13 Kasım 2017 Pazartesi

Çok Gülen Çok Ağlar Atasözü Gerçek Olabilir..!


via Aeroportist I Güncel Havacılık Haberleri http://ift.tt/2zx7rIV

Çok Gülen Çok Ağlar Atasözü Gerçek Olabilir..! AŞIRI GÜLMEK DEPRESYONU TETİKLEYEBİLİR   Psikoloji Bilim Doktoru Dr. Zafer Akıncı, aşırı gülmenin insan doğasına aykırı bazı davranış tutumlarını da beraberinde getirdiğine yönelik araştırmaları yorumladı. Dr Zafer Akıncı aşırı gülmeye dair şu fikirlerini dile getirdi:   Hemen tüm uzmanların ortak görüşü ” gülmek psikolojik olarak rahatlatıcıdır” düşüncesidir. Bu düşünce birçok bilim insanı tarafından kanıtlanmıştır. Psikolog Fritz Strack’ın yaptığı deneysel çalışma bu konuda öncüdür. Araştırmada deneklere test sorularını çözerken ağızlarında bir kalemi geniş bir şekilde tutmalarını söyledi. Deneydeki deneklerin ağızlarında kalem tutmalarını istemesinin esas sebebi, denekler bu şekildeyken zoraki olarak ortaya çıkan gülümsemeydi.   İnanılmaz bir şekilde kalemle sırıtmaya zorlananlar daha sonra kendini keyifli hissetmişti ve bunu yapmayan grubunun üyelerinden çok daha rahattılar.   Uzmanlar “neden gülümsediğimiz beynimiz için fark etmiyor, mutluluk hormonu öyle ya da böyle salgılanıyor” diye açıklıyorlar.   Bu çalışmalar çok güzel bir yaklaşım. Ancak burada pek konuşulmayan ciddi bir tehlike de söz konusudur.   Osaka Shoin Üniversitesi’nde Prof. Makoto Natsume inanılmaz bir çalışma ile, Japonya’da servis sektöründe çalışan sürekli gülümsemek zorunda kalan kadınları araştırıyor. Prof. Makoto Natsume “Bir kadının gülümseyip gülümsememesi işe alımlarda ve işte tutunup tutunmalarında çok büyük etkendir. sürekli olarak gülümsemek zorunda olan bir kadın gerçek hislerini bastırıyor ve bu uzun vadede depresyona neden oluyor” diye araştırmasını yayımlıyor.   Hatta zorlamalı veya sahte gülümseme ile uzun zaman geçirilen kişiler kas ve baş ağrısı ve sırt ağrılarında olduğu kanıtlanmış bir bilgidir.   Osaka Shoin Üniversitesi’nde Prof. Makoto Natsume, doğal olmayan, zorunlu gülümsemenin insanlar üzerinde uzun vadede depresyon gibi psikolojik etkilerin yanı sıra fizyolojik problemlere de yol açtığını buldu.   Bu buluş bir çok kişinin bildiği görüşün yanlış olduğunu kanıtlar niteliktedir.   Prof. Natsume bulduğu bu ilginç sendroma “Gülümseme Maskesi Sendromu” adını verdi. Bu çalışmanın anlamı şudur.   Eğer gereksiz, zorlamalı, samimiyetsiz gülüyorsanız bir süre sonra depresyona gireceksinizdir. Maskeli gülüşler maskeli depresyonu getiriyor.

AŞIRI GÜLMEK DEPRESYONU TETİKLEYEBİLİR

 

Psikoloji Bilim Doktoru Dr. Zafer Akıncı, aşırı gülmenin insan doğasına aykırı bazı davranış tutumlarını da beraberinde getirdiğine yönelik araştırmaları yorumladı. Dr Zafer Akıncı aşırı gülmeye dair şu fikirlerini dile getirdi:

 

Hemen tüm uzmanların ortak görüşü ” gülmek psikolojik olarak rahatlatıcıdır” düşüncesidir. Bu düşünce birçok bilim insanı tarafından kanıtlanmıştır.

Psikolog Fritz Strack’ın yaptığı deneysel çalışma bu konuda öncüdür. Araştırmada deneklere test sorularını çözerken ağızlarında bir kalemi geniş bir şekilde tutmalarını söyledi. Deneydeki deneklerin ağızlarında kalem tutmalarını istemesinin esas sebebi, denekler bu şekildeyken zoraki olarak ortaya çıkan gülümsemeydi.

 

İnanılmaz bir şekilde kalemle sırıtmaya zorlananlar daha sonra kendini keyifli hissetmişti ve bunu yapmayan grubunun üyelerinden çok daha rahattılar.

 

Uzmanlar “neden gülümsediğimiz beynimiz için fark etmiyor, mutluluk hormonu öyle ya da böyle salgılanıyor” diye açıklıyorlar.

 

Bu çalışmalar çok güzel bir yaklaşım. Ancak burada pek konuşulmayan ciddi bir tehlike de söz konusudur.

 

Osaka Shoin Üniversitesi’nde Prof. Makoto Natsume inanılmaz bir çalışma ile, Japonya’da servis sektöründe çalışan sürekli gülümsemek zorunda kalan kadınları araştırıyor. Prof. Makoto Natsume “Bir kadının gülümseyip gülümsememesi işe alımlarda ve işte tutunup tutunmalarında çok büyük etkendir. sürekli olarak gülümsemek zorunda olan bir kadın gerçek hislerini bastırıyor ve bu uzun vadede depresyona neden oluyor” diye araştırmasını yayımlıyor.

 

Hatta zorlamalı veya sahte gülümseme ile uzun zaman geçirilen kişiler kas ve baş ağrısı ve sırt ağrılarında olduğu kanıtlanmış bir bilgidir.

 

Osaka Shoin Üniversitesi’nde Prof. Makoto Natsume, doğal olmayan, zorunlu gülümsemenin insanlar üzerinde uzun vadede depresyon gibi psikolojik etkilerin yanı sıra fizyolojik problemlere de yol açtığını buldu.

 

Bu buluş bir çok kişinin bildiği görüşün yanlış olduğunu kanıtlar niteliktedir.

 

Prof. Natsume bulduğu bu ilginç sendroma “Gülümseme Maskesi Sendromu” adını verdi.

Bu çalışmanın anlamı şudur.

 

Eğer gereksiz, zorlamalı, samimiyetsiz gülüyorsanız bir süre sonra depresyona gireceksinizdir. Maskeli gülüşler maskeli depresyonu getiriyor.



from Aeroportist I Güncel Havacılık Haberleri http://ift.tt/2zx7rIV
via IFTTT

NASA isminizi Mars’a gönderecek


via Aeroportist I Güncel Havacılık Haberleri http://ift.tt/2zF0piZ

NASA isminizi Mars’a gönderecek Amerikan Havacılık ve Uzay Dairesi (NASA) adını Mars’a göndermek isteyenlere tarihi bir fırsat sunuyor. Amerikan Havacılık ve Uzay Dairesi (NASA), önümüzdeki yıl Mars’a gönderilecek InSight uzay aracı ile ilginç bir projeye imza atacak. InSight uzay aracı beraberinde binlerce kişinin ismini de taşıyacak. İsminizi Mars’a göndermek istiyorsanız, NASA’ya talebinizi iletmeniz yeterli. 2015 yılında NASA, InSight uzay aracıyla dünyanın her yerinden insanların isimlerini Mars’a göndermek için çağrı yapmıştı. Bu iki yıllık süreçte 2429807 kişi NASA’ya başvuruda bulundu ve başvurular kapandı. NASA Mars’a adını göndermek isteyenlerin listesi için ikinci bir çip hazırlandığını duyurdu. InSight aracının Mayıs 2018’de yolculuğuna başlaması ve Kasım 2018’de kızıl gezegene varması bekleniyor. InSight, gezegendeki depremleri, meteor yağmurlarını ve kayalık tabakaları inceleyecek.    

Amerikan Havacılık ve Uzay Dairesi (NASA) adını Mars’a göndermek isteyenlere tarihi bir fırsat sunuyor.

Amerikan Havacılık ve Uzay Dairesi (NASA), önümüzdeki yıl Mars’a gönderilecek InSight uzay aracı ile ilginç bir projeye imza atacak. InSight uzay aracı beraberinde binlerce kişinin ismini de taşıyacak. İsminizi Mars’a göndermek istiyorsanız, NASA’ya talebinizi iletmeniz yeterli.

2015 yılında NASA, InSight uzay aracıyla dünyanın her yerinden insanların isimlerini Mars’a göndermek için çağrı yapmıştı. Bu iki yıllık süreçte 2429807 kişi NASA’ya başvuruda bulundu ve başvurular kapandı. NASA Mars’a adını göndermek isteyenlerin listesi için ikinci bir çip hazırlandığını duyurdu. InSight aracının Mayıs 2018’de yolculuğuna başlaması ve Kasım 2018’de kızıl gezegene varması bekleniyor. InSight, gezegendeki depremleri, meteor yağmurlarını ve kayalık tabakaları inceleyecek.

 

 



from Aeroportist I Güncel Havacılık Haberleri http://ift.tt/2zF0piZ
via IFTTT

Yeni havalimanı çiçek trafiğinin de merkezi olacak Süs Bitkileri Üreticileri Alt Birliği (Süsbir) Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Dündar, Türk üreticilerin ürettiği süs bitkileriyle Hollandalı üretici FloraHolland çiçeklerinin İstanbul Yeni Havalimanı çevresinde satış organizasyonu kuracağını belirterek, “Türkiye’den ve dışarıdan gelecek ürünleri ortak bir organizasyonla 3. ülkelere pazarlama projesi üzerinde çalışıyoruz. İstanbul Yeni Havalimanı’nın merkezi konumundan yararlanarak böyle bir oluşum kurgulamak istiyoruz.” dedi. Süs  Bitkileri Üreticileri Alt Birliği (Süsbir) Yönetim Kurulu Başkanı Dündar, AA muhabirine sektörle ilgili açıklamalarda bulundu. Dündar, Hollandalı süs bitkisi devi FloraHolland’ın Türkiye’deki yerli  üreticilerle beraber İstanbul Yeni Havalimanı etrafında bir kümelenme teklifinde  bulunduğunu bildirdi. Hollanda’nın süs bitkileri alanında yüz yıllardır biriken tecrübesine  dikkati çeken Dündar, “FloraHolland temsilcileri şu anda bizlerle görüşme  halinde. Türkiye’de yapımı yakın zamanda tamamlanacak İstanbul Yeni  Havalimanı‘nın bulunduğu bölgede bizleri de dahil edecekleri bir organizasyonla  hem Türkiye pazarında hem de Türkiye’den sonraki pazarlarda satış hedefleniyor.  Malumunuz şu anda özellikle Orta Doğu coğrafyası savaşların pençesi altında ama  savaş bir gün bitecek. Burada biz Azerbaycan, Gürcistan, Türkmenistan gibi ülkeler aynı  organizasyon içinde hem bizim ürettiğimiz bitkileri hem de bizde olmayan  bitkilerle birlikte satılması için şu anda görüşüyoruz. Karşılıklı kazan-kazan  anlayışıyla bir iş birliği hedefliyoruz. Hollanda’nın bizim eksikliklerimizi  tamamlayacağını, bizim de onların eksikliklerini tamamlayacağımız düşünüyoruz.”  diye konuştu. Türk ve Hollandalı süs bitkisi üreticilerinin Ekonomi Bakanı Nihat  Zeybekci önderliğinde bir araya geldiğini anımsatan Dündar, “Sayın bakanımız aynı  daveti kendilerine sundu. Türkiye’den ve dışarıdan gelecek ürünleri ortak bir  organizasyonla 3. ülkelere pazarlama projesi üzerinde çalışıyoruz. İstanbul Yeni  Havalimanı’nın merkezi konumundan yararlanarak böyle bir oluşum kurgulamak  istiyoruz.” dedi. “BELEDİYELERİMİZİN AĞAÇLARDA YERLİ TÜRLERİ TERCİH ETMELERİNİ RİCA  EDİYORUZ” Dündar, “Süs bitkileri sektörü olarak bizim büyüklüğümüz 2002 yılında  400 milyon lira seviyesindeydi, şimdi ise 4 milyar lira büyüklüğe ulaştık. Bu  ülke ekonomisi açısından ve sektörümüz için önemli bir gösterge. İhracatımız  geçen yıl 82 milyon dolar oldu. Hedefimiz bunu 2023 yılında 500 milyon liraya  çıkarmak. İthalatımız ise geçen yıl 87 milyon dolar gerçekleşti. İstihdamımıza  bakıldığında sektör olarak 100 bin seviyesindeyiz..” bilgilerini verdi. Süs bitkileri sektörünün son 15 yılda 10 kat büyüdüğünü söyleyen  Dündar, bunda belediyelerin alımlarının önemli paya sahip olduğunu kaydetti. Türk üreticilerin göz ardı edilemeyecek derecede kaliteli üretimler  yapmaya başladığını anlatan Dündar, şunları söyledi: “Belediyelerimizin kullandıkları bitkilerde ve özellikle ağaçlarda  olabildiğince yerli türleri tercih etmelerini rica ediyoruz. Özellikle ağaç  türlerinde daha büyük ve gösterişli ağaçlar değil de, belki bir iki sene sonra  gösterişli hale gelecek yerli ağaçları tercih edilebilir. Biz yasaklarla değil,  ülkemizdeki paydaşların uyumuyla sektörümüzü geliştirmek istiyoruz.  Belediyelerimiz eğer uygulamalarında yerli ağaçları tercih ederlerse hem ülkemiz  ekonomisini hem de biz üreticileri desteklemiş olurlar. Peki belediyeler hangi bitkiyi hangi yerel üreticiden bulacağını nasıl  bilecek? Bunun için Süsbir Portal‘ı hayata geçirdik. Süsbir Portal’a her bir  belediye girerek hangi üreticide hangi tür bitkilerin bulunduğunu görebiliyor.  Ticareti kolaylaştıran ve şeffaflaştıran bir uygulama Süsbir Portal. Tüm  belediyelerimize göz atmalarını tavsiye ediyoruz. Çünkü burada alıcılara ödeme  yapmıyorsunuz, doğrudan üreticiden alıyorsunuz. Talep de artarak devam ediyor.” Kaynak:http://ift.tt/Y2Rkt2

Süs Bitkileri Üreticileri Alt Birliği (Süsbir) Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Dündar, Türk üreticilerin ürettiği süs bitkileriyle Hollandalı üretici FloraHolland çiçeklerinin İstanbul Yeni Havalimanı çevresinde satış organizasyonu kuracağını belirterek, “Türkiye’den ve dışarıdan gelecek ürünleri ortak bir organizasyonla 3. ülkelere pazarlama projesi üzerinde çalışıyoruz. İstanbul Yeni Havalimanı’nın merkezi konumundan yararlanarak böyle bir oluşum kurgulamak istiyoruz.” dedi.

Süs  Bitkileri Üreticileri Alt Birliği (Süsbir) Yönetim Kurulu Başkanı Dündar, AA muhabirine sektörle ilgili açıklamalarda bulundu.

Dündar, Hollandalı süs bitkisi devi FloraHolland’ın Türkiye’deki yerli  üreticilerle beraber İstanbul Yeni Havalimanı etrafında bir kümelenme teklifinde  bulunduğunu bildirdi.

Hollanda’nın süs bitkileri alanında yüz yıllardır biriken tecrübesine  dikkati çeken Dündar, “FloraHolland temsilcileri şu anda bizlerle görüşme  halinde. Türkiye’de yapımı yakın zamanda tamamlanacak İstanbul Yeni  Havalimanı‘nın bulunduğu bölgede bizleri de dahil edecekleri bir organizasyonla  hem Türkiye pazarında hem de Türkiye’den sonraki pazarlarda satış hedefleniyor.  Malumunuz şu anda özellikle Orta Doğu coğrafyası savaşların pençesi altında ama  savaş bir gün bitecek.

Burada biz Azerbaycan, Gürcistan, Türkmenistan gibi ülkeler aynı  organizasyon içinde hem bizim ürettiğimiz bitkileri hem de bizde olmayan  bitkilerle birlikte satılması için şu anda görüşüyoruz. Karşılıklı kazan-kazan  anlayışıyla bir iş birliği hedefliyoruz. Hollanda’nın bizim eksikliklerimizi  tamamlayacağını, bizim de onların eksikliklerini tamamlayacağımız düşünüyoruz.”  diye konuştu.

Türk ve Hollandalı süs bitkisi üreticilerinin Ekonomi Bakanı Nihat  Zeybekci önderliğinde bir araya geldiğini anımsatan Dündar, “Sayın bakanımız aynı  daveti kendilerine sundu. Türkiye’den ve dışarıdan gelecek ürünleri ortak bir  organizasyonla 3. ülkelere pazarlama projesi üzerinde çalışıyoruz. İstanbul Yeni  Havalimanı’nın merkezi konumundan yararlanarak böyle bir oluşum kurgulamak  istiyoruz.” dedi.

“BELEDİYELERİMİZİN AĞAÇLARDA YERLİ TÜRLERİ TERCİH ETMELERİNİ RİCA  EDİYORUZ”

Dündar, “Süs bitkileri sektörü olarak bizim büyüklüğümüz 2002 yılında  400 milyon lira seviyesindeydi, şimdi ise 4 milyar lira büyüklüğe ulaştık. Bu  ülke ekonomisi açısından ve sektörümüz için önemli bir gösterge. İhracatımız  geçen yıl 82 milyon dolar oldu. Hedefimiz bunu 2023 yılında 500 milyon liraya  çıkarmak. İthalatımız ise geçen yıl 87 milyon dolar gerçekleşti. İstihdamımıza  bakıldığında sektör olarak 100 bin seviyesindeyiz..” bilgilerini verdi.

Süs bitkileri sektörünün son 15 yılda 10 kat büyüdüğünü söyleyen  Dündar, bunda belediyelerin alımlarının önemli paya sahip olduğunu kaydetti.

Türk üreticilerin göz ardı edilemeyecek derecede kaliteli üretimler  yapmaya başladığını anlatan Dündar, şunları söyledi: “Belediyelerimizin kullandıkları bitkilerde ve özellikle ağaçlarda  olabildiğince yerli türleri tercih etmelerini rica ediyoruz. Özellikle ağaç  türlerinde daha büyük ve gösterişli ağaçlar değil de, belki bir iki sene sonra  gösterişli hale gelecek yerli ağaçları tercih edilebilir. Biz yasaklarla değil,  ülkemizdeki paydaşların uyumuyla sektörümüzü geliştirmek istiyoruz.  Belediyelerimiz eğer uygulamalarında yerli ağaçları tercih ederlerse hem ülkemiz  ekonomisini hem de biz üreticileri desteklemiş olurlar.

Peki belediyeler hangi bitkiyi hangi yerel üreticiden bulacağını nasıl  bilecek? Bunun için Süsbir Portal‘ı hayata geçirdik. Süsbir Portal’a her bir  belediye girerek hangi üreticide hangi tür bitkilerin bulunduğunu görebiliyor.  Ticareti kolaylaştıran ve şeffaflaştıran bir uygulama Süsbir Portal. Tüm  belediyelerimize göz atmalarını tavsiye ediyoruz. Çünkü burada alıcılara ödeme  yapmıyorsunuz, doğrudan üreticiden alıyorsunuz. Talep de artarak devam ediyor.”

Kaynak:http://ift.tt/Y2Rkt2



from Aeroportist I Güncel Havacılık Haberleri http://ift.tt/2hvWIre
via IFTTT

Yeni havalimanı çiçek trafiğinin de merkezi olacak


via Aeroportist I Güncel Havacılık Haberleri http://ift.tt/2hvWIre

Atak ihracat için imzayı bekliyor Türk Havacılık ve Uzay Sanayii AŞ (TUSAŞ/TAI) Genel Müdürü Temel Kotil, Atak helikopterinin Pakistan’a satışına ilişkin, “Pakistan 30 helikopter alma kararını verdi ama işlemleri sürüyor. Bir terslik olmazsa önümüzdeki günlerde son şeklini imzalarız diye düşünüyorum.” dedi. Kotil, AA muhabirine yaptığı açıklamada, yakın zamanda katıldıkları Tayland Savunma ve Güvenlik Fuarı ile yürüttükleri bazı projelerdeki son duruma ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Tayland Savunma ve Güvenlik Fuarı’nın, Uzak Doğu ülkeleriyle buluşma anlamında önemli imkan sunduğunu dile getiren Kotil, Türk savunma sanayisi şirketleri açısından bölgeye açılmanın ciddi bir potansiyele kapı aralayacağını söyledi. Bölge ülkelerinin çeşitli savunma ihtiyaçları bulunduğuna değinen Kotil, şöyle devam etti: “TAI açısından baktığımızda Anka çok ilgi çekti. Onunla ilgili görüşmeler yaptık. Yine Atak helikopterine, Hürkuş’un silahlı versiyonuna ilgi vardı. Kuvvet komutanları, bakanlar düzeyinde görüşmeler gerçekleştirdik. Türkiye’nin fuara geniş katılımı, sanayimizin geldiği yerin görülmesi açısından çok önemli oldu. Birçok konuda bölge ülkelerinin ihtiyaçlar var, kendi projeleri de var. Burada Türk şirketlerine önemli olanaklar bulunuyor. Türkiye artık savunmada bir oyuncu. Bu ihtiyaçların karşılanması ya da projelere katkı verilmesinde Türk şirketleri sorumluluk üstlenebilir.” Kotil, fuar kapsamında aralarında Endonezya, Malezya, Kamboçya, Tayland, Vietnam, Filipinler, Güney Kore’nin yer aldığı bazı ülkelerden temsilcilerle temaslarda bulunduklarını bildirdi. – Milli Muharip Uçak’ın motoru için geri sayım Temel Kotil, fuarda ayrıca Milli Muharip Uçak Projesi’ne yönelik İngiliz partnerleriyle iş birliği konularında değerlendirme yapma imkanı bulduklarını belirtti. Projede görev alacak mühendisler için verilen ilanın büyük ilgi gördüğüne ve çok sayıda başvuru aldıklarına dikkati çeken Kotil, bunu İngiliz muhataplarına da anlattıklarını söyledi. Projenin mimari aşamasının sürdüğünü, ardından prototipe yönelik aşamaya geçileceğini dile getiren Kotil, şunları kaydetti: “Normal takvimimiz 4 yıldı. Sayın Başbakanımız bir yılı kesti, 3 yıllık bir mimari çalışma dönemimiz var. Projenin ilk safhalarındayız. Bu tür işlerin 10 yıl ve artısı oluyor. F-35, 25 yıllık bir süreç sonunda yapıldı, biz bu sürenin yarısında projeyi gerçekleştirmeyi hedefliyoruz. Motor ihalesini de Savunma Sanayii Müsteşarlığı adına biz yapıyoruz, sonra kendilerine takdim edeceğiz. Ocak ayında motorun yüklenicisi kim olacak, hangi firmayla çalışılacak, onlar netleşecek” – Atak Pakistan yolunda Atak helikopterinin Pakistan’a satışına yönelik görüşmelere ilişkin bilgi veren Kotil, kendisi de pilot olan Pakistan Başbakanı Şahid Hakan Abbasi’nin geçen ay İstanbul’da bu helikopterle uçuş yaptığını anımsattı. Kotil, “Çok memnun oldular. Basına verdikleri demeçte de Atak helikopteri için ‘en iyi’ diye bahsettiler. Görüşmeler devam ediyor. Pakistan 30 helikopter alma kararını verdi ama işlemleri sürüyor. Bir terslik olmazsa önümüzdeki günlerde son şeklini imzalarız diye düşünüyorum.” dedi. Kaynak:http://ift.tt/2AFTV3a  

Türk Havacılık ve Uzay Sanayii AŞ (TUSAŞ/TAI) Genel Müdürü Temel Kotil, Atak helikopterinin Pakistan’a satışına ilişkin, “Pakistan 30 helikopter alma kararını verdi ama işlemleri sürüyor. Bir terslik olmazsa önümüzdeki günlerde son şeklini imzalarız diye düşünüyorum.” dedi.

Kotil, AA muhabirine yaptığı açıklamada, yakın zamanda katıldıkları Tayland Savunma ve Güvenlik Fuarı ile yürüttükleri bazı projelerdeki son duruma ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Tayland Savunma ve Güvenlik Fuarı’nın, Uzak Doğu ülkeleriyle buluşma anlamında önemli imkan sunduğunu dile getiren Kotil, Türk savunma sanayisi şirketleri açısından bölgeye açılmanın ciddi bir potansiyele kapı aralayacağını söyledi.

Bölge ülkelerinin çeşitli savunma ihtiyaçları bulunduğuna değinen Kotil, şöyle devam etti:

“TAI açısından baktığımızda Anka çok ilgi çekti. Onunla ilgili görüşmeler yaptık. Yine Atak helikopterine, Hürkuş’un silahlı versiyonuna ilgi vardı. Kuvvet komutanları, bakanlar düzeyinde görüşmeler gerçekleştirdik. Türkiye’nin fuara geniş katılımı, sanayimizin geldiği yerin görülmesi açısından çok önemli oldu. Birçok konuda bölge ülkelerinin ihtiyaçlar var, kendi projeleri de var. Burada Türk şirketlerine önemli olanaklar bulunuyor. Türkiye artık savunmada bir oyuncu. Bu ihtiyaçların karşılanması ya da projelere katkı verilmesinde Türk şirketleri sorumluluk üstlenebilir.”

Kotil, fuar kapsamında aralarında Endonezya, Malezya, Kamboçya, Tayland, Vietnam, Filipinler, Güney Kore’nin yer aldığı bazı ülkelerden temsilcilerle temaslarda bulunduklarını bildirdi.

– Milli Muharip Uçak’ın motoru için geri sayım

Temel Kotil, fuarda ayrıca Milli Muharip Uçak Projesi’ne yönelik İngiliz partnerleriyle iş birliği konularında değerlendirme yapma imkanı bulduklarını belirtti.

Projede görev alacak mühendisler için verilen ilanın büyük ilgi gördüğüne ve çok sayıda başvuru aldıklarına dikkati çeken Kotil, bunu İngiliz muhataplarına da anlattıklarını söyledi.

Projenin mimari aşamasının sürdüğünü, ardından prototipe yönelik aşamaya geçileceğini dile getiren Kotil, şunları kaydetti:

“Normal takvimimiz 4 yıldı. Sayın Başbakanımız bir yılı kesti, 3 yıllık bir mimari çalışma dönemimiz var. Projenin ilk safhalarındayız. Bu tür işlerin 10 yıl ve artısı oluyor. F-35, 25 yıllık bir süreç sonunda yapıldı, biz bu sürenin yarısında projeyi gerçekleştirmeyi hedefliyoruz. Motor ihalesini de Savunma Sanayii Müsteşarlığı adına biz yapıyoruz, sonra kendilerine takdim edeceğiz. Ocak ayında motorun yüklenicisi kim olacak, hangi firmayla çalışılacak, onlar netleşecek”

– Atak Pakistan yolunda

Atak helikopterinin Pakistan’a satışına yönelik görüşmelere ilişkin bilgi veren Kotil, kendisi de pilot olan Pakistan Başbakanı Şahid Hakan Abbasi’nin geçen ay İstanbul’da bu helikopterle uçuş yaptığını anımsattı. Kotil, “Çok memnun oldular. Basına verdikleri demeçte de Atak helikopteri için ‘en iyi’ diye bahsettiler. Görüşmeler devam ediyor. Pakistan 30 helikopter alma kararını verdi ama işlemleri sürüyor. Bir terslik olmazsa önümüzdeki günlerde son şeklini imzalarız diye düşünüyorum.” dedi.

Kaynak:http://ift.tt/2AFTV3a

 



from Aeroportist I Güncel Havacılık Haberleri http://ift.tt/2ywFUDI
via IFTTT