9 Ağustos 2017 Çarşamba

TAV Fırsat Eşitliği Modeli sertifikasını aldı TAV Havalimanları kadın istihdamını teşvik etmek ve kadına yönelik ayrımcılığı önlemek için oluşturulan program kriterlerini karşılayarak sertifika almaya hak kazandı. KAGİDER’in Dünya Bankası desteğiyle geliştirdiği program iş yaşamında cinsiyet eşitsizliğine dayalı yaklaşımlara son vermeyi amaçlıyor. Havalimanı işletmeciliğinde Türkiye’nin dünyadaki önemli markası TAV Havalimanları, işe alım süreçlerinden kariyer destek uygulamalarına kadar bir dizi başlıkta gerçekleştirilen bağımsız denetim sürecini başarıyla tamamlayarak Fırsat Eşitliği Modeli (FEM) sertifikasını almaya hak kazandı. TAV Havalimanları İnsan Kaynaklarından Sorumlu Başkan Yardımcısı Hakan Öker “TAV olarak kadının iş gücüne katılımının kalkınma ve toplumsal gelişim için vazgeçilmez önemde olduğuna inanıyoruz. Bu kapsamda, faaliyet gösterdiğimiz tüm coğrafyalarda iş süreçlerimizi fırsat eşitliğini odağa alarak düzenliyoruz. İşe alım ve seçme süreçleri, kişisel ve profesyonel gelişim olanakları, performans değerlendirme ve terfi süreçlerinde tüm çalışanlarımıza fırsat eşitliği sunuyoruz. Her seviye yönetim kademesinde kadınların katılımını artırmak amacıyla, önümüzdeki beş yıl içinde Yönetim Kurulumuzdaki kadın üye oranını yüzde 25’e çıkartmayı hedefliyoruz. Birleşmiş Milletler’in Kadının Güçlenmesi Prensipleri (WEPs) imzacıları arasındayız ve Professional Women’s Network (PWN) Türkiye ağının da kurumsal destekçileri arasında yer alıyoruz. Fırsat Eşitliği Modeli sertifikasını alarak bu yöndeki çabalarımızın bağımsız kuruluş tarafından tescil edilmesinden mutluluk duyuyoruz ve benzer çalışmalar yürüten kurumlar için motive edici bir örnek teşkil etmesini umuyoruz” dedi. FEM sertifika programı, Türkiye Kadın Girişimciler Derneği (KAGİDER) önderliğinde, Dünya Bankası teknik desteğiyle 2011’de geliştirildi. Bağımsız bir değerlendirme sürecinden geçtikten sonra Fırsat Eşitliği sertifikasına hak kazanan kurumlar, yapıları, eylemleri ve istihdam olguları ile toplumsal cinsiyet eşitliğine ve istihdamda kadın güçlenmesine duyarlı olduklarını ulusal ve uluslararası kamuoyu nezdinde tescil ettirmiş oluyor. Sabancı Üniversitesi Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Forumu’nun danışmanlık desteği sunduğu program, işe alım, eğitim, kariyer planlama ve geliştirme gibi süreçlerdeki eşitsizlikleri saptamak ve iş yaşamında cinsiyet ayrımcılığına dayalı yaklaşımlara son vermeyi amaçlıyor.

TAV Havalimanları kadın istihdamını teşvik etmek ve kadına yönelik ayrımcılığı önlemek için oluşturulan program kriterlerini karşılayarak sertifika almaya hak kazandı. KAGİDER’in Dünya Bankası desteğiyle geliştirdiği program iş yaşamında cinsiyet eşitsizliğine dayalı yaklaşımlara son vermeyi amaçlıyor.

Havalimanı işletmeciliğinde Türkiye’nin dünyadaki önemli markası TAV Havalimanları, işe alım süreçlerinden kariyer destek uygulamalarına kadar bir dizi başlıkta gerçekleştirilen bağımsız denetim sürecini başarıyla tamamlayarak Fırsat Eşitliği Modeli (FEM) sertifikasını almaya hak kazandı.

TAV Havalimanları İnsan Kaynaklarından Sorumlu Başkan Yardımcısı Hakan Öker “TAV olarak kadının iş gücüne katılımının kalkınma ve toplumsal gelişim için vazgeçilmez önemde olduğuna inanıyoruz. Bu kapsamda, faaliyet gösterdiğimiz tüm coğrafyalarda iş süreçlerimizi fırsat eşitliğini odağa alarak düzenliyoruz. İşe alım ve seçme süreçleri, kişisel ve profesyonel gelişim olanakları, performans değerlendirme ve terfi süreçlerinde tüm çalışanlarımıza fırsat eşitliği sunuyoruz. Her seviye yönetim kademesinde kadınların katılımını artırmak amacıyla, önümüzdeki beş yıl içinde Yönetim Kurulumuzdaki kadın üye oranını yüzde 25’e çıkartmayı hedefliyoruz. Birleşmiş Milletler’in Kadının Güçlenmesi Prensipleri (WEPs) imzacıları arasındayız ve Professional Women’s Network (PWN) Türkiye ağının da kurumsal destekçileri arasında yer alıyoruz. Fırsat Eşitliği Modeli sertifikasını alarak bu yöndeki çabalarımızın bağımsız kuruluş tarafından tescil edilmesinden mutluluk duyuyoruz ve benzer çalışmalar yürüten kurumlar için motive edici bir örnek teşkil etmesini umuyoruz” dedi.

FEM sertifika programı, Türkiye Kadın Girişimciler Derneği (KAGİDER) önderliğinde, Dünya Bankası teknik desteğiyle 2011’de geliştirildi. Bağımsız bir değerlendirme sürecinden geçtikten sonra Fırsat Eşitliği sertifikasına hak kazanan kurumlar, yapıları, eylemleri ve istihdam olguları ile toplumsal cinsiyet eşitliğine ve istihdamda kadın güçlenmesine duyarlı olduklarını ulusal ve uluslararası kamuoyu nezdinde tescil ettirmiş oluyor.

Sabancı Üniversitesi Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Forumu’nun danışmanlık desteği sunduğu program, işe alım, eğitim, kariyer planlama ve geliştirme gibi süreçlerdeki eşitsizlikleri saptamak ve iş yaşamında cinsiyet ayrımcılığına dayalı yaklaşımlara son vermeyi amaçlıyor.



from Aeroportist I Güncel Havacılık Haberleri http://ift.tt/2vlGFyo
via IFTTT

TAV Fırsat Eşitliği Modeli sertifikasını aldı


via Aeroportist I Güncel Havacılık Haberleri http://ift.tt/2vlGFyo

TGDF Genel Sekreteri Menlik; Cezayir’in ithalat yasağını değerlendirdi TGDF Genel Sekreteri Menlik; Cezayir’in ithalat yasağını değerlendirdi: “Yanlıştan dönülmeli” Türkiye’nin önemli ihracat pazarlarından olan Kuzey Afrika ülkesi Cezayir’in ithalatta bankacılık kanallarını kapatması kararını değerlendiren Türkiye Gıda ve İçecek Sanayii Dernekleri Federasyonu (TGDF) Genel Sekreteri İlknur Menlik, “Günümüz dünyasında dış ticareti zora sokan böyle bir karar, gıda sektörümüz başta olmak üzere tüm ihracatçı sektörleri olumsuz etkileyecektir. Cezayir’in de faydasına olmayacak bu karardan bir an önce vazgeçilmesi en büyük temennimizdir” dedi. Cezayir, gıdadan plastiğe 24 ürün kaleminde ithalatın bankacılık kanalıyla yapılmasını yasakladı. Fiilen ithalatın yasaklanması anlamına gelen karar kapsamında, gıda ürünlerinden, “çorba, bulyon, hazır soslar, hardal, ekmek, pizza, makarna, kabuklu ve kabuksuz kuru meyveler, yer fıstığı, meyve suları, su, maden suyu, tatlı, reçel ve marmelatlar, tablet çikolata, tatlandırıcı içeren kızarmış ekmek, waffle ve gofretler, çikolata ve kakao içeren diğer hazır gıda ürünleri ile konserveler” bulunuyor. “Hiç kimsenin çıkarına değil” Cezayir’in, küresel ticareti düzenlemeye yönelik Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) kararları ile belirlenen kurallara da aykırı olarak aldığı kararı değerlendiren Türkiye Gıda ve İçecek Sanayii Dernekleri Federasyonu (TGDF) Genel Sekreteri İlknur Menlik, Ekonomi Bakanlığı’nın 28 Temmuz 2017 tarihinde Cezayir’in belli ürünler için ithalat lisansı uygulaması başlattığını duyurduğunu anımsattı. Cezayir’in bu kapsamda; büyükbaş hayvan etleri, peynir, elma, muz, arpa, sarımsak, mısır, soya küspesi, konsantre yemler ve salçanın da aralarında bulunduğu 21 üründe ithalat lisanlı alma zorunluluğu getirdiğini belirten Menlik, ekmek, su, makarna, çikolata gibi gıda ürünleri de dahil olmak üzere çok sayıda ürünün ithalatının bankacılık kanalıyla yapılmasının yasaklanmasının ise ihracata daha büyük bir darbe anlamına geldiğini söyledi. Karar kapsamındaki sanayi ve gıda ürünlerinde Türkiye’nin geçen yıl Cezayir’e 231.7 milyon dolarlık ihracat yaptığına vurgu yapan Menlik, şunları kaydetti: “Günümüz dünyasında ülkeler arasındaki dış ticarette para transferinin bankalar kanalıyla yapılması, Dünya Ticaret Örgütü’nün (DTÖ) kuralları çerçevesinde, küresel ticareti kolaylaştırıcı bir uygulamadır. Dış ticarette bankacılık kanallarını kapatmak, DTÖ tarafından belirlenen kurallara aykırı olarak tarife dışı bir engel olduğu gibi, ülkelerin kendi mevzuatları doğrultusunda para transferlerini de zora sokacaktır.” Cezayir’in, 40 milyona yakın nüfusuyla Türkiye gıda ve içecek sanayi ihracatında Kuzey Afrika bölgesinde büyük önem arz eden ülkelerden birisi olduğunu dile getiren TGDF Genel Sekreteri İlknur Menlik, Ekonomi Bakanlığı’nın verilerine göre, Türkiye’nin geçen yıl Cezayir’e ihracatının 1 milyar 737 milyon dolar, bu ülkeden ithalatımızın ise 464 milyon dolar olduğunu bildirdi. Cezayir’e gıda ihracatında geçen yıl 15.3 milyon dolar ile ekmek, pasta, kek, bisküvi ve diğer mamuller, 12.8 milyon dolar ile de çikolata ve kakao ürünlerinin başı çektiğini belirten Menlik, “Buna karşılık geçen yıl Cezayir’den kamış-pancar şekeri ve saf sakkaroz ithalatımız 15.4 milyon dolar oldu. Bunların yanı sıra Cezayir’den küçük miktarlarda da olsa, hurma, incir, ananas, avokado, mango gibi sıcak iklim ürünü meyveleri de ithal ediyoruz. Özellikle ekmek, pasta, kek ile şekerleme sektörü ihracatımız bakımından, alınan bu kararın olumsuz etkileri hissedilecektir” dedi. Diğer yandan, Cezayir’in dış ticarette bankacılık kanallarını kapatmasının, dünya ölçeğinde de kabul görmeyeceğini ifade eden İlknur Menlik, pazar koşullarında çok uygulanabilir olmayan bu kararın kaldırılması gerektiğini kaydetti. Yakın zamanda Rusya ile yaşanan sıkıntıları örnek göstererek, Türkiye gıda ve içecek sanayi olarak ihracat pazarlarını çeşitlendirme uğraşında olduklarını bildiren Menlik, bu konuda ihracat desteklerinin de çok önemli olduğunun altını çizdi. Menlik, “Son olarak Cezayir’in ithalat için bankacılık kanallarını kapatması kendi menfaatine de değildir. Umuyorum Cezayirli yetkililer bu gerçeğin bir an önce farkına varıp, yanlıştan dönerler” ifadelerini kullandı.

TGDF Genel Sekreteri Menlik; Cezayir’in ithalat yasağını değerlendirdi: “Yanlıştan dönülmeli”

Türkiye’nin önemli ihracat pazarlarından olan Kuzey Afrika ülkesi Cezayir’in ithalatta bankacılık kanallarını kapatması kararını değerlendiren Türkiye Gıda ve İçecek Sanayii Dernekleri Federasyonu (TGDF) Genel Sekreteri İlknur Menlik, “Günümüz dünyasında dış ticareti zora sokan böyle bir karar, gıda sektörümüz başta olmak üzere tüm ihracatçı sektörleri olumsuz etkileyecektir. Cezayir’in de faydasına olmayacak bu karardan bir an önce vazgeçilmesi en büyük temennimizdir” dedi.

Cezayir, gıdadan plastiğe 24 ürün kaleminde ithalatın bankacılık kanalıyla yapılmasını yasakladı. Fiilen ithalatın yasaklanması anlamına gelen karar kapsamında, gıda ürünlerinden, “çorba, bulyon, hazır soslar, hardal, ekmek, pizza, makarna, kabuklu ve kabuksuz kuru meyveler, yer fıstığı, meyve suları, su, maden suyu, tatlı, reçel ve marmelatlar, tablet çikolata, tatlandırıcı içeren kızarmış ekmek, waffle ve gofretler, çikolata ve kakao içeren diğer hazır gıda ürünleri ile konserveler” bulunuyor.

“Hiç kimsenin çıkarına değil”

Cezayir’in, küresel ticareti düzenlemeye yönelik Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) kararları ile belirlenen kurallara da aykırı olarak aldığı kararı değerlendiren Türkiye Gıda ve İçecek Sanayii Dernekleri Federasyonu (TGDF) Genel Sekreteri İlknur Menlik, Ekonomi Bakanlığı’nın 28 Temmuz 2017 tarihinde Cezayir’in belli ürünler için ithalat lisansı uygulaması başlattığını duyurduğunu anımsattı.

Cezayir’in bu kapsamda; büyükbaş hayvan etleri, peynir, elma, muz, arpa, sarımsak, mısır, soya küspesi, konsantre yemler ve salçanın da aralarında bulunduğu 21 üründe ithalat lisanlı alma zorunluluğu getirdiğini belirten Menlik, ekmek, su, makarna, çikolata gibi gıda ürünleri de dahil olmak üzere çok sayıda ürünün ithalatının bankacılık kanalıyla yapılmasının yasaklanmasının ise ihracata daha büyük bir darbe anlamına geldiğini söyledi.

Karar kapsamındaki sanayi ve gıda ürünlerinde Türkiye’nin geçen yıl Cezayir’e 231.7 milyon dolarlık ihracat yaptığına vurgu yapan Menlik, şunları kaydetti:

“Günümüz dünyasında ülkeler arasındaki dış ticarette para transferinin bankalar kanalıyla yapılması, Dünya Ticaret Örgütü’nün (DTÖ) kuralları çerçevesinde, küresel ticareti kolaylaştırıcı bir uygulamadır. Dış ticarette bankacılık kanallarını kapatmak, DTÖ tarafından belirlenen kurallara aykırı olarak tarife dışı bir engel olduğu gibi, ülkelerin kendi mevzuatları doğrultusunda para transferlerini de zora sokacaktır.”

Cezayir’in, 40 milyona yakın nüfusuyla Türkiye gıda ve içecek sanayi ihracatında Kuzey Afrika bölgesinde büyük önem arz eden ülkelerden birisi olduğunu dile getiren TGDF Genel Sekreteri İlknur Menlik, Ekonomi Bakanlığı’nın verilerine göre, Türkiye’nin geçen yıl Cezayir’e ihracatının 1 milyar 737 milyon dolar, bu ülkeden ithalatımızın ise 464 milyon dolar olduğunu bildirdi.

Cezayir’e gıda ihracatında geçen yıl 15.3 milyon dolar ile ekmek, pasta, kek, bisküvi ve diğer mamuller, 12.8 milyon dolar ile de çikolata ve kakao ürünlerinin başı çektiğini belirten Menlik, “Buna karşılık geçen yıl Cezayir’den kamış-pancar şekeri ve saf sakkaroz ithalatımız 15.4 milyon dolar oldu. Bunların yanı sıra Cezayir’den küçük miktarlarda da olsa, hurma, incir, ananas, avokado, mango gibi sıcak iklim ürünü meyveleri de ithal ediyoruz. Özellikle ekmek, pasta, kek ile şekerleme sektörü ihracatımız bakımından, alınan bu kararın olumsuz etkileri hissedilecektir” dedi.

Diğer yandan, Cezayir’in dış ticarette bankacılık kanallarını kapatmasının, dünya ölçeğinde de kabul görmeyeceğini ifade eden İlknur Menlik, pazar koşullarında çok uygulanabilir olmayan bu kararın kaldırılması gerektiğini kaydetti.

Yakın zamanda Rusya ile yaşanan sıkıntıları örnek göstererek, Türkiye gıda ve içecek sanayi olarak ihracat pazarlarını çeşitlendirme uğraşında olduklarını bildiren Menlik, bu konuda ihracat desteklerinin de çok önemli olduğunun altını çizdi.

Menlik, “Son olarak Cezayir’in ithalat için bankacılık kanallarını kapatması kendi menfaatine de değildir. Umuyorum Cezayirli yetkililer bu gerçeğin bir an önce farkına varıp, yanlıştan dönerler” ifadelerini kullandı.



from Aeroportist I Güncel Havacılık Haberleri http://ift.tt/2wsUs6C
via IFTTT

TGDF Genel Sekreteri Menlik; Cezayir’in ithalat yasağını değerlendirdi


via Aeroportist I Güncel Havacılık Haberleri http://ift.tt/2wsUs6C

8 Ağustos 2017 Salı

İTÜ Hedef Takımımıza Birleşik Krallık’tan “En İyi Üretim” Ödülü


via Aeroportist I Güncel Havacılık Haberleri http://ift.tt/2vCEJo0

İTÜ Hedef Takımımıza Birleşik Krallık’tan “En İyi Üretim” Ödülü İTÜ Hedef Takımımıza Birleşik Krallık’tan “En İyi Üretim” Ödülü   Uçak ve Uzay Bilimleri Fakültemizde İnsansız Hava Araçları (İHA) konularında projeler geliştiren İTÜ Hedef Takımımız, Birleşik Krallık’ta düzenlenen Unmanned Aircraft Systems (UAS) Challenge 2017 yarışmasında ülkemizi temsil etti. Galler’de Snowdonia Askeri Hava Üssü’nde gerçekleşen “İnsansız Hava Araçları” yarışmasında “En İyi Üretim” ödülünün sahibi oldu. Takımımız, yarışmaya katılan 19 uluslararası ekip arasında bu ödülü alan ilk yurtdışı takımı olarak adını yarışma tarihine yazdırdı. Bu ödüle ek olarak, en iyi Uçuşa Elverişlilik Raporu (Flight Readiness Review) sunan takım İTÜ Hedef Takımı oldu. Northop Grumman, GKN Aerospace, Qinetic, Frazer-Nash Consultancy, İngiliz Kraliyet Hava Kuvvetleri, Birleşik Krallık Savunma Bakanlığı’ndan gelmiş olan jüri üyelerinden, görevleri iyi analiz ederek istenilene yönelik yapılan tasarım ve üretilen hava aracı konusunda övgü ve takdire değer görüldü. En İyi Üretim Ödüllü İHA İTÜ Hedef Takımımızın özgün bir tasarımı olan sabit kanatlı insansız hava aracı bu sene geliştirildi. Üretimi ise takım üyeleri tarafından üniversitemiz ve sponsorlardan aldıkları desteklerle gerçekleştirildi. Otonom kabiliyeti sayesinde belirlenmiş bir alanda yer gözlemi gerçekleştirmekte ve gözlem sonucu belirlenen hedef noktasına ilk yardım paketini sağlam ve doğru bir şekilde iletebiliyor. Uçuş sırasında gerçek zamanlı olarak araçtaki tüm uçuş ve gözlem bilgileri yer istasyonu bilgisayarlarına aktarılabiliyor. Araç üzerindeki yüksek çözünürlüklü kamerayla çekilen görüntüler araç üzerinde bulunan yerleşik bilgisayarda anlık olarak işlenerek yer istasyonuna aktarılabilen hava aracının üzerindeki ve yer istasyonundaki bilgisayarlarda kullanılan yazılımları da İTÜ Hedef Takımı tarafından geliştirildi. İTÜ Hedef Takımı 2014 yılında kurulan İTÜ Hedef Takımı, Uçak, Uzay, Kontrol ve Otomasyon, Makine Mühendisliği ve Endüstri Ürünleri Tasarımı Bölümü gibi farklı disiplinlerden lisans ve yüksek lisans öğrencilerden oluşuyor. Özgün insansız hava araçları tasarlama, üretme ve alt sistemlerini geliştirme konusunda çalışmalarına devam ederek ülkemizi ve üniversitemizi en iyi şekilde temsil etmektedir. Haber: İTÜ Kurumsal İletişim Ofisi İTÜ Hedef İHA takımına Birleşik Krallık’tan “En İyi Üretim” Ödülü https://t.co/zlB3WtZk4A @itu1773 @myDRONEland — Arda Mevlutoglu (@orko_8) August 8, 2017  

İTÜ Hedef Takımımıza Birleşik Krallık’tan “En İyi Üretim” Ödülü

 

Uçak ve Uzay Bilimleri Fakültemizde İnsansız Hava Araçları (İHA) konularında projeler geliştiren İTÜ Hedef Takımımız, Birleşik Krallık’ta düzenlenen Unmanned Aircraft Systems (UAS) Challenge 2017 yarışmasında ülkemizi temsil etti. Galler’de Snowdonia Askeri Hava Üssü’nde gerçekleşen “İnsansız Hava Araçları” yarışmasında “En İyi Üretim” ödülünün sahibi oldu.

Hedef_Yarisma_01

Takımımız, yarışmaya katılan 19 uluslararası ekip arasında bu ödülü alan ilk yurtdışı takımı olarak adını yarışma tarihine yazdırdı. Bu ödüle ek olarak, en iyi Uçuşa Elverişlilik Raporu (Flight Readiness Review) sunan takım İTÜ Hedef Takımı oldu. Northop Grumman, GKN Aerospace, Qinetic, Frazer-Nash Consultancy, İngiliz Kraliyet Hava Kuvvetleri, Birleşik Krallık Savunma Bakanlığı’ndan gelmiş olan jüri üyelerinden, görevleri iyi analiz ederek istenilene yönelik yapılan tasarım ve üretilen hava aracı konusunda övgü ve takdire değer görüldü.

En İyi Üretim Ödüllü İHA

İTÜ Hedef Takımımızın özgün bir tasarımı olan sabit kanatlı insansız hava aracı bu sene geliştirildi. Üretimi ise takım üyeleri tarafından üniversitemiz ve sponsorlardan aldıkları desteklerle gerçekleştirildi. Otonom kabiliyeti sayesinde belirlenmiş bir alanda yer gözlemi gerçekleştirmekte ve gözlem sonucu belirlenen hedef noktasına ilk yardım paketini sağlam ve doğru bir şekilde iletebiliyor. Uçuş sırasında gerçek zamanlı olarak araçtaki tüm uçuş ve gözlem bilgileri yer istasyonu bilgisayarlarına aktarılabiliyor. Araç üzerindeki yüksek çözünürlüklü kamerayla çekilen görüntüler araç üzerinde bulunan yerleşik bilgisayarda anlık olarak işlenerek yer istasyonuna aktarılabilen hava aracının üzerindeki ve yer istasyonundaki bilgisayarlarda kullanılan yazılımları da İTÜ Hedef Takımı tarafından geliştirildi.

Hedef_Yarisma_04

İTÜ Hedef Takımı

2014 yılında kurulan İTÜ Hedef Takımı, Uçak, Uzay, Kontrol ve Otomasyon, Makine Mühendisliği ve Endüstri Ürünleri Tasarımı Bölümü gibi farklı disiplinlerden lisans ve yüksek lisans öğrencilerden oluşuyor. Özgün insansız hava araçları tasarlama, üretme ve alt sistemlerini geliştirme konusunda çalışmalarına devam ederek ülkemizi ve üniversitemizi en iyi şekilde temsil etmektedir.

Haber: İTÜ Kurumsal İletişim Ofisi

 



from Aeroportist I Güncel Havacılık Haberleri http://ift.tt/2vCEJo0
via IFTTT

THY 2017 ikinci çeyrek bilançosu Türk Yava Yolları 2017 ikinci çeyrek bilanço tarihi 11/08/2017 Garanti Yatırım beklentisi: TL 514milyon zarar , Piyasa Beklentisi: TL 460 milyon zarar.

Türk Yava Yolları 2017 ikinci çeyrek bilanço tarihi 11/08/2017
Garanti Yatırım beklentisi: TL 514milyon zarar , Piyasa Beklentisi: TL 460 milyon zarar.



from Aeroportist I Güncel Havacılık Haberleri http://ift.tt/2fqg1AA
via IFTTT