22 Eylül 2017 Cuma

Uçaklarda ‘Ayakta Seyahat’ Dönemi Başlayabilir Mi?


via Aeroportist I Güncel Havacılık Haberleri http://ift.tt/2jNkRtD

Kilo vermenin dayanılmaz hafifliği


via Aeroportist I Güncel Havacılık Haberleri http://ift.tt/2xWyWLw

Kilo vermenin dayanılmaz hafifliği Kilo vermenin 6 yararı Yüzde 5 – 10 oranında kilo vermenin faydaları Kilo vermeyi düşünürken, çoğu kişide “ideal” vücut ağırlığı ya da nihai bir kilo kaybı hedefi vardır. İnsanlar, düzinelerce kilo vermedikçe daha sağlıklı olmayacaklarını düşünürler. Bu bir yanlış anlamadır. Araştırmalar, kilo vermenin getirdiği faydaların yüzde 5-10 oranında kaybedilen kiloyla ortaya çıktığını göstermektedir. Bu, 200 kilo ağırlığında bir kişinin 10 ila 20 kilo civarından bir kilo kaybından büyük fayda sağlayacağı anlamına gelir. Birçok obezite vakasında, yüzde 5-10 oranında verilen kilo insanların sahip olduğu yandaş hastalıklarda azalma olduğunu gösterir. BariatrikLab Obezite ve Metabolik Cerrahi Merkezi kurucusu Prof. Dr. Halil Coşkun, mütevazi bir şekilde kilo vermenin genel anlamda sağlığımızı nasıl etkileyeceği konusunda şu bilgileri verdi: KOLESTEROL LDL olarak da adlandırılan kötü kolesterolümüzü düşüren ilaçlar mevcut olsa da doktorlar ve hastalar HDL olarak adlandırılan iyi kolesterolü artırmanın (birkaç puan bile olsa) ne kadar zor olduğunu bilirler. Yüzde 5-10 oranında bir ağırlık kaybı HDL kolesterolünde beş puanlık bir artışa neden olabilir. Bu, HDL’yi yükselterek, bir bireyin kalp hastalığı geliştirme riskini düşürebilir. Erkekler için 40 mg / dl’den fazla ve kadınlarda 50 mg’dan fazla HDL kolestrolü kalp hastalıklarına karşı koruyucu görevi görür. Kanda yüksek miktarda zararlı diğer yağ benzeri parçacıklar var. Bunlara trigliseritler denir. Yüksek miktarda trigliseritleri olan insanlar, diğer sorunlar arasında kalp krizi ve felç riski altındadır. Normal seviyenin 150 mg / dl’nin altında olması gerekirken, 200 mg / dl’nin üzerindeki herhangi bir miktar yüksek kabul edilir. Vücut ağırlığının yüzde 5-10’unu kaybetmenin trigliseridlerde 40 mg / dl’lik bir düşüşe sebep olduğu gösterildi ki bu önemli bir düşüştür. Bu seviye, aşırı alkol alımının azaltılmasının yanı sıra, egzersiz yapılarak, konsantre şekerler, karbonhidratlar ve yağlar için düşük bir diyet uygulayarak daha da gelişebilir. YÜKSEK TANSİYON Fazla vücut ağırlığı, hipertansiyon vakalarının yaklaşık yüzde 25-30’unu oluşturur. Artan vücut ağırlığı hemodinamik anormalliklere ve kan basıncının yükselmesine neden olan diğer değişikliklere neden olur. Yüzde 5-10’luk bir kilo kaybıyla hem sistolik hem de diyastolik kan basıncı ortalama 5 mmHg azalır. Sebzeler, meyveler yiyerek ve az yağlı süt içerek, tuz kısıtlı bir diyet yaparak, bu kilo kaybı potansiyel olarak daha da yükseltilebilir. DİYABET Şeker hastalığını taramak ve tedavisini izlemek için kullanılan laboratuvar belirteçlerinden birine Hemoglobin A1C adı verilir. Bu belirteç normal seviye 6.5’in altında olmalıdır. Araştırmalar, yüzde 5-10 kilo vermenin bu işaretleyiciyi ortalama yarı yarıya azaltabileceğini gösteriyor. Bu, bazı anti-diyabetik hapların kan şekerleri üzerindeki etkisine yakındır. İNSÜLİN DİRENCİ Kilo artışı ile görülen bir başka durum, insülin direnci adı verilen bir fenomendir. Bu bozuklukta, pankreas insülin adı verilen hormonu normalden daha fazla üretir. İnsülin kan şekeri düzeylerini normal tutmaktan sorumludur. Bu durumda, dokuların insülin etkilerine karşı dirençli olduğu için yüksek düzeyde insülin gerekir. Birisi insülin direncine sahip olduğunda, kandaki yüksek insülin seviyesi, özellikle bel bölgesinde, anormal kolestrole, bazen erkeklerde saç dökülmesine, kısırlığa ve kadınlarda hormon düzeylerinde belli bir değişikliğe neden olur. Yüzde 5-10 oranında kilo kaybının, insülin düzeylerini önemli ölçüde düşürdüğü ve bu nedenle bu koşulların tersine çevrilmesine yardımcı olduğu bulunmuştur. UYKU APNESİ Obstrüktif uyku apnesi, aşırı miktarda horlayan ya da uyku esnasında yeterli miktarda hava teneffüs edemeyen hastalarda sıklıkla teşhis edilen bir uyku bozukluğudur. Bunun nedeni, uyku esnasında duraklamalar ve solunum boşluklarıdır. Bu hastalık yetersiz oksijenasyona neden olur. Bu, gün boyunca yorgunluk ve uyku haline neden olur. Aynı zamanda, bazı hastalıkların tedavi, örneğin hipertansiyon gibi, süresini uzatır. Uyku apnesi ortaya çıktığında, kandaki oksijen seviyeleri uyku sırasında çok düşüktür ve CPAP adı verilen bir solunum cihazı kullanılması gereklidir. Yüzde 5-10’luk bir kilo kaybının uyku apnesini düzeltebileceği ve bazen apne çok şiddetli olmadığı taktirde hastaları CPAP solunum makinesinden kurtarabileceği ihtimal dahilindedir. Bu, bazıları için büyük bir başarıdır, çünkü bir CPAP kullanmak hayat kurtarıcıdır, ancak bunu kullananlar tarafından sıklıkla hantal olarak algılanmaktadır. İLTİHAP Fazla ağırlığın insan vücudundaki hücrelere etkisini inceleyen çalışmalarda, yağ hücrelerinin ve özellikle de abdominal yağ hücrelerinin, kan damarlarında iltihaplanmaya neden olan çok sayıda madde ürettiği görülmüştür. Bu enflamasyon daha sonra plaklara ve pıhtılara neden olabilir ve kalp atım hızını etkileyerek kalp krizine neden olabilir. Kilo kaybı yüzde 10 düzeyine ulaştığında, kan dolaşımındaki iltihaplanmaya neden olan maddelerin seviyeleri önemli ölçüde düşer ve bu nedenle vasküler hasar riski de azalır. Bütün bu faydalar yüzde 5-10 gibi düşük bir orandaki kilo kaybıyla ortaya çıkar. Nihai olarak kalp krizi veya felç geçirme ihtimalini de önemli ölçüde azaltır. Ilımlı bir ağırlık değişimi halihazırda muazzam sağlık yararlarına neden olmaktadır.

Kilo vermenin 6 yararı

Yüzde 5 – 10 oranında kilo vermenin faydaları

Kilo vermeyi düşünürken, çoğu kişide “ideal” vücut ağırlığı ya da nihai bir kilo kaybı hedefi vardır. İnsanlar, düzinelerce kilo vermedikçe daha sağlıklı olmayacaklarını düşünürler.

Bu bir yanlış anlamadır. Araştırmalar, kilo vermenin getirdiği faydaların yüzde 5-10 oranında kaybedilen kiloyla ortaya çıktığını göstermektedir. Bu, 200 kilo ağırlığında bir kişinin 10 ila 20 kilo civarından bir kilo kaybından büyük fayda sağlayacağı anlamına gelir.

Birçok obezite vakasında, yüzde 5-10 oranında verilen kilo insanların sahip olduğu yandaş hastalıklarda azalma olduğunu gösterir.

BariatrikLab Obezite ve Metabolik Cerrahi Merkezi kurucusu Prof. Dr. Halil Coşkun, mütevazi bir şekilde kilo vermenin genel anlamda sağlığımızı nasıl etkileyeceği konusunda şu bilgileri verdi:

KOLESTEROL

LDL olarak da adlandırılan kötü kolesterolümüzü düşüren ilaçlar mevcut olsa da doktorlar ve hastalar HDL olarak adlandırılan iyi kolesterolü artırmanın (birkaç puan bile olsa) ne kadar zor olduğunu bilirler.

Yüzde 5-10 oranında bir ağırlık kaybı HDL kolesterolünde beş puanlık bir artışa neden olabilir. Bu, HDL’yi yükselterek, bir bireyin kalp hastalığı geliştirme riskini düşürebilir. Erkekler için 40 mg / dl’den fazla ve kadınlarda 50 mg’dan fazla HDL kolestrolü kalp hastalıklarına karşı koruyucu görevi görür.

Kanda yüksek miktarda zararlı diğer yağ benzeri parçacıklar var. Bunlara trigliseritler denir. Yüksek miktarda trigliseritleri olan insanlar, diğer sorunlar arasında kalp krizi ve felç riski altındadır. Normal seviyenin 150 mg / dl’nin altında olması gerekirken, 200 mg / dl’nin üzerindeki herhangi bir miktar yüksek kabul edilir.

Vücut ağırlığının yüzde 5-10’unu kaybetmenin trigliseridlerde 40 mg / dl’lik bir düşüşe sebep olduğu gösterildi ki bu önemli bir düşüştür. Bu seviye, aşırı alkol alımının azaltılmasının yanı sıra, egzersiz yapılarak, konsantre şekerler, karbonhidratlar ve yağlar için düşük bir diyet uygulayarak daha da gelişebilir.

YÜKSEK TANSİYON

Fazla vücut ağırlığı, hipertansiyon vakalarının yaklaşık yüzde 25-30’unu oluşturur. Artan vücut ağırlığı hemodinamik anormalliklere ve kan basıncının yükselmesine neden olan diğer değişikliklere neden olur. Yüzde 5-10’luk bir kilo kaybıyla hem sistolik hem de diyastolik kan basıncı ortalama 5 mmHg azalır. Sebzeler, meyveler yiyerek ve az yağlı süt içerek, tuz kısıtlı bir diyet yaparak, bu kilo kaybı potansiyel olarak daha da yükseltilebilir.

DİYABET

Şeker hastalığını taramak ve tedavisini izlemek için kullanılan laboratuvar belirteçlerinden birine Hemoglobin A1C adı verilir. Bu belirteç normal seviye 6.5’in altında olmalıdır. Araştırmalar, yüzde 5-10 kilo vermenin bu işaretleyiciyi ortalama yarı yarıya azaltabileceğini gösteriyor. Bu, bazı anti-diyabetik hapların kan şekerleri üzerindeki etkisine yakındır.

İNSÜLİN DİRENCİ

Kilo artışı ile görülen bir başka durum, insülin direnci adı verilen bir fenomendir. Bu bozuklukta, pankreas insülin adı verilen hormonu normalden daha fazla üretir. İnsülin kan şekeri düzeylerini normal tutmaktan sorumludur. Bu durumda, dokuların insülin etkilerine karşı dirençli olduğu için yüksek düzeyde insülin gerekir.

Birisi insülin direncine sahip olduğunda, kandaki yüksek insülin seviyesi, özellikle bel bölgesinde, anormal kolestrole, bazen erkeklerde saç dökülmesine, kısırlığa ve kadınlarda hormon düzeylerinde belli bir değişikliğe neden olur. Yüzde 5-10 oranında kilo kaybının, insülin düzeylerini önemli ölçüde düşürdüğü ve bu nedenle bu koşulların tersine çevrilmesine yardımcı olduğu bulunmuştur.

UYKU APNESİ

Obstrüktif uyku apnesi, aşırı miktarda horlayan ya da uyku esnasında yeterli miktarda hava teneffüs edemeyen hastalarda sıklıkla teşhis edilen bir uyku bozukluğudur. Bunun nedeni, uyku esnasında duraklamalar ve solunum boşluklarıdır. Bu hastalık yetersiz oksijenasyona neden olur. Bu, gün boyunca yorgunluk ve uyku haline neden olur. Aynı zamanda, bazı hastalıkların tedavi, örneğin hipertansiyon gibi, süresini uzatır.

Uyku apnesi ortaya çıktığında, kandaki oksijen seviyeleri uyku sırasında çok düşüktür ve CPAP adı verilen bir solunum cihazı kullanılması gereklidir. Yüzde 5-10’luk bir kilo kaybının uyku apnesini düzeltebileceği ve bazen apne çok şiddetli olmadığı taktirde hastaları CPAP solunum makinesinden kurtarabileceği ihtimal dahilindedir. Bu, bazıları için büyük bir başarıdır, çünkü bir CPAP kullanmak hayat kurtarıcıdır, ancak bunu kullananlar tarafından sıklıkla hantal olarak algılanmaktadır.

İLTİHAP

Fazla ağırlığın insan vücudundaki hücrelere etkisini inceleyen çalışmalarda, yağ hücrelerinin ve özellikle de abdominal yağ hücrelerinin, kan damarlarında iltihaplanmaya neden olan çok sayıda madde ürettiği görülmüştür. Bu enflamasyon daha sonra plaklara ve pıhtılara neden olabilir ve kalp atım hızını etkileyerek kalp krizine neden olabilir. Kilo kaybı yüzde 10 düzeyine ulaştığında, kan dolaşımındaki iltihaplanmaya neden olan maddelerin seviyeleri önemli ölçüde düşer ve bu nedenle vasküler hasar riski de azalır.

Bütün bu faydalar yüzde 5-10 gibi düşük bir orandaki kilo kaybıyla ortaya çıkar. Nihai olarak kalp krizi veya felç geçirme ihtimalini de önemli ölçüde azaltır. Ilımlı bir ağırlık değişimi halihazırda muazzam sağlık yararlarına neden olmaktadır.



from Aeroportist I Güncel Havacılık Haberleri http://ift.tt/2xWyWLw
via IFTTT

Afrika ile Ticaret Kitabı


via Aeroportist I Güncel Havacılık Haberleri http://ift.tt/2wFEZEc

Afrika ile Ticaret Kitabı TRADE WITH AFRICA – KİTAP ÖZETİ – DR. MURAT DÜZGÜN Lojistik; hammaddeler, yedek parçalar, nihai ürünler olarak ürünlerin çıkış noktasından tüketim noktasına kadar olan ilgili hareketleri dahilinde yapılan taşımacılık, depolama, gümrükleme vd. tüm faaliyetleri kapsamaktadır. Etkin bir taşıma hizmeti, ürüne katma değer sağladığı gibi, pazardaki rekabet gücünü de artırmaktadır. Ürün maliyetlerinin büyük bir kısmını oluşturan lojistik ve özellikle taşımacılık maliyetleri, işletmelerin ve dolayısıyla ülkelerin rekabet gücü üzerinde büyük bir etkiye sahiptir. Bu etkinin pozitif yöne doğru çekilebilmesi için, taşımacılık sektörünün ekonomik etkinlik ve hizmet kalitesi açılarından belirli performans kriterlerini sağlaması gerekmektedir. Dünya dış ticaretinin giderek yoğun küresel rekabet içinde olması ve ilgili firmaların daha dikkatli davranarak, bu küresel liberal ekonomide elde etmek zorunda oldukları kendi farklılıklarına ait gereklilikler hızla zorlaşmaktadır. Dolayısı ile mümkün ise, her bir dış ticaret uygulaması için yenilik ve modeller bulunarak, firmalar kendilerine ait bu farklı olabilme ihtiyaçlarını karşılayabilirler. Bu konjonktürel yapı içinde ülke olarak Türkiye’nin de kendisine layık olan yerini alabilmesi için dış ticaret hacmini arttırması ve ilgili firmalarının küresel rekabette üstünlük sağlayabilmelerini temin edebilmesi amacı ile yeniliklere ve yeni modellere olan ihtiyacı, geçmiş yıllara göre daha da önem kazanmıştır. Bu çalışmanın amacı; bir ülkenin dış ticaretinde lojistik seçeneklerin belirlenmesi ve değerlendirilmesine yönelik bir metodoloji oluşturmaktır. Bu çerçevede Türkiye’deki dış ticaret yapan firmaların Afrika ile iş hacmini artırmak ve doğru stratejiler üretmelerini destekleyecek bir model önerisi getirmektir. Bu çalışma, Türkiye ile Afrika arasındaki dış ticaret yapısının genel özelliklerinin ekonomik, politik ve sosyal yapıları ile lojistik hinterland’larını değerlendirmektedir. Bu kapsamda çalışmada araştırma problemi, çalışmanın amacı ve önemi vurgulanmakta, takip eden bölümlerde sırasıyla çalışmaya yön veren uluslararası ticaret ve lojistik yönetimi, uluslararası ticaret ve lojistik, uluslararası ticaretin mevcut durumu, dünya genelinde taşıma ve lojistik modelleri hakkında kapsamlı literatür çalışması yer almaktadır. Çalışmayı bir bütün olarak ve tek başına anlaşır kılabilmek için son bölümlerde, bu çalışmayla geliştirilen modele dayanak olan çok kriterli karar verme modellerinin detaylarını açıklamaktadır. Gerçekleştirilen bu çalışmanın, saptanan kriterler ve oluşturulan model(ler)den, Afrika ile çalışan ve çalışma niyetinde bulunan kuruluşların lojistik maliyetleri, müşterilerine karşı daha kaliteli ve hızlı cevap verebilme yetenekleri ve ayrıca ilgili süre ve süreçleri kısaltabilmeleri konularında faydalı olabilmesi beklenmektedir…

TRADE WITH AFRICA – KİTAP ÖZETİ – DR. MURAT DÜZGÜN

Lojistik; hammaddeler, yedek parçalar, nihai ürünler olarak ürünlerin çıkış noktasından tüketim noktasına kadar olan ilgili hareketleri dahilinde yapılan taşımacılık, depolama, gümrükleme vd. tüm faaliyetleri kapsamaktadır. Etkin bir taşıma hizmeti, ürüne katma değer sağladığı gibi, pazardaki rekabet gücünü de artırmaktadır. Ürün maliyetlerinin büyük bir kısmını oluşturan lojistik ve özellikle taşımacılık maliyetleri, işletmelerin ve dolayısıyla ülkelerin rekabet gücü üzerinde büyük bir etkiye sahiptir. Bu etkinin pozitif yöne doğru çekilebilmesi için, taşımacılık sektörünün ekonomik etkinlik ve hizmet kalitesi açılarından belirli performans kriterlerini sağlaması gerekmektedir.

Dünya dış ticaretinin giderek yoğun küresel rekabet içinde olması ve ilgili firmaların daha dikkatli davranarak, bu küresel liberal ekonomide elde etmek zorunda oldukları kendi farklılıklarına ait gereklilikler hızla zorlaşmaktadır. Dolayısı ile mümkün ise, her bir dış ticaret uygulaması için yenilik ve modeller bulunarak, firmalar kendilerine ait bu farklı olabilme ihtiyaçlarını karşılayabilirler. Bu konjonktürel yapı içinde ülke olarak Türkiye’nin de kendisine layık olan yerini alabilmesi için dış ticaret hacmini arttırması ve ilgili firmalarının küresel rekabette üstünlük sağlayabilmelerini temin edebilmesi amacı ile yeniliklere ve yeni modellere olan ihtiyacı, geçmiş yıllara göre daha da önem kazanmıştır.

Bu çalışmanın amacı; bir ülkenin dış ticaretinde lojistik seçeneklerin belirlenmesi ve değerlendirilmesine yönelik bir metodoloji oluşturmaktır. Bu çerçevede Türkiye’deki dış ticaret yapan firmaların Afrika ile iş hacmini artırmak ve doğru stratejiler üretmelerini destekleyecek bir model önerisi getirmektir. Bu çalışma, Türkiye ile Afrika arasındaki dış ticaret yapısının genel özelliklerinin ekonomik, politik ve sosyal yapıları ile lojistik hinterland’larını değerlendirmektedir.

Bu kapsamda çalışmada araştırma problemi, çalışmanın amacı ve önemi vurgulanmakta, takip eden bölümlerde sırasıyla çalışmaya yön veren uluslararası ticaret ve lojistik yönetimi, uluslararası ticaret ve lojistik, uluslararası ticaretin mevcut durumu, dünya genelinde taşıma ve lojistik modelleri hakkında kapsamlı literatür çalışması yer almaktadır. Çalışmayı bir bütün olarak ve tek başına anlaşır kılabilmek için son bölümlerde, bu çalışmayla geliştirilen modele dayanak olan çok kriterli karar verme modellerinin detaylarını açıklamaktadır.

Gerçekleştirilen bu çalışmanın, saptanan kriterler ve oluşturulan model(ler)den, Afrika ile çalışan ve çalışma niyetinde bulunan kuruluşların lojistik maliyetleri, müşterilerine karşı daha kaliteli ve hızlı cevap verebilme yetenekleri ve ayrıca ilgili süre ve süreçleri kısaltabilmeleri konularında faydalı olabilmesi beklenmektedir…



from Aeroportist I Güncel Havacılık Haberleri http://ift.tt/2wFEZEc
via IFTTT

KAZANIN ARDINDAN


via Aeroportist I Güncel Havacılık Haberleri http://ift.tt/2xzqaSu

KAZANIN ARDINDAN Atatürk Havalalimanından kalktıktan bir süre sonra iniş takımı arızalandığı için geri dönen TC-KON tescilli özel jetin nasıl bir tehlike atlattığı hava aydınlanınca ortaya çıktı. İniş takımı arızalandığı için Atatürk Havalimanına acil  inişi yaptığı sırasında pistten çıkarak yanan özel jetin durumu , hava aydınlanınca ortaya çıktı. Tamamen yanarak kullanılmaz hale gelen özel jetin mürettebatı ve yolcusu olası bir faciadan kıl payı kurtuldu. Pistten çıktıktan sonra sürüklenen özel jet, havalimanında bulunan İLS Kulübesine çarparak hızını azaltması uçağın E-5 karayoluna çıkarak araçlara çarpmasını önledi. Uçağın gövdesi yanarak ikiye bölündü Pistten çıktıktan sonra özel jet, önce E-5 karayoluna doğru hızlı bir şekilde sürüklenirken, pisttin sonunda önce İLS kulübesine sonrada su kanallarına çarparak hızını kesti. İniş takımları su kanalında kalan özel jet,  ortadan ikiye bölündü. Sürüklendiği sırada alev alması nedeniyle tamamen yanan jetin içinde bulunan kabin ekibi ve yolcu ise kazadan hafif yara alarak kurtuldu. Kaza ile ilgili inceleme başlatıldı Kazanın ardından  Ulaştırma Bakanlığı’na bağlı  Kaza Kırım Ekipleri inceleme başlatırken, pistten çıkan uçağın kaldırılma işlemleri kaza kırım ekiplerinin yapacağı incelemenin ardından başlayacak. Kaza kırım ekiplerinin bu gün Atatürk Havalimanı apronunda bulunan uçağın enkazında inceleme yapacağı öğrenildi. APRON24

Atatürk Havalalimanından kalktıktan bir süre sonra iniş takımı arızalandığı için geri dönen TC-KON tescilli özel jetin nasıl bir tehlike atlattığı hava aydınlanınca ortaya çıktı.

İniş takımı arızalandığı için Atatürk Havalimanına acil  inişi yaptığı sırasında pistten çıkarak yanan özel jetin durumu , hava aydınlanınca ortaya çıktı. Tamamen yanarak kullanılmaz hale gelen özel jetin mürettebatı ve yolcusu olası bir faciadan kıl payı kurtuldu. Pistten çıktıktan sonra sürüklenen özel jet, havalimanında bulunan İLS Kulübesine çarparak hızını azaltması uçağın E-5 karayoluna çıkarak araçlara çarpmasını önledi.

Uçağın gövdesi yanarak ikiye bölündü

Pistten çıktıktan sonra özel jet, önce E-5 karayoluna doğru hızlı bir şekilde sürüklenirken, pisttin sonunda önce İLS kulübesine sonrada su kanallarına çarparak hızını kesti. İniş takımları su kanalında kalan özel jet,  ortadan ikiye bölündü. Sürüklendiği sırada alev alması nedeniyle tamamen yanan jetin içinde bulunan kabin ekibi ve yolcu ise kazadan hafif yara alarak kurtuldu.

Kaza ile ilgili inceleme başlatıldı

Kazanın ardından  Ulaştırma Bakanlığı’na bağlı  Kaza Kırım Ekipleri inceleme başlatırken, pistten çıkan uçağın kaldırılma işlemleri kaza kırım ekiplerinin yapacağı incelemenin ardından başlayacak. Kaza kırım ekiplerinin bu gün Atatürk Havalimanı apronunda bulunan uçağın enkazında inceleme yapacağı öğrenildi.

APRON24



from Aeroportist I Güncel Havacılık Haberleri http://ift.tt/2xzqaSu
via IFTTT