29 Mayıs 2020 Cuma

HAVA-SEN “YABANCI PİLOTLARA HAYIR” DEDİ


via Aeroportist I Güncel Havacılık Haberleri https://ift.tt/2ZJT7JM

LUFTHANSA İFLAS ETMEYİ TERCİH EDEBİLİR


via Aeroportist I Güncel Havacılık Haberleri https://ift.tt/36HkqWm

HAVA-SEN “YABANCI PİLOTLARA HAYIR” DEDİ Sivil havacılık sektöründe örgütlü Havayolu Çalışanları Sendikası (HAVA-SEN), Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü’ne (SHGM)  başvurarak yaşanılan pandemi sürecinde, yabancı pilotlarla ilgili önlem alınmasını istedi. Türk pilotlarının özellikle Avrupa Birliği ülkelerindeki havayollarına başvurduğunda SHGM tarafından verilen lisanslarının kabul edilmediğini ve çok sayıda sınava tabi tutularak EASA lisansı almaya zorlandıklarını belirten HAVA-SEN, sadece AB ülkeleri değil tüm ülkelerin lisanslarının ise Türk Sivil Havacılılık otoritesince kabul edilerek Türk havayolu şirketlerinde işe başlamaları için her türlü kolaylığın gösterildiğine dikkat çekti. Uluslararası ilişkilerdeki “karşılıklılık” ilkesinin pilotların istihdamında uygulanmamasının doğru olmadığı belirtilen yazıda, Türk havayolu şirketlerinin ciddi kriz yaşadığı bir dönemde ülkemizin kaynaklarını etkin şekilde kullanılarak Türk pilotlarına öncelik verilmesinin ve istihdamlarının korunmasının önemine vurgu yapıldı. YABANCI PİLOTLARIN DÖNÜŞÜ SAĞLIK RİSKİ YARATIR.  Ülkemizde görev yapan yaklaşık 1000 civarında pilota yılda 100 milyon dolar civarında ödeme yapılıyor. Pilotlar, bu dövizin büyük bölümünü ülkelerine transfer ediyor. Pilot olmak için  60.000 euro ile 140.000 euro ödeyerek eğitim alan Türk gençlerinin ise Türk şirketlerinde iş bulmaları güçleşiyor. Yaşanan pandemi krizinden sonra pilot fazlasının oluşacağına dikkat çekilirken yeni dönemde yabancı istihdamının azaltılması veya sınırlandırılmasını isteyen HAVA-SEN sağlık riskine karşı da SHGM’yi uyardı. Mart sonundan itibaren ülkelerine giden yabancı pilotların hangi şartlarda olduklarının, hastalığı geçirip geçirmediklerinin ve Covid19 ile ilgili önlemlere uyup uymadıklarının bilinmediğini ifade eden HAVA-SEN sözkonusu pilotların Türkiye’ye tekrar dönüşlerinde gerekli önlemlerin alınmasını istedi. HAVA-SEN’İN SHGM’YE GÖNDERDİĞİ YAZI

Sivil havacılık sektöründe örgütlü Havayolu Çalışanları Sendikası (HAVA-SEN), Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü’ne (SHGM)  başvurarak yaşanılan pandemi sürecinde, yabancı pilotlarla ilgili önlem alınmasını istedi. Türk pilotlarının özellikle Avrupa Birliği ülkelerindeki havayollarına başvurduğunda SHGM tarafından verilen lisanslarının kabul edilmediğini ve çok sayıda sınava tabi tutularak EASA lisansı almaya zorlandıklarını belirten HAVA-SEN, sadece AB ülkeleri değil tüm ülkelerin lisanslarının ise Türk Sivil Havacılılık otoritesince kabul edilerek Türk havayolu şirketlerinde işe başlamaları için her türlü kolaylığın gösterildiğine dikkat çekti.


Uluslararası ilişkilerdeki “karşılıklılık” ilkesinin pilotların istihdamında uygulanmamasının doğru olmadığı belirtilen yazıda, Türk havayolu şirketlerinin ciddi kriz yaşadığı bir dönemde ülkemizin kaynaklarını etkin şekilde kullanılarak Türk pilotlarına öncelik verilmesinin ve istihdamlarının korunmasının önemine vurgu yapıldı.


YABANCI PİLOTLARIN DÖNÜŞÜ SAĞLIK RİSKİ YARATIR. 


Ülkemizde görev yapan yaklaşık 1000 civarında pilota yılda 100 milyon dolar civarında ödeme yapılıyor. Pilotlar, bu dövizin büyük bölümünü ülkelerine transfer ediyor. Pilot olmak için  60.000 euro ile 140.000 euro ödeyerek eğitim alan Türk gençlerinin ise Türk şirketlerinde iş bulmaları güçleşiyor. Yaşanan pandemi krizinden sonra pilot fazlasının oluşacağına dikkat çekilirken yeni dönemde yabancı istihdamının azaltılması veya sınırlandırılmasını isteyen HAVA-SEN sağlık riskine karşı da SHGM’yi uyardı. Mart sonundan itibaren ülkelerine giden yabancı pilotların hangi şartlarda olduklarının, hastalığı geçirip geçirmediklerinin ve Covid19 ile ilgili önlemlere uyup uymadıklarının bilinmediğini ifade eden HAVA-SEN sözkonusu pilotların Türkiye’ye tekrar dönüşlerinde gerekli önlemlerin alınmasını istedi.

HAVA-SEN’İN SHGM’YE GÖNDERDİĞİ YAZI



from Aeroportist I Güncel Havacılık Haberleri https://ift.tt/2ZJT7JM
via IFTTT

LUFTHANSA İFLAS ETMEYİ TERCİH EDEBİLİR Lufthansa’nın teftiş kurulunda devlet yardımı yerine kontrollü iflas seçeneği üzerinde durulduğu ve bu ihtimalin giderek güçlendiği bildirildi. Hükümetle Lufthansa yönetimi arasında 9 milyar euro hacimli kurtarma paketi üzerinde uzlaşılmış, devletin ilk etapta şirket hisselerinin yüzde 20’lik kısmını devralacağı bildirilmişti. Ancak anlaşmanın şirket teftiş kurulu ve AB Komisyonu’nun da onayından geçmesi gerekiyor. Lufthansa teftiş kurulu, Alman hükümetinin kurtarma paketine Çarşamba günkü toplantısında onay vermemişti. Alman Focus dergisinin Lufthansa teftiş kurulu üyelerine dayandırdığı haberde şirketin kontrollü iflası seçeneğinin devlet yardımlarıyla karşılaştırıldığında daha avantajlı olduğu üzerinde durulduğu belirtildi. İflasın Avantajları Neler? Teftiş kurulu üyelerinin kontrollü iflas durumunda, 1 milyar 800 milyon euroya varan bilet geri ödemelerinin durdurulabileceğine dikkat çektikleri, ayrıca kâr etmeyen kardeş şirketlerin kapatılmasıyla işten çıkarmaların daha kolaylaşacağını kaydettikleri bildirildi. Haberde, bu durumda işten çıkarılacakların sayısının şimdiye kadar planlanan 10 bin kişinin çok daha üzerine çıkacağına işaret edildi. Haberde, bir kurul üyesinin “Kurtarma paketinin reddi Alman hükümetine Brüksel ile yeniden müzakere etmesi yönünde bir sinyal olacaktır” sözüne de yer verildi. Saatte Bir Milyon Euro Zarar Ediyor Lufthansa verilerine göre şirket şu an saatte bir milyon euroluk kayba uğruyor. Durumun bu şekilde devam etmesi halinde şirkete ait yaklaşık 4 milyar euroluk rezervlerin sonbaharda tükenmesi bekleniyor. Bu durumda şirketin kendi kontrolünde iflas ilan etmesi en erken 2021’de mümkün olabilecek. Bu iflas türü, şirketin yeniden yapılanma sürecini, bir iflas idare memurunun gözetiminde kendi aldığı karar ve önlemlerle yürütmesine olanak tanıyor. Teftiş kurulunun kurtarma paketi ile ilgili oylamayı erteleme kararının ardında, AB Komisyonu’nun rekabetten sorumlu üyesi Margrethe Vestager’in şirketin devlet yardımları karşılığında kalkış ve inişlerde sahip olunan slot haklarını rakiplerine devretmesi talebinin etkili olduğu basına yansımıştı. Lambsdorff: Bakanlar bu kadar zaman ne yaptı? Havayolları şirketlerine kalkış ve inişler için tahsis edilen saat dilimleri (slotlar) ile ilgili anlaşmazlık nedeniyle hükümete bir eleştiri de Hür Demokrat Parti’den (FDP) geldi. FDP’nin önde gelen isimlerinden Meclis Grup Başkanvekili Alexander Graf Lambsdorff, Komisyon’un bu tür koşulları karşısında hükümetin şaşırmış gibi yapamayacağını belirterek “Ekonomi ve Ulaştırma Bakanları bu kadar zaman ne yaptı? Bunlar bir devlet şirketten hisse almak istediğinde getirilen son derece normal koşullar. Sorumluluk hissi taşıyan her Ulaştırma Bakanı, öncesinde AB Komisyonuyla bağlantıya geçer, koşulların neler olabileceğini açıklığa kavuştururdu” diye konuştu. Lufthansa’nın zayıflatılmaması uyarısı yapan Lambsdorff, AB Komisyonu’na da kurtarma paketine yeşil ışık yakması çağrısında bulundu. Alman hükümetinin AB Komisyonuyla yaptığı görüşmelerde kararın önümüzdeki hafta çıkması bekleniyor. Alman Ulaştırma Bakanı Andreas Scheuer, AB Komisyonu’ndan, kurtarma paketiyle ilgili koşullardan feragat etmesini istemiş, “Komisyon, Lufthansa’ya karşı kısıtlamaları kaldırmalı, AirFrance ya da Alitalia örneklerinde olduğu gibi pürüzsüz bir süreç yürütmelidir” demişti. (DW Türkçe) Lufthansa Denetleme Kurulu hükümet yardımı yerine iflas etmeyi düşünüyor https://t.co/wdDik7jWmV — AirportIST (@AirportIST) May 29, 2020

Lufthansa’nın teftiş kurulunda devlet yardımı yerine kontrollü iflas seçeneği üzerinde durulduğu ve bu ihtimalin giderek güçlendiği bildirildi.

Hükümetle Lufthansa yönetimi arasında 9 milyar euro hacimli kurtarma paketi üzerinde uzlaşılmış, devletin ilk etapta şirket hisselerinin yüzde 20’lik kısmını devralacağı bildirilmişti.

Ancak anlaşmanın şirket teftiş kurulu ve AB Komisyonu’nun da onayından geçmesi gerekiyor.

Lufthansa teftiş kurulu, Alman hükümetinin kurtarma paketine Çarşamba günkü toplantısında onay vermemişti.

Alman Focus dergisinin Lufthansa teftiş kurulu üyelerine dayandırdığı haberde şirketin kontrollü iflası seçeneğinin devlet yardımlarıyla karşılaştırıldığında daha avantajlı olduğu üzerinde durulduğu belirtildi.

İflasın Avantajları Neler?

Teftiş kurulu üyelerinin kontrollü iflas durumunda, 1 milyar 800 milyon euroya varan bilet geri ödemelerinin durdurulabileceğine dikkat çektikleri, ayrıca kâr etmeyen kardeş şirketlerin kapatılmasıyla işten çıkarmaların daha kolaylaşacağını kaydettikleri bildirildi.

Haberde, bu durumda işten çıkarılacakların sayısının şimdiye kadar planlanan 10 bin kişinin çok daha üzerine çıkacağına işaret edildi.

Haberde, bir kurul üyesinin “Kurtarma paketinin reddi Alman hükümetine Brüksel ile yeniden müzakere etmesi yönünde bir sinyal olacaktır” sözüne de yer verildi.

Saatte Bir Milyon Euro Zarar Ediyor

Lufthansa verilerine göre şirket şu an saatte bir milyon euroluk kayba uğruyor.

Durumun bu şekilde devam etmesi halinde şirkete ait yaklaşık 4 milyar euroluk rezervlerin sonbaharda tükenmesi bekleniyor.

Bu durumda şirketin kendi kontrolünde iflas ilan etmesi en erken 2021’de mümkün olabilecek.

Bu iflas türü, şirketin yeniden yapılanma sürecini, bir iflas idare memurunun gözetiminde kendi aldığı karar ve önlemlerle yürütmesine olanak tanıyor.

Teftiş kurulunun kurtarma paketi ile ilgili oylamayı erteleme kararının ardında, AB Komisyonu’nun rekabetten sorumlu üyesi Margrethe Vestager’in şirketin devlet yardımları karşılığında kalkış ve inişlerde sahip olunan slot haklarını rakiplerine devretmesi talebinin etkili olduğu basına yansımıştı.

Lambsdorff: Bakanlar bu kadar zaman ne yaptı?

Havayolları şirketlerine kalkış ve inişler için tahsis edilen saat dilimleri (slotlar) ile ilgili anlaşmazlık nedeniyle hükümete bir eleştiri de Hür Demokrat Parti’den (FDP) geldi.

FDP’nin önde gelen isimlerinden Meclis Grup Başkanvekili Alexander Graf Lambsdorff, Komisyon’un bu tür koşulları karşısında hükümetin şaşırmış gibi yapamayacağını belirterek “Ekonomi ve Ulaştırma Bakanları bu kadar zaman ne yaptı? Bunlar bir devlet şirketten hisse almak istediğinde getirilen son derece normal koşullar. Sorumluluk hissi taşıyan her Ulaştırma Bakanı, öncesinde AB Komisyonuyla bağlantıya geçer, koşulların neler olabileceğini açıklığa kavuştururdu” diye konuştu.

Lufthansa’nın zayıflatılmaması uyarısı yapan Lambsdorff, AB Komisyonu’na da kurtarma paketine yeşil ışık yakması çağrısında bulundu.

Alman hükümetinin AB Komisyonuyla yaptığı görüşmelerde kararın önümüzdeki hafta çıkması bekleniyor.

Alman Ulaştırma Bakanı Andreas Scheuer, AB Komisyonu’ndan, kurtarma paketiyle ilgili koşullardan feragat etmesini istemiş, “Komisyon, Lufthansa’ya karşı kısıtlamaları kaldırmalı, AirFrance ya da Alitalia örneklerinde olduğu gibi pürüzsüz bir süreç yürütmelidir” demişti. (DW Türkçe)



from Aeroportist I Güncel Havacılık Haberleri https://ift.tt/36HkqWm
via IFTTT

Ticari olarak yolcularla yapılmış en uzun uçuş rekoru kırıldı!


via Aeroportist I Güncel Havacılık Haberleri https://ift.tt/2yJdknX

Ticari olarak yolcularla yapılmış en uzun uçuş rekoru kırıldı! GEnx Uçak Motorlarının Gücü: Tahiti – Paris Uçuşu Rekor Kırdı Mart ortalarında, Tahiti Nui Havayolu ile Tahiti’den Fransa’ya uçan yolcular, 16 saatin biraz altında süreyle yeni bir dünya rekorunun kırılmasına şahit oldu. Bu uçuş sanılanın aksine Koronavirüs pandemisine rağmen değil bu yüzden gerçekleşti. COVID-19’un patlak vermesiyle, Güney Pasifik adasındaki bir grup Fransız vatandaşı eve gidemeyeceklerini düşündüler çünkü normalde Tahiti-Paris uçuşu Los Angeles’ta yakıt ikmali yapmayı gerektiriyordu. Ancak uluslararası seyahat yasakları nedeniyle LAX havaalanına iniş yasaktı. Neyse ki GEnx motorlu bir Boeing 787-9 Dreamliner, yolcularını 9,765 hava mili uzaklıktaki Fransa’ya taşımak için gerekli ekipmana sahipti: Kalkıştan 15 saat 45 dakika sonra Paris’e iniş yaptığında, ticari olarak yolcularla yapılmış en uzun uçuş rekorunu kırmış oldu.  Normal şartlarda, Tahiti – Avrupa arasındaki uçuşlar, Los Angeles Uluslararası Havaalanı’nda yakıt ikmali için duruyor ve yolcu aktarması sırasında uçağa bakım yapılıyordu. Sonrasında uçaklar yolculuğa kaldığı yerden devam ediyordu. Fakat ABD’ye uluslararası yolcu girişi yasaklandığı için Fransız vatandaşları Kaliforniya’ya inemedi. Tahiti Nui Havayolları, başka bir ülkeye teknik iniş yapmak yerine genişletilmiş menzil kapasitesine sahip Boeing 787-9 Dreamliner uçağı ile  arka kuyruk rüzgarından da faydalanarak Fransız vatandaşları aktarmasız uçuşla taşımaya karar verdi. 14 Mart’ta yerel saatle gece 03.13’te hareket eden uçak, Atlantik’in kuzeyine doğru süzülmeden önce Meksika, Ortabatı Amerika, Ontario ve Quebec üzerinden kuzeydoğuya uçtu, Britanya Adaları’na doğru alçaldı ve kalkıştan 15 saat 45 dakika sonra Paris’e vararak ticari  olarak yolcularla yapılmış en uzun uçuş rekorunu kırmış oldu. Sayıları belirtilmeyen yolcular güvenli şekilde seyahat ederken, kokpitte dört pilot dönüşümlü olarak görev yaptı. Bu, GE Havacılık’ın GEnx motorlarıyla son yıllarda kırdığı ilk uçuş rekoru değildi. Avustralya Havayolu Qantas, 2019’daki 10.000 mil (16.093 km)’lik New York – Sydney uçuşunun da dahil olduğu daha uzun deneysel uçuşlar gerçekleştirdi. Ekstra uzun hava yolculuğunun etkilerini analiz edebilmek için uçuştaki 49 yolcunun çevresi sensörlerle donatılmıştı. Covid-19 salgını nedeniyle Qantas, Project Sunrise adlı bu deneysel uçuş projesine kısa bir süre önce son verdi. Qantas, tarifeli aktarmasız uçuşlar da dahil olmak üzere ticari güzergahlarda 2017’den beri GEnx motora sahip uçakları kullanıyor. Bunlardan birisi de Batı Avustralya’daki Perth ile Londra arasında 9.010 mil (14.500 km)’lik yolculuk. GEnx motorlar, karbon fiber ve epoksi reçine malzemeleri dahil olmak üzere kompozit bileşenlerle tasarlanıyor. Bu da onları diğer motorlara göre daha fazla itiş gücüne sahip ve daha hafif hale getiriyor. GEnx motoru, bir önceki nesil GE CF6 motorlarına kıyasla %15’e kadar gelişmiş yakıt verimliliği sağlıyor ve %15 daha az karbon salınımı gerçekleştiriyor. Ayrıca %40 daha sessiz çalışıyor. Bugün, Tahiti Nui Havayolları da dahil olmak üzere 65 GE müşterisine hizmet veren 2000’den fazla GEnx motoru bulunuyor. Şimdilik, Tahiti’den Paris’e aktarmasız tek sefer yapıldı ama L.A. uluslararası yolculara kapalı kaldığı sürece Vancouver, Britanya Kolumbiyası veya Guadeloupe Adası’ndan aktarma yapılacak. kaynak https://ift.tt/2rrp5KQ Ticari olarak yolcularla yapılmış en uzun uçuş rekoru kırıldı! #COVID19 sebebiyle Tahiti'deki Fransız vatandaşlarının ülkesine dönmesini sağlamak için, normalde yakıt ikmaline ihtiyaç duyan Tahiti-Paris uçağı, GEnx motorları sayesinde rekor sürede Paris’e iniş yaptı. — GE Türkiye (@GE_Turkiye) May 29, 2020

GEnx Uçak Motorlarının Gücü: Tahiti – Paris Uçuşu Rekor Kırdı

Mart ortalarında, Tahiti Nui Havayolu ile Tahiti’den Fransa’ya uçan yolcular, 16 saatin biraz altında süreyle yeni bir dünya rekorunun kırılmasına şahit oldu. Bu uçuş sanılanın aksine Koronavirüs pandemisine rağmen değil bu yüzden gerçekleşti. COVID-19’un patlak vermesiyle, Güney Pasifik adasındaki bir grup Fransız vatandaşı eve gidemeyeceklerini düşündüler çünkü normalde Tahiti-Paris uçuşu Los Angeles’ta yakıt ikmali yapmayı gerektiriyordu. Ancak uluslararası seyahat yasakları nedeniyle LAX havaalanına iniş yasaktı. Neyse ki GEnx motorlu bir Boeing 787-9 Dreamliner, yolcularını 9,765 hava mili uzaklıktaki Fransa’ya taşımak için gerekli ekipmana sahipti: Kalkıştan 15 saat 45 dakika sonra Paris’e iniş yaptığında, ticari olarak yolcularla yapılmış en uzun uçuş rekorunu kırmış oldu. 


Normal şartlarda, Tahiti – Avrupa arasındaki uçuşlar, Los Angeles Uluslararası Havaalanı’nda yakıt ikmali için duruyor ve yolcu aktarması sırasında uçağa bakım yapılıyordu. Sonrasında uçaklar yolculuğa kaldığı yerden devam ediyordu. Fakat ABD’ye uluslararası yolcu girişi yasaklandığı için Fransız vatandaşları Kaliforniya’ya inemedi.

Tahiti Nui Havayolları, başka bir ülkeye teknik iniş yapmak yerine genişletilmiş menzil kapasitesine sahip Boeing 787-9 Dreamliner uçağı ile  arka kuyruk rüzgarından da faydalanarak Fransız vatandaşları aktarmasız uçuşla taşımaya karar verdi. 14 Mart’ta yerel saatle gece 03.13’te hareket eden uçak, Atlantik’in kuzeyine doğru süzülmeden önce Meksika, Ortabatı Amerika, Ontario ve Quebec üzerinden kuzeydoğuya uçtu, Britanya Adaları’na doğru alçaldı ve kalkıştan 15 saat 45 dakika sonra Paris’e vararak ticari  olarak yolcularla yapılmış en uzun uçuş rekorunu kırmış oldu. Sayıları belirtilmeyen yolcular güvenli şekilde seyahat ederken, kokpitte dört pilot dönüşümlü olarak görev yaptı.

Bu, GE Havacılık’ın GEnx motorlarıyla son yıllarda kırdığı ilk uçuş rekoru değildi. Avustralya Havayolu Qantas, 2019’daki 10.000 mil (16.093 km)’lik New York – Sydney uçuşunun da dahil olduğu daha uzun deneysel uçuşlar gerçekleştirdi. Ekstra uzun hava yolculuğunun etkilerini analiz edebilmek için uçuştaki 49 yolcunun çevresi sensörlerle donatılmıştı. Covid-19 salgını nedeniyle Qantas, Project Sunrise adlı bu deneysel uçuş projesine kısa bir süre önce son verdi. Qantas, tarifeli aktarmasız uçuşlar da dahil olmak üzere ticari güzergahlarda 2017’den beri GEnx motora sahip uçakları kullanıyor. Bunlardan birisi de Batı Avustralya’daki Perth ile Londra arasında 9.010 mil (14.500 km)’lik yolculuk.
GEnx motorlar, karbon fiber ve epoksi reçine malzemeleri dahil olmak üzere kompozit bileşenlerle tasarlanıyor. Bu da onları diğer motorlara göre daha fazla itiş gücüne sahip ve daha hafif hale getiriyor. GEnx motoru, bir önceki nesil GE CF6 motorlarına kıyasla %15’e kadar gelişmiş yakıt verimliliği sağlıyor ve %15 daha az karbon salınımı gerçekleştiriyor. Ayrıca %40 daha sessiz çalışıyor. Bugün, Tahiti Nui Havayolları da dahil olmak üzere 65 GE müşterisine hizmet veren 2000’den fazla GEnx motoru bulunuyor.

Şimdilik, Tahiti’den Paris’e aktarmasız tek sefer yapıldı ama L.A. uluslararası yolculara kapalı kaldığı sürece Vancouver, Britanya Kolumbiyası veya Guadeloupe Adası’ndan aktarma yapılacak.

kaynak https://ift.tt/2rrp5KQ



from Aeroportist I Güncel Havacılık Haberleri https://ift.tt/2yJdknX
via IFTTT

TAV, HAVALİMANLARINDA HAZIRLIKLARI TAMAMLADI


via Aeroportist I Güncel Havacılık Haberleri https://ift.tt/36K4wea