14 Mart 2017 Salı

Turanlı: “En güzel plajlar peşkeş çekiliyor”


via Aeroportist I Güncel Havacılık Haberleri http://ift.tt/2moOnSx

Turanlı: “En güzel plajlar peşkeş çekiliyor” T&T Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Emrullah Turanlı, ciro paylaşımının başladığını söyledi. T&T, yolcu sayısının azalmaması halinde, devlete ciddi miktarda paylaşım ve vergi ödeyecek Türkiye’de birçok alanda yatırımları bulunan Taşyapı Direktörü ve Ercan Devlet Havaalanı işletmesini ihale sonucunda kazanan T&T Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Emrullah Turanlı, Mart ayı sonu itibarı ile KKTC ile başlayacak kar paylaşımı gereği, 2017 yılı içerisinde yaklaşık 15 milyon Euro ödeme yapacaklarını söyledi. Turanlı, Ercan Devlet Havaalanı’ndan devletin ortalama vergi olarak da 10 milyon Euro aldığını söyledi. Turanlı, Havadis’in Ercan Devlet Havaalanı ve diğer yatırımlarına yönelik sorularını yanıtladı. KKTC’nin yatırım için bir cennet olduğunu belirten Turanlı, “Turizm, tarım ve enerji alanında” yatırım planları olduğunu söyledi. “Terminal yapı ile ortağız” Turanlı, Ercan Devlet Havaalanı ihalesini Terminal Yapı ile birlikte aldıklarını belirterek, “Ortağız biz. 25 yıl boyunca hayatta ayrılamayız. Terminal Yapı, T&T’nin ortağıdır benim değil. Bir yönetim oluşturduk. Yönetim Kurulu başkanı olarak da beni seçmişler” dedi. Turanlı şöyle devam etti: “Temmuz ayında devlete kar payı olarak 5 milyon Euro ödeyeceğiz. Öngörüm o ki, yılda 20 milyon Euro cirodan ödeme yapacağız. 4 yıldır içerde bekleyen projeler var. Sabah akşam yalvarıyorum. Elde edeceğimiz cironun yüzde 48.7’si devlete gidecek. T&T ne kadar çok kazanırsa 48.7’si devletin. Buna dikkat edilmesi gerekiyor.” “Yatırımcı hırsız değildir” KKTC’de yaşlanan bazı olaylardan dolayı her yatırımcıya hırsız ve dolandırıcı gözüyle bakıldığını dile getiren Turanlı, amacı yolsuzluk olanla olmayanın ayrılması gerektiğini belirtti. Ciddi bir yatırımcı olduğunu ve bunu her fırsatta dile getirdiğini söyleyen Turanlı, şöyle devam etti:  “Bakınız, yalan ya da yanlış yaparsam benim sözleşmem de iptal edilebilir. KKTC bir devlet. Devlet hukuka bağlı kalır. Ben imzamın arkasındayım. Bir ihale aldık. KKTC Devleti de bu ihaleye imza attı. Herkes hukukun içinde kaldığı sürece bir sorun yaşanmaz. Ben bu hukukun dışına çıkarsam sözleşmem iptal edilebilir. Ancak hukuka bağlıyım. Sonuna kadar da bağlı kalacağım.” “İki yılda 6 dava açtık” KKTC’nin bir hukuk devleti olduğuna inandığını söyleyen Turanlı, devlet ve T&T arasında ortaya çıkan tüm uyuşmazlıkları mahkemeye taşıdığını belirtti. Turanlı, şuana kadar 6 dava açtığını belirterek, “Ben doğru iş yaptığım sürece korkmuyorum. T&T attığı imzanın arkasındadır” dedi. Turanlı şöyle devam etti: “Bir süre önce denetleme üzerinden yapılan bir kavga vardı, yersizdi. Kimse denetleme için para vermeyince 250 bin Euro ayda bir firmaya ödeme yapmam istendi. Devlet ile yaptığım sözleşme ortada. Kim isterse denetlesin açığım. Ancak parasını T&T ödeyecek değil.  Biz zaten gerekli iç denetimi yapıyoruz. İlgili firmaya 2 ayda 500 bin Euro ödedim. Ombudsman raporu devreye girince geri çekildiler. Hırsız olmadığım, doğru iş yaptığım sürece korkmuyorum. Yüz kızartıcı suç işlesem tamam. Ancak bana neden zulüm etmek isteniyor anlamıyorum.” “Hukuki mücadele başladı” Ercan Devlet Havaalanı’nın uluslar arası bir havaalanı olması için hukuki mücadele başlattığını belirten Turanlı, “Uçuş hakkı en temel insan hakkıdır. Uçağı engellemek ne demek. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi de uçuş hakkını teslim ediyor. Hukuki mücadelemizi de En temel insan hakkı olan seyahat özgürlüğü üzerinden başlattık” dedi. “En güzel plajlar peşkeş çekiliyor” Kıbrıs’ın dünyanın en güzel kara parçalarından biri olduğunu belirten Turanlı, “Bu adanın dünyada eşi yok. Bu iklim, bu toprak tam bir şans” dedi. Turanlı şöyle devam etti: “Kişi başı 50 bin Euro geliri olması gereken bir ülkenin çocukları Avrupa’da iş arıyor. Kıbrıs, Türkiye’ye borç verecek potansiyele sahipken Türkiye’den katkı bekliyor. Bu ada, turizm, finans ve liman merkezi olabilecek bir yer.” Turanlı: Herkes iznini satma peşinde Havaalanı ihalesini aldığı zaman kendisi için “kaçacak, yatırım yapmayacak” dendiğini belirten Turanlı, T&T’nin son hız yatırımlarına devam ettiğini söyledi. Ön izin noktasına dikkat çeken Turanlı şöyle devam etti: “Dünyanın en güzel plajları peşkeş çekiliyor. Yatırım için izin alan elindeki izni satmak için kapı kapı geziyor. Oysa yatırım yapmayanların izni iptal edilse birçok ciddi yatırımcı Kıbrıs’a gelmeye hazır. Kıbrıs’ın malı Ahmet’in, Mehmet’in elinde. Onlar da Kıbrıs’ın malı üzerinden para kazanma derdinde. Yapmayana iptal edin, ülkedeki yatak kapasitesi 5 kat artacak.” “İhale ile verilsin”  Ön izin uygulamasına karşı çıkan Turanlı, özellikle turizm yatırım alanlarının proje bazlı ihaleye çıkılmasını önerdi. Turanlı, “Bana verin demiyorum. Ancak ihale üzerinden yapılan yatırımlar, hem daha ciddi hem de kimsenin devlet malı üzerinden kolay para kazanmasını engelleyen bir yöntem” ifadesini kullandı. “Başka izin verilemez” İş insanı Asil Nadir’in bir süredir Geçitkale Havaalanı için yolcu taşıma izni talep etmesini de değerlendiren Turanlı, şu ifadeleri kullandı: “T&T’nin kazandığı ihale bir imtiyaz sözleşmesinden oluşuyor. 25 yıllık bir imtiyaz sözleşmesi. KKTC’ye başka havaalanı yapılamaz. Bu izin verilirse mahkemeye gideriz. Bu iş yargı işi. Hükümet isterse 10 havaalanı daha yapabilir. Beni sözleşmem ilgilendirir. Tazminat davası açar işimi yapmaya devam ederim. Ancak bunlar boş işler. Hiç kimse hukukun dışına çıkmamalıdır. Biz dolu işlere bakalım. Turizm, küçük sanayi nasıl gelişir, güneş enerjisi için hangi alanlara yatırımlar yapılabilir.” “Her alanda yatırıma talibim” Turanlı, Ercan Devlet Havaalanı’nda yatırımın hızla devam ettiğini, her türlü engellemeye rağmen hızla ilerlediğini belirterek büyük bir ciddiyetle işe devam ettiklerini belirtti. Adaya turizm, tarım ve enerji alanında da yatırım yapmak istediğini belirten Turanlı, “Her alanda yatırıma talibim. Özellikle ihale üzerinden atılacak her adımda Taşyapı olarak ben de olacağım. Kıbrıs yatırıma açık bir ülke ve ben ihalesiz hiçbir işte olmak istemiyorum” dedi.   Kaynak: gündemkıbrıs.com

T&T Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Emrullah Turanlı, ciro paylaşımının başladığını söyledi. T&T, yolcu sayısının azalmaması halinde, devlete ciddi miktarda paylaşım ve vergi ödeyecek

Türkiye’de birçok alanda yatırımları bulunan Taşyapı Direktörü ve Ercan Devlet Havaalanı işletmesini ihale sonucunda kazanan T&T Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Emrullah Turanlı, Mart ayı sonu itibarı ile KKTC ile başlayacak kar paylaşımı gereği, 2017 yılı içerisinde yaklaşık 15 milyon Euro ödeme yapacaklarını söyledi. Turanlı, Ercan Devlet Havaalanı’ndan devletin ortalama vergi olarak da 10 milyon Euro aldığını söyledi.

Turanlı, Havadis’in Ercan Devlet Havaalanı ve diğer yatırımlarına yönelik sorularını yanıtladı. KKTC’nin yatırım için bir cennet olduğunu belirten Turanlı, “Turizm, tarım ve enerji alanında” yatırım planları olduğunu söyledi.

“Terminal yapı ile ortağız”

Turanlı, Ercan Devlet Havaalanı ihalesini Terminal Yapı ile birlikte aldıklarını belirterek, “Ortağız biz. 25 yıl boyunca hayatta ayrılamayız. Terminal Yapı, T&T’nin ortağıdır benim değil. Bir yönetim oluşturduk. Yönetim Kurulu başkanı olarak da beni seçmişler” dedi.

Turanlı şöyle devam etti: “Temmuz ayında devlete kar payı olarak 5 milyon Euro ödeyeceğiz. Öngörüm o ki, yılda 20 milyon Euro cirodan ödeme yapacağız. 4 yıldır içerde bekleyen projeler var. Sabah akşam yalvarıyorum. Elde edeceğimiz cironun yüzde 48.7’si devlete gidecek. T&T ne kadar çok kazanırsa 48.7’si devletin. Buna dikkat edilmesi gerekiyor.”

“Yatırımcı hırsız değildir”

KKTC’de yaşlanan bazı olaylardan dolayı her yatırımcıya hırsız ve dolandırıcı gözüyle bakıldığını dile getiren Turanlı, amacı yolsuzluk olanla olmayanın ayrılması gerektiğini belirtti.

Ciddi bir yatırımcı olduğunu ve bunu her fırsatta dile getirdiğini söyleyen Turanlı, şöyle devam etti:  “Bakınız, yalan ya da yanlış yaparsam benim sözleşmem de iptal edilebilir. KKTC bir devlet. Devlet hukuka bağlı kalır. Ben imzamın arkasındayım. Bir ihale aldık. KKTC Devleti de bu ihaleye imza attı. Herkes hukukun içinde kaldığı sürece bir sorun yaşanmaz. Ben bu hukukun dışına çıkarsam sözleşmem iptal edilebilir. Ancak hukuka bağlıyım. Sonuna kadar da bağlı kalacağım.”

“İki yılda 6 dava açtık”

KKTC’nin bir hukuk devleti olduğuna inandığını söyleyen Turanlı, devlet ve T&T arasında ortaya çıkan tüm uyuşmazlıkları mahkemeye taşıdığını belirtti.

Turanlı, şuana kadar 6 dava açtığını belirterek, “Ben doğru iş yaptığım sürece korkmuyorum. T&T attığı imzanın arkasındadır” dedi.

Turanlı şöyle devam etti: “Bir süre önce denetleme üzerinden yapılan bir kavga vardı, yersizdi. Kimse denetleme için para vermeyince 250 bin Euro ayda bir firmaya ödeme yapmam istendi. Devlet ile yaptığım sözleşme ortada. Kim isterse denetlesin açığım. Ancak parasını T&T ödeyecek değil.  Biz zaten gerekli iç denetimi yapıyoruz. İlgili firmaya 2 ayda 500 bin Euro ödedim. Ombudsman raporu devreye girince geri çekildiler. Hırsız olmadığım, doğru iş yaptığım sürece korkmuyorum. Yüz kızartıcı suç işlesem tamam. Ancak bana neden zulüm etmek isteniyor anlamıyorum.”

“Hukuki mücadele başladı”

Ercan Devlet Havaalanı’nın uluslar arası bir havaalanı olması için hukuki mücadele başlattığını belirten Turanlı, “Uçuş hakkı en temel insan hakkıdır. Uçağı engellemek ne demek. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi de uçuş hakkını teslim ediyor. Hukuki mücadelemizi de En temel insan hakkı olan seyahat özgürlüğü üzerinden başlattık” dedi.

“En güzel plajlar peşkeş çekiliyor”

Kıbrıs’ın dünyanın en güzel kara parçalarından biri olduğunu belirten Turanlı, “Bu adanın dünyada eşi yok. Bu iklim, bu toprak tam bir şans” dedi.

Turanlı şöyle devam etti:

“Kişi başı 50 bin Euro geliri olması gereken bir ülkenin çocukları Avrupa’da iş arıyor. Kıbrıs, Türkiye’ye borç verecek potansiyele sahipken Türkiye’den katkı bekliyor. Bu ada, turizm, finans ve liman merkezi olabilecek bir yer.”

Turanlı: Herkes iznini satma peşinde

Havaalanı ihalesini aldığı zaman kendisi için “kaçacak, yatırım yapmayacak” dendiğini belirten Turanlı, T&T’nin son hız yatırımlarına devam ettiğini söyledi.

Ön izin noktasına dikkat çeken Turanlı şöyle devam etti: “Dünyanın en güzel plajları peşkeş çekiliyor. Yatırım için izin alan elindeki izni satmak için kapı kapı geziyor.

Oysa yatırım yapmayanların izni iptal edilse birçok ciddi yatırımcı Kıbrıs’a gelmeye hazır. Kıbrıs’ın malı Ahmet’in, Mehmet’in elinde. Onlar da Kıbrıs’ın malı üzerinden para kazanma derdinde. Yapmayana iptal edin, ülkedeki yatak kapasitesi 5 kat artacak.”

“İhale ile verilsin” 

Ön izin uygulamasına karşı çıkan Turanlı, özellikle turizm yatırım alanlarının proje bazlı ihaleye çıkılmasını önerdi.

Turanlı, “Bana verin demiyorum. Ancak ihale üzerinden yapılan yatırımlar, hem daha ciddi hem de kimsenin devlet malı üzerinden kolay para kazanmasını engelleyen bir yöntem” ifadesini kullandı.

“Başka izin verilemez”

İş insanı Asil Nadir’in bir süredir Geçitkale Havaalanı için yolcu taşıma izni talep etmesini de değerlendiren Turanlı, şu ifadeleri kullandı:

“T&T’nin kazandığı ihale bir imtiyaz sözleşmesinden oluşuyor. 25 yıllık bir imtiyaz sözleşmesi. KKTC’ye başka havaalanı yapılamaz. Bu izin verilirse mahkemeye gideriz. Bu iş yargı işi. Hükümet isterse 10 havaalanı daha yapabilir. Beni sözleşmem ilgilendirir. Tazminat davası açar işimi yapmaya devam ederim. Ancak bunlar boş işler. Hiç kimse hukukun dışına çıkmamalıdır. Biz dolu işlere bakalım. Turizm, küçük sanayi nasıl gelişir, güneş enerjisi için hangi alanlara yatırımlar yapılabilir.”

“Her alanda yatırıma talibim”

Turanlı, Ercan Devlet Havaalanı’nda yatırımın hızla devam ettiğini, her türlü engellemeye rağmen hızla ilerlediğini belirterek büyük bir ciddiyetle işe devam ettiklerini belirtti. Adaya turizm, tarım ve enerji alanında da yatırım yapmak istediğini belirten Turanlı, “Her alanda yatırıma talibim. Özellikle ihale üzerinden atılacak her adımda Taşyapı olarak ben de olacağım. Kıbrıs yatırıma açık bir ülke ve ben ihalesiz hiçbir işte olmak istemiyorum” dedi.

 

Kaynak: gündemkıbrıs.com



from Aeroportist I Güncel Havacılık Haberleri http://ift.tt/2moOnSx
via IFTTT

İŞTE DÜNYANIN EN BÜYÜK 50 KONTEYNER LİMANI


via Aeroportist I Güncel Havacılık Haberleri http://ift.tt/2moA40p

İŞTE DÜNYANIN EN BÜYÜK 50 KONTEYNER LİMANI Dünya Kargo Konseyi dünyanın en büyük 50 limanını belirledi. Konseyin verilerine göre, 2015 yılının en büyük 50 konteyner limanı arasında 48. sırada Ambarlı Limanı da yer alıyor. Çin limanlarının ve Asya limanlarının hakimiyetinin görüldüğü listede özellikle ilk 10 konteyner limanının 7’sinin Çinli limanlardan oluşması dikkat çekiyor. 1 Shanghai, Çin 2 Singapore, Singapur 3 Shenzhen, Çin 4 Ningbo-Zhoushan, Çin 5 Hong Kong, S.A.R., Çin 6 Busan, Güney Kore 7 Qingdao, Çin 8 Guangzhou Harbor, Çin 9 Jebel Ali, Dubai, Birleşik Arap Emirlikleri 10 Tianjin, Çin 11 Rotterdam, Hollanda 12 Port Klang, Malezya 13 Kaohsiung, Tayvan, Çin 14 Antwerp, Belçika 15 Dalian, Çin 16 Xiamen, Çin 17 Tanjung Pelepas, Malezya 18 Hamburg, Almanya 19 Los Angeles, ABD 20 Keihin Ports, Japonya 21 Long Beach, ABD 22 Laem Chabang, Tayland 23 New York-New Jersey, ABD 24 Yingkou, Çin 25 Bremen/Bremerhaven, Almanya 26 Ho Chi Minh, Vietnam 27 Tanjung Priok, Jakarta, Endonezya 28 Columbo, Sri Lanka 29 Suzhou, Çin 30 Lianyungun, Çin 31 Hanshin Ports, Japonya 32 Valencia, İspanya 33 Algerciras Bay, İspanya 34 Jawaharlal Nehru, Hindistan 35 Manila, Filipinler 36 Jeddah, Suudi Arabistan 37 Felixstowe, Birleşik Krallık (İngiltere) 38 Haiphong, Vietnam 39 Santos, Brezilya 40 Georgia Ports,  ABD 41 Port Said East, Mısır 42 Colon, Panama 43 Seattle-Tacoma NW Seaport Alliance, ABD 44 Sharjah, Birleşik Arap Emirlikleri 45 Piraeus, Yunanistan 46 Balboa, Panama 47 Tanjung Perak, Surabaya, Endonezya 48 Ambarlı, Türkiye 49 Marsaxlokk, Malta 50 Vancouver, Kanada Kaynak: yesillojisticiler.com  

Dünya Kargo Konseyi dünyanın en büyük 50 limanını belirledi. Konseyin verilerine göre, 2015 yılının en büyük 50 konteyner limanı arasında 48. sırada Ambarlı Limanı da yer alıyor. Çin limanlarının ve Asya limanlarının hakimiyetinin görüldüğü listede özellikle ilk 10 konteyner limanının 7’sinin Çinli limanlardan oluşması dikkat çekiyor.

1 Shanghai, Çin

2 Singapore, Singapur

3 Shenzhen, Çin

4 Ningbo-Zhoushan, Çin

5 Hong Kong, S.A.R., Çin

6 Busan, Güney Kore

7 Qingdao, Çin

8 Guangzhou Harbor, Çin

9 Jebel Ali, Dubai, Birleşik Arap Emirlikleri

10 Tianjin, Çin

11 Rotterdam, Hollanda

12 Port Klang, Malezya

13 Kaohsiung, Tayvan, Çin

14 Antwerp, Belçika

15 Dalian, Çin

16 Xiamen, Çin

17 Tanjung Pelepas, Malezya

18 Hamburg, Almanya

19 Los Angeles, ABD

20 Keihin Ports, Japonya

21 Long Beach, ABD

22 Laem Chabang, Tayland

23 New York-New Jersey, ABD

24 Yingkou, Çin

25 Bremen/Bremerhaven, Almanya

26 Ho Chi Minh, Vietnam

27 Tanjung Priok, Jakarta, Endonezya

28 Columbo, Sri Lanka

29 Suzhou, Çin

30 Lianyungun, Çin

31 Hanshin Ports, Japonya

32 Valencia, İspanya

33 Algerciras Bay, İspanya

34 Jawaharlal Nehru, Hindistan

35 Manila, Filipinler

36 Jeddah, Suudi Arabistan

37 Felixstowe, Birleşik Krallık (İngiltere)

38 Haiphong, Vietnam

39 Santos, Brezilya

40 Georgia Ports,  ABD

41 Port Said East, Mısır

42 Colon, Panama

43 Seattle-Tacoma NW Seaport Alliance, ABD

44 Sharjah, Birleşik Arap Emirlikleri

45 Piraeus, Yunanistan

46 Balboa, Panama

47 Tanjung Perak, Surabaya, Endonezya

48 Ambarlı, Türkiye

49 Marsaxlokk, Malta

50 Vancouver, Kanada

Kaynak: yesillojisticiler.com

 



from Aeroportist I Güncel Havacılık Haberleri http://ift.tt/2moA40p
via IFTTT

GÜMRÜKLERDE “MÜHÜRSÜZ” SİSTEME GEÇİLİYOR İTO Meclis toplantısında konuşan Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci, “Artık gümrüklerde mühür kullanmadan başka bir sisteme geçelim. Bunun talimatını da verdim, çalışılıyor” açıklamasını yaptı. Tüfenkci, İTO Meclis toplantısında yaptığı konuşmanın ardından meclis üyelerinin sorularını yanıtladı. Yeni antrepo açılış izinlerine ilişkin, Tüfenkci, İstanbul’da 188 tane genel, 80 tane özel antrepo olduğunu, bunların doluluk oranı yüzde 50 olduğunu anımsattı. Bülent Tüfenkci, yeni bir antrepo açma izni verilemeyeceğini çünkü yeni depo açıldığında doluluk oranın yüzde 50’den yüzde 25’e düşebileceği, ancak antrepolarda doluluk oranının yüzde 70-80’lere çıkması halinde yeni antrepo açılmasına izin verebileceklerini söyledi. Bakan Tüfenkci, gümrüklerde kullanılan Bilge Sistemi‘ndeki sorunlara ilişkin, “Yeni Bilge Sistemi yazılımını ihaleye verdik. Bu sisteme 2018’de yeni sisteme geçeceğiz.” cevabını verdi. Kaçakçılıkla mücadelede cezaların gümrüklerde beyan edilen tutara göre verilmesine ilişkin ise Tüfenkci, bu konuyla ilgili yeni metni hazırladıklarını, 16 Nisan’dan sonra kararın çıkacağını söyledi. Tüfenkci, aynı sokakta yan yana açılan zincir marketlere ilişkin de “Yeni bir program yapıyoruz. Sokak sokak kaç tane market olduğunu göreceğiz. Etki analiz yapalım, birlikte karar verelim, bu konuyu tartışalım.” değerlendirmesinde bulundu. Şehir içi mal taşımalarından KDV indirimi talebine ilişkin Tüfenkci, konuyu Bakanlar Kurulu’nda Maliye Bakanı’na ileceğini ifade etti. – Trafik sigortaları Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci, trafik sigortalarında fiyatlarının halen yüksek olmasına ilişkin ise, “Hazine bu yönde çalışma yapıyorlar. Onların öngörülerine göre önümüzdeki dönemde çalışmaların etkilerini görecekleri yönünde. Bir etki görülmezse yeni müdahaleler yapmak gerekir.” dedi. İthal edilen ürünlerin ücreti karşılığında özel laboratuvarlarda tahlil edilmesi sorusuna Tüfenkci, diğer bakanlıkların da laboratuvarların bir sistem içerisine alınmasına yönelik bir çalışma yaptıkların aktardı. Tüfenkci, İstanbul’da gıda depolama alanı eksikliğiyle ilgili olarak, “Bakanlığımız ve Ulaştırma Bakanlığın lojistik ticaret merkezleri oluşturma projesi var. Bu projeyi İstanbul’da uygulayabiliriz. Bu merkezler sadece ticari aktarma merkezi değil, toptan ticaretin yapıldığı bir merkez konumunda. Tuzla ve Çorlu’da bir yer temin ediyoruz. Böyle bir projeyi gerçekleştirmek istiyoruz.” açıklamasında bulundu. – Yeşil pasaport başvuruları Yeşil pasaport fiilen ne zaman verileceğini ilişkin Tüfenkci, yeşil pasaport talep eden işadamlarının gerekli müracaatı İçişleri Bakanlığı’na yapabileceklerini söyledi. Tüfenkci, yaş sebze ticaretinin yeniden düzenlenmesi yasasıyla yeni hallere soğuk hava depolarını zorunlu hale getireceklerini kaydetti. Hurda metal ihracatının yasaklanmasına yönelik talebe Tüfenkci, metal sektörünün hurda ihtiyacı olduğunu ve Maliye Bakanlığı ile konuyu görüşeceğini belirtti. Tüfenkci, ihracat işlemlerinde gümrük mührünün okunaklı olmamasından kaynaklanan sorunlara ilişkin ise “Konuyla ilgili genelge yayınladık. Ama artık gümrüklerde mühür kullanmadan başka bir sisteme geçelim. Bunun talimatını da verdim, çalışılıyor. Başka bir sisteme geçelim, mühür işini bırakalım.” değerlendirmesinde bulundu. Kaynak: lojiport.com

İTO Meclis toplantısında konuşan Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci, “Artık gümrüklerde mühür kullanmadan başka bir sisteme geçelim. Bunun talimatını da verdim, çalışılıyor” açıklamasını yaptı.

Tüfenkci, İTO Meclis toplantısında yaptığı konuşmanın ardından meclis üyelerinin sorularını yanıtladı.

Yeni antrepo açılış izinlerine ilişkin, Tüfenkci, İstanbul’da 188 tane genel, 80 tane özel antrepo olduğunu, bunların doluluk oranı yüzde 50 olduğunu anımsattı.

Bülent Tüfenkci, yeni bir antrepo açma izni verilemeyeceğini çünkü yeni depo açıldığında doluluk oranın yüzde 50’den yüzde 25’e düşebileceği, ancak antrepolarda doluluk oranının yüzde 70-80’lere çıkması halinde yeni antrepo açılmasına izin verebileceklerini söyledi.

Bakan Tüfenkci, gümrüklerde kullanılan Bilge Sistemi‘ndeki sorunlara ilişkin, “Yeni Bilge Sistemi yazılımını ihaleye verdik. Bu sisteme 2018’de yeni sisteme geçeceğiz.” cevabını verdi.

Kaçakçılıkla mücadelede cezaların gümrüklerde beyan edilen tutara göre verilmesine ilişkin ise Tüfenkci, bu konuyla ilgili yeni metni hazırladıklarını, 16 Nisan’dan sonra kararın çıkacağını söyledi.

Tüfenkci, aynı sokakta yan yana açılan zincir marketlere ilişkin de “Yeni bir program yapıyoruz. Sokak sokak kaç tane market olduğunu göreceğiz. Etki analiz yapalım, birlikte karar verelim, bu konuyu tartışalım.” değerlendirmesinde bulundu.

Şehir içi mal taşımalarından KDV indirimi talebine ilişkin Tüfenkci, konuyu Bakanlar Kurulu’nda Maliye Bakanı’na ileceğini ifade etti.

– Trafik sigortaları

Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci, trafik sigortalarında fiyatlarının halen yüksek olmasına ilişkin ise, “Hazine bu yönde çalışma yapıyorlar. Onların öngörülerine göre önümüzdeki dönemde çalışmaların etkilerini görecekleri yönünde. Bir etki görülmezse yeni müdahaleler yapmak gerekir.” dedi.

İthal edilen ürünlerin ücreti karşılığında özel laboratuvarlarda tahlil edilmesi sorusuna Tüfenkci, diğer bakanlıkların da laboratuvarların bir sistem içerisine alınmasına yönelik bir çalışma yaptıkların aktardı.

Tüfenkci, İstanbul’da gıda depolama alanı eksikliğiyle ilgili olarak, “Bakanlığımız ve Ulaştırma Bakanlığın lojistik ticaret merkezleri oluşturma projesi var. Bu projeyi İstanbul’da uygulayabiliriz. Bu merkezler sadece ticari aktarma merkezi değil, toptan ticaretin yapıldığı bir merkez konumunda. Tuzla ve Çorlu’da bir yer temin ediyoruz. Böyle bir projeyi gerçekleştirmek istiyoruz.” açıklamasında bulundu.

Yeşil pasaport başvuruları

Yeşil pasaport fiilen ne zaman verileceğini ilişkin Tüfenkci, yeşil pasaport talep eden işadamlarının gerekli müracaatı İçişleri Bakanlığı’na yapabileceklerini söyledi.

Tüfenkci, yaş sebze ticaretinin yeniden düzenlenmesi yasasıyla yeni hallere soğuk hava depolarını zorunlu hale getireceklerini kaydetti.

Hurda metal ihracatının yasaklanmasına yönelik talebe Tüfenkci, metal sektörünün hurda ihtiyacı olduğunu ve Maliye Bakanlığı ile konuyu görüşeceğini belirtti.

Tüfenkci, ihracat işlemlerinde gümrük mührünün okunaklı olmamasından kaynaklanan sorunlara ilişkin ise “Konuyla ilgili genelge yayınladık. Ama artık gümrüklerde mühür kullanmadan başka bir sisteme geçelim. Bunun talimatını da verdim, çalışılıyor. Başka bir sisteme geçelim, mühür işini bırakalım.” değerlendirmesinde bulundu.

Kaynak: lojiport.com



from Aeroportist I Güncel Havacılık Haberleri http://ift.tt/2mowUdv
via IFTTT

GÜMRÜKLERDE “MÜHÜRSÜZ” SİSTEME GEÇİLİYOR


via Aeroportist I Güncel Havacılık Haberleri http://ift.tt/2mowUdv

İlber Ortaylı: ““Turizm, kitleler arasında demokratik bir kaynaşma sağlar”   Antalya’nın ve ülkemiz turizminin parlayan yıldızı Akra, ünlü tarihçi İlber Ortaylı sohbetine ev sahipliği yaptı. Yoğun bir katılımın olduğu etkinlikte, gelen sorularla birlikte eğlenceli ve bilgilendirici saatler yaşandı.   Yeni nesil otelcilik konsepti “Urban Social”ı; deneyim ve duyguları ön plana çıkartarak ‘Dokunuş’, ‘Lezzet’, ‘Koku’, ‘Ses’ ve WellBeing (Daha İyi Bir Sen) kodları ile hayata geçiren Akra, her bir kodu ayrı ayrı çağrıştıran çalışmalarla unutulmaz bir konaklama deneyimi vadediyor. Bu doğrultuda başlattığı Akra Talks/Akra Sohbetleri bünyesinde İlber Ortaylı’yı ağırlarken etkinlik, Akra Yönetim Kurulu Başkanı Haydar Barut ve eşi Zerrin Barut’un ev sahipliğinde, Elif Dağdeviren’in moderatörlüğünde düzenlendi.   Türkiye’nin 1940’lardaki 1950’lerdeki çehresinden, turizm yatırımlarının değerinden bahsederek söze başlayan İlber Ortaylı; “Antalya, eskiden de çok güzel, çok vahşi bir şehirdi, çok da tenhaydı. Yerli halk en mükemmel turizm tesislerini aratmayacak kadar misafirperverdi, lezzetli yemekler yaparlardı. Çok da romantik bir şehirdi. Kıyılarında gönlünüzce denize girebilirdiniz. Alanya’da muz bahçeleri, Bey Dağları’nda çiçekler… Fakat otobüsü kaçırırsan da saat 16.00’dan sonra misal Alanya’ya vasıta bulamazdın” dedi.   Turizm yatırımlarının şehre faydasından söz ederken eskiden Antalya’da sadece bir tane büyük otel olduğunu söyleyip; “Kimse içinde bulunduğumuz bu yer gibi yatırımların yapılacağını tahmin edemezdi. Doğru yatırımlarla turizm canlanır, bu da kitleler arasında fevkalade önemli olan demokratik bir kaynaşma sağlar” dedi.   Türkiye’deki çevre konusuna da vurgu yapan ünlü tarihçi; “Maalesef bizde bazı şeylerin sonu gelmiyor, çalışmaya başlandı mı arkası ve önünü tutturamıyorlar, tabiat çok feci tahrip ediliyor. Batıda da bunu gördük. İlla belirtmek de lazım geçmişte dünyanın kalkınmaya başlayan hiçbir ülkesinde bizdeki gibi bir turizm hareketi olmadı. Bu çok önemlidir. Çünkü turizmle, demokratik bir kaynaşma başlar kitleler arasında” dedi.   “Dedikodu yapmak için tarih öğrenilmez” Tarihçinin üzerine vazife olmayan işleri de öğrenmek, araştırma yapmak isteyen kimse olduğunu söyleyen İlber Ortaylı gençlerin birden fazla yabancı dile hakim olmasını sadece İngilizce değil Almanca, Farsça, Arapça gibi yabancı dilleri de öğrenmesi gerektiğini belirtti. Tarih yazımı ve tarih öğrenimi için de zıt tarihleri birlikte okuyup bağlantı kurmak gerektiğini sözlerine ekledi. Dedikodu yapmak için tarihin öğrenilmeyeceğini, gerçek tarih bilgisine sahip olmak ve ülkelerin gerçek dinamiklerini öğrenmek için mutlaka ülkelerin iktisadi tarihine de bakmak gerektiğini anlatan İlber Ortaylı, tarihçilerin herkesin az bildiğini ve yanlış bildiği konuları tespit edip onlar üzerine gitmesi gerektiğini söyledi. Söyleşinin ardından uzun bir imza kuyruğunun oluştuğu Akra’da keyifli sohbet imza sırasında da devam etti.  

 

Antalya’nın ve ülkemiz turizminin parlayan yıldızı Akra, ünlü tarihçi İlber Ortaylı sohbetine ev sahipliği yaptı. Yoğun bir katılımın olduğu etkinlikte, gelen sorularla birlikte eğlenceli ve bilgilendirici saatler yaşandı.

 

Yeni nesil otelcilik konsepti “Urban Social”ı; deneyim ve duyguları ön plana çıkartarak ‘Dokunuş’, ‘Lezzet’, ‘Koku’, ‘Ses’ ve WellBeing (Daha İyi Bir Sen) kodları ile hayata geçiren Akra, her bir kodu ayrı ayrı çağrıştıran çalışmalarla unutulmaz bir konaklama deneyimi vadediyor. Bu doğrultuda başlattığı Akra Talks/Akra Sohbetleri bünyesinde İlber Ortaylı’yı ağırlarken etkinlik, Akra Yönetim Kurulu Başkanı Haydar Barut ve eşi Zerrin Barut’un ev sahipliğinde, Elif Dağdeviren’in moderatörlüğünde düzenlendi.

 

Türkiye’nin 1940’lardaki 1950’lerdeki çehresinden, turizm yatırımlarının değerinden bahsederek söze başlayan İlber Ortaylı; “Antalya, eskiden de çok güzel, çok vahşi bir şehirdi, çok da tenhaydı. Yerli halk en mükemmel turizm tesislerini aratmayacak kadar misafirperverdi, lezzetli yemekler yaparlardı. Çok da romantik bir şehirdi. Kıyılarında gönlünüzce denize girebilirdiniz. Alanya’da muz bahçeleri, Bey Dağları’nda çiçekler… Fakat otobüsü kaçırırsan da saat 16.00’dan sonra misal Alanya’ya vasıta bulamazdın” dedi.

 

Turizm yatırımlarının şehre faydasından söz ederken eskiden Antalya’da sadece bir tane büyük otel olduğunu söyleyip; “Kimse içinde bulunduğumuz bu yer gibi yatırımların yapılacağını tahmin edemezdi. Doğru yatırımlarla turizm canlanır, bu da kitleler arasında fevkalade önemli olan demokratik bir kaynaşma sağlar” dedi.

 

Türkiye’deki çevre konusuna da vurgu yapan ünlü tarihçi; “Maalesef bizde bazı şeylerin sonu gelmiyor, çalışmaya başlandı mı arkası ve önünü tutturamıyorlar, tabiat çok feci tahrip ediliyor. Batıda da bunu gördük. İlla belirtmek de lazım geçmişte dünyanın kalkınmaya başlayan hiçbir ülkesinde bizdeki gibi bir turizm hareketi olmadı. Bu çok önemlidir. Çünkü turizmle, demokratik bir kaynaşma başlar kitleler arasında” dedi.

 

“Dedikodu yapmak için tarih öğrenilmez”

Tarihçinin üzerine vazife olmayan işleri de öğrenmek, araştırma yapmak isteyen kimse olduğunu söyleyen İlber Ortaylı gençlerin birden fazla yabancı dile hakim olmasını sadece İngilizce değil Almanca, Farsça, Arapça gibi yabancı dilleri de öğrenmesi gerektiğini belirtti. Tarih yazımı ve tarih öğrenimi için de zıt tarihleri birlikte okuyup bağlantı kurmak gerektiğini sözlerine ekledi. Dedikodu yapmak için tarihin öğrenilmeyeceğini, gerçek tarih bilgisine sahip olmak ve ülkelerin gerçek dinamiklerini öğrenmek için mutlaka ülkelerin iktisadi tarihine de bakmak gerektiğini anlatan İlber Ortaylı, tarihçilerin herkesin az bildiğini ve yanlış bildiği konuları tespit edip onlar üzerine gitmesi gerektiğini söyledi. Söyleşinin ardından uzun bir imza kuyruğunun oluştuğu Akra’da keyifli sohbet imza sırasında da devam etti.

 



from Aeroportist I Güncel Havacılık Haberleri http://ift.tt/2moqBqp
via IFTTT