12 Ekim 2017 Perşembe

SunExpress’e sadık müşterilerinden anlamlı ödül


via Aeroportist I Güncel Havacılık Haberleri http://ift.tt/2z2Ilxo

SunExpress’e sadık müşterilerinden anlamlı ödül SunExpress’e sadık müşterilerinden anlamlı ödül   Yaklaşık 10 yıldır SunExpress ile Almanya – Türkiye arasında seyahat eden Gustav ve Ingrid Schulten çifti, kaliteli hizmeti ve güler yüzlü personeli ile yıllardır seyahatlerini daha keyifli hale getiren SunExpress’e duydukları memnuniyeti göstermek amacıyla kendi yaptıkları bir plaket ile ödüllendirdiler.   2007 yılında ilk kez SunExpress ile Köln’den Antalya’ya seyahat eden çift, keyifli geçen yolculuklarının ardından havayoluna sempati beslemeye ve SunExpress ile seyahatlerini arttırmaya başladı. Gustav Schulten, “Daha ilk uçuşumuzda SunExpress’in farklı olduğunu hissetmiştik. Servis kalitesi, mürettebatın misafirperverliği ve aynı zamanda havalimanı personelinin de ilgisi ve yardımseverliği bizi çok etkiledi. Bu nedenle SunExpress’in harika bir havayolu olduğunu düşünüyoruz” dedi. Resme olan ilgisinin yanı sıra kendine özgü yeni bir tutku keşfeden eski ressam Gustav Schulten, el yapımı kupa ve madalya yapmaya başladı.   SunExpress’e el yapımı kupa ile jest yapmak isteyen çift, SunExpress’in ana merkezi SunPlaza’ya davet edildi. Çifte, SunPlaza’yı gezdiren ve ardından ödülü teslim alan SunExpress Genel Müdür Yardımcısı Ahmet Çalışkan, havayolu adına bu ödülü almaktan dolayı mutluluğunu belirterek, “SunExpress olarak her yıl onlarca ödül alıyoruz. Ancak şimdiye kadar aldığımız en değerli ödül, Schulten çiftinin kendi elleri ile yaptığı bu plaket oldu. Kendilerine teşekkür ediyoruz. SunExpress, her zaman olduğu gibi, bütün misafirlerine güler yüzlü, içten hizmet vermeye devam edecektir” dedi.

SunExpress’e sadık müşterilerinden anlamlı ödül

 

Yaklaşık 10 yıldır SunExpress ile Almanya – Türkiye arasında seyahat eden Gustav ve Ingrid Schulten çifti, kaliteli hizmeti ve güler yüzlü personeli ile yıllardır seyahatlerini daha keyifli hale getiren SunExpress’e duydukları memnuniyeti göstermek amacıyla kendi yaptıkları bir plaket ile ödüllendirdiler.

 

2007 yılında ilk kez SunExpress ile Köln’den Antalya’ya seyahat eden çift, keyifli geçen yolculuklarının ardından havayoluna sempati beslemeye ve SunExpress ile seyahatlerini arttırmaya başladı. Gustav Schulten, “Daha ilk uçuşumuzda SunExpress’in farklı olduğunu hissetmiştik. Servis kalitesi, mürettebatın misafirperverliği ve aynı zamanda havalimanı personelinin de ilgisi ve yardımseverliği bizi çok etkiledi. Bu nedenle SunExpress’in harika bir havayolu olduğunu düşünüyoruz” dedi. Resme olan ilgisinin yanı sıra kendine özgü yeni bir tutku keşfeden eski ressam Gustav Schulten, el yapımı kupa ve madalya yapmaya başladı.

 

SunExpress’e el yapımı kupa ile jest yapmak isteyen çift, SunExpress’in ana merkezi SunPlaza’ya davet edildi. Çifte, SunPlaza’yı gezdiren ve ardından ödülü teslim alan SunExpress Genel Müdür Yardımcısı Ahmet Çalışkan, havayolu adına bu ödülü almaktan dolayı mutluluğunu belirterek, “SunExpress olarak her yıl onlarca ödül alıyoruz. Ancak şimdiye kadar aldığımız en değerli ödül, Schulten çiftinin kendi elleri ile yaptığı bu plaket oldu. Kendilerine teşekkür ediyoruz. SunExpress, her zaman olduğu gibi, bütün misafirlerine güler yüzlü, içten hizmet vermeye devam edecektir” dedi.



from Aeroportist I Güncel Havacılık Haberleri http://ift.tt/2z2Ilxo
via IFTTT

Kocaeli Üniversitesi Öğrencilerin İSG Ziyareti Kocaeli Üniversitesi Öğrencilerin İSG  Ziyareti   Havacılık yönetimi  4. Sınıf öğrencileri Öğretim Görevlisi Doçent Didem Rodoplu ve Öğretim Görevlisi Mehmet Ali Ataman tarafından İSG İşletme kuruluşuna ziyaret gerçekleştirdi İSG İnsan kaynakları Direktörü Ahmet Hakan Arslan ve  Kurumsal ve İletişim Müdürü Canan Soysal  öğrencilerin gelecekte uygulama kısmında daha aktif rol alabilmeleri için  öneri ve  değerlendirmelerde bulundular. Bölüm öğrencileri gerçekleştirilen ziyaretin faydalı olduğunu dile getirdiler.   Kocaeli Üniversitesi Öğrencilerin İSG Ziyareti http://pic.twitter.com/0llRB6QgIF — AirportIST (@AirportIST) October 12, 2017

Kocaeli Üniversitesi Öğrencilerin İSG  Ziyareti

 

Havacılık yönetimi  4. Sınıf öğrencileri Öğretim Görevlisi Doçent Didem Rodoplu ve Öğretim Görevlisi Mehmet Ali Ataman tarafından İSG İşletme kuruluşuna ziyaret gerçekleştirdi İSG İnsan kaynakları Direktörü Ahmet Hakan Arslan ve  Kurumsal ve İletişim Müdürü Canan Soysal  öğrencilerin gelecekte uygulama kısmında daha aktif rol alabilmeleri için  öneri ve  değerlendirmelerde bulundular. Bölüm öğrencileri gerçekleştirilen ziyaretin faydalı olduğunu dile getirdiler.

 



from Aeroportist I Güncel Havacılık Haberleri http://ift.tt/2ycCU2u
via IFTTT

Kocaeli Üniversitesi Öğrencilerin İSG Ziyareti


via Aeroportist I Güncel Havacılık Haberleri http://ift.tt/2ycCU2u

İSO, savunmada millileşme için kamu ile sanayicileri buluşturdu


via Aeroportist I Güncel Havacılık Haberleri http://ift.tt/2xADiDr

İSO, savunmada millileşme için kamu ile sanayicileri buluşturdu İSO, savunmada millileşme için kamu ile sanayicileri buluşturdu İstanbul Sanayi Odası’nın (İSO) düzenlediği Sanayi Savunma Zirvesi, “millileşme ve yerlileşme” çalışmaları ekseninde sektörün önde gelen kamu ve özel kuruluşları ile sanayicileri iş birliği fırsatları için buluşturdu. İSO Yönetim Kurulu Başkanın Erdal Bahçıvan, “Yan sanayimizin bel kemiği olan KOBİ’lerimiz, yaratıcı, esnek ve dinamik yapısıyla savunma sanayinde yerlileşme hedefine ulaşmada önemli katkı sağlayacak.” Savunma Sanayi Müsteşar Yardımcısı Dr. Celal Sami Tüfekçi, “TSK’nın ihtiyacı olan bazı yedek parçaları Türk sanayicisi rahatlıkla üretebilir. Bunun için destek mekanizmaları hazırlıyoruz” dedi. İstanbul Sanayi Odası (İSO), giderek artan millileştirme çalışmaları ekseninde Türkiye’nin küresel arenadaki gücünü belirleyen kritik sektörlerden olan savunma sanayini düzenlediği zirvede ele aldı. İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan’ın ev sahipliğinde bürokrasi, sanayi ve iş dünyasından çok sayıda ismin katılımıyla düzenlenen Sanayi Savunma Zirvesi, sektörün önde gelen kamu ve özel kuruluşları ile sanayicileri iş birliği olanakları için bir araya getirdi. Zirvede Aselsan, Havelsan, Roketsan, TAI – TUSAŞ Türk Havacılık ve Uzay Sanayii, TEI – TUSAŞ Motor Sanayii A.Ş. Makina ve Kimya Endüstrisi Kurumu, Milli Savunma Bakanlığı Askeri Fabrikalar Genel Müdürlüğü, Milli Savunma Bakanlığı Tersaneler Genel Müdürlüğü, SSM Alt Sistemler Dairesi, SSM Ar-Ge Dairesi ve SSM Sanayileşme Dairesi, sanayicilerle iş birliği fırsatları için ikili görüşmeler gerçekleştirdi. Paneller ve konferanslarda yerli ve yabancı sektörün lider isimlerinin görüşlerini paylaştığı zirvede, Savunma Sanayi Müsteşarlığının uygulamaları hakkında bilgiler de verildi. Savunma Sanayi Zirvesinin açılışında konuşan İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, Türkiye’nin içinde bulunduğu adeta ateş çemberini andıran coğrafyanın özel şartları göz önüne alındığında etkin ve güçlü bir silahlı kuvvetlerin varlığının elzem olduğuna dikkat çekti. Türkiye’de modern savunma sanayinin geliştirilmesi ve Türk Silahlı Kuvvetleri’nin (TSK) modernizasyonunda en önemli hususun “yerli ve milli üretim” olduğunu söyleyen Bahçıvan, “On beş yıl önce yüzde 80 oranında dışa bağımlı olan savunma sanayi sektöründe KOBİ’ler, araştırma kuruluşları ve üniversiteler adeta ortak üretim seferberliği ile hassasiyetle çalışıyor. Savunma sanayi ve havacılık sektörü ciromuz 6 milyar dolara, ihracatımız son beş yılda ikiye katlanarak 1,7 milyar dolara, sektördeki AR-GE harcamalarımız da 900 milyon dolara yükseldi. Bu başarı hikayesinde en önemli nokta ise savunma sanayiimizde yerlilik oranının son yıllardaki projeler ile yüzde 65’lerin üzerine çıkmış olması. Günümüzde ön plana çıkan ‘Teknolojiyi Ortak Geliştirme’ vizyonunda teknolojiye en az yabancı ortaklar kadar hakim olmak gerekli. Bu da ancak KOBİ’lerimizle ve sivil sanayi kuruluşlarımızla nitelikli iş birliklerinin geliştirildiği bir ekosistemle mümkün” dedi. Uzmanlaşmış yan sanayi, kritik önem taşıyor Türk Silahlı Kuvvetlerinin ihtiyaçlarının yurt içinden karşılanma oranının artırılması için etkin ve sürdürülebilir bir tedarik zinciri yönetiminin iş birliği ekosistemi açısından büyük önem taşıdığının altını çizen Bahçıvan “Marka yaratabilecek uzmanlaşmış bir yan sanayi, bu zincirin en kritik halkaları arasında. Yan sanayimizin bel kemiği olan KOBİ’lerimizin yaratıcı, esnek ve dinamik yapısıyla sektörü güçlendireceğine ve yerlileşme hedefine ulaşmada önemli katkılar sağlayacağına inanıyoruz” diye konuştu. Tüfekçi: “TSK’nın yedek parçalarını Türk sanayicisi üretebilir” Savunma Sanayi Müsteşar Yardımcısı Dr. Celal Sami Tüfekçi de 2017-2020 dönemi için hazırladıkları stratejik planda 4 alan belirlediklerini ifade ederek, “Planda modernizasyon projelerinde hız, kalite ve maliyet etkinliğinin önemini vurguladık. Bu neden önemli? Çünkü anında ihtiyacımız var. Savaş ihtimali her zaman var ve vakit kaybedecek lüksümüz yok” dedi. Savunma sanayisinde yedek parça üretiminin önemine işaret eden Tüfekçi, “TSK’nın ihtiyacı olan bazı yedek parçaların alımında zorluk yaşıyoruz ama Türk sanayicisi bunları rahatlıkla üretebilir. Bunun için destek mekanizmaları hazırlıyoruz” diye konuştu. Johnson: “Türkiye’de savunma sanayi üretimi güvenilir” Zirvede Amerikan Uzay ve Havacılık Endüstrileri Derneğinde (AIA) Başkan Yardımcısı olarak uzun yıllar görev yapan ve bir dönem ABD Senatosunun Dış İlişkiler Komitesinde Baş Ekonomist olarak çalışan Teal Group Yönetici Direktörü Joel L. Johnson da Savunma Sanayiinde Gelecek Trendleri konulu konferansında ezber bozan yıkıcı teknolojilerden bahsetti. Johnson, “Gelecek 10 yılda İHA pazarı daha da büyüyecek. Sadece havada değil karada ve denizde de İHA göreceğiz. En büyük sorun makul bir fiyata İHA bulamamak. Uygun fiyatlı emtia fiyatlarına ihtiyaç var. Yine yapay zeka konusunda endişeler var. Eğitimleri nasıl olacak? Öldürücü sistemleri kullanırken, karar alma aşamasında ne kadar ileri gidilecek?” dedi. Türkiye’nin de kendi içinde çok fazla pazar fırsatı barındırdığına da dikkat çeken Johnson, “Türkiye’de savunma sanayi üretiminin yüzde 80’i çözüm ürünleri ve çok güvenilir sistemler. Orta Asya ülkelerine kıyasla Batı Avrupa ve ABD için önemli bir ülkesiniz. Türklerle ilgili çok olumlu bakış açıları söz konusu” dedi. Okyay: “Rolls Royce ile 5. nesil savaş uçağı motoru geliştireceğiz” Zirvedeki Savunma Sanayiinde Yerli ve Milli Üretim Arayışları panelinde konuşan Kale Grubu Başkan Yardımcısı Osman Okyay ise “1990’lı yıllardan itibaren Türkiye’nin ilk çok namlulu roket ve füze fırlatıcı platformlarını geliştirdik. F35 uçakları üzerinde 400’den fazla parçamız bulunmakta. Boeing firmasının direkt alt yapımcısı olarak yüzlerce parçasını üretiyoruz. Makina Kimya Endüstrisi ile milli piyade tüfeği projesinde seri üretime başladık. Türkiye’nin en önemli havacılık ve sanayi projesi olan TFX milli savaş uçağının motorunu geliştirme hedefi ile Rolls Royce ile ortak bir şirket kurduk. Projenin gerçekleşmesi ve bize görev verilmesi halinde 400’e yakın Türk mühendisin görev alacağı, Türkiye’de üretilip ihraç edilecek olan 5. nesil savaş uçağı motoru geliştirilecek” dedi. Sabah Gazetesi Ekonomi Müdürü Şeref Oğuz da “Türkiye bölgesel barış konusunda baş aktör. Ancak savaşa karşı olmanız bir şey ifade etmiyor. Namlunun neresinde olduğunuz önemli. Bir uçakta motoru nereye, ne zaman koyacağıma başkası karar veriyorsa, yerlilik kavramından söz edemeyiz. Ürettiğimiz silahı kendi savunmamızda tam olarak kullanmamız gerekli. Savunma sanayinde sorunumuz akıllanmaya başlayan silahlardan daha geç akıllanmamız. Savunmada milli duruş önemli. Türkiye’nin Orta ve uzun vadeli Savunma Sanayi Stratejisine ihtiyacı var. İSO’nun bu etkinliği, savunma sektöründe uzaya roket göndermek kadar hayati başlangıç” dedi.

İSO, savunmada millileşme için kamu ile sanayicileri buluşturdu

İstanbul Sanayi Odası’nın (İSO) düzenlediği Sanayi Savunma Zirvesi, “millileşme ve yerlileşme” çalışmaları ekseninde sektörün önde gelen kamu ve özel kuruluşları ile sanayicileri iş birliği fırsatları için buluşturdu. İSO Yönetim Kurulu Başkanın Erdal Bahçıvan, “Yan sanayimizin bel kemiği olan KOBİ’lerimiz, yaratıcı, esnek ve dinamik yapısıyla savunma sanayinde yerlileşme hedefine ulaşmada önemli katkı sağlayacak.”

Savunma Sanayi Müsteşar Yardımcısı Dr. Celal Sami Tüfekçi, “TSK’nın ihtiyacı olan bazı yedek parçaları Türk sanayicisi rahatlıkla üretebilir. Bunun için destek mekanizmaları hazırlıyoruz” dedi.

İstanbul Sanayi Odası (İSO), giderek artan millileştirme çalışmaları ekseninde Türkiye’nin küresel arenadaki gücünü belirleyen kritik sektörlerden olan savunma sanayini düzenlediği zirvede ele aldı. İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan’ın ev sahipliğinde bürokrasi, sanayi ve iş dünyasından çok sayıda ismin katılımıyla düzenlenen Sanayi Savunma Zirvesi, sektörün önde gelen kamu ve özel kuruluşları ile sanayicileri iş birliği olanakları için bir araya getirdi.

Zirvede Aselsan, Havelsan, Roketsan, TAI – TUSAŞ Türk Havacılık ve Uzay Sanayii, TEI – TUSAŞ Motor Sanayii A.Ş. Makina ve Kimya Endüstrisi Kurumu, Milli Savunma Bakanlığı Askeri Fabrikalar Genel Müdürlüğü, Milli Savunma Bakanlığı Tersaneler Genel Müdürlüğü, SSM Alt Sistemler Dairesi, SSM Ar-Ge Dairesi ve SSM Sanayileşme Dairesi, sanayicilerle iş birliği fırsatları için ikili görüşmeler gerçekleştirdi. Paneller ve konferanslarda yerli ve yabancı sektörün lider isimlerinin görüşlerini paylaştığı zirvede, Savunma Sanayi Müsteşarlığının uygulamaları hakkında bilgiler de verildi.

Savunma Sanayi Zirvesinin açılışında konuşan İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, Türkiye’nin içinde bulunduğu adeta ateş çemberini andıran coğrafyanın özel şartları göz önüne alındığında etkin ve güçlü bir silahlı kuvvetlerin varlığının elzem olduğuna dikkat çekti. Türkiye’de modern savunma sanayinin geliştirilmesi ve Türk Silahlı Kuvvetleri’nin (TSK) modernizasyonunda en önemli hususun “yerli ve milli üretim” olduğunu söyleyen Bahçıvan, “On beş yıl önce yüzde 80 oranında dışa bağımlı olan savunma sanayi sektöründe KOBİ’ler, araştırma kuruluşları ve üniversiteler adeta ortak üretim seferberliği ile hassasiyetle çalışıyor. Savunma sanayi ve havacılık sektörü ciromuz 6 milyar dolara, ihracatımız son beş yılda ikiye katlanarak 1,7 milyar dolara, sektördeki AR-GE harcamalarımız da 900 milyon dolara yükseldi. Bu başarı hikayesinde en önemli nokta ise savunma sanayiimizde yerlilik oranının son yıllardaki projeler ile yüzde 65’lerin üzerine çıkmış olması. Günümüzde ön plana çıkan ‘Teknolojiyi Ortak Geliştirme’ vizyonunda teknolojiye en az yabancı ortaklar kadar hakim olmak gerekli. Bu da ancak KOBİ’lerimizle ve sivil sanayi kuruluşlarımızla nitelikli iş birliklerinin geliştirildiği bir ekosistemle mümkün” dedi.

Uzmanlaşmış yan sanayi, kritik önem taşıyor

Türk Silahlı Kuvvetlerinin ihtiyaçlarının yurt içinden karşılanma oranının artırılması için etkin ve sürdürülebilir bir tedarik zinciri yönetiminin iş birliği ekosistemi açısından büyük önem taşıdığının altını çizen Bahçıvan “Marka yaratabilecek uzmanlaşmış bir yan sanayi, bu zincirin en kritik halkaları arasında. Yan sanayimizin bel kemiği olan KOBİ’lerimizin yaratıcı, esnek ve dinamik yapısıyla sektörü güçlendireceğine ve yerlileşme hedefine ulaşmada önemli katkılar sağlayacağına inanıyoruz” diye konuştu.

Tüfekçi: “TSK’nın yedek parçalarını Türk sanayicisi üretebilir”

Savunma Sanayi Müsteşar Yardımcısı Dr. Celal Sami Tüfekçi de 2017-2020 dönemi için hazırladıkları stratejik planda 4 alan belirlediklerini ifade ederek, “Planda modernizasyon projelerinde hız, kalite ve maliyet etkinliğinin önemini vurguladık. Bu neden önemli? Çünkü anında ihtiyacımız var. Savaş ihtimali her zaman var ve vakit kaybedecek lüksümüz yok” dedi. Savunma sanayisinde yedek parça üretiminin önemine işaret eden Tüfekçi, “TSK’nın ihtiyacı olan bazı yedek parçaların alımında zorluk yaşıyoruz ama Türk sanayicisi bunları rahatlıkla üretebilir. Bunun için destek mekanizmaları hazırlıyoruz” diye konuştu.

Johnson: “Türkiye’de savunma sanayi üretimi güvenilir”

Zirvede Amerikan Uzay ve Havacılık Endüstrileri Derneğinde (AIA) Başkan Yardımcısı olarak uzun yıllar görev yapan ve bir dönem ABD Senatosunun Dış İlişkiler Komitesinde Baş Ekonomist olarak çalışan Teal Group Yönetici Direktörü Joel L. Johnson da Savunma Sanayiinde Gelecek Trendleri konulu konferansında ezber bozan yıkıcı teknolojilerden bahsetti. Johnson, “Gelecek 10 yılda İHA pazarı daha da büyüyecek. Sadece havada değil karada ve denizde de İHA göreceğiz. En büyük sorun makul bir fiyata İHA bulamamak. Uygun fiyatlı emtia fiyatlarına ihtiyaç var. Yine yapay zeka konusunda endişeler var. Eğitimleri nasıl olacak? Öldürücü sistemleri kullanırken, karar alma aşamasında ne kadar ileri gidilecek?” dedi. Türkiye’nin de kendi içinde çok fazla pazar fırsatı barındırdığına da dikkat çeken Johnson, “Türkiye’de savunma sanayi üretiminin yüzde 80’i çözüm ürünleri ve çok güvenilir sistemler. Orta Asya ülkelerine kıyasla Batı Avrupa ve ABD için önemli bir ülkesiniz. Türklerle ilgili çok olumlu bakış açıları söz konusu” dedi.

Okyay: “Rolls Royce ile 5. nesil savaş uçağı motoru geliştireceğiz”

Zirvedeki Savunma Sanayiinde Yerli ve Milli Üretim Arayışları panelinde konuşan Kale Grubu Başkan Yardımcısı Osman Okyay ise “1990’lı yıllardan itibaren Türkiye’nin ilk çok namlulu roket ve füze fırlatıcı platformlarını geliştirdik. F35 uçakları üzerinde 400’den fazla parçamız bulunmakta. Boeing firmasının direkt alt yapımcısı olarak yüzlerce parçasını üretiyoruz. Makina Kimya Endüstrisi ile milli piyade tüfeği projesinde seri üretime başladık. Türkiye’nin en önemli havacılık ve sanayi projesi olan TFX milli savaş uçağının motorunu geliştirme hedefi ile Rolls Royce ile ortak bir şirket kurduk. Projenin gerçekleşmesi ve bize görev verilmesi halinde 400’e yakın Türk mühendisin görev alacağı, Türkiye’de üretilip ihraç edilecek olan 5. nesil savaş uçağı motoru geliştirilecek” dedi.

Sabah Gazetesi Ekonomi Müdürü Şeref Oğuz da “Türkiye bölgesel barış konusunda baş aktör. Ancak savaşa karşı olmanız bir şey ifade etmiyor. Namlunun neresinde olduğunuz önemli. Bir uçakta motoru nereye, ne zaman koyacağıma başkası karar veriyorsa, yerlilik kavramından söz edemeyiz. Ürettiğimiz silahı kendi savunmamızda tam olarak kullanmamız gerekli. Savunma sanayinde sorunumuz akıllanmaya başlayan silahlardan daha geç akıllanmamız. Savunmada milli duruş önemli. Türkiye’nin Orta ve uzun vadeli Savunma Sanayi Stratejisine ihtiyacı var. İSO’nun bu etkinliği, savunma sektöründe uzaya roket göndermek kadar hayati başlangıç” dedi.



from Aeroportist I Güncel Havacılık Haberleri http://ift.tt/2xADiDr
via IFTTT

11 Ekim 2017 Çarşamba

Silkway için daha fazla B747-8F Dün Azerbaycan Havayolları (AZAL) Başkanı Jahangir Asgarov, Bakü’deki Hazar Hava Kargo Zirvesinde havayoluna ait dört adet 787 uçak siparişinin yanı sıra devlete ait Silkway Havayolları için iki adet daha 747-8 kargo uçağı sipariş vereceklerini açıkladı. Asgarov, Azeri medyasında “bu uçakların satın alınmasına yönelik hazırlık çalışmaları halen sürüyor” dedi ve bu yılın sonuna kadar emirlerin tamamlanacağını belirtti. Silk Way’nin kargo iştiraki olan Silk Way West Airlines şu anda beş 747-8F ve bir 747-400F ve İtalya merkezli ortak girişim SW Italia’da 747-400F’lik iki adet işletme gerçekleştiriyor.

Dün Azerbaycan Havayolları (AZAL) Başkanı Jahangir Asgarov, Bakü’deki Hazar Hava Kargo Zirvesinde havayoluna ait dört adet 787 uçak siparişinin yanı sıra devlete ait Silkway Havayolları için iki adet daha 747-8 kargo uçağı sipariş vereceklerini açıkladı.

Asgarov, Azeri medyasında “bu uçakların satın alınmasına yönelik hazırlık çalışmaları halen sürüyor” dedi ve bu yılın sonuna kadar emirlerin tamamlanacağını belirtti.

Silk Way’nin kargo iştiraki olan Silk Way West Airlines şu anda beş 747-8F ve bir 747-400F ve İtalya merkezli ortak girişim SW Italia’da 747-400F’lik iki adet işletme gerçekleştiriyor.



from Aeroportist I Güncel Havacılık Haberleri http://ift.tt/2wO4or9
via IFTTT