14 Nisan 2017 Cuma

THY’den Amerika Birleşik Devletleri Uçuşlarına Dair Bilgilendirme


via Aeroportist I Güncel Havacılık Haberleri http://ift.tt/2nMxUgn

THY’den Birleşik Krallık Uçuşlarına Dair Bilgilendirme Birleşik Krallık varışlı seferlerimizde geçerli olmak üzere, cep telefonu veya akıllı telefondan daha büyük elektronik cihazların kabin içinde taşınmaması konusunda ilgili otoritelerce karar alınmıştır. Medikal cihazların hariç tutulduğu uygulama kapsamında elektronik eşyalar, uçak altı kargo bölümünde taşınabilmektedir. Bu karara istinaden, Birleşik Krallık’a seyahat edecek yolcularımız için; Birleşik Krallık Ulaştırma İdaresince tebliğ edilen kararlar doğrultusunda, Türkiye’den Birleşik Krallık’a gerçekleştirilecek tüm uçuşlarda; Yolcu beraberindeki uzunluğu 16 cm’den, genişliği 9,3 cm’den ve derinliği 1,5 cm’den büyük cep telefonlarının, e-okuyucuların, laptopların, tablet bilgisayarların ve donanımlarının kabin içinde taşınması yasaklanmıştır (medikal cihazlar uygulamadan muaftır). Uçak içerisine alınması yasak olan elektronik cihazların sadece check-in (uçak altı) bagajında taşınmasına izin verilmektedir. Birleşik Krallık varışlı seferler için fotoğraf makinası, yasaklı cihazlar kapsamında  yer almamaktadır. Birleşik Krallık varışlı ve devamı olan seferlerde 16×9.3×1.5cm ölçülerinden küçük ebattaki ayrı/yedek bataryalar ve powerbank’ler (taşınabilir güç kaynakları) kabin içerisinde taşınabilmektedir.  Ancak, bu cihazların ebatları verilen ölçüleri aştığı takdirde hem yolcu beraberinde kabin içerisinde, hem de uçak altına yüklenen bagajda taşınmasına izin verilmemektedir. Yeni uygulama süresince; İlgili elektronik eşyalar, boarding kapısında teslim edilebileceği için, yolcularımız uçak kapısına kadar cihazlarını kullanabilecekler. Transfer yolcularımızın söz konusu cihazlarını İstanbul varışlarında boarding kapısında teslim etmeleri yeterli olacak. Yolcularımızın elektronik eşyalarını check-in esnasında bagaja vermeyi tercih etmemesi durumunda, elektronik cihazlar İstanbul’da boarding işlemi sırasında etiket karşılığı teslim alınarak itinalı bir şekilde özel bagajlarla taşınacak. Görevli personellerimiz varış sonrasında belirlenen dağıtım yerinde yolcu bagaj etiketi – cihaz eşleşmesi yaparak elektronik cihazları sahiplerine teslim edecekler. Bu uygulama Türkiye çıkışlı uçuşlarda geçerli olup Birleşik Krallık’tan Türkiye’ye düzenlenecek seferlerde geçerli değildir. Kabin  içi eğlence dünyası; Son altı yıldır Avrupa’nın en iyi havayolu şirketi seçilen Türk Hava Yolları; Ödüllü ikramları, Mükemmel bir kullanıcı deneyimi için tasarlanmış kişisel ekranlar, 400’e yakın film, Universal My Music Planet’in katkılarıyla 20,000’den fazla şarkı ile 1500’den fazla albüm, 750’nin üzerinde televizyon dizisi, belgeseller, kısa programlar, Uzun uçuş saatlerine göre özel tasarlanmış, yüksek ergonomi ve ses kalitesine sahip kulak üstü (headset) kulaklıklar, TV kanallarımızdan canlı yayınlanan programlar ve spor karşılaşmaları, Uçuş sırasında kesintisiz iletişim imkânı sunan eXPhone uygulaması ile sizlere keyifli bir yolculuk deneyimi yaşatmaya devam ediyor.

Birleşik Krallık varışlı seferlerimizde geçerli olmak üzere, cep telefonu veya akıllı telefondan daha büyük elektronik cihazların kabin içinde taşınmaması konusunda ilgili otoritelerce karar alınmıştır. Medikal cihazların hariç tutulduğu uygulama kapsamında elektronik eşyalar, uçak altı kargo bölümünde taşınabilmektedir.

Bu karara istinaden,

Birleşik Krallık’a seyahat edecek yolcularımız için;
Birleşik Krallık Ulaştırma İdaresince tebliğ edilen kararlar doğrultusunda, Türkiye’den Birleşik Krallık’a gerçekleştirilecek tüm uçuşlarda;

  • Yolcu beraberindeki uzunluğu 16 cm’den, genişliği 9,3 cm’den ve derinliği 1,5 cm’den büyük cep telefonlarının, e-okuyucuların, laptopların, tablet bilgisayarların ve donanımlarının kabin içinde taşınması yasaklanmıştır (medikal cihazlar uygulamadan muaftır). Uçak içerisine alınması yasak olan elektronik cihazların sadece check-in (uçak altı) bagajında taşınmasına izin verilmektedir.
  • Birleşik Krallık varışlı seferler için fotoğraf makinası, yasaklı cihazlar kapsamında  yer almamaktadır.
  • Birleşik Krallık varışlı ve devamı olan seferlerde 16×9.3×1.5cm ölçülerinden küçük ebattaki ayrı/yedek bataryalar ve powerbank’ler (taşınabilir güç kaynakları) kabin içerisinde taşınabilmektedir.  Ancak, bu cihazların ebatları verilen ölçüleri aştığı takdirde hem yolcu beraberinde kabin içerisinde, hem de uçak altına yüklenen bagajda taşınmasına izin verilmemektedir.

Yeni uygulama süresince;

  • İlgili elektronik eşyalar, boarding kapısında teslim edilebileceği için, yolcularımız uçak kapısına kadar cihazlarını kullanabilecekler.
  • Transfer yolcularımızın söz konusu cihazlarını İstanbul varışlarında boarding kapısında teslim etmeleri yeterli olacak.
  • Yolcularımızın elektronik eşyalarını check-in esnasında bagaja vermeyi tercih etmemesi durumunda, elektronik cihazlar İstanbul’da boarding işlemi sırasında etiket karşılığı teslim alınarak itinalı bir şekilde özel bagajlarla taşınacak. Görevli personellerimiz varış sonrasında belirlenen dağıtım yerinde yolcu bagaj etiketi – cihaz eşleşmesi yaparak elektronik cihazları sahiplerine teslim edecekler.
  • Bu uygulama Türkiye çıkışlı uçuşlarda geçerli olup Birleşik Krallık’tan Türkiye’ye düzenlenecek seferlerde geçerli değildir.

Kabin  içi eğlence dünyası;
Son altı yıldır Avrupa’nın en iyi havayolu şirketi seçilen Türk Hava Yolları;

  • Ödüllü ikramları,
  • Mükemmel bir kullanıcı deneyimi için tasarlanmış kişisel ekranlar,
  • 400’e yakın film, Universal My Music Planet’in katkılarıyla 20,000’den fazla şarkı ile 1500’den fazla albüm,
  • 750’nin üzerinde televizyon dizisi, belgeseller, kısa programlar,
  • Uzun uçuş saatlerine göre özel tasarlanmış, yüksek ergonomi ve ses kalitesine sahip kulak üstü (headset) kulaklıklar,
  • TV kanallarımızdan canlı yayınlanan programlar ve spor karşılaşmaları,
  • Uçuş sırasında kesintisiz iletişim imkânı sunan eXPhone uygulaması ile sizlere keyifli bir yolculuk deneyimi yaşatmaya devam ediyor.



from Aeroportist I Güncel Havacılık Haberleri http://ift.tt/2pAUCo2
via IFTTT

THY’den Birleşik Krallık Uçuşlarına Dair Bilgilendirme


via Aeroportist I Güncel Havacılık Haberleri http://ift.tt/2pAUCo2

İstanbul Yeni Havalimanı’na uluslararası onaylı sürdürülebilirlik raporu İGA’nın, İstanbul Yeni Havalimanı inşaatı esnasında hayata geçirdiği sürdürülebilirlik faaliyetlerini konsolide eden Sürdürülebilirlik Raporu uluslararası standartlar çerçevesinde, Küresel Raporlama Girişimi (GRI)’nin onayını aldı. İstanbul’u dünyanın en önemli havacılık merkezi haline getirecek olan İstanbul Yeni Havalimanı, Sürdürülebilirlik Raporu’nu tamamladı. Rapor, sürdürülebilirlik alanında çalışmalar yürüten kurumsal aktörlere bir yol haritası sunmak üzere gönüllü olarak kurulan Küresel Raporlama Girişimi (GRI) tarafından onaylandı. Bu rapor ile İstanbul Yeni Havalimanı sürdürülebilirlik alanındaki çalışmalarını uluslararası standartlar çerçevesinde paydaşlarının dikkatine sunacak. İGA, GRI G4 Temel (Core) ilkeleri ışığında hazırladığı 2016 Sürdürülebilirlik Raporu aracılığıyla kurumsal yönetim, çevresel sürdürülebilirlik, iş gücü ve sosyal yönetim alanındaki uluslararası standartlardaki uygulamalarını rapor haline getirerek, Türkiye’deki sürdürülebilirlik kültürünün gelişimine ve Türkiye’nin sürdürülebilir kalkınmasına güçlü bir katkı sunmayı hedefliyor. Rapor ile ilgili konuşan İGA Havalimanları İnşaatı CEO’su Yusuf Akçayoğlu, sürdürülebilirliğin İGA için bir kültür niteliği taşıdığını söyleyerek şu yorumda bulundu: “Sürdürülebilirlik ilkemizle, kararlarımızı hem çevresel ve sosyal hem de ekonomik açıdan değerlendiriyoruz; hep ileriyi ve daha iyisini hedefliyoruz. Uluslararası standartlar çerçevesindeki titiz çalışmalarımızla tüm dünyaya her açıdan örnek bir havalimanının nasıl yapılacağını gösteriyoruz.” İnşaatı tüm hızıyla devam eden İstanbul Yeni Havalimanı için yapılan sürdürülebilirlik planları, sürekli gelişim ilkesi çerçevesinde işletme dönemini de kapsayacak şekilde planlandı. İstanbul Yeni Havalimanı, sürdürülebilirlik alanında yaptığı çalışmalar ve aldığı ödüllerle takdir görüyor. İGA, Aralık 2016’da yenilenen ISO 14001:2015 Çevre Yönetim Sistemi Belgesi’ni almaya hak kazanarak, belgeyi havacılık ve karşılaştırmalı sektörlerde alan ilk firma oldu. Bunun yanı sıra, projenin başında detaylı Çevresel ve Sosyal Etki Değerlendirmesi yapan firma, Biyoçeşitlilik, Ekoloji Yönetimi ve Sosyal Yatırım gibi daha pek çok alanda çalışmalar yapıyor. 2016 planlamasında; projeyi USGBC (Amerikan Yeşil Binalar Konseyi) tarafından oluşturulan LEED (Leadership in Energy and Environmental Design) ve ABD merkezli Sürdürülebilir Altyapılar Enstitüsü (ISI) tarafından sertifikasyonu yapılan Envision Rating System gibi uluslararası sertifikalarla taçlandırma hedefi de koyan İGA, bu yöndeki çalışmalarını Sürdürülebilir Kalkınma ilkelerine göre şeklillendirmeye devam ediyor.

İGA’nın, İstanbul Yeni Havalimanı inşaatı esnasında hayata geçirdiği sürdürülebilirlik faaliyetlerini konsolide eden Sürdürülebilirlik Raporu uluslararası standartlar çerçevesinde, Küresel Raporlama Girişimi (GRI)’nin onayını aldı.

İstanbul’u dünyanın en önemli havacılık merkezi haline getirecek olan İstanbul Yeni Havalimanı, Sürdürülebilirlik Raporu’nu tamamladı. Rapor, sürdürülebilirlik alanında çalışmalar yürüten kurumsal aktörlere bir yol haritası sunmak üzere gönüllü olarak kurulan Küresel Raporlama Girişimi (GRI) tarafından onaylandı. Bu rapor ile İstanbul Yeni Havalimanı sürdürülebilirlik alanındaki çalışmalarını uluslararası standartlar çerçevesinde paydaşlarının dikkatine sunacak.

İGA, GRI G4 Temel (Core) ilkeleri ışığında hazırladığı 2016 Sürdürülebilirlik Raporu aracılığıyla kurumsal yönetim, çevresel sürdürülebilirlik, iş gücü ve sosyal yönetim alanındaki uluslararası standartlardaki uygulamalarını rapor haline getirerek, Türkiye’deki sürdürülebilirlik kültürünün gelişimine ve Türkiye’nin sürdürülebilir kalkınmasına güçlü bir katkı sunmayı hedefliyor.

Rapor ile ilgili konuşan İGA Havalimanları İnşaatı CEO’su Yusuf Akçayoğlu, sürdürülebilirliğin İGA için bir kültür niteliği taşıdığını söyleyerek şu yorumda bulundu: “Sürdürülebilirlik ilkemizle, kararlarımızı hem çevresel ve sosyal hem de ekonomik açıdan değerlendiriyoruz; hep ileriyi ve daha iyisini hedefliyoruz. Uluslararası standartlar çerçevesindeki titiz çalışmalarımızla tüm dünyaya her açıdan örnek bir havalimanının nasıl yapılacağını gösteriyoruz.”

İnşaatı tüm hızıyla devam eden İstanbul Yeni Havalimanı için yapılan sürdürülebilirlik planları, sürekli gelişim ilkesi çerçevesinde işletme dönemini de kapsayacak şekilde planlandı.

İstanbul Yeni Havalimanı, sürdürülebilirlik alanında yaptığı çalışmalar ve aldığı ödüllerle takdir görüyor. İGA, Aralık 2016’da yenilenen ISO 14001:2015 Çevre Yönetim Sistemi Belgesi’ni almaya hak kazanarak, belgeyi havacılık ve karşılaştırmalı sektörlerde alan ilk firma oldu. Bunun yanı sıra, projenin başında detaylı Çevresel ve Sosyal Etki Değerlendirmesi yapan firma, Biyoçeşitlilik, Ekoloji Yönetimi ve Sosyal Yatırım gibi daha pek çok alanda çalışmalar yapıyor. 2016 planlamasında; projeyi USGBC (Amerikan Yeşil Binalar Konseyi) tarafından oluşturulan LEED (Leadership in Energy and Environmental Design) ve ABD merkezli Sürdürülebilir Altyapılar Enstitüsü (ISI) tarafından sertifikasyonu yapılan Envision Rating System gibi uluslararası sertifikalarla taçlandırma hedefi de koyan İGA, bu yöndeki çalışmalarını Sürdürülebilir Kalkınma ilkelerine göre şeklillendirmeye devam ediyor.



from Aeroportist I Güncel Havacılık Haberleri http://ift.tt/2oeITdV
via IFTTT

İstanbul Yeni Havalimanı’na uluslararası onaylı sürdürülebilirlik raporu


via Aeroportist I Güncel Havacılık Haberleri http://ift.tt/2oeITdV

ABD’de zorla uçaktan indirilen yolcu dava açacak United Havayolları’nın, yerde sürükleyerek uçaktan attığı yolcu David Dao’nun avukatı hem havayolu firmasına hem de kent yönetimine dava açacaklarını bildirdi. ABD’nin en büyük havayolu şirketlerinden United Havayolları’nın, güvenlik görevlileri nezaretinde yerde sürükleyerek uçaktan attığı yolcu Dr. David Dao’nun hem United’a hem de kent yönetimine dava açmaya hazırlandığı bildirildi. Dr. David Dao‘nun avukatı Thomas Demetrio, yaşanan olay ve bundan sonra atmayı planladıkları adımlara ilişkin Chicago’da basın toplantısı düzenledi. Olay nedeniyle hem şirkete hem de Dao’yu yaralayan güvenlik güçlerinin bağlı olduğu kent yönetimine dava açacaklarını kaydeden Demetrio, bunun için iki yıl süreleri olduğunu ancak o kadar beklemeyeceklerini söyledi. Demetrio, olaya ilişkin güvenlik kamerası kayıtları, personel ifadeleri, kokpit konuşmaları gibi delil özelliğindeki bilgi ve belgelerin saklanması için dün mahkemeye başvurmuştu. “Vietnam’dan kaçarken bile bu kadar eziyet çekmedi” Demetrio, basın toplantısında yaptığı açıklamada, Dao’nun hastaneden şimdilik taburcu edildiğini ancak daha sonra bazı ameliyatlar için tekrar hastaneye gideceğini söyledi. Müvekkilinin olay sırasında şiddetli beyin sarsıntısına maruz kaldığını, burnunun kırıldığını ve iki dişini kaybettiğini belirten Demetrio, “Dao bana, Vietnam’dan kaçarken bile uçağın koridorlarında sürüklendiği kadar eziyet çekmediğini söyledi.” dedi. Dr. David Dao’nun, 1975’te Saigon kentinin Kuzey Vietnam tarafından ele geçirilmesi üzerine botla bu kentten kaçtığı belirtilmişti. Basın toplantısına Dao’nun kızı Crystal Dao Pepper da katıldı. Kaynak:trthaber.com

United Havayolları’nın, yerde sürükleyerek uçaktan attığı yolcu David Dao’nun avukatı hem havayolu firmasına hem de kent yönetimine dava açacaklarını bildirdi.

ABD’nin en büyük havayolu şirketlerinden United Havayolları’nın, güvenlik görevlileri nezaretinde yerde sürükleyerek uçaktan attığı yolcu Dr. David Dao’nun hem United’a hem de kent yönetimine dava açmaya hazırlandığı bildirildi.

Dr. David Dao‘nun avukatı Thomas Demetrio, yaşanan olay ve bundan sonra atmayı planladıkları adımlara ilişkin Chicago’da basın toplantısı düzenledi.

Olay nedeniyle hem şirkete hem de Dao’yu yaralayan güvenlik güçlerinin bağlı olduğu kent yönetimine dava açacaklarını kaydeden Demetrio, bunun için iki yıl süreleri olduğunu ancak o kadar beklemeyeceklerini söyledi.

Demetrio, olaya ilişkin güvenlik kamerası kayıtları, personel ifadeleri, kokpit konuşmaları gibi delil özelliğindeki bilgi ve belgelerin saklanması için dün mahkemeye başvurmuştu.

“Vietnam’dan kaçarken bile bu kadar eziyet çekmedi”

Demetrio, basın toplantısında yaptığı açıklamada, Dao’nun hastaneden şimdilik taburcu edildiğini ancak daha sonra bazı ameliyatlar için tekrar hastaneye gideceğini söyledi.

Müvekkilinin olay sırasında şiddetli beyin sarsıntısına maruz kaldığını, burnunun kırıldığını ve iki dişini kaybettiğini belirten Demetrio, “Dao bana, Vietnam’dan kaçarken bile uçağın koridorlarında sürüklendiği kadar eziyet çekmediğini söyledi.” dedi.

Dr. David Dao’nun, 1975’te Saigon kentinin Kuzey Vietnam tarafından ele geçirilmesi üzerine botla bu kentten kaçtığı belirtilmişti.

Basın toplantısına Dao’nun kızı Crystal Dao Pepper da katıldı.

Kaynak:trthaber.com



from Aeroportist I Güncel Havacılık Haberleri http://ift.tt/2nMiEQS
via IFTTT

NASA’dan tarihi keşif! NASA, Satürn’ün uydusu Enceladus’da yüzey altı okyanusun içinde canlı yaşamını destekleyebilecek kilit bileşen olan hidrojen bulunduğunu açıkladı. ABD Uzay ve Havacılık Dairesi (NASA), Satürn’ün uydusu Enceladus’da yüzey altı okyanusun içinde canlı yaşamını destekleyebilecek kilit bileşen olan hidrojen bulunduğunu açıkladı. NASA, Güneş Sistemi’nde ve ötesinde su ile ilgili bulguları kamuoyuyla paylaştığı “Okyanus Dünyaları” başlıklı basın toplantısında, Satürn keşif aracı Cassini’nin, gezegenin uydusu Enceladaus‘daki gözlem faaliyeti sırasında canlı yaşamını destekleyecek bir kimyasal enerji reaksiyonu gözlediğini duyurdu. Cassini’nin ilk kez 2005 yılında uydunun yüzeyinde keşfettiği gaz ve buz püskürten bir gayzeri, 28 Kasım 2015’te özel bir dalışla incelediği ve bu gayzerden fışkıran materyalin yüzde 98 oranında su, yüzde 1 oranında hidrojen ve geri kalanının karbondioksit, metan ve amonyaktan oluşan bir bileşke içerdiğinin anlaşıldığı belirtildi. Uydunun yüzeyine sürekli olarak fışkıran maddenin içinde hidrojen bulunmasının, yüzey okyanusundaki soğuk suyun derinlerdeki sıcak kayalarla karşılaşmasıyla oluşan hidro-termal aktivitenin varlığına işaret edebileceğini ifade eden bilim insanları, bu sıcak alanların mikrop ve bakteriler gibi küçük organizmaların yaşaması için ideal koşullar sunabileceğini vurguladı. Organizmaların, hidrojeni suda çözünmüş halde bulunan karbondioksitle birleştirerek enerji üretebileceğine dikkati çeken NASA araştırmacıları, “metanojenesis” denilen kimyasal tepkimenin, yeryüzünde canlı yaşamının temelini oluşturduğunu ve yaşamı meydana getiren süreçlerden biri olduğunun altını çizdi. Yeryüzünde bildiğimiz haliyle canlı yaşamının üç temel koşulunun, sıvı haldeki suyun, metabolizma için gerekli bir enerji kaynağının ve karbon, hidrojen, nitrojen, oksijen, fosfor ve sülfür gibi bazı temel bileşenlerin varlığına bağlı olduğunu kaydeden bilim adamları, Cassini’nin bulgularıyla Enceladus’ta bunların hemen hepsinin var olduğunun anlaşıldığını vurguladı. Her ne kadar Cassini, yüzey altı okyanusunda sülfür ve fosfor izine rastlamasa da gezegenin katı çekirdeğinin göktaşları gibi bu iki ana unsuru ihtiva ettiği tahmin ediliyor. Cassini proje sorumlusu Linda Spilker, bulgunun Dünya’nın ötesinde yaşanabilir yerler bulma arayışında önemli bir mihenk taşı olacağını kaydetti. Kaynak:trthaber.com

NASA, Satürn’ün uydusu Enceladus’da yüzey altı okyanusun içinde canlı yaşamını destekleyebilecek kilit bileşen olan hidrojen bulunduğunu açıkladı.

ABD Uzay ve Havacılık Dairesi (NASA), Satürn’ün uydusu Enceladus’da yüzey altı okyanusun içinde canlı yaşamını destekleyebilecek kilit bileşen olan hidrojen bulunduğunu açıkladı.

NASA, Güneş Sistemi’nde ve ötesinde su ile ilgili bulguları kamuoyuyla paylaştığı “Okyanus Dünyaları” başlıklı basın toplantısında, Satürn keşif aracı Cassini’nin, gezegenin uydusu Enceladaus‘daki gözlem faaliyeti sırasında canlı yaşamını destekleyecek bir kimyasal enerji reaksiyonu gözlediğini duyurdu.

Cassini’nin ilk kez 2005 yılında uydunun yüzeyinde keşfettiği gaz ve buz püskürten bir gayzeri, 28 Kasım 2015’te özel bir dalışla incelediği ve bu gayzerden fışkıran materyalin yüzde 98 oranında su, yüzde 1 oranında hidrojen ve geri kalanının karbondioksit, metan ve amonyaktan oluşan bir bileşke içerdiğinin anlaşıldığı belirtildi.

Uydunun yüzeyine sürekli olarak fışkıran maddenin içinde hidrojen bulunmasının, yüzey okyanusundaki soğuk suyun derinlerdeki sıcak kayalarla karşılaşmasıyla oluşan hidro-termal aktivitenin varlığına işaret edebileceğini ifade eden bilim insanları, bu sıcak alanların mikrop ve bakteriler gibi küçük organizmaların yaşaması için ideal koşullar sunabileceğini vurguladı.

Organizmaların, hidrojeni suda çözünmüş halde bulunan karbondioksitle birleştirerek enerji üretebileceğine dikkati çeken NASA araştırmacıları, “metanojenesis” denilen kimyasal tepkimenin, yeryüzünde canlı yaşamının temelini oluşturduğunu ve yaşamı meydana getiren süreçlerden biri olduğunun altını çizdi.

Yeryüzünde bildiğimiz haliyle canlı yaşamının üç temel koşulunun, sıvı haldeki suyun, metabolizma için gerekli bir enerji kaynağının ve karbon, hidrojen, nitrojen, oksijen, fosfor ve sülfür gibi bazı temel bileşenlerin varlığına bağlı olduğunu kaydeden bilim adamları, Cassini’nin bulgularıyla Enceladus’ta bunların hemen hepsinin var olduğunun anlaşıldığını vurguladı.

Her ne kadar Cassini, yüzey altı okyanusunda sülfür ve fosfor izine rastlamasa da gezegenin katı çekirdeğinin göktaşları gibi bu iki ana unsuru ihtiva ettiği tahmin ediliyor.

Cassini proje sorumlusu Linda Spilker, bulgunun Dünya’nın ötesinde yaşanabilir yerler bulma arayışında önemli bir mihenk taşı olacağını kaydetti.

Kaynak:trthaber.com



from Aeroportist I Güncel Havacılık Haberleri http://ift.tt/2oy6idM
via IFTTT