9 Temmuz 2017 Pazar

ABD uçuşlarında elektronik cihaz yasağında yeni gelişme Türkiye, BAE ve Katar’ın ardından bir ülkede daha ABD uçuşlarında elektronik cihaz yasağı kaldırıldı Royal Jordanian, dizüstü bilgisayar yasağından kaldırılan en son havayolu şirketi oldu Bildiğiniz gibi geçen haftasonu pazar günü Emirates ABD uçuşlarındaki yasağın yapılan kontroller sonucunda kaldırıldığını duyurmuştu. Çarşamba günü THY TK 3 uçuşu ile yasaksız süreci başlatmıştı. Perşembe günü Katar havayoları yasaklı listeden çıktı. Suudi Arabistan havayolları hala listede ama 19 temmuza kadar yasağın kaldırılacağı düşünülüyor. En son Ürdün’den ABD’ye giden uçaklarda dizüstü bilgisayar ve elektronik cihaz yasağının kaldırıldığı bildirildi. Ürdün Kraliyet Havayolları’ndan yapılan yazılı açıklamada, başkent Amman’daki Kraliçe Aliye Uluslararası Havalimanı’ndan ABD’nin New York, Chicago ve Detroit’e yapılacak tüm uçuşlarda dizüstü bilgisayar ve diğer elektronik cihazlara getirilen yasağın kaldırıldığı belirtildi. Açıklamada, havalimanında ABD İç Güvenlik Bakanlığı tarafından söz konusu cihazlar için belirlenen ek güvenlik önlemlerinin uygulanacağına dikkat çekilerek, söz konusu kararın bugünden itibaren yürürlüğe girdiğine işaret edildi. Standartlar elektronikte gizlenen patlayıcıları tespit etmek ve hava limanı işçilerini uçaklarda kaçak uçaklardan kaçmak amacıyla engelliyor. Bu önlemler, 105 ülkedeki 280 havalimanından ABD’ye giden 180 havayoluna uygulanmaktadır. Havayolu şirketleri standartlara uymazsa, nihai olarak U.S’ye giden uçuşlar için taşıma için bir dizüstü bilgisayar yasağı ve kontrollü çantalarla karşı karşıya kalabilirler. ABD, mart ayında aralarında Türkiye’nin de bulunduğu birçok ülkeden ABD’ye yapılan uçuşlarda, yolcuların elektronik cihazlarını yanlarına almalarını yasaklamıştı. The electronic devices ban has been lifted on board our flights from @QAIAirport to the U.S. effective today, July 9, 2017✅ #ElectronicBan http://pic.twitter.com/HNMG1tgskm — Royal Jordanian (@RoyalJordanian) July 9, 2017 Türk Hava Yolları (THY) ile Birleşik Arap Emirlikleri hükümetine bağlı Etihad Hava Yolları, ABD’ye giden uçaklarında elektronik cihazlara getirilen yasağın kaldırıldığını açıklamıştı.

Türkiye, BAE ve Katar’ın ardından bir ülkede daha ABD uçuşlarında elektronik cihaz yasağı kaldırıldı

Royal Jordanian, dizüstü bilgisayar yasağından kaldırılan en son havayolu şirketi oldu

Bildiğiniz gibi geçen haftasonu pazar günü Emirates ABD uçuşlarındaki yasağın yapılan kontroller sonucunda kaldırıldığını duyurmuştu. Çarşamba günü THY TK 3 uçuşu ile yasaksız süreci başlatmıştı. Perşembe günü Katar havayoları yasaklı listeden çıktı. Suudi Arabistan havayolları hala listede ama 19 temmuza kadar yasağın kaldırılacağı düşünülüyor. En son Ürdün’den ABD’ye giden uçaklarda dizüstü bilgisayar ve elektronik cihaz yasağının kaldırıldığı bildirildi.

Ürdün Kraliyet Havayolları’ndan yapılan yazılı açıklamada, başkent Amman’daki Kraliçe Aliye Uluslararası Havalimanı’ndan ABD’nin New York, Chicago ve Detroit’e yapılacak tüm uçuşlarda dizüstü bilgisayar ve diğer elektronik cihazlara getirilen yasağın kaldırıldığı belirtildi.

Açıklamada, havalimanında ABD İç Güvenlik Bakanlığı tarafından söz konusu cihazlar için belirlenen ek güvenlik önlemlerinin uygulanacağına dikkat çekilerek, söz konusu kararın bugünden itibaren yürürlüğe girdiğine işaret edildi. Standartlar elektronikte gizlenen patlayıcıları tespit etmek ve hava limanı işçilerini uçaklarda kaçak uçaklardan kaçmak amacıyla engelliyor. Bu önlemler, 105 ülkedeki 280 havalimanından ABD’ye giden 180 havayoluna uygulanmaktadır.

Havayolu şirketleri standartlara uymazsa, nihai olarak U.S’ye giden uçuşlar için taşıma için bir dizüstü bilgisayar yasağı ve kontrollü çantalarla karşı karşıya kalabilirler.

ABD, mart ayında aralarında Türkiye’nin de bulunduğu birçok ülkeden ABD’ye yapılan uçuşlarda, yolcuların elektronik cihazlarını yanlarına almalarını yasaklamıştı.

Türk Hava Yolları (THY) ile Birleşik Arap Emirlikleri hükümetine bağlı Etihad Hava Yolları, ABD’ye giden uçaklarında elektronik cihazlara getirilen yasağın kaldırıldığını açıklamıştı.



from Aeroportist I Güncel Havacılık Haberleri http://ift.tt/2u0S4oI
via IFTTT

Antalya ve Erzurum Havalimanları Yolcu Sayıları Erzurum Havalimanında bu yılın 6 ayında 4548 sefer gerçekleşti, 616.000 yolcu uçtu. Dış hat uçak sayısı %16, yabancı yolcu sayısı %26 arttı. Antalya Havalimanı’nda, 08.07.2017 Cumartesi günü 145.216 yolcuya hizmet verildi, 827 uçak trafiği gerçekleşti. DHMİ Erzurum Havalimanı 2017 Haziran ayı verileri açıklandı. Erzurum Havalimanında bu yılın 6 ayında 4 bin 548 sefer gerçekleştirilirken, ağırlanan yolcu sayısı 616 bine ulaştı. Dönem içinde önceki yıla göre havalimanından gerçekleştirilen dış hat uçak sefer sayısı yüzde 16, ağırlanan yabancı yolcu sayısı da yüzde 26 oranında artış gösterdi. ERZURUM HAVALİMANI TOPLAM UÇAK SEFER SAYILARI DHMİ Toplam uçak seferleri verileri bazında, Erzurum havalimanından iniş ve kalkış olarak 4 bin 449 iç hat, 99 dış hat, toplam 4 bin 548 sefer gerçekleştirildi. 2016 yılının aynı dönemine göre iç hat uçak seferi sayısı yüzde 5, dış hat uçak sefer sayısı yüzde 16, toplam uçak sefer sayısı ise yüzde 5 oranında artış kaydetti. 2016’da 4 bin 241 iç, 85 de dış hat uçak seferi kaydedilmişti. ERZURUM HAVALİMANI YOLCU Erzurum Havalimanı ocak-haziran ayları toplamında 611 bin 858 iç hat, 4 bin 708 de dış hat yolcusunu ağırladı. Önceki yıla göre yolcu sayısı iç hatta yüzde 6, dış hatta yüzde 26, toplamda ise yüzde 6 oranında arttı. 2016 yılının aynı döneminde Erzurum Havalimanından 575 bin 831 iç, 3 bin 747 dış hat yolcusu yararlanmıştı. ERZURUM HAVALİMANI TİCARİ UÇAK Erzurum Havalimanından 3 bin 837 iç, 44 dış hat toplam 3 bin 684 ticari uçak seferi yapıldı. Bir önceki yılın aynı dönemine göre dış hat ticari uçak seferi sayısı yüzde 5, iç hat ticari uçak seferi sayısı ise yüzde 5 oranında arttı. 2016 yılında havalimanından 3 bin 642 iç, 42 dış hat ticari uçak seferi yapılmıştı. HAZİRAN AYINDA 17 MİLYON 152 BİN YOLCU HAVALİMANLARINDAN HİZMET ALDI Devlet Hava Meydanları İşletmesi (DHMİ) Genel Müdürlüğü, 2017 yılı Haziran ayına ilişkin havayolu uçak, yolcu ve yük istatistiklerini açıkladı. Buna göre; Haziran ayında, havalimanlarının uçak trafiği geçen yılın aynı ayına göre iç hatlarda yüzde 1,2 azalışla 78.415, dış hatlarda ise yüzde 14 artışla 57 bin 580 oldu. Haziran sonu itibariyle üst geçiş (overflight) trafiğinde yüzde 10,1’lik artış meydana geldi. Üst geçiş dâhil toplam uçak trafiğinde geçen yılın aynı dönemine göre toplamda yüzde 5,8 artışla 172.310 uçağa hizmet sunuldu. DIŞ HAT YOLCU HAZİRANDA YÜZDE 30 ARTTI Haziran ayında, iç hat yolcu sayısı yüzde 7,3 artışla 8.979.609, dış hat yolcu sayısı ise yüzde 30,4 artışla 8.150.028 oldu. Böylece Haziran’da direkt transit yolcular da dâhil edildiğinde yolcu sayısı, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 17 artış ile 17.152.147’ye yükseldi. Turizme yönelik havalimanlarımızın 2017 yılı Ramazan Bayramı Trafiği 2016 yılı Ramazan Bayramı tatili süresine göre karşılaştırıldığında; Antalya Havalimanında, Haziran ayında geçen yılın aynı dönemine göre; dış hat uçak trafiği yüzde 75 artış ile 14.584 oldu. Yüzde 106 yolcu artışının gerçekleştiği dış hatlarda ise 2.649.696 yolcuya hizmet verildi. Muğla Dalaman Havalimanında, Haziran ayında geçen yılın aynı dönemine göre; dış hat yolcu trafiği yüzde 34 arttı ve 385.169 yolcuya hizmet sunuldu. Muğla Milas-Bodrum Havalimanında, Haziran ayında geçen yılın aynı dönemine göre; iç hat yolcu trafiğinde yüzde 21 artış yaşandı ve 305.918 yolcu trafiği gerçekleşti. Alanya Gazipaşa Havalimanında, Haziran ayında geçen yılın aynı dönemine göre; iç hat yolcu trafiğinde yüzde 28 artış ile 45.829, dış hatlarda ise yüzde 24 artış ile 52.588 yolcuya hizmet verildi. İSTANBUL’DA YOLCU SAYISI 7,5 MİLYONU GEÇTİ Haziran ayında, İstanbul Atatürk ve Sabiha Gökçen Havalimanlarında da uçak ve yolcu sayısında artış kaydedildi. Atatürk Havalimanı’nda toplamda 38.975 uçak ve 5.132.348 yolcuya hizmet sunulurken, Sabiha Gökçen Havalimanı’nda ise 18.825 uçak ve 2.579.572 yolcuya hizmet sunuldu. İstanbul’da bulunan Havalimanlarında Haziran ayında iç ve dış hatlarda toplam 7.711.920 yolcu trafiği gerçekleşti. YÜK TRAFİĞİ TOPLAMDA YÜZDE 20 ARTTI Havalimanları Yük (kargo, posta ve bagaj) trafiği Haziran ayı itibarıyla iç hatlarda yüzde 11,7 artışla 77.516 ton, dış hatlarda yüzde 23,6 artışla 225.807 ton, toplamda ise yüzde 20,3 artışla 303.323 tona ulaştı. 2017 YILININ İLK YARISINDA 84 MİLYON YOLCU, 870 BİN UÇAK TRAFİĞİ 2017 Yılı Haziran Sonu (6 Aylık) gerçekleşmelerine göre; hizmet verilen toplam uçak trafiği (üstgeçişler dâhil) yüzde 0,8 artışla 870.853, toplam yolcu trafiği (direkt transit dâhil) yüzde 4,1 artış ile 84.197.576, yük (Kargo+Posta+Bagaj) trafiği ise yüzde 6,9 artışla 1.496.564 tona ulaştı.

Erzurum Havalimanında bu yılın 6 ayında 4548 sefer gerçekleşti, 616.000 yolcu uçtu. Dış hat uçak sayısı %16, yabancı yolcu sayısı %26 arttı.

Antalya Havalimanı’nda, 08.07.2017 Cumartesi günü 145.216 yolcuya hizmet verildi, 827 uçak trafiği gerçekleşti.

DHMİ Erzurum Havalimanı 2017 Haziran ayı verileri açıklandı. Erzurum Havalimanında bu yılın 6 ayında 4 bin 548 sefer gerçekleştirilirken, ağırlanan yolcu sayısı 616 bine ulaştı. Dönem içinde önceki yıla göre havalimanından gerçekleştirilen dış hat uçak sefer sayısı yüzde 16, ağırlanan yabancı yolcu sayısı da yüzde 26 oranında artış gösterdi.

ERZURUM HAVALİMANI TOPLAM UÇAK SEFER SAYILARI

DHMİ Toplam uçak seferleri verileri bazında, Erzurum havalimanından iniş ve kalkış olarak 4 bin 449 iç hat, 99 dış hat, toplam 4 bin 548 sefer gerçekleştirildi. 2016 yılının aynı dönemine göre iç hat uçak seferi sayısı yüzde 5, dış hat uçak sefer sayısı yüzde 16, toplam uçak sefer sayısı ise yüzde 5 oranında artış kaydetti. 2016’da 4 bin 241 iç, 85 de dış hat uçak seferi kaydedilmişti.

ERZURUM HAVALİMANI YOLCU

Erzurum Havalimanı ocak-haziran ayları toplamında 611 bin 858 iç hat, 4 bin 708 de dış hat yolcusunu ağırladı. Önceki yıla göre yolcu sayısı iç hatta yüzde 6, dış hatta yüzde 26, toplamda ise yüzde 6 oranında arttı. 2016 yılının aynı döneminde Erzurum Havalimanından 575 bin 831 iç, 3 bin 747 dış hat yolcusu yararlanmıştı.

ERZURUM HAVALİMANI TİCARİ UÇAK

Erzurum Havalimanından 3 bin 837 iç, 44 dış hat toplam 3 bin 684 ticari uçak seferi yapıldı. Bir önceki yılın aynı dönemine göre dış hat ticari uçak seferi sayısı yüzde 5, iç hat ticari uçak seferi sayısı ise yüzde 5 oranında arttı. 2016 yılında havalimanından 3 bin 642 iç, 42 dış hat ticari uçak seferi yapılmıştı.

HAZİRAN AYINDA 17 MİLYON 152 BİN YOLCU HAVALİMANLARINDAN HİZMET ALDI

Devlet Hava Meydanları İşletmesi (DHMİ) Genel Müdürlüğü, 2017 yılı Haziran ayına ilişkin havayolu uçak, yolcu ve yük istatistiklerini açıkladı. Buna göre; Haziran ayında, havalimanlarının uçak trafiği geçen yılın aynı ayına göre iç hatlarda yüzde 1,2 azalışla 78.415, dış hatlarda ise yüzde 14 artışla 57 bin 580 oldu.
Haziran sonu itibariyle üst geçiş (overflight) trafiğinde yüzde 10,1’lik artış meydana geldi. Üst geçiş dâhil toplam uçak trafiğinde geçen yılın aynı dönemine göre toplamda yüzde 5,8 artışla 172.310 uçağa hizmet sunuldu.

DIŞ HAT YOLCU HAZİRANDA YÜZDE 30 ARTTI

Haziran ayında, iç hat yolcu sayısı yüzde 7,3 artışla 8.979.609, dış hat yolcu sayısı ise yüzde 30,4 artışla 8.150.028 oldu. Böylece Haziran’da direkt transit yolcular da dâhil edildiğinde yolcu sayısı, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 17 artış ile 17.152.147’ye yükseldi.
Turizme yönelik havalimanlarımızın 2017 yılı Ramazan Bayramı Trafiği 2016 yılı Ramazan Bayramı tatili süresine göre karşılaştırıldığında;
Antalya Havalimanında, Haziran ayında geçen yılın aynı dönemine göre; dış hat uçak trafiği yüzde 75 artış ile 14.584 oldu. Yüzde 106 yolcu artışının gerçekleştiği dış hatlarda ise 2.649.696 yolcuya hizmet verildi.
Muğla Dalaman Havalimanında, Haziran ayında geçen yılın aynı dönemine göre; dış hat yolcu trafiği yüzde 34 arttı ve 385.169 yolcuya hizmet sunuldu.
Muğla Milas-Bodrum Havalimanında, Haziran ayında geçen yılın aynı dönemine göre; iç hat yolcu trafiğinde yüzde 21 artış yaşandı ve 305.918 yolcu trafiği gerçekleşti.
Alanya Gazipaşa Havalimanında, Haziran ayında geçen yılın aynı dönemine göre; iç hat yolcu trafiğinde yüzde 28 artış ile 45.829, dış hatlarda ise yüzde 24 artış ile 52.588 yolcuya hizmet verildi.

İSTANBUL’DA YOLCU SAYISI 7,5 MİLYONU GEÇTİ

Haziran ayında, İstanbul Atatürk ve Sabiha Gökçen Havalimanlarında da uçak ve yolcu sayısında artış kaydedildi. Atatürk Havalimanı’nda toplamda 38.975 uçak ve 5.132.348 yolcuya hizmet sunulurken, Sabiha Gökçen Havalimanı’nda ise 18.825 uçak ve 2.579.572 yolcuya hizmet sunuldu. İstanbul’da bulunan Havalimanlarında Haziran ayında iç ve dış hatlarda toplam 7.711.920 yolcu trafiği gerçekleşti.

YÜK TRAFİĞİ TOPLAMDA YÜZDE 20 ARTTI

Havalimanları Yük (kargo, posta ve bagaj) trafiği Haziran ayı itibarıyla iç hatlarda yüzde 11,7 artışla 77.516 ton, dış hatlarda yüzde 23,6 artışla 225.807 ton, toplamda ise yüzde 20,3 artışla 303.323 tona ulaştı.

2017 YILININ İLK YARISINDA 84 MİLYON YOLCU, 870 BİN UÇAK TRAFİĞİ

2017 Yılı Haziran Sonu (6 Aylık) gerçekleşmelerine göre; hizmet verilen toplam uçak trafiği (üstgeçişler dâhil) yüzde 0,8 artışla 870.853, toplam yolcu trafiği (direkt transit dâhil) yüzde 4,1 artış ile 84.197.576, yük (Kargo+Posta+Bagaj) trafiği ise yüzde 6,9 artışla 1.496.564 tona ulaştı.



from Aeroportist I Güncel Havacılık Haberleri http://ift.tt/2t2Okiy
via IFTTT

Antalya ve Erzurum Havalimanları Yolcu Sayıları


via Aeroportist I Güncel Havacılık Haberleri http://ift.tt/2t2Okiy

8 Temmuz 2017 Cumartesi

AKUT’tan Depreme Dair Röportaj


via Aeroportist I Güncel Havacılık Haberleri http://ift.tt/2uB53LZ

AKUT’tan Depreme Dair Röportaj AKUT Bilgilendiriyor… AKUT, gerçekleştirdiği arama-kurtarma çalışmalarının yanı sıra, uzmanlık alanları dahilinde bilgi paylaşımında bulunmaya devam ediyor. DEPREM; ACİL DURUM ÇANTASI; DEPREMİN ÖNCESİ, SIRASI, SONRASINDA YAPILMASI GEREKENLER Çiğdem Hanım, öncelikle sizi tanımak isteriz? Tabii… İsmim Çiğdem Tan. Türk Dili ve Edebiyatı mezunuyum, editörüm. 2009 yılından beri AKUT gönüllüsüyüm. AKUT’ta Mülakat ve Basın İlişkileri birimlerine destek veriyorum. İstanbul’da yaşıyorum. AKUT’un uzmanlık alanları hakkında bilgi almak isteriz? Elbette. 1996 yılında kurulan AKUT, öncelikle halk arasında “enkaz arama-kurtarma” olarak bilinen kentsel arama-kurtarma ile dağ ve doğa şartlarında kaybolmuş veya kendi imkânları ile istediği noktaya varamayan kişileri aramaya ve/veya kurtarmaya yönelik olarak, gönüllülük esası ile hizmet veren, İstanbul merkezli, ülke genelinde 30 ekibi ve 2200 gönüllüsü olan bir sivil toplum örgütü. Yine göçük, sel, heyelan, yangın, trafik kazası, sualtı arama, Acil Durum Yönetimi, ipli sistem ile teknik kurtarma, ilk yardım gibi acil yardım gerektiren pek çok konuda uzman bir ekibiz. Ancak halk sizi deprem ile tanıdı… Evet, 1996-1998 arası pek çok operasyon gerçekleştirmiş olsak da 1998 yılında meydana gelen Adana-Ceyhan depremindeki başarılı çalışmalarımız medyada fazlaca yer buldu ve bu vesile ile daha evvel AKUT‘un varlığından bihaber kesimlerce de duyulduk. Akabinde dönemin Bakanlar Kurulu, Ceyhan’daki çalışmalarımızdan dolayı AKUT‘U “KAMU YARARINA DERNEK” statüsüne taşıdı. (Ocak 1999) 1999 Marmara depremi ise AKUT markasının dönüm noktası oldu. Beklenmedik büyük felakette 210 gönüllümüz ile 220 vatandaşımızı enkaz altından kurtardık, binlerce kişiye ilk yardım hizmeti sunduk, on binlerce vatandaşımızı kazazedelere yardım etmeleri için organize ettik ve ne yazık ki enkazdan pek çok cenaze çıkardık. 1999 Marmara depreminde ülke olarak çok büyük bir sınav verdik. O depremden sonra AKUT olarak biz de eğitimlerimizi çok daha sistematik hale getirdik, lojistik malzeme anlamında son teknolojileri takip ettik, üye alım prosedürlerimizi revize ettik, disiplini ve kişisel güvenliğimizi her şeyin önüne koyarak bugünlere kazasız belasız gelmenin mutluluğuna eriştik. Bugün gururla söyleyebiliriz ki; AKUT, Kentsel (enkaz) Arama-Kurtarma’da, Birleşmiş Milletler’e bağlı olarak görev yapan INSARAG’ın (Uluslararası Arama-Kurtarma Danışma Kurulu) belirlediği uluslararası standartlara uyum sertifikasyonunu alan (2011 Medium sınıfı) ilk Türk ekibidir. Bu sertifikasyonun anlamı nedir? Bu sertifika, dünyanın herhangi bir yerinde meydana gelen bir afette, ülkenin uluslararası yardım çağrısı var ise ilk 6 saat içerisinde 45 gönüllümüz ve ekibimize yetecek lojistik malzemeyle hava limanında yüklemeye hazır olabileceğimizi, 7 gün/24 saat boyunca tümüyle kendi kapasitemiz ile (yakıt hariç) yeme-içme-barınma-ulaşım gibi tüm ihtiyaçlarımızı karşılayarak arama-kurtarma yapabileceğimizi Birleşmiş Milletler’in bu konudaki uzman denetçilerine ispatlamışız anlamına gelmektedir. Peki deprem ile devam edersek, en basit tanımı ile deprem nedir? Yer kabuğu içinde kırılmalar nedeniyle ani şekilde meydana gelen titreşimlerin, dalgalar halinde yayılarak yer kabuğunu sarsmasına “Deprem” diyoruz. Bu sarsma, toprak üzerindeki yapıları yıkacak kuvvette olabilir. Günümüzde depremden korunmak için geliştirilmiş birçok bilimsel ve teknik bilgi mevcut. Bu bilgiler ışığında, depremleri en az hasarla atlatabilmek için, her bir bireyin üzerine düşen sorumluluklar olduğunu; topraklarının %93’ü önemli fay hatları içerisinde olan ülkemizde, sorumluluk bilinci ile hareket etmenin, önlenebilir sebeplerle meydana gelebilecek can kayıplarını bertaraf edebileceğini belirtmek isteriz. Halk arasında “Deprem Çantası” olarak bilinen “Acil Durum Çantası” nedir? Acil Durum Çantası, bireylerin ev veya iş yerlerini acilen terk etmeleri gerekebilecek olası acil durum veya afetlere karşı hazırlanan, ilk 72 saat süresince yani yardım ekipleri gelene kadar, bireylerin temel ihtiyaçlarını karşılaması hedeflenen lojistik destek çantasıdır. Acil Durum Çantasının içerisinde neler olmalı? Her çantada olması gereken standart malzemelerimiz genellikle şunlardır: Aile bireylerinin tümüne 72 saat yetecek kadar su; mevsime uygun yedek kıyafet; yüksek kalorili ve enerji verecek konserve, kuruyemiş gibi gıdalar; sigorta poliçesi, pasaport gibi önemli evrakların fotokopileri; alkollü mendil, sabun gibi hijyenik malzemeler; ilk yardım çantası; düdük, makas, çakı, fener, pilli radyo, yedek pil gibi malzemeler ile ev ve araçların yedek anahtarları ve bir miktar para. Mümkünse mat ve uyku tulumu da uzun süre dışarıda kalmamız gereken durumlarda hayatımızı kolaylaştıracak malzemelerden… Kişiye göre değişkenlik gösterecek malzemeler: Standart malzemelerin yanı sıra, bir de bireylerin ayırt edici özelliklerine göre değişkenlik gösterecek malzemeler vardır. Örneğin bebekli ailelerin acil durum çantasında bebek bezi, mama gibi malzemeler olmalıyken, düzenli ilaç kullanan bireylerin ilaçları acil durum çantasında yer almalıdır. Yine engelli bireylerin gündelik yaşamlarını kolaylaştıran malzemelerin yedekleri de acil durum çantasında bulunmalıdır. Bu çanta nerede durmalı? Kolay ulaşılabilir ve kolay görülebilir bir yerde olmalı. Bu mutlaka bir çanta olmak zorunda değil. Örneğin, binalardan yeterince uzakta, güvenliğinden emin olunan bir depomuz varsa bu depoda veya binalardan yeterince uzakta, açık bir otaparkta bulunan bir aracımız var ise aracımızın bagajında da bu malzemeleri hazır tutulabiliriz. Burada önemli olan nokta, hazırladığımız çantanın kolay erişilebilir ve taşınabilir olması. Bir acil durum çantası hazırlamayı tercih etmiyorsanız, acil durum malzeme listesi oluşturabilir, binayı terk ederken listeye bakarak almanız gereken malzemeleri hızlıca derleyebilirsiniz. Deprem sırasında yapmamız veya yapmamamız gerekenler nelerdir? Deprem meydana geldiği an uygulayacağımız doğru davranış biçimi, deprem öncesi alınan tedbirlere bağlı olarak etkili olabilir. En başta binamızın “bilimsel ilkelere ve mevcut yönetmeliklere” göre inşa edilmiş olduğundan emin olmalıyız. Sonrasında devrilebilecek eşyaları sabitlemeliyiz. Aile bireylerimiz ile birlikte deprem tatbikatı yapmalı, olası bir depreme evde yakalanırsak, evin içinde nerede korunacağımızı önceden belirlemiş olmalıyız. Bu şartlar altında deprem olursa; Öncelikle sakin olmaya çalışmalıyız çünkü panik bize hata yaptıracaktır. Mümkün olduğunca az hareket etmeliyiz. Bina içindeysek; Merdiven, balkon ve pencerelerden uzak durmalıyız. Eğer binamızın bilimsel ilkelere ve deprem yönetmeliğine uygun olarak inşa edildiğine eminsek ve eşyalarımızı sabitlemişsek; yerini daha önceden belirlediğimiz, ağırlık merkezi yere yakın olan eşyalarımızın yanında YAT-KORUN-TUTUN pozisyonu almalıyız. Yere yan yatıp dizleri karnımıza çekmeli, üstteki elimizle başımızı, alttaki elimizle yanına uzandığımız eşyayı tutmalı ve sarsıntı geçene dek beklemeliyiz. Dışarıdaysak; Bina, üst geçit, elektrik hatları, aydınlatma direkleri, araç trafiğinin devam ettiği oto yollar ve ağaçlardan mümkün olduğunca uzak durmalı ya da uzaklaşmalıyız. Deprem anında açık alandaysak ÇÖK-KAPAN pozisyonu almalıyız. Yani diz çökmeli, ellerimizle başımızı korumalı, olası kaza ya da yaralanma risklerine karşı etrafımızı gözlemlemeli ve yine sarsıntı geçene dek beklemeliyiz. Deprem sonrasından da kısaca bahsetmemiz gerekirse; Deprem bittikten sonra, acil durum çantamızı da yanımıza almalı; elektrik, su, doğalgaz hatlarını kapatmalı; binamızı ‘merdivenleri kullanarak’ terk etmeli ve yetkililer onay verene dek hiçbir sebeple binaya giriş yapmamalıyız. Binadan tamamen çıkana dek kibrit veya çakmak kesinlikle kullanmamalıyız. Binayı terk ettikten sonra, komşularımız arasında yardıma ihtiyacı olan kimse yoksa daha evvel belirlediğimiz buluşma noktasına doğru hareket etmeli ve aile bireylerimiz ile bir arada bulunmalıyız. Telefonu ve sosyal medyayı gereksizse kullanmamalı, erişim ağlarını meşgul etmemeli, söylenti veya spekülasyonlara değil, resmî açıklamalara itibar etmeliyiz. Depremde enkaz altında kalırsak ne yapmalıyız? Sakin olmaya çalışmalı, tozdan korunmak için solunum yollarımızı bir giysi parçası ile örtmeliyiz. Kibrit, çakmak gibi ateş kaynaklarını kullanmamalı, enerjimizi tasarruflu kullanmak için mümkün olduğunca az hareket etmeliyiz. Kurtarma ekiplerinin dinleme cihazları ile çok alçak sesleri bile duyma imkanı olacağı için, sürekli bağırarak enerji harcamak yerine, belirli aralıklarda ekiplere hayatta olduğumuzu belirtecek sesler iletmeliyiz. Katı cisimler sesi ileteceği için, bir duvara ya da tesisat borusuna sert cisimlerle vurabiliriz. AKUT olarak bilinçlendirme çalışmaları kapsamında neler yapıyorsunuz? AKUT gönüllüleri olarak, ülke genelinde her yıl ortalama 2000 ücretsiz oturum ile 100 bin vatandaşımıza TEMEL AFET BİLİNÇLENDİRME seminerleri veriyoruz. Sosyal medya hesaplarımızda sık sık eğitim videolarımızı paylaşıyor; basın aracılığı ile bilgilendirici makale, söyleşi vb. çalışmalar yayınlıyoruz. Radyolar için bilgi metinleri içeren kısa ses kayıtları hazırladık, eğitim videolarımızı web sitemize yükledik. http://ift.tt/2u2BDcsgalerisi Temel Afetleri ve bunlardan en az hasarla kurtulmamızı sağlayacak önleyici tedbirleri anlattığımız Afet Bilinci ve Önlemler kitapçıkları hazırlayıp ücretsiz olarak okullara, Halk Eğitim Merkezlerine, Belediyelere vb. gönderiyoruz gibi, yıl boyu ara vermeksizin pek çok çalışma gerçekleştiriyoruz. Önlenebilir sebeplerle meydana gelen can kayıpları ve/veya yaralanmaları en aza indirebilmek için hazırlanan her projeyi destekliyor ve bilgi paylaşımını son derece önemsiyoruz. Öğretmenlerimiz, muhtarlarımız, belediyelerimiz, tüm yerel yönetim temsilcileri, seminer veya benzer bilinçlendirme çalışmaları için bizlere AKUT’un web sayfasındaki iletişim bilgilerinden her zaman ulaşabilirler. Verdiğiniz bilgiler için teşekkür ederiz. Ben teşekkür ederim. Afetsiz günler dilerim.

AKUT Bilgilendiriyor… AKUT, gerçekleştirdiği arama-kurtarma çalışmalarının yanı sıra, uzmanlık alanları dahilinde bilgi paylaşımında bulunmaya devam ediyor.

DEPREM; ACİL DURUM ÇANTASI; DEPREMİN ÖNCESİ, SIRASI, SONRASINDA YAPILMASI GEREKENLER


Çiğdem Hanım, öncelikle sizi tanımak isteriz?

Tabii… İsmim Çiğdem Tan. Türk Dili ve Edebiyatı mezunuyum, editörüm. 2009 yılından beri AKUT gönüllüsüyüm. AKUT’ta Mülakat ve Basın İlişkileri birimlerine destek veriyorum. İstanbul’da yaşıyorum.

AKUT’un uzmanlık alanları hakkında bilgi almak isteriz?

Elbette. 1996 yılında kurulan AKUT, öncelikle halk arasında “enkaz arama-kurtarma” olarak bilinen kentsel arama-kurtarma ile dağ ve doğa şartlarında kaybolmuş veya kendi imkânları ile istediği noktaya varamayan kişileri aramaya ve/veya kurtarmaya yönelik olarak, gönüllülük esası ile hizmet veren, İstanbul merkezli, ülke genelinde 30 ekibi ve 2200 gönüllüsü olan bir sivil toplum örgütü.

Yine göçük, sel, heyelan, yangın, trafik kazası, sualtı arama, Acil Durum Yönetimi, ipli sistem ile teknik kurtarma, ilk yardım gibi acil yardım gerektiren pek çok konuda uzman bir ekibiz.

Ancak halk sizi deprem ile tanıdı…

Evet, 1996-1998 arası pek çok operasyon gerçekleştirmiş olsak da 1998 yılında meydana gelen Adana-Ceyhan depremindeki başarılı çalışmalarımız medyada fazlaca yer buldu ve bu vesile ile daha evvel AKUT‘un varlığından bihaber kesimlerce de duyulduk. Akabinde dönemin Bakanlar Kurulu, Ceyhan’daki çalışmalarımızdan dolayı AKUT‘U “KAMU YARARINA DERNEK” statüsüne taşıdı. (Ocak 1999)

1999 Marmara depremi ise AKUT markasının dönüm noktası oldu. Beklenmedik büyük felakette 210 gönüllümüz ile 220 vatandaşımızı enkaz altından kurtardık, binlerce kişiye ilk yardım hizmeti sunduk, on binlerce vatandaşımızı kazazedelere yardım etmeleri için organize ettik ve ne yazık ki enkazdan pek çok cenaze çıkardık.

1999 Marmara depreminde ülke olarak çok büyük bir sınav verdik. O depremden sonra AKUT olarak biz de eğitimlerimizi çok daha sistematik hale getirdik, lojistik malzeme anlamında son teknolojileri takip ettik, üye alım prosedürlerimizi revize ettik, disiplini ve kişisel güvenliğimizi her şeyin önüne koyarak bugünlere kazasız belasız gelmenin mutluluğuna eriştik.

Bugün gururla söyleyebiliriz ki; AKUT, Kentsel (enkaz) Arama-Kurtarma’da, Birleşmiş Milletler’e bağlı olarak görev yapan INSARAG’ın (Uluslararası Arama-Kurtarma Danışma Kurulu) belirlediği uluslararası standartlara uyum sertifikasyonunu alan (2011 Medium sınıfı) ilk Türk ekibidir.

Bu sertifikasyonun anlamı nedir?

Bu sertifika, dünyanın herhangi bir yerinde meydana gelen bir afette, ülkenin uluslararası yardım çağrısı var ise ilk 6 saat içerisinde 45 gönüllümüz ve ekibimize yetecek lojistik malzemeyle hava limanında yüklemeye hazır olabileceğimizi, 7 gün/24 saat boyunca tümüyle kendi kapasitemiz ile (yakıt hariç) yeme-içme-barınma-ulaşım gibi tüm ihtiyaçlarımızı karşılayarak arama-kurtarma yapabileceğimizi Birleşmiş Milletler’in bu konudaki uzman denetçilerine ispatlamışız anlamına gelmektedir.

Peki deprem ile devam edersek, en basit tanımı ile deprem nedir?

Yer kabuğu içinde kırılmalar nedeniyle ani şekilde meydana gelen titreşimlerin, dalgalar halinde yayılarak yer kabuğunu sarsmasına “Deprem” diyoruz. Bu sarsma, toprak üzerindeki yapıları yıkacak kuvvette olabilir.

Günümüzde depremden korunmak için geliştirilmiş birçok bilimsel ve teknik bilgi mevcut. Bu bilgiler ışığında, depremleri en az hasarla atlatabilmek için, her bir bireyin üzerine düşen sorumluluklar olduğunu; topraklarının %93’ü önemli fay hatları içerisinde olan ülkemizde, sorumluluk bilinci ile hareket etmenin, önlenebilir sebeplerle meydana gelebilecek can kayıplarını bertaraf edebileceğini belirtmek isteriz.

Halk arasında “Deprem Çantası” olarak bilinen “Acil Durum Çantası” nedir?

Acil Durum Çantası, bireylerin ev veya iş yerlerini acilen terk etmeleri gerekebilecek olası acil durum veya afetlere karşı hazırlanan, ilk 72 saat süresince yani yardım ekipleri gelene kadar, bireylerin temel ihtiyaçlarını karşılaması hedeflenen lojistik destek çantasıdır.

Acil Durum Çantasının içerisinde neler olmalı?

Her çantada olması gereken standart malzemelerimiz genellikle şunlardır:
Aile bireylerinin tümüne 72 saat yetecek kadar su; mevsime uygun yedek kıyafet; yüksek kalorili ve enerji verecek konserve, kuruyemiş gibi gıdalar; sigorta poliçesi, pasaport gibi önemli evrakların fotokopileri; alkollü mendil, sabun gibi hijyenik malzemeler; ilk yardım çantası; düdük, makas, çakı, fener, pilli radyo, yedek pil gibi malzemeler ile ev ve araçların yedek anahtarları ve bir miktar para. Mümkünse mat ve uyku tulumu da uzun süre dışarıda kalmamız gereken durumlarda hayatımızı kolaylaştıracak malzemelerden…

Kişiye göre değişkenlik gösterecek malzemeler:

Standart malzemelerin yanı sıra, bir de bireylerin ayırt edici özelliklerine göre değişkenlik gösterecek malzemeler vardır. Örneğin bebekli ailelerin acil durum çantasında bebek bezi, mama gibi malzemeler olmalıyken, düzenli ilaç kullanan bireylerin ilaçları acil durum çantasında yer almalıdır. Yine engelli bireylerin gündelik yaşamlarını kolaylaştıran malzemelerin yedekleri de acil durum çantasında bulunmalıdır.

Bu çanta nerede durmalı?

Kolay ulaşılabilir ve kolay görülebilir bir yerde olmalı. Bu mutlaka bir çanta olmak zorunda değil. Örneğin, binalardan yeterince uzakta, güvenliğinden emin olunan bir depomuz varsa bu depoda veya binalardan yeterince uzakta, açık bir otaparkta bulunan bir aracımız var ise aracımızın bagajında da bu malzemeleri hazır tutulabiliriz. Burada önemli olan nokta, hazırladığımız çantanın kolay erişilebilir ve taşınabilir olması.

Bir acil durum çantası hazırlamayı tercih etmiyorsanız, acil durum malzeme listesi oluşturabilir, binayı terk ederken listeye bakarak almanız gereken malzemeleri hızlıca derleyebilirsiniz.

Deprem sırasında yapmamız veya yapmamamız gerekenler nelerdir?

Deprem meydana geldiği an uygulayacağımız doğru davranış biçimi, deprem öncesi alınan tedbirlere bağlı olarak etkili olabilir.

En başta binamızın “bilimsel ilkelere ve mevcut yönetmeliklere” göre inşa edilmiş olduğundan emin olmalıyız. Sonrasında devrilebilecek eşyaları sabitlemeliyiz. Aile bireylerimiz ile birlikte deprem tatbikatı yapmalı, olası bir depreme evde yakalanırsak, evin içinde nerede korunacağımızı önceden belirlemiş olmalıyız.

Bu şartlar altında deprem olursa;
Öncelikle sakin olmaya çalışmalıyız çünkü panik bize hata yaptıracaktır. Mümkün olduğunca az hareket etmeliyiz.

Bina içindeysek;
Merdiven, balkon ve pencerelerden uzak durmalıyız. Eğer binamızın bilimsel ilkelere ve deprem yönetmeliğine uygun olarak inşa edildiğine eminsek ve eşyalarımızı sabitlemişsek; yerini daha önceden belirlediğimiz, ağırlık merkezi yere yakın olan eşyalarımızın yanında YAT-KORUN-TUTUN pozisyonu almalıyız. Yere yan yatıp dizleri karnımıza çekmeli, üstteki elimizle başımızı, alttaki elimizle yanına uzandığımız eşyayı tutmalı ve sarsıntı geçene dek beklemeliyiz.

Dışarıdaysak;
Bina, üst geçit, elektrik hatları, aydınlatma direkleri, araç trafiğinin devam ettiği oto yollar ve ağaçlardan mümkün olduğunca uzak durmalı ya da uzaklaşmalıyız. Deprem anında açık alandaysak ÇÖK-KAPAN pozisyonu almalıyız. Yani diz çökmeli, ellerimizle başımızı korumalı, olası kaza ya da yaralanma risklerine karşı etrafımızı gözlemlemeli ve yine sarsıntı geçene dek beklemeliyiz.

Deprem sonrasından da kısaca bahsetmemiz gerekirse;
Deprem bittikten sonra, acil durum çantamızı da yanımıza almalı; elektrik, su, doğalgaz hatlarını kapatmalı; binamızı ‘merdivenleri kullanarak’ terk etmeli ve yetkililer onay verene dek hiçbir sebeple binaya giriş yapmamalıyız. Binadan tamamen çıkana dek kibrit veya çakmak kesinlikle kullanmamalıyız.

Binayı terk ettikten sonra, komşularımız arasında yardıma ihtiyacı olan kimse yoksa daha evvel belirlediğimiz buluşma noktasına doğru hareket etmeli ve aile bireylerimiz ile bir arada bulunmalıyız. Telefonu ve sosyal medyayı gereksizse kullanmamalı, erişim ağlarını meşgul etmemeli, söylenti veya spekülasyonlara değil, resmî açıklamalara itibar etmeliyiz.

Depremde enkaz altında kalırsak ne yapmalıyız?

Sakin olmaya çalışmalı, tozdan korunmak için solunum yollarımızı bir giysi parçası ile örtmeliyiz. Kibrit, çakmak gibi ateş kaynaklarını kullanmamalı, enerjimizi tasarruflu kullanmak için mümkün olduğunca az hareket etmeliyiz.

Kurtarma ekiplerinin dinleme cihazları ile çok alçak sesleri bile duyma imkanı olacağı için, sürekli bağırarak enerji harcamak yerine, belirli aralıklarda ekiplere hayatta olduğumuzu belirtecek sesler iletmeliyiz. Katı cisimler sesi ileteceği için, bir duvara ya da tesisat borusuna sert cisimlerle vurabiliriz.

AKUT olarak bilinçlendirme çalışmaları kapsamında neler yapıyorsunuz?

AKUT gönüllüleri olarak, ülke genelinde her yıl ortalama 2000 ücretsiz oturum ile 100 bin vatandaşımıza TEMEL AFET BİLİNÇLENDİRME seminerleri veriyoruz.

Sosyal medya hesaplarımızda sık sık eğitim videolarımızı paylaşıyor; basın aracılığı ile bilgilendirici makale, söyleşi vb. çalışmalar yayınlıyoruz.

Radyolar için bilgi metinleri içeren kısa ses kayıtları hazırladık, eğitim videolarımızı web sitemize yükledik. http://ift.tt/2u2BDcsgalerisi

Temel Afetleri ve bunlardan en az hasarla kurtulmamızı sağlayacak önleyici tedbirleri anlattığımız Afet Bilinci ve Önlemler kitapçıkları hazırlayıp ücretsiz olarak okullara, Halk Eğitim Merkezlerine, Belediyelere vb. gönderiyoruz gibi, yıl boyu ara vermeksizin pek çok çalışma gerçekleştiriyoruz.

Önlenebilir sebeplerle meydana gelen can kayıpları ve/veya yaralanmaları en aza indirebilmek için hazırlanan her projeyi destekliyor ve bilgi paylaşımını son derece önemsiyoruz.

Öğretmenlerimiz, muhtarlarımız, belediyelerimiz, tüm yerel yönetim temsilcileri, seminer veya benzer bilinçlendirme çalışmaları için bizlere AKUT’un web sayfasındaki iletişim bilgilerinden her zaman ulaşabilirler.

Verdiğiniz bilgiler için teşekkür ederiz.

Ben teşekkür ederim. Afetsiz günler dilerim.



from Aeroportist I Güncel Havacılık Haberleri http://ift.tt/2uB53LZ
via IFTTT

PARFÜMÜNÜZ BÖCEKLERE DAVETİYE ÇIKARMASIN ARI, AKREP, YILAN YARALARINA; SOĞUK DENİZ CANLILARININ SOKMASINA; SICAK UYGULAYIN Yaz aylarında yeşillikler içerisinde yapılan piknikler, denizde geçirilen keyifli zamanlar, geziler çoğu kişi için kabusa dönebilir. Sıklıkla karşılaşılan böcek, arı veya akrep sokmaları sonucunda kişiden kişiye farklılık gösteren reaksiyonlar görülebilir. Kimi zaman yaşamı tehdit eden sorunlara karşı alınacak ilk önlemler çok önemlidir. Medical Park Bahçelievler Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Engin Türkmen de bu konuda önemli bilgiler paylaştı. Yaz aylarında tatilcilerin rahatsız oldukları en önemli sorunlardan biri de böcek ısırıkları ve böcek sokmalarıdır. Medical Park Bahçelievler Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Engin Türkmen, böcek ısırıkları ve sokmalarının birbirinden farklı olduğunu belirterek, alınacak önlemler ve yapılması gereken müdahaleler ile ilgili şunları söyledi; Böcek ısırıkları; zehirsiz böceklerin tükürükleri ve kan emmek için salgıladıkları pıhtı önleyici maddelere karşı oluşan kaşıntı, kızarıklık, kabarma gibi alerjik reaksiyon ve bölgesel tahriş oluşmasıdır. Böcek sokmaları ise; zehirli böceklerin iğneleri aracılığı ile zehirlerini deriye enjekte etmeleridir. Oluşan kızarık ve kabarık alan, genellikle çok ağrılıdır. ALERJİK BÜNYEYE SAHİP OLANLAR DİKKAT Kaşıntı, ağrı, kızarıklık ve şişlik böcek ısırmaları belirtileri arasındadır. Bunun yanı sıra yüzde, dudaklarda ve boğaz etrafında şişme, nefes almada güçlük, şiddetli kaşıntı, uyuşukluk ve kramp, görülebilir. Bu belirtiler antihistaminik krem veya ilaçlarla çoğu zaman tedavi edilebilir. Bazen hastada şiddetli baş dönmesi, baygınlık ve bilinç kaybı gibi belirtiler de ortaya çıkabilmektedir. Buna anaflaktik şok (vücutta alerjen maddelere karşı oluşabilen ciddi bir alerjik reaksiyon) denir. Acil olarak müdahale edilmediği takdirde bu tablo ölümcül olabilir. Tedavide kortizonlu ilaçlar ve adrenalin verilir. Ciddi alerjik bünyesi olanların yaz aylarında böceklerin yoğun olduğu yerlerden uzak durmaları, hekimlerine danışarak koruyucu ilaçları yanında bulundurmaları ve böyle bir tablo ile karşılaştığında da derhal bu ilaçları uygulamalıdırlar. PARFÜMÜ ABARTMAYIN Yaz aylarında dış ortamda, böcekler tarafından ısırılmanın önüne geçebilmek için; Böceklerin ilgisini çektiğinden, parlak renkli kıyafetler giymekten ve parfüm ya da deodorant gibi güçlü kokular kullanmaktan kaçının. Böcek ısırıklarına maruz kalabilecek bölgeleri azaltmak için uzun kollu giysiler, pantolon, ayakkabı ve şapka giyin. Cildinize böcek savar spreyler sıkın. Oturduğunuz yerde böcek savar ürünler ve mumlar kullanın. Açıkta şekerli yiyecek ve içecek bırakmayın. Durgun ve hareketsiz su kaynaklarının olduğu alanlarda dikkatli olun. Uzun çim ve çalılıklara sürtünmekten kaçının. Kene ısırmalarına karşı sert çim ve çalılıkların üzerinde yürürken pantolon paçalarını çoraplarınıza sokun. HANGİ BÖCEĞE HANGİ UYGULAMA YAPILIR? Başınıza gelebilecek böcek ısırıklarına karşı yapılması gereken ilk müdahale oluşacak reaksiyonun yavaşlatmada oldukça etkilidir. Deniz canlılarının sokması ya da ısırması durumunda arı, akrep ya da yılan sokmalarında uygulanan buz uygulamasının aksine yaralı bölgeye sıcak uygulama yapılması gerekiyor. Arı sokmasına karşı yapılacaklar Yaralı bölge yıkanır. Derinin üzerinden görülüyorsa arının iğnesi çıkarılır. Soğuk uygulama yapılır. (Amonyak vb. kullanılmaz) Eğer ağızdan sokmuşsa ve solunumu güçleştiriyorsa buz emilerek soğuk uygulama yapılır. Ağız içi sokmalarında ve alerji hikâyesi olanlarda acil tıbbi yardım istenmelidir. Akrep sokmasına karşı yapılacaklar: Sokulan bölge buz ile soğutulur (buz hiçbir zaman deri ile temas halinde olmamalıdır). Buz tatbik edilmesi hem şişmeyi engeller hem damarlarda büzüşme yaptığı için zehrin emilimini azaltır hem de ağrıyı azaltmaya yardımcı olur. Bol sabunlu su ile yıkanır. Sokulan yerin dört parmak üst bölümüne dolaşımı engellemeyecek şekilde bandaj uygulanır. (Turnike uygulanmaz). Yara üzerine hiçbir girişimde bulunulmaz (kesilmez, emilmez, vb.). Yılan sokma / ısırmalarına karşı yapılacaklar: Kişi güvenli bir yere götürülmelidir. Kişi sakinleştirerek çok fazla hareket ettirmekten sakınılmalıdır. Sokmanın olduğu bölgedeki sıkı kıyafetleri ve takıları çıkartılmalıdır. Yara soğuk su ile yıkanmalı ve yaraya soğuk uygulama yapılmalıdır. Zehrin hareketini yavaşlatmak için, sokulan yerden yaklaşık 7 cm yukarısını gevşek bir sargı bezi ile sarın. Bez sıkı olmamalıdır. Sargı, arasına bir parmak girecek kadar gevşek olmalıdır ve bandın altındaki nabız hissedilmelidir. Bant için esnek bir bandaj veya bez parçası kullanılabilir. Yara üzerine hiçbir girişimde bulunulmaz (kesilmez, emilmez, vb. ). Tıbbi yardım istenmelidir. Deniz canlıları sokmasına karşı yapılacaklar: Yaralı bölge hareket ettirilmez. Batan diken varsa ve görünüyorsa çıkartılır. Etkilenen bölge ovulmamalıdır. Deniz canlıların zehirleri ısıya karşı dayanıksız olduğu için, yaralı bölgeye sıcak uygulama yapılmalıdır.

ARI, AKREP, YILAN YARALARINA; SOĞUK

DENİZ CANLILARININ SOKMASINA; SICAK UYGULAYIN

Yaz aylarında yeşillikler içerisinde yapılan piknikler, denizde geçirilen keyifli zamanlar, geziler çoğu kişi için kabusa dönebilir. Sıklıkla karşılaşılan böcek, arı veya akrep sokmaları sonucunda kişiden kişiye farklılık gösteren reaksiyonlar görülebilir. Kimi zaman yaşamı tehdit eden sorunlara karşı alınacak ilk önlemler çok önemlidir. Medical Park Bahçelievler Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Engin Türkmen de bu konuda önemli bilgiler paylaştı.

Yaz aylarında tatilcilerin rahatsız oldukları en önemli sorunlardan biri de böcek ısırıkları ve böcek sokmalarıdır. Medical Park Bahçelievler Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Engin Türkmen, böcek ısırıkları ve sokmalarının birbirinden farklı olduğunu belirterek, alınacak önlemler ve yapılması gereken müdahaleler ile ilgili şunları söyledi;

Böcek ısırıkları; zehirsiz böceklerin tükürükleri ve kan emmek için salgıladıkları pıhtı önleyici maddelere karşı oluşan kaşıntı, kızarıklık, kabarma gibi alerjik reaksiyon ve bölgesel tahriş oluşmasıdır. Böcek sokmaları ise; zehirli böceklerin iğneleri aracılığı ile zehirlerini deriye enjekte etmeleridir. Oluşan kızarık ve kabarık alan, genellikle çok ağrılıdır.

ALERJİK BÜNYEYE SAHİP OLANLAR DİKKAT

Kaşıntı, ağrı, kızarıklık ve şişlik böcek ısırmaları belirtileri arasındadır. Bunun yanı sıra yüzde, dudaklarda ve boğaz etrafında şişme, nefes almada güçlük, şiddetli kaşıntı, uyuşukluk ve kramp, görülebilir. Bu belirtiler antihistaminik krem veya ilaçlarla çoğu zaman tedavi edilebilir. Bazen hastada şiddetli baş dönmesi, baygınlık ve bilinç kaybı gibi belirtiler de ortaya çıkabilmektedir. Buna anaflaktik şok (vücutta alerjen maddelere karşı oluşabilen ciddi bir alerjik reaksiyon) denir. Acil olarak müdahale edilmediği takdirde bu tablo ölümcül olabilir. Tedavide kortizonlu ilaçlar ve adrenalin verilir. Ciddi alerjik bünyesi olanların yaz aylarında böceklerin yoğun olduğu yerlerden uzak durmaları, hekimlerine danışarak koruyucu ilaçları yanında bulundurmaları ve böyle bir tablo ile karşılaştığında da derhal bu ilaçları uygulamalıdırlar.

PARFÜMÜ ABARTMAYIN

Yaz aylarında dış ortamda, böcekler tarafından ısırılmanın önüne geçebilmek için;

  • Böceklerin ilgisini çektiğinden, parlak renkli kıyafetler giymekten ve parfüm ya da deodorant gibi güçlü kokular kullanmaktan kaçının.
  • Böcek ısırıklarına maruz kalabilecek bölgeleri azaltmak için uzun kollu giysiler, pantolon, ayakkabı ve şapka giyin.
  • Cildinize böcek savar spreyler sıkın.
  • Oturduğunuz yerde böcek savar ürünler ve mumlar kullanın.
  • Açıkta şekerli yiyecek ve içecek bırakmayın.
  • Durgun ve hareketsiz su kaynaklarının olduğu alanlarda dikkatli olun.
  • Uzun çim ve çalılıklara sürtünmekten kaçının.
  • Kene ısırmalarına karşı sert çim ve çalılıkların üzerinde yürürken pantolon paçalarını çoraplarınıza sokun.

HANGİ BÖCEĞE HANGİ UYGULAMA YAPILIR?

Başınıza gelebilecek böcek ısırıklarına karşı yapılması gereken ilk müdahale oluşacak reaksiyonun yavaşlatmada oldukça etkilidir. Deniz canlılarının sokması ya da ısırması durumunda arı, akrep ya da yılan sokmalarında uygulanan buz uygulamasının aksine yaralı bölgeye sıcak uygulama yapılması gerekiyor.

Arı sokmasına karşı yapılacaklar

  • Yaralı bölge yıkanır.
  • Derinin üzerinden görülüyorsa arının iğnesi çıkarılır.
  • Soğuk uygulama yapılır. (Amonyak vb. kullanılmaz)
  • Eğer ağızdan sokmuşsa ve solunumu güçleştiriyorsa buz emilerek soğuk uygulama yapılır.
  • Ağız içi sokmalarında ve alerji hikâyesi olanlarda acil tıbbi yardım istenmelidir.

Akrep sokmasına karşı yapılacaklar:

  • Sokulan bölge buz ile soğutulur (buz hiçbir zaman deri ile temas halinde olmamalıdır). Buz tatbik edilmesi hem şişmeyi engeller hem damarlarda büzüşme yaptığı için zehrin emilimini azaltır hem de ağrıyı azaltmaya yardımcı olur.
  • Bol sabunlu su ile yıkanır.
  • Sokulan yerin dört parmak üst bölümüne dolaşımı engellemeyecek şekilde bandaj uygulanır. (Turnike uygulanmaz).
  • Yara üzerine hiçbir girişimde bulunulmaz (kesilmez, emilmez, vb.).

Yılan sokma / ısırmalarına karşı yapılacaklar:

  • Kişi güvenli bir yere götürülmelidir.
  • Kişi sakinleştirerek çok fazla hareket ettirmekten sakınılmalıdır.
  • Sokmanın olduğu bölgedeki sıkı kıyafetleri ve takıları çıkartılmalıdır.
  • Yara soğuk su ile yıkanmalı ve yaraya soğuk uygulama yapılmalıdır.
  • Zehrin hareketini yavaşlatmak için, sokulan yerden yaklaşık 7 cm yukarısını gevşek bir sargı bezi ile sarın. Bez sıkı olmamalıdır. Sargı, arasına bir parmak girecek kadar gevşek olmalıdır ve bandın altındaki nabız hissedilmelidir. Bant için esnek bir bandaj veya bez parçası kullanılabilir.
  • Yara üzerine hiçbir girişimde bulunulmaz (kesilmez, emilmez, vb. ).
  • Tıbbi yardım istenmelidir.

Deniz canlıları sokmasına karşı yapılacaklar:

  • Yaralı bölge hareket ettirilmez.
  • Batan diken varsa ve görünüyorsa çıkartılır.
  • Etkilenen bölge ovulmamalıdır.
  • Deniz canlıların zehirleri ısıya karşı dayanıksız olduğu için, yaralı bölgeye sıcak uygulama yapılmalıdır.



from Aeroportist I Güncel Havacılık Haberleri http://ift.tt/2tTgNMh
via IFTTT

PARFÜMÜNÜZ BÖCEKLERE DAVETİYE ÇIKARMASIN


via Aeroportist I Güncel Havacılık Haberleri http://ift.tt/2tTgNMh