22 Kasım 2018 Perşembe

HAVALİMANLARINDA GÜRÜLTÜ HARİTALARININ OLUŞTURULMASI VE GÜRÜLTÜ AZALTIMI ÇALIŞTAYI


via Aeroportist I Güncel Havacılık Haberleri https://ift.tt/2DVieyY

ESENBOĞA HAVALİMANI’NDA NEFES KESEN TATBİKAT


via Aeroportist I Güncel Havacılık Haberleri https://ift.tt/2DViduU

Türk Hava Yolları, pilotaj eğitimini destekleyen simülatörlerin temini için HAVELSAN ile anlaştı. Türk Hava Yolları, pilotaj eğitimini destekleyen simülatörlerin temini için HAVELSAN ile anlaştı.                Geçmiş süreçte Boeing 737NG uçakları için pilot eğitimlerinde kullanılacak ilk yerli simülatörü imal eden HAVELSAN ile bu kez yeni bir anlaşmaya imza atan Türk Hava Yolları, yerli ve milli üretim anlayışının genişletilmesine yönelik sağladığı desteği sürdürüyor. Bugün, Türk Hava Yolları Genel Yönetim Merkezi’nde gerçekleştirilen törende, Türk Hava Yolları Yönetim Kurulu ve İcra Komitesi Başkanı M. İlker Aycı ve HAVELSAN Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Hacı Ali Mantar tarafından imza altına alınan sözleşme kapsamında HAVELSAN, bayrak taşıyıcı havayolunun Boeing 737MAX ve Airbus A320CEO/NEO tipi uçakları için uluslararası D seviye sertifikasyona sahip Tam Uçuş Simülatörleri üretecek. Hâlihazırda filosunda 14 simülatörü bulunan Türk Hava Yolları, 2020 ve 2021 yıllarında işletmeye alınmak üzere, 2 Boeing 737MAX ve 3 Airbus A320CEO/NEO uluslararası D seviye sertifikasyona sahip toplam 5 ‘Tam Uçuş Simülatörü’ ve 6 ‘Uçuş Eğitim Yardımcısı’nı HAVELSAN’dan teslim alacak. Böylelikle, 2021 yılında Türk Hava Yolları Uçuş Eğitim Merkezi’ndeki Tam Uçuş Simülatörü sayısı, teslim alınacak diğer simülatörlerle birlikte 28’e ulaşacakken, ilk yerli üretim Boeing 737MAX ve Airbus A320CEO/NEO tipi simülatörler de bu rakama dâhil olmuş olacak. Yurtdışına bağımlılığı azaltacak ve yerli üretim konseptine ivme kazandıracak proje kapsamında, Türk Hava Yolları pilotlarının intibak, tekamül ve yenileme eğitimlerinin düşük maliyetle ve gerçeğe yakın şekilde teminini sağlayacak EASA D seviye sertifikalı Tam Uçuş Simülatörü, askeri alandaki simülatör tasarım, üretim, entegrasyon ve bakım deneyimini, sivil havacılıkla da birleştiren, Türkiye’nin savunma ve havacılık sanayii şirketi HAVELSAN tarafından üretilip, Türk Hava Yolları filosuna kazandırılacak. İmza töreninde sürece ilişkin değerlendirmede bulunan Türk Hava Yolları Yönetim Kurulu ve İcra Komitesi Başkanı, M. İlker Aycı; “Türk Sivil Havacılığının iki önemli oyuncusu, Türk Hava Yolları ve HAVELSAN olarak, bugün böylesi anlamlı bir iş birliğine imza atmış olmaktan büyük bir heyecan duyuyoruz. Ülkemizin milli havayolu olmanın verdiği bilinçle yerli kaynaklara yönelerek, milli üretime sağladığımız desteği bu anlaşma ile daha da geliştirmiş olmak bizim için gurur verici.”   “Teslim alacağımız yeni simülatörler, Türk Hava Yolları pilotlarının eğitimlerini en iyi standartta almalarının devamını sağlayacakken, özellikle tazeleme eğitimleri için uçuş eğitim merkezimizi tercih eden yabancı havayolu şirketlerinin pilotlarınca da tecrübe edilebilecek. Bu sayede küresel pazarda da boy gösterebilecek simülatörler ayrıca, bugün prestijli bir marka hâline gelen Türk Hava Yolları uçuş deneyiminin daha geniş kitlelerce benimsenmesinde de hiç kuşkusuz önemli bir rol oynayacak.” dedi. HAVELSAN Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Hacı Ali Mantar ise, imza altına alınan sözleşme ile iki kurum arasındaki iş birliğinin artacağına dikkat çekerek; “Artık ülkemiz teknolojik üstünlük kazandığı alanlarda yaptığı yatırımlarla dünyada kendinden söz ettiriyor. Bayrak taşıyıcı havayolumuz Türk Hava Yolları ile iş birliğimizin güven ve dayanışma ortamı içinde hızla büyüyeceğine inancımız sonsuz. Hayata geçireceğimiz simülatörlerle yabancı kaynaklardan sağlanan uçuş simülatörleri ve eğitim sistemleri ihtiyaçları yerli kaynaklara yönlendirilmiş olacak. Aynı zamanda bu proje ile dünya havayolu simülatör pazarına hem sistem hem de eğitim ihracatı imkânı yakalamış olacağız.” dedi.   Simülatörler, pilotların eğitim kalitesini artırmaya yönelik en önemli unsurlardan biri olarak ön plana çıkıyor. Pilotlar, görev yapacakları uçak tiplerinde yer derslerinin ardından simülatörde eğitim almaya başlıyor. Uçak tipi ve pilotun tecrübesine göre değişen sürelerde alınan eğitimin ardından gerçek uçağa geçiliyor. Sivil havacılıkta pilotlar ayrıca, her 6 ayda bir bilgilerini yenilemek amacıyla yine simülatörlerde uçuyor. Bu eğitim sırasında pilotlara her türlü çevresel şart altında acil durum eğitimleri veriliyor. Böylelikle muhtemel riskler minimize edilirken, yetkin eğitim seviyesi de yukarı çekiliyor. Türkiye’nin bayrak taşıyıcı havayolu şirketi Türk Hava Yolları önderliğinde Türk Sivil Havacılık sektörüne kazandırılan önemli ivmeye paralel olarak artan pilot eğitim ihtiyacının karşılanabilmesine yönelik harekete geçen HAVELSAN, bu girişimi ile askeri alanda olduğu gibi, sivil havacılıkta da sektörün kilit oyuncusu olmayı hedefliyor. Firma, Boeing 737MAX ve Airbus A320CEO/NEO tipi simülatörlerinin üretimi ile dünya sivil simülatör üretimi pazarında da önemli bir yer edinmeyi amaçlıyor.   Türk Hava Yolları Hakkında: 1933 yılında 5 uçaktan oluşan mütevazı bir filo ile kurulan Star İttifakı üyesi Türk Hava Yolları, bugün 330 (yolcu ve kargo) uçaklık filosu ile 49 yurtiçi, 255 uluslararası olmak üzere dünyanın 122 ülkesindeki 304 noktaya uçan havayolu şirketidir. Türk Hava Yolları ile ilgili daha geniş bilgiye www.turkishairlines.com web adresinden veya Facebook, Twitter, YouTube, Linkedİn ve Instagramhesapları üzerinden ulaşılabilir.   Star İttifakı Hakkında: Türk Hava Yolları, ilk küresel havayolu ittifakı olarak 1997 yılında kurulan ve uluslararası ölçekte seyahat edenler için dünya genelinde ulaşım, tanınırlık ve benzersiz hizmet sunan Star İttifakı (Star Alliance)’na üye havayolu şirketidir. Air Transport World tarafından “Market Leadership Award” ve Business Traveller Magazine ile Skytrax tarafından “Best Airline Alliance“ ödülleri gibi çok sayıda ödüle lâyık görülen Star İttifakı’na üye havayolu şirketleri; Adria Airways, Aegean Airlines, Air Canada, Air China, Air India, Air New Zealand, ANA, Asiana Airlines, Austrian, Avianca, Avianca Brasil, Brussels Airlines, Copa Airlines, Croatia Airlines, EGYPTAIR, Ethiopian Airlines, EVA Air, LOT Polish Airlines, Lufthansa, Scandinavian Airlines, Shenzhen Airlines, Singapore Airlines, South African Airways, SWISS, TAP Air Portugal, THAI, Turkish Airlines ve United’dır. Star İttifakı hâlihazırda, 193 ülkedeki 1.317 havalimanına 18.800’den fazla günlük uçuş sağlamaktadır. Bununla birlikte, Star Alliance Bağlantı Ortağı (Connecting Partner) Juneyao Airlines tarafından da yine bu kapsamda bağlantılı uçuşlar sunulmaktadır.

Türk Hava Yolları, pilotaj eğitimini destekleyen simülatörlerin temini için HAVELSAN ile anlaştı.

  

            Geçmiş süreçte Boeing 737NG uçakları için pilot eğitimlerinde kullanılacak ilk yerli simülatörü imal eden HAVELSAN ile bu kez yeni bir anlaşmaya imza atan Türk Hava Yolları, yerli ve milli üretim anlayışının genişletilmesine yönelik sağladığı desteği sürdürüyor.

Bugün, Türk Hava Yolları Genel Yönetim Merkezi’nde gerçekleştirilen törende, Türk Hava Yolları Yönetim Kurulu ve İcra Komitesi Başkanı M. İlker Aycı ve HAVELSAN Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Hacı Ali Mantar tarafından imza altına alınan sözleşme kapsamında HAVELSAN, bayrak taşıyıcı havayolunun Boeing 737MAX ve Airbus A320CEO/NEO tipi uçakları için uluslararası D seviye sertifikasyona sahip Tam Uçuş Simülatörleri üretecek.

Hâlihazırda filosunda 14 simülatörü bulunan Türk Hava Yolları, 2020 ve 2021 yıllarında işletmeye alınmak üzere, 2 Boeing 737MAX ve 3 Airbus A320CEO/NEO uluslararası D seviye sertifikasyona sahip toplam 5 ‘Tam Uçuş Simülatörü’ ve 6 ‘Uçuş Eğitim Yardımcısı’nı HAVELSAN’dan teslim alacak. Böylelikle, 2021 yılında Türk Hava Yolları Uçuş Eğitim Merkezi’ndeki Tam Uçuş Simülatörü sayısı, teslim alınacak diğer simülatörlerle birlikte 28’e ulaşacakken, ilk yerli üretim Boeing 737MAX ve Airbus A320CEO/NEO tipi simülatörler de bu rakama dâhil olmuş olacak.

Yurtdışına bağımlılığı azaltacak ve yerli üretim konseptine ivme kazandıracak proje kapsamında, Türk Hava Yolları pilotlarının intibak, tekamül ve yenileme eğitimlerinin düşük maliyetle ve gerçeğe yakın şekilde teminini sağlayacak EASA D seviye sertifikalı Tam Uçuş Simülatörü, askeri alandaki simülatör tasarım, üretim, entegrasyon ve bakım deneyimini, sivil havacılıkla da birleştiren, Türkiye’nin savunma ve havacılık sanayii şirketi HAVELSAN tarafından üretilip, Türk Hava Yolları filosuna kazandırılacak.

İmza töreninde sürece ilişkin değerlendirmede bulunan Türk Hava Yolları Yönetim Kurulu ve İcra Komitesi Başkanı, M. İlker Aycı“Türk Sivil Havacılığının iki önemli oyuncusu, Türk Hava Yolları ve HAVELSAN olarak, bugün böylesi anlamlı bir iş birliğine imza atmış olmaktan büyük bir heyecan duyuyoruz. Ülkemizin milli havayolu olmanın verdiği bilinçle yerli kaynaklara yönelerek, milli üretime sağladığımız desteği bu anlaşma ile daha da geliştirmiş olmak bizim için gurur verici.”

 

“Teslim alacağımız yeni simülatörler, Türk Hava Yolları pilotlarının eğitimlerini en iyi standartta almalarının devamını sağlayacakken, özellikle tazeleme eğitimleri için uçuş eğitim merkezimizi tercih eden yabancı havayolu şirketlerinin pilotlarınca da tecrübe edilebilecek. Bu sayede küresel pazarda da boy gösterebilecek simülatörler ayrıca, bugün prestijli bir marka hâline gelen Türk Hava Yolları uçuş deneyiminin daha geniş kitlelerce benimsenmesinde de hiç kuşkusuz önemli bir rol oynayacak.” dedi.

HAVELSAN Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Hacı Ali Mantar ise, imza altına alınan sözleşme ile iki kurum arasındaki iş birliğinin artacağına dikkat çekerek; “Artık ülkemiz teknolojik üstünlük kazandığı alanlarda yaptığı yatırımlarla dünyada kendinden söz ettiriyor. Bayrak taşıyıcı havayolumuz Türk Hava Yolları ile iş birliğimizin güven ve dayanışma ortamı içinde hızla büyüyeceğine inancımız sonsuz. Hayata geçireceğimiz simülatörlerle yabancı kaynaklardan sağlanan uçuş simülatörleri ve eğitim sistemleri ihtiyaçları yerli kaynaklara yönlendirilmiş olacak. Aynı zamanda bu proje ile dünya havayolu simülatör pazarına hem sistem hem de eğitim ihracatı imkânı yakalamış olacağız.” dedi.

 

Simülatörler, pilotların eğitim kalitesini artırmaya yönelik en önemli unsurlardan biri olarak ön plana çıkıyor. Pilotlar, görev yapacakları uçak tiplerinde yer derslerinin ardından simülatörde eğitim almaya başlıyor. Uçak tipi ve pilotun tecrübesine göre değişen sürelerde alınan eğitimin ardından gerçek uçağa geçiliyor. Sivil havacılıkta pilotlar ayrıca, her 6 ayda bir bilgilerini yenilemek amacıyla yine simülatörlerde uçuyor. Bu eğitim sırasında pilotlara her türlü çevresel şart altında acil durum eğitimleri veriliyor. Böylelikle muhtemel riskler minimize edilirken, yetkin eğitim seviyesi de yukarı çekiliyor.

Türkiye’nin bayrak taşıyıcı havayolu şirketi Türk Hava Yolları önderliğinde Türk Sivil Havacılık sektörüne kazandırılan önemli ivmeye paralel olarak artan pilot eğitim ihtiyacının karşılanabilmesine yönelik harekete geçen HAVELSAN, bu girişimi ile askeri alanda olduğu gibi, sivil havacılıkta da sektörün kilit oyuncusu olmayı hedefliyor. Firma, Boeing 737MAX ve Airbus A320CEO/NEO tipi simülatörlerinin üretimi ile dünya sivil simülatör üretimi pazarında da önemli bir yer edinmeyi amaçlıyor.

 

Türk Hava Yolları Hakkında:

1933 yılında 5 uçaktan oluşan mütevazı bir filo ile kurulan Star İttifakı üyesi Türk Hava Yolları, bugün 330 (yolcu ve kargo) uçaklık filosu ile 49 yurtiçi, 255 uluslararası olmak üzere dünyanın 122 ülkesindeki 304 noktaya uçan havayolu şirketidir. Türk Hava Yolları ile ilgili daha geniş bilgiye www.turkishairlines.com web adresinden veya FacebookTwitterYouTubeLinkedİn ve Instagramhesapları üzerinden ulaşılabilir.

 

Star İttifakı Hakkında:

Türk Hava Yolları, ilk küresel havayolu ittifakı olarak 1997 yılında kurulan ve uluslararası ölçekte seyahat edenler için dünya genelinde ulaşım, tanınırlık ve benzersiz hizmet sunan Star İttifakı (Star Alliance)’na üye havayolu şirketidir. Air Transport World tarafından “Market Leadership Award” ve Business Traveller Magazine ile Skytrax tarafından “Best Airline Alliance“ ödülleri gibi çok sayıda ödüle lâyık görülen Star İttifakı’na üye havayolu şirketleri; Adria Airways, Aegean Airlines, Air Canada, Air China, Air India, Air New Zealand, ANA, Asiana Airlines, Austrian, Avianca, Avianca Brasil, Brussels Airlines, Copa Airlines, Croatia Airlines, EGYPTAIR, Ethiopian Airlines, EVA Air, LOT Polish Airlines, Lufthansa, Scandinavian Airlines, Shenzhen Airlines, Singapore Airlines, South African Airways, SWISS, TAP Air Portugal, THAI, Turkish Airlines ve United’dır. Star İttifakı hâlihazırda, 193 ülkedeki 1.317 havalimanına 18.800’den fazla günlük uçuş sağlamaktadır. Bununla birlikte, Star Alliance Bağlantı Ortağı (Connecting Partner) Juneyao Airlines tarafından da yine bu kapsamda bağlantılı uçuşlar sunulmaktadır.



from Aeroportist I Güncel Havacılık Haberleri https://ift.tt/2KtCeti
via IFTTT

Türk Hava Yolları, pilotaj eğitimini destekleyen simülatörlerin temini için HAVELSAN ile anlaştı.


via Aeroportist I Güncel Havacılık Haberleri https://ift.tt/2KtCeti

Doğa korumada tarihi başarı: Kelaynakların yetmiş yıllık kaderi değişti Doğa korumada tarihi başarı: Kelaynakların yetmiş yıllık kaderi değişti Dünya Doğayı Koruma Birliği’nin (IUCN) bugün açıklanan 2018 Kırmızı Liste’sine göre nesli tükenmetehlikesiyle karşı karşıya olan kelaynakların tehlike kategorisi bir derece düşürüldü. Doğa koruma ve nesli tükenen canlıların sembolü kelaynakların Kırmızı Liste statüsü “Yok Olmak Üzere” kategorisinden “Tehlike Altında” kategorisine taşındı. Bu tarihi değişimin nedeni özellikle son yirmi yıl içinde yürütülen koruma çalışmalarının olumlu sonuçlar vermesi. Bir yandan pek çok canlının nesli tehlike altına girerken, diğer yandan gerçekleştirilen koruma faaliyetleri olumlu sonuçlar vermeye devam ediyor. Bu yıl, nesli dünya ölçeğinde yok olma tehlikesi altında olan iki kuş türünün, kelaynak ve pembe güvercinin tehlike kategorisi nüfuslarındaki düzenli artış nedeniyle bir derece düşürüldü. Dünyada doğa korumanın sembollerinden biri olan kelaynakların statüsündeki bu değişim, nesli tükenen canlıların ve doğanın korunmasında olumlu bir milat olarak kabul ediliyor. Her yıl Dünya Kuşları Koruma Kurumu (BirdLife International) tarafından IUCN Kırmızı Liste’sindeki türlerle durum değerlendirme raporu hazırlanıyor. Bu senenin değerlendirmesi yapılmadan önce kelaynaklar “Yok Olmak Üzere (CR)” kategorisindeki 222 kuş türünün arasındaydı. “Yok Olmak Üzere (CR)” olarak adlandırılan kategori, canlılar için en yüksek tehlikeyi ifade ediyor ve bu türlerin neslinin tümüyle tükenme olasılığının çok yüksek olduğunu gösteriyor. 1990 yılında tüm dünyadaki nüfusu 60 çift olan kelaynaklar yapılan koruma çalışmaları sonucunda bugün 120 çiftin üzerinde nüfusa sahip. Bu nedenle kırmızı liste statüsü “Yok Olmak Üzere (CR)” iken 2018’de ilk defa “Tehlike Altında (EN)” kategorisine konarak bir derece düşürüldü. Bu değişimin ana nedeni son yirmi yılda Fas’taki doğal kelaynak nüfusun düzenli olarak artması. Türkiye’deki yarı yabanıl nüfusun da çoğalması ise kelaynakların Doğu Akdeniz’de gelecekte yeniden bir göçebe nüfus oluşturmasına dair umutları artırıyor. Türkiye’de kelaynak koruma çalışmaları devam ediyor Kelaynaklar Urfa Birecik’te yaygın bir göçmen kuş türüyken, geçtiğimiz yüzyılda yoğun bir şekilde kullanılan kimyasal ilaçlar sonucunda yok olma tehlikesiyle karşı karşıya geldi. Geçtiğimiz 150 yıl içinde nüfuslarındaki bu büyük düşüş sonrasında kelaynakların günümüzde varlığını sürdüren sadece iki alt nüfusu bulunuyor. Bunlardan biri Fas’taki yerleşik koloni iken, diğeri Türkiye Birecik’teki yarı yabani koloni. Suriye’deki göçmen nüfusun ise geçtiğimiz son iki yıl içinde tümüyle tükendiği düşünülüyor. Kelaynakların Türkiye’deki ilk kaydı 1879 yılında gerçekleşmişti. 1954 yılında Türkiye’nin güneyinde görülen 600 ila 800 çiftten oluşan nüfusları, 1986 yılına gelindiğinde 5 çifte kadar düştü. Bu ani nüfus azalması sonucunda nesli yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olan kelaynakların korunması ve nüfus artışının sağlanması için Milli Parklar teşkilatı tarafından 1977 yılında Birecik’te Fırat Nehri kıyısına Kelaynak Üreme İstasyonu kuruldu. 1990 yılına gelindiğinde türün göç eden nüfusu tümüyle tükendi ve Türkiye’deki mevcut kelaynak nüfusu yarı yabanıl bir nüfus olarak koruma altında alındı. O tarihten bu yana Türkiye’de kelaynakların Mart ile Temmuz arasında serbestçe dolaşan, ancak, göç sırasında yaşanan kayıpları önlemek amacıyla, sonbahar ve kış aylarında üreme istasyonuna alınan yarı yabanıl bir nüfusu bulunuyor. Yapılan çalışmalar sonucunda 1990’da 40 birey olan Birecik’teki yarı yabanıl kelaynak nüfusu 2018 yılına gelindiğinde 250 bireye kadar yükseldi. Konuyla ilgili açıklama yapan Doğa Derneği Genel Koordinatörü Dicle Tuba Kılıç: “Bu başarı, hala yüzleşmekte olduğumuz büyük tehditlere rağmen uzun soluklu koruma programlarının türleri yok olmaktan kurtarabileceğini gösteriyor. Doğa Derneği kelaynakların sayısının artması için Urfa Birecik’teki üye ve gönüllüleriyle birlikte 2003’ten bu yana kesintisiz olarak bu bölgede, Güney Fırat Vadisi Önemli Doğa Alanı’nda çalışıyor. Milli Parklar teşkilatının Birecik’te elli yıla yakın süredir devam eden projeleri, şüphesiz bu noktaya ulaşmamızdaki en temel nedenlerden biri. Öte yandan kelaynakların nesli halen daha dünya ölçeğinde tehlikede ve Türkiye’de yapılması gerekenlerin yalnızca birinci aşaması tamamlandı. Yani yarı yabanıl nüfusun ciddi bir şekilde artması sağlandı. Asıl gayretimiz, Türkiye’de eskisi gibi sağlıklı üreyen, kendi kendine nüfusunun devamlılığını sağlayan ve göç eden bir kelaynak nüfusunun oluşması. Sadece kelaynaklar değil bir çok tür yok olma tehdidiyle karşı karşıya. Bu tehditler ile etkin bir şekilde mücadele etmek ve kelaynaklarda olduğu gibi olumlu sonuçlar almak, konuyla ilgili kuruluşların ve yerel toplulukların iş birliğini gerektiriyor” dedi.

Doğa korumada tarihi başarı: Kelaynakların yetmiş yıllık kaderi değişti

Dünya Doğayı Koruma Birliği’nin (IUCN) bugün açıklanan 2018 Kırmızı Liste’sine göre nesli tükenmetehlikesiyle karşı karşıya olan kelaynakların tehlike kategorisi bir derece düşürüldü. Doğa koruma ve nesli tükenen canlıların sembolü kelaynakların Kırmızı Liste statüsü “Yok Olmak Üzere” kategorisinden “Tehlike Altında” kategorisine taşındı. Bu tarihi değişimin nedeni özellikle son yirmi yıl içinde yürütülen koruma çalışmalarının olumlu sonuçlar vermesi.

Bir yandan pek çok canlının nesli tehlike altına girerken, diğer yandan gerçekleştirilen koruma faaliyetleri olumlu sonuçlar vermeye devam ediyor. Bu yıl, nesli dünya ölçeğinde yok olma tehlikesi altında olan iki kuş türünün, kelaynak ve pembe güvercinin tehlike kategorisi nüfuslarındaki düzenli artış nedeniyle bir derece düşürüldü. Dünyada doğa korumanın sembollerinden biri olan kelaynakların statüsündeki bu değişim, nesli tükenen canlıların ve doğanın korunmasında olumlu bir milat olarak kabul ediliyor.

Her yıl Dünya Kuşları Koruma Kurumu (BirdLife International) tarafından IUCN Kırmızı Liste’sindeki türlerle durum değerlendirme raporu hazırlanıyor. Bu senenin değerlendirmesi yapılmadan önce kelaynaklar “Yok Olmak Üzere (CR)” kategorisindeki 222 kuş türünün arasındaydı. “Yok Olmak Üzere (CR)” olarak adlandırılan kategori, canlılar için en yüksek tehlikeyi ifade ediyor ve bu türlerin neslinin tümüyle tükenme olasılığının çok yüksek olduğunu gösteriyor. 1990 yılında tüm dünyadaki nüfusu 60 çift olan kelaynaklar yapılan koruma çalışmaları sonucunda bugün 120 çiftin üzerinde nüfusa sahip. Bu nedenle kırmızı liste statüsü “Yok Olmak Üzere (CR)” iken 2018’de ilk defa “Tehlike Altında (EN)” kategorisine konarak bir derece düşürüldü. Bu değişimin ana nedeni son yirmi yılda Fas’taki doğal kelaynak nüfusun düzenli olarak artması. Türkiye’deki yarı yabanıl nüfusun da çoğalması ise kelaynakların Doğu Akdeniz’de gelecekte yeniden bir göçebe nüfus oluşturmasına dair umutları artırıyor.

Türkiye’de kelaynak koruma çalışmaları devam ediyor

Kelaynaklar Urfa Birecik’te yaygın bir göçmen kuş türüyken, geçtiğimiz yüzyılda yoğun bir şekilde kullanılan kimyasal ilaçlar sonucunda yok olma tehlikesiyle karşı karşıya geldi. Geçtiğimiz 150 yıl içinde nüfuslarındaki bu büyük düşüş sonrasında kelaynakların günümüzde varlığını sürdüren sadece iki alt nüfusu bulunuyor. Bunlardan biri Fas’taki yerleşik koloni iken, diğeri Türkiye Birecik’teki yarı yabani koloni. Suriye’deki göçmen nüfusun ise geçtiğimiz son iki yıl içinde tümüyle tükendiği düşünülüyor. Kelaynakların Türkiye’deki ilk kaydı 1879 yılında gerçekleşmişti. 1954 yılında Türkiye’nin güneyinde görülen 600 ila 800 çiftten oluşan nüfusları, 1986 yılına gelindiğinde 5 çifte kadar düştü.

Bu ani nüfus azalması sonucunda nesli yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olan kelaynakların korunması ve nüfus artışının sağlanması için Milli Parklar teşkilatı tarafından 1977 yılında Birecik’te Fırat Nehri kıyısına Kelaynak Üreme İstasyonu kuruldu. 1990 yılına gelindiğinde türün göç eden nüfusu tümüyle tükendi ve Türkiye’deki mevcut kelaynak nüfusu yarı yabanıl bir nüfus olarak koruma altında alındı. O tarihten bu yana Türkiye’de kelaynakların Mart ile Temmuz arasında serbestçe dolaşan, ancak, göç sırasında yaşanan kayıpları önlemek amacıyla, sonbahar ve kış aylarında üreme istasyonuna alınan yarı yabanıl bir nüfusu bulunuyor. Yapılan çalışmalar sonucunda 1990’da 40 birey olan Birecik’teki yarı yabanıl kelaynak nüfusu 2018 yılına gelindiğinde 250 bireye kadar yükseldi.

Konuyla ilgili açıklama yapan Doğa Derneği Genel Koordinatörü Dicle Tuba Kılıç: “Bu başarı, hala yüzleşmekte olduğumuz büyük tehditlere rağmen uzun soluklu koruma programlarının türleri yok olmaktan kurtarabileceğini gösteriyor. Doğa Derneği kelaynakların sayısının artması için Urfa Birecik’teki üye ve gönüllüleriyle birlikte 2003’ten bu yana kesintisiz olarak bu bölgede, Güney Fırat Vadisi Önemli Doğa Alanı’nda çalışıyor. Milli Parklar teşkilatının Birecik’te elli yıla yakın süredir devam eden projeleri, şüphesiz bu noktaya ulaşmamızdaki en temel nedenlerden biri. Öte yandan kelaynakların nesli halen daha dünya ölçeğinde tehlikede ve Türkiye’de yapılması gerekenlerin yalnızca birinci aşaması tamamlandı. Yani yarı yabanıl nüfusun ciddi bir şekilde artması sağlandı. Asıl gayretimiz, Türkiye’de eskisi gibi sağlıklı üreyen, kendi kendine nüfusunun devamlılığını sağlayan ve göç eden bir kelaynak nüfusunun oluşması. Sadece kelaynaklar değil bir çok tür yok olma tehdidiyle karşı karşıya. Bu tehditler ile etkin bir şekilde mücadele etmek ve kelaynaklarda olduğu gibi olumlu sonuçlar almak, konuyla ilgili kuruluşların ve yerel toplulukların iş birliğini gerektiriyor” dedi.



from Aeroportist I Güncel Havacılık Haberleri https://ift.tt/2S5q24j
via IFTTT

Doğa korumada tarihi başarı: Kelaynakların yetmiş yıllık kaderi değişti


via Aeroportist I Güncel Havacılık Haberleri https://ift.tt/2S5q24j

“Yılın Konteyner Hattı” MSC


via Aeroportist I Güncel Havacılık Haberleri https://ift.tt/2QjbgtK