
havacılık haberleri, havayolu şirketleri ve sivil havacılık ile ilgili meraklarınızı gidermeye, bilgilerinizi güncellemeye davet ediyoruz.
18 Kasım 2019 Pazartesi
Emirates, Cruise Yolcuları İçin, Dubai’deki İlk Uzaktan Check-in Terminalini Açtı

Emirates, Cruise Yolcuları İçin, Dubai’deki İlk Uzaktan Check-in Terminalini Açtı Emirates, Cruise Yolcuları İçin, Dubai’deki İlk Uzaktan Check-in Terminalini Açtı Emirates’in havaalanı dışındaki ilk uzaktan check-in terminali, cruise yolcularına kusursuz bağlantı imkanları sağlamak üzere açıldı. İnsanları ve şehirleri birbirine bağlayan Emirates Havayolu, bir ilke daha imza atarak havaalanı dışındaki ilk uzaktan check-in terminalini hizmete açtı. Port Rashid’te bulunan Emirates check-in kontuarları, cruise gemilerinden çıkan yolcuların, sonraki Emirates uçuşlarındaki check-in işlemlerini aynı yerde yapmalarına imkân tanıyacak. Bu hizmet, Dubai’nin, önde gelen uluslararası cruise destinasyonu olmasına daha fazla katkı ve Emirates yolcularına daha fazla rahatlık sağlayacak. Yolcular, cruisedan indikleri noktada bulunan, ücretsiz uçuş check-in noktaları sayesinde, uçuşları için havaalanına gitmeden önce, Dubai’yi, yanlarında bavulları olmadan keşfetme rahatlığını elde etmiş olacak. Port Rashid’teki Emirates check-in noktası, Emirates personelinin uçuştan 4 saat öncesine kadar yolcu bagajlarının check-in işlemlerini yapacağı ve biniş kartlarını vereceği sekiz kontuara sahip olacak. ,Bu yeni özellik Ekim ayından Nisan ayına kadar olan, deniz seyahatinin yoğun olduğu dönemde oldukça aktif olarak kullanılacak.. Önümüzdeki 6 ay içerisinde, 198 cruise gemisinin, yaklaşık 280,000 yolcunun, Emirates uçuşları ile devam edeceği Port Rashid limanına yanaşması bekleniyor. Emirates Havaalanı Hizmetleri’nin Kıdemli Bölüm Başkan Yardımcısı Mohammed Mattar konu ile ilgili yaptığı açıklamada: “Yolcularımıza kusursuz ve rahat bir seyahat imkânı sağlamaya kararlıyız. Dubai’nin, bir cruise turizm destinasyonu olarak artan popülerliği ile birlikte, deniz yolculuklarına yönelik bu önemli hizmetin özellikle düşünülerek yolcularımıza bir şekilde sunulmasını sağladık. Port Rashid’deki ilk uzaktan check-in hizmetimiz, yolculuğuna uçakla devam edecek olan cruise yolcularına, bagajları teslim edilmiş ve check-in formaliteleri tamamlanmış olarak Dubai’yi keşfetme özgürlüğüne sahip olma şansı tanıyacak” dedi. Bu yeni hizmet, Emirates yolcularının Dubai’deki herhangi bir yerden ücretsiz olarak check-in işlemlerini gerçekleştirme imkânı tanıyan ve geçen yıl başlayan Home Check-in hizmetinin bir parçası olma özelliği taşıyor. Emirates uçuşları kapsamında, Dubai’de bulunan diğer bagaj hizmetleri, bagajların havaalanında işleme alınmasına yönelik bir servisi de içeriyor. Dubai’ye gelen Emirates yolcuları için, şehri keşfetmek amacıyla bagajlarını bırakmak isteyenlere yönelik bir bavul emanet hizmeti de mevcut. Emirates ayrıca, rahat bir seyahat deneyimi için, bavulların alındığı, gümrük işlemlerinin gerçekleştirildiği ve yolculara teslim edildiği bir Home Delivery (Eve Teslimat) hizmeti de sunuyor.
Emirates, Cruise Yolcuları İçin, Dubai’deki İlk Uzaktan Check-in Terminalini Açtı
Emirates’in havaalanı dışındaki ilk uzaktan check-in terminali, cruise yolcularına kusursuz bağlantı imkanları sağlamak üzere açıldı.
İnsanları ve şehirleri birbirine bağlayan Emirates Havayolu, bir ilke daha imza atarak havaalanı dışındaki ilk uzaktan check-in terminalini hizmete açtı. Port Rashid’te bulunan Emirates check-in kontuarları, cruise gemilerinden çıkan yolcuların, sonraki Emirates uçuşlarındaki check-in işlemlerini aynı yerde yapmalarına imkân tanıyacak.
Bu hizmet, Dubai’nin, önde gelen uluslararası cruise destinasyonu olmasına daha fazla katkı ve Emirates yolcularına daha fazla rahatlık sağlayacak. Yolcular, cruisedan indikleri noktada bulunan, ücretsiz uçuş check-in noktaları sayesinde, uçuşları için havaalanına gitmeden önce, Dubai’yi, yanlarında bavulları olmadan keşfetme rahatlığını elde etmiş olacak.
Port Rashid’teki Emirates check-in noktası, Emirates personelinin uçuştan 4 saat öncesine kadar yolcu bagajlarının check-in işlemlerini yapacağı ve biniş kartlarını vereceği sekiz kontuara sahip olacak. ,Bu yeni özellik Ekim ayından Nisan ayına kadar olan, deniz seyahatinin yoğun olduğu dönemde oldukça aktif olarak kullanılacak.. Önümüzdeki 6 ay içerisinde, 198 cruise gemisinin, yaklaşık 280,000 yolcunun, Emirates uçuşları ile devam edeceği Port Rashid limanına yanaşması bekleniyor.
Emirates Havaalanı Hizmetleri’nin Kıdemli Bölüm Başkan Yardımcısı Mohammed Mattar konu ile ilgili yaptığı açıklamada: “Yolcularımıza kusursuz ve rahat bir seyahat imkânı sağlamaya kararlıyız. Dubai’nin, bir cruise turizm destinasyonu olarak artan popülerliği ile birlikte, deniz yolculuklarına yönelik bu önemli hizmetin özellikle düşünülerek yolcularımıza bir şekilde sunulmasını sağladık. Port Rashid’deki ilk uzaktan check-in hizmetimiz, yolculuğuna uçakla devam edecek olan cruise yolcularına, bagajları teslim edilmiş ve check-in formaliteleri tamamlanmış olarak Dubai’yi keşfetme özgürlüğüne sahip olma şansı tanıyacak” dedi.
Bu yeni hizmet, Emirates yolcularının Dubai’deki herhangi bir yerden ücretsiz olarak check-in işlemlerini gerçekleştirme imkânı tanıyan ve geçen yıl başlayan Home Check-in hizmetinin bir parçası olma özelliği taşıyor. Emirates uçuşları kapsamında, Dubai’de bulunan diğer bagaj hizmetleri, bagajların havaalanında işleme alınmasına yönelik bir servisi de içeriyor.
Dubai’ye gelen Emirates yolcuları için, şehri keşfetmek amacıyla bagajlarını bırakmak isteyenlere yönelik bir bavul emanet hizmeti de mevcut. Emirates ayrıca, rahat bir seyahat deneyimi için, bavulların alındığı, gümrük işlemlerinin gerçekleştirildiği ve yolculara teslim edildiği bir Home Delivery (Eve Teslimat) hizmeti de sunuyor.
from Aeroportist I Güncel Havacılık Haberleri https://ift.tt/2XoD6pj
via IFTTT
17 Kasım 2019 Pazar
YAŞ MEYVE SEBZE SEKTÖRÜNÜ GELECEĞE TAŞIYACAK 10 PARAMETRE

YAŞ MEYVE SEBZE SEKTÖRÜNÜ GELECEĞE TAŞIYACAK 10 PARAMETRE Türkiye’nin ihracatına katkı sağlayacak ve katma değer üretecek ihracat atılımlarını geliştirecek olan “Yaş Meyve Sebze Mamulleri Ortak Akıl Toplantısı” Turkish Cargo ve Turkishtime’ın işbirliği ile düzenlendi. Turkish Cargo’nun ev sahipliğinde gerçekleşen ve UTİKAD’ın da yer aldığı toplantıda; sektörün tarladan başlayıp, tüketicinin mutfağına kadar uzanan hikâyesi, tüm yönleri ile ele alındı. Çiftçi, sanayici ve hükümet üçgeninde kurulan denklemde, nelerin eksik olduğu ve beklentilerin ne yönde olduğu konuşulurken, söz konusu denklemin meyve ve sebze mamulleri sektörünün geleceğini nasıl etkilediği görüşüldü. Teşviklerin revize edilmesi Verilecek olan desteklerin sürdürülebilir üretime yönelik stratejik bir kararla desteklenmesi gerekiyor. Bu konuda kredilendirme sistemlerinin çok ciddi bir denetim mekanizmasından geçmesi, teşviklerin kalite, verimlilik, çeşit ve maliyet açısından sanayinin gerek iç pazardaki büyümesine gerekse dış ticaretteki gücünü artırmasına olanak verecek bir şekilde yeniden yapılandırılması önem arz ediyor. “Üretim Birliği” adı altında toplanılmasını sağlamak Pestisitler yerine, Avrupa Birliği’nde “biyolojik preparatlar” yaygın bir şekilde kullanılmaya başlanmasına rağmen Türkiye’de biyolojik preparantların etiketlerinde sınırlı sayıda ürünlerde kullanılmasına izin veriliyor. Bu durum sektörü Avrupa pazarında rakipleri karşısında zayıf düşürüyor. Sektör bu işin çözümünü ise “Üretim Birliği” adı altında toplanmakta görüyor. Üretim Birliği kurularak mutlaka pestisit kullanımlarının tek bir elden yapılması gerektiği talep ediliyor. Lojistik maliyetlerin aşağı çekilmesi Yaş meyve sebze sektörüne dair ihracatın dolar bazında değeri kilo başına 0.61 dolar. Yaş meyve sebze, mal bedeli çok düşük ama hava taşımacılığına mutlak surette ihtiyaç duyan bir sektör. Bu noktada hava taşımacılığına dair maliyetlerin düşürülmesi, sektöre dış pazarda ihtiyaç duyduğu rekabet gücünü kazandıracak. Sanayiciler hava yolu taşımacılığına dair bir plan geliştirip her iki tarafın da kazanabileceği bir noktada buluşabileceğini düşünüyor. Süpermarketler yasasının acilen çıkartılması bekleniyor Meyve suyu gibi yaş meyve sebze pazarının da süpermarketlerin baskısından kurtarılması gerekiyor. Meyve suyu sektörü peşin aldığı ürünlerin ödemesini, süpermarketlerin kendi isteklerine göre ödemesine izin vermek durumunda kalıyor. Sektörün bu noktada hiçbir yaptırımı söz konusu değil. Bu konuya çözüm getirmesi adına süpermarketler yasasının acilen çıkartılması bekleniyor. Zirai ilaçların kullanımı İnovatif tarımsal üretim modeli üzerinde bir çalışma gerçekleştiren yaş meyve sebze sektörü, bu anlamda zorunlu zirai danışmanlık ofislerinin kurulmasını öneriyor. Bu hayata geçirildiği zaman üretici kaliteli üretim yapabilecek zirai ilacı ve gübreyi daha az miktarda ve doğru bir şekilde kullanabilecek, dolayısıyla ihracata giden ürün miktarı daha da artırmış olacak. Uluslararası bir platform kurulmasını sağlamak Türkiye, rekabetçi avantajını Kuzey yarımkürede yitirmek üzere. Bunun en belirgin örneği de kirazda görülüyor. Yıllık 600 bin ton kiraz üreten Türkiye, bunun 80 bin tonunu ihraç ederken, 55 bin-70 bin tonluk kiraz üretimi yapan Özbekistan, üretiminin 40 bin tonunu ihraç ediyor. Dolayısıyla sektör temsilcileri Türkiye’den bir uluslararası platform çıkartılması noktasında görüş birliğinde. Bu platformun Türk markası ile tüm dünyaya ihracat ve transit ihracat yapabileceği vurgulanıyor. Küçük ölçekli üretimin ve ihracatın efektif hale getirilmesi Dağınık ve küçük ölçekli bahçeler; sanayiye uygun cinste, yeterli miktar ve kalitede meyve tedarik edilememesine sebebiyet veriyor. Bu nedenle devletin elindeki birinci sınıf tarım alanlarının envanterinin çıkarılması ve meyveciliğin geliştirilmesi için atılacak adımlara ışık tutması amacıyla özel sektöre tahsis edilmesinin, kaliteli sanayiye yönelik meyve tonajını artırarak daha düşük maliyetle üretilmesini sağlayacağı düşünülüyor. Sözleşmeli tarıma duyulan ihtiyaç Yaş meyve sebze sektöründe fiyat dalgalanmalarından kaynaklı yaşanan zararlar, sözleşmeli tarıma duyulan ihtiyacı gözler önüne seriyor. Söz konusu fiyat dalgalanması olduğu sürece, ne üretici ne de sanayicinin memnun olmayacağı dile getiriliyor. Sektörde, bu dalgalanmanın önüne geçmek için yüzde 100 sözleşmeli tarım yapmak gerektiğine inanılıyor. Ülke markası yaratmak Sektörün uzak coğrafyalarda markalar oluşturması, tarımı sürdürülebilir halde kazanır duruma getirebilmek için önemli. Bugün işlenmiş ürünlerin markalı olarak ihraç edilmesinin önünü açacak, hammadde alımlarını daha uygun hale getirecek bazı önlemlere ihtiyaç duyuluyor. Sektör marka oluşturmak için bugün çabalamazsa, yakın bir vadede çiftçilerin ürünlerini de satamıyor duruma geleceği öngörülüyor. Soğuk zincir sistemi tüm yaş meyve sebze sektöründe uygulamaya geçmeli Tarladan tüketicinin masasına gelene kadar neredeyse yüzde 50 kayıpların söz konusu olduğu sektörde, bu kayıpların ortadan kalkması için soğuk zincir sisteminin tüm yaş meyve sebze sektöründe uygulamaya geçmesi öneriliyor. Ürün zayiatını önlemek ve raf ömrünü uzatmak için üretim aşamasından tüketiciye sunuluncaya kadar soğuk zincir sistemine geçilmesi için geçmiş yıllarda bir fizibilite çalışması yapan temsilciler, bu anlamda sektörün tamamının soğuk zincirden geçerek pazarlara sunulması konusunda ısrarını sürdürüyor. Prof. Dr. Emre Alkin’in moderatörlüğünde düzenlenen “Yaş Meyve Sebze ve Mamulleri Ortak Akıl Toplantısına’’; Türk Hava Yolları Genel Müdür (Kargo) Yardımcısı Turhan Özen, UTİKAD Yönetim Kurulu Başkanı Emre Eldener, İstanbul Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı /Meyve Sebze Mamulleri Sektör Kurulu Başkanı Melisa Tokgöz Mutlu, Ulusal Turunçgil Konseyi Başkanı Kemal Kaçmaz, Uludağ Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Senih Yazgan, Frigopak Gıda Maddeleri Sanayi ve Ticaret A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Ali Haydar Güçlü, Tat Gıda Sanayi A.Ş. Üretimden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı / SALKONDER Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Turan, Kavaklıdere Şarapları A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı / Şarap Üreticileri Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Ali N. Başman, City Farm / ORGÜDER – Türkiye Organik Ürün Üreticileri ve Sanayicileri Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Şerif Ayhan Sümerli, Dimes A.Ş. Genel Müdürü Ozan Diren, Tekfen Tarımsal Araştırma Üretim ve Pazarlama A.Ş. Genel Müdürü Emrah İnce, Aroma A.Ş. Genel Müdürü Sefer Kılınç, Lider Grup Genel Koordinatörü Saadettin Altuntaş, Çekok Holding A.Ş. CEO’su Cevdet Çekok veTurkishtime Yönetim Kurulu Başkanı Filiz Özkan katıldı. https://ift.tt/2qcA6jW
Türkiye’nin ihracatına katkı sağlayacak ve katma değer üretecek ihracat atılımlarını geliştirecek olan “Yaş Meyve Sebze Mamulleri Ortak Akıl Toplantısı” Turkish Cargo ve Turkishtime’ın işbirliği ile düzenlendi.
Turkish Cargo’nun ev sahipliğinde gerçekleşen ve UTİKAD’ın da yer aldığı toplantıda; sektörün tarladan başlayıp, tüketicinin mutfağına kadar uzanan hikâyesi, tüm yönleri ile ele alındı. Çiftçi, sanayici ve hükümet üçgeninde kurulan denklemde, nelerin eksik olduğu ve beklentilerin ne yönde olduğu konuşulurken, söz konusu denklemin meyve ve sebze mamulleri sektörünün geleceğini nasıl etkilediği görüşüldü.
Teşviklerin revize edilmesi
Verilecek olan desteklerin sürdürülebilir üretime yönelik stratejik bir kararla desteklenmesi gerekiyor. Bu konuda kredilendirme sistemlerinin çok ciddi bir denetim mekanizmasından geçmesi, teşviklerin kalite, verimlilik, çeşit ve maliyet açısından sanayinin gerek iç pazardaki büyümesine gerekse dış ticaretteki gücünü artırmasına olanak verecek bir şekilde yeniden yapılandırılması önem arz ediyor.
“Üretim Birliği” adı altında toplanılmasını sağlamak
Pestisitler yerine, Avrupa Birliği’nde “biyolojik preparatlar” yaygın bir şekilde kullanılmaya başlanmasına rağmen Türkiye’de biyolojik preparantların etiketlerinde sınırlı sayıda ürünlerde kullanılmasına izin veriliyor. Bu durum sektörü Avrupa pazarında rakipleri karşısında zayıf düşürüyor. Sektör bu işin çözümünü ise “Üretim Birliği” adı altında toplanmakta görüyor. Üretim Birliği kurularak mutlaka pestisit kullanımlarının tek bir elden yapılması gerektiği talep ediliyor.
Lojistik maliyetlerin aşağı çekilmesi
Yaş meyve sebze sektörüne dair ihracatın dolar bazında değeri kilo başına 0.61 dolar. Yaş meyve sebze, mal bedeli çok düşük ama hava taşımacılığına mutlak surette ihtiyaç duyan bir sektör. Bu noktada hava taşımacılığına dair maliyetlerin düşürülmesi, sektöre dış pazarda ihtiyaç duyduğu rekabet gücünü kazandıracak. Sanayiciler hava yolu taşımacılığına dair bir plan geliştirip her iki tarafın da kazanabileceği bir noktada buluşabileceğini düşünüyor.
Süpermarketler yasasının acilen çıkartılması bekleniyor
Meyve suyu gibi yaş meyve sebze pazarının da süpermarketlerin baskısından kurtarılması gerekiyor. Meyve suyu sektörü peşin aldığı ürünlerin ödemesini, süpermarketlerin kendi isteklerine göre ödemesine izin vermek durumunda kalıyor. Sektörün bu noktada hiçbir yaptırımı söz konusu değil. Bu konuya çözüm getirmesi adına süpermarketler yasasının acilen çıkartılması bekleniyor.
Zirai ilaçların kullanımı
İnovatif tarımsal üretim modeli üzerinde bir çalışma gerçekleştiren yaş meyve sebze sektörü, bu anlamda zorunlu zirai danışmanlık ofislerinin kurulmasını öneriyor. Bu hayata geçirildiği zaman üretici kaliteli üretim yapabilecek zirai ilacı ve gübreyi daha az miktarda ve doğru bir şekilde kullanabilecek, dolayısıyla ihracata giden ürün miktarı daha da artırmış olacak.
Uluslararası bir platform kurulmasını sağlamak
Türkiye, rekabetçi avantajını Kuzey yarımkürede yitirmek üzere. Bunun en belirgin örneği de kirazda görülüyor. Yıllık 600 bin ton kiraz üreten Türkiye, bunun 80 bin tonunu ihraç ederken, 55 bin-70 bin tonluk kiraz üretimi yapan Özbekistan, üretiminin 40 bin tonunu ihraç ediyor. Dolayısıyla sektör temsilcileri Türkiye’den bir uluslararası platform çıkartılması noktasında görüş birliğinde. Bu platformun Türk markası ile tüm dünyaya ihracat ve transit ihracat yapabileceği vurgulanıyor.
Küçük ölçekli üretimin ve ihracatın efektif hale getirilmesi
Dağınık ve küçük ölçekli bahçeler; sanayiye uygun cinste, yeterli miktar ve kalitede meyve tedarik edilememesine sebebiyet veriyor. Bu nedenle devletin elindeki birinci sınıf tarım alanlarının envanterinin çıkarılması ve meyveciliğin geliştirilmesi için atılacak adımlara ışık tutması amacıyla özel sektöre tahsis edilmesinin, kaliteli sanayiye yönelik meyve tonajını artırarak daha düşük maliyetle üretilmesini sağlayacağı düşünülüyor.
Sözleşmeli tarıma duyulan ihtiyaç
Yaş meyve sebze sektöründe fiyat dalgalanmalarından kaynaklı yaşanan zararlar, sözleşmeli tarıma duyulan ihtiyacı gözler önüne seriyor. Söz konusu fiyat dalgalanması olduğu sürece, ne üretici ne de sanayicinin memnun olmayacağı dile getiriliyor. Sektörde, bu dalgalanmanın önüne geçmek için yüzde 100 sözleşmeli tarım yapmak gerektiğine inanılıyor.
Ülke markası yaratmak
Sektörün uzak coğrafyalarda markalar oluşturması, tarımı sürdürülebilir halde kazanır duruma getirebilmek için önemli. Bugün işlenmiş ürünlerin markalı olarak ihraç edilmesinin önünü açacak, hammadde alımlarını daha uygun hale getirecek bazı önlemlere ihtiyaç duyuluyor. Sektör marka oluşturmak için bugün çabalamazsa, yakın bir vadede çiftçilerin ürünlerini de satamıyor duruma geleceği öngörülüyor.
Soğuk zincir sistemi tüm yaş meyve sebze sektöründe uygulamaya geçmeli
Tarladan tüketicinin masasına gelene kadar neredeyse yüzde 50 kayıpların söz konusu olduğu sektörde, bu kayıpların ortadan kalkması için soğuk zincir sisteminin tüm yaş meyve sebze sektöründe uygulamaya geçmesi öneriliyor. Ürün zayiatını önlemek ve raf ömrünü uzatmak için üretim aşamasından tüketiciye sunuluncaya kadar soğuk zincir sistemine geçilmesi için geçmiş yıllarda bir fizibilite çalışması yapan temsilciler, bu anlamda sektörün tamamının soğuk zincirden geçerek pazarlara sunulması konusunda ısrarını sürdürüyor.
Prof. Dr. Emre Alkin’in moderatörlüğünde düzenlenen “Yaş Meyve Sebze ve Mamulleri Ortak Akıl Toplantısına’’; Türk Hava Yolları Genel Müdür (Kargo) Yardımcısı Turhan Özen, UTİKAD Yönetim Kurulu Başkanı Emre Eldener, İstanbul Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı /Meyve Sebze Mamulleri Sektör Kurulu Başkanı Melisa Tokgöz Mutlu, Ulusal Turunçgil Konseyi Başkanı Kemal Kaçmaz, Uludağ Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Senih Yazgan, Frigopak Gıda Maddeleri Sanayi ve Ticaret A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Ali Haydar Güçlü, Tat Gıda Sanayi A.Ş. Üretimden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı / SALKONDER Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Turan, Kavaklıdere Şarapları A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı / Şarap Üreticileri Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Ali N. Başman, City Farm / ORGÜDER – Türkiye Organik Ürün Üreticileri ve Sanayicileri Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Şerif Ayhan Sümerli, Dimes A.Ş. Genel Müdürü Ozan Diren, Tekfen Tarımsal Araştırma Üretim ve Pazarlama A.Ş. Genel Müdürü Emrah İnce, Aroma A.Ş. Genel Müdürü Sefer Kılınç, Lider Grup Genel Koordinatörü Saadettin Altuntaş, Çekok Holding A.Ş. CEO’su Cevdet Çekok veTurkishtime Yönetim Kurulu Başkanı Filiz Özkan katıldı.
https://ift.tt/2qcA6jW
from Aeroportist I Güncel Havacılık Haberleri https://ift.tt/2CPp9XV
via IFTTT
Türk hava sahasından günde ortalama 5 bin 506 uçak geçti

Türk hava sahasından günde ortalama 5 bin 506 uçak geçti Bu yılın ocak-ekim ayları ile geçen yılı kapsayan 669 günlük sürede, Türkiye hava sahasını günlük ortalama 5 bin 606 uçak kullandı. Devlet Hava Meydanları İşletmesi (DHMİ) Genel Müdürlüğü verilerinden derlenen bilgilere göre, söz konusu dönemde, ülkedeki tüm havalimanlarından yapılan geliş-gidiş seferleri ve hava sahasından icra edilen transit üst geçişler göz önünde bulundurduğunda, Türk havacılığı yoğun bir dönemi geride bıraktı. Bu yılın nisan ayından itibaren sadece özel ve kargo seferlerine ev sahipliği yapan Atatürk Havalimanı’nda 2018’de 464 bin 646 sefer düzenlendi. Bu dönemde, iç hatta 136 bin 5, dış hatta 328 bin 641 sefer icra edilirken 2019’un ocak-ekim döneminde 132 bin 946 sefer Atatürk Havalimanı’ndan yapıldı. İstanbul Havalimanından 260 bin 382 sefer düzenlendi Geçen yıl 29 Ekim’de ilk fazı törenle açılan İstanbul Havalimanı’nda ise bu senenin on ayında iç hatta 65 bin 401, dış hatta 194 bin 981 olmak üzere 260 bin 382 sefer düzenlendi. Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı’nda da geçen yıl 232 bin 275 sefer yapılırken bu sene ocak-ekim dönemindeki uçuş sayısı 197 bin 228 olarak kayıtlara geçti. Geçen yıl Ankara Esenboğa Havalimanı’ndan iç hatta 100 bin 258, dış hatta 19 bin 513 olmak üzere 119 bin 771 sefer düzenlendi. Bu yılın on ayında icra edilen sefer sayısı ise 84 bin 564 olarak belirlendi. İzmir Adnan Menderes Havalimanı’ndan ise 2018’de 91 bin 447, 2019’un ocak-ekim döneminde ise 71 bin 206 sefer icra edildi. Antalya Havalimanından 194 bin 589 sefer Bu yaz, yoğun bir dönemi geride bırakan Antalya Havalimanı, 2018’de 191 bin 560 uçuşa ev sahipliği yaptı. Bu yılın ocak-ekim döneminde ise 194 bin 589 sefer, bu havalimanından düzenlendi. Geçen yıl, Türkiye’de tüm havalimanlarından iç hatta 892 bin 405, dış hatta 651 bin 764 olmak üzere toplam 1 milyon 544 bin 169 uçuş icra edildi. Bu yılın ilk 10 ayında ise iç hatta 709 bin 259, dış hatta 623 bin 820 olmak üzere 1 milyon 333 bin 79 sefer düzenlendi. Türk hava sahasında overflight yoğunluğu Türkiye semaları, “hava aracının ülke hava sahasını herhangi bir yere inmeksizin katetmesi” anlamına gelen transit üst geçiş (overflight) uçuşları açısından da son iki yılda yoğun bir dönem yaşadı. Geçen yıl, yaklaşık 1 milyon kilometrekarelik Türk hava sahasından 473 bin 51 uçak üst geçiş yapılırken bu senenin ocak-ekim döneminde ise bu sayı 400 bin 163 olarak istatistiklere yansıdı. Böylece, 2018 ile bu yılın on ayını kapsayan 669 günlük dönemde, Türkiye hava sahası kullanılarak, icra edilen tüm uçuş sayısı 3 milyon 750 bin 462 olarak belirlendi. Buna göre, Türkiye semalarını bir günde ortalama 5 bin 606 uçak kullandı. Bir ülke hava sahasını kullanan her uçak, Avrupa Hava Seyrüsefer Emniyeti Teşkilatı (EUROCONTROL) tarafından belirlenen geçilen ülkenin yetkili otoritesine ücret ödüyor. Ödenecek ücret, uçağın ağırlığı ve hava sahasında kalınan süreye göre değişiyor.
Bu yılın ocak-ekim ayları ile geçen yılı kapsayan 669 günlük sürede, Türkiye hava sahasını günlük ortalama 5 bin 606 uçak kullandı.
Devlet Hava Meydanları İşletmesi (DHMİ) Genel Müdürlüğü verilerinden derlenen bilgilere göre, söz konusu dönemde, ülkedeki tüm havalimanlarından yapılan geliş-gidiş seferleri ve hava sahasından icra edilen transit üst geçişler göz önünde bulundurduğunda, Türk havacılığı yoğun bir dönemi geride bıraktı.
Bu yılın nisan ayından itibaren sadece özel ve kargo seferlerine ev sahipliği yapan Atatürk Havalimanı’nda 2018’de 464 bin 646 sefer düzenlendi.
Bu dönemde, iç hatta 136 bin 5, dış hatta 328 bin 641 sefer icra edilirken 2019’un ocak-ekim döneminde 132 bin 946 sefer Atatürk Havalimanı’ndan yapıldı.
İstanbul Havalimanından 260 bin 382 sefer düzenlendi
Geçen yıl 29 Ekim’de ilk fazı törenle açılan İstanbul Havalimanı’nda ise bu senenin on ayında iç hatta 65 bin 401, dış hatta 194 bin 981 olmak üzere 260 bin 382 sefer düzenlendi.
Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı’nda da geçen yıl 232 bin 275 sefer yapılırken bu sene ocak-ekim dönemindeki uçuş sayısı 197 bin 228 olarak kayıtlara geçti.
Geçen yıl Ankara Esenboğa Havalimanı’ndan iç hatta 100 bin 258, dış hatta 19 bin 513 olmak üzere 119 bin 771 sefer düzenlendi. Bu yılın on ayında icra edilen sefer sayısı ise 84 bin 564 olarak belirlendi.
İzmir Adnan Menderes Havalimanı’ndan ise 2018’de 91 bin 447, 2019’un ocak-ekim döneminde ise 71 bin 206 sefer icra edildi.
Antalya Havalimanından 194 bin 589 sefer
Bu yaz, yoğun bir dönemi geride bırakan Antalya Havalimanı, 2018’de 191 bin 560 uçuşa ev sahipliği yaptı. Bu yılın ocak-ekim döneminde ise 194 bin 589 sefer, bu havalimanından düzenlendi.
Geçen yıl, Türkiye’de tüm havalimanlarından iç hatta 892 bin 405, dış hatta 651 bin 764 olmak üzere toplam 1 milyon 544 bin 169 uçuş icra edildi.
Bu yılın ilk 10 ayında ise iç hatta 709 bin 259, dış hatta 623 bin 820 olmak üzere 1 milyon 333 bin 79 sefer düzenlendi.
Türk hava sahasında overflight yoğunluğu
Türkiye semaları, “hava aracının ülke hava sahasını herhangi bir yere inmeksizin katetmesi” anlamına gelen transit üst geçiş (overflight) uçuşları açısından da son iki yılda yoğun bir dönem yaşadı.
Geçen yıl, yaklaşık 1 milyon kilometrekarelik Türk hava sahasından 473 bin 51 uçak üst geçiş yapılırken bu senenin ocak-ekim döneminde ise bu sayı 400 bin 163 olarak istatistiklere yansıdı.
Böylece, 2018 ile bu yılın on ayını kapsayan 669 günlük dönemde, Türkiye hava sahası kullanılarak, icra edilen tüm uçuş sayısı 3 milyon 750 bin 462 olarak belirlendi. Buna göre, Türkiye semalarını bir günde ortalama 5 bin 606 uçak kullandı.
Bir ülke hava sahasını kullanan her uçak, Avrupa Hava Seyrüsefer Emniyeti Teşkilatı (EUROCONTROL) tarafından belirlenen geçilen ülkenin yetkili otoritesine ücret ödüyor.
Ödenecek ücret, uçağın ağırlığı ve hava sahasında kalınan süreye göre değişiyor.
from Aeroportist I Güncel Havacılık Haberleri https://ift.tt/32WpB1p
via IFTTT
İstanbul Havalimanı, Çin Halk Cumhuriyeti ve Güney Kore’nin Uluslararası Havalimanları ile Anlaşmalar İmzaladı İstanbul Havalimanı, Çin Halk Cumhuriyeti ve Güney Kore’nin Uluslararası Havalimanları ile Anlaşmalar İmzaladı Benzersiz mimarisi, güçlü alt yapısı, üstün teknolojisi ve sunduğu üst düzey yolculuk deneyiminin yanı sıra küresel HUB olan İstanbul Havalimanı, Çin Halk Cumhuriyeti ve Güney Kore’nin uluslararası havalimanlarıyla anlaşmalar imzaladı. Türkiye’nin dünyaya açılan kapısı ve henüz ilk yılında küresel HUB olan İstanbul Havalimanı, her yıl milyonlarca yolcunun seyahat ettiği Çin Halk Cumhuriyeti’nden Şanghay Pudong ve Şanghay Hongqiao Uluslararası Havalimanları’nın bulunduğu Şanghay Havalimanı Otoritesiyle, Güney Kore’den ise Incheon Uluslararası Havalimanı ile mutabakat zaptı imzaladı. İstanbul Havalimanı, bu anlaşmaların yanı sıra, Pekin Başkent Uluslararası Havalimanı ve yakın zaman önce hizmete açılan Pekin Daxing Uluslararası Havalimanı’yla da kardeş havalimanı anlaşmaları gerçekleştirdi. Havacılık köprüsü kuruluyor! Türkiye ile Güney Kore ve Çin Halk Cumhuriyeti arasında havacılık özelinde bilgi köprüsünün kurulması amacıyla iş birliği anlaşmaları imzalandı. İstanbul Havalimanı ile söz konusu havalimanları arasında karşılıklı etkin iletişim, bilgi paylaşımı, personel rotasyon eğitimi, ortak pazarlama faaliyetleri konularında anlaşmalara varılırken, düzenlenen ortak toplantılarda ise müşteri deneyim hizmetlerinin geliştirilmesi hususunda da iş birliğine gidilmesi kararlaştırıldı. Taraflar, aralarındaki ilişkiyi geliştirmek ve güçlendirmek amacıyla havalimanı yönetimi, işletimi ve genel iş tecrübelerinden faydalanmanın yanı sıra terminal yönetimi, hava tarafı yönetimi, ticari yönetim, mimari tasarım, rota geliştirme ve elektronik yöntemler ile ilgili karşılıklı bilgi paylaşımlarında da bulunabilecek. Anlaşmalar dünyanın sayılı uluslararası havalimanları ile yapıldı… İstanbul Havalimanı’nın danışmanı olan ve 2018 verilerine göre dünyanın en iyi havalimanları sıralamasında 3. sırada yer alan Güney Kore’nin en büyük havalimanı Incheon Uluslararası Havalimanı, 68 milyonun üzerindeki yolcu sayısı ile 18. en büyük, kargo sıralamasına göre 4. en büyük havalimanı olma özelliğini taşıyor. Çin Halk Cumhuriyeti’nin en önemli havalimanlarından olan Pekin Başkent Uluslararası Havalimanı ise 100 milyondan fazla yolcu ile dünyada 2. en büyük, kargo sıralamasına göre 16. en büyük havalimanı konumunda bulunuyor. Şanghay Havalimanı Otoritesi’ne bağlı havalimanlarından Şanghay Pudong Havalimanı ise 74 milyonluk yolcu sayısıyla dünyanın 9. en büyük, kargo sıralamasına göre ise 16. en büyük havalimanı olarak ön plana çıkıyor. Yakın zaman önce 72 milyon yolcu kapasitesiyle hizmete açılan Pekin Daxing Uluslararası Havalimanı da İstanbul Havalimanı’nın iş birliği anlaşmasına vardığı bir diğer önemli uluslararası havalimanı olarak dikkat çekiyor. Çin ile Güney Kore’den uçuş sayıları ve yabancı hava yolu şirketleri artıyor… Türkiye ve Güney Kore arasında haftada 14 uçuş yapılıyor. Bu sayı Türkiye ve Çin arasında İstanbul Havalimanı’nın tam kapasite hizmete girmesiyle birlikte 27’den 36’ya çıkmış durumda. Hedef ise 2020’de Türkiye ve Çin arasında düzenlenen sefer sayısını 48’e çıkarmak. Bir yandan da China Southern, Lucky ve Sichuan Havayolları’ndan sonra 2020 yazında China Eastern ve Juneyao Havayolları’nın da seferlerini başlatmasıyla İstanbul Havalimanı’na uçuş düzenleyen Çinli havayolu şirketlerinin sayısının 5’e çıkartılması planlanıyor. Türkiye’yi, Asya pazarına tanıtarak 5 yılda 1 milyon turist hedefliyoruz… Bir dizi ticari faaliyette bulunmak ve havalimanı anlaşmalarını yapmak üzere ilk olarak Güney Kore’yi daha sonrasında Çin Halk Cumhuriyeti’ni ziyaret eden İGA Havalimanı İşletmesi İcra Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Kadri Samsunlu, İstanbul Havalimanı adına Asya kıtasına yapılan ziyaretlerin büyük önem taşıdığını belirterek şu şekilde konuştu: “İGA olarak Güney Kore ve Çin’e ziyaretler gerçekleştirerek verimli toplantılar eşliğinde önemli anlaşmalara imza attık. Bildiğiniz üzere Ankara, Pekin ve Seul ile İstanbul ise Şanghay ile kardeş şehirdir. İstanbul Havalimanı adına gerçekleştirdiğimiz bu anlaşmalar kardeşliğimizi daha da pekiştirecektir. Yaptığımız anlaşmalar ile bir anlamda tarihi İpek Yolu üzerinde bulunan noktalar arasında ‘hava’ yoluyla bağ kuruyoruz. Bu sayede küresel HUB olan havalimanımız ile Türk havacılığı adına geliştirdiğimiz bilgi birikimini uluslararası arenaya taşıyoruz. Anlaşmalar için tekliflerin söz konusu havalimanlarından gelmesi bizi ayrıca sevindirdi. Çin’den ve Güney Kore’den yolcular için nasıl daha iyi hizmet vereceğimizi gördük, bunları hayata geçireceğiz. Amacımız; Avrupa’ya akan yolcu trafiğinden çok daha fazla pay alarak ülkemizin turizmine katkı sağlamak. 5 yılda Çin Halk Cumhuriyeti’nden ülkemize 1 milyon turist getirmeyi ve Avrupa’ya seyahat etmekte olan yıllık yaklaşık 15 milyon Çinli yolcunun transfer noktası olarak İstanbul Havalimanı’ndan seyahat edebilecekleri bir ağ yaratmayı hedefliyoruz.”
İstanbul Havalimanı, Çin Halk Cumhuriyeti ve Güney Kore’nin Uluslararası Havalimanları ile Anlaşmalar İmzaladı
Benzersiz mimarisi, güçlü alt yapısı, üstün teknolojisi ve sunduğu üst düzey yolculuk deneyiminin yanı sıra küresel HUB olan İstanbul Havalimanı, Çin Halk Cumhuriyeti ve Güney Kore’nin uluslararası havalimanlarıyla anlaşmalar imzaladı.
Türkiye’nin dünyaya açılan kapısı ve henüz ilk yılında küresel HUB olan İstanbul Havalimanı, her yıl milyonlarca yolcunun seyahat ettiği Çin Halk Cumhuriyeti’nden Şanghay Pudong ve Şanghay Hongqiao Uluslararası Havalimanları’nın bulunduğu Şanghay Havalimanı Otoritesiyle, Güney Kore’den ise Incheon Uluslararası Havalimanı ile mutabakat zaptı imzaladı. İstanbul Havalimanı, bu anlaşmaların yanı sıra, Pekin Başkent Uluslararası Havalimanı ve yakın zaman önce hizmete açılan Pekin Daxing Uluslararası Havalimanı’yla da kardeş havalimanı anlaşmaları gerçekleştirdi.
Havacılık köprüsü kuruluyor!
Türkiye ile Güney Kore ve Çin Halk Cumhuriyeti arasında havacılık özelinde bilgi köprüsünün kurulması amacıyla iş birliği anlaşmaları imzalandı. İstanbul Havalimanı ile söz konusu havalimanları arasında karşılıklı etkin iletişim, bilgi paylaşımı, personel rotasyon eğitimi, ortak pazarlama faaliyetleri konularında anlaşmalara varılırken, düzenlenen ortak toplantılarda ise müşteri deneyim hizmetlerinin geliştirilmesi hususunda da iş birliğine gidilmesi kararlaştırıldı.
Taraflar, aralarındaki ilişkiyi geliştirmek ve güçlendirmek amacıyla havalimanı yönetimi, işletimi ve genel iş tecrübelerinden faydalanmanın yanı sıra terminal yönetimi, hava tarafı yönetimi, ticari yönetim, mimari tasarım, rota geliştirme ve elektronik yöntemler ile ilgili karşılıklı bilgi paylaşımlarında da bulunabilecek.
Anlaşmalar dünyanın sayılı uluslararası havalimanları ile yapıldı…
İstanbul Havalimanı’nın danışmanı olan ve 2018 verilerine göre dünyanın en iyi havalimanları sıralamasında 3. sırada yer alan Güney Kore’nin en büyük havalimanı Incheon Uluslararası Havalimanı, 68 milyonun üzerindeki yolcu sayısı ile 18. en büyük, kargo sıralamasına göre 4. en büyük havalimanı olma özelliğini taşıyor. Çin Halk Cumhuriyeti’nin en önemli havalimanlarından olan Pekin Başkent Uluslararası Havalimanı ise 100 milyondan fazla yolcu ile dünyada 2. en büyük, kargo sıralamasına göre 16. en büyük havalimanı konumunda bulunuyor.
Şanghay Havalimanı Otoritesi’ne bağlı havalimanlarından Şanghay Pudong Havalimanı ise 74 milyonluk yolcu sayısıyla dünyanın 9. en büyük, kargo sıralamasına göre ise 16. en büyük havalimanı olarak ön plana çıkıyor. Yakın zaman önce 72 milyon yolcu kapasitesiyle hizmete açılan Pekin Daxing Uluslararası Havalimanı da İstanbul Havalimanı’nın iş birliği anlaşmasına vardığı bir diğer önemli uluslararası havalimanı olarak dikkat çekiyor.
Çin ile Güney Kore’den uçuş sayıları ve yabancı hava yolu şirketleri artıyor…
Türkiye ve Güney Kore arasında haftada 14 uçuş yapılıyor. Bu sayı Türkiye ve Çin arasında İstanbul Havalimanı’nın tam kapasite hizmete girmesiyle birlikte 27’den 36’ya çıkmış durumda. Hedef ise 2020’de Türkiye ve Çin arasında düzenlenen sefer sayısını 48’e çıkarmak.
Bir yandan da China Southern, Lucky ve Sichuan Havayolları’ndan sonra 2020 yazında China Eastern ve Juneyao Havayolları’nın da seferlerini başlatmasıyla İstanbul Havalimanı’na uçuş düzenleyen Çinli havayolu şirketlerinin sayısının 5’e çıkartılması planlanıyor.
Türkiye’yi, Asya pazarına tanıtarak 5 yılda 1 milyon turist hedefliyoruz…
Bir dizi ticari faaliyette bulunmak ve havalimanı anlaşmalarını yapmak üzere ilk olarak Güney Kore’yi daha sonrasında Çin Halk Cumhuriyeti’ni ziyaret eden İGA Havalimanı İşletmesi İcra Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Kadri Samsunlu, İstanbul Havalimanı adına Asya kıtasına yapılan ziyaretlerin büyük önem taşıdığını belirterek şu şekilde konuştu: “İGA olarak Güney Kore ve Çin’e ziyaretler gerçekleştirerek verimli toplantılar eşliğinde önemli anlaşmalara imza attık. Bildiğiniz üzere Ankara, Pekin ve Seul ile İstanbul ise Şanghay ile kardeş şehirdir. İstanbul Havalimanı adına gerçekleştirdiğimiz bu anlaşmalar kardeşliğimizi daha da pekiştirecektir. Yaptığımız anlaşmalar ile bir anlamda tarihi İpek Yolu üzerinde bulunan noktalar arasında ‘hava’ yoluyla bağ kuruyoruz. Bu sayede küresel HUB olan havalimanımız ile Türk havacılığı adına geliştirdiğimiz bilgi birikimini uluslararası arenaya taşıyoruz. Anlaşmalar için tekliflerin söz konusu havalimanlarından gelmesi bizi ayrıca sevindirdi. Çin’den ve Güney Kore’den yolcular için nasıl daha iyi hizmet vereceğimizi gördük, bunları hayata geçireceğiz. Amacımız; Avrupa’ya akan yolcu trafiğinden çok daha fazla pay alarak ülkemizin turizmine katkı sağlamak. 5 yılda Çin Halk Cumhuriyeti’nden ülkemize 1 milyon turist getirmeyi ve Avrupa’ya seyahat etmekte olan yıllık yaklaşık 15 milyon Çinli yolcunun transfer noktası olarak İstanbul Havalimanı’ndan seyahat edebilecekleri bir ağ yaratmayı hedefliyoruz.”
from Aeroportist I Güncel Havacılık Haberleri https://ift.tt/37fzMl2
via IFTTT