7 Mayıs 2020 Perşembe

İSTANBUL’U HİÇ BÖYLE GÖRMEDİNİZ Dron gözünden İstanbul hikayeleri Dünyanın en köklü ve büyük şehirlerinden biri olan İstanbul’un her yeri tarihi mirasla, her köşesi hikayelerle dolu. Gezi yazarı Şenay Akkurt, duayen gazeteci Coşkun Aral’la birlikte İstanbul’un boş sokaklarını paylaşırken; teknoloji yazarı Timur Akkurt da DJI Mavic 2 Pro’yla sessiz şehirden görüntüler aldı. Şenay Akkurt ile Hayat Bana Güzel programı Allianz Motto Müzik YouTube kanalı için gerçekleştirilen çekim, birbirinden güzel görüntüler sergiliyor. “Dron bile şaşırdı” Şenay Akkurt “Hayat Bana Güzel” İstanbul özel bölümünde Coşkun Aral hikayeleriyle İstanbul hikayelerini birleştirerek boş İstanbul dekorunda çok özel bir bölüm çekti. Yarım asırdır fotoğrafçılık yapan Coşkun Aral, boş İstanbul çekimleri esnasında yaşadıklarını “Mesleğe ilk başladığım yıllarda karanlık odalarda siyah beyaz fotoğrafı çıkartmak için saatler harcardık. Şimdi bu dronlarla inanılmaz görüntüler alabiliyoruz. Hele ki sahne Istanbul’sa, ortaya daha da güzel şeyler çıkıyor. Dron bile şaşırdı milyonları barındıran Istanbul’un bomboş sokaklarına. Ama Istanbul bu, her hali ayrı güzel” sözleriyle dile getirdi. Timur Akkurt’un DJI mavic 2 pro ile çekilmiş boş istanbul klibi de çok yakında izleyicilerle buluşmaya hazırlanıyor. 7 tepeli şehre dair kısa kısa: Rumeli Hisarı: Bahar aylarında erguvanların da çıkmasıyla ayrı bir güzelliğe sahne olan Rumeli Hisarı; Padişah Fatih Sultan Mehmet tarafından, İstanbul’un fethinden önce kuzeyden gelecek saldırıları engellemek için inşa edildi. Sarıyer ilçesinde bulunduğu semte adını veren hisarın her bir kulesi, yapım sırasında ayrı bir paşa tarafından denetlendi. Bu yüzden hisardaki kulelerin isimleri, onunla ilgilenen paşaların isimleriyle anılır. Haydarpaşa Garı: 30 Mayıs 1906 tarihinde yapımına başlanan gar 19 Ağustos 1908 tarihinde hizmete açıldı. Bir rivayete göre binanın bulunduğu sahaya III. Selim’in paşalarından Haydar Paşa’nın adı verildiği söyleniyor. Yeşilçam filmlerinde de İstanbul’a giriş sahnesinin başlangıcı olan meşhur merdivenler, pek çok insanın İstanbul’la buluşmasının sembolü olarak görülüyor. Restorasyonu devam eden tarihi gar, Sultan II.Abdülhamid’in Hicaz demiryolu hattı projesinin başlangıç durağı olarak planlanmıştı. Aksaray: Geçmişten bugüne İstanbul’a göç eden insanların toplandığı yer olarak bilinen Aksaray, İstanbul’un en köklü semtlerinden biri. Tarihi yarımada içinde yer alan semt, 19.yy neogotik mimari örneklerinden Pertevniyal Valide Sultan Camii’yi de sınırlarında barındırıyor. Coşkun Aral, çocukluğunun geçtiği Aksaray’ı: “İstanbul’daki ilk ikamet ettiğimiz ev Ragıp Bey Sokak’tı. Bir komuşumuz Siirtli, diğer komşumuz Balkan göçmeniydi. Sokak boyunca dümdüz gittiğimizde Arnavut Turşucusunu görürdük. Bu yapı İstanbul’un geçirgenliğinin göstergesiydi.”sözleriyle anlatıyor. Sultanahmet Meydanı: İstanbul’un kurulduğu yer olarak da bilinen, Doğu Roma döneminde hipodrom olarak kullanılan meydan, hem Katolik hem Ortodoks hem de İslam medeniyeti için önemli bir yapı olan Ayasofya Müzesi’ni barındırıyor. Bir diğer adıyla ley hatları olan, dünyayı saran manyetik alan çizgilerinden birinin yer aldığı alanlardan birinin üzerine inşa edilen Ayasofya’nın; Doğu Roma İmparatoru I.Justinianus’un rüyasında görüp mimarlarına yaptırdığı söyleniyor. Hemen karşısında yer alan ve meydana adını veren Sultanahmet Camii, Osmanlı Padişahı Sultan I.Ahmet tarafından Mimar Sinan’ın öğrencilerinde Sedefkar Mehmet Ağa’ya yaptırıldı. Mekke dışında inşa edilen ilk altı minareli camii olarak olan Sultanahmet Camii, içindeki İznik çinilerinden dolayı dünya tarafından Blue Mosque(Mavi Camii) olarak biliniyor. Dünyanın en ünlü kaşiflerinden olan Marco Polo da hayatının önemli bir kısmını burada geçirdi ve yolculuklarından birine burada başladı. Kapalıçarşı: Yerli ve yabancı pek çok tursti kendine çeken Kapalıçarşı, dünya üzerinden yapılmış en büyük çarşılardan biri. Binlerce dükkan barındıran Kapalıçarşı, İstanbul’un gezmesi en keyifli yerlerinden biri olarak görülüyor. Galata Köprüsü: Olta balıkçılarının buluşma noktalarından biri olan köprü, Haliç üzerinden iki yakayı birbirine bağlıyor. Peyami Safa’nın romanı Fatih Harbiye’de, Fatih ilçesi’nden Harbiye’ye köprü yoluyla gidenlerin farklı uygarlık ve kültürleri gördüğünü anlatır. Galata Köprüsü tasarım olarak başka köprülerden pek farklı olmasa da kültürel değeri nedeniyle pek çok edebiyatçı, ressam, yönetmen ve oymacıya konu olmuştur. Dünyaca bilinen kağıt oyunu Briç’in adının da Galata Köprüsü’nden geldiği söylenir. Kırım Savaşı zamanı İstanbul’daki İngiliz subayları Galata Köprüsü altındaki kahvehanelerde kağıt oynamaya geldikleri için, bu oyuna “Bridge”(Köprü) adını koydukları rivayet edilir. Galata Kulesi: 6. yüzyıldan beri ayakta duran Galata Kulesi, Hezarfen Ahmed Çelebi efsanesine de ev sahipliği yapıyor. 17. yüzyılda yaşayan Hezarfen Ahmed Çelebi’nin, Galata Kulesi tepesinden kendi icat ettiği kanatlarla boşluğa atladığı ve Üsküdar’a kadar süzüldüğü fotoğraf İstanbul’un simgelerinden biri. Tophane: Semtin sembollerinden biri olan Kılıç Ali Paşa Camii’nin yer aldığı Tophane’nin hikayelerinde ünlü yazarlar Miguel de Cervantes ve Jules Verne’in adını görebiliriz. Modern bilim-kurgunun öncülerinden Verne’nin iki ciltlik eseri “İnatçı Keraban”’da Ramazan ayındaki Tophane’ye geniş yer veriyor.

Dron gözünden İstanbul hikayeleri

Dünyanın en köklü ve büyük şehirlerinden biri olan İstanbul’un her yeri tarihi mirasla, her köşesi hikayelerle dolu. Gezi yazarı Şenay Akkurt, duayen gazeteci Coşkun Aral’la birlikte İstanbul’un boş sokaklarını paylaşırken; teknoloji yazarı Timur Akkurt da DJI Mavic 2 Pro’yla sessiz şehirden görüntüler aldı. Şenay Akkurt ile Hayat Bana Güzel programı Allianz Motto Müzik YouTube kanalı için gerçekleştirilen çekim, birbirinden güzel görüntüler sergiliyor.

“Dron bile şaşırdı”

Şenay Akkurt “Hayat Bana Güzel” İstanbul özel bölümünde Coşkun Aral hikayeleriyle İstanbul hikayelerini birleştirerek boş İstanbul dekorunda çok özel bir bölüm çekti. Yarım asırdır fotoğrafçılık yapan Coşkun Aral, boş İstanbul çekimleri esnasında yaşadıklarını “Mesleğe ilk başladığım yıllarda karanlık odalarda siyah beyaz fotoğrafı çıkartmak için saatler harcardık. Şimdi bu dronlarla inanılmaz görüntüler alabiliyoruz. Hele ki sahne Istanbul’sa, ortaya daha da güzel şeyler çıkıyor. Dron bile şaşırdı milyonları barındıran Istanbul’un bomboş sokaklarına. Ama Istanbul bu, her hali ayrı güzel” sözleriyle dile getirdi. Timur Akkurt’un DJI mavic 2 pro ile çekilmiş boş istanbul klibi de çok yakında izleyicilerle buluşmaya hazırlanıyor.

7 tepeli şehre dair kısa kısa:

Rumeli Hisarı: Bahar aylarında erguvanların da çıkmasıyla ayrı bir güzelliğe sahne olan Rumeli Hisarı; Padişah Fatih Sultan Mehmet tarafından, İstanbul’un fethinden önce kuzeyden gelecek saldırıları engellemek için inşa edildi. Sarıyer ilçesinde bulunduğu semte adını veren hisarın her bir kulesi, yapım sırasında ayrı bir paşa tarafından denetlendi. Bu yüzden hisardaki kulelerin isimleri, onunla ilgilenen paşaların isimleriyle anılır.

Haydarpaşa Garı: 30 Mayıs 1906 tarihinde yapımına başlanan gar 19 Ağustos 1908 tarihinde hizmete açıldı. Bir rivayete göre binanın bulunduğu sahaya III. Selim’in paşalarından Haydar Paşa’nın adı verildiği söyleniyor. Yeşilçam filmlerinde de İstanbul’a giriş sahnesinin başlangıcı olan meşhur merdivenler, pek çok insanın İstanbul’la buluşmasının sembolü olarak görülüyor. Restorasyonu devam eden tarihi gar, Sultan II.Abdülhamid’in Hicaz demiryolu hattı projesinin başlangıç durağı olarak planlanmıştı.

Aksaray: Geçmişten bugüne İstanbul’a göç eden insanların toplandığı yer olarak bilinen Aksaray, İstanbul’un en köklü semtlerinden biri. Tarihi yarımada içinde yer alan semt, 19.yy neogotik mimari örneklerinden Pertevniyal Valide Sultan Camii’yi de sınırlarında barındırıyor. Coşkun Aral, çocukluğunun geçtiği Aksaray’ı: “İstanbul’daki ilk ikamet ettiğimiz ev Ragıp Bey Sokak’tı. Bir komuşumuz Siirtli, diğer komşumuz Balkan göçmeniydi. Sokak boyunca dümdüz gittiğimizde Arnavut Turşucusunu görürdük. Bu yapı İstanbul’un geçirgenliğinin göstergesiydi.”sözleriyle anlatıyor.

Sultanahmet Meydanı: İstanbul’un kurulduğu yer olarak da bilinen, Doğu Roma döneminde hipodrom olarak kullanılan meydan, hem Katolik hem Ortodoks hem de İslam medeniyeti için önemli bir yapı olan Ayasofya Müzesi’ni barındırıyor. Bir diğer adıyla ley hatları olan, dünyayı saran manyetik alan çizgilerinden birinin yer aldığı alanlardan birinin üzerine inşa edilen Ayasofya’nın; Doğu Roma İmparatoru I.Justinianus’un rüyasında görüp mimarlarına yaptırdığı söyleniyor.

Hemen karşısında yer alan ve meydana adını veren Sultanahmet Camii, Osmanlı Padişahı Sultan I.Ahmet tarafından Mimar Sinan’ın öğrencilerinde Sedefkar Mehmet Ağa’ya yaptırıldı. Mekke dışında inşa edilen ilk altı minareli camii olarak olan Sultanahmet Camii, içindeki İznik çinilerinden dolayı dünya tarafından Blue Mosque(Mavi Camii) olarak biliniyor. Dünyanın en ünlü kaşiflerinden olan Marco Polo da hayatının önemli bir kısmını burada geçirdi ve yolculuklarından birine burada başladı.

Kapalıçarşı: Yerli ve yabancı pek çok tursti kendine çeken Kapalıçarşı, dünya üzerinden yapılmış en büyük çarşılardan biri. Binlerce dükkan barındıran Kapalıçarşı, İstanbul’un gezmesi en keyifli yerlerinden biri olarak görülüyor.

Galata Köprüsü: Olta balıkçılarının buluşma noktalarından biri olan köprü, Haliç üzerinden iki yakayı birbirine bağlıyor. Peyami Safa’nın romanı Fatih Harbiye’de, Fatih ilçesi’nden Harbiye’ye köprü yoluyla gidenlerin farklı uygarlık ve kültürleri gördüğünü anlatır. Galata Köprüsü tasarım olarak başka köprülerden pek farklı olmasa da kültürel değeri nedeniyle pek çok edebiyatçı, ressam, yönetmen ve oymacıya konu olmuştur. Dünyaca bilinen kağıt oyunu Briç’in adının da Galata Köprüsü’nden geldiği söylenir. Kırım Savaşı zamanı İstanbul’daki İngiliz subayları Galata Köprüsü altındaki kahvehanelerde kağıt oynamaya geldikleri için, bu oyuna “Bridge”(Köprü) adını koydukları rivayet edilir.

Galata Kulesi: 6. yüzyıldan beri ayakta duran Galata Kulesi, Hezarfen Ahmed Çelebi efsanesine de ev sahipliği yapıyor. 17. yüzyılda yaşayan Hezarfen Ahmed Çelebi’nin, Galata Kulesi tepesinden kendi icat ettiği kanatlarla boşluğa atladığı ve Üsküdar’a kadar süzüldüğü fotoğraf İstanbul’un simgelerinden biri.

Tophane: Semtin sembollerinden biri olan Kılıç Ali Paşa Camii’nin yer aldığı Tophane’nin hikayelerinde ünlü yazarlar Miguel de Cervantes ve Jules Verne’in adını görebiliriz. Modern bilim-kurgunun öncülerinden Verne’nin iki ciltlik eseri “İnatçı Keraban”’da Ramazan ayındaki Tophane’ye geniş yer veriyor.



from Aeroportist I Güncel Havacılık Haberleri https://ift.tt/2zfq1XB
via IFTTT

THY’de SALGIN SONRASI YENİ DÖNEM NASIL OLACAK? THY Yönetim Kurulu ve İcra Kurulu Başkanı İlker Aycı, salgın sonrası yeni dönemi Habertürk yazarı Nagehan Alçı’ya anlattı ve ilk etapta uçulacak noktaları açıkladı. Herkesin merak ettiği “Uçuşlar başlayınca eski sistem devam mı edecek? Uçaklardaki koltuk sayıları azaltılacak mı? Fiyatlar patlayacak mı?” sorularını Türk Hava Yolları (THY) Yönetim Kurulu ve İcra Kurulu Başkanı İlker Aycı’ya yönelten Nagehan Alçı, yapılan önemli açıklamaları bugünkü “THY’de yeni dönemde neler değişecek?” başlıklı köşe yazısında paylaştı. THY’nin birçok bakanlık ve kurum ile koordinasyon içinde çalışmalar gerçekleştirdiğini belirten İlker Aycı, salgının beklendiği gibi kontrol altına alınırsa iç hatlarda 28-29 Mayıs, dış hatlarda belli destinasyonlarda 1-5 Haziran arası uçuşların başlayabileceğini kaydetti. Uçuşlar için henüz kesin bir tarihin belirlenmediğinin de altını çizen Aycı, anca belirtilen tarihler arasındaki uçuşlar için 10-15 noktaya bilet satışlarının başladığını belirtti. İşte İlker Aycı’nın o açıklamalarından kısa satır başları: VİRÜS TAŞIMADIĞINA DAİR BİR SAĞLIK KARNESİ UYGULAMASI BAŞLAYABİLİR Henüz kesinleşmiş bir tarih yok. Onay için coronavirüs verileri ve devlet otoritelerinin onayı bekleniyor. Havalimanlarına girişte Covid testi uygulaması, hastalığı geçirmiş olanlara bir belge verilmesi ve bu virüsü taşımadığına dair bir sağlık karnesi oluşturulması gündemde. Bu karne uluslararası uçuşlarda pasaport gibi yanımızda taşımamız gerekiyor. İŞTE YURT DIŞINA UÇULACAK İLK YERLER Karşılıklı yurt dışı uçuşlarda bilgi ve riskler paylaşılacak. Bunun için ortak çalışmalar sürüyor. İlk etapta açılacak yerler: İskandinav ülkeleri, Avusturya, Almanya, Güney Kore, Japonya. ABD’de California, Washington DC gibi noktalara uçabiliriz ancak New York en riskli yerlerden biri, New York uçuşunu açamayız, tabii esas kazançlı olan hat New York, orada da öyle bir problem var. ORTA KOLTUK ÇIKMAZI İç hatlarda resmi otoritelerden izin de çıkarsa 28-29 Mayıs gibi ilk uçuşlar olur. İç hatlarda yapılacak seferlerde orta koltuk boş da bırakılsa arada 1,5 metre olmuyor. Uçakta sosyal mesafe kuralına boş koltukla da uyulamaz. Üstelik orta koltuğun boş kalması demek uçağın ancak yüzde 66’sının satılabilmesi demek. Bunun maliyeti ile baş etmek mümkün değil. Zaten dünyada da buna sıcak bakan havayolu yok denecek kadar az. Böyle bir ek maliyeti yolculara yükleyemeyiz. Tüm yolcular ve uçuş görevlileri için maske ve göz siperliği zorunlu olacak, görevliler için eldiven şartı da getirilecek. İKRAMLARA ELVEDA İç hatlarda ikramlar kaldırılıyor. Dış hatlarda da kısa mesafelerde ikram olmayacak. Uzun mesafelerdeki ikramlarda ise yemekler hijyen kurallarına göre paketli bir şekilde hazırlanıp, virüs kontrollerinden geçirilerek dağıtılacak. BİLET FİYATLARINDA ARTIŞ Yapılan tüm projeksiyonlarda iyi ihtimalle 3 yıl içinde 2019 rakamlarına gelinecek. Devlet kredi verebilir, destekler ama zararı sübvanse edemez. Bu süreçte havayolları için ek temizlik ve ekipman masrafları da çıkacak. Bir de tamamen kayıp olan 2-2,5 ayı düşünün. Ancak biz fiyatları belli bir dengede tutmaya çalışacağız. Bilet fiyatlarında elbette artış olacak fakat bu maliyetlerin tümünü yolculara yükleyemeyiz, o zaman yolcu bulunmaz zaten.

THY Yönetim Kurulu ve İcra Kurulu Başkanı İlker Aycı, salgın sonrası yeni dönemi Habertürk yazarı Nagehan Alçı’ya anlattı ve ilk etapta uçulacak noktaları açıkladı.

Herkesin merak ettiği “Uçuşlar başlayınca eski sistem devam mı edecek? Uçaklardaki koltuk sayıları azaltılacak mı? Fiyatlar patlayacak mı?” sorularını Türk Hava Yolları (THY) Yönetim Kurulu ve İcra Kurulu Başkanı İlker Aycı’ya yönelten Nagehan Alçı, yapılan önemli açıklamaları bugünkü “THY’de yeni dönemde neler değişecek?” başlıklı köşe yazısında paylaştı.

THY’nin birçok bakanlık ve kurum ile koordinasyon içinde çalışmalar gerçekleştirdiğini belirten İlker Aycı, salgının beklendiği gibi kontrol altına alınırsa iç hatlarda 28-29 Mayıs, dış hatlarda belli destinasyonlarda 1-5 Haziran arası uçuşların başlayabileceğini kaydetti.

Uçuşlar için henüz kesin bir tarihin belirlenmediğinin de altını çizen Aycı, anca belirtilen tarihler arasındaki uçuşlar için 10-15 noktaya bilet satışlarının başladığını belirtti.

İşte İlker Aycı’nın o açıklamalarından kısa satır başları:

VİRÜS TAŞIMADIĞINA DAİR BİR SAĞLIK KARNESİ UYGULAMASI BAŞLAYABİLİR
Henüz kesinleşmiş bir tarih yok. Onay için coronavirüs verileri ve devlet otoritelerinin onayı bekleniyor.
Havalimanlarına girişte Covid testi uygulaması, hastalığı geçirmiş olanlara bir belge verilmesi ve bu virüsü taşımadığına dair bir sağlık karnesi oluşturulması gündemde. Bu karne uluslararası uçuşlarda pasaport gibi yanımızda taşımamız gerekiyor.

İŞTE YURT DIŞINA UÇULACAK İLK YERLER
Karşılıklı yurt dışı uçuşlarda bilgi ve riskler paylaşılacak. Bunun için ortak çalışmalar sürüyor.
İlk etapta açılacak yerler: İskandinav ülkeleri, Avusturya, Almanya, Güney Kore, Japonya.
ABD’de California, Washington DC gibi noktalara uçabiliriz ancak New York en riskli yerlerden biri, New York uçuşunu açamayız, tabii esas kazançlı olan hat New York, orada da öyle bir problem var.

ORTA KOLTUK ÇIKMAZI
İç hatlarda resmi otoritelerden izin de çıkarsa 28-29 Mayıs gibi ilk uçuşlar olur.
İç hatlarda yapılacak seferlerde orta koltuk boş da bırakılsa arada 1,5 metre olmuyor. Uçakta sosyal mesafe kuralına boş koltukla da uyulamaz. Üstelik orta koltuğun boş kalması demek uçağın ancak yüzde 66’sının satılabilmesi demek. Bunun maliyeti ile baş etmek mümkün değil. Zaten dünyada da buna sıcak bakan havayolu yok denecek kadar az. Böyle bir ek maliyeti yolculara yükleyemeyiz.
Tüm yolcular ve uçuş görevlileri için maske ve göz siperliği zorunlu olacak, görevliler için eldiven şartı da getirilecek.

İKRAMLARA ELVEDA
İç hatlarda ikramlar kaldırılıyor. Dış hatlarda da kısa mesafelerde ikram olmayacak. Uzun mesafelerdeki ikramlarda ise yemekler hijyen kurallarına göre paketli bir şekilde hazırlanıp, virüs kontrollerinden geçirilerek dağıtılacak.

BİLET FİYATLARINDA ARTIŞ
Yapılan tüm projeksiyonlarda iyi ihtimalle 3 yıl içinde 2019 rakamlarına gelinecek.
Devlet kredi verebilir, destekler ama zararı sübvanse edemez.
Bu süreçte havayolları için ek temizlik ve ekipman masrafları da çıkacak. Bir de tamamen kayıp olan 2-2,5 ayı düşünün. Ancak biz fiyatları belli bir dengede tutmaya çalışacağız. Bilet fiyatlarında elbette artış olacak fakat bu maliyetlerin tümünü yolculara yükleyemeyiz, o zaman yolcu bulunmaz zaten.



from Aeroportist I Güncel Havacılık Haberleri https://ift.tt/2WxUiJa
via IFTTT

THY’de SALGIN SONRASI YENİ DÖNEM NASIL OLACAK?


via Aeroportist I Güncel Havacılık Haberleri https://ift.tt/2WxUiJa

YOLCU UÇAKLARININ YOLCU KABİNİNDE KARGO TAŞINMASI HAKKINDA GENELGE T.C. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü Uçuş Operasyon Daire Başkanlığı tarafından “Yolcu Uçaklarının Yolcu Kabininde Kargo Taşınması” konulu ve UOD-2020/2G (Rev.02) sayılı Genelge yayınlanmıştır. Yayınlanan Genelge ile COVID-19 salgını kapsamında ulusal ve uluslararası düzeyde alınan tedbirler sebebiyle hava taşıma işletmeleri tarafından icra edilmekte olan yolcu taşıma operasyonlarının ciddi ölçüde olumsuz etkilendiği bildirilmiştir. Bu doğrultuda salgının giderilmesine yönelik olarak ülkeler arasında tıbbi malzemelerin taşınmasına olanak verilmesi, uluslararası kargo pazar payının korunması ve geliştirilmesi suretiyle ülkemizin menfaatlerinin gözetilmesi açısından hava taşıma işletmelerinin filolarında bulunan yolcu uçakları ile yolcu kabininde kargo taşımasına yönelik gerekliliklerin belirlenmesi adına ilgili Genelge’nin hazırlandığı belirtilmiştir. Hazırlanan Genelge ile operasyonların belirtilen gerekliliklerin karşılanması kaydıyla T.C. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü Uçuş Operasyon Daire Başkanlığı’ndan onay alınmaksızın hava taşıma işletmelerinin yolcu uçaklarının yolcu kabininde gerçekleştirebileceği bildirilmiştir. Söz konusu Genelge’yi ekte bilgilerinize sunar, işlerinizde başarılar dileriz. Genelge için Tıklayınız

T.C. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü Uçuş Operasyon Daire Başkanlığı tarafından “Yolcu Uçaklarının Yolcu Kabininde Kargo Taşınması” konulu ve UOD-2020/2G (Rev.02) sayılı Genelge yayınlanmıştır.

Yayınlanan Genelge ile COVID-19 salgını kapsamında ulusal ve uluslararası düzeyde alınan tedbirler sebebiyle hava taşıma işletmeleri tarafından icra edilmekte olan yolcu taşıma operasyonlarının ciddi ölçüde olumsuz etkilendiği bildirilmiştir.

Bu doğrultuda salgının giderilmesine yönelik olarak ülkeler arasında tıbbi malzemelerin taşınmasına olanak verilmesi, uluslararası kargo pazar payının korunması ve geliştirilmesi suretiyle ülkemizin menfaatlerinin gözetilmesi açısından hava taşıma işletmelerinin filolarında bulunan yolcu uçakları ile yolcu kabininde kargo taşımasına yönelik gerekliliklerin belirlenmesi adına ilgili Genelge’nin hazırlandığı belirtilmiştir.

Hazırlanan Genelge ile operasyonların belirtilen gerekliliklerin karşılanması kaydıyla T.C. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü Uçuş Operasyon Daire Başkanlığı’ndan onay alınmaksızın hava taşıma işletmelerinin yolcu uçaklarının yolcu kabininde gerçekleştirebileceği bildirilmiştir.

Söz konusu Genelge’yi ekte bilgilerinize sunar, işlerinizde başarılar dileriz.

Genelge için Tıklayınız



from Aeroportist I Güncel Havacılık Haberleri https://ift.tt/2SK8UDW
via IFTTT

YOLCU UÇAKLARININ YOLCU KABİNİNDE KARGO TAŞINMASI HAKKINDA GENELGE


via Aeroportist I Güncel Havacılık Haberleri https://ift.tt/2SK8UDW

6 Mayıs 2020 Çarşamba

Airbus ve Xenesis, Uluslararası Uzay İstasyonundaki Bartolomeo platformuna veri aktarımı için yeni sözleşme imzaladı


via Aeroportist I Güncel Havacılık Haberleri https://ift.tt/35CkKW1

Airbus ve Xenesis, Uluslararası Uzay İstasyonundaki Bartolomeo platformuna veri aktarımı için yeni sözleşme imzaladı Airbus ve Xenesis, Uluslararası Uzay İstasyonu (ISS) Bartolomeo platformuna veri aktarımında kullanılacak Xen-Hub optik iletişim uzay terminali için sözleşme imzaladı. Xen-Hub, saniyede 10 gigabayttan fazla bir optik iletişim alanı sağlayan bir iletişim terminalidir. Terminal, NASA Jet Propulsion Laboratuvarı’nda geliştirilen bir teknoloji transferi ile etkinleştirildi ve uydu iletişim bant aralığını artırmak için tasarlandı. Airbus tarafından inşa edilen Bartolomeo platformu, ISS’de dış bilim ve veri barındırma yetenekleri sunarak bilim ve araştırma için yeni fırsatlar sunuyor. Florida’daki Kennedy Uzay Merkezi’nden fırlatılan platform, 1 Nisan’da ISS Columbus modülüne bağlandı. Bartolomeo Airbus tarafından geliştirilmiş ve öz sermaye ile finanse edilmiş bir yatırımıdır. ESA, NASA ve CASIS ile ortaklaşa işletilmektedir. Airbus ABD Uzay Sistemleri Başkanı Debra Facktor, Xenesis, ABD’den Bartolomeo platformuna kurulacak ilklerden biri olacak ve birden fazla müşteri için optik iletişim alanı terminalinin uygulanabilirliğini kanıtlama fırsatı sunacak” dedi. “Ayrıca, Airbus ve ISS Ulusal Laboratuvarı, Bartolomeo platformunda araştırma ve test fırsatları için ilave kullanıcıları da davet ediyor.” ISS’nin düşük yörüngesi, 10 gigabaytı aşan ultra düşük gecikmeli iletişimi korumak için sabit bir konum sunar. Bartolomeo, ISS üzerinde en uygun konumda yer alır ve yaklaşık 240 mil yükseklikten Dünya’nın doğrudan görüntüsünü sunar ve Xen-Hub’ın, geçiş süresini en üst düzeye çıkarmasına ve veri performansını artırmasına imkan sağlar. Xenesis Başkanı Jeff Glattstein, “Bartolomeo’daki optik iletişim test misyonumuz için Airbus ile ortaklık kurmaktan mutluluk duyuyoruz. Airbus platformu, gayretimizi başarı ile yürütmek için bize maksimum güven veriyor. Airbus, Xenesis’in teknoloji geliştirmeye odaklanmasına izin verirken, aynı zamanda sistemi ISS’de barındırmak için gerekli rehberlik, destek ve altyapıyı sağlıyor” dedi. Bartolomeo, her türlü görev için küçük uydulara ve küp uydulara uygun maliyetli ve zaman verimli bir alternatiftir. 12 farklı deney modülünü barındırabilir, onlara güç ve Dünya’ya veri akışı sunar. Bartolomeo, dünya gözlemi, çevre ve iklim araştırması, robotik, malzeme bilimleri ve astrofizik de dahil olmak üzere birçok deney türü için elverişlidir. Müşterilere ve araştırmacılara uzay teknolojilerini test etmek, yeni bir uzay iş yaklaşımını araştırmak, mikrogravite deneyleri yapmak veya uzayda üretim çabasına girmek için çok uzun zamandır ihtiyaç duyulan cihaz barındırma yeteneklerini sağlar. ISS’ye her üç ayda bir gerçekleştirilen servis görevleri, fırlatma imkanları için elverişlidir. Cihaz konaklaması, 11’den 990 pounda kadarki yük kütlesine sahip slot’lar için uygundur. Airbus, günde 1 – 2 terabaytlık optik veri kapasitesi sağlayacaktır. Cihazlar, yaklaşık 12 ay içinde hazırlanabilir ve çalışmaya hazır olabilir. Yük boyutları, arayüzler, fırlatma öncesi hazırlık ve entegrasyon süreci büyük ölçüde standartlaştırılmıştır. Bu, teslim sürelerini azaltır ve geleneksel görev maliyetlerine kıyasla önemli ölçüde tasarruf sağlar. Airbus, cihazın hazırlanmasında teknik destek, başlatma ve kurulum, operasyonlar ve veri aktarımı ve isteğe bağlı olarak Dünya’ya dönüş desteğini de kapsayacak şekilde herşey dahil hizmeti ile uzaya erişimi kolaylaştırıyor.

Airbus ve Xenesis, Uluslararası Uzay İstasyonu (ISS) Bartolomeo platformuna veri aktarımında kullanılacak Xen-Hub optik iletişim uzay terminali için sözleşme imzaladı.

Xen-Hub, saniyede 10 gigabayttan fazla bir optik iletişim alanı sağlayan bir iletişim terminalidir. Terminal, NASA Jet Propulsion Laboratuvarı’nda geliştirilen bir teknoloji transferi ile etkinleştirildi ve uydu iletişim bant aralığını artırmak için tasarlandı.

Airbus tarafından inşa edilen Bartolomeo platformu, ISS’de dış bilim ve veri barındırma yetenekleri sunarak bilim ve araştırma için yeni fırsatlar sunuyor. Florida’daki Kennedy Uzay Merkezi’nden fırlatılan platform, 1 Nisan’da ISS Columbus modülüne bağlandı. Bartolomeo Airbus tarafından geliştirilmiş ve öz sermaye ile finanse edilmiş bir yatırımıdır. ESA, NASA ve CASIS ile ortaklaşa işletilmektedir.

Airbus ABD Uzay Sistemleri Başkanı Debra Facktor, Xenesis, ABD’den Bartolomeo platformuna kurulacak ilklerden biri olacak ve birden fazla müşteri için optik iletişim alanı terminalinin uygulanabilirliğini kanıtlama fırsatı sunacak” dedi. “Ayrıca, Airbus ve ISS Ulusal Laboratuvarı, Bartolomeo platformunda araştırma ve test fırsatları için ilave kullanıcıları da davet ediyor.”

ISS’nin düşük yörüngesi, 10 gigabaytı aşan ultra düşük gecikmeli iletişimi korumak için sabit bir konum sunar. Bartolomeo, ISS üzerinde en uygun konumda yer alır ve yaklaşık 240 mil yükseklikten Dünya’nın doğrudan görüntüsünü sunar ve Xen-Hub’ın, geçiş süresini en üst düzeye çıkarmasına ve veri performansını artırmasına imkan sağlar.

Xenesis Başkanı Jeff Glattstein, “Bartolomeo’daki optik iletişim test misyonumuz için Airbus ile ortaklık kurmaktan mutluluk duyuyoruz. Airbus platformu, gayretimizi başarı ile yürütmek için bize maksimum güven veriyor. Airbus, Xenesis’in teknoloji geliştirmeye odaklanmasına izin verirken, aynı zamanda sistemi ISS’de barındırmak için gerekli rehberlik, destek ve altyapıyı sağlıyor” dedi.

Bartolomeo, her türlü görev için küçük uydulara ve küp uydulara uygun maliyetli ve zaman verimli bir alternatiftir. 12 farklı deney modülünü barındırabilir, onlara güç ve Dünya’ya veri akışı sunar.

Bartolomeo, dünya gözlemi, çevre ve iklim araştırması, robotik, malzeme bilimleri ve astrofizik de dahil olmak üzere birçok deney türü için elverişlidir. Müşterilere ve araştırmacılara uzay teknolojilerini test etmek, yeni bir uzay iş yaklaşımını araştırmak, mikrogravite deneyleri yapmak veya uzayda üretim çabasına girmek için çok uzun zamandır ihtiyaç duyulan cihaz barındırma yeteneklerini sağlar.

ISS’ye her üç ayda bir gerçekleştirilen servis görevleri, fırlatma imkanları için elverişlidir. Cihaz konaklaması, 11’den 990 pounda kadarki yük kütlesine sahip slot’lar için uygundur. Airbus, günde 1 – 2 terabaytlık optik veri kapasitesi sağlayacaktır.

Cihazlar, yaklaşık 12 ay içinde hazırlanabilir ve çalışmaya hazır olabilir. Yük boyutları, arayüzler, fırlatma öncesi hazırlık ve entegrasyon süreci büyük ölçüde standartlaştırılmıştır. Bu, teslim sürelerini azaltır ve geleneksel görev maliyetlerine kıyasla önemli ölçüde tasarruf sağlar.

Airbus, cihazın hazırlanmasında teknik destek, başlatma ve kurulum, operasyonlar ve veri aktarımı ve isteğe bağlı olarak Dünya’ya dönüş desteğini de kapsayacak şekilde herşey dahil hizmeti ile uzaya erişimi kolaylaştırıyor.



from Aeroportist I Güncel Havacılık Haberleri https://ift.tt/35CkKW1
via IFTTT