27 Ağustos 2018 Pazartesi

AIRCRAFT ON GROUND (AOG) Uçakta meydana gelen hasar veya mekanik bir problem uçağı uçurmak için güvensiz, elverişsiz hale getirmektedir. Bu alanda AOG de Havacılık endüstrisinde kullanılan bir terimdir. AOG ( Aircraft on Ground ) Hava taşımacılığında ve hava taşıtı kullanımında, havacılık endüstrisinde bulunan herkes tarafından düşündüren üç kritik kelimedir. Adından da anlaşılacağı üzere uçak ground durumdadır, yani uçağın hizmete verilemediğini ve yerde kaldığını belirtir. Bir operatörün amacı uçağı havada tutmak olduğundan ötürü,bu  en önemli durum haline gelir. Uçak yerde kaldığı her dakika şirkete para kaybettirir. Bir uçağın hizmet dışı olması, havayolu işletmesine günde yüzbinlerce dolara mal olabilir – gelir kaybı, havalimanı alan kullanım ücretleri ve hoşnutsuz yolculara tazminat vb. Bu nedenle, “Yerde Hava Taşıtı” ya da AOG durumu ile karşılaşıldığında, havayolu işletmecilerinin yedek parçalara, ekipmanlara, takımlara ve hatta bazen mekanikleri, topraklama yapılmış uçağa ( yazımın devamında uçaklara topraklama yapılımı konusunda geniş bilgi vereceğim ) mümkün olduğu kadar çabuk bir şekilde geri döndürmelerine yardımcı olmak için, ihtiyaç duydukları anda ulaşması gerekir.   AOG genellikle maliyetli bir süreçtir. Sadece bir uçuş için kullanılacak olsa bile değeri, o an parça değerinin min. % 30’undan fazlasını oluşturabilir. Dünyanın dört bir yanındaki büyük havayolları AOG taleplerine yanıt verebilmek için ciddi uğraşlar vermektedir. En kolay AOG operasyonları, havayollarına ait base lerde gerçekleşir. Havayolu şirketine ait uçak parçalarının yenilenmesi, tamiri, muayenesi, parça üzerinde değişiklik yapılması ve arızasının giderilmesi yine bu alanda gerçekleşiyor. AOG durumlarında oluşabilecek en iyi senaryo, base alanında nitelikli ve hızlı bir şekilde sorunu çözebilecek hizmetler sunan bir ekip ve materyal bulunması olacaktır. Bununla birlikte oluşabilecek en kötü senaryo ise, sorunu çözmek için herhangi bir teknik tesis ve ekip olmaması olacaktır. AOG’nin nedeni göreceli olarak basit veya zor olabilir – çökmüş bir ana dişli dikmesi veya bir lastik değişimi. Bununla birlikte, motor ateşleyici arızasından hidrolik sorunlarına kadar çok daha karmaşık olabilir. Ancak, zorluk derecesine bakılmaksızın, çalışanların mevcut bir beceriye sahip olmaları ve hatayı düzeltmek için gerekli bilgiye sahip olmaları, tesisin ise gereken işlemlerin yapılabilmesi için gelişmiş düzeyde olması büyük bir etkendir. Belki de kalkışı geciktiren, aviyonik aksaklığa sebep olan parça, dünyanın başka bir yerinde bir depodadır. Sorun çözülünceye kadar uçak topraklanmış bir vaziyette parçanın gelmesini bekler. UÇAKLARDA TOPRAKLAMA İŞLEMİ Uçaklarda topraklama konusuna da değinmek istiyorum. Uçaklara yerde topraklama yer ile bağlantılı olarak yapılamaz. Ancak topraklama yerine geçecek başka mekanizmalar vardır. Bir uçağın elektrik tertibatı ortak bir nötr mekanizma kullanılarak toprak bağlantısına ihtiyaç duymadan çalışabilir. Kendi içerisinde kapalı bir sistem olduğu için, toprağa bağlantı kurmaya gerek yoktur. Öte yandan, uçuş sırasında uçağın üzerinde biriken statik elektriği boşaltmak için kanatların ve kuyruğun arka kenarlarında küçük antenlere benzeyen metal çıkıntılar bulunur. Uçağa yıldırım düşmesine karşı paratoner benzeri bir sisteme de ihtiyaç yoktur, uçağın iletken dış yüzeyi elektrik tertibatından ve yıldırımdan etkilenebilecek diğer sistemlerden (yakıt deposu gibi) izole edilmiş ve çeşitli başka önlemler alınmıştır (elektronik aygıtları korumak için, vb.) Uçak iniş yaptıktan sonra, uçuş sırasında üzerinde biriken statik elektriği boşaltmak için yerdeki bağlantı noktalarından topraklanır. Ayrıca yakıt doldurma sırasında olası potansiyel farklarını ortadan kaldırmak ve oluşabilecek kıvılcımları önlemek için pompa ya da yakıt kamyonu ile de bağlantı yapılır. Yakın tarihli bir araştırmaya göre, AOG sorunları ile karşılaşan Doğu’daki yerel havayolları, günde 20.000 doların üzerinde kaybedebilirken, Batı’daki daha büyük havayolları ise bir saatte 150.000 doların üzerinde maliyetle karşılaşabilirler. Yeni bir Boeing 777’nin mevcut maliyeti, seçtiğiniz modele bağlı olarak 265 Milyon $ ‘dan 360 Milyon $’ a kadar dalgalanıyor. Boeing 787-9 için ortalama kuru kiralama ( mürettebatsız uçak ) maliyeti, 1,1 Milyon $ ve 1,25 Milyon $ / ay veya günde 36.000 $ ‘ın üstündedir. Bu, bakım / parça maliyetini kapsamaz ve uçağın uçmaya elverişli olmaması durumunda gelir kaybı olur, büyük maliyetler oluşturabilir. Örneğin, Boeing 737-800 uçağının 367.000 parçadan oluştuğunu ve Boeing 777 gibi geniş gövdeli uçakların ortalama 6 milyon parçadan oluştuğunu göz önünde bulundurun ve bu AOG’leri sabitleme işinin ne kadar zor olduğunu anlayabilirsiniz. Airbus şirketi kendi başına, dünya üzerinde 7.700 tedarikçisinde parçalar sağlamakta ve yaklaşık olarak 400 müşterisine satış yapmaktadır. Bu uçakların bileşenlerinin küresel endüstrisi ve karmaşıklığı, ihtiyaç duyulan zaman diliminde doğru parçaya ulaşmayı zorlaştırabilir. 2034’e kadar, dünya çapında 7 Milyon müşteri olacağı tahmin ediliyor ve AOG’lerin ve sıklığı ve tedariği gün geçtikçe de artacağa benziyor. Türkiye’deki prosedürlere göz atacak olursak, talep edilen parça Avrupa bölgesinden tedarik edilecek ise 24 saat, okyanus aşırı bölgelerden ve Uzakdoğu bölgelerinden tedarik edilecek ise 48 saatlik teslimat kısıtlaması vardır ve bu süreler içerisinde havayoluna teslim edilmelidir. Hazırlanacak AWB ( Air Waybill ) üzerinde büyük bir AOG damgası olması zorunludur. İthalat işleminde, alıcı firma  AWB’yi karşı tarafa direkt olarak düzenlettirerek uçak altından çekim işlemlerini gerçekleştirebilir. ( Bu işlemde hem Havayolundan hem de gümrük idaresinden uçuşun gerçekleşmesinden önce gerekli izinler alınmalıdır ) İthalat ve ihracat işlemlerinde kesinlikle havayoluna ait Express servisler tercih edilir. THY – TK Plus , Emirates – Emirates Express , Lufthansa – TD Flash, British Airways – British Express vb.. Görebileceğiniz üzere, havacılık endüstrisi ciddi bir bahis oyunudur ve uçağı mümkün olduğu kadar hızlı bir şekilde hizmete sokmak yüksek önem arz etmektedir. Hava taşımacılığı ile para kazanmak istiyorsanız öncelikle uçağı havada tutmalısınız. Bir uçak ground pozisyonda olduğunda sahibi veya havayolu için son derece yüksek maliyetler oluşturabilir. Dünya üzerinde bulunan çeşitli kurumsal uçak üreticileri, tedarikçileri ve anlaşmalı sağlayıcıları ile birlikte çeşitli noktalardan dünyanın her yerine parça hizmeti de sunmaktadırlar. Dünya üzerinde bulunan başlıca tedarikçiler, Airbus Boeing Commercial Airplanes  Bombardier Aerospace Cessna Aircraft Company Textron Dassault Aviation Eclipse Aviation Embraer Pilatus Gulfstream Aerospace Hawker Beechcraft Piper   Kaynaklar: Avbuyer//The 3 Most Frustrating Words in Aviation Precisionaircraft// AOG Procedure PPRUne//The Professional Pilots Rumour Network Tübitak Bilim ve Teknik Grafik Tasarım/ Medya Instagram: yk_desing

Uçakta meydana gelen hasar veya mekanik bir problem uçağı uçurmak için güvensiz, elverişsiz hale getirmektedir. Bu alanda AOG de Havacılık endüstrisinde kullanılan bir terimdir.

AOG ( Aircraft on Ground ) Hava taşımacılığında ve hava taşıtı kullanımında, havacılık endüstrisinde bulunan herkes tarafından düşündüren üç kritik kelimedir. Adından da anlaşılacağı üzere uçak ground durumdadır, yani uçağın hizmete verilemediğini ve yerde kaldığını belirtir.

Bir operatörün amacı uçağı havada tutmak olduğundan ötürü,bu  en önemli durum haline gelir. Uçak yerde kaldığı her dakika şirkete para kaybettirir.

Bir uçağın hizmet dışı olması, havayolu işletmesine günde yüzbinlerce dolara mal olabilir – gelir kaybı, havalimanı alan kullanım ücretleri ve hoşnutsuz yolculara tazminat vb. Bu nedenle, “Yerde Hava Taşıtı” ya da AOG durumu ile karşılaşıldığında, havayolu işletmecilerinin yedek parçalara, ekipmanlara, takımlara ve hatta bazen mekanikleri, topraklama yapılmış uçağa ( yazımın devamında uçaklara topraklama yapılımı konusunda geniş bilgi vereceğim ) mümkün olduğu kadar çabuk bir şekilde geri döndürmelerine yardımcı olmak için, ihtiyaç duydukları anda ulaşması gerekir.

 

AOG genellikle maliyetli bir süreçtir. Sadece bir uçuş için kullanılacak olsa bile değeri, o an parça değerinin min. % 30’undan fazlasını oluşturabilir. Dünyanın dört bir yanındaki büyük havayolları AOG taleplerine yanıt verebilmek için ciddi uğraşlar vermektedir.

En kolay AOG operasyonları, havayollarına ait base lerde gerçekleşir. Havayolu şirketine ait uçak parçalarının yenilenmesi, tamiri, muayenesi, parça üzerinde değişiklik yapılması ve arızasının giderilmesi yine bu alanda gerçekleşiyor.

AOG durumlarında oluşabilecek en iyi senaryo, base alanında nitelikli ve hızlı bir şekilde sorunu çözebilecek hizmetler sunan bir ekip ve materyal bulunması olacaktır.

Bununla birlikte oluşabilecek en kötü senaryo ise, sorunu çözmek için herhangi bir teknik tesis ve ekip olmaması olacaktır.

AOG’nin nedeni göreceli olarak basit veya zor olabilir – çökmüş bir ana dişli dikmesi veya bir lastik değişimi. Bununla birlikte, motor ateşleyici arızasından hidrolik sorunlarına kadar çok daha karmaşık olabilir. Ancak, zorluk derecesine bakılmaksızın, çalışanların mevcut bir beceriye sahip olmaları ve hatayı düzeltmek için gerekli bilgiye sahip olmaları, tesisin ise gereken işlemlerin yapılabilmesi için gelişmiş düzeyde olması büyük bir etkendir.

Belki de kalkışı geciktiren, aviyonik aksaklığa sebep olan parça, dünyanın başka bir yerinde bir depodadır. Sorun çözülünceye kadar uçak topraklanmış bir vaziyette parçanın gelmesini bekler.

UÇAKLARDA TOPRAKLAMA İŞLEMİ

Uçaklarda topraklama konusuna da değinmek istiyorum. Uçaklara yerde topraklama yer ile bağlantılı olarak yapılamaz. Ancak topraklama yerine geçecek başka mekanizmalar vardır. Bir uçağın elektrik tertibatı ortak bir nötr mekanizma kullanılarak toprak bağlantısına ihtiyaç duymadan çalışabilir.

Kendi içerisinde kapalı bir sistem olduğu için, toprağa bağlantı kurmaya gerek yoktur. Öte yandan, uçuş sırasında uçağın üzerinde biriken statik elektriği boşaltmak için kanatların ve kuyruğun arka kenarlarında küçük antenlere benzeyen metal çıkıntılar bulunur.

Uçağa yıldırım düşmesine karşı paratoner benzeri bir sisteme de ihtiyaç yoktur, uçağın iletken dış yüzeyi elektrik tertibatından ve yıldırımdan etkilenebilecek diğer sistemlerden (yakıt deposu gibi) izole edilmiş ve çeşitli başka önlemler alınmıştır (elektronik aygıtları korumak için, vb.)

Uçak iniş yaptıktan sonra, uçuş sırasında üzerinde biriken statik elektriği boşaltmak için yerdeki bağlantı noktalarından topraklanır. Ayrıca yakıt doldurma sırasında olası potansiyel farklarını ortadan kaldırmak ve oluşabilecek kıvılcımları önlemek için pompa ya da yakıt kamyonu ile de bağlantı yapılır.

Yakın tarihli bir araştırmaya göre, AOG sorunları ile karşılaşan Doğu’daki yerel havayolları, günde 20.000 doların üzerinde kaybedebilirken, Batı’daki daha büyük havayolları ise bir saatte 150.000 doların üzerinde maliyetle karşılaşabilirler.

Yeni bir Boeing 777’nin mevcut maliyeti, seçtiğiniz modele bağlı olarak 265 Milyon $ ‘dan 360 Milyon $’ a kadar dalgalanıyor. Boeing 787-9 için ortalama kuru kiralama ( mürettebatsız uçak ) maliyeti, 1,1 Milyon $ ve 1,25 Milyon $ / ay veya günde 36.000 $ ‘ın üstündedir. Bu, bakım / parça maliyetini kapsamaz ve uçağın uçmaya elverişli olmaması durumunda gelir kaybı olur, büyük maliyetler oluşturabilir.

Örneğin, Boeing 737-800 uçağının 367.000 parçadan oluştuğunu ve Boeing 777 gibi geniş gövdeli uçakların ortalama 6 milyon parçadan oluştuğunu göz önünde bulundurun ve bu AOG’leri sabitleme işinin ne kadar zor olduğunu anlayabilirsiniz. Airbus şirketi kendi başına, dünya üzerinde 7.700 tedarikçisinde parçalar sağlamakta ve yaklaşık olarak 400 müşterisine satış yapmaktadır.

Bu uçakların bileşenlerinin küresel endüstrisi ve karmaşıklığı, ihtiyaç duyulan zaman diliminde doğru parçaya ulaşmayı zorlaştırabilir. 2034’e kadar, dünya çapında 7 Milyon müşteri olacağı tahmin ediliyor ve AOG’lerin ve sıklığı ve tedariği gün geçtikçe de artacağa benziyor.

Türkiye’deki prosedürlere göz atacak olursak, talep edilen parça Avrupa bölgesinden tedarik edilecek ise 24 saat, okyanus aşırı bölgelerden ve Uzakdoğu bölgelerinden tedarik edilecek ise 48 saatlik teslimat kısıtlaması vardır ve bu süreler içerisinde havayoluna teslim edilmelidir. Hazırlanacak AWB ( Air Waybill ) üzerinde büyük bir AOG damgası olması zorunludur. İthalat işleminde, alıcı firma  AWB’yi karşı tarafa direkt olarak düzenlettirerek uçak altından çekim işlemlerini gerçekleştirebilir. ( Bu işlemde hem Havayolundan hem de gümrük idaresinden uçuşun gerçekleşmesinden önce gerekli izinler alınmalıdır )

İthalat ve ihracat işlemlerinde kesinlikle havayoluna ait Express servisler tercih edilir. THY – TK Plus , Emirates – Emirates Express , Lufthansa – TD Flash, British Airways – British Express vb..

Görebileceğiniz üzere, havacılık endüstrisi ciddi bir bahis oyunudur ve uçağı mümkün olduğu kadar hızlı bir şekilde hizmete sokmak yüksek önem arz etmektedir.

Hava taşımacılığı ile para kazanmak istiyorsanız öncelikle uçağı havada tutmalısınız. Bir uçak ground pozisyonda olduğunda sahibi veya havayolu için son derece yüksek maliyetler oluşturabilir.

Dünya üzerinde bulunan çeşitli kurumsal uçak üreticileri, tedarikçileri ve anlaşmalı sağlayıcıları ile birlikte çeşitli noktalardan dünyanın her yerine parça hizmeti de sunmaktadırlar.

Dünya üzerinde bulunan başlıca tedarikçiler,

Airbus

Boeing Commercial Airplanes 

Bombardier Aerospace

Cessna Aircraft Company

Textron

Dassault Aviation

Eclipse Aviation

Embraer

Pilatus

Gulfstream Aerospace

Hawker Beechcraft

Piper

 

Kaynaklar:

Avbuyer//The 3 Most Frustrating Words in Aviation

Precisionaircraft// AOG Procedure

PPRUne//The Professional Pilots Rumour Network

Tübitak Bilim ve Teknik

Grafik Tasarım/ Medya

Instagram: yk_desing



from Aeroportist I Güncel Havacılık Haberleri https://ift.tt/2ob32E9
via IFTTT

AIRCRAFT ON GROUND (AOG)


via Aeroportist I Güncel Havacılık Haberleri https://ift.tt/2ob32E9

26 Ağustos 2018 Pazar

Bayramda ne kadar yolcu taşıdı?


via Aeroportist I Güncel Havacılık Haberleri https://ift.tt/2LtPvAH

Bayramda ne kadar yolcu taşıdı? Bayram bitti, THY Bayramda ne kadar yolcu taşıdı? Türk Hava Yolları Basın Müşaviri Yahya Üstün, “Bu bayram gerçekleştirdiğimiz 15.048 uçuşta yalnızca 2.340.448 yolcumuzu taşımadık. Biz aynı zamanda milyonlarca kavuşmayı, heyecanı ve mutluluğu da bir araya getirdik. Türkiye için çalışmaktan, anlam taşımaktan gurur duyuyoruz.” dedi. Arefe gününe kadar 4 gün içinde 6095 sefer yapıp 1 Milyona yakın yolcu taşıyan THY, 16 Ağustosta  %96 doluluk ile 100 bine yakın yolcuya hizmet verdi. THY , 18 Ağustosta da tarihi bir rekor ile 1547 seferde 253 bin yolcuyu %75 zamanında kalkış ile hizmet verdi. THY , Bayram sonrasında da Cumartesi ve Pazar günü toplam 3057 sefer ile 500 binin üzerinde yolcuyu taşımış olacak. Bu bayram gerçekleştirdiğimiz 15.048 uçuşta yalnızca 2.340.448 yolcumuzu taşımadık. Biz aynı zamanda milyonlarca kavuşmayı, heyecanı ve mutluluğu da bir araya getirdik. Türkiye için çalışmaktan, anlam taşımaktan gurur duyuyoruz. — Yahya ÜSTÜN (@yhyustun) August 26, 2018

Bayram bitti, THY Bayramda ne kadar yolcu taşıdı?

Türk Hava Yolları Basın Müşaviri Yahya Üstün, “Bu bayram gerçekleştirdiğimiz 15.048 uçuşta yalnızca 2.340.448 yolcumuzu taşımadık. Biz aynı zamanda milyonlarca kavuşmayı, heyecanı ve mutluluğu da bir araya getirdik. Türkiye için çalışmaktan, anlam taşımaktan gurur duyuyoruz.” dedi.

Arefe gününe kadar 4 gün içinde 6095 sefer yapıp 1 Milyona yakın yolcu taşıyan THY, 16 Ağustosta  %96 doluluk ile 100 bine yakın yolcuya hizmet verdi.

THY , 18 Ağustosta da tarihi bir rekor ile 1547 seferde 253 bin yolcuyu %75 zamanında kalkış ile hizmet verdi.

THY , Bayram sonrasında da Cumartesi ve Pazar günü toplam 3057 sefer ile 500 binin üzerinde yolcuyu taşımış olacak.



from Aeroportist I Güncel Havacılık Haberleri https://ift.tt/2LtPvAH
via IFTTT

Hava kargo ile balık ihracatında ciddi bir artış var


via Aeroportist I Güncel Havacılık Haberleri https://ift.tt/2LuNwfz

Hava kargo ile balık ihracatında ciddi bir artış var Türkiye’nin su ürünleri ihracatı ocak-haziran döneminde 485 milyon dolara ulaşırken bunun yüzde 10’u hava kargo ile gerçekleşti. Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamüller İhracatçıları Birliği verilerinden derlenen bilgiye göre, Türkiye, 2017’in ilk 6 ayına göre bu yıl yüzde 21 artışla 485 milyon dolarlık su ürünleri ihracatına imza attı. Su ürünleri ihracatında ilk sırayı levrek alırken bunu çipura ve alabalık izledi. Kara ve denizle ulaşımının yanında havayolu son yıllarda Türk su ürünleri ihracatçılarının vazgeçilmezleri arasında yer aldı. Hızlı olmasından dolayı tercih edilen hava kargo ile ihracatçılar 46 ülkeye Türk balığını uçakla gönderdi. Hava kargoyla balık ihracatından 48 milyon dolar döviz girdisi sağlandı. Uçakla ihracatta da ilk sırayı 23 milyon dolarla levrek alırken bunu 9 milyon dolarla çipura ve 3 milyon dolarla orkinos takip etti. Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği Başkan Yardımcısı Sinan Kızıltan, Türk balığını dünyanın her noktasına ulaştırmak için çalıştıklarını söyledi. Hava kargo sayesinde Türk balığının sofralara daha hızlı ulaştığını dile getiren Kızıltan, “Son yıllarda hava kargo ile balık ihracatında ciddi bir artış var. Hali hazırda 10 balıktan birini hava yoluyla ihraç ediyoruz. İhracatçılar olarak hava kargonun toplam ihracatımızda payının artmasını istiyoruz. Hedefimiz her 10 balıktan 5’ini hava kargo yoluyla ihraç etmek” diye konuştu.

Türkiye’nin su ürünleri ihracatı ocak-haziran döneminde 485 milyon dolara ulaşırken bunun yüzde 10’u hava kargo ile gerçekleşti.

Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamüller İhracatçıları Birliği verilerinden derlenen bilgiye göre, Türkiye, 2017’in ilk 6 ayına göre bu yıl yüzde 21 artışla 485 milyon dolarlık su ürünleri ihracatına imza attı. Su ürünleri ihracatında ilk sırayı levrek alırken bunu çipura ve alabalık izledi. Kara ve denizle ulaşımının yanında havayolu son yıllarda Türk su ürünleri ihracatçılarının vazgeçilmezleri arasında yer aldı. Hızlı olmasından dolayı tercih edilen hava kargo ile ihracatçılar 46 ülkeye Türk balığını uçakla gönderdi. Hava kargoyla balık ihracatından 48 milyon dolar döviz girdisi sağlandı. Uçakla ihracatta da ilk sırayı 23 milyon dolarla levrek alırken bunu 9 milyon dolarla çipura ve 3 milyon dolarla orkinos takip etti.

Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği Başkan Yardımcısı Sinan Kızıltan, Türk balığını dünyanın her noktasına ulaştırmak için çalıştıklarını söyledi. Hava kargo sayesinde Türk balığının sofralara daha hızlı ulaştığını dile getiren Kızıltan, “Son yıllarda hava kargo ile balık ihracatında ciddi bir artış var. Hali hazırda 10 balıktan birini hava yoluyla ihraç ediyoruz. İhracatçılar olarak hava kargonun toplam ihracatımızda payının artmasını istiyoruz. Hedefimiz her 10 balıktan 5’ini hava kargo yoluyla ihraç etmek” diye konuştu.



from Aeroportist I Güncel Havacılık Haberleri https://ift.tt/2LuNwfz
via IFTTT

Neden havayolları İran’ı terk ediyor? En son İngiliz Havayolları’nın 23 Eylül’den itibaren İran’a hizmetini askıya alacağı haberi hayal kırıklığı yarattı. Kısa bir süre önce de Air France 18 Eylül’de hizmetini durduracağını açıklamıştı. ABD yaptırımlarının yenilenmesi üzerine, birçok Batılı havayolları İran operasyonlarını askıya alıyor. Havayolları yaptırımlardan önce , düşük karlılık ve ticari sebepleri öne sürüyor. Burada doğacak boşluğu ise Türk Hava Yolları ve Katar Havayolu’nu  doldurması bekleniyor. British Airways (BA), Londra Tahran servisini sonlandırma sebebi   “operasyon şu anda ticari olarak uygun değil.” olarak belirtti. IAG’ye ait olan BA, Londra’dan Tahran’a olan son uçuşunun 22 Eylül’de olacağını ve Tahran’dan son uçuşun ertesi gün olacağını söyledi. Bir Air France havayolu sözcüsü,  “hattın zayıf [ticari] performansı” nedeniyle 18 Eylül itibariyle Paris’ten Tahran’a uçuşlarını durduracağını söyledi. “İran’a uçan iş adamlarının sayısı düştüğü için bağlantı artık karlı değil.” dendi. KLM “negatif sonuçlara ve finansal görünüme” işaret etti. Avusturya Havayolları, İsfahan ve Şiraz uçuşları askıya aldı. Air France, BA ve KLM, İran’daki operasyonları askıya almak için acele ederken, Alman Lufthansa’nın ülkeye yaptığı uçuşları durdurma konusunda daha isteksiz davrandığı görüldü. ABD’nin İran nükleer anlaşmasından çekilmesi ve yaptırımların yenilenmesi İran’ın ekonomisinde derin etkiler oluşturdu. Riyalin değer kaybı ivmesi arttı. Riyali düşen değeri uluslararası havayolları üzerinde iki önemli etkiye sebep oldu. İlk olarak, talep önemli ölçüde azaldı. Rialin satın alma gücü düştüğü için uçak fiyatları daha pahalı oldu. Asıl önemlisi sadece pahalı uçak bileti değil , aynı zamanda İranlıların yurtdışında özgürce harcayabilmeleri için ihtiyaç duydukları para birimine erişimi zorlaştı. İran’da yurt dışına yapılan rezervasyonlarda geçen yıla göre %50 düşüş var. İkincisi, riyaldeki değer kaybı , İran’daki uluslararası havayollarının gelirlerini de olumsuz etkiledi. Döviz kur farkı riskini azaltmak için, bazı uluslararası havayolları, sadece en yüksek uçuş sınıflarında yerel olarak bilet pazarlamaya başlamıştı. Sadece yabancı banka kartlarına erişimi olan az sayıdaki İranlı, online olarak herhangi bir uçuş sınıfında bilet satın alabilir ve daha ucuz fiyatlara ulaşabilir duruma geldi. Bu da talebi vurdu. Yüksek bilet fiyatları havayollarını kısa süreli devalüasyondan koruyabilse bile, havayollarının başka sorunları da vardı. Geçtiğimiz hafta, İran Sivil Havacılık Örgütü, uluslararası havayollarının piyasa fiyatından euro alması gerekeceğini açıkladı. Bu durum diğer bir olumsuzluk olarak pazara yansıdı. İran’da riyal cinsi gelirler azalırken, havayolları kayıplarının arttığı görüldü. Şimdilik Lufthansa ve Alitalia İran’a hizmetlerini sürdürüyorlar. Avrupalı havayollarının geri çekilmesi, rekabeti azalttı. Son gelişmeler doğrultusunda milli taşıyıcı İran Air boşluğu doldurmak için yeni rotaları duyurdu. ABD’nin JCPOA’dan çekilmesinden bu yana birçok Batılı şirket, İran’daki faaliyetlerini önemli ölçüde azalttı ve İran’a ziyaretlerini askıya aldı. Ancak, İran’a uçuşu durdurmak için havayollarının “ticari mazereti” yeterli olup olmadığı tartışılır. İran’daki en kötü siyasi kargaşa sırasında bile, Amsterdam, Londra ve Paris uçuşları yolcu doluluğu yüksek olmuştur. Yurtdışında yaşayan birçok İranlı, Tahran, Avrupa ve Amerika Birleşik Devletleri arasında seyahat etmek için Amsterdam, Londra ve Paris uçuşlarını kullanıyordu. Riyali’nin yabancı paralara karşı değer kaybı, dolar, avro veya sterlin olarak bilet alan İranlıların çoğunu etkilemedi. Bu tür verilerde uçuşların askıya alınmasında ticari nedenlerden ziyade siyasi nedenlerin etkili olduğunu düşündürüyor. Kuşkusuz ki, yaptırımlar, uluslararası havayollarının İran’dan çekilmesine katkıda bulundu, ancak ticari canlılığın düştüğü de yadsınamaz.

En son İngiliz Havayolları’nın 23 Eylül’den itibaren İran’a hizmetini askıya alacağı haberi hayal kırıklığı yarattı. Kısa bir süre önce de Air France 18 Eylül’de hizmetini durduracağını açıklamıştı.

ABD yaptırımlarının yenilenmesi üzerine, birçok Batılı havayolları İran operasyonlarını askıya alıyor. Havayolları yaptırımlardan önce , düşük karlılık ve ticari sebepleri öne sürüyor. Burada doğacak boşluğu ise Türk Hava Yolları ve Katar Havayolu’nu  doldurması bekleniyor.

British Airways (BA), Londra Tahran servisini sonlandırma sebebi   “operasyon şu anda ticari olarak uygun değil.” olarak belirtti. IAG’ye ait olan BA, Londra’dan Tahran’a olan son uçuşunun 22 Eylül’de olacağını ve Tahran’dan son uçuşun ertesi gün olacağını söyledi.

Bir Air France havayolu sözcüsü,  “hattın zayıf [ticari] performansı” nedeniyle 18 Eylül itibariyle Paris’ten Tahran’a uçuşlarını durduracağını söyledi. “İran’a uçan iş adamlarının sayısı düştüğü için bağlantı artık karlı değil.” dendi.

KLM “negatif sonuçlara ve finansal görünüme” işaret etti.

Avusturya Havayolları, İsfahan ve Şiraz uçuşları askıya aldı.

Air France, BA ve KLM, İran’daki operasyonları askıya almak için acele ederken, Alman Lufthansa’nın ülkeye yaptığı uçuşları durdurma konusunda daha isteksiz davrandığı görüldü.

ABD’nin İran nükleer anlaşmasından çekilmesi ve yaptırımların yenilenmesi İran’ın ekonomisinde derin etkiler oluşturdu.

Riyalin değer kaybı ivmesi arttı. Riyali düşen değeri uluslararası havayolları üzerinde iki önemli etkiye sebep oldu.

  • İlk olarak, talep önemli ölçüde azaldı. Rialin satın alma gücü düştüğü için uçak fiyatları daha pahalı oldu. Asıl önemlisi sadece pahalı uçak bileti değil , aynı zamanda İranlıların yurtdışında özgürce harcayabilmeleri için ihtiyaç duydukları para birimine erişimi zorlaştı. İran’da yurt dışına yapılan rezervasyonlarda geçen yıla göre %50 düşüş var.
  • İkincisi, riyaldeki değer kaybı , İran’daki uluslararası havayollarının gelirlerini de olumsuz etkiledi. Döviz kur farkı riskini azaltmak için, bazı uluslararası havayolları, sadece en yüksek uçuş sınıflarında yerel olarak bilet pazarlamaya başlamıştı. Sadece yabancı banka kartlarına erişimi olan az sayıdaki İranlı, online olarak herhangi bir uçuş sınıfında bilet satın alabilir ve daha ucuz fiyatlara ulaşabilir duruma geldi. Bu da talebi vurdu.

Yüksek bilet fiyatları havayollarını kısa süreli devalüasyondan koruyabilse bile, havayollarının başka sorunları da vardı. Geçtiğimiz hafta, İran Sivil Havacılık Örgütü, uluslararası havayollarının piyasa fiyatından euro alması gerekeceğini açıkladı. Bu durum diğer bir olumsuzluk olarak pazara yansıdı. İran’da riyal cinsi gelirler azalırken, havayolları kayıplarının arttığı görüldü.

Şimdilik Lufthansa ve Alitalia İran’a hizmetlerini sürdürüyorlar. Avrupalı havayollarının geri çekilmesi, rekabeti azalttı. Son gelişmeler doğrultusunda milli taşıyıcı İran Air boşluğu doldurmak için yeni rotaları duyurdu.

ABD’nin JCPOA’dan çekilmesinden bu yana birçok Batılı şirket, İran’daki faaliyetlerini önemli ölçüde azalttı ve İran’a ziyaretlerini askıya aldı.

Ancak, İran’a uçuşu durdurmak için havayollarının “ticari mazereti” yeterli olup olmadığı tartışılır. İran’daki en kötü siyasi kargaşa sırasında bile, Amsterdam, Londra ve Paris uçuşları yolcu doluluğu yüksek olmuştur. Yurtdışında yaşayan birçok İranlı, Tahran, Avrupa ve Amerika Birleşik Devletleri arasında seyahat etmek için Amsterdam, Londra ve Paris uçuşlarını kullanıyordu. Riyali’nin yabancı paralara karşı değer kaybı, dolar, avro veya sterlin olarak bilet alan İranlıların çoğunu etkilemedi.

Bu tür verilerde uçuşların askıya alınmasında ticari nedenlerden ziyade siyasi nedenlerin etkili olduğunu düşündürüyor.

Kuşkusuz ki, yaptırımlar, uluslararası havayollarının İran’dan çekilmesine katkıda bulundu, ancak ticari canlılığın düştüğü de yadsınamaz.



from Aeroportist I Güncel Havacılık Haberleri https://ift.tt/2PFbMiv
via IFTTT