havacılık haberleri, havayolu şirketleri ve sivil havacılık ile ilgili meraklarınızı gidermeye, bilgilerinizi güncellemeye davet ediyoruz.
22 Eylül 2017 Cuma
Acı Biber, Tıbbın Yeni Mucizesi! Son yıllarda doktorlar acı biberi romatizmal ağrıları dindirmek şekeri düşürmek ya da damar sertliğini önlemek amacıyla kullanmaya başladılar. Özellikle şeker hastalarının ayaklarında görülen yanma gibi ıstırapları dindirmede eşsiz bazı özellikleri nedeniyle bazı toplumların zaten binlerce yıldır ağrıyı dindirmek için kullandığı acı biber, güncel tıpta da hak ettiği yeri ve saygınlığı almaya başladı. Acı Yemek Sağlıktır! Acı biberin özü olan ‘’capsaicin’’ beynin endorfin salgılamasına yol açar. Bunlar doğal ağrı kesicilerdir ve vücutta bir mutluluk-iyilik halinin oluşmasını sağlarlar. Sinirlerin yumuşaması ile salgılanan endorfin vücutta ağrı kesici etki yapar. Okan Üniversitesi Hastanesi Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Okan Bölükbaşı, ”Sürülerek uygulanan acı biber özü, romatizmal eklem hastalıklarına bağlı artrit, fantom ağrıları, tendonit, miyalji ve zonada kullanılmaktadır. Yine acı biber özü ile yapılan ağız yıkama solüsyonları ve burun spreyleri diş ağrısı, bronşit, astım ve migren için reçete edilmektedir. Burun spreyleri kronik burun akıntılarını durdurur hapşırma ve konjesyonu azaltır. Acı biber, sindirime yardım eder, iştah açıcıdır ayrıca kanda şeker ve kolesterolü azaltır ve kanın pıhtılaşmasını engeller (Kanı inceltir)” dedi. Acı Biber Dünyanın En İyi Ve Ucuz İlacı Olmaya Aday! Dr. Bölükbaşı; Acı, şeker hastalığında görülen ayak yanmalarında çok yararlıdır, diyerek devam etti: Akşamları az miktarda yanan yerlere sürüldüğünde ilk üç gün önce yanmayı artırıyor gibi görülse de, uygulamaya devam edildiğinde yanmayı geçirir ve ferahlık sağlar. Sedef hastalığında merhem şeklinde uygulama çok yararlıdır. İçerisinde bulunan C vitamini ve beta karoten maddeleri sayesinde acı biber vücuda direnç sağlar ve dayanıklılığı artırır. Bu sayede gribe karşı vücudu bir kalkan gibi koruma altına alır. Yapılan araştırmalar sonucunda acı biberin trigliseritlerin düşmesinde önemli rol oynadığı görülmüştür. Tüm bu özellikleri ile acı biber, dünyanın en iyi ve ucuz ilacı olmaya adaydır. Acı Biber Tüketin! Mikropları Öldürün! Okan Üniversitesi Hastanesi Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Okan Bölükbaşı; ‘’Acı biberin içerisinde bulunan beta karoten, antioksidan ve C vitamini sayesinde vücudu kanser ve kalp krizine karşı da koruma altına aldığı yapılan araştırmalar ile ortaya konuldu, ‘’ dedi. Acı biber yenildiğinde vücutta dolaşımı hızlandırır. Bu sayede felç riskine karşı da koruma sağlar. Acı biberin midede mikropları öldürme özelliği vardır. Ülser gibi mide rahatsızlıklarına sebep olan mikropları öldürmek için acı biber tüketebilirsiniz. İştah açıcı özelliği herkes tarafından bilinmektedir. Bu dezavantaj gibi görünse de acı biberin metabolizma hızlandırma ve kabızlığı önleme etkisi daha fazladır. Bu sayede zayıflatıcı özelliği vardır. Ayrıca vücuttaki yağı yakma özelliği de bulunur. Lifli bir yapıya sahiptir. Gün içinde 1 tane yiyeceğiniz acı biber kabızlık sorununu önler. Acı Biber Tüketirken Dikkat Etmeniz Gereken Husus! Prof. Dr. Okan Bölükbaşı; ‘’Acı biber görüldüğü gibi birçok faydası bulunan bir besindir. Fakat her besin gibi aşırı tüketiminde bazı dezavantajları ortaya çıkmaktadır. Aşırı tüketildiğinde hemoroid ve ülser gibi hastalıkları tetiklemektedir. Acı biber esansından yapılan krem gibi ürünler de mutlaka hekim önerisi alınıp, kullanılmalıdır. Sınırlı ve düzenli şekilde kullanarak, siz de vücudunuzda mucizeler yaratmasına izin verebilirsiniz‘’ açıklamasını yaptı.
Son yıllarda doktorlar acı biberi romatizmal ağrıları dindirmek şekeri düşürmek ya da damar sertliğini önlemek amacıyla kullanmaya başladılar. Özellikle şeker hastalarının ayaklarında görülen yanma gibi ıstırapları dindirmede eşsiz bazı özellikleri nedeniyle bazı toplumların zaten binlerce yıldır ağrıyı dindirmek için kullandığı acı biber, güncel tıpta da hak ettiği yeri ve saygınlığı almaya başladı.
Acı Yemek Sağlıktır!
Acı biberin özü olan ‘’capsaicin’’ beynin endorfin salgılamasına yol açar. Bunlar doğal ağrı kesicilerdir ve vücutta bir mutluluk-iyilik halinin oluşmasını sağlarlar. Sinirlerin yumuşaması ile salgılanan endorfin vücutta ağrı kesici etki yapar. Okan Üniversitesi Hastanesi Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Okan Bölükbaşı, ”Sürülerek uygulanan acı biber özü, romatizmal eklem hastalıklarına bağlı artrit, fantom ağrıları, tendonit, miyalji ve zonada kullanılmaktadır. Yine acı biber özü ile yapılan ağız yıkama solüsyonları ve burun spreyleri diş ağrısı, bronşit, astım ve migren için reçete edilmektedir. Burun spreyleri kronik burun akıntılarını durdurur hapşırma ve konjesyonu azaltır.
Acı biber, sindirime yardım eder, iştah açıcıdır ayrıca kanda şeker ve kolesterolü azaltır ve kanın pıhtılaşmasını engeller (Kanı inceltir)” dedi.
Acı Biber Dünyanın En İyi Ve Ucuz İlacı Olmaya Aday!
Dr. Bölükbaşı; Acı, şeker hastalığında görülen ayak yanmalarında çok yararlıdır, diyerek devam etti: Akşamları az miktarda yanan yerlere sürüldüğünde ilk üç gün önce yanmayı artırıyor gibi görülse de, uygulamaya devam edildiğinde yanmayı geçirir ve ferahlık sağlar.
Sedef hastalığında merhem şeklinde uygulama çok yararlıdır. İçerisinde bulunan C vitamini ve beta karoten maddeleri sayesinde acı biber vücuda direnç sağlar ve dayanıklılığı artırır. Bu sayede gribe karşı vücudu bir kalkan gibi koruma altına alır.
Yapılan araştırmalar sonucunda acı biberin trigliseritlerin düşmesinde önemli rol oynadığı görülmüştür. Tüm bu özellikleri ile acı biber, dünyanın en iyi ve ucuz ilacı olmaya adaydır.
Acı Biber Tüketin! Mikropları Öldürün!
Okan Üniversitesi Hastanesi Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Okan Bölükbaşı; ‘’Acı biberin içerisinde bulunan beta karoten, antioksidan ve C vitamini sayesinde vücudu kanser ve kalp krizine karşı da koruma altına aldığı yapılan araştırmalar ile ortaya konuldu, ‘’ dedi.
Acı biber yenildiğinde vücutta dolaşımı hızlandırır. Bu sayede felç riskine karşı da koruma sağlar. Acı biberin midede mikropları öldürme özelliği vardır. Ülser gibi mide rahatsızlıklarına sebep olan mikropları öldürmek için acı biber tüketebilirsiniz. İştah açıcı özelliği herkes tarafından bilinmektedir. Bu dezavantaj gibi görünse de acı biberin metabolizma hızlandırma ve kabızlığı önleme etkisi daha fazladır. Bu sayede zayıflatıcı özelliği vardır. Ayrıca vücuttaki yağı yakma özelliği de bulunur. Lifli bir yapıya sahiptir. Gün içinde 1 tane yiyeceğiniz acı biber kabızlık sorununu önler.
Acı Biber Tüketirken Dikkat Etmeniz Gereken Husus!
Prof. Dr. Okan Bölükbaşı; ‘’Acı biber görüldüğü gibi birçok faydası bulunan bir besindir. Fakat her besin gibi aşırı tüketiminde bazı dezavantajları ortaya çıkmaktadır. Aşırı tüketildiğinde hemoroid ve ülser gibi hastalıkları tetiklemektedir. Acı biber esansından yapılan krem gibi ürünler de mutlaka hekim önerisi alınıp, kullanılmalıdır. Sınırlı ve düzenli şekilde kullanarak, siz de vücudunuzda mucizeler yaratmasına izin verebilirsiniz‘’ açıklamasını yaptı.
from Aeroportist I Güncel Havacılık Haberleri http://ift.tt/2hoSspd
via IFTTT
Emirates Uçuş Eğitim Akademisi İlk Eğitim Uçağını Teslim Aldı İnsanları ve şehirleri birbirine bağlayan Emirates Havayolu, pilot yetiştirmek üzere hizmet veren Emirates Uçuş akademisi için sipariş verdiği iki Cirrus SR22 G6 eğitim uçağını teslim aldı. Emirates tarafından, küresel havacılık endüstrisinin pilotlar için olan ihtiyacını karşılamak üzere geliştirilen teknoloji harikası uçuş eğitim hizmeti Emirates Uçuş Eğitim Akademisi, ilk iki eğitim uçağı Cirrus SR22 G6’yı Dubai’de teslim aldı. Uçaklar, Akademi tarafından pilotların başlangıç eğitimleri için sipariş edilen 22 tek-pistonlu Cirrus’un ilk ikisi. İki Cirrus SR22 G6 uçak, A6-CTA ve A6-CTB; 13,000 kilometrelik bir yolculuk ile Atlantik Okyanusu’nu geçerek Dubai’ye ulaştı. Uçakların ve yakıt tanklarının boyutu ve serisi gibi kurallarla birlikte, Cirrus’ların ABD’de üretimi ile başlayan Dubai yolculuğu farklı bölümlere ayrıldı. Üretimin tamamlanmasından sonra iki uçak Duluth, Minnesota’dan Knoxville, Tennessee’ye Cirrus uçaklarının dağıtım merkezine uçtu. Dağıtım merkezine ulaştıktan sonra uçaklar kontrol edildi ve Cirrus ve Emirates Uçuş Eğitim Akademisi’nden yetkililer bir dizi uçuş-öncesi görünüm, işlevsellik gibi testler gerçekleştirdi. İki Cirrus uçağı daha sonra günde 5 saatten daha fazla süren, 10 ülkeyi ve 11 durağı kapsayan Atlantik Okyanusu yolculuğuna başladı. Knoxville’den kalkan A6-CTA ve A6-CTB; Portsmouth, New Hampshire, ABD’de durakladıktan sonra Kanada’da Sept Iles ve Iqaluit’e devam etti. Uçaklar Iqaluit’ten önce Grönland’da Nuuk’ta ve İzlanda’da Reykjavik’te durarak transatlantik yolculuğunu İskoçya, Wick’te tamamladı. Bu uçuşlar aynı zamanda uçakların ABD’den Dubai’ye olan yolculuklarının en uzun kısımları oldu. Avrupa’ya ulaştıktan sonra iki uçak; İskoçya’dan Northamptonshire, İngiltere’de bulunan Sywell’e ve oradan da Venedik, Hırvatistan, Akabe, Bahreyn’e gelerek son olarak Dubai’ye vardı. Tüm uçuşlar gündüz gerçekleştirildi ve iki uçak da tüm yolculuk boyunca geniş aralıklarla uçarak daha rahat bir trafik uçuş bekleme iznine imkân vermiş oldu. Cirrus SR22 G6 uçağı, Emirates Uçuş Eğitim Akademisi eğitim filosunun belkemiğini oluşturacak. Uçağın modern bir kompozit gövdesi bulunuyor; iki geniş 12’’ uçak ekranı; bir uçak yönetim sistemi tuş takımı kontrolörü, entegre motor göstergesi ve ekip uyarı sistemi. Uçağın, 183 knots (340Km/H) TAS True Air Speed hızında 1,207 deniz miline (1,943 kilometre) varan bir menzile sahip. 22 Cirrus SR22 G6 uçağına ek olarak Emirates Uçuş Eğitim Akademisi, 5 adet ikiz-jet Embraer Phenom 100EV uçak siparişi ile Phenom 100EV platformunu eğitim öğrencileri için kullanan ilk uçuş eğitimi organizasyonu oldu. Dubai South’ta bulunan Dubai World Central (DWC) havalimanına yakın konumdaki Emirates Uçuş Eğitim Akademisi, dünyadaki en ileri seviye uçuş eğitim merkezi olmak üzere tasarlandı. 200 futbol sahasından daha geniş olan ve Kasım 2017’de açılacak bu alan; sınıflara, yer temelli simülatörlere, genç ve modern eğitim uçak filosuna, 1,800 metrekare özel piste, bağımsız hava trafik kontrol kulesine ve adaylar için konaklama ve dinlenme imkânlarına ek olarak bir bakım merkezine sahip. İlk Cirrus uçakların Dubai Uluslararası Havalimanı’na inişinin 360 derece videosunu aşağıda izleyebilirsiniz. Talep, seçilme nitelikleri ve alım tarihleri ile ilgili daha fazla detay internet sitesinden duyurulacak: http://www.emiratesflighttrainingacademy.com/ Emirates hakkında: Dünyanın en hızlı büyüyen havayolu şirketlerinden Emirates, bugüne kadar 500’ün üzerinde uluslararası ödül kazandı. Emirates, yolcularını altı kıtada, 84 ülkede 157 destinasyona taşıyor. 261 adet geniş gövdeli Airbus ve Boeing uçakla faaliyet gösteren Emirates’in toplam değeri 104 milyar doların üzerinde 212 uçak siparişi bulunuyor.
İnsanları ve şehirleri birbirine bağlayan Emirates Havayolu, pilot yetiştirmek üzere hizmet veren Emirates Uçuş akademisi için sipariş verdiği iki Cirrus SR22 G6 eğitim uçağını teslim aldı.
Emirates tarafından, küresel havacılık endüstrisinin pilotlar için olan ihtiyacını karşılamak üzere geliştirilen teknoloji harikası uçuş eğitim hizmeti Emirates Uçuş Eğitim Akademisi, ilk iki eğitim uçağı Cirrus SR22 G6’yı Dubai’de teslim aldı. Uçaklar, Akademi tarafından pilotların başlangıç eğitimleri için sipariş edilen 22 tek-pistonlu Cirrus’un ilk ikisi.
İki Cirrus SR22 G6 uçak, A6-CTA ve A6-CTB; 13,000 kilometrelik bir yolculuk ile Atlantik Okyanusu’nu geçerek Dubai’ye ulaştı. Uçakların ve yakıt tanklarının boyutu ve serisi gibi kurallarla birlikte, Cirrus’ların ABD’de üretimi ile başlayan Dubai yolculuğu farklı bölümlere ayrıldı.
Üretimin tamamlanmasından sonra iki uçak Duluth, Minnesota’dan Knoxville, Tennessee’ye Cirrus uçaklarının dağıtım merkezine uçtu. Dağıtım merkezine ulaştıktan sonra uçaklar kontrol edildi ve Cirrus ve Emirates Uçuş Eğitim Akademisi’nden yetkililer bir dizi uçuş-öncesi görünüm, işlevsellik gibi testler gerçekleştirdi. İki Cirrus uçağı daha sonra günde 5 saatten daha fazla süren, 10 ülkeyi ve 11 durağı kapsayan Atlantik Okyanusu yolculuğuna başladı.
Knoxville’den kalkan A6-CTA ve A6-CTB; Portsmouth, New Hampshire, ABD’de durakladıktan sonra Kanada’da Sept Iles ve Iqaluit’e devam etti. Uçaklar Iqaluit’ten önce Grönland’da Nuuk’ta ve İzlanda’da Reykjavik’te durarak transatlantik yolculuğunu İskoçya, Wick’te tamamladı. Bu uçuşlar aynı zamanda uçakların ABD’den Dubai’ye olan yolculuklarının en uzun kısımları oldu.
Avrupa’ya ulaştıktan sonra iki uçak; İskoçya’dan Northamptonshire, İngiltere’de bulunan Sywell’e ve oradan da Venedik, Hırvatistan, Akabe, Bahreyn’e gelerek son olarak Dubai’ye vardı. Tüm uçuşlar gündüz gerçekleştirildi ve iki uçak da tüm yolculuk boyunca geniş aralıklarla uçarak daha rahat bir trafik uçuş bekleme iznine imkân vermiş oldu.
Cirrus SR22 G6 uçağı, Emirates Uçuş Eğitim Akademisi eğitim filosunun belkemiğini oluşturacak. Uçağın modern bir kompozit gövdesi bulunuyor; iki geniş 12’’ uçak ekranı; bir uçak yönetim sistemi tuş takımı kontrolörü, entegre motor göstergesi ve ekip uyarı sistemi. Uçağın, 183 knots (340Km/H) TAS True Air Speed hızında 1,207 deniz miline (1,943 kilometre) varan bir menzile sahip.
22 Cirrus SR22 G6 uçağına ek olarak Emirates Uçuş Eğitim Akademisi, 5 adet ikiz-jet Embraer Phenom 100EV uçak siparişi ile Phenom 100EV platformunu eğitim öğrencileri için kullanan ilk uçuş eğitimi organizasyonu oldu.
Dubai South’ta bulunan Dubai World Central (DWC) havalimanına yakın konumdaki Emirates Uçuş Eğitim Akademisi, dünyadaki en ileri seviye uçuş eğitim merkezi olmak üzere tasarlandı. 200 futbol sahasından daha geniş olan ve Kasım 2017’de açılacak bu alan; sınıflara, yer temelli simülatörlere, genç ve modern eğitim uçak filosuna, 1,800 metrekare özel piste, bağımsız hava trafik kontrol kulesine ve adaylar için konaklama ve dinlenme imkânlarına ek olarak bir bakım merkezine sahip.
İlk Cirrus uçakların Dubai Uluslararası Havalimanı’na inişinin 360 derece videosunu aşağıda izleyebilirsiniz.
Talep, seçilme nitelikleri ve alım tarihleri ile ilgili daha fazla detay internet sitesinden duyurulacak: http://www.emirate
Emirates hakkında:
Dünyanın en hızlı büyüyen havayolu şirketlerinden Emirates, bugüne kadar 500’ün üzerinde uluslararası ödül kazandı. Emirates, yolcularını altı kıtada, 84 ülkede 157 destinasyona taşıyor. 261 adet geniş gövdeli Airbus ve Boeing uçakla faaliyet gösteren Emirates’in toplam değeri 104 milyar doların üzerinde 212 uçak siparişi bulunuyor.
from Aeroportist I Güncel Havacılık Haberleri http://ift.tt/2wL9jZ0
via IFTTT
Emirates Uçuş Eğitim Akademisi İlk Eğitim Uçağını Teslim Aldı
Mal Göndermek İsteyen Türk İhracatçılar Şimdilik Beklemede
Mal Göndermek İsteyen Türk İhracatçılar Şimdilik Beklemede Kuzey Irak ile Türkiye arasında yaşanan referandum gerilimi işlerin de aksamasına neden oluyor. Bölgede iş yapanların tedirgin olduğu belirtilirken, mal göndermek için TIR bulunamadığı ifade ediliyor. Hububat, Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Zekeriya Mete, “TIR’lar korkuyor. Bu hafta başından itibaren 200 – 300 TIR lazım, şu an şeker göndereceğiz, TIR bulamıyoruz” dedi. Türkiye’nin en önemli ihracat pazarlarından Irak’ta işler zorlaşıyor. Referandum tartışmaları ile gündemde olan Irak Bölgesel Kürt Yönetimi, ekonomi cephesinde ihracatçılara hem zaman kaybettirecek hem de maliyetlerini artıracak bir karar aldı. 1 Temmuz 2017 tarihinden itibaren oyuncaktan bebek bakım ürünlerine, ev ve mutfak eşyalarından elektronik ürünlere kadar uzanan geniş bir listedeki ürünlere sertifika zorunluluğu getirildi ve Kuzey Irak pazarına sevk öncesi incelemelerinin İntertek Test Hizmetleri A.Ş. tarafından yerine getirileceği bildirildi. Habur sınır kapısı olarak da bilinen İbrahim Halil Sınır Kapısı’nda laboratuvar altyapısının hazırlanması ve testlerin yapılması için de anlaşmaya varıldığı kaydedildi. Kuzey Irak Bölgesel Yönetimi tarafından getirilen bu zorunluluk Türkiye’ye özel değil ancak en çok etkilenecek ülkelerin başında geliyor. Kuzey Irak’a ihracat yapan firmaların ilk olarak İntertek Test Hizmetleri A.Ş. firması ile iletişime geçip ihracatını gerçekleştirecekleri ürünlerin Kuzey Irak’a sevk öncesi gözetim kapsamı dahilinde olup olmadığını belirlemeleri, kapsam dahilinde ise gerekli evrakları tamamlayıp Kuzey Irak’a sevk öncesi gözetim başvurusu yapmaları gerekiyor. Gözetim sürecinde başarılı olan firmalar “COC” sertifikası alabiliyor. Gönderim başına sertifika fiyatları ise değerine göre 450 dolardan başlayıp 3 bin 460 dolara kadar çıkıyor. Bu kararın daha önce alınmasına rağmen geri çekildiğini kaydeden İstanbul Kimyevi Maddeler ve Mamülleri İhracatçıları Birliği (İKMİB) Başkanı Murat Akyüz, şimdi tekrar sertifikanın zorunlu hale getirilmesini referandum resti olarak yorumladı. Kuzey Irak gibi bölgelerin en kolay tehdit yolu olarak ticereti seçtiğine dikkat çeken Akyüz, “Habur ve Kuzey Irak’ta ciddi güvenlik açığı var. Yakın bir zamanda bir TIR şoförümüz öldürülmüştü” diye konuştu. ‘Aramız açılırsa Esendere’ye önemli görev düşer’ Türkiye’de hükümet ise referanduma karşı tavrını koruyor. Bu nedenle referanduma karşı atılabilecek adımlar masaya yatırılırken, bir seçenek de Habur sınır kapısının kapatılıp, Irak ile ticaretin Esendere sınır kapısından yapılması oldu. İKMİB Başkanı Akyüz bu hamleyi Türkiye’nin Kuzey Irak’a bir uyarısı olarak yorumladı. Kritik bir süreçten geçildiğine işaret eden Akyüz, “Habur kapatılır da Esendere’den ticaret sağlanırsa, Kuzey Irak’ın gücü çok zayıflar. Çünkü geçen TIR’lardan çok büyük paralar kazanıyorlar. Ayrıca Esendere yolu daha güvenli. Maliyet artsa da TIR’lar daha güvenli olacak” diye konuştu. Referandum olayını en az zararla atlatmanın her iki taraf için de iyi olacağını vurgulayan İstanbul Demir ve Demirdışı Metaller İhracatçıları Birliği (İDDMİB) Başkanı Rıdvan Mertöz, Akyüz’ün aksine Esendere sınır kapısının ihracatçıyı zorlayacağını savundu. İhracatçıların lojistikten çok çektiğini bildiren Mertöz, şöyle devam etti: “Bu iş Çin’in ekmeğine yağ sürer. Irak’ta 13 milyar dolarlık ihracatı tekrar yakalamalıyız. Maliyet artışına rağmen yarın Kürt bölgesiyle aramız açılırsa Esendere, Irak ile yapacağımız ticaretin engellenmemesi için önemli bir görev üstlenecek.” Hububat, Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Zekeriya Mete, Kuzey Irak ile iş yapanların tedirginlik yaşadığını ifade etti. Mal göndermekte zorlandıklarını dile getiren Mete, “TIR’lar korkuyor. Bu hafta başından itibaren 200 – 300 TIR lazım, şu an şeker göndereceğiz, TIR bulamıyoruz. TIR’cılar başımıza bir iş gelir diye korkuyor. Müteahhitler, sanayiciler bölgede iş yapıyor. Anlaşmalar var. Tırmanırsa zararı olur ama üstesinden geliriz. Bu konunun suhuletle çözülmesi önemli. Tabii konu vatansa gerisi teferruat” ifadelerini kullandı. Kervan Gıda Yönetim Kurulu Üyesi Burhan Başar da gelişmelerin dövize, kur hareketine etkisi olsa da henüz kendilerine yansıyan bir şeyin olmadığını kaydetti. Mağaza açmaktan vazgeçti, 2 mağazasını kapattı Kuzey Irak’ta son birkaç yıldır sıkıntı olduğunu ifade eden Baydöner Yönetim Kurulu Başkanı Levent Yılmaz, bunu sağlayanın ise bölgeye gelen Araplar olduğunu bildirdi. IŞİD olaylarının başlamasının ardından Arapların bölgeye girişinin kesildiğini kaydeden Yılmaz, “Ekonomik sıkıntılar da olunca yatırımlar etkilendi. Bütün AVM yatırımları durdu. Perakende çok etkilendi. Biz, Erbil’de ikinciyi, Süleymaniye’de üçüncüyü açmıştık. Bunları kapattık. Dördüncüyü açma niyetimiz vardı. Ondan da vazgeçtik. İnşaatçı arkadaşlar da ellerindeki satıp çıkma yoluna gittiler, yeni proje almadılar. Bu son gelişmelerle daha kötü olabilir mi? Onu da bekleyip göreceğiz” dedi. Yüzlerce şirket çekilse de Kuzey Irak yatırımları devam ediyor Sadece birkaç yıl önce Kuzey Irak’ta 1500’ün üzerinde Türk şirketi faaliyet gösteriyordu. Ancak gerek merkezi hükümetle yaşanan kriz gerekse de güvenlik sorunları dolayısıyla bölge ekonomisi büyük darbe aldı. Bölgesel yönetim Türk şirketlerin ödemelerini yapamadı. Bu süreçte yüzlerce şirket bölgeden çekildi. Bölgede en büyük zarar uğrayan sektör müteahhitlik oldu. Türk şirketlerin hala 1.5 milyar dolarlık alacağı bulunuyor. İnşaat dışında sağlık, perakende, turizm ve enerji alanında Türk şirketlerin yatırımları bulunuyor. Son olarak Çukurova Holding’in patronu Mehmet Emin Karamehmet’in hissedarı olduğu Genel Energy, Kuzey Irak Kürt Yönetimi Bölgesi’nde bulunan Taq Taq petrol sahasında daha fazla yatırım yapmayı hedeflediğini açıkladı. Ayrıca Mado, Kuzey Irak’taki 4’üncü mağazasının açılışını yaptı. Navlun yaklaşık 2 bin 500 dolar artacak Lojistik sektörü uzmanlarına göre, Habur sınır kapısının alternatifi İran’a çıkış kapısı olan Gürbulak Sınır Kapısı olabilir. Çünkü Esendere’nin kapasitesi çok sınırlı, altyapısı uygun değil. Ancak Gürbulak Sınır Kapısı’nın kapasitesi de Habur kadar büyük değil. Habur’dan günde 1700 TIR geçiş yapabiliyor. Ancak Gürbulak Sınır Kapısı’nın kapasitesi 600-700 arası. Sektör temsilcileri, “Gürbulak’tan günde 450 araç geçiyor. İran ve Türkiye gümrükleri çok iyi çalışırsa en fazla buradan günlük 700 araç geçebilir” diyor. Bu da Habur’u by-pass geçerek Irak’a Gürbulak üzerinden gidilmesinin bu sınır kapısında km’lerce kuyruğa neden olacağı anlamına geliyor. Sektör uzmanları hem zaman hem maliyet açısından büyük sıkıntı yaşanacağı görüşünde. Şu anda Habur Sınır Kapısı kullanılarak 700 ila 1000 dolar arasında navlun ödeniyor. Ancak Gürbulak’tan geçiş yapıldığında, yani İran üzerinden gidildiğinde sektör temsilcilerine göre navlun yaklaşık 3 bin 500 dolara kadar çıkacak. Kaynak:gumruktv.com.tr
Kuzey Irak ile Türkiye arasında yaşanan referandum gerilimi işlerin de aksamasına neden oluyor. Bölgede iş yapanların tedirgin olduğu belirtilirken, mal göndermek için TIR bulunamadığı ifade ediliyor. Hububat, Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Zekeriya Mete, “TIR’lar korkuyor. Bu hafta başından itibaren 200 – 300 TIR lazım, şu an şeker göndereceğiz, TIR bulamıyoruz” dedi.
Türkiye’nin en önemli ihracat pazarlarından Irak’ta işler zorlaşıyor. Referandum tartışmaları ile gündemde olan Irak Bölgesel Kürt Yönetimi, ekonomi cephesinde ihracatçılara hem zaman kaybettirecek hem de maliyetlerini artıracak bir karar aldı. 1 Temmuz 2017 tarihinden itibaren oyuncaktan bebek bakım ürünlerine, ev ve mutfak eşyalarından elektronik ürünlere kadar uzanan geniş bir listedeki ürünlere sertifika zorunluluğu getirildi ve Kuzey Irak pazarına sevk öncesi incelemelerinin İntertek Test Hizmetleri A.Ş. tarafından yerine getirileceği bildirildi. Habur sınır kapısı olarak da bilinen İbrahim Halil Sınır Kapısı’nda laboratuvar altyapısının hazırlanması ve testlerin yapılması için de anlaşmaya varıldığı kaydedildi.
Kuzey Irak Bölgesel Yönetimi tarafından getirilen bu zorunluluk Türkiye’ye özel değil ancak en çok etkilenecek ülkelerin başında geliyor. Kuzey Irak’a ihracat yapan firmaların ilk olarak İntertek Test Hizmetleri A.Ş. firması ile iletişime geçip ihracatını gerçekleştirecekleri ürünlerin Kuzey Irak’a sevk öncesi gözetim kapsamı dahilinde olup olmadığını belirlemeleri, kapsam dahilinde ise gerekli evrakları tamamlayıp Kuzey Irak’a sevk öncesi gözetim başvurusu yapmaları gerekiyor. Gözetim sürecinde başarılı olan firmalar “COC” sertifikası alabiliyor. Gönderim başına sertifika fiyatları ise değerine göre 450 dolardan başlayıp 3 bin 460 dolara kadar çıkıyor.
Bu kararın daha önce alınmasına rağmen geri çekildiğini kaydeden İstanbul Kimyevi Maddeler ve Mamülleri İhracatçıları Birliği (İKMİB) Başkanı Murat Akyüz, şimdi tekrar sertifikanın zorunlu hale getirilmesini referandum resti olarak yorumladı. Kuzey Irak gibi bölgelerin en kolay tehdit yolu olarak ticereti seçtiğine dikkat çeken Akyüz, “Habur ve Kuzey Irak’ta ciddi güvenlik açığı var. Yakın bir zamanda bir TIR şoförümüz öldürülmüştü” diye konuştu.
‘Aramız açılırsa Esendere’ye önemli görev düşer’
Türkiye’de hükümet ise referanduma karşı tavrını koruyor. Bu nedenle referanduma karşı atılabilecek adımlar masaya yatırılırken, bir seçenek de Habur sınır kapısının kapatılıp, Irak ile ticaretin Esendere sınır kapısından yapılması oldu. İKMİB Başkanı Akyüz bu hamleyi Türkiye’nin Kuzey Irak’a bir uyarısı olarak yorumladı. Kritik bir süreçten geçildiğine işaret eden Akyüz, “Habur kapatılır da Esendere’den ticaret sağlanırsa, Kuzey Irak’ın gücü çok zayıflar. Çünkü geçen TIR’lardan çok büyük paralar kazanıyorlar. Ayrıca Esendere yolu daha güvenli. Maliyet artsa da TIR’lar daha güvenli olacak” diye konuştu.
Referandum olayını en az zararla atlatmanın her iki taraf için de iyi olacağını vurgulayan İstanbul Demir ve Demirdışı Metaller İhracatçıları Birliği (İDDMİB) Başkanı Rıdvan Mertöz, Akyüz’ün aksine Esendere sınır kapısının ihracatçıyı zorlayacağını savundu. İhracatçıların lojistikten çok çektiğini bildiren Mertöz, şöyle devam etti: “Bu iş Çin’in ekmeğine yağ sürer. Irak’ta 13 milyar dolarlık ihracatı tekrar yakalamalıyız. Maliyet artışına rağmen yarın Kürt bölgesiyle aramız açılırsa Esendere, Irak ile yapacağımız ticaretin engellenmemesi için önemli bir görev üstlenecek.”
Hububat, Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Zekeriya Mete, Kuzey Irak ile iş yapanların tedirginlik yaşadığını ifade etti. Mal göndermekte zorlandıklarını dile getiren Mete, “TIR’lar korkuyor. Bu hafta başından itibaren 200 – 300 TIR lazım, şu an şeker göndereceğiz, TIR bulamıyoruz. TIR’cılar başımıza bir iş gelir diye korkuyor. Müteahhitler, sanayiciler bölgede iş yapıyor. Anlaşmalar var. Tırmanırsa zararı olur ama üstesinden geliriz. Bu konunun suhuletle çözülmesi önemli. Tabii konu vatansa gerisi teferruat” ifadelerini kullandı.
Kervan Gıda Yönetim Kurulu Üyesi Burhan Başar da gelişmelerin dövize, kur hareketine etkisi olsa da henüz kendilerine yansıyan bir şeyin olmadığını kaydetti.
Mağaza açmaktan vazgeçti, 2 mağazasını kapattı
Kuzey Irak’ta son birkaç yıldır sıkıntı olduğunu ifade eden Baydöner Yönetim Kurulu Başkanı Levent Yılmaz, bunu sağlayanın ise bölgeye gelen Araplar olduğunu bildirdi. IŞİD olaylarının başlamasının ardından Arapların bölgeye girişinin kesildiğini kaydeden Yılmaz, “Ekonomik sıkıntılar da olunca yatırımlar etkilendi. Bütün AVM yatırımları durdu. Perakende çok etkilendi. Biz, Erbil’de ikinciyi, Süleymaniye’de üçüncüyü açmıştık. Bunları kapattık. Dördüncüyü açma niyetimiz vardı. Ondan da vazgeçtik. İnşaatçı arkadaşlar da ellerindeki satıp çıkma yoluna gittiler, yeni proje almadılar. Bu son gelişmelerle daha kötü olabilir mi? Onu da bekleyip göreceğiz” dedi.
Yüzlerce şirket çekilse de Kuzey Irak yatırımları devam ediyor
Sadece birkaç yıl önce Kuzey Irak’ta 1500’ün üzerinde Türk şirketi faaliyet gösteriyordu. Ancak gerek merkezi hükümetle yaşanan kriz gerekse de güvenlik sorunları dolayısıyla bölge ekonomisi büyük darbe aldı. Bölgesel yönetim Türk şirketlerin ödemelerini yapamadı. Bu süreçte yüzlerce şirket bölgeden çekildi. Bölgede en büyük zarar uğrayan sektör müteahhitlik oldu. Türk şirketlerin hala 1.5 milyar dolarlık alacağı bulunuyor.
İnşaat dışında sağlık, perakende, turizm ve enerji alanında Türk şirketlerin yatırımları bulunuyor. Son olarak Çukurova Holding’in patronu Mehmet Emin Karamehmet’in hissedarı olduğu Genel Energy, Kuzey Irak Kürt Yönetimi Bölgesi’nde bulunan Taq Taq petrol sahasında daha fazla yatırım yapmayı hedeflediğini açıkladı. Ayrıca Mado, Kuzey Irak’taki 4’üncü mağazasının açılışını yaptı.
Navlun yaklaşık 2 bin 500 dolar artacak
Lojistik sektörü uzmanlarına göre, Habur sınır kapısının alternatifi İran’a çıkış kapısı olan Gürbulak Sınır Kapısı olabilir. Çünkü Esendere’nin kapasitesi çok sınırlı, altyapısı uygun değil. Ancak Gürbulak Sınır Kapısı’nın kapasitesi de Habur kadar büyük değil. Habur’dan günde 1700 TIR geçiş yapabiliyor. Ancak Gürbulak Sınır Kapısı’nın kapasitesi 600-700 arası.
Sektör temsilcileri, “Gürbulak’tan günde 450 araç geçiyor. İran ve Türkiye gümrükleri çok iyi çalışırsa en fazla buradan günlük 700 araç geçebilir” diyor. Bu da Habur’u by-pass geçerek Irak’a Gürbulak üzerinden gidilmesinin bu sınır kapısında km’lerce kuyruğa neden olacağı anlamına geliyor. Sektör uzmanları hem zaman hem maliyet açısından büyük sıkıntı yaşanacağı görüşünde. Şu anda Habur Sınır Kapısı kullanılarak 700 ila 1000 dolar arasında navlun ödeniyor. Ancak Gürbulak’tan geçiş yapıldığında, yani İran üzerinden gidildiğinde sektör temsilcilerine göre navlun yaklaşık 3 bin 500 dolara kadar çıkacak.
Kaynak:gumruktv.com.tr
from Aeroportist I Güncel Havacılık Haberleri http://ift.tt/2wLGX0C
via IFTTT
Uçaklarda ‘Ayakta Seyahat’ Dönemi Başlayabilir Mi? VivaColombia adındaki uygun fiyatlı hava yolu firması, uçaklarından koltukları kaldırarak bilet maliyetlerini düşürme fikrini ortaya attı. VivaColombia adındaki hava yolu şirketi, biletlerinin fiyatlarını düşürmek için uçaklarından koltukları kaldırarak yolcuların ayakta seyahat etmeye başlamasının önünü açmayı planlıyor. Uçak biletlerinin fiyatlarındaki artış her kesimden insanın bütçesini iyiden iyiye zorlamaya başladı. Firmaların bunu görerek iyi niyetle ya da çıkar amacıyla uçaklarında konforu azaltarak daha çok yolcuya yer açıp fiyatları aşağı çekme çabası sürüyor. Bunu hedefleyen bir havayolu firması da VivaColombia oldu. Uçaklarından koltukları kaldırmayı planladığını hedefleyen havayolu şirketi, uçak bileti fiyatlarını indirecek ve konforu dibe gömecek. Kısa süreli yolculuklar için (örnek: İzmir, İstanbul, Ankara arası) oldukça mantıklı olabileceğini düşündüğümüz bu durum, zaten kısa olan yolculuk süresince biraz rahatsızlık yaşatacak olsa da 8 saat civarı süren otobüs yolculuğunun rahatsızlığı ve vakit kaybından düşük bütçelileri, çoğunlukla öğrencileri, kurtaracaktır. Firmanın kurucusu ve CEO’su ile yapılan röportajda: “İnsanlar uzun bir zamandır ayakta uçak yolculuğu yapmak için arayış içindeler. Bizler de bu talebi görüyoruz ve yolculuğun daha ucuz hale gelmesi için her şeyi yapmaya hazırız.” denildi. Hava filosuna 15 yeni Airbus 320’yi ekleyecek olan uygun fiyatlı hava yolları firması, kendini Kolombiya’da gelişmekte olan turizm sektöründe öne geçirecek. Uçakların 2018 yılında kullanılmaya başlanarak ücretlere direkt bir düşüş olarak yansıyacağı biliniyor ancak koltukların kaldırılıp kaldırılmayacağı henüz kesin olarak belirlenmiş değil. Bundan yaklaşık 10 yıl kadar önce dikey koltuk konsepti üzerinde çalışan Airbus, bu koltuklara yolcuların “bağlanması” şeklinde bir konsept oluşturdu. 2010 yılında Ryanair CEO’su fikirle dalga geçerek şöyle sözler sarfetti: “Uçak dediğiniz şey kanatları olan bir otobüstür. Allah korusun, eğer bir uçak kazası yaşarsanız, emniyet kemeri sizi kurtaramayacak. Emniyet kemeri size sadece arabalarda gerekli.” demişti. İşin mantıklı tarafına bakarsak, ayakta yolculuk, en kısa uçuşlarda bile tehlikeye oldukça müsait görünüyor. Her uçuşta küçük ya da büyük bir kaç türbülans uçakta sarsıntı ve irtifa kaybına neden olur, bunun gibi durumlar koltuklu “normal” uçuşlarda tehlike teşkil etmezken ayakta bir yolculuk esnasında kabinde kaotik sonuçlar doğurabilir. Bizim görüşümüzce, koltuklar yerine kabin içerisindeki eğlence araçları, ücretsiz ikramlar ya da benzeri hizmetleri kaldırarak, uçağın iç dizaynını olabildikçe minimalize ederek maliyeti düşürme yoluna gidilmesi çok daha güvenli bir fiyat düşürme politikası olacaktır. Kaynak:webtekno.com “Standing Seat” yani ayakta koltuğu deneyen bir yolcu, ne kadar konforlu(!) bir yolculuk yaşayacağı gözlerinden anlaşılıyor .)
VivaColombia adındaki uygun fiyatlı hava yolu firması, uçaklarından koltukları kaldırarak bilet maliyetlerini düşürme fikrini ortaya attı.
VivaColombia adındaki hava yolu şirketi, biletlerinin fiyatlarını düşürmek için uçaklarından koltukları kaldırarak yolcuların ayakta seyahat etmeye başlamasının önünü açmayı planlıyor.
Uçak biletlerinin fiyatlarındaki artış her kesimden insanın bütçesini iyiden iyiye zorlamaya başladı. Firmaların bunu görerek iyi niyetle ya da çıkar amacıyla uçaklarında konforu azaltarak daha çok yolcuya yer açıp fiyatları aşağı çekme çabası sürüyor. Bunu hedefleyen bir havayolu firması da VivaColombia oldu. Uçaklarından koltukları kaldırmayı planladığını hedefleyen havayolu şirketi, uçak bileti fiyatlarını indirecek ve konforu dibe gömecek. Kısa süreli yolculuklar için (örnek: İzmir, İstanbul, Ankara arası) oldukça mantıklı olabileceğini düşündüğümüz bu durum, zaten kısa olan yolculuk süresince biraz rahatsızlık yaşatacak olsa da 8 saat civarı süren otobüs yolculuğunun rahatsızlığı ve vakit kaybından düşük bütçelileri, çoğunlukla öğrencileri, kurtaracaktır.
Firmanın kurucusu ve CEO’su ile yapılan röportajda: “İnsanlar uzun bir zamandır ayakta uçak yolculuğu yapmak için arayış içindeler. Bizler de bu talebi görüyoruz ve yolculuğun daha ucuz hale gelmesi için her şeyi yapmaya hazırız.” denildi.
Hava filosuna 15 yeni Airbus 320’yi ekleyecek olan uygun fiyatlı hava yolları firması, kendini Kolombiya’da gelişmekte olan turizm sektöründe öne geçirecek. Uçakların 2018 yılında kullanılmaya başlanarak ücretlere direkt bir düşüş olarak yansıyacağı biliniyor ancak koltukların kaldırılıp kaldırılmayacağı henüz kesin olarak belirlenmiş değil.
Bundan yaklaşık 10 yıl kadar önce dikey koltuk konsepti üzerinde çalışan Airbus, bu koltuklara yolcuların “bağlanması” şeklinde bir konsept oluşturdu. 2010 yılında Ryanair CEO’su fikirle dalga geçerek şöyle sözler sarfetti: “Uçak dediğiniz şey kanatları olan bir otobüstür. Allah korusun, eğer bir uçak kazası yaşarsanız, emniyet kemeri sizi kurtaramayacak. Emniyet kemeri size sadece arabalarda gerekli.” demişti.
İşin mantıklı tarafına bakarsak, ayakta yolculuk, en kısa uçuşlarda bile tehlikeye oldukça müsait görünüyor. Her uçuşta küçük ya da büyük bir kaç türbülans uçakta sarsıntı ve irtifa kaybına neden olur, bunun gibi durumlar koltuklu “normal” uçuşlarda tehlike teşkil etmezken ayakta bir yolculuk esnasında kabinde kaotik sonuçlar doğurabilir. Bizim görüşümüzce, koltuklar yerine kabin içerisindeki eğlence araçları, ücretsiz ikramlar ya da benzeri hizmetleri kaldırarak, uçağın iç dizaynını olabildikçe minimalize ederek maliyeti düşürme yoluna gidilmesi çok daha güvenli bir fiyat düşürme politikası olacaktır.
Kaynak:webtekno.com
“Standing Seat” yani ayakta koltuğu deneyen bir yolcu, ne kadar konforlu(!) bir yolculuk yaşayacağı gözlerinden anlaşılıyor .)
from Aeroportist I Güncel Havacılık Haberleri http://ift.tt/2jNkRtD
via IFTTT