç kat vergi farkı cezası uygulamasını herhangi bir şarttan bağımsız kılıyor.

-Yine Yeni Gümrük Kanunu Taslağı ile daha önce Bakanlıkta daha önce belirli unvan ve süre ile çalışmış olan kişilerin istifa veya emeklilik yolu ile ayrılmaları halinde kendilerine sınavsız olarak verilen Gümrük Müşavirliği karnesi uygulamasına son veriliyor. Bunun yerine Bakanlığın idari birimlerinde çalışıp bunun on yılını gümrük müdürü, gümrük ve ticaret bölge müdür yardımcısı, gümrük ve ticaret bölge müdürü, gümrük ve ticaret uzmanı, gümrük ve ticaret müfettişi, daire başkanı ve daha üst unvanlarda geçirenlerden, görevlerinden istifa eden veya emekliye ayrılan bundan böyle sadece doğrudan gümrük müşavirliği sınavına girebilecekler.

-4458 sayılı mevcut Gümrük Kanunu’ndaki usulsüzlük cezası tutarı 89 TL olup, Yeni Gümrük Kanunu Taslağı ile bu tutarın 100 TL’ye yükseltilmesi öngörülüyor.

– Ayrıca Taslakta, Gümrük müşavirliği ve gümrük müşavir yardımcılığı sınavlarına en fazla beşer defa girilebilir hükmünün yer aldığını ifade etmek gerekmekte. Zira yürürlükteki 4458 Sayılı Gümrük Kanuna göre bu sınavlara en fazla üçer defa girilebiliyor.

-Yeni Gümrük Kanunu Taslağı ile daha önce hiç alınmadığı veya noksan alındığı tespit edilen vergilere ilişkin tebligat, 4458 sayılı Kanuna göre gümrük yükümlülüğünün doğduğu tarihten itibaren 3 yıl içinde yapılıyorken, taslakta bu süre, vergi yükümlülüğünün doğduğu tarihi takip eden yılbaşından itibaren 3 yıl olarak hükme bağlanmış durumda.

– Yeni Gümrük Kanunu Taslağının, daha önce 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 234/3 maddesi ile bünyesine soktuğu “Pişmanlıkla Beyan” müessesesini bir adım daha öteye götürmeyi amaçladığı madde metninden anlaşılmaktadır. Yeni Taslağa göre 4458 sayılı Kanunun 235. Maddesinde düzenlenen, ithali yasak, lisansa, şarta, izne, kısıntıya veya belli kuruluşların vereceği uygunluk veya yeterlilik belgesine tabi eşyalarla ilgili ‘’aykırılıkların gümrük idaresince tespit edilmesinden önce beyan sahibince bildirilmesi durumunda bu fıkralara göre hesaplanan cezalar yüzde on beş oranında uygulanacak.

-Yeni Gümrük Kanunu Taslağı, eşya ile ilgili beyannamede bulunması gerekli bilgilerden bazılarının bulunmadığı veya beyannameye eklenmesi gerekli bazı destekleyici belgelerden bazılarının istenmediği basitleştirilmiş beyanı “Basitleştirilmiş Beyanname” olarak tanımlamakta ve bu yeni kavramı Kanuna sokmaktadır.

– Yeni Gümrük Kanunu Taslağının cezalar ile ilgili olarak getirdiği bir diğer değişiklik ise antrepoda beyan edilen eşyanın belirgin bir şekilde beyandan farklı cinste olması durumunda uygulanacak cezaya ilişkindir. Mevcut 4458 sayılı Gümrük Kanununa göre eşyanın antrepo beyannamesinde beyan edilenden belirgin bir şekilde farklı cinste eşya olduğunun tahlil, teknik inceleme ve araştırmaya gerek olmaksızın tespiti halinde 4458 sayılı kanuna göre gümrüklenmiş değerin iki katı idari para cezası verilmektedir. Taslakta ise bu duruma aşağıdaki belirtildiği şekilde 2 farklı ceza öngörülüyor.

  1. a) Farklı çıkan eşyanın gümrük vergileri toplamının beyan edilen eşyanın gümrük vergileri toplamından fazla olması durumunda farklı çıkan eşyaya ilişkin gümrük vergilerinin iki katı idari para cezası veriliyor.
  2. b) Farklı çıkan eşyanın beyan edilen eşyadan farklı şekilde, ithalinin lisansa, şarta, izne, kısıntıya veya belli kuruluşların vereceği uygunluk veya yeterlilik belgesine tabi olması durumunda eşyanın gümrüklenmiş değeri kadar para cezası veriliyor.

Kaynak: transmedya.com



from Aeroportist I Güncel Havacılık Haberleri http://ift.tt/2jZgnj2
via IFTTT

İLK SORUMLULUK BİLDİRİM RAPORUNU YAYIMLADI


via Aeroportist I Güncel Havacılık Haberleri http://ift.tt/2kOWElm

İLK SORUMLULUK BİLDİRİM RAPORUNU YAYIMLADI UTİKAD KÜRESEL İLKELER SÖZLEŞMESİ İLE İLGİLİ İLK SORUMLULUK BİLDİRİM RAPORUNU YAYIMLADI 2015 yılında Birleşmiş Milletler Küresel İlkeler Sözleşmesi’nin (United Nations Global Compact) taraflarından biri olan Uluslararası Taşımacılık ve Lojistik Hizmet Üretenleri Derneği UTİKAD, ilk sorumluluk bildirim raporunu yayınladı. Sözleşmeye sürdürülebilir bir lojistik kültürü hedefiyle imza atan UTİKAD, iki yıl boyunca ‘sürdürülebilir ve kapsamlı küresel ekonomi’ kapsamında hayata geçirdiği projeleri paylaştığı raporun yayınlanmasının ardından tüm üyelerini de dünyanın en yaygın sürdürülebilirlik platformuna katılmaya davet etti. Faaliyet gösterdiği tüm alanlarda lojistik sektörünün geleceğini gözeten Uluslararası Taşımacılık ve Lojistik Hizmet Üretenleri Derneği UTİKAD, Birleşmiş Milletler Küresel İlkeler Sözleşmesi kapsamındaki ilk sorumluluk bildirim raporunu yayınladı. Küresel İlkeler Sözleşmesi’ne 2015 yılında taraf olan UTİKAD,  son iki yılda yapılan faaliyetleri içeren raporun yayınlanmasının ardından tüm üyelerini sözleşmeye taraf olmaya davet etti. 12 bini aşkın imzacısıyla dünyanın en yaygın sürdürülebilirlik platformu olan Birleşmiş Milletler Küresel İlkeler Sözleşmesi (UN Global Compact), yolsuzlukla mücadele, insan hakları, çalışma standartları ve çevre başlıklı dört ana alanda 10 ilkesi ve “sürdürülebilir ve kapsamlı küresel ekonomi” vizyonu ile uluslararası düzeyde faaliyetlerini yürütüyor. Topluma ve çevreye saygı bilinciyle Türkiye’nin ilk ‘Yeşil Ofis’ sertifikalı sivil toplum kuruluşu unvanına sahip UTİKAD, Birleşmiş Milletler Küresel İlkeler Sözleşmesi’ni 2015 yılında imzaladı. Sürdürülebilir kalkınma ilkelerini bütünsel bir bakış açısıyla benimseyerek çalışmalarını sürdüren UTİKAD, 2015-2017 yılları arasında sözleşme kapsamındaki faaliyetlerinden oluşan sorumluluk bildirim raporunu geçtiğimiz günlerde yayınladı. Raporun içeriğinde üyelerine ve sektöre eğitimden, sigortaya, çevreden, personel yönetimine kadar tüm boyutlarda sürdürülebilir kalkınma yaklaşımı çerçevesinde kazandırılan ürünler ve faaliyetler yer aldı. UTİKAD Yönetim Kurulu Başkanı Emre Eldener, raporda yer alan yazısında lojistik sektörünün temsilcileri olarak çevreye verilen zararı en aza indirmenin kendileri açısından taşıdığı öneme vurgu yaptı. Eldener raporda yer alan yazısında düşüncelerini şu cümlelerle dile getirdi; “UTİKAD, 2014 yılında İstanbul’da düzenlediği FIATA Dünya Kongresi’nde de ‘sürdürülebilirlik’ kavramını ana gündem maddesi olarak belirlemiştir. Bu çerçevede Bureau Veritas iş birliğiyle hazırlanan ‘Sürdürülebilir Lojistik Sertifikası’ dünyada bir ilk olma özelliği taşımaktadır. Çevre bilincinin nesilden nesile aktarılması gerektiği sorumluluğuyla hareket ederek üyelerimizi de bu konuda bilgilendirmekteyiz. Karayolu, denizyolu ve havayolunda yapılan taşımaların ‘en çevreci’ taşıma modu kabul edilen demiryoluna ve kombine taşımacılığa entegre edilebilmesi için de çalışmalarımızı sürdürmekteyiz. ‘Küresel İlkeler Sözleşmesi’ni imzalayarak desteğimizi beyan ettiğimiz insan haklarına, çevreye, çalışma standartlarına ve yolsuzlukla mücadeleye ilişkin duyarlılığımız önümüzdeki dönemde de devam edecektir. Aynı zamanda bu ilkelerin geniş üye ağımız sayesinde Türkiye’ye yayılması da önceliklerimiz arasında yer almaktadır. UTİKAD olarak gelecekte de bu ilkelerin sürdürülmesi ve yayılması için üzerimize düşen görevleri yerine getireceğiz.” UTİKAD, raporun yayınlanmasının ardından hazırladığı duyuru ile tüm üyelerine Birleşmiş Milletler Küresel İlkeler Sözleşmesi’ne taraf olmaları için çağrıda bulundu. Küresel İlkeler Sözleşmesi UTİKAD Sorumluluk Bildirim Raporu 2017 için tıklayınız.    

UTİKAD KÜRESEL İLKELER SÖZLEŞMESİ İLE İLGİLİ İLK SORUMLULUK BİLDİRİM RAPORUNU YAYIMLADI

2015 yılında Birleşmiş Milletler Küresel İlkeler Sözleşmesi’nin (United Nations Global Compact) taraflarından biri olan Uluslararası Taşımacılık ve Lojistik Hizmet Üretenleri Derneği UTİKAD, ilk sorumluluk bildirim raporunu yayınladı.

Sözleşmeye sürdürülebilir bir lojistik kültürü hedefiyle imza atan UTİKAD, iki yıl boyunca ‘sürdürülebilir ve kapsamlı küresel ekonomi’ kapsamında hayata geçirdiği projeleri paylaştığı raporun yayınlanmasının ardından tüm üyelerini de dünyanın en yaygın sürdürülebilirlik platformuna katılmaya davet etti.

Faaliyet gösterdiği tüm alanlarda lojistik sektörünün geleceğini gözeten Uluslararası Taşımacılık ve Lojistik Hizmet Üretenleri Derneği UTİKAD, Birleşmiş Milletler Küresel İlkeler Sözleşmesi kapsamındaki ilk sorumluluk bildirim raporunu yayınladı. Küresel İlkeler Sözleşmesi’ne 2015 yılında taraf olan UTİKAD,  son iki yılda yapılan faaliyetleri içeren raporun yayınlanmasının ardından tüm üyelerini sözleşmeye taraf olmaya davet etti.

12 bini aşkın imzacısıyla dünyanın en yaygın sürdürülebilirlik platformu olan Birleşmiş Milletler Küresel İlkeler Sözleşmesi (UN Global Compact), yolsuzlukla mücadele, insan hakları, çalışma standartları ve çevre başlıklı dört ana alanda 10 ilkesi ve “sürdürülebilir ve kapsamlı küresel ekonomi” vizyonu ile uluslararası düzeyde faaliyetlerini yürütüyor.

Topluma ve çevreye saygı bilinciyle Türkiye’nin ilk ‘Yeşil Ofis’ sertifikalı sivil toplum kuruluşu unvanına sahip UTİKAD, Birleşmiş Milletler Küresel İlkeler Sözleşmesi’ni 2015 yılında imzaladı. Sürdürülebilir kalkınma ilkelerini bütünsel bir bakış açısıyla benimseyerek çalışmalarını sürdüren UTİKAD, 2015-2017 yılları arasında sözleşme kapsamındaki faaliyetlerinden oluşan sorumluluk bildirim raporunu geçtiğimiz günlerde yayınladı. Raporun içeriğinde üyelerine ve sektöre eğitimden, sigortaya, çevreden, personel yönetimine kadar tüm boyutlarda sürdürülebilir kalkınma yaklaşımı çerçevesinde kazandırılan ürünler ve faaliyetler yer aldı.

UTİKAD Yönetim Kurulu Başkanı Emre Eldener, raporda yer alan yazısında lojistik sektörünün temsilcileri olarak çevreye verilen zararı en aza indirmenin kendileri açısından taşıdığı öneme vurgu yaptı. Eldener raporda yer alan yazısında düşüncelerini şu cümlelerle dile getirdi; “UTİKAD, 2014 yılında İstanbul’da düzenlediği FIATA Dünya Kongresi’nde de ‘sürdürülebilirlik’ kavramını ana gündem maddesi olarak belirlemiştir. Bu çerçevede Bureau Veritas iş birliğiyle hazırlanan ‘Sürdürülebilir Lojistik Sertifikası’ dünyada bir ilk olma özelliği taşımaktadır. Çevre bilincinin nesilden nesile aktarılması gerektiği sorumluluğuyla hareket ederek üyelerimizi de bu konuda bilgilendirmekteyiz. Karayolu, denizyolu ve havayolunda yapılan taşımaların ‘en çevreci’ taşıma modu kabul edilen demiryoluna ve kombine taşımacılığa entegre edilebilmesi için de çalışmalarımızı sürdürmekteyiz. ‘Küresel İlkeler Sözleşmesi’ni imzalayarak desteğimizi beyan ettiğimiz insan haklarına, çevreye, çalışma standartlarına ve yolsuzlukla mücadeleye ilişkin duyarlılığımız önümüzdeki dönemde de devam edecektir. Aynı zamanda bu ilkelerin geniş üye ağımız sayesinde Türkiye’ye yayılması da önceliklerimiz arasında yer almaktadır. UTİKAD olarak gelecekte de bu ilkelerin sürdürülmesi ve yayılması için üzerimize düşen görevleri yerine getireceğiz.”

UTİKAD, raporun yayınlanmasının ardından hazırladığı duyuru ile tüm üyelerine Birleşmiş Milletler Küresel İlkeler Sözleşmesi’ne taraf olmaları için çağrıda bulundu.

Küresel İlkeler Sözleşmesi UTİKAD Sorumluluk Bildirim Raporu 2017 için tıklayınız.

 

 



from Aeroportist I Güncel Havacılık Haberleri http://ift.tt/2kOWElm
via IFTTT

Göğüs dekoltesi nedeniyle uçaktan indirildiğini iddia etti


via Aeroportist I Güncel Havacılık Haberleri http://ift.tt/2jYDKVf