havacılık haberleri, havayolu şirketleri ve sivil havacılık ile ilgili meraklarınızı gidermeye, bilgilerinizi güncellemeye davet ediyoruz.
14 Kasım 2017 Salı
Bu şirketlerde çalışan kadınların yüzde 95’i şirketlerine güveniyor
Boeing ve ODTÜ Dikey İnsansız Hava Aracı Yarışması için İş Birliği Yaptı Boeing ve ODTÜ Dikey İnsansız Hava Aracı Yarışması için İş Birliği Yaptı Havacılık ve uzay sektörünün lideri Boeing ve Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ), üniversite öğrencilerinin İHA ve otonom sistemlere ilgilerini artırmak ve bu teknolojinin Türkiye’de gelişimini desteklemek amacıyla Dikey İniş-Kalkış Yapan İnsansız Hava Aracı (DİK -İHA) Yarışması gerçekleştirdi. Üniversitelerin havacılık, uçak, uzay mühendisliği başta olmak üzere, mekatronik, elektrik, makine, bilgisayar mühendisliği öğrencilerinin katıldığı yarışmaya toplam 11 başvuru oldu. Değerlendirme sürecinde öncelikle takımların gönderdikleri proje tekliflerinin ön elemeden geçmesini takiben yarışmaya hak kazanan 9 sayıda takım projeleri ile 11-12 Kasım’da uçuşlarını gerçekleştirmek üzere ODTÜ Stadyumu’nda buluştu. Arama kurtarma odaklı olan yarışma senaryosuna göre yarışmacılardan, tasarladıkları otonom insansız hava aracını kullanarak ormanda kaybolan iki öğrenciyi bulmaları ve ihtiyaçları olan bir şişe suyu ulaştırmaları istendi. Bu görevi yerine getiren yarışmacılar, öğretim görevlilerinden oluşan hakem heyeti tarafından teknik kriterler doğrultusunda puanlandırıldılar. Bu değerlendirmeye göre, birinci takım ODTÜ Kuzey Kıbrıs Kampüsü’nden METU NCC Aerospace Society, ikinci takım Necmettin Erbakan Üniversitesi’nden Radikal Tasarım, üçüncü takım On Dokuz Mayıs Üniversitesi’nden Atmaca oldu. Dereceye giren takımlar, yarışma için gerçekleştirdiği İHA çalışmalarını 2018 yılında Amerika’da yapılacak uluslararası bir kongrede sunmak için Boeing desteğine hak kazandı. “Boeing olarak, havacılık alanında en yeni teknolojilerin öncüsüyüz ve bu gücümüzü Türkiye’de bu teknolojilerin gelişimine destek olmak için kullanıyoruz.” diye belirten Boeing Türkiye Genel Müdürü Ayşem Sargın, projeye ilişkin olarak, “ODTÜ ile yaptığımız bu iş birliği ile Boeing’in teknolojideki öncülüğünü ODTÜ’nün teknik kabiliyeti ile birleştirmek suretiyle gelecek nesillere havacılık tutkusunu aşılamayı ve Türkiye’nin bu alandaki yetkinliğini temelden güçlendirmeyi hedefliyoruz. Bu tür projelerle hem gençlerin hayatına dokunuyor ve gelecek için ışık tutuyoruz, hem de Türkiye’de havacılık sanayiinin geleceği için bugünden tohumlar atıyoruz.” değerlendirmesinde bulundu. ODTÜ Uzay ve Havacılık Mühendisliği Bölümü Bölüm Başkanı Prof. Dr. Ozan Tekinalp ise bölümümüz kurulduğu günden beri havacılık ve uzay alanında gerçekleşen tüm öncü projelerde kilit rol oynamıştır. Gerçekleştirdiğimiz, dikine kalkan insansız hava araçları yarışması ile öğrencilerimizle birlikte diğer üniversite öğrencilerinin de robotik uçan sistemler alanında yetişmesini amaçlıyoruz. Boeing firmasının desteği ile ülkemizde ilk defa gerçekleşen bu yarışmayı önümüzdeki yıllarda da tekrarlayacağız. Yarışmanın giderek artan bir ilgi odağı olacağına ve ihtiyaç duyulan üstün yetenekli mühendislerin yetişmesine önemli katkılar yapacağına inanıyoruz.” dedi. Boeing Hakkında Boeing, Türkiye ile 1940’lardan bu yana devam eden köklü ilişkiler sürdürmektedir ve bu kapsamda teknoloji, eğitim, sanat, kültür ve sağlık alanında yüzlerce projeye imza atmıştır. Boeing, Türkiye’ye uçak tedarik etmenin yanı sıra, Türkiye’deki havacılık paydaşlarının, üniversitelerin ve sanayinin güvenilir bir teknoloji ortağıdır. Boeing, Türkiye’de 21. yüzyıl kabiliyetlerinin gelişimine katkı sağlamak amacıyla okul öncesi eğitimden ilköğretime, meslek liselerine ve üniversitelere kadar uzanan çok geniş bir yelpazede eğitim, teknoloji, girişimcilik ve FeTeMM (fen bilimleri, teknoloji, mühendislik ve matematik) programlarını desteklemektedir.
Boeing ve ODTÜ Dikey İnsansız Hava Aracı Yarışması için İş Birliği Yaptı
Havacılık ve uzay sektörünün lideri Boeing ve Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ), üniversite öğrencilerinin İHA ve otonom sistemlere ilgilerini artırmak ve bu teknolojinin Türkiye’de gelişimini desteklemek amacıyla Dikey İniş-Kalkış Yapan İnsansız Hava Aracı (DİK -İHA) Yarışması gerçekleştirdi.
Üniversitelerin havacılık, uçak, uzay mühendisliği başta olmak üzere, mekatronik, elektrik, makine, bilgisayar mühendisliği öğrencilerinin katıldığı yarışmaya toplam 11 başvuru oldu. Değerlendirme sürecinde öncelikle takımların gönderdikleri proje tekliflerinin ön elemeden geçmesini takiben yarışmaya hak kazanan 9 sayıda takım projeleri ile 11-12 Kasım’da uçuşlarını gerçekleştirmek üzere ODTÜ Stadyumu’nda buluştu.
Arama kurtarma odaklı olan yarışma senaryosuna göre yarışmacılardan, tasarladıkları otonom insansız hava aracını kullanarak ormanda kaybolan iki öğrenciyi bulmaları ve ihtiyaçları olan bir şişe suyu ulaştırmaları istendi. Bu görevi yerine getiren yarışmacılar, öğretim görevlilerinden oluşan hakem heyeti tarafından teknik kriterler doğrultusunda puanlandırıldılar. Bu değerlendirmeye göre, birinci takım ODTÜ Kuzey Kıbrıs Kampüsü’nden METU NCC Aerospace Society, ikinci takım Necmettin Erbakan Üniversitesi’nden Radikal Tasarım, üçüncü takım On Dokuz Mayıs Üniversitesi’nden Atmaca oldu. Dereceye giren takımlar, yarışma için gerçekleştirdiği İHA çalışmalarını 2018 yılında Amerika’da yapılacak uluslararası bir kongrede sunmak için Boeing desteğine hak kazandı.
“Boeing olarak, havacılık alanında en yeni teknolojilerin öncüsüyüz ve bu gücümüzü Türkiye’de bu teknolojilerin gelişimine destek olmak için kullanıyoruz.” diye belirten Boeing Türkiye Genel Müdürü Ayşem Sargın, projeye ilişkin olarak, “ODTÜ ile yaptığımız bu iş birliği ile Boeing’in teknolojideki öncülüğünü ODTÜ’nün teknik kabiliyeti ile birleştirmek suretiyle gelecek nesillere havacılık tutkusunu aşılamayı ve Türkiye’nin bu alandaki yetkinliğini temelden güçlendirmeyi hedefliyoruz. Bu tür projelerle hem gençlerin hayatına dokunuyor ve gelecek için ışık tutuyoruz, hem de Türkiye’de havacılık sanayiinin geleceği için bugünden tohumlar atıyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.
ODTÜ Uzay ve Havacılık Mühendisliği Bölümü Bölüm Başkanı Prof. Dr. Ozan Tekinalp ise bölümümüz kurulduğu günden beri havacılık ve uzay alanında gerçekleşen tüm öncü projelerde kilit rol oynamıştır. Gerçekleştirdiğimiz, dikine kalkan insansız hava araçları yarışması ile öğrencilerimizle birlikte diğer üniversite öğrencilerinin de robotik uçan sistemler alanında yetişmesini amaçlıyoruz. Boeing firmasının desteği ile ülkemizde ilk defa gerçekleşen bu yarışmayı önümüzdeki yıllarda da tekrarlayacağız. Yarışmanın giderek artan bir ilgi odağı olacağına ve ihtiyaç duyulan üstün yetenekli mühendislerin yetişmesine önemli katkılar yapacağına inanıyoruz.” dedi.
Boeing Hakkında
Boeing, Türkiye ile 1940’lardan bu yana devam eden köklü ilişkiler sürdürmektedir ve bu kapsamda teknoloji, eğitim, sanat, kültür ve sağlık alanında yüzlerce projeye imza atmıştır. Boeing, Türkiye’ye uçak tedarik etmenin yanı sıra, Türkiye’deki havacılık paydaşlarının, üniversitelerin ve sanayinin güvenilir bir teknoloji ortağıdır. Boeing, Türkiye’de 21. yüzyıl kabiliyetlerinin gelişimine katkı sağlamak amacıyla okul öncesi eğitimden ilköğretime, meslek liselerine ve üniversitelere kadar uzanan çok geniş bir yelpazede eğitim, teknoloji, girişimcilik ve FeTeMM (fen bilimleri, teknoloji, mühendislik ve matematik) programlarını desteklemektedir.
from Aeroportist I Güncel Havacılık Haberleri http://ift.tt/2ig997N
via IFTTT
Boeing ve ODTÜ Dikey İnsansız Hava Aracı Yarışması için İş Birliği Yaptı
MOBİLDE 1 SANİYELİK HIZ ARTIŞI CİROYU YÜZDE 5 ETKİLİYOR Mobilden alışveriş web’i geçti Mobil ticaretin son yıllardaki yükselişine dikkat çeken Positive Kurucu Ortağı Eren Dedeoğlu, mobil cihazlardan yapılan alışverişin bilgisayar gibi masaüstü cihazları geride bıraktığını söyledi. Mobil üzerinden gerçekleşen satışlarını artırmak isteyenlere önerilerde de bulunan Dedeoğlu, mobil sitelerde hızın önemini vurgulayarak, mobilde 1 saniyelik hız artışının ciro üzerinde yüzde 5 oranında etkisi olduğunu belirtti. TÜİK verilerine göre, Türkiye’de mobil abone sayısı 76 milyonu aşmışken, hanelerde mobil telefon bulunma oranı da yüzde 97’ye yaklaşmış durumda. Dünya genelinde de internet kullanımında mobil cihazların bilgisayar gibi masaüstü cihazları geride bırakması, bugün yaşanan dijital dönüşümde mobilin ne denli büyük bir rolü olduğunu gösteriyor. Markaların dijitalleşme süreçlerini en üst seviyeye çıkaran teknolojik ve inovatif çözümler sunan Positive’in Kurucu Ortağı Eren Dedeoğlu, mobil cihaz ve mobil internet kullanımındaki artışın etkilerinin online alışverişler üzerinde de açıkça görüldüğüne dikkat çekti. 2016 yılında, perakende şirketlerinin internet sitelerine akıllı telefon kullanılarak gerçekleşen ziyaretlerin bir önceki yıla göre yüzde 54 arttığını söyleyen Dedeoğlu, “Mobil cihazlardan yapılan alışveriş, web’i geride bırakmış durumda. 2017’de gerçekleşen internet alışverişlerinin yüzde 50’den fazlasının akıllı telefonlar aracılığıyla yapılacağı öngörülüyor” diyerek sözlerini şöyle sürdürdü: Türkiye’de mobilin trafiği yüzde 50’nin üstünde “Mobil cihazlardan yapılan trafik oranları birçok sitede %50’lerin üzerine çıktı. TÜSİAD 2017 e-ticaret raporuna bakıldığında 2016 yılı itibariyle, ülkemizde e-ticaret işlemlerinin yaklaşık %19’u akıllı telefon ve tabletler üzerinden gerçekleşmiştir. 2021 yılı için de bu oranın %49 seviyesine ulaşacağı tahmin edilmektedir. Halihazırda dünyada bu oranın %44 seviyesinde olduğu düşünüldüğünde, yüksek akıllı telefon penetrasyonu ve genç nüfusun da etkisi ile Türkiye’de mobil ticaretin hızla artacağı düşünülmektedir. Online alışverişlerde arama oranları mobilde yüzde 70’lere kadar çıktı. Mobil üzerinden yapılan ürün aramalarının yüzde 70’inin bir saat içerisinde satın almaya dönüştüğü düşünüldüğünde, mobilden kolay ulaşılabilirliğin önemi de net bir biçimde ortaya çıkıyor. Bununla birlikte, Positive’in altyapısını geliştirdiği bazı dikey e-ticaret sitelerinde mobil alışverişin cirosu da yüzde 50’nin üzerine çıktı. Tüm bunlar m-ticaretin giderek artan popülerliğine ışık tutan veriler. Bugün KPMG 2017 raporuna göre ABD’de gerçekleşen her üç online perakende alışverişinden birinin m-ticaret satışı olduğu gerçeği de bu verileri daha anlamlı kılıyor. Mobil cihazlardan kullanıma uygun sitelerin ve m-ticarete yönelik uygulamaların artmasının yanında, gelişen ödeme metotları da akıllı telefonlarla başarılı alışveriş deneyimi yaşamayı daha da kolaylaştıran etkenler.” Eren Dedeoğlu, mobil aracılığıyla gerçekleşen satışlarını artırmak isteyen perakende markalarına ve e-ticaret sitelerine Positive’in önerilerini şöyle sıraladı: Kanallarınızı mobil deneyime göre hazırlayın Dijitalleşme adımında tüm kanalların mobile hazırlanması gerekiyor. Responsive veya mobil uygulama gibi bir ayrıma gitmek yerine hangi sıra ile yayına çıkacağına karar vermelisiniz. Kullanıcıya her yerden aynı bilgi ile ulaşmak markalar için olmazsa olmazdır. Birinden birini seçmek değil aynı anda hayata geçirmek veya peşi sıra hem responsive hem de mobil uygulamayı hayata geçirmek gerekir. Mobil sitenize hız kazandırın Mobil kullanıcılar masaüstü kullanıcılarına göre bir siteyi üç kat daha hızlı terk ediyor. Mobilde bir işlemi tamamlamak için bir süre beklemeleri gerekiyorsa mutlaka kullanıcılarınızı sistem durumu ile ilgili bilgilendirin. Mobilde 1 saniyelik hız artışının ciro üzerinde yüzde 5 oranında etkisi olduğunu unutmayın. Kullanıcı deneyimine odaklanın Mobil kullanıcı arayüzlerinizi hazırlarken görsellik kadar kullanılabilirliğe de öncelik verin. Kullanıcıyı en kısa adımda sonuca yönlendirin. Tasarımın her aşamasında küçük ekran faktörünü göz önüne alarak, büyük parmak ve dokunmatik ekran sorunlarına dikkat edin. Arama sonuçlarında üst sıralarda olun Mobil kullanıcılarının yüzde 48’i başlangıç noktası olarak arama motorlarını kullanıyor. Mobil sitenizin içerik ve kodlamasının “mobil dostu” olarak yapılması mobil aramalarda daha etkin sonuç almanızı sağlayacaktır. Sitenizin SEO skorunu ölçün ve yüksek tutmaya çalışın. Kanallarınız arasında etkileşimi güçlendirin Mobil stratejinizi belirlerken kanallarınız arası etkileşimi artırın, içeriklerinizi güncelleyin. Kullanıcılar bugün bir mağaza adresi öğrenmek için veya mağazada bir ürün stokta var mı diye bakmak için gelip alışveriş yapmayabilir ancak yarın da alışveriş yapmak için geleceklerdir. Bu yüzden mobilde de kullanıcının aradığı tüm ihtiyaçları karşılayacak içeriklerinizi çeşitlendirip, geliştirin. Aynı zamanda omni-channel bir altyapı kullandığınızda web sitenizde gezinen kullanıcı mağazanıza geldiğinde onu tanıyıp mobil aracılığı ile ona özel fırsatlar sunabilirsiniz. Lokasyon servislerini kullanın Tüketicilerin yüzde 31’ i mağazaların yerini mobil telefonları aracılığı ile buluyor. Onları en yakın mağazaya yönlendirmeniz hatta aradığı ürünün o mağazada bulunup bulunmadığını bildirmeniz, kullanıcının mobil siteniz ile yaşadığı deneyime büyük katkı sağlayacaktır. Lokasyon servislerini kullanarak kullanıcılarınızın nerede olduğunu bilip onların ihtiyaçlarına özel iletişimler kurabilirsiniz. Mobil ödeme seçenekleri sunun Mobil ödeme seçeneklerinizi artırın. Ayrıca kart kaydetme seçeneği de sunarak tek tıklama ile ödeme kolaylığı sağlayıp kullanıcılarınızın alışverişlerini hızlandırın. Güvenilir bir altyapı ile kart saklama sistemi ile kullanıcılar %30’dan fazla tekrarlayan satın alma yapmaktadır. Alternatif teslimat seçenekleri sunun Teslimatlarda kullanıcı beklenti ve taleplerine önem verin. Kargo, kurye ve mağazadan teslimat gibi farklı seçenekleri sunun. Mobilden alıp aynı gün mağazadan teslim alma gibi omni-channel özelliklerinizi geliştirin. Mobil ödeme sayfalarınızı sürekli analiz edin ve optimize edin Sepetten sonraki ödeme sayfalarınızda kullanıcıya sadece ihtiyacı kadar bilgiyi gösterin ve ihtiyacınız kadar bilgiyi alın. Mobil deneyimde en önemli konunun akıcı şekilde bilgileri doldurup kullanıcıyı hedefe ulaştırmayı yani satın almayı sonuçlandırması olduğunu unutmayın. O yüzden her türlü kullanıcı kitlesi ile testler yapın, analizler yapın ve sonuçlarını önemseyip ona göre geliştirmeler yapın. Kullanıcının alışkanlıkları değiştikçe sizin de ona göre geliştirme yapmanız gerekir. Positive hakkında: Positive, markaların dijitalleşme süreçlerini en üst seviyeye çıkartan özelleştirilmiş kullanıcı deneyimi odaklı teknolojik ve inovatif çözümler geliştirmek amacıyla 2005 yılında kuruldu. Dostlukları üniversite yıllarına dek uzanan Caner Istı ve Eren Dedeoğlu tarafından kurulan Positive, tamamı sektör profesyonelleri, kullanıcı deneyimi uzmanları ve mühendislerden oluşan ekibi ile geride bıraktığı 12 yılda, aralarında Altın Örümcek, WebAwards, W3 Awards ve Davey Awards gibi prestijli ödüllerin de bulunduğu 50’yi aşkın UI/UX ödülüne layık görüldü. Positive, başta perakende olmak üzere, hizmet verdiği farklı sektörlerdeki uzmanlığı ile merkezinde kullanıcı deneyimi ve çoklu kanal yaklaşımının bulunduğu çözümler sunarak markaların dijital ekonomiden en verimli şekilde yararlanmasını sağlıyor. Dijitalleşme sürecinde markaların karşılaşacağı en zor problemler için bile, uzman danışmanları ile süreçleri tasarlıyor, E-ticaret ve omni-channel platformları ve özelleştirilmiş mobil & responsive & web uygulamaları geliştiriyor. Kurulduğundan bu yana mükemmel kullanıcı deneyimini sağlama tutkusuyla, veriye ve araştırmaya dayalı tasarım yeteneğiyle fark yaratan Positive, online ve offline dünyalar için uygulanabilir arayüzler yaratıyor. Positive ayrıca, 2011 yılından bu yana uzman mühendislerden oluşan ekibi ile faaliyetlerini sürdüren AR-GE merkezinde, inovatif projelerinin omni-channel süreçlerinin altyapı kodlamalarını, testlerini ve gerekli geliştirmelerini gerçekleştiriyor. Tüm dünyada yaşanan dijital dönüşüm ve e-iş çözümlerindeki gelişmeleri yakında takip eden Positive, iş teknolojileri ve inovatif çözümler uzmanı olarak markalara değer katan projeler geliştirmeye devam edecek. Bir sonraki dijital dalgada da iş zekası ve istatiksel davranış çözümlerine odaklanacak.
Mobilden alışveriş web’i geçti
Mobil ticaretin son yıllardaki yükselişine dikkat çeken Positive Kurucu Ortağı Eren Dedeoğlu, mobil cihazlardan yapılan alışverişin bilgisayar gibi masaüstü cihazları geride bıraktığını söyledi. Mobil üzerinden gerçekleşen satışlarını artırmak isteyenlere önerilerde de bulunan Dedeoğlu, mobil sitelerde hızın önemini vurgulayarak, mobilde 1 saniyelik hız artışının ciro üzerinde yüzde 5 oranında etkisi olduğunu belirtti.
TÜİK verilerine göre, Türkiye’de mobil abone sayısı 76 milyonu aşmışken, hanelerde mobil telefon bulunma oranı da yüzde 97’ye yaklaşmış durumda. Dünya genelinde de internet kullanımında mobil cihazların bilgisayar gibi masaüstü cihazları geride bırakması, bugün yaşanan dijital dönüşümde mobilin ne denli büyük bir rolü olduğunu gösteriyor.
Markaların dijitalleşme süreçlerini en üst seviyeye çıkaran teknolojik ve inovatif çözümler sunan Positive’in Kurucu Ortağı Eren Dedeoğlu, mobil cihaz ve mobil internet kullanımındaki artışın etkilerinin online alışverişler üzerinde de açıkça görüldüğüne dikkat çekti. 2016 yılında, perakende şirketlerinin internet sitelerine akıllı telefon kullanılarak gerçekleşen ziyaretlerin bir önceki yıla göre yüzde 54 arttığını söyleyen Dedeoğlu, “Mobil cihazlardan yapılan alışveriş, web’i geride bırakmış durumda. 2017’de gerçekleşen internet alışverişlerinin yüzde 50’den fazlasının akıllı telefonlar aracılığıyla yapılacağı öngörülüyor” diyerek sözlerini şöyle sürdürdü:
Türkiye’de mobilin trafiği yüzde 50’nin üstünde
“Mobil cihazlardan yapılan trafik oranları birçok sitede %50’lerin üzerine çıktı. TÜSİAD 2017 e-ticaret raporuna bakıldığında 2016 yılı itibariyle, ülkemizde e-ticaret işlemlerinin yaklaşık %19’u akıllı telefon ve tabletler üzerinden gerçekleşmiştir. 2021 yılı için de bu oranın %49 seviyesine ulaşacağı tahmin edilmektedir. Halihazırda dünyada bu oranın %44 seviyesinde olduğu düşünüldüğünde, yüksek akıllı telefon penetrasyonu ve genç nüfusun da etkisi ile Türkiye’de mobil ticaretin hızla artacağı düşünülmektedir.
Online alışverişlerde arama oranları mobilde yüzde 70’lere kadar çıktı. Mobil üzerinden yapılan ürün aramalarının yüzde 70’inin bir saat içerisinde satın almaya dönüştüğü düşünüldüğünde, mobilden kolay ulaşılabilirliğin önemi de net bir biçimde ortaya çıkıyor. Bununla birlikte, Positive’in altyapısını geliştirdiği bazı dikey e-ticaret sitelerinde mobil alışverişin cirosu da yüzde 50’nin üzerine çıktı. Tüm bunlar m-ticaretin giderek artan popülerliğine ışık tutan veriler. Bugün KPMG 2017 raporuna göre ABD’de gerçekleşen her üç online perakende alışverişinden birinin m-ticaret satışı olduğu gerçeği de bu verileri daha anlamlı kılıyor. Mobil cihazlardan kullanıma uygun sitelerin ve m-ticarete yönelik uygulamaların artmasının yanında, gelişen ödeme metotları da akıllı telefonlarla başarılı alışveriş deneyimi yaşamayı daha da kolaylaştıran etkenler.”
Eren Dedeoğlu, mobil aracılığıyla gerçekleşen satışlarını artırmak isteyen perakende markalarına ve e-ticaret sitelerine Positive’in önerilerini şöyle sıraladı:
Kanallarınızı mobil deneyime göre hazırlayın
Dijitalleşme adımında tüm kanalların mobile hazırlanması gerekiyor. Responsive veya mobil uygulama gibi bir ayrıma gitmek yerine hangi sıra ile yayına çıkacağına karar vermelisiniz. Kullanıcıya her yerden aynı bilgi ile ulaşmak markalar için olmazsa olmazdır. Birinden birini seçmek değil aynı anda hayata geçirmek veya peşi sıra hem responsive hem de mobil uygulamayı hayata geçirmek gerekir.
Mobil sitenize hız kazandırın
Mobil kullanıcılar masaüstü kullanıcılarına göre bir siteyi üç kat daha hızlı terk ediyor. Mobilde bir işlemi tamamlamak için bir süre beklemeleri gerekiyorsa mutlaka kullanıcılarınızı sistem durumu ile ilgili bilgilendirin. Mobilde 1 saniyelik hız artışının ciro üzerinde yüzde 5 oranında etkisi olduğunu unutmayın.
Kullanıcı deneyimine odaklanın
Mobil kullanıcı arayüzlerinizi hazırlarken görsellik kadar kullanılabilirliğe de öncelik verin. Kullanıcıyı en kısa adımda sonuca yönlendirin. Tasarımın her aşamasında küçük ekran faktörünü göz önüne alarak, büyük parmak ve dokunmatik ekran sorunlarına dikkat edin.
Arama sonuçlarında üst sıralarda olun
Mobil kullanıcılarının yüzde 48’i başlangıç noktası olarak arama motorlarını kullanıyor. Mobil sitenizin içerik ve kodlamasının “mobil dostu” olarak yapılması mobil aramalarda daha etkin sonuç almanızı sağlayacaktır. Sitenizin SEO skorunu ölçün ve yüksek tutmaya çalışın.
Kanallarınız arasında etkileşimi güçlendirin
Mobil stratejinizi belirlerken kanallarınız arası etkileşimi artırın, içeriklerinizi güncelleyin. Kullanıcılar bugün bir mağaza adresi öğrenmek için veya mağazada bir ürün stokta var mı diye bakmak için gelip alışveriş yapmayabilir ancak yarın da alışveriş yapmak için geleceklerdir. Bu yüzden mobilde de kullanıcının aradığı tüm ihtiyaçları karşılayacak içeriklerinizi çeşitlendirip, geliştirin. Aynı zamanda omni-channel bir altyapı kullandığınızda web sitenizde gezinen kullanıcı mağazanıza geldiğinde onu tanıyıp mobil aracılığı ile ona özel fırsatlar sunabilirsiniz.
Lokasyon servislerini kullanın
Tüketicilerin yüzde 31’ i mağazaların yerini mobil telefonları aracılığı ile buluyor. Onları en yakın mağazaya yönlendirmeniz hatta aradığı ürünün o mağazada bulunup bulunmadığını bildirmeniz, kullanıcının mobil siteniz ile yaşadığı deneyime büyük katkı sağlayacaktır. Lokasyon servislerini kullanarak kullanıcılarınızın nerede olduğunu bilip onların ihtiyaçlarına özel iletişimler kurabilirsiniz.
Mobil ödeme seçenekleri sunun
Mobil ödeme seçeneklerinizi artırın. Ayrıca kart kaydetme seçeneği de sunarak tek tıklama ile ödeme kolaylığı sağlayıp kullanıcılarınızın alışverişlerini hızlandırın. Güvenilir bir altyapı ile kart saklama sistemi ile kullanıcılar %30’dan fazla tekrarlayan satın alma yapmaktadır.
Alternatif teslimat seçenekleri sunun
Teslimatlarda kullanıcı beklenti ve taleplerine önem verin. Kargo, kurye ve mağazadan teslimat gibi farklı seçenekleri sunun. Mobilden alıp aynı gün mağazadan teslim alma gibi omni-channel özelliklerinizi geliştirin.
Mobil ödeme sayfalarınızı sürekli analiz edin ve optimize edin
Sepetten sonraki ödeme sayfalarınızda kullanıcıya sadece ihtiyacı kadar bilgiyi gösterin ve ihtiyacınız kadar bilgiyi alın. Mobil deneyimde en önemli konunun akıcı şekilde bilgileri doldurup kullanıcıyı hedefe ulaştırmayı yani satın almayı sonuçlandırması olduğunu unutmayın. O yüzden her türlü kullanıcı kitlesi ile testler yapın, analizler yapın ve sonuçlarını önemseyip ona göre geliştirmeler yapın. Kullanıcının alışkanlıkları değiştikçe sizin de ona göre geliştirme yapmanız gerekir.
Positive hakkında:
Positive, markaların dijitalleşme süreçlerini en üst seviyeye çıkartan özelleştirilmiş kullanıcı deneyimi odaklı teknolojik ve inovatif çözümler geliştirmek amacıyla 2005 yılında kuruldu. Dostlukları üniversite yıllarına dek uzanan Caner Istı ve Eren Dedeoğlu tarafından kurulan Positive, tamamı sektör profesyonelleri, kullanıcı deneyimi uzmanları ve mühendislerden oluşan ekibi ile geride bıraktığı 12 yılda, aralarında Altın Örümcek, WebAwards, W3 Awards ve Davey Awards gibi prestijli ödüllerin de bulunduğu 50’yi aşkın UI/UX ödülüne layık görüldü.
Positive, başta perakende olmak üzere, hizmet verdiği farklı sektörlerdeki uzmanlığı ile merkezinde kullanıcı deneyimi ve çoklu kanal yaklaşımının bulunduğu çözümler sunarak markaların dijital ekonomiden en verimli şekilde yararlanmasını sağlıyor. Dijitalleşme sürecinde markaların karşılaşacağı en zor problemler için bile, uzman danışmanları ile süreçleri tasarlıyor, E-ticaret ve omni-channel platformları ve özelleştirilmiş mobil & responsive & web uygulamaları geliştiriyor. Kurulduğundan bu yana mükemmel kullanıcı deneyimini sağlama tutkusuyla, veriye ve araştırmaya dayalı tasarım yeteneğiyle fark yaratan Positive, online ve offline dünyalar için uygulanabilir arayüzler yaratıyor. Positive ayrıca, 2011 yılından bu yana uzman mühendislerden oluşan ekibi ile faaliyetlerini sürdüren AR-GE merkezinde, inovatif projelerinin omni-channel süreçlerinin altyapı kodlamalarını, testlerini ve gerekli geliştirmelerini gerçekleştiriyor.
Tüm dünyada yaşanan dijital dönüşüm ve e-iş çözümlerindeki gelişmeleri yakında takip eden Positive, iş teknolojileri ve inovatif çözümler uzmanı olarak markalara değer katan projeler geliştirmeye devam edecek. Bir sonraki dijital dalgada da iş zekası ve istatiksel davranış çözümlerine odaklanacak.
from Aeroportist I Güncel Havacılık Haberleri http://ift.tt/2hwkgMq
via IFTTT
MOBİLDE 1 SANİYELİK HIZ ARTIŞI CİROYU YÜZDE 5 ETKİLİYOR
Bir “THY ve DO&CO” ortaklığı Son günlerde THY’nin ikram servisini yürüten DO&CO grubundan ayrılarak, Singapur’lu bir ikram şirketi ile işbirliği arayışında olduğu konusunda haberler çıkıyor. DO&CO nedir, THY ile işbirliği nasıl başladı? Şimdilerde ne yapıyor? diye merak ettim. DO&CO hakkında bilgi topladım. DO&CO Avusturya’da kurulmuş, yemek, uçak ve tren yemek hizmetleri, organizasyon, otelcilik gibi sektörlerde faaliyet gösteren şirket. Merkezi Viyana’da. Adını kurucusu Attila Doğudan‘ın soyadının ilk iki harfinden ve İngilizce şirket anlamına gelen “Company” kelimesinin ilk iki harfinden alıyor. 1981 yılında Avusturya’nın başkenti Viyana’da küçük bir şarküteri olarak kurulmuş, organizasyon ve çeşitli yeme-içme hizmetleriyle büyümesini sürdürmüş. Attila Doğudan’ın 1987 yılında eski Formula 1 pilotu Niki Lauda ile tanışması sonucu Lauda’ya ait Lauda Air‘de yemek ikramına başlamış. Avusturya Havayolları, British Airways, Emirates, Etihad, Qatar, Singapore, Cathay Pacific gibi havayolu şirketlerine yemek ve ikram hizmetleri sağlıyor. DO&CO yalnız havayolları ikram sektöründe değil, ayrıca dünyanın en önde gelen organizasyonlarını yapan ve restoran, butik otel, cafeler, gurme zinciri işletmesi olan Türk kökenli uluslararası bir marka. UEFA şampiyonlar ligi finalleri, UEFA Avrupa futbol şampiyonaları ile 17 ülkede Formula 1 Vip müşterilerine hizmet veren, New York, Londra, Paris ve Viyana gibi şehirlerde restoran ve cafeler işleten bir gurme şirketler gurubu. DO & CO’nun hisseleri hem Viyana hem de İstanbul Borsası’nda işlem görüyor. Viyana’da 1998 yılında halka arz olmuş. İstanbul Borsası’nda ise 2010 yılında işlem görmeye başlamış . İMKB’de işlem gören ilk yabancı şirket 2007 yılında Türk Hava Yolları ile birlikte yüzde 50 yüzde 50 pay eşitliği ile THY DO&CO İkram Hizmetleri AŞ adı altında ortak bir şirket kurulmuş. Basına yansıyan haberlere göre, THY’nın yeni bir ikram grubu aramasının arkasında 3. Havalimanı’nda yapılacak yatırımın büyüklüğü konusundaki anlaşmazlık var. 29 Ekim 2018 tarihinde açılması planlanan üçüncü havalimanında yapılması beklenen yatırımın büyüklüğü ile ilgili anlaşmazlık sonucu Turkish DO&CO’nun alternatifini oluşturmak isteyen THY yönetiminin Singapur Havayolları’nın ikram şirketi SATS ile görüşmeler yaptığını gene basına yansıyan haberlerden öğreniyoruz. Turkish DO&CO’nun neler yaptığı konusunda da bilgi topladım. Bana verilen bilgilere göre; -Türkish DO&CO’nun Türkiye’de 9 havaalanında, (İstanbul, Sabiha Gökçen, Ankara, Adana, Antalya, Dalaman, Bodrum, İzmir, Trabzon’da) hizmet birimi var. – Bu tesislerde toplam 4 bin dolayında çalışan, günde ortalama 200 bin birim yemek üretiyor. – Türkish DO&CO THY’den başka Emirates, Singapur Havayolları, Air France, Pegasus‘un da aralarında bulunduğu 60 havayolu ve charter şirketine hizmet veriyor. – THY uçuşlarında Uçan Aşçı uygulamasını başlattı. – THY’nin Atatürk Havalimanı Dış Hat İkram Salonu Türkish DO&CO tarafından düzenlendi, işletiliyor. Bunun yanında Adana, SAW, Trabzon, Dalaman, Bodrum iç hat ikram salonları da Türkish DO&CO‘nun işletmesi. – THY’de sunulan ikram hizmeti son 10 senede THY’ye dünya çapında ikram ödülleri getiriyor. Business ikramında ve business yolcu salonu ikramında son ‘Skytrax sıralamasında’ 3 yıldır birincilik derecesine sahip. – Ortaköy’de yapımı devam eden Sabiha Sultan Konakları Otel projesi de Türkish DO&CO ortaklığının projesi. – İkram servislerindeki yatırımlar, araçlar ve ekipmanlar Türkish DO&CO ortaklığına ait. Turkish DO&CO’nun yabancı ortağı olarak DO&CO’nun Türkiye pazarında çalışmaya ve yatırım yapmaya istekli olduğu, Üçüncü Havalimanı’nda 100 milyon dolarlık bir yatırım için teklifte bulunduğu da basına yansıyan haberler arasında. THY ile DO&CO arasındaki anlaşmazlığın ne olduğunu öğrenmeye çalıştım. Topladığım bilgileri okuyucularımla paylaşıyorum. Tevfik GÜNGÖR Kaynak:www.dunya.com
Son günlerde THY’nin ikram servisini yürüten DO&CO grubundan ayrılarak, Singapur’lu bir ikram şirketi ile işbirliği arayışında olduğu konusunda haberler çıkıyor.
DO&CO nedir, THY ile işbirliği nasıl başladı? Şimdilerde ne yapıyor? diye merak ettim.
DO&CO hakkında bilgi topladım.
DO&CO Avusturya’da kurulmuş, yemek, uçak ve tren yemek hizmetleri, organizasyon, otelcilik gibi sektörlerde faaliyet gösteren şirket. Merkezi Viyana’da. Adını kurucusu Attila Doğudan‘ın soyadının ilk iki harfinden ve İngilizce şirket anlamına gelen “Company” kelimesinin ilk iki harfinden alıyor. 1981 yılında Avusturya’nın başkenti Viyana’da küçük bir şarküteri olarak kurulmuş, organizasyon ve çeşitli yeme-içme hizmetleriyle büyümesini sürdürmüş.
Attila Doğudan’ın 1987 yılında eski Formula 1 pilotu Niki Lauda ile tanışması sonucu Lauda’ya ait Lauda Air‘de yemek ikramına başlamış.
Avusturya Havayolları, British Airways, Emirates, Etihad, Qatar, Singapore, Cathay Pacific gibi havayolu şirketlerine yemek ve ikram hizmetleri sağlıyor. DO&CO yalnız havayolları ikram sektöründe değil, ayrıca dünyanın en önde gelen organizasyonlarını yapan ve restoran, butik otel, cafeler, gurme zinciri işletmesi olan Türk kökenli uluslararası bir marka.
UEFA şampiyonlar ligi finalleri, UEFA Avrupa futbol şampiyonaları ile 17 ülkede Formula 1 Vip müşterilerine hizmet veren, New York, Londra, Paris ve Viyana gibi şehirlerde restoran ve cafeler işleten bir gurme şirketler gurubu.
DO & CO’nun hisseleri hem Viyana hem de İstanbul Borsası’nda işlem görüyor.
Viyana’da 1998 yılında halka arz olmuş. İstanbul Borsası’nda ise 2010 yılında işlem görmeye başlamış . İMKB’de işlem gören ilk yabancı şirket
2007 yılında Türk Hava Yolları ile birlikte yüzde 50 yüzde 50 pay eşitliği ile THY DO&CO İkram Hizmetleri AŞ adı altında ortak bir şirket kurulmuş.
Basına yansıyan haberlere göre, THY’nın yeni bir ikram grubu aramasının arkasında 3. Havalimanı’nda yapılacak yatırımın büyüklüğü konusundaki anlaşmazlık var.
29 Ekim 2018 tarihinde açılması planlanan üçüncü havalimanında yapılması beklenen yatırımın büyüklüğü ile ilgili anlaşmazlık sonucu Turkish DO&CO’nun alternatifini oluşturmak isteyen THY yönetiminin Singapur Havayolları’nın ikram şirketi SATS ile görüşmeler yaptığını gene basına yansıyan haberlerden öğreniyoruz.
Turkish DO&CO’nun neler yaptığı konusunda da bilgi topladım. Bana verilen bilgilere göre;
-Türkish DO&CO’nun Türkiye’de 9 havaalanında, (İstanbul, Sabiha Gökçen, Ankara, Adana, Antalya, Dalaman, Bodrum, İzmir, Trabzon’da) hizmet birimi var.
– Bu tesislerde toplam 4 bin dolayında çalışan, günde ortalama 200 bin birim yemek üretiyor.
– Türkish DO&CO THY’den başka Emirates, Singapur Havayolları, Air France, Pegasus‘un da aralarında bulunduğu 60 havayolu ve charter şirketine hizmet veriyor.
– THY uçuşlarında Uçan Aşçı uygulamasını başlattı.
– THY’nin Atatürk Havalimanı Dış Hat İkram Salonu Türkish DO&CO tarafından düzenlendi, işletiliyor. Bunun yanında Adana, SAW, Trabzon, Dalaman, Bodrum iç hat ikram salonları da Türkish DO&CO‘nun işletmesi.
– THY’de sunulan ikram hizmeti son 10 senede THY’ye dünya çapında ikram ödülleri getiriyor. Business ikramında ve business yolcu salonu ikramında son ‘Skytrax sıralamasında’ 3 yıldır birincilik derecesine sahip.
– Ortaköy’de yapımı devam eden Sabiha Sultan Konakları Otel projesi de Türkish DO&CO ortaklığının projesi.
– İkram servislerindeki yatırımlar, araçlar ve ekipmanlar Türkish DO&CO ortaklığına ait.
Turkish DO&CO’nun yabancı ortağı olarak DO&CO’nun Türkiye pazarında çalışmaya ve yatırım yapmaya istekli olduğu, Üçüncü Havalimanı’nda 100 milyon dolarlık bir yatırım için teklifte bulunduğu da basına yansıyan haberler arasında.
THY ile DO&CO arasındaki anlaşmazlığın ne olduğunu öğrenmeye çalıştım. Topladığım bilgileri okuyucularımla paylaşıyorum.
from Aeroportist I Güncel Havacılık Haberleri http://ift.tt/2zzSg1J
via IFTTT