13 Eylül 2017 Çarşamba

Dünyanın en büyük havaalanının altyapı bağlantıları R&M’e emanet Bilişim ve iletişim altyapılarına özel kablolama teknolojileri geliştiren İsviçre merkezli Reichle & De-Massari (R&M), İstanbul’un yeni havaalanının son teknolojiler kullanılarak kurulacak network’ünün kablo altyapı tedariğine başladı. R&M yenilikçi kablo altyapısı yeni havaalanının en kritik BT sistemleri için güvenilir ve yüksek performanslı bir platform olarak hizmet verecek. İstanbul’un yeni havaalanı şehrin kuzeyinde 76,5 milyon metrekarenin üzerinde bir alanda 4 faz halinde inşa ediliyor. İlk fazın 2018’de bitirilmesi planlanıyor ve bittiğinde 2 pistiyle 90 milyon yolcuya hizmet verebilecek. Tamamen bitirildiğindeyse 350 noktaya uçuşun gerçekleştirileceği havaalanında yılda 200 milyona yakın yolcuya hizmet verilebilecek. İstanbul’un yeni havaalanı 4 fazı bittiğinde 6 aktif pistle 250 uçağa hizmete verecek ve 18.000 araçlık otoparka sahip olacak. Modern hava taşımacılığında artan şekilde BT sistemlerinin kullanılması ve ona olan bağımlılık, yüksek performanslı kablo ağının tüm iç ve dış telekomünikasyon yanında diğer operasyonel uygulamalar ve hizmetler için de kritik bir platform olmasına neden oluyor. R&M CEO’su Michel Riva, İstanbul’daki yeni havaalanının bölgedeki en büyük projeleri olmasının yanında dünyada da dahil oldukları en büyük projelerden biri olduğunu belirtti. Birinci fazın yapım aşamasında R&M, toplam uzunluğu 4.500 km olan bakır kablo ve 1.600 km’yi aşan fiber optik kablo sağlayacak. Şirket, havacılık sektörü için gerçekleştirdiği büyük çaplı projelerde elde ettiği derin uzmanlık sayesinde kablo altyapısını 2018’in ilk çeyreğinde bitirmeyi hedefliyor. Bu yüksek performanslı kablo ağı güvenlik, polis ve gümrüğün ICT altyapısını da içeren kilit havaalanı sistemlerini birbirine bağlayacak ve destekleyecek. Bu sistemlerin her biri kendine özel renk kodlaması da dahil olmak üzere çeşitli uyarlamalara ihtiyaç duyuyor. Toplam kurulacak RJ45 portlarının sayısı projenin ilk fazında 90.000’i geçecek. Yeni havaalanını inşa eden İGA, en kritik veri merkezi altyapısını dünyanın en yüksek yoğunluktaki fiber kablo yönetim çözümü olan R&M’in en son ve en yenilikçi çözümü Netscale’i de içeren ürünleriyle tasarladı. Havaalanının çok büyük boyutları göz önüne alındığında R&M, tüm kablo altyapısını merkezileştiren ve otomatikleştiren, üstün altyapı yönetim çözümü R&MinteliPhy ile de destekliyor. Bu sayede yönetim çok kolaylaşırken İGA’nın BT ekibi de ihtiyaç duyulduğunda ağı hızla ve rahatlıkla ölçeklendirebilecek. R&M, yapısal kablo endüstrisinin yenilikçi cephesinde yer alıyor ve AR-GE’ye yıllık cirosunun yaklaşık yüzde 5’ini ayırıyor. Şirket, projenin başarısındaki belirleyici etmeni yaygın ürün yelpazesinin en uygun şekilde kişiselleştirilerek kurulması olduğunu kanıtladı. Riva, İstanbul’un yeni havaalanının sahip oldukları inovatif çözümleri sunabilecekleri mükemmel bir fırsat olarak nitelendiriyor. Bu proje için toplamda 45 farklı R&M ürünü seçildi. R&M, sadece bu projeye özel uzman bir ekibi sundukları çözümlerin kurulumu aşamasında inşaat alanında bulunmak üzere görevlendirdi. “ICT pazarında 50 yılı aşkın bir deneyimimiz var. İstanbul’un yeni havaalanı gibi dev projeler, müşterimizin özel isteklerini karşılayacak şekilde geliştirilerek kişiselleştirilmiş ürünlerle katma değer yaratma fırsatı veriyor. Kendimizi en üst düzey İsviçre kalitesini sunmaya adadık. Kablo altyapısı genellikle 20 yıllık yenilenme döngüsüne sahiptir. Bu yüzden de ağın güvenilirliği, kalite açısından test edilmiş ürünlere bağlıdır. İstanbul havaalanı gibi 24 saat durmadan çalışan bir işletmede en üst düzey güvenilirlik büyük öneme sahip. Çünkü herhangi bir kesinti hem operasyonu hem de yolcuları doğrudan etkileyecektir.” R&M bu kalitenin garantisi olarak da yeni havaalanında kurulan kablo altyapısında 25 yıllık performans garantisine sahip olan R&Mfreenet sistemlerini sunuyor. R&M, İstanbul’un yeni havaalanı gibi dev projelerde yer alarak Türkiye pazarındaki lider kablo tedarikçisi pozisyonunu hızla sağlamlaştırıyor. Michel Riva, şirketin zengin tarihi, güçlü müşteri portföyü ve birçok müşteri odaklı sektörde edindiği tecrübelerle Türkiye’deki kablo sektörü için yeni standartlar belirlemeye yardım edeceğine inanıyor. Kablolama iş ortakları için kilit seçim kriterleri İGA CIO’su Ersin İnankul proje için R&M’i seçme kararını açıklarken İstanbul yeni havaalanının dünyanın en büyüğü olacağının altını çiziyor. Yeni alanın dünyadaki TIER 3 sertifikalı ve tamamen dijital ilk havaalanı olacağını belirten İnankul sözlerine şöyle devam ediyor: “Birçok yenilikçi çözüm geliştiriyoruz ve havaalanımız birçok hizmet ve ürün için teknolojik bir referans olacak. Tüm sistemlerin üzerinde çalışacağı altyapının temeli olduğundan işimize kablolama ile başladık. Anons sistemi, yangın alarmları, kameralar, kartlı geçiş sistemleri, uçuş kontrolü ve ATC sistemleri R&M’in yangına karşı dayanıklı bakır kabloları üzerinde çalışacak.” Ersin İnankul iletişim sırasındaki sinyal karışmalarının önüne geçilmesi ve kabloların yüksek performansının kritik önemde olduğunu ve R&M’in kablolarının kalitesinin de bu kilit alanlarda istedikleri faydaları sağladığını belirtiyor. “İsviçre’deki genel merkezde bulunan R&M laboratuarlarında ya da alanda gerçekleştirdiğimiz testlerde hiçbir problemle karşılaşmadık. Bu yüzden R&M’in kablo sistemi üzerinde 9.000 CCTV kamerasını ve 3.000 kartlı geçiş soketini gerçek zamanlı olarak güvenli bir şekilde çalıştırabiliyoruz. İletişimde herhangi bir karışma ya da kayıp olmayacağına dair koruma altında olduklarını biliyoruz.” İGA CIO’su ayrıca kendisinin ve ekibinin tüm süreç boyunca R&M’den aldığı destek nedeniyle de çok memnun olduğunu ifade ediyor. “İhtiyaçlarımızı anladılar ve çözümlerimizi de buna göre uyarladılar. Bu da bizim için onları diğer kablo tedarikçilerinden ayıran en büyük farktı. Ayrıca kesintisiz çalışma, güvenlik, modülerlik, esneklik, kapasite ve uygun fiyat da proje ekibimizin R&M’i seçmesindeki diğer kilit nedenlerdi.”    

Bilişim ve iletişim altyapılarına özel kablolama teknolojileri geliştiren İsviçre merkezli Reichle & De-Massari (R&M), İstanbul’un yeni havaalanının son teknolojiler kullanılarak kurulacak network’ünün kablo altyapı tedariğine başladı. R&M yenilikçi kablo altyapısı yeni havaalanının en kritik BT sistemleri için güvenilir ve yüksek performanslı bir platform olarak hizmet verecek.

İstanbul’un yeni havaalanı şehrin kuzeyinde 76,5 milyon metrekarenin üzerinde bir alanda 4 faz halinde inşa ediliyor. İlk fazın 2018’de bitirilmesi planlanıyor ve bittiğinde 2 pistiyle 90 milyon yolcuya hizmet verebilecek. Tamamen bitirildiğindeyse 350 noktaya uçuşun gerçekleştirileceği havaalanında yılda 200 milyona yakın yolcuya hizmet verilebilecek. İstanbul’un yeni havaalanı 4 fazı bittiğinde 6 aktif pistle 250 uçağa hizmete verecek ve 18.000 araçlık otoparka sahip olacak. Modern hava taşımacılığında artan şekilde BT sistemlerinin kullanılması ve ona olan bağımlılık, yüksek performanslı kablo ağının tüm iç ve dış telekomünikasyon yanında diğer operasyonel uygulamalar ve hizmetler için de kritik bir platform olmasına neden oluyor. R&M CEO’su Michel Riva, İstanbul’daki yeni havaalanının bölgedeki en büyük projeleri olmasının yanında dünyada da dahil oldukları en büyük projelerden biri olduğunu belirtti.

Birinci fazın yapım aşamasında R&M, toplam uzunluğu 4.500 km olan bakır kablo ve 1.600 km’yi aşan fiber optik kablo sağlayacak. Şirket, havacılık sektörü için gerçekleştirdiği büyük çaplı projelerde elde ettiği derin uzmanlık sayesinde kablo altyapısını 2018’in ilk çeyreğinde bitirmeyi hedefliyor. Bu yüksek performanslı kablo ağı güvenlik, polis ve gümrüğün ICT altyapısını da içeren kilit havaalanı sistemlerini birbirine bağlayacak ve destekleyecek. Bu sistemlerin her biri kendine özel renk kodlaması da dahil olmak üzere çeşitli uyarlamalara ihtiyaç duyuyor. Toplam kurulacak RJ45 portlarının sayısı projenin ilk fazında 90.000’i geçecek.

Yeni havaalanını inşa eden İGA, en kritik veri merkezi altyapısını dünyanın en yüksek yoğunluktaki fiber kablo yönetim çözümü olan R&M’in en son ve en yenilikçi çözümü Netscale’i de içeren ürünleriyle tasarladı. Havaalanının çok büyük boyutları göz önüne alındığında R&M, tüm kablo altyapısını merkezileştiren ve otomatikleştiren, üstün altyapı yönetim çözümü R&MinteliPhy ile de destekliyor. Bu sayede yönetim çok kolaylaşırken İGA’nın BT ekibi de ihtiyaç duyulduğunda ağı hızla ve rahatlıkla ölçeklendirebilecek.

R&M, yapısal kablo endüstrisinin yenilikçi cephesinde yer alıyor ve AR-GE’ye yıllık cirosunun yaklaşık yüzde 5’ini ayırıyor. Şirket, projenin başarısındaki belirleyici etmeni yaygın ürün yelpazesinin en uygun şekilde kişiselleştirilerek kurulması olduğunu kanıtladı. Riva, İstanbul’un yeni havaalanının sahip oldukları inovatif çözümleri sunabilecekleri mükemmel bir fırsat olarak nitelendiriyor. Bu proje için toplamda 45 farklı R&M ürünü seçildi. R&M, sadece bu projeye özel uzman bir ekibi sundukları çözümlerin kurulumu aşamasında inşaat alanında bulunmak üzere görevlendirdi. “ICT pazarında 50 yılı aşkın bir deneyimimiz var. İstanbul’un yeni havaalanı gibi dev projeler, müşterimizin özel isteklerini karşılayacak şekilde geliştirilerek kişiselleştirilmiş ürünlerle katma değer yaratma fırsatı veriyor. Kendimizi en üst düzey İsviçre kalitesini sunmaya adadık. Kablo altyapısı genellikle 20 yıllık yenilenme döngüsüne sahiptir. Bu yüzden de ağın güvenilirliği, kalite açısından test edilmiş ürünlere bağlıdır. İstanbul havaalanı gibi 24 saat durmadan çalışan bir işletmede en üst düzey güvenilirlik büyük öneme sahip. Çünkü herhangi bir kesinti hem operasyonu hem de yolcuları doğrudan etkileyecektir.” R&M bu kalitenin garantisi olarak da yeni havaalanında kurulan kablo altyapısında 25 yıllık performans garantisine sahip olan R&Mfreenet sistemlerini sunuyor.

R&M, İstanbul’un yeni havaalanı gibi dev projelerde yer alarak Türkiye pazarındaki lider kablo tedarikçisi pozisyonunu hızla sağlamlaştırıyor. Michel Riva, şirketin zengin tarihi, güçlü müşteri portföyü ve birçok müşteri odaklı sektörde edindiği tecrübelerle Türkiye’deki kablo sektörü için yeni standartlar belirlemeye yardım edeceğine inanıyor.

Kablolama iş ortakları için kilit seçim kriterleri

İGA CIO’su Ersin İnankul proje için R&M’i seçme kararını açıklarken İstanbul yeni havaalanının dünyanın en büyüğü olacağının altını çiziyor. Yeni alanın dünyadaki TIER 3 sertifikalı ve tamamen dijital ilk havaalanı olacağını belirten İnankul sözlerine şöyle devam ediyor: “Birçok yenilikçi çözüm geliştiriyoruz ve havaalanımız birçok hizmet ve ürün için teknolojik bir referans olacak. Tüm sistemlerin üzerinde çalışacağı altyapının temeli olduğundan işimize kablolama ile başladık. Anons sistemi, yangın alarmları, kameralar, kartlı geçiş sistemleri, uçuş kontrolü ve ATC sistemleri R&M’in yangına karşı dayanıklı bakır kabloları üzerinde çalışacak.”

Ersin İnankul iletişim sırasındaki sinyal karışmalarının önüne geçilmesi ve kabloların yüksek performansının kritik önemde olduğunu ve R&M’in kablolarının kalitesinin de bu kilit alanlarda istedikleri faydaları sağladığını belirtiyor. “İsviçre’deki genel merkezde bulunan R&M laboratuarlarında ya da alanda gerçekleştirdiğimiz testlerde hiçbir problemle karşılaşmadık. Bu yüzden R&M’in kablo sistemi üzerinde 9.000 CCTV kamerasını ve 3.000 kartlı geçiş soketini gerçek zamanlı olarak güvenli bir şekilde çalıştırabiliyoruz. İletişimde herhangi bir karışma ya da kayıp olmayacağına dair koruma altında olduklarını biliyoruz.”

İGA CIO’su ayrıca kendisinin ve ekibinin tüm süreç boyunca R&M’den aldığı destek nedeniyle de çok memnun olduğunu ifade ediyor. “İhtiyaçlarımızı anladılar ve çözümlerimizi de buna göre uyarladılar. Bu da bizim için onları diğer kablo tedarikçilerinden ayıran en büyük farktı. Ayrıca kesintisiz çalışma, güvenlik, modülerlik, esneklik, kapasite ve uygun fiyat da proje ekibimizin R&M’i seçmesindeki diğer kilit nedenlerdi.”

 

 



from Aeroportist I Güncel Havacılık Haberleri http://ift.tt/2fhlAhN
via IFTTT

AYLA’NIN ULUSLARARASI YOLCULUĞU TORONTO’DA BAŞLADI AYLA’NIN ULUSLARARASI YOLCULUĞU TORONTO ULUSLARARASI FİLM FESTİVALİ’NDE BAŞLADI   Türkiye’nin Oscar adayı Ayla, dünya sinemasının kalbinin attığı 42. Toronto Uluslararası Film Festivali’nde özel gösterimlerle uluslararası önemli dağıtımcılar, sinema sektörünün prestijli isimleri ve basının karşısına çıktı. Yönetmen Can Ulkay ve oyuncularından Cade Carradine’ın da katıldığı gösterim sonrasında Ayla ayakta alkışlandı.   Savaşın en acılı halini, evrensel ve zamansız bir sevgi hikayesine dönüştüren Türkiye’nin Oscar aday adayı AYLA, Oscar’ın habercisi olarak kabul edilen Toronto Uluslararası Film Festivali’nde dünya yolculuğuna başladı. Filmin gösterimine yönetmen Can Ulkay, filmin yapımcılarından Çağlar Ercan ve Elif Dağdeviren’in yanı sıra, AYLA filminin önemli oyuncularından Amerikan sinemasının köklü oyuncu ailelerinden Carradine ailesinin parlayan genç yıldızı Cade Carradine da katıldı. Ünlü oyuncu, Ayla’nın bu özel gösterimi için Los Angeles’tan gelerek film ekibiyle buluştu.   Endüstrinin önemli dağıtımcıları, televizyon/ online film alıcılarıyla birlikte sektörün değerli isimleri ve basının karşısına çıkan Ayla’yı sinema sektörünün önemli isimlerinin yanı sıra Türkiye’nin Toronto Başkonsolosu Erdeniz Şen ve Kültür Ataşesi Derya Şerbetçi, Güney Kore Toronto Başkonsolosu Kang Jeong-Sig ve Kore’den gelen 10 kişilik bir heyet de yalnız bırakmadı. Gösterim sonrası ayakta alkışlanan AYLA’nın yönetmeni Can Ulkay soruları cevapladı.   Bu gösteriminin ardından Güney Kore’den katılan heyetin filmi çok beğenmesi üzerine özel gösterim olduğu halde Toronto’da yaşayan Koreliler de ikinci gün filmi izlemek için salona geldiler. Gösterim sonrasında Yönetmen Can Ulkay ve Cade Carradine, Koreli hayranlarını kırmayıp filmin posterlerini imzaladılar.   AYLA, Oscar yolculuğunun ilk adımı olan Toronto Uluslararası Film Festivali’ndeki özel market gösteriminde sinemaseverlere 65 yıl öncesinden bugüne taşınan çok özel bir sevginin Astsubay Süleyman Dilbirliği ve manevi kızı Ayla’nın duygu dolu öyküsünü anlattı. Gösterimin en önemli sürprizlerinden birisi de Toronto’da yaşayan ve hala hayatta olan Kore gazisi Vahe Bedrosyan’ın da katılımı oldu. Bedrosyan, filmden sonra “Seyircilerin ağladığını gördünüz mü?” sorusu üzerine, “Göremedim çünkü ben daha çok ağladım, 60 yıl öncesine gittim, o kadar doğru bir film yapmışsınız ki” diyerek yanıt verdi.   Kahramanlarının hala hayatta olduğu yaşanmış bir olayı beyazperdeye taşıyan konusu, uluslararası çapta oyuncularıyla dünyanın ilgisini daha çekim aşamasından itibaren üzerine toplayan AYLA; ilk destek ödülünü Washington’da Türk Amerikan İşadamları Konseyi’nden almıştı.

AYLA’NIN

ULUSLARARASI YOLCULUĞU

TORONTO ULUSLARARASI FİLM FESTİVALİ’NDE BAŞLADI

 

Türkiye’nin Oscar adayı Ayla, dünya sinemasının kalbinin attığı 42. Toronto Uluslararası Film Festivali’nde özel gösterimlerle uluslararası önemli dağıtımcılar, sinema sektörünün prestijli isimleri ve basının karşısına çıktı. Yönetmen Can Ulkay ve oyuncularından Cade Carradine’ın da katıldığı gösterim sonrasında Ayla ayakta alkışlandı.

 

Savaşın en acılı halini, evrensel ve zamansız bir sevgi hikayesine dönüştüren Türkiye’nin Oscar aday adayı AYLA, Oscar’ın habercisi olarak kabul edilen Toronto Uluslararası Film Festivali’nde dünya yolculuğuna başladı. Filmin gösterimine yönetmen Can Ulkay, filmin yapımcılarından Çağlar Ercan ve Elif Dağdeviren’in yanı sıra, AYLA filminin önemli oyuncularından Amerikan sinemasının köklü oyuncu ailelerinden Carradine ailesinin parlayan genç yıldızı Cade Carradine da katıldı. Ünlü oyuncu, Ayla’nın bu özel gösterimi için Los Angeles’tan gelerek film ekibiyle buluştu.

 

Endüstrinin önemli dağıtımcıları, televizyon/ online film alıcılarıyla birlikte sektörün değerli isimleri ve basının karşısına çıkan Ayla’yı sinema sektörünün önemli isimlerinin yanı sıra Türkiye’nin Toronto Başkonsolosu Erdeniz Şen ve Kültür Ataşesi Derya Şerbetçi, Güney Kore Toronto Başkonsolosu Kang Jeong-Sig ve Kore’den gelen 10 kişilik bir heyet de yalnız bırakmadı. Gösterim sonrası ayakta alkışlanan AYLA’nın yönetmeni Can Ulkay soruları cevapladı.

 

Bu gösteriminin ardından Güney Kore’den katılan heyetin filmi çok beğenmesi üzerine özel gösterim olduğu halde Toronto’da yaşayan Koreliler de ikinci gün filmi izlemek için salona geldiler. Gösterim sonrasında Yönetmen Can Ulkay ve Cade Carradine, Koreli hayranlarını kırmayıp filmin posterlerini imzaladılar.

 

AYLA, Oscar yolculuğunun ilk adımı olan Toronto Uluslararası Film Festivali’ndeki özel market gösteriminde sinemaseverlere 65 yıl öncesinden bugüne taşınan çok özel bir sevginin Astsubay Süleyman Dilbirliği ve manevi kızı Ayla’nın duygu dolu öyküsünü anlattı. Gösterimin en önemli sürprizlerinden birisi de Toronto’da yaşayan ve hala hayatta olan Kore gazisi Vahe Bedrosyan’ın da katılımı oldu. Bedrosyan, filmden sonra “Seyircilerin ağladığını gördünüz mü?” sorusu üzerine, “Göremedim çünkü ben daha çok ağladım, 60 yıl öncesine gittim, o kadar doğru bir film yapmışsınız ki” diyerek yanıt verdi.

 

Kahramanlarının hala hayatta olduğu yaşanmış bir olayı beyazperdeye taşıyan konusu, uluslararası çapta oyuncularıyla dünyanın ilgisini daha çekim aşamasından itibaren üzerine toplayan AYLA; ilk destek ödülünü Washington’da Türk Amerikan İşadamları Konseyi’nden almıştı.



from Aeroportist I Güncel Havacılık Haberleri http://ift.tt/2w83cmh
via IFTTT

AYLA’NIN ULUSLARARASI YOLCULUĞU TORONTO’DA BAŞLADI


via Aeroportist I Güncel Havacılık Haberleri http://ift.tt/2w83cmh

3. Havalimanı bölgesinde yeni yapılaşma mı başlıyor?


via Aeroportist I Güncel Havacılık Haberleri http://ift.tt/2xx9NqE

3. Havalimanı bölgesinde yeni yapılaşma mı başlıyor? Şu ara TV reklamlarında Kuzey Yaka adıyla dönen gizemli bir reklam dikkatleri çekiyor. Çünkü izler izlemez insanların aklına acaba Anadolu ve Avrupa Yakası’ndan sonra İstanbul’a yeni bir yaka mı geliyor sorusunu getiriyor. Reklamın sunuş biçimi insanların aklına başka konuyu da getiriyor: Acaba 3. Havalimanı projesinin yapıldığı kuzey bölgesinde yeni bir yapılaşma mı başlıyor? Bu proje böyle bir gelişmenin habercisi mi? Neyse ki işin aslı böyle değil. Aslında bu bir gayrimenkul projesinin reklamı. Emlak Konut GYO tarafından İstanbul Başakşehir’de 350 bin metrekarelik arsa üzerine kurulacak 350 adet ofis ve 50 ticari ünitenin yer aldığı bir proje. Daha önce de sektörde 3. İstanbul veya 5. Levent gibi dikkat çeken proje isimleri görmüştük. Sonuçta reklam ajanslarının başarılı çalışmaları sonucu bu isimler kamuoyunda yer ediyor. Kuzey Yaka da böyle bir çalışma. Projenin Kuzey Marmara Otoyolu’na yakın olmasından dolayı da bu isim verilmiş olabilir. Kaynak: emlakkulisi.com / Leyla İLHAN/Dünya

Şu ara TV reklamlarında Kuzey Yaka adıyla dönen gizemli bir reklam dikkatleri çekiyor. Çünkü izler izlemez insanların aklına acaba Anadolu ve Avrupa Yakası’ndan sonra İstanbul’a yeni bir yaka mı geliyor sorusunu getiriyor. Reklamın sunuş biçimi insanların aklına başka konuyu da getiriyor: Acaba 3. Havalimanı projesinin yapıldığı kuzey bölgesinde yeni bir yapılaşma mı başlıyor?

Bu proje böyle bir gelişmenin habercisi mi? Neyse ki işin aslı böyle değil. Aslında bu bir gayrimenkul projesinin reklamı. Emlak Konut GYO tarafından İstanbul Başakşehir’de 350 bin metrekarelik arsa üzerine kurulacak 350 adet ofis ve 50 ticari ünitenin yer aldığı bir proje. Daha önce de sektörde 3. İstanbul veya 5. Levent gibi dikkat çeken proje isimleri görmüştük.

Sonuçta reklam ajanslarının başarılı çalışmaları sonucu bu isimler kamuoyunda yer ediyor. Kuzey Yaka da böyle bir çalışma. Projenin Kuzey Marmara Otoyolu’na yakın olmasından dolayı da bu isim verilmiş olabilir.

Kaynak: emlakkulisi.com / Leyla İLHAN/Dünya



from Aeroportist I Güncel Havacılık Haberleri http://ift.tt/2xx9NqE
via IFTTT

12 Eylül 2017 Salı

Çeşme Alaçatı Butik Havalimanı Projesinin YPK onayı alındı DHMİ, Çeşme Alaçatı Havalimanı Projesi YİD modeliyle yapılacak olan Proje için yolcu garantisi verilmemesi şartıyla YPK onayı alındı… Çeşme Alaçatı Butik Havalimanı Projesinin, DHMİ tarafından Yap-İşlet-Devret (YİD) modeliyle gerçekleştirilmesine karar verildi. Konuya yakın kaynaklar, genellikle YİD modelli ihalelerde karşımıza çıkan yolcu garantisi şartının söz konusu Proje’de geçerli olmayacağını, Proje için yolcu garantisi verilmemesi şartıyla Yüksek Planlama Kurulu (YPK) onayının alındığını da bildiriyorlar. Buna göre, yakın zamanda DHMİ tarafından havalimanı yatırımı için YİD modelli ihale ilan edilmesi bekleniyor. Öte yandan, Proje’nin yatırım maliyetinin ise 65 milyon TL olacağı kaydediliyor. Havalimanı’nda VIP uçuşlar, özel jetler ve eğitim uçuşları yapılacak.  

DHMİ, Çeşme Alaçatı Havalimanı Projesi YİD modeliyle yapılacak olan Proje için yolcu garantisi verilmemesi şartıyla YPK onayı alındı…

Çeşme Alaçatı Butik Havalimanı Projesinin, DHMİ tarafından Yap-İşlet-Devret (YİD) modeliyle gerçekleştirilmesine karar verildi.

Konuya yakın kaynaklar, genellikle YİD modelli ihalelerde karşımıza çıkan yolcu garantisi şartının söz konusu Proje’de geçerli olmayacağını, Proje için yolcu garantisi verilmemesi şartıyla Yüksek Planlama Kurulu (YPK) onayının alındığını da bildiriyorlar.

Buna göre, yakın zamanda DHMİ tarafından havalimanı yatırımı için YİD modelli ihale ilan edilmesi bekleniyor. Öte yandan, Proje’nin yatırım maliyetinin ise 65 milyon TL olacağı kaydediliyor. Havalimanı’nda VIP uçuşlar, özel jetler ve eğitim uçuşları yapılacak.

 



from Aeroportist I Güncel Havacılık Haberleri http://ift.tt/2jmrXoA
via IFTTT

Çeşme Alaçatı Butik Havalimanı Projesinin YPK onayı alındı


via Aeroportist I Güncel Havacılık Haberleri http://ift.tt/2jmrXoA