15 Temmuz 2017 Cumartesi

Tercihlerde Yüzdelik Dilime Dikkat Edin Tercihlerde Yüzdelik Dilime Dikkat Edin 30 Haziranda TEOG Yerleştirme Esas Puanları’nın (YEP) açıklanmasıyla öğrencileri zorlu bir dönem bekliyor. Açı Eğitim Kurumları TEOG Danışmanı Sibel Alpsoy liseye başlayacak olan öğrencilerin ve velilerinin dört gözle bekledikleri tercih süreci ile ilgili değerlendirmelerde bulundu. Tercih yapılacak okulların üniversiteye hazırlıktaki başarısının önemine dikkat çeken Alpsoy adayların TEOG YEP puanına göre değil okulların yüzdelik dilimlerini göz önüne alarak tercih yapmaları gerektiğini söyledi. Alpsoy, sonuç ne olursa olsun ailelerin çocuklarının yanında olduklarını hissettirmeleri gerektiğini söyledi. Tercihlerle ilgili önemli açıklamalarda bulunan Açı Eğitim Kurumları TEOG Danışmanı Sibel Alpsoy öğrencilerin 25 tercih hakkı olduğunu belirterek bu tercihlerin çok iyi kullanılması gerektiğini söyledi. Tercih formunda okul tercih kodunun mutlaka yazılması gerektiğinin altını çizen Alpsoy sözlerini şöyle sürdürdü: “Okul tercih kodu olmayan başvurular dikkate alınmayacaktır. Tercihler 14-24 Temmuz 2017 tarihleri arasında http://ift.tt/1qEVHcm internet adresinden veya herhangi bir ortaokul ile imam hatip ortaokulu müdürlüklerinden yapılacak. Onaylama işleminden sonra adayların tercih işlemi tamamlanmış olacak. Onaylama işlemi tamamlandıktan sonra herhangi bir düzeltme yapılamayacak. Onaylatılmamış tercihler geçersiz sayılacak. Tercih sonuçları 11 Ağustos 2017 tarihinde açıklanacak, aynı gün okulların boş kontenjanları da ilan edilecek.” Detaylı Araştırma Yapın Adaylara Türkiye geneli yüzdelik dilimlere göre tercih yapmalarını öneren Alpsoy, “ İyi bir araştırmadan sonra tercih yapılmalı’’ dedi. Alpsoy, ‘’Tercih edilecek okulun üniversitedeki başarısı, öğrencinin ilgi ve yeteneklerine uygunluğu, fiziki koşulları ve ulaşım gibi özellikleri göz önüne alınması gerekiyor. Danıştay’ın kararı ile YGS ve LYS’ye hazırlık kursları bütün dersleri değil, tek bir dersin kursunu verebilecek. O yüzden TEOG tercihini yapacak adayların seçecekleri okulun eğitim kalitesinin yanı sıra sınava hazırlık sürecindeki başarısına da bakılmalı” diye konuştu.

Tercihlerde Yüzdelik Dilime Dikkat Edin

30 Haziranda TEOG Yerleştirme Esas Puanları’nın (YEP) açıklanmasıyla öğrencileri zorlu bir dönem bekliyor. Açı Eğitim Kurumları TEOG Danışmanı Sibel Alpsoy liseye başlayacak olan öğrencilerin ve velilerinin dört gözle bekledikleri tercih süreci ile ilgili değerlendirmelerde bulundu. Tercih yapılacak okulların üniversiteye hazırlıktaki başarısının önemine dikkat çeken Alpsoy adayların TEOG YEP puanına göre değil okulların yüzdelik dilimlerini göz önüne alarak tercih yapmaları gerektiğini söyledi. Alpsoy, sonuç ne olursa olsun ailelerin çocuklarının yanında olduklarını hissettirmeleri gerektiğini söyledi.

Tercihlerle ilgili önemli açıklamalarda bulunan Açı Eğitim Kurumları TEOG Danışmanı Sibel Alpsoy öğrencilerin 25 tercih hakkı olduğunu belirterek bu tercihlerin çok iyi kullanılması gerektiğini söyledi. Tercih formunda okul tercih kodunun mutlaka yazılması gerektiğinin altını çizen Alpsoy sözlerini şöyle sürdürdü: “Okul tercih kodu olmayan başvurular dikkate alınmayacaktır. Tercihler 14-24 Temmuz 2017 tarihleri arasında http://ift.tt/1qEVHcm internet adresinden veya herhangi bir ortaokul ile imam hatip ortaokulu müdürlüklerinden yapılacak. Onaylama işleminden sonra adayların tercih işlemi tamamlanmış olacak. Onaylama işlemi tamamlandıktan sonra herhangi bir düzeltme yapılamayacak. Onaylatılmamış tercihler geçersiz sayılacak. Tercih sonuçları 11 Ağustos 2017 tarihinde açıklanacak, aynı gün okulların boş kontenjanları da ilan edilecek.”

Detaylı Araştırma Yapın

Adaylara Türkiye geneli yüzdelik dilimlere göre tercih yapmalarını öneren Alpsoy, “ İyi bir araştırmadan sonra tercih yapılmalı’’ dedi. Alpsoy, ‘’Tercih edilecek okulun üniversitedeki başarısı, öğrencinin ilgi ve yeteneklerine uygunluğu, fiziki koşulları ve ulaşım gibi özellikleri göz önüne alınması gerekiyor. Danıştay’ın kararı ile YGS ve LYS’ye hazırlık kursları bütün dersleri değil, tek bir dersin kursunu verebilecek. O yüzden TEOG tercihini yapacak adayların seçecekleri okulun eğitim kalitesinin yanı sıra sınava hazırlık sürecindeki başarısına da bakılmalı” diye konuştu.



from Aeroportist I Güncel Havacılık Haberleri http://ift.tt/2tTXL7y
via IFTTT

Tercihlerde Yüzdelik Dilime Dikkat Edin


via Aeroportist I Güncel Havacılık Haberleri http://ift.tt/2tTXL7y

ZONGULDAK’A THY’DEN CEVAP VAR!


via Aeroportist I Güncel Havacılık Haberleri http://ift.tt/2tTOcFH

ZONGULDAK’A THY’DEN CEVAP VAR! Çaycuma Havalimanı’nın yurt içi ve yurt dışı uçuşlara açılması için çalışmalar yapan Zonguldak Milletvekili Ünal Demirtaş bu çalışmalar kapsamında THY Genel Müdürü Bilal Ekşi ile THY Yönetim Kurulu ve İcra Komitesi Başkanı M. İlker Aycı’ya mektup yazdı. CHP’li vekil Demirtaş’a, THY Genel Müdürü Bilal Ekşi cevap verdi. Daha önce Çaycuma Havalimanı ile ilgili soru önergesi veren Zonguldak Milletvekili Ünal Demirtaş, bu kez de bir meclis araştırma önergesi vererek Çaycuma Havalimanı’nı TBMM gündemine ikinci defa taşıdı. Demirtaş, önergesinde, Çaycuma Havaalanı’nın iç/dış hatlarda aktif ve verimli olarak kullanılamamasının nedenleri ile bu nedenlerin ortadan kaldırılması için alınabilecek tedbirlerin belirlenmesini, istedi. ULAŞTIRMA BAKANI İLE GÖRÜŞTÜ Zonguldak Milletvekili Ünal Demirtaş, Ulaştırma Bakanı Ahmet Arslan’a da bir mektup gönderdiğini ve telefon ile de görüşerek Çaycuma Havalimanı’nın iç ve dış hatlara açılmasının hem Zonguldak ekonomisi ve kalkınması için, hem de yurtdışında yaşayan gurbetçilerimiz için son derece önemli olduğunu, bu sebeple Çaycuma Havalimanı’na seferlerin başlatılmasını bir Zonguldaklı olarak talep ettiğini, ifade etti. Ulaştırma Bakanı ise CHP’li vekil Demirtaş’a, konunun incelendiğini, belirtti. Konuyla ilgili olarak Demirtaş, şu açıklamayı yaptı: “OPERASYONA UYGUN DEĞİL! Türk Hava Yolları Genel Müdürü Bilal Ekşi ve Genel Müdürü Yardımcısı Dr. Ahmet Bolat’ın mektubuma verdiği cevapta, “Zonguldak-Çaycuma (ONQ-LTAS) meydanı için yayınlı son güncel AIP chartları referans alınarak yapılan otorizasyon sonucunda meydan operasyona uygun bulunmadığı, meydanın operasyona uygun bulunmama sebeplerinin de : -Kısa pist(1881 m),Dar pist(30 m),Meydanın coğrafik özellikleri(meydan çevresinde kritik mania),Her iki pist yönünde de sadece turlu yaklaşma yapılabilmesi, Meydanın operasyon açısından en yüksek risk grubunda bulunması” olduğu belirtilmiştir. THY’nın bu cevabından, Çaycuma Havalimanı’nın iç ve dış hat seferlerine açılmayacağı anlaşılmaktadır. Oysa bu cevap, Çaycuma Havalimanı ile ilgili olarak detaylı bir araştırmayı kamuoyu ile paylaşan BAKKA’nın “Havaalanının uluslararası uçuş güvenliği standartlarını ( ICAO) sağladığı ve ulaşılabilir olduğu” yönündeki açıklamasının tam tersidir. Üstelik bir Alman Havayolu Şirketi tarafından Çaycuma’ya seferler düzenleniyorken, THY’nin bu açıklaması inandırıcı değildir. SEFERLER BAŞLAYINCAYA KADAR MÜCADELEYE DEVAM!  Öte yandan Ulaştırma Bakanı geçtiğimiz günlerde “Havalimanı olmayan Karaman, Yozgat ve Bayburt-Gümüşhane’ye yapacağımız havalimanlarının yapımı ihalesine yıl içinde çıkacağız. Dört şehrimizi daha havalandırarak, 2017’yi havalimanları yılı yapacağız”   şeklinde bir açıklama yapmıştı. Buradan şu anlaşılmaktadır; Ak Parti Hükümeti, Batı Karadeniz ve Zonguldak’ın kalkınması ve ekonomisinin gelişmesi ve gurbetçilerimiz için son derece önemli olan bir havaalanını eksikliklerini giderip,  uçuşa açmaya çalışacağına, başka illere sıfırdan havaalanı yapacağını açıklamaktadır. Ak Parti’nin gözünde Zonguldak üvey evlattır. Ak Parti, Zonguldak’ı tamamen gözden çıkarmıştır ve Zonguldak’ın ekonomik kalkınmasını ve ilerlemesi istememektedir. Eğer bunu isteselerdi, Zonguldaklı’ya vermiş oldukları sözleri tutar, havalimanını iç ve dış hatlara açarlardı. Bundan sonra da, CHP olarak bu konunun takipçisi olacağımızın ve Zonguldak havalimanı iç ve dış hatlara açılıncaya kadar mücadeleye devam edeceğimizin Zonguldak kamuoyunca da bilinmesini isterim.” Kaynak:halkinsesi.com.tr

Çaycuma Havalimanı’nın yurt içi ve yurt dışı uçuşlara açılması için çalışmalar yapan Zonguldak Milletvekili Ünal Demirtaş bu çalışmalar kapsamında THY Genel Müdürü Bilal Ekşi ile THY Yönetim Kurulu ve İcra Komitesi Başkanı M. İlker Aycı’ya mektup yazdı. CHP’li vekil Demirtaş’a, THY Genel Müdürü Bilal Ekşi cevap verdi.
Daha önce Çaycuma Havalimanı ile ilgili soru önergesi veren Zonguldak Milletvekili Ünal Demirtaş, bu kez de bir meclis araştırma önergesi vererek Çaycuma Havalimanı’nı TBMM gündemine ikinci defa taşıdı. Demirtaş, önergesinde, Çaycuma Havaalanı’nın iç/dış hatlarda aktif ve verimli olarak kullanılamamasının nedenleri ile bu nedenlerin ortadan kaldırılması için alınabilecek tedbirlerin belirlenmesini, istedi.
ULAŞTIRMA BAKANI İLE GÖRÜŞTÜ
Zonguldak Milletvekili Ünal Demirtaş, Ulaştırma Bakanı Ahmet Arslan’a da bir mektup gönderdiğini ve telefon ile de görüşerek Çaycuma Havalimanı’nın iç ve dış hatlara açılmasının hem Zonguldak ekonomisi ve kalkınması için, hem de yurtdışında yaşayan gurbetçilerimiz için son derece önemli olduğunu, bu sebeple Çaycuma Havalimanı’na seferlerin başlatılmasını bir Zonguldaklı olarak talep ettiğini, ifade etti. Ulaştırma Bakanı ise CHP’li vekil Demirtaş’a, konunun incelendiğini, belirtti. Konuyla ilgili olarak Demirtaş, şu açıklamayı yaptı:
“OPERASYONA UYGUN DEĞİL!
Türk Hava Yolları Genel Müdürü Bilal Ekşi ve Genel Müdürü Yardımcısı Dr. Ahmet Bolat’ın mektubuma verdiği cevapta, “Zonguldak-Çaycuma (ONQ-LTAS) meydanı için yayınlı son güncel AIP chartları referans alınarak yapılan otorizasyon sonucunda meydan operasyona uygun bulunmadığı, meydanın operasyona uygun bulunmama sebeplerinin de :
-Kısa pist(1881 m),Dar pist(30 m),Meydanın coğrafik özellikleri(meydan çevresinde kritik mania),Her iki pist yönünde de sadece turlu yaklaşma yapılabilmesi, Meydanın operasyon açısından en yüksek risk grubunda bulunması” olduğu belirtilmiştir.
THY’nın bu cevabından, Çaycuma Havalimanı’nın iç ve dış hat seferlerine açılmayacağı anlaşılmaktadır. Oysa bu cevap, Çaycuma Havalimanı ile ilgili olarak detaylı bir araştırmayı kamuoyu ile paylaşan BAKKA’nın “Havaalanının uluslararası uçuş güvenliği standartlarını ( ICAO) sağladığı ve ulaşılabilir olduğu” yönündeki açıklamasının tam tersidir. Üstelik bir Alman Havayolu Şirketi tarafından Çaycuma’ya seferler düzenleniyorken, THY’nin bu açıklaması inandırıcı değildir.

SEFERLER BAŞLAYINCAYA KADAR MÜCADELEYE DEVAM!

 Öte yandan Ulaştırma Bakanı geçtiğimiz günlerde “Havalimanı olmayan Karaman, Yozgat ve Bayburt-Gümüşhane’ye yapacağımız havalimanlarının yapımı ihalesine yıl içinde çıkacağız. Dört şehrimizi daha havalandırarak, 2017’yi havalimanları yılı yapacağız”   şeklinde bir açıklama yapmıştı. Buradan şu anlaşılmaktadır; Ak Parti Hükümeti, Batı Karadeniz ve Zonguldak’ın kalkınması ve ekonomisinin gelişmesi ve gurbetçilerimiz için son derece önemli olan bir havaalanını eksikliklerini giderip,  uçuşa açmaya çalışacağına, başka illere sıfırdan havaalanı yapacağını açıklamaktadır.
Ak Parti’nin gözünde Zonguldak üvey evlattır. Ak Parti, Zonguldak’ı tamamen gözden çıkarmıştır ve Zonguldak’ın ekonomik kalkınmasını ve ilerlemesi istememektedir. Eğer bunu isteselerdi, Zonguldaklı’ya vermiş oldukları sözleri tutar, havalimanını iç ve dış hatlara açarlardı.
Bundan sonra da, CHP olarak bu konunun takipçisi olacağımızın ve Zonguldak havalimanı iç ve dış hatlara açılıncaya kadar mücadeleye devam edeceğimizin Zonguldak kamuoyunca da bilinmesini isterim.”
Kaynak:halkinsesi.com.tr


from Aeroportist I Güncel Havacılık Haberleri http://ift.tt/2tTOcFH
via IFTTT

Fazla Ağırlık Kaldırmak Kasık Fıtığı Sebebi


via Aeroportist I Güncel Havacılık Haberleri http://ift.tt/2upfJ2p

Fazla Ağırlık Kaldırmak Kasık Fıtığı Sebebi FAZLA AĞIRLIK KALDIRMAK KASIK FITIĞI SEBEBİ Kasık fıtığı, kasık bölgesindeki duvarda oluşan zayıflık ya da bebeklik döneminden kalma bir açıklık nedeniyle karın içindeki organların dışarıya doğru taşmasıdır. Bu durum kasıkta ve erkeklerde bazen testise doğru şişlik şeklinde kendini gösterir. Medical Park Fatih Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Önder Karabay, bu şişliğin zaman zaman ağrı yapabildiğini kaydederek, kasık fıtığı ile ilgili merak edilenleri anlattı. Erkeklerde kadınlara oranla daha sık görülen fıtık problemi, organ veya dokunun, kendisini çevreleyen kasında oluşan zayıf bir noktadan dışarıya çıkması sonucu oluşuyor. Kasık fıtığı ise en sık görülen karın duvarı fıtıkları arasında yer alıyor. Medical Park Fatih Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Önder Karabay, kasık fıtıklarının genellikle ağır yük kaldırarak çalışanlarda geliştiğini belirterek, hastalığın teşhisi ve tedavisi ile ilgili şu bilgileri verdi; GELİŞİM SIRASINDA KAPANMAYAN BOŞLUK FITIĞA DÖNÜŞÜYOR Erkek bebeklerin anne karnındaki gelişim sırasında kasıklarındaki var olan açıklıklar doğum sonrası normalde kapanır. Bu açıklığın nedeni testislerin aşağıya doğru ilerlemesini sağlamaktır. Erkeklerdeki çoğu kasık fıtığı bu açıklıkların kapanmaması nedeniyle gerçekleşir. Bazen bu fıtık doğumdan kısa süre sonra kendini belli edebilir. Bazen de ilerleyen yaşlarda kendini gösterebilir. Aşırı kiloluysanız, çok fazla ağırlık kaldırıyorsanız, kronik öksürüğünüz varsa veya ani bir hareketle zorlanmanız durumunda fıtık olmak olasıdır. Erkeklerde kasık fıtığı hastalığı daha yaygındır. Kadınlarda da hamilelik dönemi sonrası bu risk artabilir. AĞRI AZALIYORSA HASTALIK İLERLİYOR DEMEKTİR Bir kasık fıtığının ana semptomu kasık veya testis etrafında şişliktir. Genellikle yuvarlak bir yumru gibi hissedilir. Şişkinlik birkaç hafta içinde veya uzun sürede oluşabilir. Bazen de şişliğin ağır kaldırırken, öksürürken, ıkınma sırasında veya gülerken ortaya çıktığı görülebilir. Fıtık başlangıç döneminde daha ağrılı olabilir. Zamanla karın duvarındaki açıklık genişlediğinden organlar buradan dışarıya daha rahat çıkarlar. Ağrı azaldığı için hastalar genelde sevinirken aslında hastalık ilerlemiştir. Ani ağrı, fıtık kesesinde sertlik, mide bulantısı veya kusma olursa, bu durum bağırsağınızın bir kısmının fıtık içinde sıkışmış olabileceğinin işaretidir. Kasık fıtığınız varsa ve bu semptomlara sahipseniz acil olarak doktorunuzu aramanız gerekir. TEK TEDAVİ CERRAHİ MÜDAHALE Eğer fıtıksanız ilaçla veya önlemlerle iyileşemezsiniz. Cerrahi yöntem bir fıtığı tedavi etmenin tek yoludur. Fıtık içine giren bağırsak kısımlarının sıkışıp boğulması acil tedavi gerektiren bir durumdur. Bu duruma tüm hastalar adaydır. Bu nedenle en kısa zamanda fıtık büyümeden ameliyat olmak en mantıklısıdır. Bebek ve küçük çocuklarda dokuların sıkışma eğilimi daha yüksektir. Bu nedenle çocuk cerrahları, çok da beklemeden ameliyatın erken dönemde yapılmasını isterler. KAÇ ÇEŞİT AMELİYAT YÖNTEMİ VAR? Açık veya laparoskopik yöntemle ameliyat olmak mümkündür. Açık teknikte fıtığın üzerinden yapılan kesiyle açıklık bulunur ve buradan dışarı çıkan dokular yerine yerleştirilir. Bu kısım onarıldıktan sonra sentetik bir materyalden yapılan halk arasında yama olarak adlandırılan malzemeyle sağlamlaştırılır. Laparoskopik yöntemde ise kasıktaki fıtık alanına göbekten girilen kamera ve aletlerle ya karın içine girilerek yada karın zarı ile kas arasındaki boşluktan ilerleyip kasığa ulaşılır. Aynı şekilde sıkışan dokular yerine yerleştirilip bu kısma yama konulup onarım sağlanmış olur. Laparoskopik yöntemde daha az kesi olması nedeniyle konfor ve işe erken dönüş oranı daha fazladır. Özellikle iki taraflı kasık fıtığı olan hastalarda laparoskopik yöntemin üstünlüğü daha da ön plana çıkmaktadır. Boğulmuş yani sıkışmış fıtıklarda laparoskopik yöntem kullanılamamaktadır. Hatta bu gibi fıtıklara yapılan acil müdahale sırasında eğer sıkışan kısımda kangren olmuşsa yani dokunun kanlanması bozulduysa o kısmınki bazen bu bir bağırsakta olabilir, kesilip çıkarılması dahi gerekebilir. İYİLEŞME KISA SÜRÜYOR Her iki ameliyat türünden sonra çoğu insan aynı gün veya 1. günde evine dönebilir. 1-2 hafta içinde de işine dönebilecek duruma erişirler. Günlük eylemler birkaç gün içinde yapılabildiği gibi, hafif egzersizlere 2. haftadan sonra izin verilir. Spor veya ağır egzersizler ise genellikle ilk 1 ay sakıncalıdır. ERKEN EGZERSİZ VE SİGARA TEKRARLATIYOR Her yapılan kasık fıtığı onarımı sonrası kişinin durumu ve yapılan tekniğe göre hastalık tekrar ortaya çıkabilir. Nüksü kolaylaştıran faktörler; yara enfeksiyonu, erken egzersiz, kronik öksürük, sigara içmek, diyabet ve özellikle aşırı kilolu olma durumu olarak sıralanabilir.

FAZLA AĞIRLIK KALDIRMAK KASIK FITIĞI SEBEBİ

Kasık fıtığı, kasık bölgesindeki duvarda oluşan zayıflık ya da bebeklik döneminden kalma bir açıklık nedeniyle karın içindeki organların dışarıya doğru taşmasıdır. Bu durum kasıkta ve erkeklerde bazen testise doğru şişlik şeklinde kendini gösterir. Medical Park Fatih Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Önder Karabay, bu şişliğin zaman zaman ağrı yapabildiğini kaydederek, kasık fıtığı ile ilgili merak edilenleri anlattı.

Erkeklerde kadınlara oranla daha sık görülen fıtık problemi, organ veya dokunun, kendisini çevreleyen kasında oluşan zayıf bir noktadan dışarıya çıkması sonucu oluşuyor. Kasık fıtığı ise en sık görülen karın duvarı fıtıkları arasında yer alıyor. Medical Park Fatih Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Önder Karabay, kasık fıtıklarının genellikle ağır yük kaldırarak çalışanlarda geliştiğini belirterek, hastalığın teşhisi ve tedavisi ile ilgili şu bilgileri verdi;

GELİŞİM SIRASINDA KAPANMAYAN BOŞLUK FITIĞA DÖNÜŞÜYOR

Erkek bebeklerin anne karnındaki gelişim sırasında kasıklarındaki var olan açıklıklar doğum sonrası normalde kapanır. Bu açıklığın nedeni testislerin aşağıya doğru ilerlemesini sağlamaktır. Erkeklerdeki çoğu kasık fıtığı bu açıklıkların kapanmaması nedeniyle gerçekleşir. Bazen bu fıtık doğumdan kısa süre sonra kendini belli edebilir. Bazen de ilerleyen yaşlarda kendini gösterebilir.

Aşırı kiloluysanız, çok fazla ağırlık kaldırıyorsanız, kronik öksürüğünüz varsa veya ani bir hareketle zorlanmanız durumunda fıtık olmak olasıdır. Erkeklerde kasık fıtığı hastalığı daha yaygındır. Kadınlarda da hamilelik dönemi sonrası bu risk artabilir.

AĞRI AZALIYORSA HASTALIK İLERLİYOR DEMEKTİR

Bir kasık fıtığının ana semptomu kasık veya testis etrafında şişliktir. Genellikle yuvarlak bir yumru gibi hissedilir. Şişkinlik birkaç hafta içinde veya uzun sürede oluşabilir. Bazen de şişliğin ağır kaldırırken, öksürürken, ıkınma sırasında veya gülerken ortaya çıktığı görülebilir. Fıtık başlangıç döneminde daha ağrılı olabilir. Zamanla karın duvarındaki açıklık genişlediğinden organlar buradan dışarıya daha rahat çıkarlar. Ağrı azaldığı için hastalar genelde sevinirken aslında hastalık ilerlemiştir. Ani ağrı, fıtık kesesinde sertlik, mide bulantısı veya kusma olursa, bu durum bağırsağınızın bir kısmının fıtık içinde sıkışmış olabileceğinin işaretidir. Kasık fıtığınız varsa ve bu semptomlara sahipseniz acil olarak doktorunuzu aramanız gerekir.

TEK TEDAVİ CERRAHİ MÜDAHALE

Eğer fıtıksanız ilaçla veya önlemlerle iyileşemezsiniz. Cerrahi yöntem bir fıtığı tedavi etmenin tek yoludur. Fıtık içine giren bağırsak kısımlarının sıkışıp boğulması acil tedavi gerektiren bir durumdur. Bu duruma tüm hastalar adaydır. Bu nedenle en kısa zamanda fıtık büyümeden ameliyat olmak en mantıklısıdır. Bebek ve küçük çocuklarda dokuların sıkışma eğilimi daha yüksektir. Bu nedenle çocuk cerrahları, çok da beklemeden ameliyatın erken dönemde yapılmasını isterler.

KAÇ ÇEŞİT AMELİYAT YÖNTEMİ VAR?

Açık veya laparoskopik yöntemle ameliyat olmak mümkündür. Açık teknikte fıtığın üzerinden yapılan kesiyle açıklık bulunur ve buradan dışarı çıkan dokular yerine yerleştirilir. Bu kısım onarıldıktan sonra sentetik bir materyalden yapılan halk arasında yama olarak adlandırılan malzemeyle sağlamlaştırılır. Laparoskopik yöntemde ise kasıktaki fıtık alanına göbekten girilen kamera ve aletlerle ya karın içine girilerek yada karın zarı ile kas arasındaki boşluktan ilerleyip kasığa ulaşılır. Aynı şekilde sıkışan dokular yerine yerleştirilip bu kısma yama konulup onarım sağlanmış olur. Laparoskopik yöntemde daha az kesi olması nedeniyle konfor ve işe erken dönüş oranı daha fazladır. Özellikle iki taraflı kasık fıtığı olan hastalarda laparoskopik yöntemin üstünlüğü daha da ön plana çıkmaktadır.

Boğulmuş yani sıkışmış fıtıklarda laparoskopik yöntem kullanılamamaktadır. Hatta bu gibi fıtıklara yapılan acil müdahale sırasında eğer sıkışan kısımda kangren olmuşsa yani dokunun kanlanması bozulduysa o kısmınki bazen bu bir bağırsakta olabilir, kesilip çıkarılması dahi gerekebilir.

İYİLEŞME KISA SÜRÜYOR

Her iki ameliyat türünden sonra çoğu insan aynı gün veya 1. günde evine dönebilir. 1-2 hafta içinde de işine dönebilecek duruma erişirler. Günlük eylemler birkaç gün içinde yapılabildiği gibi, hafif egzersizlere 2. haftadan sonra izin verilir. Spor veya ağır egzersizler ise genellikle ilk 1 ay sakıncalıdır.

ERKEN EGZERSİZ VE SİGARA TEKRARLATIYOR

Her yapılan kasık fıtığı onarımı sonrası kişinin durumu ve yapılan tekniğe göre hastalık tekrar ortaya çıkabilir. Nüksü kolaylaştıran faktörler; yara enfeksiyonu, erken egzersiz, kronik öksürük, sigara içmek, diyabet ve özellikle aşırı kilolu olma durumu olarak sıralanabilir.



from Aeroportist I Güncel Havacılık Haberleri http://ift.tt/2upfJ2p
via IFTTT

Sağlıklı yaşam için kurum kültürü şart Kurum kültürü duygusal sağlık sorunlarına ilaç oluyor Sağlığın önündeki engeller kurum kültürü ile aşılıyor Yüksek güven kültürü oluşturup mükemmel bir iş yeri yaratmak, çalışan potansiyelinin artmasını ve hata oranının azalmasını sağlıyor. Hata oranlarının minimuma inmesi insanların canlarını emanet ettikleri sağlık sektöründe kritik öneme sahip. Great Place to Work tarafından Amerika’da sağlık hizmeti veren şirketlere yönelik yapılan araştırmada, yüksek güven kültürüne sahip şirket çalışanlarının duygusal sağlık sorunlarının minimum seviyede olduğu belirtiliyor.   56 ülkede binlerce işletmenin ve milyonlarca çalışanın dahil edildiği çalışmalar sayesinde çalışanları ve şirket kültürünü derinlemesine analiz eden Great Place to Work Enstitüsü, sunduğu analiz, verdiği yüksek güven kültürü danışmanlığı hizmetleriyle nitelikli ve sürdürülebilir sistemler kurarak şirketlerin mükemmel bir kurum kültürü oluşturabilmelerine yardımcı oluyor. Çalışan odaklı yaklaşımlar ve yüksek güven kültürü, sürdürülebilir başarıyla birlikte şirketlerin hizmet kalitelerinde büyük oranda artış elde edilmesini sağlıyor. Duygusal sağlık sorunları sona eriyor Great Place to Work tarafından gerçekleştirilen analizlere göre, her sektörde olduğu gibi sağlık çalışanlarının da yüksek güven kültürüne sahip iş yerlerinde çalışmaları, başarıyı ve hizmet kalitesini artırıyor. Yüksek güven kültürüne sahip ve çalışan odaklı yaklaşımlar gösteren özel ve kamu sağlık şirketleri, çalışanlarının duygusal sağlığını önceden belirleyip önlem alabiliyor. Sağlık sektöründe faaliyet gösteren firmalar, duygusal sağlık sorunlarının önüne geçmenin yanında sağlık hizmetlerinin kalitesini ve çalışanlarının performanslarını artırabiliyor. Ekonomik performansta, hizmet ve rekabette öne çıkıyorlar Yüksek güven kültürüne yatırım yapan şirketlerin müşteri memnuniyeti ve sürdürülebilir başarılarını artırdıklarını belirten Great Place to Work Genel Müdürü Eyüp Toprak, “Yaptığımız araştırmalarda, güveni kurum kültürlerine dahil etmeyi başaran şirketlerin, ekonomik performans, hizmet kalitesi ve rekabet konularında öne çıktıklarını görüyoruz. Amerika ve Avrupa’daki şirketlerin, çalışan odaklı yaklaşımlarının en temel noktalarından birini sağlık konusu oluşturuyor. Amerika ve Avrupa’daki şirketler, duygusal açıdan güçlü çalışanların, şirketlerin verimliliklerini artırdığının bilincinde. Analizlerimizde, sağlık sektöründeki şirketlerin çeşitli uygulamalar ile çalışanlarının duygusal sağlık sorunlarını en aza indirdiklerini görüyoruz.” dedi. Türkiye’nin bu fırsatı ıskalama lüksü yok Gelişmiş ülkelerdeki refah seviyelerinin sadece ekonomik göstergelerle değil, sağlık alanına yapılan yatırım ve kullanılan uygulamaların gelişmişliği ile ölçüldüğüne dikkat çeken Toprak, sözlerini şöyle sürdürdü: “Türkiye’de sağlık sektöründe kurum kültürü uygulamalarının geliştirilmesi için bazı çalışmalar yapılıyor fakat bu çalışmaların yeterli düzeyde olduğunu söyleyebilmek mümkün değil. Yeni teknolojilerin hızla benimsendiği Türkiye’de, gerek özel gerekse kamu kurumlarının kurum kültürü alanındaki çalışmalara hızlı uyum sağlamaları gerekiyor. Türkiye’de kurum kültürünü stratejik hedef olarak gören sağlık kurumları, verimliliklerini ve müşteri memnuniyetini dikkat çekici oranda artıracaklardır.” Great Place to Work Hakkında: Great Place To Work Enstitüsü, kurum kültürü konusunda uzmanlaşmış, 5 kıtada ve 56 ülkedeki ofisleri ile sektör ayrımı olmadan tüm ölçeklerdeki şirketlere mükemmel işyerlerini inşa etmeleri, geliştirmeleri konusunda destek veren bir araştırma ve danışmanlık kurumudur. Great Place to Work’ün güvene dayalı felsefesi dünyanın her yerinde çalışan odaklı ve yüksek güven kültürü yaklaşımı ile mükemmel iş yeri kültürlerinin yaratılmasına katkı sunarken, şirketlerin ekonomik performanslarını da artırmalarına yardımcı oluyor.Kamu ve kâr amacı gütmeyen sektörler de dahil tüm sektörlere hizmet sunmaktadır. Bu çalışmaları sebebiyle küresel dünyadaki ekonomik yapıları ve şirket yapılarını yakından tanımakta; akademik alanda ve diğer araştırma şirketleri ile geliştirdiği işbirlikleri sayesinde de yöntemlerini sürekli geliştirmektedir. 1991 yılında kurulan Great Place to Work’ün Türkiye Ofisi 2012 yılında açılmıştır. Great Place to Work, 25 yılı aşkın süredir dünya çapındaki en iyi işverenleri belirlemekte ve sonuçlarını kamuoyu ile paylaşmaktadır. En İyi İşverenler listeleri, işveren markasının duyurulması ve güçlendirilmesi için şirketler tarafından tercih edilen ve kabul görmüş bir araştırmadır. Enstitü’nün her yıl 7 bine yakın işletme ve 16 milyondan fazla çalışanı dahil ettiği analizleri, kurum kültürü alanında dünyada gerçekleştirilen en geniş çaplı araştırma olma özelliğini taşımaktadır. Hizmet verdiği ülkelerdeki en iyi işveren listelerinin yanı sıra, 100 Best Workplaces in Europe (Avrupa’nın En İyi İşverenleri) ve World’s Best Multinationals (Dünyanın En İyi Çok Uluslu İşverenleri) listelerini hazırlamaktadır. Fortune’s 100 Best Companies To Work For listesi de Great Place to Work tarafından belirlenmektedir.

Kurum kültürü duygusal sağlık sorunlarına ilaç oluyor

Sağlığın önündeki engeller kurum kültürü ile aşılıyor

Yüksek güven kültürü oluşturup mükemmel bir iş yeri yaratmak, çalışan potansiyelinin artmasını ve hata oranının azalmasını sağlıyor. Hata oranlarının minimuma inmesi insanların canlarını emanet ettikleri sağlık sektöründe kritik öneme sahip. Great Place to Work tarafından Amerika’da sağlık hizmeti veren şirketlere yönelik yapılan araştırmada, yüksek güven kültürüne sahip şirket çalışanlarının duygusal sağlık sorunlarının minimum seviyede olduğu belirtiliyor.

 

56 ülkede binlerce işletmenin ve milyonlarca çalışanın dahil edildiği çalışmalar sayesinde çalışanları ve şirket kültürünü derinlemesine analiz eden Great Place to Work Enstitüsü, sunduğu analiz, verdiği yüksek güven kültürü danışmanlığı hizmetleriyle nitelikli ve sürdürülebilir sistemler kurarak şirketlerin mükemmel bir kurum kültürü oluşturabilmelerine yardımcı oluyor. Çalışan odaklı yaklaşımlar ve yüksek güven kültürü, sürdürülebilir başarıyla birlikte şirketlerin hizmet kalitelerinde büyük oranda artış elde edilmesini sağlıyor.

Duygusal sağlık sorunları sona eriyor

Great Place to Work tarafından gerçekleştirilen analizlere göre, her sektörde olduğu gibi sağlık çalışanlarının da yüksek güven kültürüne sahip iş yerlerinde çalışmaları, başarıyı ve hizmet kalitesini artırıyor. Yüksek güven kültürüne sahip ve çalışan odaklı yaklaşımlar gösteren özel ve kamu sağlık şirketleri, çalışanlarının duygusal sağlığını önceden belirleyip önlem alabiliyor. Sağlık sektöründe faaliyet gösteren firmalar, duygusal sağlık sorunlarının önüne geçmenin yanında sağlık hizmetlerinin kalitesini ve çalışanlarının performanslarını artırabiliyor.

Ekonomik performansta, hizmet ve rekabette öne çıkıyorlar

Yüksek güven kültürüne yatırım yapan şirketlerin müşteri memnuniyeti ve sürdürülebilir başarılarını artırdıklarını belirten Great Place to Work Genel Müdürü Eyüp Toprak, “Yaptığımız araştırmalarda, güveni kurum kültürlerine dahil etmeyi başaran şirketlerin, ekonomik performans, hizmet kalitesi ve rekabet konularında öne çıktıklarını görüyoruz. Amerika ve Avrupa’daki şirketlerin, çalışan odaklı yaklaşımlarının en temel noktalarından birini sağlık konusu oluşturuyor. Amerika ve Avrupa’daki şirketler, duygusal açıdan güçlü çalışanların, şirketlerin verimliliklerini artırdığının bilincinde. Analizlerimizde, sağlık sektöründeki şirketlerin çeşitli uygulamalar ile çalışanlarının duygusal sağlık sorunlarını en aza indirdiklerini görüyoruz.” dedi.

Türkiye’nin bu fırsatı ıskalama lüksü yok

Gelişmiş ülkelerdeki refah seviyelerinin sadece ekonomik göstergelerle değil, sağlık alanına yapılan yatırım ve kullanılan uygulamaların gelişmişliği ile ölçüldüğüne dikkat çeken Toprak, sözlerini şöyle sürdürdü: “Türkiye’de sağlık sektöründe kurum kültürü uygulamalarının geliştirilmesi için bazı çalışmalar yapılıyor fakat bu çalışmaların yeterli düzeyde olduğunu söyleyebilmek mümkün değil. Yeni teknolojilerin hızla benimsendiği Türkiye’de, gerek özel gerekse kamu kurumlarının kurum kültürü alanındaki çalışmalara hızlı uyum sağlamaları gerekiyor. Türkiye’de kurum kültürünü stratejik hedef olarak gören sağlık kurumları, verimliliklerini ve müşteri memnuniyetini dikkat çekici oranda artıracaklardır.”

Great Place to Work Hakkında:

Great Place To Work Enstitüsü, kurum kültürü konusunda uzmanlaşmış, 5 kıtada ve 56 ülkedeki ofisleri ile sektör ayrımı olmadan tüm ölçeklerdeki şirketlere mükemmel işyerlerini inşa etmeleri, geliştirmeleri konusunda destek veren bir araştırma ve danışmanlık kurumudur. Great Place to Work’ün güvene dayalı felsefesi dünyanın her yerinde çalışan odaklı ve yüksek güven kültürü yaklaşımı ile mükemmel iş yeri kültürlerinin yaratılmasına katkı sunarken, şirketlerin ekonomik performanslarını da artırmalarına yardımcı oluyor.Kamu ve kâr amacı gütmeyen sektörler de dahil tüm sektörlere hizmet sunmaktadır. Bu çalışmaları sebebiyle küresel dünyadaki ekonomik yapıları ve şirket yapılarını yakından tanımakta; akademik alanda ve diğer araştırma şirketleri ile geliştirdiği işbirlikleri sayesinde de yöntemlerini sürekli geliştirmektedir. 1991 yılında kurulan Great Place to Work’ün Türkiye Ofisi 2012 yılında açılmıştır. Great Place to Work, 25 yılı aşkın süredir dünya çapındaki en iyi işverenleri belirlemekte ve sonuçlarını kamuoyu ile paylaşmaktadır. En İyi İşverenler listeleri, işveren markasının duyurulması ve güçlendirilmesi için şirketler tarafından tercih edilen ve kabul görmüş bir araştırmadır. Enstitü’nün her yıl 7 bine yakın işletme ve 16 milyondan fazla çalışanı dahil ettiği analizleri, kurum kültürü alanında dünyada gerçekleştirilen en geniş çaplı araştırma olma özelliğini taşımaktadır. Hizmet verdiği ülkelerdeki en iyi işveren listelerinin yanı sıra, 100 Best Workplaces in Europe (Avrupa’nın En İyi İşverenleri) ve World’s Best Multinationals (Dünyanın En İyi Çok Uluslu İşverenleri) listelerini hazırlamaktadır. Fortune’s 100 Best Companies To Work For listesi de Great Place to Work tarafından belirlenmektedir.



from Aeroportist I Güncel Havacılık Haberleri http://ift.tt/2t17eac
via IFTTT