16 Ağustos 2017 Çarşamba

“İş Hayatının Parlayan Yıldızı Lojistiktir”


via Aeroportist I Güncel Havacılık Haberleri http://ift.tt/2uIgeGa

HAVACILIKTAKİ ŞAŞIRTICI GERÇEKLER Belki sık sık, belki ara sıra uçaklarla uzun yolculuklar yapıyoruz. Peki ama uçakların büyük sırlarından haberiniz var mı? İşte uçaklarla ilgili çok az insanın bildiği ve öğrenildiğinde ‘yok artık’ dedirten o gerçekler… Havadayken pek hissetmiyoruz; ancak uçağa kötü hava koşullarında sık sık şimşek çarpar. İki pilot uçuş sırasında asla aynı yemeği yemez. Biri zehirlenirse diğerinin sağlığı açısından risk almamak için bu uygulamaya gidiliyor. Sözgelimi bir pilot tavuk yediğinde diğeri köfte yer. Tuvaletlerin kilitleri dışarıdan açılabilir. Hostesler yemek servisi için geceyi beklemeyi tercih edebilir. Böylece hem daha fazla insanın uyuduğu saatlere gelinir ve bu sayede iş yükü daha azdır. Uçuş sırasında verilen kulaklıklar… Onları kimse yıkamıyor. Bazı havayolu çalışanlarına uçak kalkana kadar ödeme yapılmıyor. Kalkış yaparken ne kadar başarılı olduklarına bağlı ödeme alıyorlar. Havadayken içeceklerin tadı daha güzel gelir. Çünkü alçak basınç içeceklerin içindeki şekerin daha fazla ortaya çıkmasını sağlar. Bilinenin aksine uçaklarda tenefüs ettiğiniz hava en temiz havadır. Uçaklarda hastanelerde kullanılan hava filrteleme teknolojisi kullanılır. Can güvenliğinin yanı sıra uçuş öncesi yolcuların ağırlığı hesaplandığından iniş ve kalkışlarda iniş ve kalkışlarda bir kaç yolcunun aynı anda yer değiştirmesi uçağın dengesinde değişimlere yol açabileceğinden yolcuların yerlerine oturması zorunludur. Türbülans konusu uçaklarda en çok merak edilen konudur. Türbülans sanıldığı gibi uçağın düşmesine neden olmaz fakat türbülans sırasında kemerin bağlı olmaması, şiddetli sarsıntı yüzünden ölümlere neden olabilir. Ayrıca havadaki karbondioksit oranı arttığından türbülanslar her geçen gün daha fazla şiddetleniyor. Uçaklarda iniş ve kalkışlarda perdelerin açık tutulması gerektiğini bilirsiniz. Perdeler kapalı olursa, dışarıyı görmemiz engellenebileceği, hangi tarafın çıkış için emniyetli olduğunu anlamak için vakit kaybedileceğinden dolayı perdeler açık tutuluyor.Uzun menzilli seferlerde uçuş görevlilerinin dinlenmesi amacıyla uçaklarda gizli odalar bulunuyor. Tuvalet atıkları dışarı mı atılıyor? Uçak tuvaletindeki atıklar sanıldığı gibi uçak havadayken gökyüzüne bırakılmıyor. Uçağın atık deposunda toplanıyor ve uçak inince araç gelip atık deposunu boşaltıyor Kaynak : apron24

Belki sık sık, belki ara sıra uçaklarla uzun yolculuklar yapıyoruz. Peki ama uçakların büyük sırlarından haberiniz var mı? İşte uçaklarla ilgili çok az insanın bildiği ve öğrenildiğinde ‘yok artık’ dedirten o gerçekler…

Havadayken pek hissetmiyoruz; ancak uçağa kötü hava koşullarında sık sık şimşek çarpar.

İki pilot uçuş sırasında asla aynı yemeği yemez. Biri zehirlenirse diğerinin sağlığı açısından risk almamak için bu uygulamaya gidiliyor. Sözgelimi bir pilot tavuk yediğinde diğeri köfte yer.

Tuvaletlerin kilitleri dışarıdan açılabilir.

Hostesler yemek servisi için geceyi beklemeyi tercih edebilir. Böylece hem daha fazla insanın uyuduğu saatlere gelinir ve bu sayede iş yükü daha azdır.

Uçuş sırasında verilen kulaklıklar… Onları kimse yıkamıyor.

Bazı havayolu çalışanlarına uçak kalkana kadar ödeme yapılmıyor. Kalkış yaparken ne kadar başarılı olduklarına bağlı ödeme alıyorlar.

Havadayken içeceklerin tadı daha güzel gelir. Çünkü alçak basınç içeceklerin içindeki şekerin daha fazla ortaya çıkmasını sağlar.

Bilinenin aksine uçaklarda tenefüs ettiğiniz hava en temiz havadır. Uçaklarda hastanelerde kullanılan hava filrteleme teknolojisi kullanılır.

Can güvenliğinin yanı sıra uçuş öncesi yolcuların ağırlığı hesaplandığından iniş ve kalkışlarda iniş ve kalkışlarda bir kaç yolcunun aynı anda yer değiştirmesi uçağın dengesinde değişimlere yol açabileceğinden yolcuların yerlerine oturması zorunludur.

Türbülans konusu uçaklarda en çok merak edilen konudur. Türbülans sanıldığı gibi uçağın düşmesine neden olmaz fakat türbülans sırasında kemerin bağlı olmaması, şiddetli sarsıntı yüzünden ölümlere neden olabilir. Ayrıca havadaki karbondioksit oranı arttığından türbülanslar her geçen gün daha fazla şiddetleniyor.

Uçaklarda iniş ve kalkışlarda perdelerin açık tutulması gerektiğini bilirsiniz. Perdeler kapalı olursa, dışarıyı görmemiz engellenebileceği, hangi tarafın çıkış için emniyetli olduğunu anlamak için vakit kaybedileceğinden dolayı perdeler açık tutuluyor.Uzun menzilli seferlerde uçuş görevlilerinin dinlenmesi amacıyla uçaklarda gizli odalar bulunuyor.

Tuvalet atıkları dışarı mı atılıyor? Uçak tuvaletindeki atıklar sanıldığı gibi uçak havadayken gökyüzüne bırakılmıyor. Uçağın atık deposunda toplanıyor ve uçak inince araç gelip atık deposunu boşaltıyor

Kaynak : apron24



from Aeroportist I Güncel Havacılık Haberleri http://ift.tt/2uOFVRk
via IFTTT

HAVACILIKTAKİ ŞAŞIRTICI GERÇEKLER


via Aeroportist I Güncel Havacılık Haberleri http://ift.tt/2uOFVRk

Türkiye, deprem gerçeğine alışmalı ancak depreme teslim olmamalıdır


via Aeroportist I Güncel Havacılık Haberleri http://ift.tt/2uIm0HZ

Türkiye, deprem gerçeğine alışmalı ancak depreme teslim olmamalıdır Türkiye, deprem gerçeğine alışmalı ancak depreme teslim olmamalıdır 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nin 18’inci yıl dönümü vesilesiyle açıklamada bulunan Avrupa Hazır Beton Birliği (ERMCO) ve Türkiye Hazır Beton Birliği Başkanı Yavuz Işık, T.C. Başbakanlık Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı, Deprem Dairesi Başkanlığı tarafından yapılan araştırmaya göre 2017 yılında ağustos ayına kadar Türkiye ve çevresinde 26.227 deprem gerçekleştiğini vurguladı. Türkiye; jeolojik yapısı, topoğrafyası ve iklim özellikleri nedeniyle, başta depremler olmak üzere afetlerle sık sık karşılaşmış, tüm bu afetlerle baş edebilme konusunda Cumhuriyet döneminden bu yana önemli gelişmeler ve deneyimler sağlamış bir ülkedir. Ülkemizin jeolojik yapısı nedeni ile maalesef büyük can ve mal kayıplarına yol açan depremler yaşadığına dikkat çeken Yavuz Işık, şu açıklamalarda bulundu: “Ülkemizin yüz ölçümünün % 42’si birinci derece, % 24’ü ise ikinci derece deprem kuşağı üzerinde bulunmaktadır. Ülkemizde 1950’lerden bu yana gerçekleşen depremlerde maalesef 32.000 kişi hayatını kaybetmiştir. Bu acı bilanço bize deprem gerçeğini kabul etmemiz gerektiğini açık bir şekilde hatırlatmaktadır. Deprem herhangi bir yerde ve herhangi bir zamanda oluşabilir ve var olan koşullarda depremin önceden belirlenmesi olanaksızdır. Bu sebeple yapabileceğimiz en iyi şey bu gerçeği kabul etmek ancak  depreme teslim olmayıp depremle mücadele etmektir. Depremi önleyemeyiz fakat depremin zararlarını azaltma imkânına sahibiz. Depremlerin oluşturacağı bu zararları azaltmanın en etkin iki yolu ise depreme dayanıklı yapılar inşa etmek yani yapı stoğumuzu; kaliteli, güvenliği kanıtlanmış betonlarla güçlendirmek ve toplumu depreme karşı bilinçlendirmekten geçmektedir.“ dedi. Denetim ve kaliteli beton kullanımı ile depremi az hasarla atlatmamız mümkün Denetim ve kaliteli beton kullanımı ile depremi az hasarla atlatmanın mümkün olduğunu vurgulayan Yavuz Işık: “Hazır beton alanında kaliteyi garanti altına almayı hedefleyen Birliğimiz, Kalite Güvence Sistemi (KGS) denetimleri ile kaliteli ve yüksek dayanım sınıflarında beton üretimi gerçekleşmesini sağlamaktadır. Beton üretim tesislerinin yerinde denetiminin yanı sıra habersiz ürün denetimleri de gerçekleştiren KGS tarafsızlığını kanıtlayarak kaliteli beton kullanımının yaygınlaşmasına katkı sağlamaktadır. Hazır betonun üretim sürecinin tamamını kapsayacak şekilde denetlenmesi, deprem ve diğer dış etkilere dayanıklı binalar üretmek için kaçınılmaz bir şarttır. Yeni yapıların oluşturulmasında ve kentsel dönüşüm çalışmalarında kullanılacak KGS belgeli kaliteli hazır beton olası bir depremde birçok hayat kurtaracaktır. THBB olarak hem üyelerimiz hem de kamuoyu için depreme dayanıklı yapı tasarımı ve hazır beton uygulamalarını konu alan bilgilendirmeler yapıyoruz. Bu konuda ülkenin bilinçlenmesi adına üzerimize düşeni yapmaya hazırız. Birlik olarak bu hususta, KGS belgeli kaliteli beton kullanımını desteklediğimizi bir kez daha vurgulamak isteriz. Ülkemizde üretilen betonların yüzde 65’i de Türkiye Hazır Beton Birliği üyeleri tarafından KGS belgeli olarak üretilmektedir. Bu veriler bizi geleceğe yönelik umutlandırmaktadır.” dedi. Güvenli yapılar için işçi, kalfa ve ustaların eğitimi ve belgelendirilmesi gerekmektedir Depremde hasar gören binalar, toplumda can kaybı, yaralanmalar, ev ve işyeri kayıpları ve toplumsal hayatın kesintiye uğraması gibi yıkıcı ve trajik sonuçlar yaratacağını söyleyen Yavuz Işık: “1999 İzmit ve Düzce depremlerinde zarar gören binaların bir kısmı can güvenliği sağlayacak yeterlilikte değildi. Bu binalar, yıkılarak can kayıpları ve ciddi yaralanmalara sebep olmuşlardı.  Yaklaşık 52.000 binanın hasar gördüğü depremde,  bu binaların; %70’i orta ve hafif, %25’i ağır hasar görmüştür. %5’i yamyassı olacak şekilde yıkılmıştır. Hasarlı binaların %45’i kullanılamaz hale gelmiştir. Elbette ki bu hasarın nedenleri birden fazladır. Ancak güvenli yapı inşa etmede alınacak önlemlerin en önemlisi; inşaat sektöründe çalışan demirci, betoncu, kalıpçı ve tesisatçı olarak çalışan işçi, usta ve kalfaların eğitimi ve mesleki yeterlilik belgesinin sağlanmasıdır.” dedi. Türkiye Hazır Beton Birliği hakkında Türkiye Hazır Beton Birliği (THBB), 1988 yılından beri güvenli ve dayanıklı yapıların inşası için, standartlara uygun beton üretilmesi, standartlara uygun beton uygulamaları için, özellikle deprem riski yüksek bölgelerde yüksek dayanım sınıflarında beton kullanılması için uğraş veren mesleki bir kuruluştur. 1991 yılından beri Avrupa Hazır Beton Birliğinin (ERMCO) de tam üyesi olan THBB’ye üye olacak şirketlerin tüm hazır beton tesislerinde standartlara uygun üretim yapılması, Kalite Güvence Sisteminin (KGS) sürekli habersiz denetimlerine tabi olunarak KGS Uygunluk Belgesi alınması, uygun laboratuvar bulunması, teknik, çevre, iş sağlığı- işçi güvenliği, yasal ve etik kriterlerin eksiksiz yerine getirilmesi zorunludur.  

Türkiye, deprem gerçeğine alışmalı ancak depreme teslim olmamalıdır

17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nin 18’inci yıl dönümü vesilesiyle açıklamada bulunan Avrupa Hazır Beton Birliği (ERMCO) ve Türkiye Hazır Beton Birliği Başkanı Yavuz Işık, T.C. Başbakanlık Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı, Deprem Dairesi Başkanlığı tarafından yapılan araştırmaya göre 2017 yılında ağustos ayına kadar Türkiye ve çevresinde 26.227 deprem gerçekleştiğini vurguladı.

Türkiye; jeolojik yapısı, topoğrafyası ve iklim özellikleri nedeniyle, başta depremler olmak üzere afetlerle sık sık karşılaşmış, tüm bu afetlerle baş edebilme konusunda Cumhuriyet döneminden bu yana önemli gelişmeler ve deneyimler sağlamış bir ülkedir. Ülkemizin jeolojik yapısı nedeni ile maalesef büyük can ve mal kayıplarına yol açan depremler yaşadığına dikkat çeken Yavuz Işık, şu açıklamalarda bulundu: “Ülkemizin yüz ölçümünün % 42’si birinci derece, % 24’ü ise ikinci derece deprem kuşağı üzerinde bulunmaktadır. Ülkemizde 1950’lerden bu yana gerçekleşen depremlerde maalesef 32.000 kişi hayatını kaybetmiştir. Bu acı bilanço bize deprem gerçeğini kabul etmemiz gerektiğini açık bir şekilde hatırlatmaktadır. Deprem herhangi bir yerde ve herhangi bir zamanda oluşabilir ve var olan koşullarda depremin önceden belirlenmesi olanaksızdır. Bu sebeple yapabileceğimiz en iyi şey bu gerçeği kabul etmek ancak  depreme teslim olmayıp depremle mücadele etmektir. Depremi önleyemeyiz fakat depremin zararlarını azaltma imkânına sahibiz. Depremlerin oluşturacağı bu zararları azaltmanın en etkin iki yolu ise depreme dayanıklı yapılar inşa etmek yani yapı stoğumuzu; kaliteli, güvenliği kanıtlanmış betonlarla güçlendirmek ve toplumu depreme karşı bilinçlendirmekten geçmektedir.“ dedi.

Denetim ve kaliteli beton kullanımı ile depremi az hasarla atlatmamız mümkün

Denetim ve kaliteli beton kullanımı ile depremi az hasarla atlatmanın mümkün olduğunu vurgulayan Yavuz Işık: “Hazır beton alanında kaliteyi garanti altına almayı hedefleyen Birliğimiz, Kalite Güvence Sistemi (KGS) denetimleri ile kaliteli ve yüksek dayanım sınıflarında beton üretimi gerçekleşmesini sağlamaktadır. Beton üretim tesislerinin yerinde denetiminin yanı sıra habersiz ürün denetimleri de gerçekleştiren KGS tarafsızlığını kanıtlayarak kaliteli beton kullanımının yaygınlaşmasına katkı sağlamaktadır. Hazır betonun üretim sürecinin tamamını kapsayacak şekilde denetlenmesi, deprem ve diğer dış etkilere dayanıklı binalar üretmek için kaçınılmaz bir şarttır. Yeni yapıların oluşturulmasında ve kentsel dönüşüm çalışmalarında kullanılacak KGS belgeli kaliteli hazır beton olası bir depremde birçok hayat kurtaracaktır. THBB olarak hem üyelerimiz hem de kamuoyu için depreme dayanıklı yapı tasarımı ve hazır beton uygulamalarını konu alan bilgilendirmeler yapıyoruz. Bu konuda ülkenin bilinçlenmesi adına üzerimize düşeni yapmaya hazırız. Birlik olarak bu hususta, KGS belgeli kaliteli beton kullanımını desteklediğimizi bir kez daha vurgulamak isteriz. Ülkemizde üretilen betonların yüzde 65’i de Türkiye Hazır Beton Birliği üyeleri tarafından KGS belgeli olarak üretilmektedir. Bu veriler bizi geleceğe yönelik umutlandırmaktadır.” dedi.

Güvenli yapılar için işçi, kalfa ve ustaların eğitimi ve belgelendirilmesi gerekmektedir

Depremde hasar gören binalar, toplumda can kaybı, yaralanmalar, ev ve işyeri kayıpları ve toplumsal hayatın kesintiye uğraması gibi yıkıcı ve trajik sonuçlar yaratacağını söyleyen Yavuz Işık: “1999 İzmit ve Düzce depremlerinde zarar gören binaların bir kısmı can güvenliği sağlayacak yeterlilikte değildi. Bu binalar, yıkılarak can kayıpları ve ciddi yaralanmalara sebep olmuşlardı.  Yaklaşık 52.000 binanın hasar gördüğü depremde,  bu binaların; %70’i orta ve hafif, %25’i ağır hasar görmüştür. %5’i yamyassı olacak şekilde yıkılmıştır. Hasarlı binaların %45’i kullanılamaz hale gelmiştir. Elbette ki bu hasarın nedenleri birden fazladır. Ancak güvenli yapı inşa etmede alınacak önlemlerin en önemlisi; inşaat sektöründe çalışan demirci, betoncu, kalıpçı ve tesisatçı olarak çalışan işçi, usta ve kalfaların eğitimi ve mesleki yeterlilik belgesinin sağlanmasıdır.” dedi.

Türkiye Hazır Beton Birliği hakkında

Türkiye Hazır Beton Birliği (THBB), 1988 yılından beri güvenli ve dayanıklı yapıların inşası için, standartlara uygun beton üretilmesi, standartlara uygun beton uygulamaları için, özellikle deprem riski yüksek bölgelerde yüksek dayanım sınıflarında beton kullanılması için uğraş veren mesleki bir kuruluştur. 1991 yılından beri Avrupa Hazır Beton Birliğinin (ERMCO) de tam üyesi olan THBB’ye üye olacak şirketlerin tüm hazır beton tesislerinde standartlara uygun üretim yapılması, Kalite Güvence Sisteminin (KGS) sürekli habersiz denetimlerine tabi olunarak KGS Uygunluk Belgesi alınması, uygun laboratuvar bulunması, teknik, çevre, iş sağlığı- işçi güvenliği, yasal ve etik kriterlerin eksiksiz yerine getirilmesi zorunludur.

 



from Aeroportist I Güncel Havacılık Haberleri http://ift.tt/2uIm0HZ
via IFTTT

SEYAHAT EDENLERE ÖZEL BESLENME ÖNERİLERİ Kilo almadan dönmek istiyorsanız…   SEYAHAT EDENLERE ÖZEL BESLENME ÖNERİLERİ   Bu tatilde şöyle vurayım yollara, o kent senin bu kent benim gezeyim diye bir plan yapıyor ya da iş nedeniyle sık sık seyahate çıkıyorsanız, dikkat! Bu seyahatlerin bedeli fazla kilolar olabilir. Adeta “seyahat hatırası” olarak alınan kilolardan uzak durmak ve sağlıklı beslenmek istiyorsanız, Acıbadem Ankara Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Merve Güler’in önerilerine kulak verin.   Tatil ya da iş nedeniyle yapılan seyahatler metabolizmamızın da bozulmasına neden olabiliyor. Özellikle de sık seyahat eden, iş yoğunluğu yüksek, sürekli stres altında olan kişilerin düzensiz ve kötü beslenmesi kilo kontrolünü de zorlaştırıyor. Bunun en önemli nedenlerinin başında da yolculuklar sırasında ilginç şekilde abur cubur yemek isteğinin artmasının yanı sıra normal tüketimimizden çok daha fazlasını yeme ihtiyacımız geliyor. Acıbadem Ankara Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Merve Güler, alıştığımız beslenme rutinlerimizin dışına çıkılmasının seyahat boyunca sağlıksız yiyecekleri tercih edeceğimiz anlamına gelmediğini söylüyor. Tabi ki de küçük kaçamaklar konusunda özgür olsak da bunları diğer öğünlerde daha dengeli beslenerek telafi etmek gerekiyor. Peki, seyahatlerde hem sağlıklı beslenmek, hem de kilo almamak mümkün mü? Beslenme ve Diyet Uzmanı Merve Güler, konuyla ilgili verdiği ipuçlarını dikkat ederek bunun mümkün olabileceğini söylüyor…   Güne kahvaltıyla başlayın   Günün en önemli öğünü olan kahvaltıyı hiçbir şekilde atlamayın. Bu sayede hem gün içinde daha zinde olabilir hem de fazla kalorili besinlere daha az rağbet edersiniz. Açık büfe kahvaltılardan mümkünse uzak durmaya çalışın. Peynir, zeytin, domates, salatalık, yeşillikler, tam tahıllı ekmek, meyveleri içeren Akdeniz tarzı bir kahvaltı tercih edin. Eğer bunları bulamıyorsanız şöyle bir kombinasyon yapabilirsiniz; meyve ve süt yanına omlet ya da sütle tahıl gevreği yiyebilirsiniz. Sucuk, salam, jambon, sosis, pastırma gibi mümkün olduğunca işlenmiş et ürünlerinden kaçının. Protein ihtiyacınızı diğer öğünlere saklayın. Kahvaltının yanında açık çay veya kahve içebilirsiniz tabii şekersiz olmak kaydıyla…   Protein ağırlıklı beslenin   Öğünlerde protein ağırlıklı beslenme gün içerisinde tok kalmanıza yardımcı olacaktır. Bu nedenle mümkünse ızgara, haşlama veya fırında pişmiş etleri yemeği tercih edin. Yağda kızartılmış ürünlerden kaçının.   Bağırsaklarınız için sebze tercih edin   Hava değişikliği ve sürekli oturma pozisyonu gibi nedenler bağırsak hareketlerinin yavaşlatıyor. Bu da hem seyahatler sırasında çok ciddi sıkıntı yaratıyor, hem de uzun dönemde kilo almanıza neden olabiliyor. Bunu önlemek için öğünlerden bir tanesinde mutlaka sebze yemeğe gayret göstermek gerektiğini söyleyen Beslenme ve Diyet Uzmanı Merve Güler, “Beyaz ekmek yerine esmer ekmeği tercih edin. Ayrıca gün içinde ziyaret edeceğiniz yerlere mümkün olduğunca yürüyerek gitmeye çalışın. Bunun yanında eğer imkanınız varsa bir kupa yeşil çay içmek, öğün aralarında kayısı, erik ve incir yemek de bağırsak hareketlerinizi hızlandırmaya yardımcı olacaktır” diyor.   Fast food tükettiyseniz hareket edin   Özellikle seyahatlerde fast food restoranları en sık ziyaret edilen yemek yeme noktaları oluyor. Ancak gerek uzun süre tokluk sağlamaması, gerekse içeriğindeki sağlıksız gıdalar nedeniyle pizza, hamburger tarzı fast food besinlerden ne kadar uzak kalırsanız kendine o kadar çok iyilik edersiniz. Eğer tüketmek zorundaysanız ya da canınız istiyorsa akşam öğünü yerini öğlen öğünlerini tercih edin. Ama hareket etmeyi de unutmayın! Aynı gün içerisinde veya ertesi günü daha aktif olarak daha çok enerji harcamaya çalışın.   Su içmeyi ihmal etmeyin   Genelde seyahat halindeyken sık tuvalete çıkmamak için sıvı tüketimi azalıyor. Bu durumda vücudumuz susuz kalabiliyor. Beslenme ve Diyet Uzmanı Merve Güler, ağız ve burunda kuruluk ve idrarın koyu renk almasının vücudun susuz kaldığının göstergesi olduğunu söyleyerek, “Dolaşım ve bağırsak sisteminin sağlıklı ve düzenli çalışabilmesi için seyahat boyunca günde en az 1.5 litre su içmeye özen gösterin” diyor. Seyahatte su içmek aklınıza gelmiyorsa telefonunuza belli aralıkla alarmlar kurabilirsiniz veya su içmeyi hatırlatacak uygulamalarda kullanabilirsiniz. Eğer suyun tadı hoşunuza gitmiyorsa içerisine limon, kabuk tarçın, salatalık veya taze nane atarak farklı tatlar elde edebilirsiniz. Ayrıca, enfeksiyonlardan korunmak için kesinlikle musluk suyu içilmemesi ve kapalı şişe sularının tercih edilmesi çok önemli.   Tatlımızı paylaşalım   Seyahatlerin vazgeçilmezleri arasında tatlılar da var. Gittiğimiz yerlerin yöresel tatlarından mutlaka yemek istiyorsanız, tatlınızı birlikte seyahat ettiklerinizle paylaşabilir ya da aldığınız porsiyonu küçültebilirsiniz. Tatlının yanında sade kahve içebilirsiniz. Kahve kan şekerinizin hızlı yükselmesini engeller. Tatlı yerine meyve tercih edebilirsiniz. Meyvenin glisemik indeksi tatlıya göre daha düşük olduğundan kan şekerimiz çok hızlı yükselmesini engeller. Meyvenin yanında da süt veya yoğurt tercih ederek içindeki şekerin kana daha yavaş karışmasına yardımcı olursunuz.

Kilo almadan dönmek istiyorsanız…

 

SEYAHAT EDENLERE ÖZEL BESLENME ÖNERİLERİ

 

Bu tatilde şöyle vurayım yollara, o kent senin bu kent benim gezeyim diye bir plan yapıyor ya da iş nedeniyle sık sık seyahate çıkıyorsanız, dikkat! Bu seyahatlerin bedeli fazla kilolar olabilir. Adeta “seyahat hatırası” olarak alınan kilolardan uzak durmak ve sağlıklı beslenmek istiyorsanız, Acıbadem Ankara Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Merve Güler’in önerilerine kulak verin.

 

Tatil ya da iş nedeniyle yapılan seyahatler metabolizmamızın da bozulmasına neden olabiliyor. Özellikle de sık seyahat eden, iş yoğunluğu yüksek, sürekli stres altında olan kişilerin düzensiz ve kötü beslenmesi kilo kontrolünü de zorlaştırıyor. Bunun en önemli nedenlerinin başında da yolculuklar sırasında ilginç şekilde abur cubur yemek isteğinin artmasının yanı sıra normal tüketimimizden çok daha fazlasını yeme ihtiyacımız geliyor. Acıbadem Ankara Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Merve Güler, alıştığımız beslenme rutinlerimizin dışına çıkılmasının seyahat boyunca sağlıksız yiyecekleri tercih edeceğimiz anlamına gelmediğini söylüyor. Tabi ki de küçük kaçamaklar konusunda özgür olsak da bunları diğer öğünlerde daha dengeli beslenerek telafi etmek gerekiyor. Peki, seyahatlerde hem sağlıklı beslenmek, hem de kilo almamak mümkün mü? Beslenme ve Diyet Uzmanı Merve Güler, konuyla ilgili verdiği ipuçlarını dikkat ederek bunun mümkün olabileceğini söylüyor…

 

Güne kahvaltıyla başlayın

 

Günün en önemli öğünü olan kahvaltıyı hiçbir şekilde atlamayın. Bu sayede hem gün içinde daha zinde olabilir hem de fazla kalorili besinlere daha az rağbet edersiniz. Açık büfe kahvaltılardan mümkünse uzak durmaya çalışın. Peynir, zeytin, domates, salatalık, yeşillikler, tam tahıllı ekmek, meyveleri içeren Akdeniz tarzı bir kahvaltı tercih edin. Eğer bunları bulamıyorsanız şöyle bir kombinasyon yapabilirsiniz; meyve ve süt yanına omlet ya da sütle tahıl gevreği yiyebilirsiniz.

Sucuk, salam, jambon, sosis, pastırma gibi mümkün olduğunca işlenmiş et ürünlerinden kaçının. Protein ihtiyacınızı diğer öğünlere saklayın. Kahvaltının yanında açık çay veya kahve içebilirsiniz tabii şekersiz olmak kaydıyla…

 

Protein ağırlıklı beslenin

 

Öğünlerde protein ağırlıklı beslenme gün içerisinde tok kalmanıza yardımcı olacaktır. Bu nedenle mümkünse ızgara, haşlama veya fırında pişmiş etleri yemeği tercih edin. Yağda kızartılmış ürünlerden kaçının.

 

Bağırsaklarınız için sebze tercih edin

 

Hava değişikliği ve sürekli oturma pozisyonu gibi nedenler bağırsak hareketlerinin yavaşlatıyor. Bu da hem seyahatler sırasında çok ciddi sıkıntı yaratıyor, hem de uzun dönemde kilo almanıza neden olabiliyor. Bunu önlemek için öğünlerden bir tanesinde mutlaka sebze yemeğe gayret göstermek gerektiğini söyleyen Beslenme ve Diyet Uzmanı Merve Güler, “Beyaz ekmek yerine esmer ekmeği tercih edin. Ayrıca gün içinde ziyaret edeceğiniz yerlere mümkün olduğunca yürüyerek gitmeye çalışın. Bunun yanında eğer imkanınız varsa bir kupa yeşil çay içmek, öğün aralarında kayısı, erik ve incir yemek de bağırsak hareketlerinizi hızlandırmaya yardımcı olacaktır” diyor.

 

Fast food tükettiyseniz hareket edin

 

Özellikle seyahatlerde fast food restoranları en sık ziyaret edilen yemek yeme noktaları oluyor. Ancak gerek uzun süre tokluk sağlamaması, gerekse içeriğindeki sağlıksız gıdalar nedeniyle pizza, hamburger tarzı fast food besinlerden ne kadar uzak kalırsanız kendine o kadar çok iyilik edersiniz. Eğer tüketmek zorundaysanız ya da canınız istiyorsa akşam öğünü yerini öğlen öğünlerini tercih edin. Ama hareket etmeyi de unutmayın! Aynı gün içerisinde veya ertesi günü daha aktif olarak daha çok enerji harcamaya çalışın.

 

Su içmeyi ihmal etmeyin

 

Genelde seyahat halindeyken sık tuvalete çıkmamak için sıvı tüketimi azalıyor. Bu durumda vücudumuz susuz kalabiliyor. Beslenme ve Diyet Uzmanı Merve Güler, ağız ve burunda kuruluk ve idrarın koyu renk almasının vücudun susuz kaldığının göstergesi olduğunu söyleyerek, “Dolaşım ve bağırsak sisteminin sağlıklı ve düzenli çalışabilmesi için seyahat boyunca günde en az 1.5 litre su içmeye özen gösterin” diyor. Seyahatte su içmek aklınıza gelmiyorsa telefonunuza belli aralıkla alarmlar kurabilirsiniz veya su içmeyi hatırlatacak uygulamalarda kullanabilirsiniz. Eğer suyun tadı hoşunuza gitmiyorsa içerisine limon, kabuk tarçın, salatalık veya taze nane atarak farklı tatlar elde edebilirsiniz.

Ayrıca, enfeksiyonlardan korunmak için kesinlikle musluk suyu içilmemesi ve kapalı şişe sularının tercih edilmesi çok önemli.

 

Tatlımızı paylaşalım

 

Seyahatlerin vazgeçilmezleri arasında tatlılar da var. Gittiğimiz yerlerin yöresel tatlarından mutlaka yemek istiyorsanız, tatlınızı birlikte seyahat ettiklerinizle paylaşabilir ya da aldığınız porsiyonu küçültebilirsiniz. Tatlının yanında sade kahve içebilirsiniz. Kahve kan şekerinizin hızlı yükselmesini engeller.

Tatlı yerine meyve tercih edebilirsiniz. Meyvenin glisemik indeksi tatlıya göre daha düşük olduğundan kan şekerimiz çok hızlı yükselmesini engeller. Meyvenin yanında da süt veya yoğurt tercih ederek içindeki şekerin kana daha yavaş karışmasına yardımcı olursunuz.



from Aeroportist I Güncel Havacılık Haberleri http://ift.tt/2uOvSfh
via IFTTT

SEYAHAT EDENLERE ÖZEL BESLENME ÖNERİLERİ


via Aeroportist I Güncel Havacılık Haberleri http://ift.tt/2uOvSfh