13 Eylül 2017 Çarşamba

Lojistik Eğitim Standartları Çalıştayı sonrası alınan kararlar


via Aeroportist I Güncel Havacılık Haberleri http://ift.tt/2y5XazO

Kargo Gerçekleri Sempozyumu’na Turkish Cargo da Katılıyor “Kargo Gerçekleri Sempozyumu”na Turkish Cargo da Katılıyor 23. Yıllık “Kargo Gerçekleri Sempozyumu” hava kargo endüstrisini birbirine bağlayan olaylardan biri. Kargo Gerçekleri Sempozyum 2017’ye Turkish Cargo ‘yu temsilen Turhan Özen‘in katılacağı açıklandı. Kargo Gerçekleri Sempozyumu, endüstrinin geleceği ile ilgili eleştirel tartışmalar yapmak için dünyanın dört bir yanından üst düzey yöneticilere ev sahipliği yapan  “kaçırılmayacak” bir endüstri etkinliğidir. Dahil olan, sektörde önde gelen yöneticiler listesinde Turhan Özen‘in de adı var: – John Ackerman, EVP, Küresel Strateji ve Geliştirme, Dallas Fort Worth Havaalanı – Jim Bellinder, Başkan Yardımcısı, Ticari, Amerika, United Airlines Kargo – Atlas Air Worldwide Holdings’in Başkanı ve CEO’su William Flynn – Turhan Özen, Kargo Sorumlusu, Turkish Cargo – Mark Thorpe, Ontario Havaalanı Baş Geliştirme Görevlisi Etkinlik Ritz-Carlton South Beach Miami’de, 2 – 4 Ekim 2017 tarihlerinde düzenlenecek.  

“Kargo Gerçekleri Sempozyumu”na Turkish Cargo da Katılıyor

23. Yıllık “Kargo Gerçekleri Sempozyumu” hava kargo endüstrisini birbirine bağlayan olaylardan biri. Kargo Gerçekleri Sempozyum 2017’ye Turkish Cargo ‘yu temsilen Turhan Özen‘in katılacağı açıklandı.

Kargo Gerçekleri Sempozyumu, endüstrinin geleceği ile ilgili eleştirel tartışmalar yapmak için dünyanın dört bir yanından üst düzey yöneticilere ev sahipliği yapan  “kaçırılmayacak” bir endüstri etkinliğidir. Dahil olan, sektörde önde gelen yöneticiler listesinde Turhan Özen‘in de adı var:

– John Ackerman, EVP, Küresel Strateji ve Geliştirme, Dallas Fort Worth Havaalanı
– Jim Bellinder, Başkan Yardımcısı, Ticari, Amerika, United Airlines Kargo
– Atlas Air Worldwide Holdings’in Başkanı ve CEO’su William Flynn
– Turhan Özen, Kargo Sorumlusu, Turkish Cargo
– Mark Thorpe, Ontario Havaalanı Baş Geliştirme Görevlisi

Etkinlik Ritz-Carlton South Beach Miami’de, 2 – 4 Ekim 2017 tarihlerinde düzenlenecek.

 



from Aeroportist I Güncel Havacılık Haberleri http://ift.tt/2jpg9Sr
via IFTTT

Kargo Gerçekleri Sempozyumu’na Turkish Cargo da Katılıyor


via Aeroportist I Güncel Havacılık Haberleri http://ift.tt/2jpg9Sr

“Şirketler öğrencilerimizi usta-çırak anlayışıyla yetiştirsin”


via Aeroportist I Güncel Havacılık Haberleri http://ift.tt/2eVCZMC

“Şirketler öğrencilerimizi usta-çırak anlayışıyla yetiştirsin” “VİZYONERLERLE BULUŞMALAR”DA KONUŞAN PROF.DR. KEMAL SUHER: “Şirketler öğrencilerimizi usta-çırak anlayışıyla yetiştirsin”dedi Dijital Sistem Geliştiricileri Derneği’nin (DSDER), üyelerine yönelik geliştirdiği “Vizyonerlerle Buluşmalar” adlı seri etkinlikleri devam ediyor. Söz konusu etkinlikler çerçevesinde Bahçeşehir Üniversitesi (BAU) İletişim Fakültesi Dekanı Prof.Dr. H. Kemal Suher, DSDER üyelerine bilgi verirken üniversite-sanayi işbirliği çerçevesinde şirketlere öğrenci gönderdiklerini belirterek “Stajyer yolladığımız proje ortaklarımızdan öğrencilerimizi usta-çırak anlayışıyla yetiştirmelerini istiyoruz” diyor. DSDER’in BAU İletişim Fakültesi’nin Galata Kampüsünde gerçekleştirilen “Vizyonerlerle Buluşmalar etkinliğinde konuşan Dekan Prof. Dr. H. Kemal Suher başlattıkları Ortak Eğitim Programı hakkında bilgiler verdi. Prof. Dr. Suher konuyla ilgili şu bilgileri verdi: “Öğrencilerimiz, haftanın üç günü, eğitim konusunda işbirliği yaptığımız partnerlerle çalışıyor, iki gün bizde ders görüyor. Öğrencinin sigortasını biz ödüyoruz. Partnerlerimizden de öğrencilerimize stajyer gözüyle bakmayıp, onu usta-çırak anlayışıyla yetiştirmesini; hatta iki dersinin notunu da onların vermesini istiyoruz. Üretim sektörü akademinin önünde gidiyor. Bu yüzden biz de üniversite-sanayi işbirliğini farklı bir noktaya taşıdık.” Prof. Dr. Suher, dijital anlamda tüm birimleriyle işbirliğine hazır olduğunu söyledi. DSDER Başkanı Gül Gürer Alimgil de BAU ile ilk adımını attıkları üniversitelerle işbirliği çalışmalarını hızlandıracaklarını vurguladı. Konuşmasında son yıllarda internet ve sosyal medya alanlarında yaşanan gelişmelerin iletişim ve marka yönetimine etkilerini özetleyen Prof. Dr. Suher’in anlattıklarını sizin şöyle özetledik: Mesajınız sosyal medyaya yansıdıktan sonra artık onun sahibi olmaktan çıkıyorsunuz. İletişim kazalarını önlemek için profesyonel destek alın, bir iletişim uzmanı istihdam edin. Z kuşağına samimi olun, yalan söylediğinizi fark ederse anında üstünüzü çizdiğini unutmayın Marka inanç ve faydalara çıkan en kestirme yoldur. Marka yaratmak istiyorsanız basit, akılda kalıcı özellikleri öne çıkarın. Devletleri de markalar anlatıp yapılandırıyor. Günümüzde tüketici eğilimleri çevresel sürdürülebilirlik, kişiselleştirme, organik, çok kültürlülük ve zaman kazandırma özellikleriyle karşımıza çıkıyor. Etkinliğin sonunda DSDER Başkanı Gül Gürer Alimgil, başta verdiği bilgilerden dolayı Prof. Dr. Suher’e teşekkür edip, “Üniversite-sanayi işbirliği çerçevesinde biz de DSDER olarak tüm ilgili üniversitelerle işbirliklerimizi genişletmeyi hedefliyoruz” dedi.

“VİZYONERLERLE BULUŞMALAR”DA KONUŞAN PROF.DR. KEMAL SUHER:

“Şirketler öğrencilerimizi usta-çırak anlayışıyla yetiştirsin”dedi

Dijital Sistem Geliştiricileri Derneği’nin (DSDER), üyelerine yönelik geliştirdiği “Vizyonerlerle Buluşmalar” adlı seri etkinlikleri devam ediyor. Söz konusu etkinlikler çerçevesinde Bahçeşehir Üniversitesi (BAU) İletişim Fakültesi Dekanı Prof.Dr. H. Kemal Suher, DSDER üyelerine bilgi verirken üniversite-sanayi işbirliği çerçevesinde şirketlere öğrenci gönderdiklerini belirterek “Stajyer yolladığımız proje ortaklarımızdan öğrencilerimizi usta-çırak anlayışıyla yetiştirmelerini istiyoruz” diyor.

DSDER’in BAU İletişim Fakültesi’nin Galata Kampüsünde gerçekleştirilen “Vizyonerlerle Buluşmalar etkinliğinde konuşan Dekan Prof. Dr. H. Kemal Suher başlattıkları Ortak Eğitim Programı hakkında bilgiler verdi. Prof. Dr. Suher konuyla ilgili şu bilgileri verdi: Öğrencilerimiz, haftanın üç günü, eğitim konusunda işbirliği yaptığımız partnerlerle çalışıyor, iki gün bizde ders görüyor. Öğrencinin sigortasını biz ödüyoruz. Partnerlerimizden de öğrencilerimize stajyer gözüyle bakmayıp, onu usta-çırak anlayışıyla yetiştirmesini; hatta iki dersinin notunu da onların vermesini istiyoruz. Üretim sektörü akademinin önünde gidiyor. Bu yüzden biz de üniversite-sanayi işbirliğini farklı bir noktaya taşıdık.”

Prof. Dr. Suher, dijital anlamda tüm birimleriyle işbirliğine hazır olduğunu söyledi. DSDER Başkanı Gül Gürer Alimgil de BAU ile ilk adımını attıkları üniversitelerle işbirliği çalışmalarını hızlandıracaklarını vurguladı. Konuşmasında son yıllarda internet ve sosyal medya alanlarında yaşanan gelişmelerin iletişim ve marka yönetimine etkilerini özetleyen Prof. Dr. Suher’in anlattıklarını sizin şöyle özetledik:

  • Mesajınız sosyal medyaya yansıdıktan sonra artık onun sahibi olmaktan çıkıyorsunuz.
  • İletişim kazalarını önlemek için profesyonel destek alın, bir iletişim uzmanı istihdam edin.
  • Z kuşağına samimi olun, yalan söylediğinizi fark ederse anında üstünüzü çizdiğini unutmayın
  • Marka inanç ve faydalara çıkan en kestirme yoldur. Marka yaratmak istiyorsanız basit, akılda kalıcı özellikleri öne çıkarın. Devletleri de markalar anlatıp yapılandırıyor.
  • Günümüzde tüketici eğilimleri çevresel sürdürülebilirlik, kişiselleştirme, organik, çok kültürlülük ve zaman kazandırma özellikleriyle karşımıza çıkıyor.

Etkinliğin sonunda DSDER Başkanı Gül Gürer Alimgil, başta verdiği bilgilerden dolayı Prof. Dr. Suher’e teşekkür edip, Üniversite-sanayi işbirliği çerçevesinde biz de DSDER olarak tüm ilgili üniversitelerle işbirliklerimizi genişletmeyi hedefliyoruz” dedi.



from Aeroportist I Güncel Havacılık Haberleri http://ift.tt/2eVCZMC
via IFTTT

Çocuklarda El-Ayak-Ağız Salgınına Dikkat! El-Ayak-Ağız hastalığı bazı virüslerin neden olduğu bulaşıcı bir hastalıktır. Etken olan enterovirüs: sıklıkla Uzakdoğu ülkelerinde görülmektedir. Coxsackie ise ülkemiz ve Avrupa ülkelerinde daha sıktır. Yrd. Doç. Dr. Ferit Durankuş, ‘’Bu virüs daha çok yaz ve sonbahar mevsimlerinde görülmektedir. Grip salgınlarından sonra salgın yapabilen ikinci önemli etkendir. Kalabalık yaşayan toplumlarda, çevre düzenlenmesinin bozuk olduğu ülkelerde, kişisel hijyenin iyi olmadığı toplumlarda, virüs bulaşmış su ve besinlerin bulunduğu ortamlarda sık görülür. Etken vücut salgıları ile veya bu enfekte salgılarla temas etmiş yüzeylerden bulaşabilir. Solunum yolundan damlacıkla, direk salgı teması ile, oyuncaklarla, ellerle, dışkı ile bulaşabilir’’ dedi. Vücuda burun veya ağızdan giren virüs mukozal bölgeden lenf nodlarına ulaşır. Burada çoğalır ve viremi meydana getirir. Sinir sistemine, deriye, kalp dokusuna ve diğer sistemlere kan yolu ile ulaşır. Viremi sonunda gittiği organlarda hücre hasarı sonucunda hastalığı meydana getirir. Birçok farklı organı tuttuğu için klinik bulguları da çeşitlilik gösterir. Çocuklarda bu virüslere karşı koruyuculuk düzeyi düşük olduğundan enfeksiyon hastalık semptomları ile seyrederken, erişkinlerde asemptomatik de olabilir. Okan Üniversitesi Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Ferit Durankuş, El-Ayak-Ağız Hastalığı hakkında merak edilenleri anlattı. El-Ayak-Ağız hastalığının en tipik özelliği çocuk yaş gurubunda özellikle de üç yaş altında görülmesidir. Bulaşmayı takiben kuluçka dönemi 5-7 gündür. İlk klinik bulgular halsizlik, kırgınlık halidir. Bunu düşük düzeyde bir ateş takip eder. Ateş 38-38,5 C dir. Ateşin süresi ortalama 3 gündür. Bu süre 7 güne kadar da uzayabilir. Bu ateşli dönemde boğaz ağrısı, yeme sorunları iştahsızlık eşlik eder. Bunun neticesi oral alım kısıtlanır ve çocuklarda sıvı kayıpları görülebilir. IV sıvı vermeyi gerektirecek düzeyde olabilir. Döküntüler ateşle beraber veya ateşten kısa süre sonra çıkabilir. Döküntüler ağız boşluğunda daha sonra da deride gözlenir. Eğer deride döküntü olmaz sadece ağız boşluğunda kalırsa “herpangina” olarak adlandırılır. Ağız boşluğunda sıklıkla arka kısımda yer alır. Küçük, yuvarlak karakterde, sarımsı renkte, zemini eritemli, hemen hemen hepsi birbirinin aynı boyutunda, fazla ağrılı olmayan yaralar şeklindedir. Bu lezyonlar ağız boşluğu çevresinde de görülebilir. Derideki döküntüler makülopapüler, veziküler karakterde olur. Elde avuç içinde, ayak tabanında, ekstremitelerde ve gluteal bölgededir. Zemini yine kırmızı renkte, içi sarımsı renkte sıvı ile dolu, elipsoid lezyonlardır. Geç dönemde bazı çocuklarda tırnaklar kendiliğinden yatağından sökülür ve düşer. Tanı için bu tariflenen üç bulgu önemlidir: Ateş, ağız bulguları ve döküntü olması tanı için yeterlidir. Hastalık 7-10 gün kadar sürer. Ancak virüsün vücut salgılarında ve dışkıda atılımı ile haftalar sürebilmektedir. Tanı klinik bulgulara dayanır. Viral tetkikler gereksizdir. Ancak herhangi bir komplikasyon gelişmiş, kritik bulguları olan, yoğun bakımda tedavi gören vakalarda istenebilir. Virüs ağız salgısından, dışkıdan, derideki lezyonlardan izole edilebilir. Tedavide direk etkin bir antiviral ajan yoktur. Antipiretik analjezikler kullanılabilir. Aspirin kullanılmamalıdır. Ağızdaki yaraların bakımı için lokal uygulamalar, ağız spreyleri, vitamin ve eser element (çinko) desteği verilebilir. Deri lezyonlarının bakımında serum fizyolojik ile yapılacak bakım çoğu kez yeterlidir. İlave bakteriyel bir enfeksiyon yoksa antibiyotik verilmemelidir. Okan Üniversitesi Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Ferit Durankuş, El-Ayak-Ağız Hastalığından korunma yollarını anlattı. El yıkama alışkanlığının çocuklara kazandırılması önemlidir. El yıkamak en önemli koruyucu uygulamadır. Oyuncakların ve çocukların bulunduğu ortamların temizliği önem taşır. Virüs çok fazla dayanıklı değildir. Sabunla dahi etkisiz hale gelebilmektedir. Hasta çocukların özellikle ateşli olduğu dönemlerde izolasyonu önem taşır. Ancak uzun süre dışkı ile virüs atılabildiği için çok sıkı bir izolasyon yapılmaz. Ateşsiz çocuğun yuvaya, kreşe gitmesinde bir sakınca bulunmamaktadır. Bu etkene karşı bir aşı bulunmamaktadır. Hastalık düzeldikten sonra diğer aşıları uygulanabilir, bir engel teşkil etmez.

El-Ayak-Ağız hastalığı bazı virüslerin neden olduğu bulaşıcı bir hastalıktır. Etken olan enterovirüs: sıklıkla Uzakdoğu ülkelerinde görülmektedir. Coxsackie ise ülkemiz ve Avrupa ülkelerinde daha sıktır. Yrd. Doç. Dr. Ferit Durankuş, ‘’Bu virüs daha çok yaz ve sonbahar mevsimlerinde görülmektedir. Grip salgınlarından sonra salgın yapabilen ikinci önemli etkendir. Kalabalık yaşayan toplumlarda, çevre düzenlenmesinin bozuk olduğu ülkelerde, kişisel hijyenin iyi olmadığı toplumlarda, virüs bulaşmış su ve besinlerin bulunduğu ortamlarda sık görülür. Etken vücut salgıları ile veya bu enfekte salgılarla temas etmiş yüzeylerden bulaşabilir. Solunum yolundan damlacıkla, direk salgı teması ile, oyuncaklarla, ellerle, dışkı ile bulaşabilir’’ dedi.

Vücuda burun veya ağızdan giren virüs mukozal bölgeden lenf nodlarına ulaşır. Burada çoğalır ve viremi meydana getirir. Sinir sistemine, deriye, kalp dokusuna ve diğer sistemlere kan yolu ile ulaşır. Viremi sonunda gittiği organlarda hücre hasarı sonucunda hastalığı meydana getirir. Birçok farklı organı tuttuğu için klinik bulguları da çeşitlilik gösterir. Çocuklarda bu virüslere karşı koruyuculuk düzeyi düşük olduğundan enfeksiyon hastalık semptomları ile seyrederken, erişkinlerde asemptomatik de olabilir.

Okan Üniversitesi Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Ferit Durankuş, El-Ayak-Ağız Hastalığı hakkında merak edilenleri anlattı.

El-Ayak-Ağız hastalığının en tipik özelliği çocuk yaş gurubunda özellikle de üç yaş altında görülmesidir. Bulaşmayı takiben kuluçka dönemi 5-7 gündür. İlk klinik bulgular halsizlik, kırgınlık halidir. Bunu düşük düzeyde bir ateş takip eder. Ateş 38-38,5 C dir. Ateşin süresi ortalama 3 gündür. Bu süre 7 güne kadar da uzayabilir. Bu ateşli dönemde boğaz ağrısı, yeme sorunları iştahsızlık eşlik eder. Bunun neticesi oral alım kısıtlanır ve çocuklarda sıvı kayıpları görülebilir. IV sıvı vermeyi gerektirecek düzeyde olabilir.

Döküntüler ateşle beraber veya ateşten kısa süre sonra çıkabilir. Döküntüler ağız boşluğunda daha sonra da deride gözlenir. Eğer deride döküntü olmaz sadece ağız boşluğunda kalırsa “herpangina” olarak adlandırılır. Ağız boşluğunda sıklıkla arka kısımda yer alır. Küçük, yuvarlak karakterde, sarımsı renkte, zemini eritemli, hemen hemen hepsi birbirinin aynı boyutunda, fazla ağrılı olmayan yaralar şeklindedir. Bu lezyonlar ağız boşluğu çevresinde de görülebilir.

Derideki döküntüler makülopapüler, veziküler karakterde olur. Elde avuç içinde, ayak tabanında, ekstremitelerde ve gluteal bölgededir. Zemini yine kırmızı renkte, içi sarımsı renkte sıvı ile dolu, elipsoid lezyonlardır. Geç dönemde bazı çocuklarda tırnaklar kendiliğinden yatağından sökülür ve düşer. Tanı için bu tariflenen üç bulgu önemlidir: Ateş, ağız bulguları ve döküntü olması tanı için yeterlidir. Hastalık 7-10 gün kadar sürer. Ancak virüsün vücut salgılarında ve dışkıda atılımı ile haftalar sürebilmektedir.

Tanı klinik bulgulara dayanır. Viral tetkikler gereksizdir. Ancak herhangi bir komplikasyon gelişmiş, kritik bulguları olan, yoğun bakımda tedavi gören vakalarda istenebilir. Virüs ağız salgısından, dışkıdan, derideki lezyonlardan izole edilebilir.

Tedavide direk etkin bir antiviral ajan yoktur. Antipiretik analjezikler kullanılabilir. Aspirin kullanılmamalıdır. Ağızdaki yaraların bakımı için lokal uygulamalar, ağız spreyleri, vitamin ve eser element (çinko) desteği verilebilir. Deri lezyonlarının bakımında serum fizyolojik ile yapılacak bakım çoğu kez yeterlidir. İlave bakteriyel bir enfeksiyon yoksa antibiyotik verilmemelidir.

Okan Üniversitesi Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Ferit Durankuş, El-Ayak-Ağız Hastalığından korunma yollarını anlattı.

El yıkama alışkanlığının çocuklara kazandırılması önemlidir. El yıkamak en önemli koruyucu uygulamadır. Oyuncakların ve çocukların bulunduğu ortamların temizliği önem taşır. Virüs çok fazla dayanıklı değildir. Sabunla dahi etkisiz hale gelebilmektedir. Hasta çocukların özellikle ateşli olduğu dönemlerde izolasyonu önem taşır. Ancak uzun süre dışkı ile virüs atılabildiği için çok sıkı bir izolasyon yapılmaz. Ateşsiz çocuğun yuvaya, kreşe gitmesinde bir sakınca bulunmamaktadır. Bu etkene karşı bir aşı bulunmamaktadır. Hastalık düzeldikten sonra diğer aşıları uygulanabilir, bir engel teşkil etmez.



from Aeroportist I Güncel Havacılık Haberleri http://ift.tt/2fi7DQN
via IFTTT

UŞAK’A RUANDA’DAN KARDEŞ BELEDİYE GELİYOR EKONOMİK İŞBİRLİĞİ GÖRÜŞMESİ UŞAK VE RUANDA’YI YAKINLAŞTIRDI Ruanda’nın Ankara Büyükelçisi Williams Nkurunziza, ekonomik ve kültürel alanlarda iş birliği sağlamak ve incelemelerde bulunmak amacıyla Uşak’ı ziyaret etti. Büyükelçi, Uşak Belediye Başkanı Nurullah Cahan ve Uşaklı işadamlarıyla bir araya geldi. Yapılan görüşmede ekonomi ve ticari ilişkilerin yanı sıra Uşak Belediyesi için Ruanda’dan kardeş bir belediyenin belirlenmesi de konuşuldu. Ruanda’nın Ankara Büyükelçisi Williams Nkurunziza, Uşak’ta Belediye Başkanı Nurullah Cahan, AK Parti Uşak Milletvekili Alim Tunç, sanayici ve iş adamlarıyla kahvaltı programında bir araya geldi. Ruanda ve Uşak arasında yapılabilecek ekonomik iş birlikleri, sosyal ve kültürel anlamda da çalışmaların konuşulduğu toplantıda Uşak Belediyesi ile kardeş bir belediyenin belirlenmesi de gündeme geldi. Konuyla ilgili Belediye Başkanı Nurullah Cahan, Uşak’tan Ruanda’ya bir heyetin gitmesi konusunda Büyükelçi ile görüşmeler yaptı. Kahvaltı sonrası açıklamalar yapan Büyükelçi Williams Nkurunziza, Uşak’ta olmaktan dolayı emutlu olduğunu dile getirerek “Uşak’ı çok sevdim çünkü harika insanları var. Dün Uşak’a geldiğimde bir yabancıydım ama bugün kendimi ailenin bir parçası gibi hissediyorum. Güzel işlere imza atılacağından eminim.” dedi. Türk insanındaki paylaşımcılık ruhunun Uşak’ta da kendisini belirgin olarak gösterdiğini söyleyen Nkurunziza, Uşak ziyaretindeki amacının şehrin insanlarıyla, yöneticileriyle tanışmak ve ticari ilişkileri güçlendirmek olduğunu belirtti. Sanayi üzerine odaklanacağız Ruanda Büyükelçisi Williams Nkurunziza, “Uşak’ta seramik, deri, yemek ve giyim sektörlerinde ticarete devam etmek, Ruanda ile Uşak arasında ticari hacmi yükseltmek ve bunu sağlarken de liderler arasında ilişkiyi sağlamak ve olabildiğince yatırımlarımızı paylaşmak istiyoruz. Bu kapsamda özellikle sanayi üzerine odaklanacağız. Ekonomik alanda gelişim için çift taraflı yürütülecek olumlu bir diyalog herkes için önemli. Kültürel noktada da bu gelişimi sağlayacağız.” açıklamalarında bulundu. Kentin yemek kültürüne de değinen ve Türkiye’nin tamamında olduğu gibi Uşak’ın da güzel bir damak tadına sahip olduğunu kaydeden Büyükelçi tarhana çorbasının lezzetine tam not verdi. Başkan Cahan: “Uşak’tan Ruanda’ya bir heyet göndereceğiz”Büyükelçi Williams Nkurunziza’nın gerçekleştirdiği ziyaret nedeniyle memnuniyet duyduklarını belirten Uşak Belediye Başkanı Nurullah Cahan, “Yaptığımız görüşmelerin hem ülkemiz hem de Uşak adına oldukça olumlu geçtiğini söyleyebilirim. Sayın Büyükelçi’nin de görüşmelerden memnun kalmasından bizler de mutluluk duyduk. Biz de Uşak’tan bir heyet ile Ruanda’yı ziyaret etmek, burada planladığımız ticari görüşmeleri hayata geçirmek için gerekli görüşmeleri yapmayı planlıyoruz. Böylelikle hem kardeşliğimiz hem de ticari ilişkimiz karşılıklı olarak gelişecek ve Uşak için yeni yatırım alanları oluşmuş olacak.” diye konuştu. Cahan ayrıca Uşak sanayisinin, Ruanda ülke ekonomisine önemli faydalar sağlayabileceğini ve bir yandan da ticaret ve yatırımla Uşak’ın ticaret kapasitesinin arttırılabileceğini ifade etti. Başkan Cahan, ziyaretin gerçekleşmesinde emeği geçen Uşak Milletvekili Alim Tunç’a teşekkürlerini de iletti.

EKONOMİK İŞBİRLİĞİ GÖRÜŞMESİ UŞAK VE RUANDA’YI YAKINLAŞTIRDI

Ruanda’nın Ankara Büyükelçisi Williams Nkurunziza, ekonomik ve kültürel alanlarda iş birliği sağlamak ve incelemelerde bulunmak amacıyla Uşak’ı ziyaret etti. Büyükelçi, Uşak Belediye Başkanı Nurullah Cahan ve Uşaklı işadamlarıyla bir araya geldi. Yapılan görüşmede ekonomi ve ticari ilişkilerin yanı sıra Uşak Belediyesi için Ruanda’dan kardeş bir belediyenin belirlenmesi de konuşuldu.

Ruanda’nın Ankara Büyükelçisi Williams Nkurunziza, Uşak’ta Belediye Başkanı Nurullah Cahan, AK Parti Uşak Milletvekili Alim Tunç, sanayici ve iş adamlarıyla kahvaltı programında bir araya geldi. Ruanda ve Uşak arasında yapılabilecek ekonomik iş birlikleri, sosyal ve kültürel anlamda da çalışmaların konuşulduğu toplantıda Uşak Belediyesi ile kardeş bir belediyenin belirlenmesi de gündeme geldi. Konuyla ilgili Belediye Başkanı Nurullah Cahan, Uşak’tan Ruanda’ya bir heyetin gitmesi konusunda Büyükelçi ile görüşmeler yaptı.

Kahvaltı sonrası açıklamalar yapan Büyükelçi Williams Nkurunziza, Uşak’ta olmaktan dolayı emutlu olduğunu dile getirerek “Uşak’ı çok sevdim çünkü harika insanları var. Dün Uşak’a geldiğimde bir yabancıydım ama bugün kendimi ailenin bir parçası gibi hissediyorum. Güzel işlere imza atılacağından eminim.” dedi.

Türk insanındaki paylaşımcılık ruhunun Uşak’ta da kendisini belirgin olarak gösterdiğini söyleyen Nkurunziza, Uşak ziyaretindeki amacının şehrin insanlarıyla, yöneticileriyle tanışmak ve ticari ilişkileri güçlendirmek olduğunu belirtti.

Sanayi üzerine odaklanacağız
Ruanda Büyükelçisi Williams Nkurunziza, “Uşak’ta seramik, deri, yemek ve giyim sektörlerinde ticarete devam etmek, Ruanda ile Uşak arasında ticari hacmi yükseltmek ve bunu sağlarken de liderler arasında ilişkiyi sağlamak ve olabildiğince yatırımlarımızı paylaşmak istiyoruz. Bu kapsamda özellikle sanayi üzerine odaklanacağız. Ekonomik alanda gelişim için çift taraflı yürütülecek olumlu bir diyalog herkes için önemli. Kültürel noktada da bu gelişimi sağlayacağız.” açıklamalarında bulundu.

Kentin yemek kültürüne de değinen ve Türkiye’nin tamamında olduğu gibi Uşak’ın da güzel bir damak tadına sahip olduğunu kaydeden Büyükelçi tarhana çorbasının lezzetine tam not verdi.

Başkan Cahan: “Uşak’tan Ruanda’ya bir heyet göndereceğiz”
Büyükelçi Williams Nkurunziza’nın gerçekleştirdiği ziyaret nedeniyle memnuniyet duyduklarını belirten Uşak Belediye Başkanı Nurullah Cahan, “Yaptığımız görüşmelerin hem ülkemiz hem de Uşak adına oldukça olumlu geçtiğini söyleyebilirim. Sayın Büyükelçi’nin de görüşmelerden memnun kalmasından bizler de mutluluk duyduk. Biz de Uşak’tan bir heyet ile Ruanda’yı ziyaret etmek, burada planladığımız ticari görüşmeleri hayata geçirmek için gerekli görüşmeleri yapmayı planlıyoruz. Böylelikle hem kardeşliğimiz hem de ticari ilişkimiz karşılıklı olarak gelişecek ve Uşak için yeni yatırım alanları oluşmuş olacak.” diye konuştu.

Cahan ayrıca Uşak sanayisinin, Ruanda ülke ekonomisine önemli faydalar sağlayabileceğini ve bir yandan da ticaret ve yatırımla Uşak’ın ticaret kapasitesinin arttırılabileceğini ifade etti. Başkan Cahan, ziyaretin gerçekleşmesinde emeği geçen Uşak Milletvekili Alim Tunç’a teşekkürlerini de iletti.



from Aeroportist I Güncel Havacılık Haberleri http://ift.tt/2w8SgVc
via IFTTT