25 Ağustos 2017 Cuma

ARAÇ MUAYENESİ İLE İLGİLİ ÖNEMLİ UYARI Standart dışı plakalar ve sürücünün görüşünü engelleyen cam hasarları muayeneden geçemeyecek Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı’nın belirlediği standartlarda araç muayene hizmeti veren TÜVTÜRK, yenilenen araç muayene kusur tablosu konusunda araç sahiplerini uyarıyor. Yeni kusur tablosuna göre sürücünün görüş alanını kısıtlayan cam hasarı ve yetkili yerler dışında basılan veya boya, vida v.b nedeniyle üzerindeki harf ve rakamları elektrikli denetleme sistemleri (EDS) tarafından okunamayan plakalara sahip olan araçlar muayeneden geçemiyor. Ülkemizde trafik ve yol güvenliğinin artırılması amacıyla, son 10 yılın araç muayene istatistikleri dikkate alınarak hazırlanan ve TÜVTÜRK’ün araç muayene hizmeti sırasında yaptığı incelemeleri belirleyen kusur tablosu güncellendi. Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı tarafından yayımlanan yeni kusur tablosu 3 Temmuz 2017 tarihinden itibaren yürürlüğe girdi. TÜVTÜRK, muayene hizmetinin daha hızlı ve sağlıklı bir biçimde gerçekleştirilebilmesi amacıyla araç sahiplerini yeni kusurlar konusunda uyardı. Buna göre, sürücünün görüş alanındaki cam hasarları, standart dışı basılan plakalar ve vida, boya, yansıtıcı folyo vb nedeniyle rakam ve harfleri elektronik denetleme sistemleri tarafından okunamayan plakalar ağır kusurlu olarak değerlendiriliyor. Bu araçlar, araç muayenesinden kalıyor. TÜVTÜRK, yeni kusur tablosuyla ilgili araç sahiplerinin daha iyi bilgilenmesi için en çok sorulan 4 soruyu da cevapladı. Standart dışı plaka ne anlama geliyor? Aracımın plakasının standartlara uygun olup olmadığını nasıl anlayabilirim? Yasalar gereği ülkemizde araç plakası basımında tek yetkili kurum, Türkiye Şoförler ve Otomobilciler Federasyonu (TŞOF) olarak belirlenmiştir. TŞOF’un yine yasalarla belirlenen karakterde harfler ve rakamlarının bulunduğu plakalar standart plaka olarak kabul edilmektedir. Plakanızın standartlara uygun olup olmadığını görmeniz için kontrol edebileceğiniz noktalar ise şöyle; 18 Temmuz 1997 tarihinden itibaren ilk kez tescil edilen veya model yılı 1998 ve sonrası olan araçların plakalarında 1 adet TŞOF mührü ve plaka üzerinde TR AY-YILDIZ ile dalga şeklinde bir hologram bulunmalıdır. Ayrıca plakanın solunda, mavi zemin üzerinde TR yazısı da yer almalıdır. 9 Eylül 2011 yılından önce basılan plakalarda Emniyet Genel Müdürlüğünün mührü ile plakayı basan TŞOF’un birlikte mührü bulunabilmekteydi. Yine geçmiş yıllarda, basıldığı tarih itibari ile mavi zemin üzerine TR yazısı olmayan plakalar da vardır. Bu plakalar da muayeneden geçebilmektedir. Önemli olan plakanın yetkili kurum tarafından basıldığının belirlenmesi ve sonradan izinsiz bir değişiklik yapılmamış olmasıdır. Aracımın plakasında TR yazısı mavi değil, kırmızı zeminde. Muayeneden geçebilir miyim? Plakalarda yasal standartlar, zeminin mavi olmasını gerektirmektedir. TR yazısının zemini mavi renkten farklı olan araçlar, muayeneden ağır kusur nedeniyle kalmaktadır.   Plakanın üzerinde bir ekleme var. Standartlara uygun mudur? Mühürlü ve hologramlı olsa bile yetkili kurum tarafından basıldıktan sonra, harflerin ve karakterlerin boya, kabartma vb. yollarla değiştirilmesi, kenar çizgisinin kesilmesi ve boyanması, plakanın folyo veya camla kapatılması, plaka üzerinde karakteri değiştirme potansiyeli olan çivi, vida gibi her türlü izinsiz müdahale ağır kusur olarak değerlendirilmektedir. Ve bu araçlar muayeneden kalmaktadır. Ön camda küçük bir hasar var. Muayeneden geçebilir miyim? Araç muayene sırasında cam hasarı kontrolü sadece ön cam için yapılmaktadır. Ön camda bulunan ve sürücünün görüş alanı içinde görüşü engelleyen çatlak, kırık, aşırı derecedeki çizilmeler ağır kusur olarak tanımlanmaktadır. Bu araçlar muayeneyi geçememektedir. Buna göre, – Ön cam üzerindeki camın bütünlüğünü bozan tüm hasarlar (ağır hasar) sürücünün görüş alanında olsun veya olmasın ağır kusur olarak değerlendirilir. – Ön cam üzerindeki camın bütünlüğünü bozmayan sürücünün görüş alanındaki her türlü çatlaklar ve kırıklar ağır kusur olarak değerlendirilir. – Ön cam üzerindeki camın bütünlüğünü bozmayan sürücünün görüş alanındaki küçük taş izleri hafif kusur olarak değerlendirilir ve muayeneden geçebilir. Ancak, taş/cisim çarpması nedeniyle oluşan sürücünün önündeki taş izinden büyük, hasar ve çatlaklar ağır kusurdur.

Standart dışı plakalar ve sürücünün görüşünü engelleyen cam hasarları muayeneden geçemeyecek

Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı’nın belirlediği standartlarda araç muayene hizmeti veren TÜVTÜRK, yenilenen araç muayene kusur tablosu konusunda araç sahiplerini uyarıyor.

Yeni kusur tablosuna göre sürücünün görüş alanını kısıtlayan cam hasarı ve yetkili yerler dışında basılan veya boya, vida v.b nedeniyle üzerindeki harf ve rakamları elektrikli denetleme sistemleri (EDS) tarafından okunamayan plakalara sahip olan araçlar muayeneden geçemiyor.

Ülkemizde trafik ve yol güvenliğinin artırılması amacıyla, son 10 yılın araç muayene istatistikleri dikkate alınarak hazırlanan ve TÜVTÜRK’ün araç muayene hizmeti sırasında yaptığı incelemeleri belirleyen kusur tablosu güncellendi. Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı tarafından yayımlanan yeni kusur tablosu 3 Temmuz 2017 tarihinden itibaren yürürlüğe girdi.

TÜVTÜRK, muayene hizmetinin daha hızlı ve sağlıklı bir biçimde gerçekleştirilebilmesi amacıyla araç sahiplerini yeni kusurlar konusunda uyardı.

Buna göre, sürücünün görüş alanındaki cam hasarları, standart dışı basılan plakalar ve vida, boya, yansıtıcı folyo vb nedeniyle rakam ve harfleri elektronik denetleme sistemleri tarafından okunamayan plakalar ağır kusurlu olarak değerlendiriliyor. Bu araçlar, araç muayenesinden kalıyor.

TÜVTÜRK, yeni kusur tablosuyla ilgili araç sahiplerinin daha iyi bilgilenmesi için en çok sorulan 4 soruyu da cevapladı.

  • Standart dışı plaka ne anlama geliyor? Aracımın plakasının standartlara uygun olup olmadığını nasıl anlayabilirim?
  • Yasalar gereği ülkemizde araç plakası basımında tek yetkili kurum, Türkiye Şoförler ve Otomobilciler Federasyonu (TŞOF) olarak belirlenmiştir. TŞOF’un yine yasalarla belirlenen karakterde harfler ve rakamlarının bulunduğu plakalar standart plaka olarak kabul edilmektedir. Plakanızın standartlara uygun olup olmadığını görmeniz için kontrol edebileceğiniz noktalar ise şöyle;
  • 18 Temmuz 1997 tarihinden itibaren ilk kez tescil edilen veya model yılı 1998 ve sonrası olan araçların plakalarında 1 adet TŞOF mührü ve plaka üzerinde TR AY-YILDIZ ile dalga şeklinde bir hologram bulunmalıdır. Ayrıca plakanın solunda, mavi zemin üzerinde TR yazısı da yer almalıdır.
  • 9 Eylül 2011 yılından önce basılan plakalarda Emniyet Genel Müdürlüğünün mührü ile plakayı basan TŞOF’un birlikte mührü bulunabilmekteydi. Yine geçmiş yıllarda, basıldığı tarih itibari ile mavi zemin üzerine TR yazısı olmayan plakalar da vardır. Bu plakalar da muayeneden geçebilmektedir. Önemli olan plakanın yetkili kurum tarafından basıldığının belirlenmesi ve sonradan izinsiz bir değişiklik yapılmamış olmasıdır.
  • Aracımın plakasında TR yazısı mavi değil, kırmızı zeminde. Muayeneden geçebilir miyim?

Plakalarda yasal standartlar, zeminin mavi olmasını gerektirmektedir. TR yazısının zemini mavi renkten farklı olan araçlar, muayeneden ağır kusur nedeniyle kalmaktadır.

  •  
  • Plakanın üzerinde bir ekleme var. Standartlara uygun mudur?

Mühürlü ve hologramlı olsa bile yetkili kurum tarafından basıldıktan sonra, harflerin ve karakterlerin boya, kabartma vb. yollarla değiştirilmesi, kenar çizgisinin kesilmesi ve boyanması, plakanın folyo veya camla kapatılması, plaka üzerinde karakteri değiştirme potansiyeli olan çivi, vida gibi her türlü izinsiz müdahale ağır kusur olarak değerlendirilmektedir. Ve bu araçlar muayeneden kalmaktadır.

  • Ön camda küçük bir hasar var. Muayeneden geçebilir miyim?

Araç muayene sırasında cam hasarı kontrolü sadece ön cam için yapılmaktadır. Ön camda bulunan ve sürücünün görüş alanı içinde görüşü engelleyen çatlak, kırık, aşırı derecedeki çizilmeler ağır kusur olarak tanımlanmaktadır. Bu araçlar muayeneyi geçememektedir.

Buna göre,

  • – Ön cam üzerindeki camın bütünlüğünü bozan tüm hasarlar (ağır hasar) sürücünün görüş alanında olsun veya olmasın ağır kusur olarak değerlendirilir.
  • – Ön cam üzerindeki camın bütünlüğünü bozmayan sürücünün görüş alanındaki her türlü çatlaklar ve kırıklar ağır kusur olarak değerlendirilir.
  • – Ön cam üzerindeki camın bütünlüğünü bozmayan sürücünün görüş alanındaki küçük taş izleri hafif kusur olarak değerlendirilir ve muayeneden geçebilir. Ancak, taş/cisim çarpması nedeniyle oluşan sürücünün önündeki taş izinden büyük, hasar ve çatlaklar ağır kusurdur.



from Aeroportist I Güncel Havacılık Haberleri http://ift.tt/2vvpSYa
via IFTTT

ARAÇ MUAYENESİ İLE İLGİLİ ÖNEMLİ UYARI


via Aeroportist I Güncel Havacılık Haberleri http://ift.tt/2vvpSYa

Türkiye’nin OSCAR adayı gerçek bir hikaye ile “AYLA” oldu TÜRKİYE’NİN OSCAR ADAYI, GERÇEK BİR HİKAYE İLE TÜRKİYE’Yİ TÜM DÜNYADA GURURLA TEMSİL EDECEK OLAN“AYLA” 1950’lerde Kore Savaşına katılan Türk askerlerinden biri olan Astsubay Süleyman Dilbirliği ile savaşta öldürülmüş ailesinin yanında bulduğu ve Ayla adını verdiği Koreli küçük kızın sevgi ve umutla beslenen gerçek hikayesinden beyazperdeye taşınan AYLA, Türkiye sinema sektörü temsilcilerinin oylarıyla dünyanın en prestijli sinema ödüllerinden Oscar’da “Yabancı Dilde En İyi Film” dalında Türkiye’yi temsil etmek üzere seçildi. Kahramanlarının hala hayatta olduğu AYLA filmi zamansız, mekansız, dil-din ve ırk tanımadan vicdanın nasıl da gerçek bir sevgiyle insanları buluşturabileceğini ve savaşa rağmen gerçek insanlığın nasıl da birleştirici olabileceğini Türkiye insanının güçlü gönlü ve ruhunu yansıtan bir gözle anlatıyor. Kore Savaşı sırasında, dünyanın öbür ucunda, anne ve babası ölmüş minik bir çocuğun hem Türkleri hem Güney Korelileri hem de Amerikalıları aynı duygularda, nasıl büyük bir içtenlikle buluşturduğunun hikayesini perdeye taşıyan AYLA, savaşın acı koşullarında, ismi gibi ay yüzlü Ayla ile ay yıldızlı bir askerin tarihe mal olmuş 65 yıllık hikayesini anlatıyor. Yönetmenliğini Can Ulkay’ın yaptığı, yapımcılığını Mustafa Uslu’nun üstlendiği, müziklerine Fahir Atakoğlu’nun imza attığı, Danışmanlığını Elif Dağdeviren’in yaptığı AYLA, başta İsmail Hacıoğlu ve Eric Roberts gibi isimlerin olduğu zengin oyuncu kadrosuyla Oscar yolunda daha da ışıldayacak. Kahramanlarının hala hayatta olduğu, geçmişimizi gururla bugüne taşıyan film; İsmail Hacıoğlu, Kim Seol, Çetin Tekindor, Lee Kyong-Jin, Ali Atay, Murat Yıldırım, Taner Birsel, Altan Erkekli, Meral Çetinkaya, Damla Sönmez, Büşra Develi, Erkan Petekkaya, Sinem Uslu, Eric Roberts, Cade Carredine, Kim Byoungsoon, Johnny Young, Mehmet Esen, Caner Kurtaran, Burç Kümbetlioğlu, Duygu Yetiş, Ali Barkın, Nilgün Kasapbaşoğlu, Mine Teber, Esra Dermancıoğlu, Toygan Avanoğlu, İlber Gürtunca gibi birbirinden değerli 32 ulusal ve uluslararası yıldızla Oscarlar’da tüm dünyaya görsel bir şölen sunmaya hazırlanıyor.

TÜRKİYE’NİN OSCAR ADAYI, GERÇEK BİR HİKAYE İLE TÜRKİYE’Yİ TÜM DÜNYADA GURURLA TEMSİL EDECEK OLAN“AYLA”

1950’lerde Kore Savaşına katılan Türk askerlerinden biri olan Astsubay Süleyman Dilbirliği ile savaşta öldürülmüş ailesinin yanında bulduğu ve Ayla adını verdiği Koreli küçük kızın sevgi ve umutla beslenen gerçek hikayesinden beyazperdeye taşınan AYLA, Türkiye sinema sektörü temsilcilerinin oylarıyla dünyanın en prestijli sinema ödüllerinden Oscar’da “Yabancı Dilde En İyi Film” dalında Türkiye’yi temsil etmek üzere seçildi.

Kahramanlarının hala hayatta olduğu AYLA filmi zamansız, mekansız, dil-din ve ırk tanımadan vicdanın nasıl da gerçek bir sevgiyle insanları buluşturabileceğini ve savaşa rağmen gerçek insanlığın nasıl da birleştirici olabileceğini Türkiye insanının güçlü gönlü ve ruhunu yansıtan bir gözle anlatıyor.

Kore Savaşı sırasında, dünyanın öbür ucunda, anne ve babası ölmüş minik bir çocuğun hem Türkleri hem Güney Korelileri hem de Amerikalıları aynı duygularda, nasıl büyük bir içtenlikle buluşturduğunun hikayesini perdeye taşıyan AYLA, savaşın acı koşullarında, ismi gibi ay yüzlü Ayla ile ay yıldızlı bir askerin tarihe mal olmuş 65 yıllık hikayesini anlatıyor.

Yönetmenliğini Can Ulkay’ın yaptığı, yapımcılığını Mustafa Uslu’nun üstlendiği, müziklerine Fahir Atakoğlu’nun imza attığı, Danışmanlığını Elif Dağdeviren’in yaptığı AYLA, başta İsmail Hacıoğlu ve Eric Roberts gibi isimlerin olduğu zengin oyuncu kadrosuyla Oscar yolunda daha da ışıldayacak.

Kahramanlarının hala hayatta olduğu, geçmişimizi gururla bugüne taşıyan film; İsmail Hacıoğlu, Kim Seol, Çetin Tekindor, Lee Kyong-Jin, Ali Atay, Murat Yıldırım, Taner Birsel, Altan Erkekli, Meral Çetinkaya, Damla Sönmez, Büşra Develi, Erkan Petekkaya, Sinem Uslu, Eric Roberts, Cade Carredine, Kim Byoungsoon, Johnny Young, Mehmet Esen, Caner Kurtaran, Burç Kümbetlioğlu, Duygu Yetiş, Ali Barkın, Nilgün Kasapbaşoğlu, Mine Teber, Esra Dermancıoğlu, Toygan Avanoğlu, İlber Gürtunca gibi birbirinden değerli 32 ulusal ve uluslararası yıldızla Oscarlar’da tüm dünyaya görsel bir şölen sunmaya hazırlanıyor.



from Aeroportist I Güncel Havacılık Haberleri http://ift.tt/2xiJktq
via IFTTT

Türkiye’nin OSCAR adayı gerçek bir hikaye ile “AYLA” oldu


via Aeroportist I Güncel Havacılık Haberleri http://ift.tt/2xiJktq

Sanayi 4.0 Yolculuğunda Akıllı Fabrikalar Dönemi


via Aeroportist I Güncel Havacılık Haberleri http://ift.tt/2w3VR5D

Sanayi 4.0 Yolculuğunda Akıllı Fabrikalar Dönemi Sanayi 4.0 yolculuğunda akıllı fabrikalar dönemi Mitsubishi Electric Avrupa Fabrika Otomasyonu EMEA Başkanı Hartmut Pütz, endüstride yaşanan dijital dönüşüme dikkat çekti. Tüketicilerin kişiselleştirilmiş ürünlere, standart ürünlere benzer fiyat aralıklarıyla ulaşma isteklerinin üretimde esneklik ihtiyacını artırdığını belirten Pütz, bu noktada devreye akıllı fabrikaların girdiğini söyledi. Sanayi 4.0 ve akıllı fabrikaların temelini oluşturan Nesnelerin İnterneti (IoT) ile bağlantı sağlanan cihaz sayısının önümüzdeki birkaç yıl içerisinde katlanarak artacağının öngörüldüğünü ifade eden Pütz, Mitsubishi Electric’in işletmelerin dijital dönüşümü için sunduğu ödüllü e-F@ctory konsepti hakkında da bilgi verdi. Üretim süreçlerinde hızlı bir değişime neden olan Sanayi 4.0, tamamen dijitalleştirilmiş üretime geçişi beraberinde getiriyor. Son kullanıcıların, artık daha fazla ürün çeşidine ve kişiselleştirilmiş ürünlere, standart ürünlere benzer fiyat aralıklarıyla ulaşmak istediklerini vurgulayan Mitsubishi Electric Avrupa Fabrika Otomasyonu EMEA Başkanı Hartmut Pütz, değişen taleplerin üretim süreçlerinin gelişimini büyük oranda etkilediğini belirtti. Online alışverişin yaygınlaşmasının da üretimde esneklik ihtiyacını artırdığına dikkat çeken Hartmut Pütz, sözlerine şöyle devam etti; “Örneğin, bir online alışveriş sitesinde uygulanan indirim, üretim hattındaki makine ya da robotların çalışma modelinin değiştirilmesine neden olabiliyor. Tedarikçiler, tüketici taleplerini karşılayabilmek adına tedarik zincirinin tamamında yer alan üreticilerin, üretim hatlarında en üst düzeyde esneklik göstermesini şart koşuyorlar. Dolayısıyla üreticilerin çok hızlı aksiyon alarak herhangi bir ürün için üretim sayısını süreç devam ederken değiştirebilmeleri kritik önem taşıyor. Bu noktada, devreye akıllı fabrika konsepti giriyor. Biz de Mitsubishi Electric olarak, işletmelerin dijital dönüşümü ve akıllı fabrikaların geliştirilmesine ilişkin faaliyetlerimizin tamamını e-F@ctory konseptimiz altında topluyoruz.” Mitsubishi Electric’in bu konsept çerçevesinde, dünya genelinde işbirliği içerisindeki şirketlerden oluşan aktif bir ağ olan e-F@ctory Alliance’ı tasarladığını belirten Pütz, “Sistem entegrasyonu uzmanlarını, yazılım sağlayıcıları ve endüstriyel parça üreticilerini aynı çatı altında bir araya getiren bu ağ sayesinde şirketler, esnek ve optimum çözümler sunabilmek için işbirliği yapıyor.” dedi. Minimum operasyon maliyeti, maksimum üretim performansı Sanayi 4.0’ın gereksinimlerine etkin çözümler sunulması için e-Factory Alliance bünyesinde yapılan çalışmaların en önemlilerinden birinin Almanya’nın Bielefeld kentinde faaliyet gösteren Mitsubishi HiTec Paper Europe GmbH şirketinde gerçekleştirildiğini bildiren Pütz, şu açıklamalarda bulundu; “Söz konusu şirkette, FAG Schaeffler işbirliği ile geliştirilen Akıllı Durum İzleme çözümünün uygulanması sayesinde kestirimci bakım konusunda daha bütüncül bir yaklaşım geliştirildi. Bu çözüm, üretimde kullanılan makineler ve yardımcı parçalardan alınan parametrelerin tamamının izlenmesini mümkün kılıyor. Bu veriler daha sonra, her bir makinenin parçalarının ve genel olarak tesisin durumunun analiz edilmesi için kullanılıyor. Sistemden elde edilen bilgiler arasında bakım tavsiyeleri de yer alıyor. Bu sayede, plansız duruş süreleri ve sonrasında meydana gelecek zararlar konusundaki riskler kayda değer ölçüde azaltılıyor. Genel anlamda, kestirimci bakım faaliyetlerinde önemli ölçüde iyileşme sağlanırken, toplam operasyon maliyetleri azaltılıyor ve maksimum üretim performansı elde ediliyor.” e-F@ctory konseptine ödül Mitsubishi Electric’in e-F@ctory konseptinin, öncü kuruluşlar tarafından takdirle karşılandığını ifade eden Pütz, “Dijital fabrika konseptimiz e-F@ctory, Frost&Sullivan’ın “Fabrika Otomasyonunda Endüstriyel Nesnelerin İnterneti” kategorisinde “En İyi Uygulama” ödülüne ve Tayvan hükümeti tarafından verilen “Stratejik Işık Kaynağı Ortakları” ödülüne layık görüldü” diye konuştu. IoT ile bağlantı sağlanan cihaz sayısı katlanarak artacak Nesnelerin İnterneti’nin (IoT) Sanayi 4.0’ın ve akıllı fabrikaların temelini oluşturduğunu söyleyen Pütz, IoT ile bağlantı sağlanan cihaz sayısının önümüzdeki birkaç yıl içerisinde katlanarak artacağının öngörüldüğünü ifade etti. “Bu tahmin bağlantı düzeyi geliştirilmiş bir fabrikada oluşturulan ve işlenen veri miktarıyla birleştirildiğinde, şirketlerin IT altyapısının neden değişmesi gerektiğini anlamak son derece kolay” diyen Pütz, bu noktada, bulut tabanlı veri depolama ve işleme hizmetlerinin önem kazandığının altını çizdi. Veriler, insanlar, prosesler ve sistemleri entegre eden teknoloji İşletmelerin artık yalnızca büyük miktarda verileri depolamak için değil, aynı zamanda analitik görevleri yerine getirmek için de bulut hizmetlerinden yararlandığını anlatan Pütz, şöyle konuştu; “Verilerin işlenmesi, trend bilgilerinin elde edilmesi ve kullanıcılara kişiye özel gösterge tablolarının sunulması anlamına geliyor. Elde edilen veriler, genel tesis performansını ve varlık yönetimini geliştirmek için kullanılabiliyor.” Mitsubishi Electric’in bu iki tamamlayıcı IoT yaklaşımının her ikisini de destekleyen çözümler geliştirdiğini bildiren Pütz, “Şirketimiz farklı bulut hizmetlerine basit ve güvenli erişim imkanı sunuyor. Çok sayıda bilginin oluşturulmasını sağlayan uzaktan erişim cihazları sayesinde elde edilen veriler, işletmeler bünyesinde dijital sinir sistemi oluşturulması açısından kilit önemde olan standart açık protokollerle birbirine bağlanıyor. Ağ bağlantısı sağlanan dijital veriler daha sonra iki yönlü sistemlerle birleştirilerek daha iyi kararlar alınması için verilerin, insanların, proseslerin ve sistemlerin entegre edilmesi amacıyla kullanılıyor” diye konuştu. Intel’e milyonlarca dolar tasarruf sağlayan proje Nesnelerin İnterneti kapsamında, Intel ile birlikte bir proje gerçekleştirdiklerini anlatanPütz, Intel’in verileri toplamak ve büyük veri analitiği sunucusuna güvenli bir şekilde eklemek için Mitsubishi Electric tarafından geliştirilen bir IoT sistemini kullandığını ifade etti. Pütz, bu pilot çalışma sayesinde Intel’in her yıl milyonlarca dolar tasarruf sağlamayı hedeflediğini sözlerine ekledi. Mitsubishi Electric Corporation Hakkında Mitsubishi Electric Corporation, güvenilir ve yüksek kaliteli ürünler üretmekte 95 yılı aşkın tecrübeye sahip ve bilgi işlem ve iletişim sistemleri, uzay geliştirme ve uydu iletişimleri, tüketici elektroniği cihazları, sanayi teknolojileri, enerji, nakliye ve inşaat makinelerinde kullanılan elektrikli ve elektronik donanımların üretimi, pazarlaması ve satışında dünyadaki ileri gelen markalardan biri olarak kabul ediliyor. Mitsubishi Electric, kurumsal ilkesi “Changes for the Better” (Daha İyisi İçin Değişim) ve çevre ilkesi “Eco Changes” (Eko Değişim) doğrultusunda küresel ve önde gelen çevre dostu bir şirket olmayı ve toplumu teknolojileriyle zenginleştirmeyi hedefliyor. Şirket 31 Mart 2017’de sona eren mali yılda 4,238.6 milyar Yen (37.8 milyar USD*) konsolide grup satışı elde etti. Ayrıntılı bilgi için; http://ift.tt/1bAJs71 * Tokyo Döviz Borsası’nın 31 Mart 2017’de ilan ettiği 1 USD = 112 yen kambiyo kurundan hesaplanmıştır. Mitsubishi Electric’in Türkiye’deki Faaliyetleri Hakkında Mitsubishi Electric’in Türkiye’deki ana faaliyet alanları; klima sistemleri, fabrika otomasyon sistemleri, ileri robot teknolojileri, CNC mekatronik sistemler, asansör ve yürüyen merdiven sitemleri ile görsel veri sistemlerinin satış ve satış sonrası hizmetlerinden oluşuyor. Bu faaliyetlerinin yanı sıra uydular, güç kaynakları ve ulaştırma bağlantılı altyapı işlerine de destek veriyor. Türkiye’nin ve komşu ülkelerin iletişim ve yayıncılık altyapısına katkıda bulunan Türksat 4A ve 4B uydularının üreticisi olan Mitsubishi Electric, uyduların yanı sıra Marmaray projesinde kullanılan otomasyon teknolojisi ile de dikkat çekiyor. Nisan 2016’da Türkiye’de ev tipi klima geliştirme ve üretim şirketi kuran Mitsubishi Electric, Ocak 2018’de Manisa fabrikasında üretim yapmaya hazırlanıyor. Ayrıntılı bilgi için; tr.mitsubishielectric.com Mitsubishi Electric Türkiye Fabrika Otomasyon Sistemleri Hakkında Mitsubishi Electric Türkiye Fabrika Otomasyon Sistemleri; otomotiv, gıda, paketleme, metal ve PVC işleme makineleri gibi çeşitli alanlarda Türkiye’nin önde gelen sanayi kuruluşlarına hızlı entegrasyon, üretkenlik, esneklik ve verimlilik konusunda katma değer sağlıyor. “Sanayi 4.0” olarak da adlandırılan yeni endüstri evresine e-F@ctory, yani dijital fabrika konseptiyle yanıt veriyor. Industry 4.0 concept illustration infographic circuit board

Careem’den “bayramlık” havaalanı kampanyası Türkiye’deki faaliyetlerine bu sene başında İstanbul’da başlayan Körfez bölgesinin lider araç çağırma uygulaması Careem, Kurban Bayramı tatili süresince yolcularını havaalanlarına sabit fiyat ile taşıyacak.   Geçtiğimiz ay içerisinde aldığı 150 milyon dolarlık yatırım ile 1 milyar dolarlık değerlemeyi aşan ve bir unicorn olan Careem, kullanıcılarına özel kampanyalar sunmaya devam ediyor. Araç filosunun tamamını 9 kişilik Mercedes Vito’lardan oluşturan Körfez’in lider araç çağırma servisi Careem, tatilin başladığı 25 Ağustos’tan bayramın bitiş günü olan 4 Eylül’e kadarki havaalanı transferlerini sabit fiyatı üzerinden “bayramlık” promosyon koduyla 20 TL indirimli yapacak. Aynı yakadaki havaalanı transferi 60 TL ile ücretlendirilirken farklı yakadaki havaalanı ulaşımı 105 TL olacak. Her üyelik için 2 kez geçerli olacak “bayramlık” promosyon kodunu üyeler, biniş ya da varış noktalarına Atatürk Havaalanı veya Sabiha Gökçen Havaalanı’nı işaretledikten sonra kullanabilecekler.   7/24 telefon desteği veren müşteri hizmetleri   Daha iyi bir yaşam sunma yolunda bu yıl 5’nci yaşını kutlayan Careem, uygulama içindeki “Bize Ulaş” seçeneği ile yolculuk sırasında ve yolculuktan sonraki 1 saat içinde kullanıcılarına direkt olarak müşteri hizmetlerine ulaşma imkanı sağlıyor. “Bize Ulaş” alanından yazılan mesajlar da günün 24 saati takip edilerek, Careem’in profesyonel operasyon ekibi tarafından değerlendiriliyor. Ayrıca kullanıcılar 7/24 müşteri hizmetleri özelliği ile canlı telefon desteğini her zaman alabiliyor.   Yolculukları takip etmek ve puanlamak mümkün   Careem ile yolculuk sırasında “Rotayı paylaş” seçeneğini tıklayarak yolculuğun harita üzerinden takip edilmesi için bir yakınınıza ulaşmak da artık mümkün. Bu sistemle Careem’e binilen andan itibaren varış noktasına ulaşana kadar tüm yolculuk, bir kişi tarafından takip edilebiliyor. Kullanıcılar, her yolculuktan sonra uygulama üzerinden kaptanı ve yolculuğu puanlayabiliyor. Careem Müşteri Hizmetleri, düşük puanlama yapılması halinde, yolculuğun ardından yolcuyla iletişime geçip, konuyu ayrıntılarıyla dinleyerek gerekli tüm önlemleri alıyor. Careem kaptanları, özel iş görüşmeleri ve araçları kalite standartları açısından değerlendirilerek seçiliyor. Careem’in global standartları işe alım sürecinde dikkate alınan konuların başında geliyor.     Careem Hakkında:   Bölgenin önde gelen araç çağırma hizmeti Careem, mobil uygulama, internet veya çağrı merkezi üzerinden güvenilir, güvenli ve uygun fiyatlı ulaşım seçenekleri sağlıyor. Bölgenin “paylaşım ekonomisinde” bir öncü olan Careem’in misyonu, bölgeyi daha iyi bir yaşam şekline doğru götürürken insanların hayatlarını basitleştirmek, milyonlarca iş olanağı yaratmak ve Careem; yani kibar, cömert ve ilham verici olmaktır. Temmuz 2012’de kurulan Careem, Kuzey Afrika, Türkiye ve Pakistan dahil olmak üzere geniş Ortadoğu bölgesinde bulunan 12 ülkedeki 80’in üzerinde şehirde faaliyet gösteriyor. Daha fazla bilgi için http://ift.tt/2wDIJFE web sayfasını ziyaret edebilirsiniz.  

Türkiye’deki faaliyetlerine bu sene başında İstanbul’da başlayan Körfez bölgesinin lider araç çağırma uygulaması Careem, Kurban Bayramı tatili süresince yolcularını havaalanlarına sabit fiyat ile taşıyacak.

 

Geçtiğimiz ay içerisinde aldığı 150 milyon dolarlık yatırım ile 1 milyar dolarlık değerlemeyi aşan ve bir unicorn olan Careem, kullanıcılarına özel kampanyalar sunmaya devam ediyor. Araç filosunun tamamını 9 kişilik Mercedes Vito’lardan oluşturan Körfez’in lider araç çağırma servisi Careem, tatilin başladığı 25 Ağustos’tan bayramın bitiş günü olan 4 Eylül’e kadarki havaalanı transferlerini sabit fiyatı üzerinden “bayramlık” promosyon koduyla 20 TL indirimli yapacak. Aynı yakadaki havaalanı transferi 60 TL ile ücretlendirilirken farklı yakadaki havaalanı ulaşımı 105 TL olacak. Her üyelik için 2 kez geçerli olacak “bayramlık” promosyon kodunu üyeler, biniş ya da varış noktalarına Atatürk Havaalanı veya Sabiha Gökçen Havaalanı’nı işaretledikten sonra kullanabilecekler.

 

7/24 telefon desteği veren müşteri hizmetleri

 

Daha iyi bir yaşam sunma yolunda bu yıl 5’nci yaşını kutlayan Careem, uygulama içindeki “Bize Ulaş” seçeneği ile yolculuk sırasında ve yolculuktan sonraki 1 saat içinde kullanıcılarına direkt olarak müşteri hizmetlerine ulaşma imkanı sağlıyor. “Bize Ulaş” alanından yazılan mesajlar da günün 24 saati takip edilerek, Careem’in profesyonel operasyon ekibi tarafından değerlendiriliyor. Ayrıca kullanıcılar 7/24 müşteri hizmetleri özelliği ile canlı telefon desteğini her zaman alabiliyor.

 

Yolculukları takip etmek ve puanlamak mümkün

 

Careem ile yolculuk sırasında “Rotayı paylaş” seçeneğini tıklayarak yolculuğun harita üzerinden takip edilmesi için bir yakınınıza ulaşmak da artık mümkün. Bu sistemle Careem’e binilen andan itibaren varış noktasına ulaşana kadar tüm yolculuk, bir kişi tarafından takip edilebiliyor. Kullanıcılar, her yolculuktan sonra uygulama üzerinden kaptanı ve yolculuğu puanlayabiliyor. Careem Müşteri Hizmetleri, düşük puanlama yapılması halinde, yolculuğun ardından yolcuyla iletişime geçip, konuyu ayrıntılarıyla dinleyerek gerekli tüm önlemleri alıyor. Careem kaptanları, özel iş görüşmeleri ve araçları kalite standartları açısından değerlendirilerek seçiliyor. Careem’in global standartları işe alım sürecinde dikkate alınan konuların başında geliyor.

 

 

Careem Hakkında:

 

Bölgenin önde gelen araç çağırma hizmeti Careem, mobil uygulama, internet veya çağrı merkezi üzerinden güvenilir, güvenli ve uygun fiyatlı ulaşım seçenekleri sağlıyor. Bölgenin “paylaşım ekonomisinde” bir öncü olan Careem’in misyonu, bölgeyi daha iyi bir yaşam şekline doğru götürürken insanların hayatlarını basitleştirmek, milyonlarca iş olanağı yaratmak ve Careem; yani kibar, cömert ve ilham verici olmaktır. Temmuz 2012’de kurulan Careem, Kuzey Afrika, Türkiye ve Pakistan dahil olmak üzere geniş Ortadoğu bölgesinde bulunan 12 ülkedeki 80’in üzerinde şehirde faaliyet gösteriyor. Daha fazla bilgi için http://ift.tt/2wDIJFE web sayfasını ziyaret edebilirsiniz.

 



from Aeroportist I Güncel Havacılık Haberleri http://ift.tt/2vcoNcE
via IFTTT