havacılık haberleri, havayolu şirketleri ve sivil havacılık ile ilgili meraklarınızı gidermeye, bilgilerinizi güncellemeye davet ediyoruz.
15 Kasım 2018 Perşembe
TAV İşletme Hizmetleri Çinli turistlere Wirecard ile odaklanıyor
TAV İşletme Hizmetleri Çinli turistlere Wirecard ile odaklanıyor TAV İşletme Hizmetleri Çinli turistlere Wirecard ile odaklanıyor TAV İşletme Hizmetleri Frankfurt, Kopenhag ve Zürih’te işlettiği özel yolcu salonlarında Çin’deki en yaygın ödeme yöntemi olan Alipay ile ödeme seçeneği sunmaya başladı. Uygulama aşamalı olarak 22 ülkedeki 70 yolcu salonuna yaygınlaştırılacak. TAV Havalimanları’nın iştiraki TAV İşletme Hizmetleri, Avrupa’da işlettiği üç “primeclass” yolcu salonunda Alipay uygulamasını başlattı. Wirecard işbirliğiyle hayata geçen uygulama, Çinli yolcuları hedefliyor. İlk olarak Frankfurt, Kopenhag ve Zürih’te yer alan “primeclass” yolcu salonlarında başlayan uygulama TAV tüm dünyada işlettiği salonlara yaygınlaştırılacak. TAV İşletme Hizmetleri Genel Müdürü Bora İşbulan “Çin, şu an küresel turizm pazarında ilk sırada yer alıyor. 2017’de Çinli turistler önceki yıla göre yüzde 7 artışla yurtdışına 131 milyon seyahat gerçekleştirdi ve yaklaşık 260 milyar dolar harcama gerçekleştirdi. Araştırmalar gösteriyor ki, Çinli seyahat severler için deneyim, fiyattan daha önemli. TAV İşletme Hizmetleri olarak, misafirlerimize ayrıcalıklı bir seyahat deneyimi sunmak üzere çalışıyoruz. Çin pazarına odaklanma yönündeki çalışmalarımız kapsamında Wirecard ile işbirliğine giderek Alipay uygulamasını üç yolcu salonumuzda başlattık ve çok olumlu geri dönüşler aldık. Yolcu beklentilerini ve ihtiyaçlarını yakından takip ederek kişiselleştirilmiş deneyimler sunmak üzere çözümler yaratmaya devam edeceğiz” dedi. Wirecard Seyahat ve Ulaşım Satış Başkanı Jan Rübel “TAV İşletme Hizmetleri’ne Alipay hizmetimizi sunarak binlerce seyahatsevere ulaşmak bizim için heyecan verici bir fırsat. Çinli turistler tüm dünyada şirketler için önemli bir hedef kitle oluşturuyor. Tüm dünyada ödeme sistemlerini dijitalleştirme yönünde çalışmalarımızı sürdüreceğiz” dedi. Nielsen’in 2017’de gerçekleştirdiği araştırmaya göre Avrupa’ya seyahat eden Çinli bir turist ortalama 3250 avro harcıyor ve bu miktarın dörtte biri alışverişe ayrılıyor. Aynı araştırmaya göre, Çinli turistlerin yüzde 91’i kendi ülkelerinde ödeme sistemlerinin bulunması halinde yurtdışındaki harcamalarını arttırabileceklerini belirtiyor. Alipay sayesinde Çinli turistler kur dönüşümü ya da kredi kartlarının geçerli olup olmaması gibi sorulardan kurtuluyor. TAV Havalimanları hakkında Dünyanın önde gelen havalimanı işletmecileri arasında yer alan TAV Havalimanları, Türkiye’de İstanbul Atatürk, Antalya, Ankara Esenboğa, İzmir Adnan Menderes, Milas Bodrum ve Gazipaşa Alanya havalimanlarını işletiyor. TAV yurtdışında ise Gürcistan’ın Tiflis ve Batum, Tunus’un Monastır ve Enfidha-Hammamet, Makedonya’nın Üsküp ile Ohrid, Suudi Arabistan’ın Medine ve Hırvatistan’ın Zagreb Havalimanı’nda faaliyet gösteriyor. Holding, duty free, yiyecek-içecek hizmetleri, yer hizmetleri, bilişim, güvenlik ve işletme hizmetleri gibi havalimanı operasyonunun diğer alanlarında da faaliyet gösteriyor. Bu çerçevede TAV Havalimanları, Letonya’nın Riga Havalimanı’nda da duty free, yiyecek içecek ve diğer ticari alanların işletmesini gerçekleştiriyor. Şirket 2017’de iştirakleriyle birlikte 836 bin uçak seferine ve 115 milyon yolcuya hizmet sundu.
TAV İşletme Hizmetleri Çinli turistlere Wirecard ile odaklanıyor
TAV İşletme Hizmetleri Frankfurt, Kopenhag ve Zürih’te işlettiği özel yolcu salonlarında Çin’deki en yaygın ödeme yöntemi olan Alipay ile ödeme seçeneği sunmaya başladı. Uygulama aşamalı olarak 22 ülkedeki 70 yolcu salonuna yaygınlaştırılacak.
TAV Havalimanları’nın iştiraki TAV İşletme Hizmetleri, Avrupa’da işlettiği üç “primeclass” yolcu salonunda Alipay uygulamasını başlattı. Wirecard işbirliğiyle hayata geçen uygulama, Çinli yolcuları hedefliyor. İlk olarak Frankfurt, Kopenhag ve Zürih’te yer alan “primeclass” yolcu salonlarında başlayan uygulama TAV tüm dünyada işlettiği salonlara yaygınlaştırılacak.
TAV İşletme Hizmetleri Genel Müdürü Bora İşbulan “Çin, şu an küresel turizm pazarında ilk sırada yer alıyor. 2017’de Çinli turistler önceki yıla göre yüzde 7 artışla yurtdışına 131 milyon seyahat gerçekleştirdi ve yaklaşık 260 milyar dolar harcama gerçekleştirdi. Araştırmalar gösteriyor ki, Çinli seyahat severler için deneyim, fiyattan daha önemli. TAV İşletme Hizmetleri olarak, misafirlerimize ayrıcalıklı bir seyahat deneyimi sunmak üzere çalışıyoruz. Çin pazarına odaklanma yönündeki çalışmalarımız kapsamında Wirecard ile işbirliğine giderek Alipay uygulamasını üç yolcu salonumuzda başlattık ve çok olumlu geri dönüşler aldık. Yolcu beklentilerini ve ihtiyaçlarını yakından takip ederek kişiselleştirilmiş deneyimler sunmak üzere çözümler yaratmaya devam edeceğiz” dedi.
Wirecard Seyahat ve Ulaşım Satış Başkanı Jan Rübel “TAV İşletme Hizmetleri’ne Alipay hizmetimizi sunarak binlerce seyahatsevere ulaşmak bizim için heyecan verici bir fırsat. Çinli turistler tüm dünyada şirketler için önemli bir hedef kitle oluşturuyor. Tüm dünyada ödeme sistemlerini dijitalleştirme yönünde çalışmalarımızı sürdüreceğiz” dedi.
Nielsen’in 2017’de gerçekleştirdiği araştırmaya göre Avrupa’ya seyahat eden Çinli bir turist ortalama 3250 avro harcıyor ve bu miktarın dörtte biri alışverişe ayrılıyor. Aynı araştırmaya göre, Çinli turistlerin yüzde 91’i kendi ülkelerinde ödeme sistemlerinin bulunması halinde yurtdışındaki harcamalarını arttırabileceklerini belirtiyor. Alipay sayesinde Çinli turistler kur dönüşümü ya da kredi kartlarının geçerli olup olmaması gibi sorulardan kurtuluyor.
TAV Havalimanları hakkında
Dünyanın önde gelen havalimanı işletmecileri arasında yer alan TAV Havalimanları, Türkiye’de İstanbul Atatürk, Antalya, Ankara Esenboğa, İzmir Adnan Menderes, Milas Bodrum ve Gazipaşa Alanya havalimanlarını işletiyor. TAV yurtdışında ise Gürcistan’ın Tiflis ve Batum, Tunus’un Monastır ve Enfidha-Hammamet, Makedonya’nın Üsküp ile Ohrid, Suudi Arabistan’ın Medine ve Hırvatistan’ın Zagreb Havalimanı’nda faaliyet gösteriyor. Holding, duty free, yiyecek-içecek hizmetleri, yer hizmetleri, bilişim, güvenlik ve işletme hizmetleri gibi havalimanı operasyonunun diğer alanlarında da faaliyet gösteriyor. Bu çerçevede TAV Havalimanları, Letonya’nın Riga Havalimanı’nda da duty free, yiyecek içecek ve diğer ticari alanların işletmesini gerçekleştiriyor. Şirket 2017’de iştirakleriyle birlikte 836 bin uçak seferine ve 115 milyon yolcuya hizmet sundu.
from Aeroportist I Güncel Havacılık Haberleri https://ift.tt/2K6KpLI
via IFTTT
14 Kasım 2018 Çarşamba
Pegasus’tan Ankara-Paris hattı Pegasus’tan Ankara-Paris hattı Pegasus Hava Yolları, 17 Aralık’tan itibaren Ankara ile Paris arasında haftanın iki günü karşılıklı seferler başlatıyor. Türkiye’nin dijital havayolu Pegasus, başkent Ankara ile Fransa’nın başkenti Paris’i birbirine bağlıyor. Ankara Esenboğa’dan Paris Charles De Gaulle Havalimanı’na haftanın iki günü düzenlenecek seferlerin ilki 17 Aralık 2018 tarihinde gerçekleşecek. Pegasus’un Paris Charles De Gaulle Havalimanı’na uçuşları Ankara Esenboğa Havalimanı’ndan Pazartesi ve Perşembe günleri 09:40’ta; Paris Charles De Gaulle Havalimanı’ndan Ankara Esenboğa Havalimanı’na ise yine aynı günler 12:30’da düzenlenecek. Yeni hattın biletleri 74,99 USD’den başlayan fiyatlarla satışa sunuldu. Sen Nehri’nin üzerine, Paris Havzası’nın ortasına kurulu olan Paris, Avrupa’nın gözde şehirleri arasında ön sıralarda yer alıyor. Eyfel Kulesi, Louvre Müzesi gibi dünyaca ünlü yapılara ev sahipliği yapan şehir, dünyanın en romantik şehri olarak anılıyor. Pegasus Hava Yolları Hakkında: 1990 yılında charter uçuşlarla havacılık sektörüne giriş yapan Pegasus, 2005 yılında ESAS Holding tarafından satın alınarak düşük maliyetli iş modelini benimsemiştir. Pegasus, uygun ücretle ulaşım imkânı sunan, Türkiye’nin lider düşük maliyetli havayoludur. Hava yolu ile yolculuğun herkesin hakkı olduğuna inanan Pegasus, uyguladığı “low cost (düşük maliyetli hava yolu)” modeli ile misafirlerine uygun fiyatlı, zamanında kalkan ve genç uçaklarla seyahat etme imkânı sağlamaktadır. Pegasus, misafirlerini 36’sı yurt içinde, 73’ü yurt dışında olmak üzere toplam 42 ülkede 109 noktaya ulaştırmakta ve İstanbul Sabiha Gökçen üzerinden Türkiye ile Avrupa, Kuzey Afrika, Ortadoğu, Rusya, Orta Asya arasında bağlantılı uçuşlar gerçekleştirmektedir.
Pegasus’tan Ankara-Paris hattı
Pegasus Hava Yolları, 17 Aralık’tan itibaren Ankara ile Paris arasında haftanın iki günü karşılıklı seferler başlatıyor.
Türkiye’nin dijital havayolu Pegasus, başkent Ankara ile Fransa’nın başkenti Paris’i birbirine bağlıyor. Ankara Esenboğa’dan Paris Charles De Gaulle Havalimanı’na haftanın iki günü düzenlenecek seferlerin ilki 17 Aralık 2018 tarihinde gerçekleşecek. Pegasus’un Paris Charles De Gaulle Havalimanı’na uçuşları Ankara Esenboğa Havalimanı’ndan Pazartesi ve Perşembe günleri 09:40’ta; Paris Charles De Gaulle Havalimanı’ndan Ankara Esenboğa Havalimanı’na ise yine aynı günler 12:30’da düzenlenecek. Yeni hattın biletleri 74,99 USD’den başlayan fiyatlarla satışa sunuldu.
Sen Nehri’nin üzerine, Paris Havzası’nın ortasına kurulu olan Paris, Avrupa’nın gözde şehirleri arasında ön sıralarda yer alıyor. Eyfel Kulesi, Louvre Müzesi gibi dünyaca ünlü yapılara ev sahipliği yapan şehir, dünyanın en romantik şehri olarak anılıyor.
Pegasus Hava Yolları Hakkında:
1990 yılında charter uçuşlarla havacılık sektörüne giriş yapan Pegasus, 2005 yılında ESAS Holding tarafından satın alınarak düşük maliyetli iş modelini benimsemiştir. Pegasus, uygun ücretle ulaşım imkânı sunan, Türkiye’nin lider düşük maliyetli havayoludur. Hava yolu ile yolculuğun herkesin hakkı olduğuna inanan Pegasus, uyguladığı “low cost (düşük maliyetli hava yolu)” modeli ile misafirlerine uygun fiyatlı, zamanında kalkan ve genç uçaklarla seyahat etme imkânı sağlamaktadır. Pegasus, misafirlerini 36’sı yurt içinde, 73’ü yurt dışında olmak üzere toplam 42 ülkede 109 noktaya ulaştırmakta ve İstanbul Sabiha Gökçen üzerinden Türkiye ile Avrupa, Kuzey Afrika, Ortadoğu, Rusya, Orta Asya arasında bağlantılı uçuşlar gerçekleştirmektedir.
from Aeroportist I Güncel Havacılık Haberleri https://ift.tt/2PZU24j
via IFTTT
200 bine yakın Amerikalı turisti ülkeye getirecek
200 bine yakın Amerikalı turisti ülkeye getirecek Ayşin Arca 2019’da 200 bine yakın Amerikalı turisti ülkeye getirecek Tura Turizm’in Perakende İcra Kurulu Üyesi ve ABC Turizm’in Yönetim Kurulu Başkanı Ayşin Arca, son yıllarda gittikçe azalan Amerikalı turistleri ülkeye çekmek için yeni bir kampanya başlattı. Hristiyanları, kendilerinin kutsal hac merkezleri sayılan Meryem Ana’nın evine, İzmir’e davet ettiği kampanyaya 2 günde 10 binin üzerinde Amerikalı’nın başvurduğunu söyledi. Bu kampanya sayesinde, 2019’da ABD’den 10 binin üzerinde turistin uçakla, 150 bin kişinin ise cruise ile gelmesi bekleniyor. Son Amerika seyahatinde çok önemli bir gelişmeye tanıklık etiğini ifade eden Ayşin Arca, “Trump ile olan siyasi çekişmeler sonucu turizm şirketlerinin ülkemize tur düzenlemediklerini fark ettik. Gördükki Amerikalılar politize bir halk değil üstelik son derece iyimser insanlar. İki ülke arasında neler olduğunu merak ediyorlar ve sorularını eleştirerek değil de anlamak için soruyorlar. Bununla birlikte bizim de aklımıza krizi fırsata çevirecek bir fırsat geçmiş oldu. Biz acenteyiz politik konulardan uzak durmaya özen gösteririz ama eğer bir süreç elimizdeki ürünü veya ürünleri tanıtmaya aracı olursa Türk insanından daha atağına rastlamak zordur. Amerika’daki turizm şirketimiz aracılığı ile döner dönmez bir kampanya başlattık.” dedi. Avrupa’dan yoğun ziyaretçi alan Meryem Ana’nın Evi’ne ABD’lilerin son 3 yıldır gelmediğini dile getiren Arca, “Amerikan gemileri de Kuşadası’nı rotalarından çıkarmış ve Türkiye’ye gelen Amerikalı turist sayısında %95 e varan azalma olmuş. Daha önce turistler terör olaylarından dolayı gelmek istemiyorlardı ancak son 2,5 senedir terör olayı güvenlik sorunu yok. Bu konuyu her fırsatta bakanlığımızın da en üst düzeyde katılımı ile Amerikalı tur operatörlerine anlatmaya çalıştık ama sanki bir şeylere karar verilmiş gibi… Sigorta firmaları dahi Türkiye’ye gelmek isteyen yolcuları sağlık sigortalarında kapsam dışı bırakmış. Olan biteni Amerikalılar bilmiyor.” şeklinde konuştu. Bu kapsamda oluşturdukları kampanya söylemlerinin “En kutsalı ziyaret etmeniz için sizi davet etmemizi kim engelleyebilir? Hepinizi burada görmek istiyoruz. Hristiyan dünyasının en fazla ziyaret edilen en kutsal yeri. Hac görevinizi yerine getirmeye buna ev sahipliği yapan Anadolu topraklarına sizi davet ediyoruz.” olduğunu söyleyen Ayşin Arca tur programını ise şöyle özetledi: “Meryem Ana’nın evinden sonra Efes’te Roma İmparatorluğu’na yolculuğa çıkılıyor. Oradan da Hierapolis geçip hem mitolojiyi hem de şifalı suları ziyaret ediyorlar. THY ile uçulacak bu bir haftalık bu programı uçak dahil 599 dolar’a satıyoruz.” dedi. Bu kampanyayı, sosyal medya aracılığı ile direkt nihai tüketiciye ulaştıran Ayşin Arca, “Tur operatörlerini by pass ederek tüketiciye sosyal medya aracılığı ile ulaşmayı hedefledik. Kuzeydoğu ve batı olmak üzere iki bölgeye ayırdığımız Amerika’da pazarlama çalışmalarına başladık. Gördüğümüz ilgi karşısında biz de şaşırdık. Talep yağıyor adeta. Mayıs ayından itibaren yaklaşık 200 bin Amerikalı turisti ülkeye getireceğiz.” şeklinde konuştu.
Ayşin Arca 2019’da 200 bine yakın Amerikalı turisti ülkeye getirecek
Tura Turizm’in Perakende İcra Kurulu Üyesi ve ABC Turizm’in Yönetim Kurulu Başkanı Ayşin Arca, son yıllarda gittikçe azalan Amerikalı turistleri ülkeye çekmek için yeni bir kampanya başlattı. Hristiyanları, kendilerinin kutsal hac merkezleri sayılan Meryem Ana’nın evine, İzmir’e davet ettiği kampanyaya 2 günde 10 binin üzerinde Amerikalı’nın başvurduğunu söyledi. Bu kampanya sayesinde, 2019’da ABD’den 10 binin üzerinde turistin uçakla, 150 bin kişinin ise cruise ile gelmesi bekleniyor.
Son Amerika seyahatinde çok önemli bir gelişmeye tanıklık etiğini ifade eden Ayşin Arca, “Trump ile olan siyasi çekişmeler sonucu turizm şirketlerinin ülkemize tur düzenlemediklerini fark ettik. Gördükki Amerikalılar politize bir halk değil üstelik son derece iyimser insanlar. İki ülke arasında neler olduğunu merak ediyorlar ve sorularını eleştirerek değil de anlamak için soruyorlar. Bununla birlikte bizim de aklımıza krizi fırsata çevirecek bir fırsat geçmiş oldu. Biz acenteyiz politik konulardan uzak durmaya özen gösteririz ama eğer bir süreç elimizdeki ürünü veya ürünleri tanıtmaya aracı olursa Türk insanından daha atağına rastlamak zordur. Amerika’daki turizm şirketimiz aracılığı ile döner dönmez bir kampanya başlattık.” dedi.
Avrupa’dan yoğun ziyaretçi alan Meryem Ana’nın Evi’ne ABD’lilerin son 3 yıldır gelmediğini dile getiren Arca, “Amerikan gemileri de Kuşadası’nı rotalarından çıkarmış ve Türkiye’ye gelen Amerikalı turist sayısında %95 e varan azalma olmuş. Daha önce turistler terör olaylarından dolayı gelmek istemiyorlardı ancak son 2,5 senedir terör olayı güvenlik sorunu yok. Bu konuyu her fırsatta bakanlığımızın da en üst düzeyde katılımı ile Amerikalı tur operatörlerine anlatmaya çalıştık ama sanki bir şeylere karar verilmiş gibi… Sigorta firmaları dahi Türkiye’ye gelmek isteyen yolcuları sağlık sigortalarında kapsam dışı bırakmış. Olan biteni Amerikalılar bilmiyor.” şeklinde konuştu.
Bu kapsamda oluşturdukları kampanya söylemlerinin “En kutsalı ziyaret etmeniz için sizi davet etmemizi kim engelleyebilir? Hepinizi burada görmek istiyoruz. Hristiyan dünyasının en fazla ziyaret edilen en kutsal yeri. Hac görevinizi yerine getirmeye buna ev sahipliği yapan Anadolu topraklarına sizi davet ediyoruz.” olduğunu söyleyen Ayşin Arca tur programını ise şöyle özetledi: “Meryem Ana’nın evinden sonra Efes’te Roma İmparatorluğu’na yolculuğa çıkılıyor. Oradan da Hierapolis geçip hem mitolojiyi hem de şifalı suları ziyaret ediyorlar. THY ile uçulacak bu bir haftalık bu programı uçak dahil 599 dolar’a satıyoruz.” dedi.
Bu kampanyayı, sosyal medya aracılığı ile direkt nihai tüketiciye ulaştıran Ayşin Arca, “Tur operatörlerini by pass ederek tüketiciye sosyal medya aracılığı ile ulaşmayı hedefledik. Kuzeydoğu ve batı olmak üzere iki bölgeye ayırdığımız Amerika’da pazarlama çalışmalarına başladık. Gördüğümüz ilgi karşısında biz de şaşırdık. Talep yağıyor adeta. Mayıs ayından itibaren yaklaşık 200 bin Amerikalı turisti ülkeye getireceğiz.” şeklinde konuştu.
from Aeroportist I Güncel Havacılık Haberleri https://ift.tt/2qODyxL
via IFTTT
Çöpteki Siyah Altın Çöpteki Siyah Altın Dövizdeki artışa bağlı olarak son 3 ayda hızla yükselen fiyatlar çiftçileri de olumsuz yönde etkiledi. Gübrede yüzde 90’nın üzerinde dışa bağımlı olan Türkiye’de, TÜİK verilerine göre 2017 yılında 1,3 milyar dolar gübre ithal edilirken bu rakam bu yılın ilk 8 ayında ise 952 bin 257 dolar oldu. Organik atıklardan üretilen kompostun tarımda kullanımının önemine değinen IFAT Eurasia Proje Müdürü Namık Sarıgöl, “Organik çöplerin ayrıştırılarak toplanması ile ‘Siyah Altın’ olarak tabir edilen kompost elde ediliyor. Bu yöntem bir taraftan atık depolama sorununa çözüm sunarken, ürettiği son derece verimli gübre sayesinde toprakların verimini de artırıyor. Bu sayede gübrede dışa bağımlığımızı azaltabilir, tarımdan alınan verimi de arttırabiliriz. Atık yönetimi ve geri dönüşüm dahil olmak üzere, çevre teknolojileri konusunda yeni açılımlar sağlayacak ‘IFAT Eurasia Çevre Teknolojileri Fuarı’ 28 – 30 Mart 2109 tarihleri arasında düzenlenecek”dedi. Meyve-sebze atıklarından dökülmüş yapraklara, yumurta kabuğundan talaşa kadar, yeşil ve kahverengi malzeme olarak ayrılan organik atıkların biriktirilip, işlemden geçirilmesi ile elde edilen malzemeye kompost adı veriliyor. Atıkların içindeki mikroorganizmalar, oksijeni kullanarak organik maddeleri biyokimyasal yollarla ayrıştırıyor ve kompostu oluşturuyor. Kompost toprağın yapısını zenginleştirmek ve düzenlemek için kullanılıyor. Toprak Doktoru Kompost Amerika Birleşik Devletleri Tarım Bakanlığı araştırmasına göre, kompost kullanımı gübre ihtiyacını en az yüzde 20 oranında azaltırken sera gazı salımlarını da önemli ölçüde düşürüyor. Organik gübrelerin toprağın yaşaması gerekli olduğunu vurgulayan IFAT Eurasia Proje Müdürü Namık Sarıgöl, “Kompost için bir nevi toprak doktoru diyebiliriz. Tarımda organik gübre ve kompost kullanımı ile bitkilerin besin elementi ihtiyacı karşılanması, suyun ve toprağın koruyarak erozyonun önlenmesi gibi çevresel açıdan birçok fayda sağlarken ithal gübre kullanımın azaltılması ile de ekonomik anlamda katkı yapabiliriz” diye konuştu. İstanbul’da Yılda 20 Bin Ton Kompost Üretiliyor Sarıgöl sözlerini söyle sürdürdü: “Türkiye’deki evsel katı atık içindeki gübre yapılabilir organik atık miktarı, AB ülkelerininkinden çok fazla. Buna Tarım ve turizmde eklenince, geri dönüştürülebilir organik atık potansiyelinin oldukça yüksek olduğu görülüyor. Örneğin sadece İstanbul’da her yıl organik atıklardan üretilen kompost miktarı 20 bin ton. Bu rakam daha da yukarılara çıkabilir. “
Çöpteki Siyah Altın
Dövizdeki artışa bağlı olarak son 3 ayda hızla yükselen fiyatlar çiftçileri de olumsuz yönde etkiledi. Gübrede yüzde 90’nın üzerinde dışa bağımlı olan Türkiye’de, TÜİK verilerine göre 2017 yılında 1,3 milyar dolar gübre ithal edilirken bu rakam bu yılın ilk 8 ayında ise 952 bin 257 dolar oldu. Organik atıklardan üretilen kompostun tarımda kullanımının önemine değinen IFAT Eurasia Proje Müdürü Namık Sarıgöl, “Organik çöplerin ayrıştırılarak toplanması ile ‘Siyah Altın’ olarak tabir edilen kompost elde ediliyor. Bu yöntem bir taraftan atık depolama sorununa çözüm sunarken, ürettiği son derece verimli gübre sayesinde toprakların verimini de artırıyor. Bu sayede gübrede dışa bağımlığımızı azaltabilir, tarımdan alınan verimi de arttırabiliriz. Atık yönetimi ve geri dönüşüm dahil olmak üzere, çevre teknolojileri konusunda yeni açılımlar sağlayacak ‘IFAT Eurasia Çevre Teknolojileri Fuarı’ 28 – 30 Mart 2109 tarihleri arasında düzenlenecek”dedi.
Meyve-sebze atıklarından dökülmüş yapraklara, yumurta kabuğundan talaşa kadar, yeşil ve kahverengi malzeme olarak ayrılan organik atıkların biriktirilip, işlemden geçirilmesi ile elde edilen malzemeye kompost adı veriliyor. Atıkların içindeki mikroorganizmalar, oksijeni kullanarak organik maddeleri biyokimyasal yollarla ayrıştırıyor ve kompostu oluşturuyor. Kompost toprağın yapısını zenginleştirmek ve düzenlemek için kullanılıyor.
Toprak Doktoru Kompost
Amerika Birleşik Devletleri Tarım Bakanlığı araştırmasına göre, kompost kullanımı gübre ihtiyacını en az yüzde 20 oranında azaltırken sera gazı salımlarını da önemli ölçüde düşürüyor. Organik gübrelerin toprağın yaşaması gerekli olduğunu vurgulayan IFAT Eurasia Proje Müdürü Namık Sarıgöl, “Kompost için bir nevi toprak doktoru diyebiliriz. Tarımda organik gübre ve kompost kullanımı ile bitkilerin besin elementi ihtiyacı karşılanması, suyun ve toprağın koruyarak erozyonun önlenmesi gibi çevresel açıdan birçok fayda sağlarken ithal gübre kullanımın azaltılması ile de ekonomik anlamda katkı yapabiliriz” diye konuştu.
İstanbul’da Yılda 20 Bin Ton Kompost Üretiliyor
Sarıgöl sözlerini söyle sürdürdü: “Türkiye’deki evsel katı atık içindeki gübre yapılabilir organik atık miktarı, AB ülkelerininkinden çok fazla. Buna Tarım ve turizmde eklenince, geri dönüştürülebilir organik atık potansiyelinin oldukça yüksek olduğu görülüyor. Örneğin sadece İstanbul’da her yıl organik atıklardan üretilen kompost miktarı 20 bin ton. Bu rakam daha da yukarılara çıkabilir. “
from Aeroportist I Güncel Havacılık Haberleri https://ift.tt/2PtF2MG
via IFTTT
