7 Aralık 2017 Perşembe

Çinli Turist Artıyor, Çince Bilen Rehber Aranıyor


via Aeroportist I Güncel Havacılık Haberleri http://ift.tt/2AhhToZ

Pegasus Plus üyelerine %30 indirimli biletler…


via Aeroportist I Güncel Havacılık Haberleri http://ift.tt/2AhgA9z

Rumi Sergisi’ Türkiye’de ilk defa Trump Art Gallery’de, 8 Aralık’tan itibaren… Yaklaşık 7 yıl Mevlana şehrinde zaman geçirerek Mevlevilik felsefesini araştıran Ressam Kamer Batıoğlu, Mevlana’nın öğütlerinden ilham alarak hazırladığı ‘Rumi Sergisi’ni Türkiye’de ilk defa Trump Alışveriş Merkezi’nde bulunan Trump Art Gallery’de açıyor. Mevlana’nın “Cömertlik ve yardım etmede akarsu gibi ol. Şefkat ve merhamette güneş gibi ol. Başkalarının kusurunu örtmede gece gibi ol. Hiddet ve asabiyette ölü gibi ol. Tevazu ve alçak gönüllülükte toprak gibi ol. Hoşgörülükte deniz gibi ol. Ya olduğun gibi görün, ya göründüğün gibi ol” şeklinde verdiği 7 öğüdü kendi yorumuyla tuallere yansıtan Batıoğlu’nun sergide toplam 19 eseri bulunuyor. Dubai’den sonra Türkiye’de ilk kez TAG’de görücüye çıkacak olan sergi 6 Ocak 2018 tarihine kadar gezilebilir. Kamer Batıoğlu hakkında: Yıldız Teknik Üniversitesi mezunu olan Kamer Batıoğlu başta İstanbul, Paris, Viyana, Newyork ve Bükreş şehirleri olmak üzere 18’i karma toplam 150’den fazla sergi açtı. 2007 yılında ´Küresel Isınma´ adlı tablosu ile Çevre ve Orman Bakanlığı´ndan ödül alan Kamer Batıoğlu aynı zamanda 2,5 yıl önce başlayan ve halen devam etmekte olan, ‘Anadolu’ya Yolculuk Sergileri’ nin proje sahibi ve küratörüdür. Sergi Türkiye’ de şehirleri dolaşmaya devam etmektedir.

Yaklaşık 7 yıl Mevlana şehrinde zaman geçirerek Mevlevilik felsefesini araştıran Ressam Kamer Batıoğlu, Mevlana’nın öğütlerinden ilham alarak hazırladığı ‘Rumi Sergisi’ni Türkiye’de ilk defa Trump Alışveriş Merkezi’nde bulunan Trump Art Gallery’de açıyor.

Mevlana’nın “Cömertlik ve yardım etmede akarsu gibi ol. Şefkat ve merhamette güneş gibi ol. Başkalarının kusurunu örtmede gece gibi ol. Hiddet ve asabiyette ölü gibi ol. Tevazu ve alçak gönüllülükte toprak gibi ol. Hoşgörülükte deniz gibi ol. Ya olduğun gibi görün, ya göründüğün gibi ol” şeklinde verdiği 7 öğüdü kendi yorumuyla tuallere yansıtan Batıoğlu’nun sergide toplam 19 eseri bulunuyor. Dubai’den sonra Türkiye’de ilk kez TAG’de görücüye çıkacak olan sergi 6 Ocak 2018 tarihine kadar gezilebilir.

Kamer Batıoğlu hakkında: Yıldız Teknik Üniversitesi mezunu olan Kamer Batıoğlu başta İstanbul, Paris, Viyana, Newyork ve Bükreş şehirleri olmak üzere 18’i karma toplam 150’den fazla sergi açtı. 2007 yılında ´Küresel Isınma´ adlı tablosu ile Çevre ve Orman Bakanlığı´ndan ödül alan Kamer Batıoğlu aynı zamanda 2,5 yıl önce başlayan ve halen devam etmekte olan, ‘Anadolu’ya Yolculuk Sergileri’ nin proje sahibi ve küratörüdür. Sergi Türkiye’ de şehirleri dolaşmaya devam etmektedir.



from Aeroportist I Güncel Havacılık Haberleri http://ift.tt/2iZBUcu
via IFTTT

Rumi Sergisi’ Türkiye’de ilk defa Trump Art Gallery’de, 8 Aralık’tan itibaren…


via Aeroportist I Güncel Havacılık Haberleri http://ift.tt/2iZBUcu

2018’de Hazırlıklı Olunması Gereken 5 Bulut Bilişim Trendi 2018 yılında bulut üzerinde çalışan hizmetlerin kullanımındaki artışın katlanarak sürmesi, depolama ihtiyacının artması, nesnelerin interneti ve makine öğrenimi adaptasyonunun yaygınlaşması bekleniyor Türkiye’nin en hızlı büyüyen veri merkezi Radore, 2018 yılında bulut bilişime olan eğilimin hem Türkiye’de hem de dünyada artacağını duyurdu. Hem dünya çapında hem de Türkiye’de yapılan araştırmalar, şirketlerin 2018 eğilimlerini ortaya koyuyor. Gartner’ın 2018 öngörülerine göre, mobil cihazların çalıştıracağı bulut tabanlı uygulamaların daha da artacak ve bağlantı hızı, bant genişliği, gecikme süreleri gibi ölçütler daha da belirleyici olacak. Türkiye’deki 400 KOBİ ile yapılan araştırmada KOBİ’lerin yüzde 71’inin bulut üzerinde herhangi bir çözüm kiralayacağını belirtmesi 2018 yılında da Türkiye’deki eğilimin artmaya devam edeceğini gösteriyor. IDC’nin 2021 öngörülerine göre, bulut bilişim hizmetlerine yapılan harcamalar ve buluta uygun donanım, yazılım ve hizmetlerin toplam hacmi 530 milyar doların üzerine çıkacak. Nesnelerin interneti, video içeriklerin artışı ve sanal gerçeklik gibi teknolojiler nedeniyle verinin katlanarak arttığına dikkat çeken Radore Veri Merkezi Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı Zeki Kubilay Akyol, “Her yıl şirketlerin verisi ortalama iki katına çıkıyor. Bunca veri miktarı sebebiyle bulut bilişimin önemi her geçen gün artacak. 2018 yılında bulut bilişim hizmetlerine olan ilginin her zamankinden fazla olmasını bekliyoruz” dedi. Zeki Kubilay Akyol, 2018 yılında beklenen bulut bilişim eğilimlerini şu şekilde sıraladı: Hizmet olarak yazılım(SaaS), altyapı ve platform harcamaları artacak. Bulut bilişim hizmetlerinin sadeliği ve yüksek performansı işletmelere cazip gelecek. Veri merkezlerinde sunulan depolama kapasitesi artacak. Yapılan araştırmalara göre, dünya çapında toplam depolama kapasitesinin 1,1 ZB olması bekleniyor -ki bu rakam 2017 yılının tam iki katı. Nesnelerin interneti (IoT) ve yapay zekâ (AI) gerçek zamanlı veri ve bulut bilişim kullanımını tetikleyecek. Yeni yılda anında 40 dilde çeviri yapan kulaklıklar, hizmet sektöründe yaygınlaşan robotlar hayatımıza girecek. Daha fazla içerik dağıtım ağı kullanılacak. Erişilebilirlik ve yüksek performans için CDN hizmetlerinin kullanımı yayınlaşacak. Makine öğrenimi yaygınlaşmaya devam edecek. IDC verilerine göre, 2021 yılında kurumsal ticari uygulamaların yüzde 75’inin arkasında yüksek performans ihtiyacı duyan makine öğrenimi yer alacak. Radore’nin bulut hizmetleri hakkında daha detaylı bilgi için http://ift.tt/2jn9CFCadresini kullanabilirsiniz. An image of a businesswoman touching a cloud-computing concept on a visual screen. The woman is dressed in a blue button-up shirt.

2018’de Hazırlıklı Olunması Gereken 5 Bulut Bilişim Trendi


via Aeroportist I Güncel Havacılık Haberleri http://ift.tt/2AZljfu

Kişisel Bilgilerinizi Yeni Tanıştığınız Herkesle Paylaşmayın Kaspersky Lab’in düzenlediği anket, çevrimiçi arkadaş bulma platformlarını kullananların tüm bilgilerini paylaştığını ortaya koydu. Aşkın gözü kördür derler. İnternet üzerinden arkadaş arayanların kendilerine uygun birini bulma amacıyla yaptıkları göz önüne alındığında bu sözün tamamen doğru olduğu söylenebilir. Kaspersky Lab tarafından yapılan ve Türkiye’nin de içinde bulunduğu araştırmanın sonuçlarına göre, arkadaş bulma sitelerinde fazla bilgi paylaşmakla yalnızca yeni bir arkadaşa değil, dolandırıcılara ve siber suçlulara da kapılarınızı açabilirsiniz. Çevrimiçi arkadaş bulma platformlarını kullananların yaklaşık onda biri (%12’si), eşleştikleri kişilerle konuşmaya başladıktan dakikalar veya saatler sonra kendilerini riske atarak kişisel bilgilerini verdiklerini belirttiler. Kişisel bilgileri vermek, hızlıca potansiyel bir eş bulmak için zararsız bir yol gibi görünebilir. Hiç tereddüt etmeden bu şekilde davranan kullanıcılar profillerinde özel ve hassas bilgilerini herkese açık halde paylaşıyorlar. Türkiye’den de araştırmaya katılan kullanıcıların dörtte biri (%24’ü) profillerinde tam adlarını paylaştıklarını belirtirken, onda birlik bir bölümün ise ev adreslerini (%9’u) ve işleriyle ilgili detayları veya ticari sırları (%10’u) bu şekilde paylaştıkları belirlendi. Yine aynı oranda kişinin ise profillerinde kendi müstehcen fotoğraflarını (%6’sı) paylaştıkları ortaya çıktı. Kullanıcıların, çevrimiçi arkadaş bulma platformlarında “eşleştirildikleri” kişilerle bilgi paylaşmaya daha hevesli oldukları da tespit edildi. Araştırmaya katılanların %15’i eşleştirildikleri kişilere özel bilgilerini verirken, onda birlik bir bölüm (%12’si) ise bunu birkaç dakika veya saat içinde yaptığını belirtti. Çevrimiçi arkadaş arayanların %10’unun eşleştirildikleri kişilere kendileri hakkında yüz kızartıcı şeyler söyledikleri ve %12’sinin ise kendilerine ait özel veya müstehcen fotoğraflar gönderdikleri ortaya çıktı. Bu tür bilgiler yanlış ellere geçtiğinde kullanıcıların hesaplarına ve cihazlarına erişmek için veya siber suçlular tarafından şantaj ile para istemek amacıyla kullanılabilir. Çevrimiçi arkadaş arayanlar bu kadar fazla bilgi paylaşmalarının yanı sıra interneti de aktif olarak kullanan kişiler. Bu da onları daha fazla siber tehdide maruz bırakıyor. Yapılan araştırmaya göre, internet üzerinden arkadaş arama platformlarını kullananların %38’i cihazlarının veya hesaplarının ele geçirilmesi veya fidye yazılımlarına hedef olma gibi BT güvenliği sorunları yaşamışlar. Çevrimiçi arkadaş arama platformu kullanmayanlarda ise bu oran %28 seviyesinde. Bu da internet üzerinden arkadaş arayanların saldırılara daha açık olduğunu ortaya koyuyor.   Kullanıcılar internet üzerinden arkadaş ararken güvenlikleri konusunda endişe ediyorlar. Bu kişilerin %59’u arkadaş aramak için kullandıkları cihaza zararlı yazılım bulaşmasından endişe duyarken, %60’ı ise verilerinin arkadaş bulma uygulaması veya servisiyle çalınmasından kaygılanıyor. Araştırmaya katılanların %56’sı internette arkadaş ararken çevrimiçi veya çevrimdışı bir tür tehdit veya sorunla karşılaştıklarını söylüyorlar. Tüm bunlara rağmen, kullanıcıların büyük bir kısmı kendilerini korumak için en basit yöntemleri bile uygulamıyorlar. %23’lük bir bölüm arkadaş bulma uygulamalarının cihazdaki verilere erişmesine izin vermezken, araştırmaya katılanların yalnızca %32’si bir güvenlik veya antivirüs çözümü kullanıyor.   Kaspersky Lab Tüketici İş Birimi Lideri Andrei Mochola, “Kullanıcılar herkese açık profillerinde veya potansiyel eşlerle kendileri hakkında çok fazla bilgi vermemeye dikkat etmeliler. Sokakta yanınızdan geçen birine ilk gördüğünüzde nasıl evinizin adresini vermiyorsanız, çevrimiçi arkadaş bulma sitelerinde de veri güvenliğinizin sorumluluğunu almalı ve bilgilerinizin sitede veya uygulamada koruma altında olduğunu düşünmemelisiniz. Bu tavsiye sadece çevrimiçi arkadaş arayanlar için değil tüm internet kullanıcıları için geçerli. Kullanıcılar nerede olursa olsunlar kendilerini ve kişisel verilerini korumalılar” dedi. İnternet üzerinde ne yaparsanız yapın, Kaspersky Lab siber güvenlik endişeleri konusunda herkesin rahat davranabilme hakkına sahip olduğuna inanıyor. Bu alanda 20 yıllık bir geçmişe sahip olan Kaspersky Lab, kullanıcıların kendilerini korumasına yardımcı olan kapsamlı bir çözüm ailesi sunuyor. Kaspersky Free zararlı yazılımlara karşı temel korumayı ücretsiz olarak sağlarken, Kaspersky Internet Security ise daha kapsamlı özelliklere ve korumaya ihtiyaç duyanların dijital yaşamlarının her alanını güvence altına almaya yardımcı olan gelişmiş bir seçenek sunuyor. Araştırmayı hakkında daha fazla bilgi edinmek ve “Tehlikeli İlişkiler: Herkes internette mi arkadaş arıyor?” adlı raporu okumak için buraya tıklayabilirsiniz.

Kaspersky Lab’in düzenlediği anket, çevrimiçi arkadaş bulma platformlarını kullananların tüm bilgilerini paylaştığını ortaya koydu.

Aşkın gözü kördür derler. İnternet üzerinden arkadaş arayanların kendilerine uygun birini bulma amacıyla yaptıkları göz önüne alındığında bu sözün tamamen doğru olduğu söylenebilir. Kaspersky Lab tarafından yapılan ve Türkiye’nin de içinde bulunduğu araştırmanın sonuçlarına göre, arkadaş bulma sitelerinde fazla bilgi paylaşmakla yalnızca yeni bir arkadaşa değil, dolandırıcılara ve siber suçlulara da kapılarınızı açabilirsiniz. Çevrimiçi arkadaş bulma platformlarını kullananların yaklaşık onda biri (%12’si), eşleştikleri kişilerle konuşmaya başladıktan dakikalar veya saatler sonra kendilerini riske atarak kişisel bilgilerini verdiklerini belirttiler.

Kişisel bilgileri vermek, hızlıca potansiyel bir eş bulmak için zararsız bir yol gibi görünebilir. Hiç tereddüt etmeden bu şekilde davranan kullanıcılar profillerinde özel ve hassas bilgilerini herkese açık halde paylaşıyorlar. Türkiye’den de araştırmaya katılan kullanıcıların dörtte biri (%24’ü) profillerinde tam adlarını paylaştıklarını belirtirken, onda birlik bir bölümün ise ev adreslerini (%9’u) ve işleriyle ilgili detayları veya ticari sırları (%10’u) bu şekilde paylaştıkları belirlendi. Yine aynı oranda kişinin ise profillerinde kendi müstehcen fotoğraflarını (%6’sı) paylaştıkları ortaya çıktı.

Kullanıcıların, çevrimiçi arkadaş bulma platformlarında “eşleştirildikleri” kişilerle bilgi paylaşmaya daha hevesli oldukları da tespit edildi. Araştırmaya katılanların %15’i eşleştirildikleri kişilere özel bilgilerini verirken, onda birlik bir bölüm (%12’si) ise bunu birkaç dakika veya saat içinde yaptığını belirtti. Çevrimiçi arkadaş arayanların %10’unun eşleştirildikleri kişilere kendileri hakkında yüz kızartıcı şeyler söyledikleri ve %12’sinin ise kendilerine ait özel veya müstehcen fotoğraflar gönderdikleri ortaya çıktı. Bu tür bilgiler yanlış ellere geçtiğinde kullanıcıların hesaplarına ve cihazlarına erişmek için veya siber suçlular tarafından şantaj ile para istemek amacıyla kullanılabilir.

Çevrimiçi arkadaş arayanlar bu kadar fazla bilgi paylaşmalarının yanı sıra interneti de aktif olarak kullanan kişiler. Bu da onları daha fazla siber tehdide maruz bırakıyor. Yapılan araştırmaya göre, internet üzerinden arkadaş arama platformlarını kullananların %38’i cihazlarının veya hesaplarının ele geçirilmesi veya fidye yazılımlarına hedef olma gibi BT güvenliği sorunları yaşamışlar. Çevrimiçi arkadaş arama platformu kullanmayanlarda ise bu oran %28 seviyesinde. Bu da internet üzerinden arkadaş arayanların saldırılara daha açık olduğunu ortaya koyuyor.

 

Kullanıcılar internet üzerinden arkadaş ararken güvenlikleri konusunda endişe ediyorlar. Bu kişilerin %59’u arkadaş aramak için kullandıkları cihaza zararlı yazılım bulaşmasından endişe duyarken, %60’ı ise verilerinin arkadaş bulma uygulaması veya servisiyle çalınmasından kaygılanıyor. Araştırmaya katılanların %56’sı internette arkadaş ararken çevrimiçi veya çevrimdışı bir tür tehdit veya sorunla karşılaştıklarını söylüyorlar. Tüm bunlara rağmen, kullanıcıların büyük bir kısmı kendilerini korumak için en basit yöntemleri bile uygulamıyorlar. %23’lük bir bölüm arkadaş bulma uygulamalarının cihazdaki verilere erişmesine izin vermezken, araştırmaya katılanların yalnızca %32’si bir güvenlik veya antivirüs çözümü kullanıyor.

 

Kaspersky Lab Tüketici İş Birimi Lideri Andrei Mochola, “Kullanıcılar herkese açık profillerinde veya potansiyel eşlerle kendileri hakkında çok fazla bilgi vermemeye dikkat etmeliler. Sokakta yanınızdan geçen birine ilk gördüğünüzde nasıl evinizin adresini vermiyorsanız, çevrimiçi arkadaş bulma sitelerinde de veri güvenliğinizin sorumluluğunu almalı ve bilgilerinizin sitede veya uygulamada koruma altında olduğunu düşünmemelisiniz. Bu tavsiye sadece çevrimiçi arkadaş arayanlar için değil tüm internet kullanıcıları için geçerli. Kullanıcılar nerede olursa olsunlar kendilerini ve kişisel verilerini korumalılar” dedi.

İnternet üzerinde ne yaparsanız yapın, Kaspersky Lab siber güvenlik endişeleri konusunda herkesin rahat davranabilme hakkına sahip olduğuna inanıyor. Bu alanda 20 yıllık bir geçmişe sahip olan Kaspersky Lab, kullanıcıların kendilerini korumasına yardımcı olan kapsamlı bir çözüm ailesi sunuyor. Kaspersky Free zararlı yazılımlara karşı temel korumayı ücretsiz olarak sağlarken, Kaspersky Internet Security ise daha kapsamlı özelliklere ve korumaya ihtiyaç duyanların dijital yaşamlarının her alanını güvence altına almaya yardımcı olan gelişmiş bir seçenek sunuyor.

Araştırmayı hakkında daha fazla bilgi edinmek ve “Tehlikeli İlişkiler: Herkes internette mi arkadaş arıyor?” adlı raporu okumak için buraya tıklayabilirsiniz.



from Aeroportist I Güncel Havacılık Haberleri http://ift.tt/2j16C4Z
via IFTTT