25 Eylül 2019 Çarşamba

GÖÇMEN ARAŞTIRMASI: İNGİLİZLERİN YARISINDAN FAZLASI GÖÇMENLERİ ‘EVLERİNE’ GÖNDERMEK İSTİYOR GÖÇMEN ARAŞTIRMASI: İNGİLİZLERİN YARISINDAN FAZLASI GÖÇMENLERİ ‘EVLERİNE’ GÖNDERMEK İSTİYOR Avrupa’daki göçmenlere yönelik, ülkelerine kolayca para gönderebilecekleri bir hizmet sunan TransferGo YouGov’labirlikte Brexit odağında bir göçmen araştırması yürüttü. Araştırma, İngilizlerin göçmenlikle ilgili ‘tutarlı olmayan’ tutumlarını gösteriyor. Göçmenlik, İngilizler için Brexit’in ardından bir numaralı sorunu oluşturmaya devam ediyor ve nüfusun %73’ü daha katı kısıtlamalar istiyor. İngilizlerin yarısından fazlası, göçmen popülasyonunun halen çok yüksek olduğunu söylüyor, ancak bu grup içinde; %43’ü göçmen nüfusun belirli türlerdeki işler için ‘gerekli’ olduğunu kabul ediyor, Bu grubun yarısından fazlası, inşaat (%53) ve temizlik (%56) işi için yabancı bir işçi çalıştırıyor ya da çalıştırabilir olduğunu belirtiyor. Göçmen nüfusun çok yüksek olduğunu düşünenlerin çoğu, aniden işsiz kalsalar bile bir inşaat işi (%61) ya da taksi şoförlüğü (%57) için başvurmayacaklarını söylüyor. Brexit etkisi: Ayrılma oyu verenlerin %83’ü, göçmenliğin çok yüksek olduğuna inanıyor, kalma oyu verenler arasında bu oran %29. Londra, Eylül – YouGov araştırması, göçmenliğin İngilizler için Brexit’in ardından bir numaralı sorunu oluşturmaya devam ettiğini ve nüfusun %73’ünün göçmenlere daha katı kısıtlamalar uygulanmasını istediğini ortaya koydu. Araştırma aynı zamanda İngilizlerin göçmenliğe karşı olan tutumlarındaki belirgin çelişkileri açığa çıkardı. YouGov tarafından gerçekleştirilen anket, İngilizlerin yarısından fazlasının (%54) göçmenliğin çok yüksek olduğunu düşündüğünü, ancak bu grubun %43’ünün belirli türlerdeki işler için göçmenliğin ‘gerekli’ olduğunu kabul ettiğini açığa çıkardı. Ucuz iş gücü ise kalsın Bu grubun göçmenlik seviyelerine ilişkin endişelerine karşın, belirli işleri yapmaları için daha önce göçmen işgücünü istihdam etmiş olup olmadıkları ya da gelecekte istihdam edip etmeyecekleri sorulduğunda, oldukça yüksek sayıda kişi bunu daha önce yaptığını ya da yapmaya hazır olduğunu belirtti. Yarısından çoğu (%53), inşaat işi, temizlik işi (%58) veya taksi şoförlüğü (%51) için göçmen iş gücü kullanmış olduğunu ya da kullanabileceğini belirtti. Ayrıca, göçmenliğin çok yüksek olduğunu düşünen İngilizler arasından bazıları, aniden işsiz kalsalar bile, genellikle göçmen iş gücü ile ilişkilendirilen belirli türlerdeki işler için başvurmayacağını belirtiyor. Bu grubun üçte birinden daha azı, bir inşaat işi (%31) ve yalnızca %36’sı taksi şoförlüğü için başvuracağını belirtiyor.Benzer şekilde, temizlik işi ve mevsimlik tarım işleri söz konusu olduğunda, İngilizlerin sırasıyla %36’sı ve %35’i bu tür işler için başvurmayacaklarını belirtiyor. TransferGo CEO’su Daumantas Dvilinskas, verilere ilişkin olarak şunları söyledi: “YouGov tarafından gerçekleştirilen araştırmamız, İngilizlerin göçmenliğe yönelik tutumlarının temelindeki çelişkileri gösteriyor. Müşterilerimiz, çalışkan ve ülkelerindeki ailelerini ve kendilerine bağımlı olanları desteklemek için Birleşik Krallık’ta temel işlerde çalışan insanlardan oluşuyor. İnsanların göçmenliğin çok yüksek olduğunu söylemesi, aynı zamanda göçmenlerin iş gücüne ihtiyaç duyulduğunu belirtmesi ve bazen de kendileri için çalışmak üzere göçmenleri istihdam etmesi mantıklı değil. Bu verilerin Birleşik Krallık’ta göçmenliğe ve çalışmaya ilişkin daha mantıklı ve ölçülü bir tartışma ortamının oluşmasına katkıda bulunmasını umuyoruz.”

GÖÇMEN ARAŞTIRMASI: İNGİLİZLERİN YARISINDAN FAZLASI GÖÇMENLERİ ‘EVLERİNE’ GÖNDERMEK İSTİYOR

Avrupa’daki göçmenlere yönelik, ülkelerine kolayca para gönderebilecekleri bir hizmet sunan TransferGo YouGov’labirlikte Brexit odağında bir göçmen araştırması yürüttü. Araştırma, İngilizlerin göçmenlikle ilgili ‘tutarlı olmayan’ tutumlarını gösteriyor.

  • Göçmenlik, İngilizler için Brexit’in ardından bir numaralı sorunu oluşturmaya devam ediyor ve nüfusun %73’ü daha katı kısıtlamalar istiyor.
  • İngilizlerin yarısından fazlası, göçmen popülasyonunun halen çok yüksek olduğunu söylüyor, ancak bu grup içinde;
    • %43’ü göçmen nüfusun belirli türlerdeki işler için ‘gerekli’ olduğunu kabul ediyor,
    • Bu grubun yarısından fazlası, inşaat (%53) ve temizlik (%56) işi için yabancı bir işçi çalıştırıyor ya da çalıştırabilir olduğunu belirtiyor.
  • Göçmen nüfusun çok yüksek olduğunu düşünenlerin çoğu, aniden işsiz kalsalar bile bir inşaat işi (%61) ya da taksi şoförlüğü (%57) için başvurmayacaklarını söylüyor.
  • Brexit etkisi: Ayrılma oyu verenlerin %83’ü, göçmenliğin çok yüksek olduğuna inanıyor, kalma oyu verenler arasında bu oran %29.

Londra, Eylül – YouGov araştırması, göçmenliğin İngilizler için Brexit’in ardından bir numaralı sorunu oluşturmaya devam ettiğini ve nüfusun %73’ünün göçmenlere daha katı kısıtlamalar uygulanmasını istediğini ortaya koydu.

Araştırma aynı zamanda İngilizlerin göçmenliğe karşı olan tutumlarındaki belirgin çelişkileri açığa çıkardı. YouGov tarafından gerçekleştirilen anket, İngilizlerin yarısından fazlasının (%54) göçmenliğin çok yüksek olduğunu düşündüğünü, ancak bu grubun %43’ünün belirli türlerdeki işler için göçmenliğin ‘gerekli’ olduğunu kabul ettiğini açığa çıkardı.

Ucuz iş gücü ise kalsın

Bu grubun göçmenlik seviyelerine ilişkin endişelerine karşın, belirli işleri yapmaları için daha önce göçmen işgücünü istihdam etmiş olup olmadıkları ya da gelecekte istihdam edip etmeyecekleri sorulduğunda, oldukça yüksek sayıda kişi bunu daha önce yaptığını ya da yapmaya hazır olduğunu belirtti. Yarısından çoğu (%53), inşaat işi, temizlik işi (%58) veya taksi şoförlüğü (%51) için göçmen iş gücü kullanmış olduğunu ya da kullanabileceğini belirtti.

Ayrıca, göçmenliğin çok yüksek olduğunu düşünen İngilizler arasından bazıları, aniden işsiz kalsalar bile, genellikle göçmen iş gücü ile ilişkilendirilen belirli türlerdeki işler için başvurmayacağını belirtiyor. Bu grubun üçte birinden daha azı, bir inşaat işi (%31) ve yalnızca %36’sı taksi şoförlüğü için başvuracağını belirtiyor.Benzer şekilde, temizlik işi ve mevsimlik tarım işleri söz konusu olduğunda, İngilizlerin sırasıyla %36’sı ve %35’i bu tür işler için başvurmayacaklarını belirtiyor.

TransferGo CEO’su Daumantas Dvilinskas, verilere ilişkin olarak şunları söyledi:

“YouGov tarafından gerçekleştirilen araştırmamız, İngilizlerin göçmenliğe yönelik tutumlarının temelindeki çelişkileri gösteriyor. Müşterilerimiz, çalışkan ve ülkelerindeki ailelerini ve kendilerine bağımlı olanları desteklemek için Birleşik Krallık’ta temel işlerde çalışan insanlardan oluşuyor. İnsanların göçmenliğin çok yüksek olduğunu söylemesi, aynı zamanda göçmenlerin iş gücüne ihtiyaç duyulduğunu belirtmesi ve bazen de kendileri için çalışmak üzere göçmenleri istihdam etmesi mantıklı değil. Bu verilerin Birleşik Krallık’ta göçmenliğe ve çalışmaya ilişkin daha mantıklı ve ölçülü bir tartışma ortamının oluşmasına katkıda bulunmasını umuyoruz.”



from Aeroportist I Güncel Havacılık Haberleri https://ift.tt/2lqclm3
via IFTTT

ABD HAVA KUVVETLERİ ABD UYDULARINI ELE GEÇİREBİLECEK HACKER ARIYOR


via Aeroportist I Güncel Havacılık Haberleri https://ift.tt/2n7nEQv

ABD HAVA KUVVETLERİ ABD UYDULARINI ELE GEÇİREBİLECEK HACKER ARIYOR SİBER KORSANLAR YÖRÜNGEDEKİ UYDULARI HACKLEYEBİLİR Mİ? BEYAZ ŞAPKALI HACKERLER BU KEZ ABD UYDULARI İÇİN YARIŞACAK ABD Hava Kuvvetleri, dünya yörüngesinde yer alan ABD uydularındaki güvenlik açıklarını belirlemek için yarışma düzenliyor. Yörüngedeki uydunun kontrolünü ele geçirip geçiremeyeceklerinin kontrol edileceği yarışmada hackerlerden uydu kamerasını aya çevirmeleri istenecek. Güvenlik açıklarının önceden tespit edilerek giderilmesinin önemli kazanımlar sağlayacağını ifade eden Bitdefender Türkiye Genel Müdürü Barbaros Akkoyunlu, daha önce özel şirketlerin kullandığı bu yöntemi artık devlet kuruluşlarının da kullanmaya başladığına dikkat çekiyor. Birçok şirketin, güvenlik açıklarını keşfedebilmek için beyaz şapkalı hackerlerden destek aldığı biliniyor. Ancak, bağımsız araştırmacıların sistemlerini test etmesini isteyen sadece şirketler değil. ABD Hava Kuvvetleri’nin dünya yörüngesinde yer alan uydularındaki güvenlik açıklarını bulmaları için beyaz şapkalı hackerler ile yarışma düzenleyeceğini belirten Bitdefender Türkiye Genel Müdürü Barbaros Akkoyunlu, özel şirketlerin yanı sıra artık devletlerin de idari ve askeri alanlardaki sistemleri için hack yarışmaları düzenlemeye başladığını belirtiyor. ABD Uydularını Hackleyebilir misin? Güvenlik açıklarını bulan ve sorumlu bir şekilde ifşa eden bağımsız araştırmacılara binlerce dolar ödül veren yarışmalar çokça yapılıyor. Ancak ABD Hava Kuvvetleri’nin son girişimi, devletlerin de bu tarz yarışmalara sıcak bakmaya başladığını gösteriyor. Yörüngedeki uydunun kontrolünü ele geçirip geçiremeyeceklerinin kontrol edileceği yarışmada hackerlerden uydu kamerasını aya çevirmeleri istenecek. Bir grup askeri olmayan araştırmacının Las Vegas’ta düzenlenen DEF-CON hack konferansında F-15 savaş uçağı sistemindeki ciddi güvenlik açıklarını ortaya çıkarmasının çok ilgi topladığını hatırlatan Barbaros Akkoyunlu, ABD Hava Kuvvetleri’nin yörüngedeki uyduları için de yarışma düzenlemesinin bir kırılma noktası olacağına dikkat çekiyor. Akkoyunlu, şirketler dışında devlet yönetimlerinin de güvenlik açıklarını keşfetmek amacıyla bu tarz yollara başvurmasının, olası bir siber savaşta ciddi zararlara uğramak istemeyen ülkelere örnek olacağını belirtiyor. 5000’den Fazla Güvenlik Açığı Tespit Edilmişti Bir uydu ve ilgili yer istasyonunda kullanılan bileşenlerin birçoğu, yeterli test kaynaklarına sahip olmayan küçük şirketlerden geliyor. Bu bileşenlerin devlet destekli bir hack girişimine dayanabilecek düzeyde olacağının da garantisi verilemiyor. Bundan dolayı ABD Hava Kuvvetleri, üçüncü taraflardan gelen parçaları etkileyen güvenlik sorunlarını öğrenerek daha güçlü güvenlik gereksinimleri oluşturmayı hedefliyor. Gerçekleştirdiği yarışmalar yoluyla hükümet sistemlerinde 5000’den fazla güvenlik açığı keşfeden ABD, bu tarz girişimlerin hem güvenlik açığı araştırmacıları hem de ABD Savunma Bakanlığı için bir kazan-kazan olduğuna inanıyor. Keşfedilen güvenlik açıklıkları karşılığında ABD Hava Kuvvetleri, bağımsız hackerlere ciddi para ödülleri vermeyi planlıyor. Artık Hükümetler de Bu Yola Başvuruyor ABD Hava Kuvvetleri’nin bu girişimi elbette kolay bir süreç değil. Hala devletlerin dışardan uzmanlara karşı akıllarında soru işaretleri bulunuyor. Özellikle aralarında casusluk yapabilecek uzmanların varlığı tedirginlik yaratıyor. Her şeyin yazılımla ilerlediği bir dünyada organizasyon dışından bir uzmana karşı kapıların kapatılmasının doğru olmadığını belirten Barbaros Akkoyunlu, şirketlerden sonra hükümetlerin de sistemlerindeki güvenlik açıklarını keşfetmek için bağımsız araştırmacılara güvenmesi gerektiğini, güvenlik açıklarından habersiz olan devlet kurumlarının siber korsanlardan ciddi zararlar göreceğini ifade ediyor.

SİBER KORSANLAR YÖRÜNGEDEKİ UYDULARI HACKLEYEBİLİR Mİ?

BEYAZ ŞAPKALI HACKERLER BU KEZ ABD UYDULARI İÇİN YARIŞACAK

ABD Hava Kuvvetleri, dünya yörüngesinde yer alan ABD uydularındaki güvenlik açıklarını belirlemek için yarışma düzenliyor. Yörüngedeki uydunun kontrolünü ele geçirip geçiremeyeceklerinin kontrol edileceği yarışmada hackerlerden uydu kamerasını aya çevirmeleri istenecek. Güvenlik açıklarının önceden tespit edilerek giderilmesinin önemli kazanımlar sağlayacağını ifade eden Bitdefender Türkiye Genel Müdürü Barbaros Akkoyunlu, daha önce özel şirketlerin kullandığı bu yöntemi artık devlet kuruluşlarının da kullanmaya başladığına dikkat çekiyor.

Birçok şirketin, güvenlik açıklarını keşfedebilmek için beyaz şapkalı hackerlerden destek aldığı biliniyor. Ancak, bağımsız araştırmacıların sistemlerini test etmesini isteyen sadece şirketler değil. ABD Hava Kuvvetleri’nin dünya yörüngesinde yer alan uydularındaki güvenlik açıklarını bulmaları için beyaz şapkalı hackerler ile yarışma düzenleyeceğini belirten Bitdefender Türkiye Genel Müdürü Barbaros Akkoyunlu, özel şirketlerin yanı sıra artık devletlerin de idari ve askeri alanlardaki sistemleri için hack yarışmaları düzenlemeye başladığını belirtiyor.

ABD Uydularını Hackleyebilir misin?

Güvenlik açıklarını bulan ve sorumlu bir şekilde ifşa eden bağımsız araştırmacılara binlerce dolar ödül veren yarışmalar çokça yapılıyor. Ancak ABD Hava Kuvvetleri’nin son girişimi, devletlerin de bu tarz yarışmalara sıcak bakmaya başladığını gösteriyor. Yörüngedeki uydunun kontrolünü ele geçirip geçiremeyeceklerinin kontrol edileceği yarışmada hackerlerden uydu kamerasını aya çevirmeleri istenecek. Bir grup askeri olmayan araştırmacının Las Vegas’ta düzenlenen DEF-CON hack konferansında F-15 savaş uçağı sistemindeki ciddi güvenlik açıklarını ortaya çıkarmasının çok ilgi topladığını hatırlatan Barbaros Akkoyunlu, ABD Hava Kuvvetleri’nin yörüngedeki uyduları için de yarışma düzenlemesinin bir kırılma noktası olacağına dikkat çekiyor. Akkoyunlu, şirketler dışında devlet yönetimlerinin de güvenlik açıklarını keşfetmek amacıyla bu tarz yollara başvurmasının, olası bir siber savaşta ciddi zararlara uğramak istemeyen ülkelere örnek olacağını belirtiyor.

5000’den Fazla Güvenlik Açığı Tespit Edilmişti

Bir uydu ve ilgili yer istasyonunda kullanılan bileşenlerin birçoğu, yeterli test kaynaklarına sahip olmayan küçük şirketlerden geliyor. Bu bileşenlerin devlet destekli bir hack girişimine dayanabilecek düzeyde olacağının da garantisi verilemiyor. Bundan dolayı ABD Hava Kuvvetleri, üçüncü taraflardan gelen parçaları etkileyen güvenlik sorunlarını öğrenerek daha güçlü güvenlik gereksinimleri oluşturmayı hedefliyor. Gerçekleştirdiği yarışmalar yoluyla hükümet sistemlerinde 5000’den fazla güvenlik açığı keşfeden ABD, bu tarz girişimlerin hem güvenlik açığı araştırmacıları hem de ABD Savunma Bakanlığı için bir kazan-kazan olduğuna inanıyor. Keşfedilen güvenlik açıklıkları karşılığında ABD Hava Kuvvetleri, bağımsız hackerlere ciddi para ödülleri vermeyi planlıyor.

Artık Hükümetler de Bu Yola Başvuruyor

ABD Hava Kuvvetleri’nin bu girişimi elbette kolay bir süreç değil. Hala devletlerin dışardan uzmanlara karşı akıllarında soru işaretleri bulunuyor. Özellikle aralarında casusluk yapabilecek uzmanların varlığı tedirginlik yaratıyor. Her şeyin yazılımla ilerlediği bir dünyada organizasyon dışından bir uzmana karşı kapıların kapatılmasının doğru olmadığını belirten Barbaros Akkoyunlu, şirketlerden sonra hükümetlerin de sistemlerindeki güvenlik açıklarını keşfetmek için bağımsız araştırmacılara güvenmesi gerektiğini, güvenlik açıklarından habersiz olan devlet kurumlarının siber korsanlardan ciddi zararlar göreceğini ifade ediyor.



from Aeroportist I Güncel Havacılık Haberleri https://ift.tt/2n7nEQv
via IFTTT

Türk Hava Yolları ve Birleşmiş Milletler Medeniyetler İttifakı ortak çalışma platformu oluşturdu Türk Hava Yolları ve Birleşmiş Milletler Medeniyetler İttifakı ortak çalışma platformu oluşturdu.   Ortak hayata geçirilecek “Barış için Spor Ödülleri” projesinin küresel kamuoyunda geniş yankı bulması öngörülüyor.     Dünyanın dört bir köşesinde yolcuları için uçulmadık nokta bırakmama hedefi ile sayıca en fazla ülke ve uluslararası destinasyona erişim sağlayan Türk Hava Yolları, uçuş ağı gelişiminde gösterdiği bu aktif performansı, dünyada farklı alanlarda öne çıkan önemli markalar, kurum-kuruluşlar ve sivil toplum örgütleri ile çeşitli iş birlikleri sağlama noktasında da sergileyerek farklı toplum ve topluluklara ulaşıyor. Bu yönlü faaliyetlerinden yine mühim bir örneği; “Barış için Spor Ödülleri” projesini hayata geçirecek olan bayrak taşıyıcı havayolu, bu proje kapsamında öncü bir kültürlerarası anlayış platformu olan Birleşmiş Milletler Medeniyetler İttifakı (UNAOC – United Nations Alliance of Civilizations) ile önemli bir iş birliğine imza attı. New York’ta, Birleşmiş Milletler Genel Merkezi‘nde düzenlenen imza töreni, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Sn. Recep Tayyip Erdoğan ve Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Sn. António Guterres’in değerli teşrifleriyle birlikteTürk Hava Yolları Yönetim Kurulu ve İcra Komitesi Başkanı, M. İlker Aycı, Birleşmiş Milletler Medeniyetler İttifakı (UNAOC) Yüksek Temsilcisi Miguel Moratinos ve taraflardan üst düzey yetkililerin katılımı ile gerçekleşti. İmzalanan anlaşma ile Türk Hava Yolları, merkezi New York’ta olan ve faaliyet amacını Birleşmiş Milletler’in ‘Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri’ çerçevesinde medeniyetler arası uyum yaratmak, köprü kurmak ve uzlaşma sağlamak şeklinde belirleyen UNAOC ile dünya kamuoyunun dikkatini küresel bir misyona çekmeyi hedefliyor. “Barış için Spor Ödülleri” başlığı altında hayata geçirilecek bu ortak girişimde sporun birleştirici etkisinden ve insan haklarını müdafaada dünya genelindeki farklı kitleleri etkileyebilme ve bir araya getirebilme gücünden hareketle yola çıkıldı. Proje süresince, barış için spor ve kalkınma girişimleri kapsamında uluslararası bir jüri tarafından global görünürlüğü artıracak bir ödül töreni düzenlenecek ve bu organizasyonla da spor, sanat ve iş dünyasından önemli ve bilinir kişileri ve ayrıca kanaat önderlerini bir araya getirmek kaydıyla, küresel mesele ve konu başlıklarına dünya kamuoyunun dikkati çekilecek. İmza töreninde bu stratejik ortaklığa ilişkin değerlendirmede bulunan Türk Hava Yolları Yönetim Kurulu ve İcra Komitesi Başkanı, M. İlker Aycı; “Yolcularımızı 126 ülkede 316 noktaya ulaştırırken dünyanın dört bir yanını birbirine bağlıyoruz. Bu bağlantıyı, sadece ulaşımın sağlandığı geçitler olarak görmemek gerekiyor. Biz Doğu ile Batı’yı, iki kadim kültürü bir araya getiren, birbirlerine müşterek bir paydada yüzyıllardır entegre eden önemli bir coğrafyanın, Türkiye’nin bayrak taşıyıcı havayolu şirketi ve ayrıca uluslararası düzlemde en büyük marka elçisi olarak, bu bağlantılar ve yine dünyanın önde gelen kurum-kuruluşları, sivil toplum örgütleri ve büyük kitlelere mal olmuş önemli markalarıyla hayata geçirdiğimiz sayısız iş birliği ile dünya üzerindeki farklı kitlelere erişiyor, farklı toplum, kültür ve medeniyetler üzerinde köprüler inşa ediyoruz. Bunu, sahip olduğumuz eşsiz coğrafyanın bizlere biçtiği önemli bir misyon olarak görüyoruz. Ve bu misyonu gereğince yerine getirebilmek adına bu yönlü mevcut kabiliyetimizi, yenilikçi ve kapsayıcı proje opsiyonlarının üzerinde daha fazla durmak suretiyle her geçen gün geliştirmek ve güçlendirmek için çalışmalarımızı bilfiil sürdürüyoruz.   Bu bağlamda, geçtiğimiz aylarda Birleşmiş Milletler Medeniyetler İttifakı ile gerçekleştirdiğimiz istişareler neticesinde, birlikte hayata geçirmekte büyük fayda gördüğümüz önemli bir proje için bugün burada bir araya gelip, bu anlamlı iş birliğini başta Cumhurbaşkanımız Sn. Recep Tayyip Erdoğan’ın ve Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Sn. António Guterres’in huzurlarında imza altına almış olmaktan büyük bir onur ve mutluluk duyuyoruz.    Gerek ulusal, gerek uluslararası düzlemde bugüne dek gerçekleştirdiği sayısız sponsorluk iş birliğiyle sporun daimi dostu ve destekçisi olarak kabul gören Türk Hava Yolları olarak Birleşmiş Milletler’in 2030 Gündemi kapsamında 17 Sürdürülebilir Kalkınma Hedefine ulaşmada sporun dünya üzerindeki farklı kitleleri bir araya getirme ve ortak bir paydada buluşturma kabiliyeti üzerinden yola çıktığımız bu önemli proje ile dünya barışının tesisine katkı sağlama gayretinde olacağız.   Bu stratejik girişimin ortak tarafları olarak şundan hayli eminiz ki; “Barış için Spor Ödülleri” projesi, hedeflediği küresel ilginin çok daha fazlasını temin edip, yaşadığımız evrenin sorunlarına karşı dünya kamuoyundaki toplumsal bilinci artıracak, farkındalık düzeyi yüksek bir platform oluşturacaktır.” dedi. Geçtiğimiz Şubat ayında Medeniyetler İttifakı (Mİ) Yüksek Temsilcisi Miguel Moratinos’un ziyareti ile İstanbul’da, Türk Hava Yolları Genel Yönetim Merkezi’nde gerçekleştirilen görüşmede, milli havayolunun Birleşmiş Milletler Medeniyetler İttifakı (UNAOC – United Nations Alliance Of Civilizations) ile ortaklaşa hayata geçirebileceği projeler üzerinde çalışılmış ve Türk Hava Yolları’nın uzun yıllar ulaslararası düzeyde sağladığı sponsorluk çalışmaları ile sporun ve sporcunun dostu olarak kabul görmesi de dikkate alınarak spor konsepti çerçevesinde bir iş birliğine gidilmesinde görüş birliğine varılmıştı. 2015 yılında kabul edilen 2030 Gündemi kapsamında, 17 Sürdürülebilir Kalkınma Hedefine ulaşmada sporun evrenselliği, birleştirici gücü; barışı, hoşgörüyü, karşılıklı anlayış ve empatiyi teşvik eden güçlü bir araç olarak kabul edilmiş olması ile taraflar, küresel kalkınma ve barışa katkı sağlama noktasında sporu teşvik etmek ve desteklemek amacıyla “Barış için Spor Ödülleri” projesi kapsamında iş birliği sağlama kararı aldı. Türk Hava Yolları’nın ‘Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri’nin güçlü bir destekçisi olarak konumlandırılacağı bu iş birliği sayesinde bayrak taşıyıcı havayolu ayrıca, ortak girişimin partneri görünürlüğüyle de projenin her safhasındaki medya ve iletişim stratejisinde aktif rol alıp; yerel, ulusal, bölgesel ve uluslararası düzeydeki kalabalık izleyici kitlelerine erişim sağlayacak.

Türk Hava Yolları ve Birleşmiş Milletler Medeniyetler İttifakı ortak çalışma platformu oluşturdu.

 

Ortak hayata geçirilecek “Barış için Spor Ödülleri” projesinin küresel kamuoyunda geniş yankı bulması öngörülüyor.

 

 

Dünyanın dört bir köşesinde yolcuları için uçulmadık nokta bırakmama hedefi ile sayıca en fazla ülke ve uluslararası destinasyona erişim sağlayan Türk Hava Yolları, uçuş ağı gelişiminde gösterdiği bu aktif performansı, dünyada farklı alanlarda öne çıkan önemli markalar, kurum-kuruluşlar ve sivil toplum örgütleri ile çeşitli iş birlikleri sağlama noktasında da sergileyerek farklı toplum ve topluluklara ulaşıyor.

Bu yönlü faaliyetlerinden yine mühim bir örneği; “Barış için Spor Ödülleri” projesini hayata geçirecek olan bayrak taşıyıcı havayolu, bu proje kapsamında öncü bir kültürlerarası anlayış platformu olan Birleşmiş Milletler Medeniyetler İttifakı (UNAOC – United Nations Alliance of Civilizations) ile önemli bir iş birliğine imza attı. New York’ta, Birleşmiş Milletler Genel Merkezi‘nde düzenlenen imza töreni, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Sn. Recep Tayyip Erdoğan ve Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Sn. António Guterres’in değerli teşrifleriyle birlikteTürk Hava Yolları Yönetim Kurulu ve İcra Komitesi Başkanı, M. İlker Aycı, Birleşmiş Milletler Medeniyetler İttifakı (UNAOC) Yüksek Temsilcisi Miguel Moratinos ve taraflardan üst düzey yetkililerin katılımı ile gerçekleşti.

İmzalanan anlaşma ile Türk Hava Yolları, merkezi New York’ta olan ve faaliyet amacını Birleşmiş Milletler’in ‘Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri’ çerçevesinde medeniyetler arası uyum yaratmak, köprü kurmak ve uzlaşma sağlamak şeklinde belirleyen UNAOC ile dünya kamuoyunun dikkatini küresel bir misyona çekmeyi hedefliyor. “Barış için Spor Ödülleri” başlığı altında hayata geçirilecek bu ortak girişimde sporun birleştirici etkisinden ve insan haklarını müdafaada dünya genelindeki farklı kitleleri etkileyebilme ve bir araya getirebilme gücünden hareketle yola çıkıldı. Proje süresince, barış için spor ve kalkınma girişimleri kapsamında uluslararası bir jüri tarafından global görünürlüğü artıracak bir ödül töreni düzenlenecek ve bu organizasyonla da spor, sanat ve iş dünyasından önemli ve bilinir kişileri ve ayrıca kanaat önderlerini bir araya getirmek kaydıyla, küresel mesele ve konu başlıklarına dünya kamuoyunun dikkati çekilecek.

İmza töreninde bu stratejik ortaklığa ilişkin değerlendirmede bulunan Türk Hava Yolları Yönetim Kurulu ve İcra Komitesi Başkanı, M. İlker Aycı“Yolcularımızı 126 ülkede 316 noktaya ulaştırırken dünyanın dört bir yanını birbirine bağlıyoruz. Bu bağlantıyı, sadece ulaşımın sağlandığı geçitler olarak görmemek gerekiyor. Biz Doğu ile Batı’yı, iki kadim kültürü bir araya getiren, birbirlerine müşterek bir paydada yüzyıllardır entegre eden önemli bir coğrafyanın, Türkiye’nin bayrak taşıyıcı havayolu şirketi ve ayrıca uluslararası düzlemde en büyük marka elçisi olarak, bu bağlantılar ve yine dünyanın önde gelen kurum-kuruluşları, sivil toplum örgütleri ve büyük kitlelere mal olmuş önemli markalarıyla hayata geçirdiğimiz sayısız iş birliği ile dünya üzerindeki farklı kitlelere erişiyor, farklı toplum, kültür ve medeniyetler üzerinde köprüler inşa ediyoruz. Bunu, sahip olduğumuz eşsiz coğrafyanın bizlere biçtiği önemli bir misyon olarak görüyoruz. Ve bu misyonu gereğince yerine getirebilmek adına bu yönlü mevcut kabiliyetimizi, yenilikçi ve kapsayıcı proje opsiyonlarının üzerinde daha fazla durmak suretiyle her geçen gün geliştirmek ve güçlendirmek için çalışmalarımızı bilfiil sürdürüyoruz.

 

Bu bağlamda, geçtiğimiz aylarda Birleşmiş Milletler Medeniyetler İttifakı ile gerçekleştirdiğimiz istişareler neticesinde, birlikte hayata geçirmekte büyük fayda gördüğümüz önemli bir proje için bugün burada bir araya gelip, bu anlamlı iş birliğini başta Cumhurbaşkanımız Sn. Recep Tayyip Erdoğan’ın ve Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Sn. António Guterres’in huzurlarında imza altına almış olmaktan büyük bir onur ve mutluluk duyuyoruz. 

 

Gerek ulusal, gerek uluslararası düzlemde bugüne dek gerçekleştirdiği sayısız sponsorluk iş birliğiyle sporun daimi dostu ve destekçisi olarak kabul gören Türk Hava Yolları olarak Birleşmiş Milletler’in 2030 Gündemi kapsamında 17 Sürdürülebilir Kalkınma Hedefine ulaşmada sporun dünya üzerindeki farklı kitleleri bir araya getirme ve ortak bir paydada buluşturma kabiliyeti üzerinden yola çıktığımız bu önemli proje ile dünya barışının tesisine katkı sağlama gayretinde olacağız.

 

Bu stratejik girişimin ortak tarafları olarak şundan hayli eminiz ki; “Barış için Spor Ödülleri” projesi, hedeflediği küresel ilginin çok daha fazlasını temin edip, yaşadığımız evrenin sorunlarına karşı dünya kamuoyundaki toplumsal bilinci artıracak, farkındalık düzeyi yüksek bir platform oluşturacaktır.” dedi.

Geçtiğimiz Şubat ayında Medeniyetler İttifakı (Mİ) Yüksek Temsilcisi Miguel Moratinos’un ziyareti ile İstanbul’da, Türk Hava Yolları Genel Yönetim Merkezi’nde gerçekleştirilen görüşmede, milli havayolunun Birleşmiş Milletler Medeniyetler İttifakı (UNAOC – United Nations Alliance Of Civilizations) ile ortaklaşa hayata geçirebileceği projeler üzerinde çalışılmış ve Türk Hava Yolları’nın uzun yıllar ulaslararası düzeyde sağladığı sponsorluk çalışmaları ile sporun ve sporcunun dostu olarak kabul görmesi de dikkate alınarak spor konsepti çerçevesinde bir iş birliğine gidilmesinde görüş birliğine varılmıştı. 2015 yılında kabul edilen 2030 Gündemi kapsamında, 17 Sürdürülebilir Kalkınma Hedefine ulaşmada sporun evrenselliği, birleştirici gücü; barışı, hoşgörüyü, karşılıklı anlayış ve empatiyi teşvik eden güçlü bir araç olarak kabul edilmiş olması ile taraflar, küresel kalkınma ve barışa katkı sağlama noktasında sporu teşvik etmek ve desteklemek amacıyla “Barış için Spor Ödülleri” projesi kapsamında iş birliği sağlama kararı aldı.

Türk Hava Yolları’nın ‘Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri’nin güçlü bir destekçisi olarak konumlandırılacağı bu iş birliği sayesinde bayrak taşıyıcı havayolu ayrıca, ortak girişimin partneri görünürlüğüyle de projenin her safhasındaki medya ve iletişim stratejisinde aktif rol alıp; yerel, ulusal, bölgesel ve uluslararası düzeydeki kalabalık izleyici kitlelerine erişim sağlayacak.



from Aeroportist I Güncel Havacılık Haberleri https://ift.tt/2n0TP3P
via IFTTT

Türk Hava Yolları ve Birleşmiş Milletler Medeniyetler İttifakı ortak çalışma platformu oluşturdu


via Aeroportist I Güncel Havacılık Haberleri https://ift.tt/2n0TP3P

24 Eylül 2019 Salı

Airbus A400M, helikopter ile ilk kez havada kuru temas gerçekleştirdi Airbus A400M yeni nesil nakliye uçağı, bir H225M helikopteri ile havada yakıt ikmalini başarıyla tamamladı. A400M, Fransa’nın güneyinde gündüz düzenlenen dört uçuş süresince, bir tanker uçağı olarak kabiliyetlerini kanıtlamada belirleyici olan 51 kuru temas gerçekleştirdi. Bu testler Fransız “DGA essais en vol” uçuş test merkezinin koordinasyonu altında gerçekleştirildi. Yakıt içermeyen ve 105 knot kadar düşük uçuş hızlarında 1.000 ft ile 10.000 ft arasında gerçekleştirilen testler, 2019 başında yapılan önceki yakın uçuşların olumlu sonuçlarını tasdik etti. Uçuş test programındaki bir sonraki adım ise 2021 yılındaki nihai sertifikasyon öncesinde 2019 yılı sonuna kadar yapılması planlanan ıslak temas operasyonları. Test uçuşları ayrıca, Guépard (Fransız Silahlı Kuvvetleri için gelecekteki çok yönlü askeri helikopteri) için fizibilite çalışması kapsamında, Fransız Savunma Tedarik Ajansı (DGA) tarafından talep edilen bir H160 helikopteri ile A400M arasındaki ilk yakın temas denemelerini içeriyordu. Testler başarıyla tamamlandı. Aşağıdaki fotoğraf, Airbus Helicopters’ın H225M helikopteri ile kuru temas gerçekleştiren A400M’i göstermektedir. Airbus Hakkında Airbus, havacılık, uzay ve ilgili servislerde küresel bir liderdir. 2018 yılında, yaklaşık 134,000 kişiye istihdam sağlamış, 64 milyar Avro gelir elde etmiştir. Airbus, yolcu uçağı segmentinde en geniş ürün yelpazesini sunmaktadır. Airbus, tanker, savaş, ulaştırma ve görev uçakları sunan Avrupa’nın bir numaralı uzay girişimi, dünyanın önde gelen en büyük uzay şirketidir. Helikopter sektöründe, dünya çapında en verimli sivil ve askeri helikopter çözümlerini sunmaktadır.

Airbus A400M yeni nesil nakliye uçağı, bir H225M helikopteri ile havada yakıt ikmalini başarıyla tamamladı. A400M, Fransa’nın güneyinde gündüz düzenlenen dört uçuş süresince, bir tanker uçağı olarak kabiliyetlerini kanıtlamada belirleyici olan 51 kuru temas gerçekleştirdi. Bu testler Fransız “DGA essais en vol” uçuş test merkezinin koordinasyonu altında gerçekleştirildi.

Yakıt içermeyen ve 105 knot kadar düşük uçuş hızlarında 1.000 ft ile 10.000 ft arasında gerçekleştirilen testler, 2019 başında yapılan önceki yakın uçuşların olumlu sonuçlarını tasdik etti. Uçuş test programındaki bir sonraki adım ise 2021 yılındaki nihai sertifikasyon öncesinde 2019 yılı sonuna kadar yapılması planlanan ıslak temas operasyonları.

Test uçuşları ayrıca, Guépard (Fransız Silahlı Kuvvetleri için gelecekteki çok yönlü askeri helikopteri) için fizibilite çalışması kapsamında, Fransız Savunma Tedarik Ajansı (DGA) tarafından talep edilen bir H160 helikopteri ile A400M arasındaki ilk yakın temas denemelerini içeriyordu. Testler başarıyla tamamlandı.

Aşağıdaki fotoğraf, Airbus Helicopters’ın H225M helikopteri ile kuru temas gerçekleştiren A400M’i göstermektedir.

Airbus Hakkında
Airbus, havacılık, uzay ve ilgili servislerde küresel bir liderdir. 2018 yılında, yaklaşık 134,000 kişiye istihdam sağlamış, 64 milyar Avro gelir elde etmiştir. Airbus, yolcu uçağı segmentinde en geniş ürün yelpazesini sunmaktadır. Airbus, tanker, savaş, ulaştırma ve görev uçakları sunan Avrupa’nın bir numaralı uzay girişimi, dünyanın önde gelen en büyük uzay şirketidir. Helikopter sektöründe, dünya çapında en verimli sivil ve askeri helikopter çözümlerini sunmaktadır.



from Aeroportist I Güncel Havacılık Haberleri https://ift.tt/2lcURtj
via IFTTT

UNIFREE YÖNETİMİNE ÜST DÜZEY ATAMA UNIFREE YÖNETİMİNE ÜST DÜZEY ATAMA Dünyada yeni bir iş modeli geliştirerek İstanbul Havalimanı’nda hizmet vermeye başlayan Unifree Duty Free, sektördeki yerini üst düzey atamalarla güçlendiriyor. Türkiye seyahat perakendesini İstanbul Havalimanı’ndan dünyaya açan Unifree’nin İstanbul’daki ticari operasyonlarını, sektörün dünya çapında en deneyimli isimlerden biri olan Ian Foster yönetecek. Foster, Unifree’nin Ticari Operasyonlardan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı olarak görev yapacak. Dünyanın önde gelen duty free perakende şirketlerinde üst düzey yöneticilik yapan ve uluslararası birçok havalimanında ticari operasyonları başarıyla yürüten Ian Foster, yeni görevi kapsamında Unifree Duty Free’nin İstanbul’daki tüm perakende operasyonlarının yönetiminden sorumlu olacak. Unifree Ticari Operasyonlardan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı (Chief Commercial Officer) Ian Foster, “Hem Türkiye’de hem de Unifree çatısı altında olmaktan büyük mutluluk duyuyorum. Türkiye’deki seyahat perakendesi dinamiklerini, geleneksel duty free mağazacılığı anlayışının ötesine geçerek yeniden yorumlayacak ve dünya çapında markalarla büyümemizi sürdüreceğiz” dedi. Ian Foster hakkında: Birleşik Krallık’taki lisans eğitiminin ardından Cumbria Üniversitesi’nde Liderlik ve Sürdürürülebilir İşletme konusunda MBA yapan Ian Foster, iş hayatına perakende mağazacılığında başladı. Kariyer basamaklarını hızla tırmanan Foster, Louis Vuitton Moët Hennessy grubunun ABD operasyonlarında görev aldı ve kısa süre sonra grubun ABD Perakende Bölge Direktörlüğü’nü üstlendi. Foster, LVMH’nin üst yönetiminde geçirdiği 14 başarılı yılın ardından dünyanın en büyük duty-free işletmecilerinden Dufry’ye ‘Global Pazarlama Grup Yöneticisi’ olarak transfer oldu. Sonrasında üstlendiği Global Perakende Grup Başkanlığı da dahil şirkette geçirdiği toplam 10 yıllık görev dönemi boyunca Foster 63 ülkede 370 havalimanındaki Dufry operasyonlarını yönetti. Ian Foster, Haziran 2019 tarihinde dünyanın en büyük havalimanı olan İstanbul Havalimanı’ndaki duty free alanlarının işletmesini üstlenen ve Almanya merkezli Heinemann’ın ortaklığı olan Unifree’ye Ticari Operasyonlardan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı (Chief Commercial Officer) olarak atandı. Unifree Dutyfree hakkında: Bilginer ve Üstünkaya aileleri tarafından 1975 yılında kurulan Unifree, 1999 yılından itibaren Avrupa’nın en büyük duty free işletmecilerinden biri olan Gebr. Heinemann SE & Co. KG’nin Türk ortağı olarak faaliyetlerini genişletmiştir. Dutyfreesektöründeki derin tecrübesi sayesinde adını tüm Dünya’da her bir kıtaya yayan Unifree;TAV ile ortak olarak kurduğu iştiraki ATU ile, TAV tarafından işletilmekte olan havalimanlarında, YDA tarafından işletilmekte olan Dalaman Havalimanı ve Kosova’da Limak tarafından işletilen Priştina Havalimanı olmak üzere 24 farklı havalimanında, 9 farklı ülkede toplam 32.000 metrekare alanda, 134 duty free mağazası işletmektedir. Gebr. Heinemann Co.KG, 29 farklı ülkede, 79 havalimanında 330 duty free mağazası işletmektedir.  

UNIFREE YÖNETİMİNE ÜST DÜZEY ATAMA

Dünyada yeni bir iş modeli geliştirerek İstanbul Havalimanı’nda hizmet vermeye başlayan Unifree Duty Free, sektördeki yerini üst düzey atamalarla güçlendiriyor.

Türkiye seyahat perakendesini İstanbul Havalimanı’ndan dünyaya açan Unifree’nin İstanbul’daki ticari operasyonlarını, sektörün dünya çapında en deneyimli isimlerden biri olan Ian Foster yönetecek. Foster, Unifree’nin Ticari Operasyonlardan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı olarak görev yapacak.

Dünyanın önde gelen duty free perakende şirketlerinde üst düzey yöneticilik yapan ve uluslararası birçok havalimanında ticari operasyonları başarıyla yürüten Ian Foster, yeni görevi kapsamında Unifree Duty Free’nin İstanbul’daki tüm perakende operasyonlarının yönetiminden sorumlu olacak.

Unifree Ticari Operasyonlardan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı (Chief Commercial Officer) Ian Foster, “Hem Türkiye’de hem de Unifree çatısı altında olmaktan büyük mutluluk duyuyorum. Türkiye’deki seyahat perakendesi dinamiklerini, geleneksel duty free mağazacılığı anlayışının ötesine geçerek yeniden yorumlayacak ve dünya çapında markalarla büyümemizi sürdüreceğiz” dedi.

Ian Foster hakkında:

Birleşik Krallık’taki lisans eğitiminin ardından Cumbria Üniversitesi’nde Liderlik ve Sürdürürülebilir İşletme konusunda MBA yapan Ian Foster, iş hayatına perakende mağazacılığında başladı. Kariyer basamaklarını hızla tırmanan Foster, Louis Vuitton Moët Hennessy grubunun ABD operasyonlarında görev aldı ve kısa süre sonra grubun ABD Perakende Bölge Direktörlüğü’nü üstlendi.

Foster, LVMH’nin üst yönetiminde geçirdiği 14 başarılı yılın ardından dünyanın en büyük duty-free işletmecilerinden Dufry’ye ‘Global Pazarlama Grup Yöneticisi’ olarak transfer oldu. Sonrasında üstlendiği Global Perakende Grup Başkanlığı da dahil şirkette geçirdiği toplam 10 yıllık görev dönemi boyunca Foster 63 ülkede 370 havalimanındaki Dufry operasyonlarını yönetti.

Ian Foster, Haziran 2019 tarihinde dünyanın en büyük havalimanı olan İstanbul Havalimanı’ndaki duty free alanlarının işletmesini üstlenen ve Almanya merkezli Heinemann’ın ortaklığı olan Unifree’ye Ticari Operasyonlardan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı (Chief Commercial Officer) olarak atandı.

Unifree Dutyfree hakkında: Bilginer ve Üstünkaya aileleri tarafından 1975 yılında kurulan Unifree, 1999 yılından itibaren Avrupa’nın en büyük duty free işletmecilerinden biri olan Gebr. Heinemann SE & Co. KG’nin Türk ortağı olarak faaliyetlerini genişletmiştir. Dutyfreesektöründeki derin tecrübesi sayesinde adını tüm Dünya’da her bir kıtaya yayan Unifree;TAV ile ortak olarak kurduğu iştiraki ATU ile, TAV tarafından işletilmekte olan havalimanlarında, YDA tarafından işletilmekte olan Dalaman Havalimanı ve Kosova’da Limak tarafından işletilen Priştina Havalimanı olmak üzere 24 farklı havalimanında, 9 farklı ülkede toplam 32.000 metrekare alanda, 134 duty free mağazası işletmektedir. Gebr. Heinemann Co.KG, 29 farklı ülkede, 79 havalimanında 330 duty free mağazası işletmektedir.

 



from Aeroportist I Güncel Havacılık Haberleri https://ift.tt/2mUDded
via IFTTT