4 Ekim 2020 Pazar

HAVAŞ lojistik yatırımlarını sürdürüyor Yer hizmetlerindeki başarısını kargo ve antrepo hizmetlerine de taşıyan Havaş, yatırımlarını hız kesmeden sürdürüyor. Son yaptığı yatırımla depolama kapasitesini 20 bin m2’nin üzerine çıkaran şirket, bozulabilir gıdalar için frigorifik araçlarla yaptığı taşımlarla da fark yaratıyor. Ayrıca İstanbul-İzmir, İstanbul-Ankara ve İstanbul-Antalya arasında gümrüklü kargo taşımacılığı hizmeti sunduklarını belirten Havaş Genel Müdür Vekili Mete Erna, lojistik sektörüne yatırım yapmaya devam edeceklerini söylüyor.  87’inci kuruluş yılını kutlayan Havaş, nasıl bir hizmet yelpazesine sahip? Ülkemizde 29 havalimanında, yurt dışında ise Letonya’nın Riga Havalimanı ile Suudi Arabistan’ın Medine Havalimanı’nda 200’ün üzerinde havayolu müşterimize uluslararası standartlarda yer hizmetleri sunuyoruz. İştiraklerimizle birlikte yılda 1 milyondan fazla uçuşa hizmet sağlıyor ve 1.3 milyon tona yakın kargo ile 97 milyonun üzerinde bagaj taşıyarak yılda 151 milyonun üzerinde yolcuya hizmet veriyoruz. Yer hizmetlerinin yanı sıra Türkiye’de 20 ilde havalimanları ile şehir merkezleri arasında, havayolu taşımacılığı ile aynı konfora sahip otobüslerimizle yolcu taşımacılığı hizmeti sunuyoruz. Kargo ve antrepo hizmetlerimiz kapsamında ise İstanbul, Ankara, İzmir ve Antalya havalimanlarında son teknoloji ve donanımlara sahip tesislerimizde toplamda 20 bin 457 metrekare alanda faaliyet gösteriyoruz. Kargo ve Antrepo hizmetlerimizde, genel kargolar ile birlikte değerli kargo, bozulabilir kargo, canlı hayvan, tehlikeli madde, radyoaktif madde vb. tüm özel kargolara ev sahipliği yaparak ithalat ve ihracat kargoların sevk ve idaresini gerçekleştiriyoruz. Tesislerimizde; soğutma gerektiren bozulabilir kargolardan canlı hayvan bekleme odalarına kadar farklı nitelikteki gönderilere uygun özel alanlar yer alıyor. Özel sevkiyat gerektiren bozulabilir kargoların uçak-tesis, tesis-uçak transferleri için frigorifik araçlarımız ile müşterilerimize ayrıcalıklı hizmet sunmaktayız. Ayrıca, gümrüklü kargo taşımacılığı hizmetimiz kapsamında İstanbul-İzmir, İstanbul-Ankara ve İstanbul-Antalya arasında tarifeli karşılıklı seferlerimiz bulunuyor.  İLK’LERE İMZA ATARAK İLERLİYOR Kargo ve geçici depolama hizmetleriniz kapsamında mevcut ve gerçekleştirdiğiniz yatırımlar hakkında bilgi verir misiniz?  Geçtiğimiz yıl İstanbul Havalimanı’ndaki yeni antrepo tesisimizi Atatürk Havalimanı’na göre iki kat büyüterek yaklaşık 10 bin metrekarelik bir kapalı alanda faaliyete geçirdik. Yeni tesisimizin son teknoloji tüm donanımları için yaklaşık 11 milyon Avro yatırım gerçekleştirdik. ULD hazırlık ve/veya gelen ULD açma işlemlerini sağlamak üzere, toplamda 80 ULD (PMC palet) bekletme, aynı anda 10 ULD için hazırlık/açma hizmeti verme kapasiteli “Castor Deck” ve “ULD Hazırlık Havuzu” sistemini oluşturduk. Ekipman yatırımlarımız kapsamında, soğuk zincirin korunmasını gerektiren özel nitelikli ürünlerin uluslararası standartlarda taşınmasına imkan tanıyan frigorifik araçları filomuza katarak Türkiye’de sektörde bir ilke imza attık. Frigorifik araçlarımızı gümrüklü taşımacılık hizmetlerimize de dahil ederek İstanbul ile İzmir, Ankara ve Antalya arasında tarifeli karşılıklı seferlerimizde devreye aldık. Uluslararası Hava Taşımacılığı Birliği’nin (IATA) tehlikeli madde kargo kabullerinde verimliliği ve emniyeti artırmaya yönelik geliştirdiği Tehlikeli Madde Otomatik Kontrol (DG AutoCheck) sistemini faaliyetlerine taşıyan Türkiye’deki ilk yer hizmetleri şirketiyiz. Tüm antrepolarımızda en önem verdiğimiz konuların başında emniyet geliyor. Bu nedenle, tesislerimizin tamamı 7/24 CCTV sistemleri ile takip edilmekle birlikte tüm kayıtlar bir yıl süresince tutularak resmi makamlara ulaştırılabilmektedir. Ayrıca, kısa süre önce Antalya Havalimanı’ndaki yeni antrepo tesisimizi de açarak hizmet ağımızı genişlettik. Müşteri memnuniyeti odaklı yaklaşımımızla inovasyona yönelik ekipman ve tesis yatırımlarımızı hız kesmeden sürdürmeyi planlıyoruz.    Yer hizmetlerinde uzmanlaşan Havaş, lojistik hizmetler alanında nasıl fark yaratıyor?  Sektördeki bilgi birikimi ve deneyimimiz ile nitelikli insan kaynağımız başarımızın temelinde yatan en önemli unsurlar. Havalimanları gibi 7/24 canlı ve eş zamanlı ilerleyen karmaşık bir yapının içinde güvenlikten ödün vermeden doğru zaman yönetimini sağlayarak operasyonlarımızı yürütüyoruz. Antrepo hizmetlerimizde tüm kargoların uluslararası ve ulusal otoriteler tarafından oluşturulan yasal düzenlemelere uygunluğunu titizlikle takip ediyor ve sevkiyat gerekliliklerini yerine getiriyoruz. Operasyonların verimliliği için teknik altyapı ve dijital çözümlerle sürekli daha iyiye odaklanıyoruz ve sektörel yeniliklere hızlıca adapte oluyoruz. Bunun yanı sıra dijitalleşmeyi etkin kullanarak, tazeleme eğitimleri ve simülatör araçlarındaki özel eğitimlerle çalışanlarımızı belirli aralıklarla destekleyerek operasyon zincirinin her alanında sorunsuz bir iş akışı sağlıyoruz. Hizmet sektöründe yer alan bir firma olarak, müşterilerimizin ihtiyaçlarını mutlaka gözetiyoruz ve müşterilerimizin bu alanda stratejik iş ortağı olma bilinciyle, hizmet çeşitliliğini, türünü belirleyerek en uygun şekilde talebe cevap vermeye çalışıyoruz. “Kazan-Kazan” prensibi ile müşterilerimizin ihtiyacı olan hızlı, güvenilir, süreklilik arz eden hizmetler üretip sunuyoruz.  2020’DE YURT DIŞINA ODAKLANDI Bu yılı nasıl bir büyümeyle kapatmayı hedefliyorsunuz? 2020 yılında Türkiye’deki liderliğimizi korumakla birlikte, yurt dışında büyüme hedefimize odaklandık. Letonya ve Suudi Arabistan’ın ardından hizmet ağımızı Hırvatistan’ın Zagreb Havalimanı’na da taşımak üzere görüşmelerimiz sürüyor. Ayrıca, yüzde 100 iştiraki olduğumuz TAV Havalimanları’nın Kazakistan Almatı Havalimanı’ndaki yeni yatırımında yer almayı bekliyoruz. TAV’ın Almatı Havalimanı’nı satın alması ile ilgili anlaşma sağlandığında biz de hem kargo hem de yer hizmetleri sağlayıcısı olarak burada yer almak için fırsat kolluyoruz. Bu yılı, pandemi sürecinin etkilerini gelişen faaliyetlerimizle dengeleyerek kapatmayı hedefliyoruz.  Pandemi operasyonlarınızı nasıl etkiledi? Ne tür tedbirler aldınız?  Pandemi sürecinde sektördeki tüm paydaşlarımızla birlikte, azalan hava trafiğinin yarattığı olumsuz etkilerle ve salgın tedbirlerine yönelik oluşan ek maliyetlerle karşı karşıya kaldık. Ancak eş zamanlı olarak hava kargoda yaşanan trafik artışı ve antrepolarımızdaki faaliyetlerin yoğun şekilde devam etmesiyle sürecin olumsuz mali etkilerini kontrol altına aldık. Ek olarak, iç hat uçuşlarındaki normalleşmeler ile birlikte Rus ve İngiliz pazarındaki hareketlenme de yer hizmetleri operasyonlarımıza olumlu yönde yansıdı. Covid-19 salgınının ilk günlerinden itibaren iş sağlığı ve güvenliği politikalarımız çerçevesinde çalışanlarımıza, görev alanlarına göre değişen koruyucu ekipmanlarını sağladık. İstasyonlarımız ve ekipmanlarımızda dezenfeksiyon çalışmalarımızı başlattık. Yolcu taşımacılığında tüm illerdeki otobüslerimizi düzenli aralıklarla dezenfekte ederek taşımacılık gerekliliklerine uygun önlemleri uyguladık. Antrepolarımızda, koruyucu ekipmanlar, dezenfeksiyon çalışmaları ve sosyal mesafe önlemlerine yönelik tedbirleri devreye alarak operasyonlarımızı emniyetli şekilde sürdürmeye devam ediyoruz.   Yeni normale nasıl hazırlanıyorsunuz?  Önceliğimiz her zaman çalışanlarımızın sağlığı ve operasyonlarımızı üst düzey güvenlik standartlarında yürütmektedir. Bu doğrultuda, pandemi önlemleri kapsamında tüm gereklilikleri operasyonlarımızda ilk günden itibaren uyguluyoruz. Dünyayı etkisi altına alan bu zorlu sürecin etkilerini belirleyerek, yeni normali iş modelimize yansıtmak üzere değişen koşullara hızla uyum sağladık. Havaş, inovasyon yatırımlarını sürdüren ve koşullara adaptasyon kabiliyeti güçlü bir şirket. Bu doğrultuda, yeni trendleri ve sektörün değişkenlerini yakından takip ediyoruz. Kriz dönemleri, ortaya çıkan olumsuzluklara rağmen bazı fırsatları da beraberinde getiriyor. Dönemin ortaya çıkardığı koşullar, havalimanlarına, havayollarına ve yer hizmetleri şirketlerine yeni teknolojileri faaliyetlerine taşımaları için olanak sağladı. Biz de, bu yönelimlerde kendi alanımızı belirliyoruz. Yer hizmetlerinde olduğu gibi kargo ve antrepo hizmetlerimizde de müşterilerimize son trend teknolojilerle hizmet sunmaya odaklandık. Pandemi sürecinde lojistik alanında büyüme trendinin oluştuğunu gördük. Hava kargoda talep artışıyla birlikte, antrepolarımızdaki faaliyetler de hız kazandı. Teknolojinin gelişimi ve kullanım alanlarının artmasıyla birlikte yaşam biçimlerimize yansıyan dönüşüm sürecinde, lojistik sektörü önemini artırmayı sürdürecek. Bu yöndeki yatırımlarımıza da devam etmeyi planlıyoruz.  ORTAK ADIM ATMALIYIZ Yeni dönemde lojistikte neler öne çıkacak? Hangi politikalar ve stratejiler gündeme alınmalı?  Yeni dönemin en fazla öne çıkacak konusunu, artık birçok iş sürecinin “temassız” olması gerekliliği şeklinde görüyoruz. Dijitalleşmenin önemini giderek arttırmasıyla, temassız ve uzaktan yönetilebilir işlemlerin geleneksel iş akışlarının yerini almasını bekliyoruz. Bu paralelde, resmi otoritelerden hizmet sağlayıcılar ve hizmet alanlara kadar zincirdeki tüm paydaşların gelişmeleri yakından takip ederek sürece uyum sağlamaları gerekiyor. Bu amaçla, sektörün tüm paydaşlarının bir araya gelerek, ortak bir standart oluşturmasının gerektiğine inanıyoruz. Paydaşlar arası süreç akışının iyi ve doğru kurgusu için böyle bir sektörel ortak adım atılması önem taşıyor. (lojistikhattı ) The post HAVAŞ lojistik yatırımlarını sürdürüyor first appeared on Aeroportist I Güncel Havacılık Haberleri.

Yer hizmetlerindeki başarısını kargo ve antrepo hizmetlerine de taşıyan Havaş, yatırımlarını hız kesmeden sürdürüyor. Son yaptığı yatırımla depolama kapasitesini 20 bin m2’nin üzerine çıkaran şirket, bozulabilir gıdalar için frigorifik araçlarla yaptığı taşımlarla da fark yaratıyor. Ayrıca İstanbul-İzmir, İstanbul-Ankara ve İstanbul-Antalya arasında gümrüklü kargo taşımacılığı hizmeti sunduklarını belirten Havaş Genel Müdür Vekili Mete Erna, lojistik sektörüne yatırım yapmaya devam edeceklerini söylüyor. 

87’inci kuruluş yılını kutlayan Havaş, nasıl bir hizmet yelpazesine sahip?

Ülkemizde 29 havalimanında, yurt dışında ise Letonya’nın Riga Havalimanı ile Suudi Arabistan’ın Medine Havalimanı’nda 200’ün üzerinde havayolu müşterimize uluslararası standartlarda yer hizmetleri sunuyoruz. İştiraklerimizle birlikte yılda 1 milyondan fazla uçuşa hizmet sağlıyor ve 1.3 milyon tona yakın kargo ile 97 milyonun üzerinde bagaj taşıyarak yılda 151 milyonun üzerinde yolcuya hizmet veriyoruz. Yer hizmetlerinin yanı sıra Türkiye’de 20 ilde havalimanları ile şehir merkezleri arasında, havayolu taşımacılığı ile aynı konfora sahip otobüslerimizle yolcu taşımacılığı hizmeti sunuyoruz. Kargo ve antrepo hizmetlerimiz kapsamında ise İstanbul, Ankara, İzmir ve Antalya havalimanlarında son teknoloji ve donanımlara sahip tesislerimizde toplamda 20 bin 457 metrekare alanda faaliyet gösteriyoruz. Kargo ve Antrepo hizmetlerimizde, genel kargolar ile birlikte değerli kargo, bozulabilir kargo, canlı hayvan, tehlikeli madde, radyoaktif madde vb. tüm özel kargolara ev sahipliği yaparak ithalat ve ihracat kargoların sevk ve idaresini gerçekleştiriyoruz. Tesislerimizde; soğutma gerektiren bozulabilir kargolardan canlı hayvan bekleme odalarına kadar farklı nitelikteki gönderilere uygun özel alanlar yer alıyor. Özel sevkiyat gerektiren bozulabilir kargoların uçak-tesis, tesis-uçak transferleri için frigorifik araçlarımız ile müşterilerimize ayrıcalıklı hizmet sunmaktayız. Ayrıca, gümrüklü kargo taşımacılığı hizmetimiz kapsamında İstanbul-İzmir, İstanbul-Ankara ve İstanbul-Antalya arasında tarifeli karşılıklı seferlerimiz bulunuyor. 

İLK’LERE İMZA ATARAK İLERLİYOR Kargo ve geçici depolama hizmetleriniz kapsamında mevcut ve gerçekleştirdiğiniz yatırımlar hakkında bilgi verir misiniz? 

Geçtiğimiz yıl İstanbul Havalimanı’ndaki yeni antrepo tesisimizi Atatürk Havalimanı’na göre iki kat büyüterek yaklaşık 10 bin metrekarelik bir kapalı alanda faaliyete geçirdik. Yeni tesisimizin son teknoloji tüm donanımları için yaklaşık 11 milyon Avro yatırım gerçekleştirdik. ULD hazırlık ve/veya gelen ULD açma işlemlerini sağlamak üzere, toplamda 80 ULD (PMC palet) bekletme, aynı anda 10 ULD için hazırlık/açma hizmeti verme kapasiteli “Castor Deck” ve “ULD Hazırlık Havuzu” sistemini oluşturduk. Ekipman yatırımlarımız kapsamında, soğuk zincirin korunmasını gerektiren özel nitelikli ürünlerin uluslararası standartlarda taşınmasına imkan tanıyan frigorifik araçları filomuza katarak Türkiye’de sektörde bir ilke imza attık. Frigorifik araçlarımızı gümrüklü taşımacılık hizmetlerimize de dahil ederek İstanbul ile İzmir, Ankara ve Antalya arasında tarifeli karşılıklı seferlerimizde devreye aldık. Uluslararası Hava Taşımacılığı Birliği’nin (IATA) tehlikeli madde kargo kabullerinde verimliliği ve emniyeti artırmaya yönelik geliştirdiği Tehlikeli Madde Otomatik Kontrol (DG AutoCheck) sistemini faaliyetlerine taşıyan Türkiye’deki ilk yer hizmetleri şirketiyiz. Tüm antrepolarımızda en önem verdiğimiz konuların başında emniyet geliyor. Bu nedenle, tesislerimizin tamamı 7/24 CCTV sistemleri ile takip edilmekle birlikte tüm kayıtlar bir yıl süresince tutularak resmi makamlara ulaştırılabilmektedir. Ayrıca, kısa süre önce Antalya Havalimanı’ndaki yeni antrepo tesisimizi de açarak hizmet ağımızı genişlettik. Müşteri memnuniyeti odaklı yaklaşımımızla inovasyona yönelik ekipman ve tesis yatırımlarımızı hız kesmeden sürdürmeyi planlıyoruz.   

Yer hizmetlerinde uzmanlaşan Havaş, lojistik hizmetler alanında nasıl fark yaratıyor? 

Sektördeki bilgi birikimi ve deneyimimiz ile nitelikli insan kaynağımız başarımızın temelinde yatan en önemli unsurlar. Havalimanları gibi 7/24 canlı ve eş zamanlı ilerleyen karmaşık bir yapının içinde güvenlikten ödün vermeden doğru zaman yönetimini sağlayarak operasyonlarımızı yürütüyoruz. Antrepo hizmetlerimizde tüm kargoların uluslararası ve ulusal otoriteler tarafından oluşturulan yasal düzenlemelere uygunluğunu titizlikle takip ediyor ve sevkiyat gerekliliklerini yerine getiriyoruz. Operasyonların verimliliği için teknik altyapı ve dijital çözümlerle sürekli daha iyiye odaklanıyoruz ve sektörel yeniliklere hızlıca adapte oluyoruz. Bunun yanı sıra dijitalleşmeyi etkin kullanarak, tazeleme eğitimleri ve simülatör araçlarındaki özel eğitimlerle çalışanlarımızı belirli aralıklarla destekleyerek operasyon zincirinin her alanında sorunsuz bir iş akışı sağlıyoruz. Hizmet sektöründe yer alan bir firma olarak, müşterilerimizin ihtiyaçlarını mutlaka gözetiyoruz ve müşterilerimizin bu alanda stratejik iş ortağı olma bilinciyle, hizmet çeşitliliğini, türünü belirleyerek en uygun şekilde talebe cevap vermeye çalışıyoruz. “Kazan-Kazan” prensibi ile müşterilerimizin ihtiyacı olan hızlı, güvenilir, süreklilik arz eden hizmetler üretip sunuyoruz. 

2020’DE YURT DIŞINA ODAKLANDI Bu yılı nasıl bir büyümeyle kapatmayı hedefliyorsunuz?

2020 yılında Türkiye’deki liderliğimizi korumakla birlikte, yurt dışında büyüme hedefimize odaklandık. Letonya ve Suudi Arabistan’ın ardından hizmet ağımızı Hırvatistan’ın Zagreb Havalimanı’na da taşımak üzere görüşmelerimiz sürüyor. Ayrıca, yüzde 100 iştiraki olduğumuz TAV Havalimanları’nın Kazakistan Almatı Havalimanı’ndaki yeni yatırımında yer almayı bekliyoruz. TAV’ın Almatı Havalimanı’nı satın alması ile ilgili anlaşma sağlandığında biz de hem kargo hem de yer hizmetleri sağlayıcısı olarak burada yer almak için fırsat kolluyoruz. Bu yılı, pandemi sürecinin etkilerini gelişen faaliyetlerimizle dengeleyerek kapatmayı hedefliyoruz. 

Pandemi operasyonlarınızı nasıl etkiledi? Ne tür tedbirler aldınız? 

Pandemi sürecinde sektördeki tüm paydaşlarımızla birlikte, azalan hava trafiğinin yarattığı olumsuz etkilerle ve salgın tedbirlerine yönelik oluşan ek maliyetlerle karşı karşıya kaldık. Ancak eş zamanlı olarak hava kargoda yaşanan trafik artışı ve antrepolarımızdaki faaliyetlerin yoğun şekilde devam etmesiyle sürecin olumsuz mali etkilerini kontrol altına aldık. Ek olarak, iç hat uçuşlarındaki normalleşmeler ile birlikte Rus ve İngiliz pazarındaki hareketlenme de yer hizmetleri operasyonlarımıza olumlu yönde yansıdı. Covid-19 salgınının ilk günlerinden itibaren iş sağlığı ve güvenliği politikalarımız çerçevesinde çalışanlarımıza, görev alanlarına göre değişen koruyucu ekipmanlarını sağladık. İstasyonlarımız ve ekipmanlarımızda dezenfeksiyon çalışmalarımızı başlattık. Yolcu taşımacılığında tüm illerdeki otobüslerimizi düzenli aralıklarla dezenfekte ederek taşımacılık gerekliliklerine uygun önlemleri uyguladık. Antrepolarımızda, koruyucu ekipmanlar, dezenfeksiyon çalışmaları ve sosyal mesafe önlemlerine yönelik tedbirleri devreye alarak operasyonlarımızı emniyetli şekilde sürdürmeye devam ediyoruz.  

Yeni normale nasıl hazırlanıyorsunuz? 

Önceliğimiz her zaman çalışanlarımızın sağlığı ve operasyonlarımızı üst düzey güvenlik standartlarında yürütmektedir. Bu doğrultuda, pandemi önlemleri kapsamında tüm gereklilikleri operasyonlarımızda ilk günden itibaren uyguluyoruz. Dünyayı etkisi altına alan bu zorlu sürecin etkilerini belirleyerek, yeni normali iş modelimize yansıtmak üzere değişen koşullara hızla uyum sağladık. Havaş, inovasyon yatırımlarını sürdüren ve koşullara adaptasyon kabiliyeti güçlü bir şirket. Bu doğrultuda, yeni trendleri ve sektörün değişkenlerini yakından takip ediyoruz. Kriz dönemleri, ortaya çıkan olumsuzluklara rağmen bazı fırsatları da beraberinde getiriyor. Dönemin ortaya çıkardığı koşullar, havalimanlarına, havayollarına ve yer hizmetleri şirketlerine yeni teknolojileri faaliyetlerine taşımaları için olanak sağladı. Biz de, bu yönelimlerde kendi alanımızı belirliyoruz. Yer hizmetlerinde olduğu gibi kargo ve antrepo hizmetlerimizde de müşterilerimize son trend teknolojilerle hizmet sunmaya odaklandık. Pandemi sürecinde lojistik alanında büyüme trendinin oluştuğunu gördük. Hava kargoda talep artışıyla birlikte, antrepolarımızdaki faaliyetler de hız kazandı. Teknolojinin gelişimi ve kullanım alanlarının artmasıyla birlikte yaşam biçimlerimize yansıyan dönüşüm sürecinde, lojistik sektörü önemini artırmayı sürdürecek. Bu yöndeki yatırımlarımıza da devam etmeyi planlıyoruz. 

ORTAK ADIM ATMALIYIZ Yeni dönemde lojistikte neler öne çıkacak? Hangi politikalar ve stratejiler gündeme alınmalı? 

Yeni dönemin en fazla öne çıkacak konusunu, artık birçok iş sürecinin “temassız” olması gerekliliği şeklinde görüyoruz. Dijitalleşmenin önemini giderek arttırmasıyla, temassız ve uzaktan yönetilebilir işlemlerin geleneksel iş akışlarının yerini almasını bekliyoruz. Bu paralelde, resmi otoritelerden hizmet sağlayıcılar ve hizmet alanlara kadar zincirdeki tüm paydaşların gelişmeleri yakından takip ederek sürece uyum sağlamaları gerekiyor. Bu amaçla, sektörün tüm paydaşlarının bir araya gelerek, ortak bir standart oluşturmasının gerektiğine inanıyoruz. Paydaşlar arası süreç akışının iyi ve doğru kurgusu için böyle bir sektörel ortak adım atılması önem taşıyor. (lojistikhattı )

The post HAVAŞ lojistik yatırımlarını sürdürüyor first appeared on Aeroportist I Güncel Havacılık Haberleri.



from Aeroportist I Güncel Havacılık Haberleri https://ift.tt/3neOmBh
via IFTTT

SALAM AIR İSTANBUL UÇUŞLARINA YENİDEN BAŞLADI Umman havayolu şirketlerinden Salam Air, İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanı uçuşlarına yeniden başladı. Umman havayolu şirketlerinden Salam Air, İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanı uçuşlarına yeniden başladı.Yeni tip koronavirüs nedeniyle uçuşlarını askıya alan hava yolu şirketlerinin, Kovid-19 tedbirlerinin en üst düzeyde uygulandığı Sabiha Gökçen Havalimanı’na dönüşleri devam ediyor. Geçen yılın mayıs ayında İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanı’ndan Umman’a haftada iki gün karşılıklı seferler başlatan Salam Air, koronavirüs salgını nedeniyle uçuşlarını durdurmuştu. Ummanlı hava yolu şirketinin Muscat Havalimanı’ndan havalanan uçağının 13.45’te Sabiha Gökçen’e inmesiyle karşılıklı seferler yeniden başladı. The post SALAM AIR İSTANBUL UÇUŞLARINA YENİDEN BAŞLADI first appeared on Aeroportist I Güncel Havacılık Haberleri.

Umman havayolu şirketlerinden Salam Air, İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanı uçuşlarına yeniden başladı.

Umman havayolu şirketlerinden Salam Air, İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanı uçuşlarına yeniden başladı.Yeni tip koronavirüs nedeniyle uçuşlarını askıya alan hava yolu şirketlerinin, Kovid-19 tedbirlerinin en üst düzeyde uygulandığı Sabiha Gökçen Havalimanı’na dönüşleri devam ediyor.

Geçen yılın mayıs ayında İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanı’ndan Umman’a haftada iki gün karşılıklı seferler başlatan Salam Air, koronavirüs salgını nedeniyle uçuşlarını durdurmuştu.
Ummanlı hava yolu şirketinin Muscat Havalimanı’ndan havalanan uçağının 13.45’te Sabiha Gökçen’e inmesiyle karşılıklı seferler yeniden başladı.

The post SALAM AIR İSTANBUL UÇUŞLARINA YENİDEN BAŞLADI first appeared on Aeroportist I Güncel Havacılık Haberleri.



from Aeroportist I Güncel Havacılık Haberleri https://ift.tt/3jGzrgM
via IFTTT

3 Ekim 2020 Cumartesi

THY Adana Beyrut aktarmasız uçuşlar başlıyor 15 Ekim 2020 itibariyle Andalojujet Adana – Beyrut aktarmasız uçuşlar başlıyor. Perşembe ve pazar günleri TK7836/7 sefer sayıları ile icraa edilecek. #thy #adana #beyrut pic.twitter.com/g5Mf2aCSTh — AirportIST (@AirportIST) October 3, 2020 The post THY Adana Beyrut aktarmasız uçuşlar başlıyor first appeared on Aeroportist I Güncel Havacılık Haberleri.

15 Ekim 2020 itibariyle Andalojujet AdanaBeyrut aktarmasız uçuşlar başlıyor. Perşembe ve pazar günleri TK7836/7 sefer sayıları ile icraa edilecek.

Resim

The post THY Adana Beyrut aktarmasız uçuşlar başlıyor first appeared on Aeroportist I Güncel Havacılık Haberleri.



from Aeroportist I Güncel Havacılık Haberleri https://ift.tt/33rCnID
via IFTTT

THY Adana Beyrut aktarmasız uçuşlar başlıyor


via Aeroportist I Güncel Havacılık Haberleri https://ift.tt/33rCnID

Hayvanları Koruma Günü’nde 230 STK’dan Ortak Çağrı: Avcılık Yasaklansın


via Aeroportist I Güncel Havacılık Haberleri https://ift.tt/3ndOP6y

Hayvanları Koruma Günü’nde 230 STK’dan Ortak Çağrı: Avcılık Yasaklansın 4 Ekim Dünya Hayvanları Koruma Günü’nde bir araya gelerek ortak bir açıklama yapan 230 sivil toplum kuruluşu, yaban hayvanlarını öldürmenin spor, turizm, hobi ya da ihale konusu olamayacağını ve avcılığın tamamen yasaklanması gerektiğini söyledi. 1931 yılında Dünya Hayvanları Koruma Federasyonu 4 Ekim’i Dünya Hayvanları Koruma Günü olarak ilan etti. Her yıl 4 Ekim’de tehlike altında olan hayvanlarla ilgili farkındalık yaratmak ve hayvan haklarını gündeme getirmek amacıyla çeşitli etkinlikler yapılıyor. Türkiye’de farklı alanlarda çalışma yürüten ve konularında uzman 230 sivil toplum kuruluşu, Dünya Hayvanları Koruma Günü’nde yaptığı açıklamada: ”Dünyayı birlikte yaşadığımız diğer canlılarla paylaşıyoruz. Ormanlar, dağlar, dereler hepimizin yaşam kaynağı ve hepimizin yaşamı birbirine bağlı. Bu nedenle haklarını bizim dilimizde ifade edemeyen tüm canlıların sesi olmak için bir aradayız.” diyerek, yalnızca diğer canlıların değil, insanların da yaşam hakkının korunması için avcılığın bir an önce yasaklanması gerektiğinin altını çizdi. Spor veya hobi amaçlı ya da bir turizm faaliyeti olarak yaban hayvanlarının öldürülemeyeceğini, yaşam hakkının ihaleye açılamayacağını belirten 230 sivil toplum kuruluşu, Tarım ve Orman Bakanlığı’nın avcılığı tamamen yasaklaması için binlerce doğa severin desteğiyle bir imza kampanyası başlattı. (Change.org/VurmaBeni) “Avcılık değil, yaşamı korumak teşvik edilsin” Yaban hayatı kökenli hastalıkların yaygınlaşarak pandemilere dönüştüğü günümüzde avlanmanın artık bir ihtiyaç olmaktan çıkıp biyoçeşitlilik kaybının en önemli nedenlerinden biri haline geldiğini ve yaban hayatına zarar verdiğini belirten sivil toplum kuruluşları, Tarım ve Orman Bakanlığı’na bağlı Doğa Koruma Milli Parklar Genel Müdürlüğü’nün öncelikli görevinin hangi hayvan türünün ne kadar avlanacağından çok yaban hayvanlarını korumak olması gerektiğini vurguladı. Son 16 yıl içerisinde 500 bin kişinin avcılık sertifikası almasını eleştiren 230 sivil toplum kuruluşu, avcıların sayıları artarken, pek çok canlı popülasyonunun tükenme tehlikesi altında olduğunun bilimsel verilerle ortaya konulduğunu belirtti. UNESCO tarafından hazırlanan Hayvan Hakları Evrensel Beyannamesi’ne göre, her hayvanın yaşam hakkına saygı duyulması gerektiğini hatırlatan sivil toplum kuruluşları; hayvanları yaşatmak ve avcılığı durdurmak için herkesi harekete geçmeye ve change.org/vurmabeni adresi üzerinden imzacı olmaya çağırıyor. “Çocuklarımız hiç üveyik sesi duymadan, geyik, karaca, ceylan görmeden büyüyebilir” 230 kurum için konuşan ülkemizin ilk yaban hayatı uzmanlarından olan Tansu Gürpınar: “Türkiye, eski dünya kıtaları olarak bilinen Asya, Avrupa ve Afrika arasında doğal bir köprü konumundadır. Ayrıca dünyanın en büyük kıtası olan Asya’nın özelliklerini kendi ölçeğinde sergilediği için Küçük Asya ismini almıştır. Bu nedenlerden ötürü Türkiye doğası tam anlamıyla emsalsizdir. Yaşadığımız coğrafya bitki ve hayvan varlığı yönlerinden zengin bir biyolojik çeşitliliğe sahiptir. Ülkemiz aynı zamanda karnımızı doyuran kültür bitkilerinin yabani atalarının yer aldığı dünyanın en önemli gen merkezlerinden biridir. Bu zenginliğimiz dikkatle ve özenle korunmalıdır. Orman yangınları, sulak alanların kurutulması, çarpık yapılaşma, zirai zehirlerin aşırı kullanımı biyolojik çeşitliliğimize zarar vermektedir. Özellikle sayıları azalmış olan hayvan türleri üzerindeki avlanma baskısı zaten yaşama alanları daralmış olan bu varlıklar üzerinde ciddi tehdit oluşturmaktadır. Bu baskının büyük kısmının yasalara ve kurallara uymadan avlananlardan kaynaklandığı biliniyor. Düşünün ki çocuklarımız hiç üveyik sesi duymadan, geyik, karaca, ceylan görmeden büyüyebilir. Böyle bir şeyi bu ülkede bir kişinin bile isteyeceğini sanmıyorum. Bir araya gelen 230 kurum arasında konularında uzman birçok kuruluş ve kişiler var. Bilimsel verilerle ortaya konan bu gerçeklerin göz ardı edilmeyerek Türkiye doğasının daha iyi korunması için mevcut Kara Avcılığı Kanunu’nda gereken yeni düzenlemelerin ivedilikle yapılması gerekmektedir.” dedi. Tehlike altındaki türler vuruluyor 2020-2021 Av Sezonu için Merkez Av Komisyonu’nun avına izin verdiği türler arasında, tehlike altında olan türler de bulunuyor. Dünya Doğa ve Doğal Kaynakları Koruma Birliği (IUCN) tarafından hazırlanan kırmızı listede dünya ölçeğinde tehlike altında olan üveyik ve elmabaş patka kuş türleri de yer alıyor. IUCN’nin “hassas” kategorisinde bulunan türlerden üveyik nüfusunun son 40 senede yüzde 78, elmabaş patka nüfusunun ise son 20 yılda yüzde 50 gibi büyük bir oranda azaldığı belirtiliyor. Ayrıca “av turizmi” kapsamında avına izin verilen Anadolu yaban koyunu, ceylan, çengel boynuzlu dağ keçisi, karaca, yaban keçisi, melez yaban keçisi, kızıl geyik, yaban domuzu gibi memeli türlerde bulunmaktadır. Bu türlerden oluşan 798 canlının yaşam hakkının, para karşılığında ihaleye açıldığına dikkat çeken sivil toplum kuruluşları. 1 Temmuz 2020’de TBMM Tarım Orman ve Köyişleri Komisyonu’ndan geçen Kanun Teklifi’nin 15. Maddesi’ne oy çokluğu ile getirilen bir ekle yabancı diplomat ve üst düzey misafirlerin diledikleri takdirde ücretsiz olarak avlanabilmesi ve yaşam alanları tahrip edildiği için yerleşim yerlerine gelen ayı, domuz gibi hayvanların da öldürülebilmesinin kesinlikle kabul edilemez olduğunu belirtiyor. Tepkiler sayesinde kurtuldular 230 sivil toplum kuruluşu, düzenledikleri imza kampanyasının yanı sıra, sosyal medyada yaşam hakları ellerinden alınan canlılar adına tepkilerini dile getiriyor. Tarkan, Ezgi Mola, Can Dündar, Ziynet Sali gibi pek çok ünlü ismin de sosyal medya üzerinden destek verdiği kampanya sonucunda, canlıların yaşamlarını tehdit eden birçok yanlış karar iptal edilmiş bulunuyor. Binlerce doğa severin tepkisi sonucunda iptal edilen bu kararlar arasına şunlar yer alıyor: -Dersim’deki 17 dağ keçisinin avlanmasıyla ilgili ihale iptal edildi. -Eskişehir’de belli noktalarda kızıl geyik acente kotalarının avlattırılmasına ilişkin 20 Temmuz’da yapılacak ihale durduruldu. -Erzincan’da mahkeme kararıyla, dağ keçileri vurulmaktan kurtuldu. -Şanlıurfa’daki ceylanların avlanması için düzenlenen ihalenin iptali için dava açıldı, ihale için yürütmeyi durdurma kararı verildi. -Mersin’de yaşam hakları ihaleye açılan 75 dağ keçisinin vurulmasıyla ilgili karara Mersin Barosu tarafından dava açıldı. Kampanya linki: change.org/vurmabeni Hayvanları Koruma Günü'nde 230 STK'dan Ortak Çağrı: Avcılık Yasaklansın pic.twitter.com/a5u4yMEEl4 — AirportIST (@AirportIST) October 3, 2020 The post Hayvanları Koruma Günü'nde 230 STK'dan Ortak Çağrı: Avcılık Yasaklansın first appeared on Aeroportist I Güncel Havacılık Haberleri.

4 Ekim Dünya Hayvanları Koruma Günü’nde bir araya gelerek ortak bir açıklama yapan 230 sivil toplum kuruluşu, yaban hayvanlarını öldürmenin spor, turizm, hobi ya da ihale konusu olamayacağını ve avcılığın tamamen yasaklanması gerektiğini söyledi.

1931 yılında Dünya Hayvanları Koruma Federasyonu 4 Ekim’i Dünya Hayvanları Koruma Günü olarak ilan etti. Her yıl 4 Ekim’de tehlike altında olan hayvanlarla ilgili farkındalık yaratmak ve hayvan haklarını gündeme getirmek amacıyla çeşitli etkinlikler yapılıyor.

Türkiye’de farklı alanlarda çalışma yürüten ve konularında uzman 230 sivil toplum kuruluşu, Dünya Hayvanları Koruma Günü’nde yaptığı açıklamada: ”Dünyayı birlikte yaşadığımız diğer canlılarla paylaşıyoruz. Ormanlar, dağlar, dereler hepimizin yaşam kaynağı ve hepimizin yaşamı birbirine bağlı. Bu nedenle haklarını bizim dilimizde ifade edemeyen tüm canlıların sesi olmak için bir aradayız.” diyerek, yalnızca diğer canlıların değil, insanların da yaşam hakkının korunması için avcılığın bir an önce yasaklanması gerektiğinin altını çizdi. Spor veya hobi amaçlı ya da bir turizm faaliyeti olarak yaban hayvanlarının öldürülemeyeceğini, yaşam hakkının ihaleye açılamayacağını belirten 230 sivil toplum kuruluşu, Tarım ve Orman Bakanlığı’nın avcılığı tamamen yasaklaması için binlerce doğa severin desteğiyle bir imza kampanyası başlattı. (Change.org/VurmaBeni)

“Avcılık değil, yaşamı korumak teşvik edilsin”

Yaban hayatı kökenli hastalıkların yaygınlaşarak pandemilere dönüştüğü günümüzde avlanmanın artık bir ihtiyaç olmaktan çıkıp biyoçeşitlilik kaybının en önemli nedenlerinden biri haline geldiğini ve yaban hayatına zarar verdiğini belirten sivil toplum kuruluşları, Tarım ve Orman Bakanlığı’na bağlı Doğa Koruma Milli Parklar Genel Müdürlüğü’nün öncelikli görevinin hangi hayvan türünün ne kadar avlanacağından çok yaban hayvanlarını korumak olması gerektiğini vurguladı.

Son 16 yıl içerisinde 500 bin kişinin avcılık sertifikası almasını eleştiren 230 sivil toplum kuruluşu, avcıların sayıları artarken, pek çok canlı popülasyonunun tükenme tehlikesi altında olduğunun bilimsel verilerle ortaya konulduğunu belirtti.

UNESCO tarafından hazırlanan Hayvan Hakları Evrensel Beyannamesi’ne göre, her hayvanın yaşam hakkına saygı duyulması gerektiğini hatırlatan sivil toplum kuruluşları; hayvanları yaşatmak ve avcılığı durdurmak için herkesi harekete geçmeye ve change.org/vurmabeni adresi üzerinden imzacı olmaya çağırıyor.

“Çocuklarımız hiç üveyik sesi duymadan, geyik, karaca, ceylan görmeden büyüyebilir”

230 kurum için konuşan ülkemizin ilk yaban hayatı uzmanlarından olan Tansu Gürpınar: “Türkiye, eski dünya kıtaları olarak bilinen Asya, Avrupa ve Afrika arasında doğal bir köprü konumundadır. Ayrıca dünyanın en büyük kıtası olan Asya’nın özelliklerini kendi ölçeğinde sergilediği için Küçük Asya ismini almıştır. Bu nedenlerden ötürü Türkiye doğası tam anlamıyla emsalsizdir. Yaşadığımız coğrafya bitki ve hayvan varlığı yönlerinden zengin bir biyolojik çeşitliliğe sahiptir. Ülkemiz aynı zamanda karnımızı doyuran kültür bitkilerinin yabani atalarının yer aldığı dünyanın en önemli gen merkezlerinden biridir. Bu zenginliğimiz dikkatle ve özenle korunmalıdır. Orman yangınları, sulak alanların kurutulması, çarpık yapılaşma, zirai zehirlerin aşırı kullanımı biyolojik çeşitliliğimize zarar vermektedir. Özellikle sayıları azalmış olan hayvan türleri üzerindeki avlanma baskısı zaten yaşama alanları daralmış olan bu varlıklar üzerinde ciddi tehdit oluşturmaktadır. Bu baskının büyük kısmının yasalara ve kurallara uymadan avlananlardan kaynaklandığı biliniyor. Düşünün ki çocuklarımız hiç üveyik sesi duymadan, geyik, karaca, ceylan görmeden büyüyebilir. Böyle bir şeyi bu ülkede bir kişinin bile isteyeceğini sanmıyorum. Bir araya gelen 230 kurum arasında konularında uzman birçok kuruluş ve kişiler var. Bilimsel verilerle ortaya konan bu gerçeklerin göz ardı edilmeyerek Türkiye doğasının daha iyi korunması için mevcut Kara Avcılığı Kanunu’nda gereken yeni düzenlemelerin ivedilikle yapılması gerekmektedir.” dedi.

Tehlike altındaki türler vuruluyor

2020-2021 Av Sezonu için Merkez Av Komisyonu’nun avına izin verdiği türler arasında, tehlike altında olan türler de bulunuyor. Dünya Doğa ve Doğal Kaynakları Koruma Birliği (IUCN) tarafından hazırlanan kırmızı listede dünya ölçeğinde tehlike altında olan üveyik ve elmabaş patka kuş türleri de yer alıyor. IUCN’nin “hassas” kategorisinde bulunan türlerden üveyik nüfusunun son 40 senede yüzde 78, elmabaş patka nüfusunun ise son 20 yılda yüzde 50 gibi büyük bir oranda azaldığı belirtiliyor.

Ayrıca “av turizmi” kapsamında avına izin verilen Anadolu yaban koyunu, ceylan, çengel boynuzlu dağ keçisi, karaca, yaban keçisi, melez yaban keçisi, kızıl geyik, yaban domuzu gibi memeli türlerde bulunmaktadır. Bu türlerden oluşan 798 canlının yaşam hakkının, para karşılığında ihaleye açıldığına dikkat çeken sivil toplum kuruluşları. 1 Temmuz 2020’de TBMM Tarım Orman ve Köyişleri Komisyonu’ndan geçen Kanun Teklifi’nin 15. Maddesi’ne oy çokluğu ile getirilen bir ekle yabancı diplomat ve üst düzey misafirlerin diledikleri takdirde ücretsiz olarak avlanabilmesi ve yaşam alanları tahrip edildiği için yerleşim yerlerine gelen ayı, domuz gibi hayvanların da öldürülebilmesinin kesinlikle kabul edilemez olduğunu belirtiyor.

Tepkiler sayesinde kurtuldular

230 sivil toplum kuruluşu, düzenledikleri imza kampanyasının yanı sıra, sosyal medyada yaşam hakları ellerinden alınan canlılar adına tepkilerini dile getiriyor. Tarkan, Ezgi Mola, Can Dündar, Ziynet Sali gibi pek çok ünlü ismin de sosyal medya üzerinden destek verdiği kampanya sonucunda, canlıların yaşamlarını tehdit eden birçok yanlış karar iptal edilmiş bulunuyor.

Binlerce doğa severin tepkisi sonucunda iptal edilen bu kararlar arasına şunlar yer alıyor:

-Dersim’deki 17 dağ keçisinin avlanmasıyla ilgili ihale iptal edildi.

-Eskişehir’de belli noktalarda kızıl geyik acente kotalarının avlattırılmasına ilişkin 20 Temmuz’da yapılacak ihale durduruldu.

-Erzincan’da mahkeme kararıyla, dağ keçileri vurulmaktan kurtuldu.

-Şanlıurfa’daki ceylanların avlanması için düzenlenen ihalenin iptali için dava açıldı, ihale için yürütmeyi durdurma kararı verildi.

-Mersin’de yaşam hakları ihaleye açılan 75 dağ keçisinin vurulmasıyla ilgili karara Mersin Barosu tarafından dava açıldı.

Kampanya linki: change.org/vurmabeni

Resim

The post Hayvanları Koruma Günü'nde 230 STK'dan Ortak Çağrı: Avcılık Yasaklansın first appeared on Aeroportist I Güncel Havacılık Haberleri.



from Aeroportist I Güncel Havacılık Haberleri https://ift.tt/3ndOP6y
via IFTTT

THY hisselerinin satılacağına ilişkin iddialar yalanlandı


via Aeroportist I Güncel Havacılık Haberleri https://ift.tt/2GB0ITb